#Grand Kartal Otel

İLKHABER-Gazetesi - Grand Kartal Otel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Grand Kartal Otel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş düzenlendi Haber

Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş düzenlendi

Grand Kartal Otel'de çıkan yangında, 34'ü çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkeyi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Acılı aileler facianın yıl dönümünde hayatını kaybeden yakınlarını anmak için Bolu'da çeşitli etkinlikler düzenledi. Gece saat 03.17'de başlayan etkinlikler şehir merkezinde devam etti. Faciada yaşamını yitirenlerin yakınları, anma programı çerçevesinde İzzet Baysal Caddesi'nde bir araya geldi. Ellerinde karanfiller taşıyan aileler, herhangi bir slogan atmadan sessiz şekilde yürüyüş gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı yürüyüşe, çevredeki vatandaşlar da aileleri teselli edip, sarılarak katıldı. İzzet Baysal Anıtı önünden başlayan sessiz yürüyüş, Anıt Park'ta bulunan Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Atatürk Anıtı önüne karanfiller bırakılırken, hayatını kaybedenlerin aileleri gözyaşlarını tutamadı. "BİZİM CİNAYET DİYE ADLANDIRDIĞIMIZ OLAYDA 8 TANE EVLADIMI YİTİRDİM" Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yangın faciasını cinayet olarak nitelendirerek, "Ben avukat Yüksel Gültekin. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya'da, bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim. İnşallah Rabbim onları şehit olarak kabul etmiştir. Yetmiş sekiz tane canın, sekizini toprağa veren bir babayım. Bugün 21 Ocak 2026. Dün evlatlarımız, 78 tane canımız yaşıyordu. Aradan, yani dün bu sıralar bir yıl önce, bu bir yıl içerisinde bugün Hakk'ın rahmetine kavuşalı bir yıl oldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu 78 tane canın ailesinin, bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak tam olarak idrak edebiliriz. Ama bu idrak ta, bugün eksi on derecede bizimle birlikte olan bu güzel insanların hepsine yürekten, kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Siz değerli basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bir yıl boyunca bu olayın kamuoyu gündeminde kalmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum" dedi. "DNA TESTİYLE BENİM EVLADIMI TESPİT ETMİŞLERDİ" Otel yangınında oğlu Yiğit Gençbay'ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Yüksel abinin kaldığı yerden devam etmek istiyorum. Yüksel abi, 78 canın aileleri adına söylenmesi gerekeni fazlasıyla, yeterince ve etkili bir şekilde söylediğine inanıyorum. Ve biz aileler olarak Yüksel abinin söylediği her sözün, her cümlenin, her kelimenin altına imzamızı atıyoruz. Sizler, yine bir yıl boyunca bu organize kötülük dediğimiz bu kötülükten hesap sorma mücadelemizde bizi yalnız bırakmadınız. Soğukta, sıcakta, karda, tipide hep yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Gece üçte başlayan anma etkinliklerimiz, Kartalkaya'daki otelin önünde o yetmiş sekiz canımız için planladığımız, tertiplediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerimiz; bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önünde, Cumhuriyet Meydanı'nda devam ediyor zannedersem. Bu süreç aslında iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi. Bu süreç, bu topluma, bu mazlum millete tepeden bakanlarla bu mazlum milletin mücadelesiydi. O nedenle bu mazlum millet, 86 milyon, televizyonlarının başında ve buraya kadar gelebilen herkesle birlikte; duruşma esnasında hepimizle beraber bizim yanımızda oldular. Ta ilk günden itibaren ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen, arkadaşı Alp'le beraber, o canların, o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler" diye konuştu. "ADETA BİR PAÇAVRA GİBİ, HİÇ KİMSEYE HABER VERMEDEN O OTELDEN KAÇTILAR" Otel sahiplerinin misafirlere hiç haber vermeden kaçıp gittiğini ifade eden Gençbay, "Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla da teyit altına alındı. Birbirleriyle iletişime geçerek ‘hiçbir misafire haber vermeyin, kendiniz halletmeye çalışın' düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar, orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımızın tamamı da orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakınına, işletmecisine, işletme sahibine ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne de hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama bu ortamda daha başlamadan bizi endişeye sevk eden de buydu. Bu olayda, Yüksel abinin de belirttiği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevlendirdiği bilirkişi raporu ki bana göre, bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum, o gözle okudum. Bugüne kadar yayımlanmış ve yazılmış bilirkişi raporlarının en donanımlısıydı. 179 sayfa ve akademik bir dille, üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu" şeklinde konuştu.

