#gübre

İLKHABER-Gazetesi - gübre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, gübre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğan: "Çiftçiye destek verilirse mısır üretimi artar, ithalata gerek kalmaz" Haber

Doğan: "Çiftçiye destek verilirse mısır üretimi artar, ithalata gerek kalmaz"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye'nin mısır üretimi ve genel tarım politikalarında kendi kendine yeten bir konuma gelebilmesi için üreticiye verilen desteğin kritik rol oynadığını ifade etti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Resmi Gazete’de yayımlanan ve 3 milyon ton mısır ithalatı kapsamında gümrük vergisinin yüzde 130’tan yüzde 5’e indirilmesini içeren düzenlemeye dair açıklamalarda bulundu. Başkan Doğan, alınan bu kararın kısa vadeli piyasa dengelerini korumaya yönelik bir hamle olduğunu ancak Türkiye tarımının kronik sorunlarını yeniden gün yüzüne çıkardığını belirtti. Türkiye’nin mısır üretme potansiyeline sahip olmasına karşın artan talebi karşılamakta güçlük çektiğini kaydeden Doğan, özellikle hayvancılıkta yem ihtiyacının artmasıyla mısıra talebin yükseldiğini, buna karşın üretimin aynı hızda artmaması sonucu oluşan arz açığının ithalatla kapatılmak zorunda kalındığını vurguladı. Doğan, "Su ihtiyacı yüksek bir bitki olması nedeniyle mısır, iklim krizinden en şiddetli etkilenen ürünler arasında yer alıyor. Son dönemde görülen kuraklık ve düzensiz yağışlar mısır verimliliğini düşürdü; bilhassa sulama imkanlarının kısıtlı olduğu yerlerde üreticiler ciddi kayıplar yaşadı. Modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve tarımsal altyapının geliştirilmesi, üretimi artırmak adına atılması gereken temel adımlardır" dedi. Yükselen girdi maliyetlerinin üretim üzerindeki baskıyı derinleştirdiğine işaret eden Doğan; mazot, gübre, tohum ve sulama giderlerindeki artışın çiftçiyi üretimden soğuttuğunu belirterek, "Üreticimizin yeterince desteklenmemesi, ekim alanlarının daralmasına ve dolayısıyla üretimin düşmesine yol açmaktadır. Çiftçilere gerekli teşvikler sağlandığı takdirde mısır üretiminde ciddi bir artış yakalamak mümkündür" şeklinde konuştu. Tarımda planlı üretimin gerekliliğine vurgu yapan Doğan, hangi ürünün nereye ve ne kadar ekileceğine dair uzun vadeli, sürdürülebilir bir planlamanın yapılmamasının arz-talep dengesinde istikrarsızlığa neden olduğunu ve bunun da dönemsel ithalat zorunluluğunu beraberinde getirdiğini ifade etti. İthalat kararının geçici bir çözüm olduğunu hatırlatan Doğan, ‘’Kalıcı çözüm, yerli üretimin artırılmasından geçer. Türkiye mısırda ve genel olarak tarımda kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşabilmesi için üreticinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Girdi maliyetlerinin aşağı çekilmesi, desteklerin artırılması ve üreticinin öngörülebilir bir kazanç yapısına kavuşması durumunda mısır üretimi artacak, böylece ithalata gereksinim kalmayacaktır" dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar dünya genelinde çiftçileri zora sokuyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar dünya genelinde çiftçileri zora sokuyor

ABD ve İsrail'in İran'a şubat sonunda saldırı başlatması ve İran'ın misilleme saldırılarıyla yaşanan gerilim, bölgenin özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve gübre piyasalarındaki merkezi rolü dolayısıyla tarım açısından da önem taşıyor. Enerjinin gübre üretimi ve taşımacılığında temel bir girdi olması nedeniyle, bölgedeki kesintiler ve artan risk algısı tarımsal girdi piyasalarında oynaklığa yol açıyor. Çatışma öncesinde 70-80 dolar seviyesinde seyreden petrolün 110 dolar bandına tırmandığı görülüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında bulunan motorinin ortalama fiyatının 5,5 doları geçmesi dikkati çekiyor. Bir yıl öncesine kıyasla da yüzde 50'den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor. GÜBRE FİYATLARI SERT YÜKSELİYOR Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatı hızla yükseliyor. Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak amacıyla gübrede ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bir dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatının 750 doları bulduğu görülüyor. Öte yandan, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükselten Fitch Ratings, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın daha uzun sürmesinin yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor. ÇİFTÇİLERİN MANEVRA ALANI DARALIYOR Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamalarının halihazırda başladığı dikkate alındığında, girdi fiyatlarının aniden yükselmesi, çiftçilerin manevra alanını daraltıyor. Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmesi ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi nedeniyle halihazırda zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor. Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabileceği belirtiliyor. KÜRESEL GÜBRE ARZINDA ORTA DOĞU KRİTİK ROL OYNUYOR AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor. ABD GÜBRENİN BİR KISMINDA İTHALATA BAĞIMLI ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor. ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese bile, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği ifade ediliyor. AVRUPA TARIM SEKTÖRÜNE YÖNELİK PLAN ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Avrupa Birliği'nde (AB) de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine çeşitli alanlarda destek sağlamak üzere adımlar atıyor. AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor. AB ÜLKELERİ ÇEŞİTLİ ÖNLEMLERİ DEVREYE ALIYOR İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıklarken, İtalya'da da çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor. Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor. Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.

