#güzellik merkezi

İLKHABER-Gazetesi - güzellik merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, güzellik merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mahmut Şahin: "Merdiven altı merkezler denetimsiz, sağlığımız bu kadar ucuz değil" Haber

Mahmut Şahin: "Merdiven altı merkezler denetimsiz, sağlığımız bu kadar ucuz değil"

Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan 'estetisyen' ünvanını verdikleri insanlarla, 'seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz' vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi. Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, "Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı" şeklinde konuştu. "Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?" Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, "Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, 'Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz' diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın" ifadelerini kullandı.

Adana'da 'prenses cilt bakımı' faciası: Güzelleşmek isterken yüzünde ikinci derece yanık oluştu Haber

Adana'da 'prenses cilt bakımı' faciası: Güzelleşmek isterken yüzünde ikinci derece yanık oluştu

Adana'da 'prenses cilt bakımı' yaptırmak için güzellik merkezine giden kadının yüzünde 2. derece yanık oluştu. Yüzü bandajla kapatılan kadın, "2 yaşındaki oğlum beni böyle görünce 'öcü' diyerek kaçıp düştü ve yaralandı. Güzelleşmek uğruna 7 bin lira verdim, mağdur oldum" dedi. Adana'da yaşayan 4 çocuk annesi Saide G. (40), geçtiğimiz cuma günü merkez Çukurova ilçesi Mahfesığmaz Mahallesi'ndeki bir güzellik merkezinde 'prenses cilt bakımı' yaptırdı. İddiaya göre bakım sonrası yüzünde yanıklar oluşan kadın evine gönderildi. Evine giden Saide G., yüzündeki ağrılara dayanamayarak gece saatlerinde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. 2. derece yanık teşhisi konuldu Hastaneye gider gitmez Saide G.'ye, 2. derece yanık teşhisi konuldu. Raporlarla birlikte karakola giden kadın, güzellik merkezinden ve işlemi uygulayan çalışandan şikayetçi oldu. "Raporu gönderin, paranızı yollayalım" Bu sırada güzellik merkezi, Saide G.'ye ulaşarak, "Doktor raporunu gönderin, avukatımıza soralım 7 bin TL'lik paketinizin ücretini iade edelim" dedi. "Dalga geçerek telefonu kapattılar" Yaşadıklarını İHA'ya anlatan Saide G., "Prenses cilt bakımı yaptırmaya gittim. Bu gittiğim 3. seanstı ancak ilk 2 seansı saymadılar. Her gitmemde hafif hafif yüzüm yanıyordu ama bu şekilde olmuyordu. Cuma günü seanstan çıktım, eve geldim aynaya baktım ve yüzümde büyük büyük yanıklar olmuş. Güzellik merkezinin sahibi bana ulaşsın diye yazışmalarımız var, aradım ama bana 'geçmiş olsun' diyerek dalga geçerek telefonu kapattılar, hiçbir şekilde geri dönüş yapmadılar. Dün karakola gidip şikayetçi olunca güzellik merkezi sahibi öyle bana ulaştı, 'raporları atın, avukatıma danışayım ondan sonra ödemeyi yapayım' diyerek beni geçiştirdi" ifadelerini kullandı. "Lazere giren bayanlar cilt bakımına da giriyor" Kendisine cilt bakımı yapan çalışanın uzman olmadığını da öne süren Saide G., "Normalde orası bir güzellik merkezi, lazer çalışanı giremez, uzmanın girmesi lazım. Ama lazere giren bayanlar cilt bakımına da giriyor. Güzelleşmek uğruna gittim ama bu şekilde yüzüm yanık bir şekilde geri eve döndüm. Ben şu an mağdurum, bu mağduriyetimin maddi ve manevi her şekilde giderilmesini istiyorum" dedi. "Ufak çocuğum benden korkuyor" 2 yaşındaki evladının kendisini görünce korktuğunu anlatan kadın, şunları söyledi: "2 yaşında ufak bir oğlum var, dün beni gördü ve 'öcü' diyerek kaçtı, balkondan düştü. Çocuğum benim yanıma yaklaşmıyor. Ufak çocuğum benden korkuyor, kaçıyor. Güzellik merkezine giden kişiler mutlaka kaliteli bir yere gitsinler, güvenilir bir yere gitsinler. Evde bir de ufak bebekleri varsa sonrasında çok sıkıntı yaşanıyor."