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı Haber

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya'da meydana gelen feci olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve vatandaşlar, yangının meydana geldiği saat 03.17'de otelin önünde bir araya geldi. Otelin önündeki alana hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının konulmasının ardından karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, dilek balonları gökyüzüne uçuruldu. Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri ve "melek figürleri", lazerle otelin ön cephesine yansıtıldı. Bazı ailelerin gözyaşı döktüğü ve sarılarak birbirlerini teselli ettiği görüldü. "ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ" Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı yitiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, gazetecilere, tam bir yıl önce, bunun gibi zifiri karanlık bir gecede 78 canlarını kaybettiklerini söyledi. Çok basit şekilde çıkan ve kendi kendine sönümlenebilecek bir yangının, organize kötülükler, hatalar, kusurlar, kasıtlarla faciaya, insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştüğünü belirten Gençbay, "Maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz 1 yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik." dedi. Gençbay, aradan geçen sürede acılarının katlanarak büyüdüğünü anlatarak, "Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Zaman küllendirmedi, daha da artırdı ama bu sürede tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki bunun da karşılığını en azından ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk." diye konuştu. Bir yıla yakın süren yargılama sonucunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin toplum vicdanında da yerini bulan ve emsal olabilecek karara imza attığını ifade eden Gençbay, şöyle devam etti: "Bu tür organize kötülüklerin bir daha yaşanmaması, toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması, 'yapanın yanına kar kalıyor' algısının sökülüp atılması için emsal olabilecek karara imza attılar. Bu karar toplumda karşılığını da buldu çünkü artık anneler karşılaştıkları kötülükler karşısında 'Kartalkaya adaletini' ister duruma geldiler. Acılı annelerin, acılı insanların, adaletin tecellisini mahşerde, mahkeme-i kübra'da değil, artık bu dünyada da bu adalet sistemimizden de alabileceklerine inançları geri geldi." "DÜŞÜNMEDİĞİMİZ, DUA ETMEDİĞİMİZ, ANMADIĞIMIZ HİÇBİR AN OLMADI" Yiğit Gençbay'ın teyzesi Sibel Özdemir de söyleyecek çok sözlerinin olduğunu belirterek, "Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün, düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı. Çok üzgünüz. Allah'ım sabırlar versin." ifadesini kullandı. Yangından kurtulan ve insanları kurtarmak için tekrar girdiği otelde yaşamını yitiren yeğeni Gençbay ile arkadaşı Alp Mercan ve hayatını kaybeden 34 çocuğun teyzesi olduğunu aktaran Özdemir, "Biz artık yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz. Sevdiklerimiz ve geride kalanlar için tek isteğimiz adaletin yerini bulması." şeklinde konuştu. Yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli'yi kaybeden Oktay Akişli ise artık her şeyini kaybetmiş birisi olduğunu söyledi. Bütün hayallerinin ve umutlarının ellerinden alındığını dile getiren Akişli, şunları kaydetti: "Biz 1 yılda sadece nefes aldık ama canlarımızın da hakkının, adaletin peşini bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. 2 ay önce Bolu'daydık. Dava sürecinde mahkeme salonundaydık. 2 gün önce ailemin mezarındaydım. Mezarları kendi ellerimle yaptım. Bugün de buradayım. Yarın nerede olacağımız belli değil ama canlarımızın nerede ne zaman ne şartlarda hak hukuk adalet arayışı varsa orada olacağız." Ailelere destek için İstanbul'dan gelen Can Kaya, Tolstoy'un "Acı duyabiliyorsan canlısın ama başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." sözünü anımsatarak, kendisinin de başkalarının acılarını paylaşmak için buraya geldiğini vurguladı.