Gübre sektörü, karışımlı gübrelerdeki gümrük vergilerinin sıfırlanmasından memnun Haber

Gübre sektörü, karışımlı gübrelerdeki gümrük vergilerinin sıfırlanmasından memnun

Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Başkanı Gökhan Uzunoğlu, azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergilerinin sıfırlanmasını değerlendirdi. Şubat ayı sonunda Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin ardından Tarım ve Orman Bakanlığının oldukça proaktif önlemler aldığına işaret eden Uzunoğlu, gerilimden yalnızca birkaç gün sonra üredeki yüzde 6,5 gümrük vergisinin sıfırlandığını anımsattı. Uzunoğlu, bunun hızlı bir hareket olduğunu ve hemen ardından ihracat yasağı geldiğini hatırlatarak, "Yani elinde üre bulunup da yurt içine vermek yerine yurt dışında daha yüksek fiyatla satmak isteyen sanayicilere bile izin verilmedi. Dolayısıyla o mallar da Türkiye'de satılır oldu. Hemen ardından neredeyse 10 yıldır el yapımı patlayıcılarda kullanıldığı iddiasıyla Türkiye'de yasak olan yüzde 33'lük amonyum nitrat gübresinin kullanımı serbest hale getirildi." diye konuştu. Arka arkaya alınan bu tedbirlerle çiftçilerin sorununun çözülmesi yönünde adım atıldığını anlatan Uzunoğlu, bunun da piyasayı bir parça talep yönünden regüle ettiğini söyledi. Uzunoğlu, yalnızca üre ve azotlu ürünlerin fiyatının yükselmediğini, kükürt, fosfat kayası ya da fosforlu ürünlerin fiyatlarının da arttığını belirterek, "Kompoze dediğimiz karışımlı ürünlerin de gümrük vergisi sıfırlanarak, çiftçi maliyetlerini azaltma yönünde hızlı aksiyon alınmış oldu." dedi. Türkiye'nin üre üretiminin düşük olduğunu, ihtiyacın sadece yüzde 20'sinin üretildiğini aktaran Uzunoğlu, yeni bir fabrika açılacağını ve onunla beraber gelecek dönemde üretimin yüzde 35-40'ları bulmasının hedeflendiğini ifade etti. Uzunoğlu, söz konusu üründeki 2,5 milyon tonluk ihtiyacın maksimum 1 milyon tonunun Türkiye'de üretebileceğini, ülkenin yine de 1,5 milyon tonu temin etmesi gerektiğini anlattı. "GÜBREYE YÖNELİK GÖRÜŞME TRAFİĞİ YAŞANIYOR" Bu konuya ilişkin Rusya ile görüşmeler yapıldığına işaret eden Uzunoğlu, şunları kaydetti: "Rusya, üre gübresinin ihracatını yasaklamıştı. Ancak eğer devletler kendi aralarında bir sözleşme yapabilirlerse özel sektöre izin verilebiliyor. Bu konudaki görüşmeler Rusya ile sınırlı kalmıyor. Fas, Cezayir ve Mısır, alternatif rotalar arasında yer alıyor. Dolayısıyla konu gıda güvenliği olduğu için oldukça üst seviyeden takip ediliyor. Gübreye yönelik görüşme trafiği yaşanıyor. Bunlar çok doğru adımlar. 1-1,5 milyon tonluk ithalat özel sektörün eline bırakılmamalı. Bu ulusal güvenlik konusudur. Dolayısıyla devletin kesinlikle müdahil olması gerekir, aynen doğal gaz gibi."