Mardin’de güzellik merkezinde IBAN vurgunu iddiası Haber

Mardin’de güzellik merkezinde IBAN vurgunu iddiası

Mardin'in Artuklu ilçesinde mağdur kadınlara istihdam sağlamak amacıyla açılan bir güzellik merkezinde çalışan bir kadının, yaklaşık 9 ay boyunca müşterilerden alınan ödemeleri kendi IBAN hesabına yönlendirdiği iddia edildi. Mardin'de güzellik merkezi sahibi Günay B., iş yerlerinde Gamze G. ve Melek G. isimli iki kardeşin çalıştığını, Gamze G.'nin yaklaşık 9 ay boyunca görev yaptığını savundu. Çalışanlarına güvendiklerini belirten Bilbay, başka bir personelin kasada usulsüzlük olduğu yönündeki beyanı üzerine durumdan şüphelendiklerini ve söz konusu çalışanı işten çıkardıklarını ifade etti. Bilbay, "İşten çıkardıktan sonra sayısız müşterimiz bize ulaştı. Müşteriler, ödemeleri onun IBAN'ına yaptıklarını söylediler. Dekontlar tek tek tarafımıza ulaştı. Beş farklı bankadan, annesinin ve kendisinin ortak olduğu hesaplara attırmış. Lazer işlemlerinin yapıldığı yerde tüm paraların kendi IBAN'ına attığını kendi ağzıyla itiraf etti" dedi. Ödemelerin iade edileceğine dair sözler verilmesine rağmen herhangi bir geri ödeme yapılmadığını dile getiren Bilbay, "Bundan sonra 'ödeyeceğim' diyerek bizi sürekli oyaladılar. Her defasında annesi, dayısı ve amcası devreye girdi. Özellikle amcasına bir buçuk ay boyunca güvendim ve inandım. Ancak meğerse beni oyalıyormuş ve yalan söylüyormuş. Sürekli pazartesi, salı diyerek söz verdi ama hiçbir ödeme yapılmadı. Zamanla beni oyaladığını ve doğruyu söylemediğini fark ettim. Uzun süredir bekliyorum ve oyalandığımın farkındayım. Bunun dışında bir kuyumcunun daha mağdur edildiğini öğrendim, o kuyumcu da bana ulaştı. Meğerse daha önce çalıştığı birkaç yerde de benzer hırsızlık olayları yaşanmış. Bunları sonradan öğrendim. Ben bu olayın kesinlikle arkasında durmak istiyorum. Adalete güveniyorum. Bugün bana yapan, yarın bir başkasına da yapar. Zaten daha önce başkalarına da yapmış, onlar da bana ulaştı. Bu yüzden yaptığı hatanın bedelini ödemesini istiyorum " şeklinde konuştu. Öte yandan işletmenin avukatı ve aynı zamanda işletme sahibinin kızı olan Gurbet Bilbay da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Mardin Barosuna kayıtlı avukat olduğunu belirten Bilbay, güzellik merkezinin kar amacıyla değil, mağdur kadınlara istihdam sağlamak için kurulduğunu vurguladı. Gurbet Bilbay, "Yaklaşık 9 ay- 1 yıl öncesinde, iki kız kardeş olan Gamze G. ve Melek G. iş yerimize başvuruda bulundu. Kendilerine güvendik ve iş yerini emanet ettik. Ancak zamanla tüm müşterilerin yaptığı ödemelerin, yani bütün dekontların kendi hesaplarına attığını öğrendik. Biz kendilerinden hiçbir şekilde şüphelenmedik. Yaklaşık 8-9 ay sonra durumdan şüphelenmemiz üzerine müşterilerimizle iletişime geçtik ve dekontları tek tek topladık. Kendisinden şikayetçiyiz ve ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum" diye konuştu. Başka işletmelerden de benzer mağduriyet iddialarının kendilerine ulaştığını aktaran Bilbay, "Olayla ilgili olarak bize başka mağdurlar da ulaştı. Aynı şekilde başka iş yerlerini de sıkıntıya sokmuş. Bununla ilgili gerekenin yapılmasını talep ediyorum. Söz konusu iki kardeşin İstasyon Mahallesi'nde oturuyor. Farklı güzellik merkezlerinde çalıştıkları ve benzer mağduriyetlere sebep olmuşlar. Bu durum, birçok işletmenin güveninin sarsılmasına neden olmuştur. Farklı güzellik merkezlerinde de çalışıp paraları kendi hesaplarına attırmışlar. Biz mağdurlara ulaştık. Kendi müşterilerimizden dekontları topladık ve diğer mağdurlarla da iletişime geçtik. Kendilerinin bize yaptığı tek açıklama 'şeytana uydum' şeklinde olmuştur. Bu açıklama kesinlikle kabul edilemez. Bugüne kadar tarafımıza herhangi bir ödeme de yapılmamıştır. Bununla alakalı ceza almasını istiyorum. Tekrar belirtmek isterim ki, bizim bu iş yerini açmaktaki amacımız kesinlikle kar elde etmek değil, mağdur kadınlara iş imkanı sağlamaktı " ifadelerini kullandı. Olayla ilgili hukuki sürecin başlatıldığı öğrenildi.