Grand Kartal Otel yangınında ailelerden ihmal suçlaması Haber

Grand Kartal Otel yangınında ailelerden ihmal suçlaması

Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve Türkiye'yi yasa boğan yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek savcılığa başvurdu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini ve buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "GÖTÜRDÜĞÜ 44 KİŞİDEN 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" Kayak eğitimi için Bolu'ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı yaşanan süreci şu sözlerle anlattı; "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor." "OTELDEKİ EKSİKLİKLERİ BİLİYORMUŞ" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettiklerini belirtti. Bağcı açıklamasının devamında "Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 KİŞİ BU İNSANA GÜVENEREK ORAYA GİTMİŞTİ" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan ise öğrendikleri şeylerin kendilerini bu noktaya getirdiğini vurguladı. Olayı anlayabilmek için oda arkadaşlarının ailelerinden izin alarak onlarla görüştüğünü belirten Kotan şunları söyledi; "Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum."

Grand Kartal Otel davasında savcılıktan istinaf başvurusu Haber

Grand Kartal Otel davasında savcılıktan istinaf başvurusu

Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciası davasında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Başsavcılık, otel sahibi aile üyelerinin 'olası kast' yerine 'bilinçli taksir', kamu görevlilerinin ise 'bilinçli taksir' yerine 'taksir' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Grand Kartal Otel davasında verilen kararlara ilişkin hazırladığı istinaf dilekçesini Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na sundu. Dilekçede, sanıkların suç vasıflarının yeniden değerlendirilmesi istendi. OTEL SAHİPLERİ İÇİN 'BİLİNÇLİ TAKSİR' İSTEMİ Başsavcılık tarafından sunulan dilekçede, ‘Olası kastla öldürme ve yaralama’ suçundan ceza alan Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın suç vasfına itiraz edildi. Başsavcılık, sanıkların eylemlerinin ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. OTEL MÜDÜRÜNÜN CEZASINDA İNDİRİM TALEBİ İstinaf başvurusunda, ‘Bilinçli taksirle’ suçundan ceza alan Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın durumu da ele alındı. Yılmaz’ın yangın güvenliği eğitimi ve tatbikatları yaptırmadığı, sorumlu olduğu yangın paneli, duman dedektörleri ve alarm sistemleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Ancak dilekçede, Yılmaz’ın 16 Aralık 2024’te yapılması planlanan itfaiye denetiminin iptaline yönelik bir eylemde bulunduğuna veya talimat verdiğine dair dosyada tespit bulunmadığına dikkat çekildi. Yılmaz’ın sonucu öngörmesine rağmen tedbirsiz davrandığı belirtilerek, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edildi. BERAAT EDEN SANIKLARA CEZA İSTEMİ Savcılık, yargılama sonucunda beraat eden mutfak personeli Faysal Yaver ile İş Güvenliği Uzmanı Ece Kayacan hakkındaki karara da itiraz etti. Dilekçede, bu isimlerin de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. yetkilisi Ali Ağaoğlu ile şirket çalışanı Aleyna Beşinci hakkında ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ceza verilmesi istendi KAMU GÖREVLİLERİ İÇİN SUÇ VASFI İTİRAZI Dilekçede, faciada sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan hapis cezası alan kamu görevlileri hakkında da değerlendirmede bulunuldu. Bolu İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Şube Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski şube müdürü Mehmet Özel’in eylemlerinin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek, kararın bu yönde düzeltilmesi talep edildi.