Barut: Tarım sektörü dışa bağımlılık nedeniyle krizde Haber

Barut: Tarım sektörü dışa bağımlılık nedeniyle krizde

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, İran’a yönelik saldırıların ardından gübre, petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye’de tarım sektörünün ciddi bir riskle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yetkililere Meclis’te acil önlem almaya çağıran Barut, "Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda dışa bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin" dedi. Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu'nun sunduğu Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan krize yönelik önerge üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "Geçen yıl Türk çiftçisi bir taraftan doğal felaketlerle uğraştı, başına gelmeyen kalmadı, bir taraftan da ekonomik krizlerle uğraştı ve şu anda da ülke çiftçisi maalesef çok zor günler geçiriyor. Buradan 'Türk çiftçisinin durumu iyi' diyenlere şunu söylemek istiyorum: 2025 yılı Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tek küçülen sektör tarım sektörüdür; yüzde 8,8 küçülmüştür. Geçen yıl doğal felaketlerle uğraşırken bu yıl da ülkemiz çiftçisi savaşın ağır faturasını ödüyor" diye konuştu. “HÜRMÜZ KRİZİ GÜBRE VE PETROL FİYATLARINI FIRLATIYOR” Ayhan Barut, "Dünyanın neresinde olursa olsun, özellikle de bölgemizde bir gerilim olsa, atılan her bir füze, yapılan her bir askerî harekât başta Türkiye ekonomisini ve bizim ülkemizin çiftçisini, tarımsal üretiminin maliyetini olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda da vatandaşların mutfağı olumsuz etkileniyor ve pahalıya tüketmek durumunda kalıyor. Aslında tüm dünyayı sarsan pandemide görüldü, aynı zamanda Gazze'ye yönelik vahşi saldırılarda da görüldü, Ukrayna savaşında da gördük ve defalarca da tecrübe edildi ancak ders çıkaran bir iktidar maalesef yok. Şu anda da Amerika ve İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılar da bu acı tabloyu ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bu kriz sadece askeri bir kriz değildir. Dünya petrolü, enerjisi, gübresi ve bu hammaddelerin büyük bir bölümü bu dar geçitten taşınmaktadır. Bu hatta yaşanan bir kriz enerji fiyatlarını, gübre ve petrol fiyatlarını fırlatmaktadır” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ GÜBRE VE MAZOTTA ZOR DURUMDA” Türkiye'nin petrolde, doğalgazda ve gübrede dışa bağımlı bir ülke olduğunu belirten Barut, şunları söyledi: "Bu dışa bağımlılıktan dolayı da artan gübre ve mazot fiyatları çiftçimizi çok zor durumda bırakmıştır ve işin içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Çok değil, daha beş yıl önce gübre fiyatları, özellikle üre gübresinin tonu 3 bin lirayken, şu anda tonu 30 bin liraya gelmiştir.Şu on günlük savaş anında dahi yüzde 20 civarında gübrede fiyatlar artmıştır. Şu anda çiftçi bu fiyatlara rağmen gübreyi arasa da bulamıyor, eline de geçiremiyor. Tam da ekim dönemi. Beş yıl önce 6,5 lirayken bugün 65 liranın üzerine 1 litre mazotun fiyatı çıkmıştır. Soruyorum size, 'Bu şartlarda çiftçi nasıl üretsin?' Üretse bile bu fiyatlara gübreyi nasıl alsın, nasıl eksin? Gübre kullanamayacağı için, en önemli girdi, verimi doğrudan etkileyen gübre eğer olmazsa hem ürün kalitesinde hem de rekoltede büyük kayıplar olacak. Çiftçimizi sahipsiz sanmayın.Çiftçinin kullandığı mazottan tüm vergi yüklerini kaldırın, gübrede dışa bağımlılığı azaltın. Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin."

Don felaketi ve maliyet artışı sonrası çiftçi desteklerin artmasını bekliyor Haber