Milyonluk borç geride kaldı, Adanalı güzellik merkezi sahibi Afrika'dan çıktı! Haber

Milyonluk borç geride kaldı, Adanalı güzellik merkezi sahibi Afrika'dan çıktı!

Adana’da üç şubesi bulunan bir güzellik merkezinin sahibi olan S.Ç. hakkında ortaya atılan iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Kentte çok sayıda mağdur bıraktığı ileri sürülen S.Ç.’nin, yurt dışına çıktıktan sonra Güney Afrika’da lüks bir yaşam sürdürdüğü ve yeni bir iş kurduğu öne sürüldü. MİLYONLARCA BORCU GERİDE BIRAKIP KAYIPLARA KARIŞTI İddialara göre S.Ç., piyasa değerinin altında hizmet vaadiyle çok sayıda müşteriden ve tedarikçiden ödeme aldı. 17 Nisan 2025 tarihinde yurt dışına çıktığı belirtilen S.Ç.’nin, bu süreçte milyonlarca liralık borç bırakarak Adana’dan ayrıldığı ileri sürüldü. ÇALIŞANLARI MAĞDUR OLDU Üç aydır maaş alamadıklarını öne süren çalışanlar, güzellik merkezinin şubelerinde eylem yaptı. Şubelerdeki bazı eşyaların yağmalandığı olayların ardından S.Ç.’nin çalışanlarına mesaj göndererek özür dilediği, kaçmadığını savunduğu ve borçlarını ödemek istediğini söylediği iddia edildi. BİR KİŞİ İNTİHAR ETTİ Olayla ilgili en dikkat çeken iddialardan biri ise geçen yıl kredi çekebilmek için evini ipotek ettiği belirtilen Uluslararası Güzellik Uzmanları Federasyonu Başkanı N.Ş.’nin eşi Fadıl Şahin’in intiharı oldu. Mağdurlar, yaşananlardan S.Ç.’yi sorumlu tutarken, adli sürecin hızlandırılmasını talep etti. AFKİKADAN ÇIKTI! S.Ç.’nin bu süreçte Güney Afrika’da lüks yaşamını sosyal medya hesaplarından paylaştığı öne sürüldü. Paylaşımlarda, yeni açtığı iddia edilen güzellik merkezinde müşterilere hizmet verdiği ve işine devam ettiği görüldü.