Grand Kartal oteli yangını davasında kritik ifadeler: “Yangın güvenliği yetersizliği görmedim” Haber

Grand Kartal oteli yangını davasında kritik ifadeler: “Yangın güvenliği yetersizliği görmedim”

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel'deki yangına ilişkin davada yurt dışı çıkış yasağı getirilen bakanlık personellerinin ifadeleri ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, "Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır" dedi. Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulundan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis, yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken, 3 sanık da beraat etmişti. YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLEN 9 BÜROKRAT İFADE VERDİ Danıştay 1. Dairesi'nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan ve Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz, 28 Kasım ile 1 ve 2 Aralık tarihlerinde ifade verdi. Aynı tarihlerde Bolu 1 ve 2. Sulh Ceza hakimliklerine SEGBİS ile bağlanan 9 şüpheli hakkında, "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol kararı alındı. “GÖZLEMLEYEREK TESPİT EDİLEBİLECEK EKSİKLİK YOKTU” Soruşturma kapsamında ifade veren Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, otelde en son 21 Ocak 2021'de denetim yaptığını belirtti. Denetim raporunda, 88 yataklı personel lojmanının krokiye eklenmesinin uygun olacağının bildirildiğini aktaran Araz, savunmasında şunları kaydetti: "Denetim raporunda 88 yataklı personel lojmanının denetimde temin edilen krokiye eklenerek bildirilmesinin uygun olacağı, Tarım ve Orman Bakanlığından 'uygun' görüş gelmesi halinde işlem yapılması, 8 Mart 2021 tarihli inceleme araştırma raporunda, ana firma olan belge sahibi Kartal Otel San. A.Ş. bünyesindeki 3 yıldızlı otel-oberj turizm işletme belgesi olan tesise belgenin yenilenmesinin uygun olacağını dosya üzerinde inceleyerek inceleme ve araştırma raporu sunulmuştur. Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır. Bu denetim turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında yapılmış denetimdir." "BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIĞIMIZ TESPİTLERİN BİZE SORUMLULUK GETİRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİM" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın başkontrolörinden Barış Başayvaz ise can ve mal güvenliğine ilişkin denetimlerin ilgili bakanlık müfettişlerine ait olduğunu savunarak, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 131'inci maddesinde, can ve mal güvenliğine ilişkin denetiminden sorumlu kişilerin, bakanlıkların müfettişlerin ait olduğu kanaatindeyim. Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim. Yapılan tespitler de zaten ilgili mevzuatımızda bulunmayan aykırı tespitlerdir" ifadelerini kullandı.

Grand Kartal Otel Yangını davasında 9 bakanlık personeline yurt dışı yasağı Haber

Grand Kartal Otel Yangını davasında 9 bakanlık personeline yurt dışı yasağı

Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel'deki yangına ilişkin davada 9 bakanlık personeline yurt dışı çıkış yasağı getirildi.Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulundan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis,yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken 3 sanıkta beraat etmişti. 9 şüpheli bürokrata yurt dışı çıkış yasağı getirildi Danıştay 1. Dairesi’nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan şüpheli personeller hakkında yurt çıkış yasağı kararı getirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürü Neşe Ç., Yatırım ve İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Levent K., Yatırım ve İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Elçin Ş.Ö., emekli Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Şennur A.D., Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanı Bülent Ç.Ç., baş kontrolörler Barış B., Melda A., Şule A. ve Ramazan A.'nın yurt dışına çıkışlarının yasaklanmasına karar verdi.

Grand Kartal Otel yangınında mahkemeden şok karar! Haber

Grand Kartal Otel yangınında mahkemeden şok karar!