Don felaketi ve maliyet artışı sonrası çiftçi desteklerin artmasını bekliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 5 milyar 519 milyon 93 bin lira destekleme ödemesinin bugün çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını duyurdu. Tarımda sürdürülebilir üretim için desteğin kendilerinden, bereketin üreticilerden olduğunu vurgulayan Yumaklı, "5 milyar 519 milyon 93 bin lira tutarındaki destekleme ödemesini bugün itibarıyla çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı, bereketli olsun" ifadelerini kullandı. Ancak tarım sektörü temsilcileri, mevcut destekleme miktarlarının artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, özellikle gübre, zirai ilaç, akaryakıt ve sulama gibi temel tarımsal girdilerdeki fiyat artışlarının üreticiyi zora soktuğunu söyledi. Doğan, son dönemde yaşanan iklim olaylarına da dikkat çekerek, “Ülke genelinde olduğu gibi Adana’da da etkili olan don olayları birçok üreticimizin ürününe zarar verdi. Hasat kaybı yaşayan çiftçilerimiz, alım fiyatlarının düşük olması nedeniyle daha da mağdur durumda. Bu koşullar altında verilen desteklerin artırılması artık bir zorunluluktur” dedi. “Üretim tehlikede, çiftçi umutsuz” Girdi maliyetlerinin son iki yılda katlanarak arttığını söyleyen Doğan, birçok üreticinin tarlaya girmekte zorlandığını, bazılarının ise üretimden vazgeçtiğini dile getirdi. Doğan, “Tarım sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda stratejik bir sektördür. Üretimin devamı için çiftçiye verilen desteklerin reel koşullara göre güncellenmesi, mazot, gübre ve ilaçta sübvansiyon oranlarının artırılması şarttır” diye konuştu. Tarımın geleceği için çağrı Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, yetkililere çağrıda bulunarak, şunları kaydetti: “Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçinin desteklenmesi gerekiyor. Aksi takdirde tarımsal üretimde ciddi daralmalar yaşanabilir. Bu sadece üreticiyi değil, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini de olumsuz etkiler.” Çiftçiler ne bekliyor? Üreticiler, özellikle temel girdilerde doğrudan sübvansiyon sağlanmasını ve ürün alım fiyatlarının en azından maliyetin üzerinde belirlenmesini talep ediyor. Ayrıca, doğal afetlerden zarar gören çiftçilere özel destek paketlerinin oluşturulması da çiftçi örgütlerinin öncelikli talepleri arasında yer alıyor.

Gürer: Çiftçi destek beklerken borç batağına sürükleniyor! Haber

Gürer: Çiftçi destek beklerken borç batağına sürükleniyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı için çiftçilere ayrılan desteklerin yetersiz olduğunu belirterek iktidara önemli eleştiriler yöneltti. Gürer, çiftçilerin artan maliyetler karşısında zor durumda olduğunu ve desteklerin zamanında verilmediği takdirde etkisiz kalacağını vurguladı. 2024 yılı desteklerinin yeni verildiğini ve bununda enflasyon karşısında eridiğini belirten Gürer 2025 yılı destekleri olsun hemen verilsin” dedi. "Destekler daha çiftçiye ulaşmadan eridi" Gürer, yaptığı açıklamada, 2025 yılı için Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı 2 milyon 300 bin çiftçiye ayrılan toplam 8 milyar 200 milyon liralık gübre desteğinin çiftçi başına ortalama 3 bin lira civarında bir destek anlamına geldiğini belirtti. Ancak son üç ayda bazı gübre fiyatlarının 3 bin liraya yakın zamlandığına dikkat çekti. "Destekler zamlar karşısında eriyor, çiftçi zorda" Gürer, "Çiftçi daha desteği almadan gelen zamlarla bu destekler eridi. Böyle olunca bu desteklerin adı destek olsa da çiftçiye bir faydası kalmıyor. 2025 yılına ait destekler bir an önce çiftçiye verilsin ki bir işe yarasın. Tarım Kanunu, çiftçiye milli gelirin en az yüzde birinin destek olarak verilmesini öngörüyor. Ancak iktidar bu taahhüdü yerine getirmiyor. Çiftçiler artan maliyetler ve yetersiz destekler arasında sıkışmış durumda” diye ifade etti. Gübre zamları ve destek eksikliği çiftçiyi krize sürüklüyor CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer'in, artan gübre fiyatları, yetersiz destekler ve zamanında yapılmayan ödemelerin çiftçileri zor durumda bıraktığını söyledi. Gübre zamları çiftçiyi zora sokuyor! CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede dışa bağımlılığın bedelinin ağır ödendiğini belirterek, sürekli gübre zammının çiftçiyi zora soktuğunu ifade etti. Son yıllarda sahte gübre kullanımı yanında daha az gübre kullanımı da verimi olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle gübre destekleri ekim öncesi verilmelidir. Gübrede zam bitmiyor. 2024 yılı sonuna göre gübrede gelen fiyat artışı alınmayan desteği dahi geçti. 2024 yılı sonunda taban gübre DAP 23.900 TL/ton satılırken fiyatı 25.250 TL/ton’a çıktı. Üst gübre ÜRE 16.100 TL/ton iken 19.750 TL/ton fiyatına çıktı. Çiftçi üretimde kullandığı 15.15.15 gübrede 14.500 TL/ton fiyatı 16.850 TL/ton buldu. Tarımda kullanılan 20.20.0 gübrede 2024 yılı sonunda 15.150 TL/ton olan fiyat, halen 16.250 TL/ton’dan bayilere veriliyor. 3 ay içinde gübre fiyatına gelen zam artışı: ÜRE: 3.650 TL/ton olurken DAP: 1.350 TL/ton artış 15.15.15 gübrede artış: 2.350 TL/ton 20.20.0 gübrede: 1.100 TL/ton oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.