Esenyurt'ta estetik kabusu! Genç kadın kirpik işlemi sonrası kısmi kör oldu Haber

Esenyurt'ta estetik kabusu! Genç kadın kirpik işlemi sonrası kısmi kör oldu

Olay geçtiğimiz Çarşamba günü Esenyurt Piri Reis Mahallesi’nde bulunan bir güzellik merkezinde meydana geldi. Kirpik işlemi için randevu alarak salona giden Dilara Çalışkan, uygulamada kullanılan yapıştırıcının gözlerine temas etmesi üzerine şiddetli yanma yaşadı. Durumu çalışanlara bildirmesine rağmen işleme devam edildiği, daha sonra model değişikliği talep ettiğinde ise işyeri sahibi tarafından zorla yeniden işleme yönlendirildiği iddia edildi. İşlem sırasında kullanılan ikinci kimyasal maddenin gözüne ulaşmasıyla görme kaybı yaşayan Çalışkan, polis çağırarak salondan ayrıldı ve hastaneye gitti. Acil serviste müdahale edilemeyen genç kadın, uzman göz doktoruna sevk edildi. “Doktor, yapıştırıcının retinama kadar indiğini söyledi” Yaşadıklarını anlatan Dilara Çalışkan, göz sağlığının ciddi şekilde etkilendiğini belirtti: “İşlem sırasında gözümün içine kimyasal girdi. Gözlerim bir anda karardı, bulanık görmeye başladım. Uzman doktor, kullanılan yapıştırıcının retinama kadar ulaştığını söyledi. Kör olabilirdim.” Genç kadın, ayrıca işyeri sahibinin kendisine tehdit ve hakarette bulunduğunu, sosyal medya hesapları ile telefon numarasını da engellediğini iddia etti. Hastane tedavisi devam ediyor Dilara Çalışkan’ın ilaç tedavisi sürerken, yaşadığı görme kaybının ne kadar süreceği yapılacak kontrollerle netleşecek. Çalışkan, hem güzellik salonundan hem de sorumlu kişilerden şikayetçi oldu. “Benim başıma geldi, başkaları da aynı şeyi yaşamasın” Güzellik merkezi işlemlerinde sıkça karşılaşılan güvenlik ve hijyen sorunlarına dikkat çeken genç kadın, “Benim yaşadığımı başkaları yaşamasın. Bu konuda denetimlerin artırılması gerekiyor” dedi.

Solaryumda 22 dakika kabusu: Yanıklarla hastaneye kaldırıldı, cezaya isyan etti! Haber

Solaryumda 22 dakika kabusu: Yanıklarla hastaneye kaldırıldı, cezaya isyan etti!