Bolu Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin de yaralandığı yangına ilişkin davada, mahkeme heyeti gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, sanıkların "yangın güvenliği eksikliklerini bilerek giderme yükümlülüğünü yerine getirmedikleri" ve "olursa olsun" kastıyla hareket ettikleri vurgulandı. Ayrıca kararda otel yönetiminin, "Misafirlere haber vermeyin, personeli uyandırın, yangını söndürün" şeklinde talimat verdiği de belirtildi. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan 406 sayfalık kararda, yangın anında "altın zaman" olarak nitelendirilen sürenin misafirleri kurtarmak için kullanılmadığı belirtilerek, "Yangın anında 'altın zaman' olan sürenin otelde konaklayan misafirleri kurtarmak için kullanılmadığı anlaşılmakta. Sanıkların birden fazla kusurlu eylemleri sonucunda meydana gelen neticenin sanıklar tarafından gerçekleşmeyeceğinden veya istenmeyeceğinden bahsedilemeyeceği, bununda ötesine geçilerek bilinçli taksir unsurlarının aşıldığı" ifadelerine yer verildi. "Olası kastla sorumlu oldukları kabul edilmiştir" Ayrıca kararda, sanıkların öngörülen muhtemel neticeyi önlemek adına hiçbir tedbir almadığı, alınması için gerekli eylemlerde bulunmadığına dikkat çekilerek, "Yangına ilişkin eksikliklerin tespitine ve bilmelerine rağmen kasti eylem ve işlemlerle iptalini sağlayarak sanıklar tarafından öngörülen muhtemel neticenin 'olursa olsun' kastıyla hareket edilerek vahim nitelikteki objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir neticenin ortaya çıkmasından, sanıkların 'olası kastla' sorumlu oldukları kabul edilmiştir" denildi. Eksikliklere rağmen sorunlar giderilmedi Otelde hayati öneme sahip yangı güvenliği sistemlerinde ciddi eksikliklerin bulunmasına rağmen bunların giderilmediğinin bildirildiği kararda, tahliye çıkışlarının, acil aydınlatma ve yönlendirme levhalarının, elektrik tesisatı ile paratonerin yetersiz olduğu; sprinklerin bulunmadığı, yangın algılama ve alarm sistemlerinin çalışmadığı, duman tahliye sisteminin ve yangın kapılarının mevzuata uygun olmadığı vurgulandı. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği uzmanı çalıştırılmadığı ve personele yangın eğitimi verilmediği tespitlerine de yer verilerek, bu durumun riskin büyümesine neden olduğu aktarıldı. "Misafirlere haber vermeyin, personeli uyandırın, yangını söndürün" talimatı Kararda, sanıkların yıllardır yönetiminde bulundukları aile şirketine ait otelde yangın güvenliğiyle ilgili eksiklikleri bilerek gidermedikleri, masraflı olduğu gerekçesiyle iyileştirmeleri yapmadıkları, buna rağmen otel faaliyetini sürdürerek misafir kabul ettikleri belirtildi. Oteldeki yangın söndürmeyle ilgili eksiklikler, hatalı asansör ve merdiven yapısı, gaz tahliye sistemi gibi unsurların yangın eğitimi olmayan personelle birleşince yangın başlangıcındaki hayati-kritik dakikalar boşuna harcanarak felaketin boyutunun büyümesine sebep olduğu da dile getirildi. "Yangını ilk öğrenen olmalarına rağmen misafirleri uyarmadılar" Kararda, yönetim kurulu üyeleri Halit Ergül, Emine Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu'nun, otelin tüm karar süreçlerinde etkin oldukları, yangın güvenliği denetiminde tespit edilen eksiklikleri "iptal ettirmeye" çalıştıkları ve olay günü yangını ilk öğrenen kişiler olmalarına rağmen misafirleri uyarmadıklarına da dikkat çekildi. Yine kararda, sanıkların turizm sektöründe deneyimli, eğitimli kişiler olmaları dolayısıyla bu riskleri öngörebilecek durumda oldukları, buna rağmen gerekli önlemleri almayarak olası bir yangında faciaya yol açabilecek sonuçları bilerek göze aldıkları bildirildi. "Otelin faaliyetine devamını sağlayarak ölümlere sebep oldular" Mahkeme heyeti, otel yönetiminin yangın sırasında personele, "Misafirlere haber vermeyin, personeli uyandırın, yangını söndürün" şeklinde talimat verdiğinin belirlendiğini de kaydetti. Kararda, sanıkların bilinçli taksir sınırını aşarak olası kastla hareket ettikleri, yangına ilişkin eksiklikleri kasti olarak gizledikleri ve otelin faaliyetine devamını sağlayarak ölümlere sebep oldukları sonucuna varıldı. Sanıkların "Bilmiyorduk" savunması inandırıcı bulunmadı Gerekçeli kararda, Grand Kartal Otel'de çıkan yangının, can kaybı bakımından dünyada kayıtlara geçmiş 6. büyük otel yangını olduğu da hatırlatılarak, sanıklardan bazılarının yangın sırasında kendi odalarını terk edip kimseyi uyarmadan otelden ayrıldıklarının kamera ve HTS kayıtlarınca da tespit edildiği aktarıldı. Kararda, sanıkların "Bilmiyorduk" şeklindeki savunmalarının inandırıcı bulunmadığı, bu sebeple "1. derece asli kusurlu" oldukları ve üzerlerine atılı "olası kastla öldürme" suçunu işlediklerinin sabit olduğu ifade edildi. Tüm bu unsurların bir arada değerlendirildiği, olayın "yangının sonuçlarının ağırlaşmasına neden olan ihmaller zinciri"nin sonucu olduğuna hükmedildiği, cezaların da bu tespitler doğrultusunda verildiğine vurgulandı. Mahkeme kararı 31 Ekim'de görülen davanın duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Grand Kartal Otel'in Genel Müdürü Emir Aras, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar, 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı sanıklara yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer sanıklara verilen cezalar Mahkeme heyeti, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan yargılanan otel muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisat bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile İş Güvenliği Uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün hapis cezasına çarptırmıştı. Heyet; mutfak personeli Reşat Bölük, teknik görevliler Tahsin Pekcan ve Hüseyin Özer, denetim şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, kafe işletmecileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'a 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'ye 18 yıl, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e ise 12 yıl hapis cezası vermişti. 3 sanık beraat etmişti Sanıklar Faysal Yaver, Ece Kayacan ve Enver Öztürk'ün beraatine hükmeden mahkeme, hapis cezası alan İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasını, Doğan Aydın hakkında ise "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını kararlaştırmıştı. Öte yandan, yangında ölen 44 yetişkin yönünden "olası kastla öldürme" suçundan ceza alan 11 sanığa, ayrıca "olası kastla yaralama" ve "olası kastla mala zarar verme" suçlarından da değişen oranlarda hapis cezası verilmişti.

