Oruçla gelen irade, dumansız bir hayata kapı aralıyor
Ramazan ayı boyunca gün içinde sigara içmeyen tiryakiler için bu dönem, kalıcı bir bırakma kararı adına önemli bir eşik olarak görülüyor. Uzmanlar, uzun saatler nikotinsiz kalabilmenin, bağımlılıkla mücadelede ciddi bir avantaj sağladığını belirtiyor. Manevi atmosferin ve irade disiplininin, bırakma sürecine psikolojik destek sunduğu ifade ediliyor.
Son dönemde sigara fiyatlarına gelen zamlar da gündemdeki yerini koruyor. Artan fiyatlar, düzenli sigara tüketenler için aylık bütçede ciddi bir yük oluşturuyor. Günde bir paket sigara içen bir kişinin yıllık harcaması hesaplandığında, ortaya çıkan tutarın önemli bir ekonomik kayba işaret ettiği belirtiliyor. Ekonomistler, bu maliyetin tasarruf ya da farklı ihtiyaçlara yönlendirilebileceğine dikkat çekiyor.
Bağımlılık, sağlık açısından ise tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı, dünya genelinde önlenebilir hastalık ve ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Sigara akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları ve solunum yolu rahatsızlıkları başta olmak üzere pek çok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlıyor. Uzmanlar, nikotinin beyinde bağımlılık oluşturan etkisi nedeniyle bırakma sürecinin sadece irade meselesi olarak görülmemesi gerektiğini, bu aşamada profesyonel destek alınmasının başarı oranını artırdığını vurguluyor.
Bırakma sürecinde özellikle ilk günlerin daha zor geçebildiği, ancak yoksunluk belirtilerinin geçici olduğu ifade ediliyor. Sigara isteğinin kısa süreli dalgalar halinde geldiği ve doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği belirtiliyor. Ayrıca sigarayı bırakan kişilerin mutlaka kilo alacağı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığı, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle bu sürecin sağlıklı şekilde yönetilebileceği kaydediliyor.
Elektronik sigaraların ise güvenli bir alternatif olmadığına dikkat çekiliyor. Bu ürünlerin nikotin bağımlılığını sürdürdüğünü ve farklı sağlık riskleri barındırabildiği belirtilerek, asıl hedefin nikotinsiz bir yaşam olması gerektiğine işaret ediliyor.
BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK İÇİN RAMAZAN FIRSATI
Ramazan ayının sunduğu irade pratiği, artan ekonomik yük ve sigaranın sağlık üzerindeki ağır etkileri birlikte değerlendirildiğinde, bu dönemin sigarayı bırakmak için güçlü bir fırsat sunduğu görülüyor. Sigarayı bırakma kararının ertelenmemesi gerektiği, atılacak her adımın hem bireyin hem de çevresinin sağlığı açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.
“BAĞIMLILIK DÖNGÜSÜNÜ GÜÇLENDİRİYOR”
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Taş da, Ramazan ayında uzun saatler sigara içmeden durabilmenin bırakma süreci için önemli bir avantaj sağladığını söyledi.
Nikotinin beyinde geçici bir rahatlama hissi oluşturduğunu ancak bağımlılık döngüsünü güçlendirdiğini belirten Taş, sigarayı bırakmanın yalnızca irade meselesi değil, gerektiğinde profesyonel destek gerektiren bir süreç olduğunu söyledi.
İlk günlerde yoksunluk belirtilerinin görülebileceğini ancak bunun geçici olduğunu ifade eden Taş, kilo almanın kaçınılmaz olmadığını, sağlıklı beslenme ve hareketle sürecin dengeli yönetilebileceğini kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımının ciddi sağlık riskleri taşıdığını hatırlatan Prof. Dr. Taş, sigarayı bırakmanın hem birey hem toplum sağlığı için önemli bir adım olduğunu bildirdi.