Kocaeli'de bir güzellik merkezinde solaryuma giren Gülşah Bodur (33), cihazın otomatik kapanma sisteminin devre dışı kaldığı iddiasıyla 22 dakika boyunca yüksek ısıya maruz kaldı. Vücudunda yanıklar oluşan Bodur, yaşadığı sağlık sorunlarının ardından işletmeyi mahkemeye verdi. Verilen cezanın hafifliğine tepki gösteren Bodur, karara itiraz edeceğini de belirtti. Olay, 22 Mayıs 2024'te bir güzellik merkezinde meydana geldi. 33 yaşındaki Gülşah Bodur, bir süredir hizmet aldığı merkeze solaryum seansı için gitti. İddiaya göre, seans sırasında cihazın otomatik kapanma sistemi devre dışı kaldı. Kabin içinde uyuyakalan Bodur, vücudunda sıcaklık hissedince uyandı. Toplam 22 dakika boyunca yüksek ısıya maruz kalan Bodur, akşam saatlerinde fenalaşarak hastaneye başvurdu. Vücudunda yanıklar oluşan genç kadın, yaşanan ihmal nedeniyle olayı yargıya taşıdı. "Uyandığımda 22. dakikaydı" Bir süredir aynı merkezden hizmet aldığını belirten Gülşah Bodur, olay gününü şöyle anlattı: "Güvendiğimiz işletmeydi. O gün içim geçmiş. O sıcakta o şekilde davranmak istedim açıkçası. Başlat düğmesine bastım, gözlüğümü taktım ve uyandığımda 22. dakikaydı. Bir halsizlik hissetmedim o anda ama panik oldum, kalktım. Giyinmeye başlamadan kapıyı açtım ve personellere seslendim. Onlar da makinenin kapanmadığını söyledi. Giyinmeye devam ettim. Tekrar çalıştı makine, o sırada tekrar kapattılar. Ben o sırada hemen giyindim ve dışarı çıktım. Kasanın önünde kamera görüntüsü de var zaten, orada kısa süreli bir tartışma yaşandı. Ben kendimi bozmak istemedim. Pişmanım aslında, o anda polise haber verip, şikayet edebilirdim. Şikayetçi olmak istemedim, insanlık hali diye düşündüm ama onların beni suçlaması biraz beni bastırdı. Ne yapacağımı şaşırdım" "Eve gidince rahatsızlandım" Olay sonrası evine gittiğini ve akşam saatlerinde rahatsızlandığını söyleyen Bodur, "Ateşlendim, sıtma tuttu. O zamana kadar yine onlara bu şekilde yaklaşımda bulunmak istemedim. Hastaneye gittim. Beni yönlendiren hastanenin polisi oldu. 'İnsanlar saçını boyarken bir kusur gördüğünde bile dava açıyor. Siz neden bu kadar sakinsiniz?' dedi. Polise ifademi verdim. Beni muayene eden doktor da aynı şeyi söyleyince ben bu süreci başlattım. Cildiye doktoruna göründüm. Süreç bu şekilde ilerledi, dava açtım. Olay 1 sene önce oldu. Verilen cezanın hafifliği beni hırslandırdı. Sağlık bu kadar ucuz olmamalı. 5 bin 800 TL para cezası, 5 yıl da denetim şartı verildi. Bu para komik bir rakam. Bu onlara ceza gibi gelmez. Tekrar olabilir, olmaması için uğraşıyorum. Ceza olarak görmüyorum, sağlık bu kadar ucuz olmamalı, bunu öderler. Ben bu durumda kendimi sindirilmiş gibi görüyorum. Bastırılmış hissediyorum. Bu cezaya itiraz edeceğim" diye konuştu. "Adım atınca bile eklem yerlerim acıyordu" Hastanede yaşadıklarını da anlatan Bodur, "Ben ateşlendiğim için hastaneye gitmiştim. Acile başvurdum. Serum taktıktan sonra vücuduma baktılar. Bende durumu anlattım. O anda cildim acımaya başladı, dokunulamıyordu, tenim hassaslaştı. Adım atarken, kollarımı hareket ettirirken bile eklem yerlerim acımaya başlamıştı. Gece yarısından sonra bu acı daha da yükseldi. Beni rapor almam için cildiyeye yönlendirdiler. Raporu aldım ve mahkemeye sundum" şeklinde konuştu. "Uyumam hata olabilir ama insanlık hali" İşletme yetkilileri tarafından olay sonrası arandığını da söyleyen Gülşah Bodur, "Beni aradıklarında, 'Ücretinizi iade edelim, ne gerekiyorsa yapalım' denildi. Ben ücret istemiyorum. Onlara da hakkımı arayacağımı söyledim. 'Sizde hatalısınız, uyumamanız gerekiyordu' denilince daha da hırslandım. Uyumam hata olabilir ama insanlık hali. O makinenin ne olursa olsun kontrol edilmesi lazım. İçinde bir insan var sonuçta. Ben 22 dakika değil de 42 dakika sonra uyansam daha kötü olabilirdi. Görüntüler de mevcut. Bir de ben merkeze boş saatlerde gittim. Akşam seansları daha yoğun oluyor. Boş zamanda müşterileri unutabiliyorlar ama yoğun zamanda kapıyı tıklatıp, 'Biraz acele eder misiniz? Arkanızdaki müşteri sizi bekliyor' gibi şeyler diyebiliyorlar. Bir de benim içeri giriş ve hazırlanma sürecim var. Yarım saat bence unutulmamalı. 'İyi misiniz?' diye sorulmalı ama bu da olmadı" ifadelerini kullandı. "22 dakika beyaz tenli bir insan için çok ağırdır" Gülşah Bodur, sosyal medyada maruz kaldığı eleştirilere de yanıt verdi. Bodur, "Belki solaryum ortamı zararlı olabilir ama biz de keyfi olarak gitmiyoruz. Cildim hassas olduğu için gidiyorum. Yaz aylarında ten rengimin kırılması için gidiyorum. Esmer bir tene zaten sahip olamam. Örneğin sosyal medyada bana yapılan kötü yorumlar oldu. 22 dakika komik bir dakika gibi göründü. Bilenler bilir, 22 dakika beyaz tenli bir insan için çok ağırdır. Sorun aslında 22 dakika da değil. Sorun, makinenin 2 dakika bile fazla çalışması. O makinenin durması gerekiyordu, bunu da ben fark ettim ve durdurdum. Bu durumlarda lütfen herkes hakkını arasın ve çoğalalım. Ne kadar sinersek bu cezalar o kadar basitleşir" dedi.