Bolu'daki 78 kişinin öldüğü otel faciasında gerekçeli karar açıklandı Haber

Bolu'daki 78 kişinin öldüğü otel faciasında gerekçeli karar açıklandı

Bolu'da 21 Ocak tarihinde meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Grand Kartal Otel yangınına ilişkin yargılama sürecinde mahkeme, verilen cezaların hukuki dayanaklarını içeren gerekçeli kararını kamuoyu ile paylaştı. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan metinde, sanıkların ihmalleri ve kamu görevlilerinin sorumluluklarına dair çarpıcı tespitler yer aldı. "BİLİNÇLİ TAKSİRİ AŞAN İHMAL" Mahkeme, sanıklar Halit Ergül, Emir Aras, Ahmet Demir ve Kadir Özdemir’in eylemlerini değerlendirirken, durumun basit bir ihmalden öte olduğunu kaydetti. Kararda, sanıkların "bilinçli taksir unsurlarını aştıkları, belirlenen eksiklikleri giderme kudretinde olmalarına ve eksiklikleri derhal gidermemenin yangın güvenliği yönünden yüksek risk oluşturduğunu bilmelerine rağmen "olursa olsun" mantığı ile hareket ederek bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmadıkları" ifade edildi. "TAHLİYE TALİMATI VERMEDİLER" Gerekçeli kararda, yangın anındaki yönetim zafiyetine de dikkat çekildi. Otel sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin yangından ilk andan itibaren haberdar oldukları belirtilirken, buna rağmen "otelde kalan diğer kişilerin kurtarılmasına yönelik kimseye haber/talimat vermediklerinin anlaşıldığı" vurgulandı. Mahkeme, bu tespitle sanıkların inkar yönündeki savunmalarına itibar edilmediğini kaydetti. BELEDİYENİN TUTUMU "VAHİM" OLARAK NİTELENDİRİLDİ Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise kamu denetimine ilişkin oldu. Belediyenin oteldeki eksiklikleri tespit etmesine rağmen yasal yaptırım uygulamadığına işaret edildi. Mahkeme kararında, belediyenin "bu eksikliklerin giderilmesini sağlamak, ilgili kurumlara bildirimde bulunmak yerine, otel yöneticileri ve yetkili personelleri ile birlikte hareket ederek, başvurunun iptaline yönelik usuli işlemler yönünden yol gösterdiği" belirtildi. Kamu güvenliği açısından hayati önem taşıyan bu konuda belediyenin görevini yapmayarak aksi yönde işlem yapması, mahkemece "vahim" nitelikte bir eylem olarak değerlendirildi.

Bolu otel yangınında 9 personel için 'tutuklama' talebi Haber

Bolu otel yangınında 9 personel için 'tutuklama' talebi

Bolu'da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel yangını faciasıyla ilgili davada, geçtiğimiz Cuma günü 11 sanığa ağır hapis cezaları verilmesinin ardından yeni bir hukuki gelişme yaşandı. Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak, 9 Kültür ve Turizm Bakanlığı personelinin tutuklanmasını talep etti. Dava sonucunda, otelin sahibi Halit Ergül'ün de aralarında bulunduğu 11 sanık, 34 çocuk için 34'er kez müebbet, yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin için ise 44'er kez 24 yıl 11'er ay hapis cezasına çarptırılmıştı. "SAVCILIK RAPORU '1. DERECE SORUMLU' DİYOR" Avukat Yüksel Gültekin, adliye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, dosya kapsamındaki savcılık raporuna dikkat çekti. Gültekin, "Gönüllerimize bir nebze su serpen karardan sonra" diyerek, savcılık kanaat bölümünde, ‘Otelin işletme belgesini veren ve onaylayan Türkiye Cumhuriyeti Kültürü ve Turizm Bakanlığı'nın yetkililerinin... 1. derecede etkili oldukları' yönünde bir tespit olduğunu belirtti. Gültekin, 1. derece sorumlu otel yetkililerine "olası kast" suçundan ceza verildiğini, bu rapor doğrultusunda adil bir yargılamada bakanlık personeli için de benzer bir sonucun çıkması gerektiğini savundu. DANIŞTAY 9 PERSONEL İÇİN İZİN VERMİŞTİ Gültekin, Bakanlığın önce personeli hakkında soruşturma izni vermediğini, ancak Danıştay 1. Dairesi'nin 9 bakanlık çalışanı hakkında soruşturma izni verdiğini hatırlattı. Avukat Gültekin, kararda adı geçen Neşe Çıldık, Şennur Aldemir Doğan, Bülent Çınar Çavuş, Elçin Şimşek Öncü, Levent Kırcan, Ramazan Alkan, Melda Aras, Şule Aktürk, Alkan ve Barış Başayvaz'ın ivedilikle gözaltına alınarak tutuklanmaya sevk edilmelerini talep ettiklerini bildirdi. "İŞTEN EL ÇEKTİRİLMELİLER, DELİL KARARTABİLİRLER" Avukat Gültekin, dilekçesinde bu şüphelilerin "delil karartma ihtimaline" karşı öncelikle "işten el çektirilmeleri" gerektiğini de savundu. Gültekin, "Hala Turizm Bakanlığını yönetmeye devam ediyorlar" dedi. Başvurduğu savcının kendisine "Vicdanları rahatlatacak, adaleti tesis edecek soruşturma sürecek ve karar verilecek" dediğini aktaran Gültekin, bu beyanın içini rahatlattığını ifade etti. Gültekin, sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, "Eğer orada oturmaya devam ederlerse Turizm Bakanlığı'nın kapısına dayanıp... ciddi bir eylem başlatacağımızı kamuoyu görecektir" uyarısında bulundu. Gültekin, "Bizim evlatlarımız gitti, başka evlatlar gitmesin... Artık herkes bilsin ki bu ülkede suç işleyen şahısların devlet yakasına yapışacak" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.