Mersin'de ilginç hırsızlık! Haber

Mersin'de ilginç hırsızlık!

Mersin'de bir güzellik merkezinin terasında bulunan 'Madagaskar Dragon Ağacı' ve 'Difenbahya' bitkisi, bir çift tarafından planlı bir şekilde önce ayırıldı, ardından çalındı. Olayın güvenlik kamerası görüntüleri, çiftin hareketlerini saniye saniye kaydetti. Olay, merkez Yenişehir ilçesi Gazi Mahallesi 4. Cadde üzerinde bulunan bir güzellik merkezinde yaşandı. Alınan bilgilere göre, akşam saatlerinde iş yerini kapatan çalışanlar, sabah geldiklerinde terasta bulunan çiçeklerin arasında kedi maması olduğunu fark etti. Kamera kayıtlarını inceleyen çalışanlar, yaşlı bir kadının iş yerine gelerek önce bitkiler arasına kedi maması bıraktığını, ardından 'Madagaskar Dragon Ağacı' ve 'Difenbahya' bitkilerini ayırdığını, bir süre sonra eşi olduğu düşünülen yaşlı bir adamın gelip ayırılan çiçekleri alarak olay yerinden uzaklaştığını gördü. Çalışanlar, yaşlı çiftin planlı bir şekilde çiçekleri çaldığını görünce şaştı kaldı. “Rica etselerdi verirdik” İş yeri çalışanlarından Yağmur Güngör, sabah saatlerinde iş yerini açtıklarında çiçeklerin arasında kedi maması gördüklerini belirterek, "Kimin bıraktığını anlamak için kameraya baktığımızda iki yaşlı çiftin çiçeklerimizi planlı bir şekilde çaldığını gördük. Normalde saat 20.00'de iş yerimizi kapatıyoruz, yaşlı çift de 20.50'de gelip çiçekleri hem kontrol edip hem de kedi maması bırakıyor. Yanlış hatırlamıyorsam saat 21.50 gibi de eşi geliyor ve kadının ayırdığı çiçekleri alıp arkasına bile bakmadan gidiyor. Bunu planlayarak yaptılar zaten. Kendileri gelip isteselerdi, rica etselerdi biz onlara verirdik. Böyle bir durum içerisinde bulunmalarına gerek yoktu. Bugün çiçeğimizi çalan, yarın başka eşyalarımızı da çalabilir. Camı kırıp içeri girip cihazlarımızı da çalabilirler" diye konuştu.

Dilan Polat ile başlayan güzellik merkezleri furyası şimdi iflasın eşiğinde! Haber

Dilan Polat ile başlayan güzellik merkezleri furyası şimdi iflasın eşiğinde!

Bir zamanlar fenomenlerin ve influencer'ların öncülüğünde popülerleşen güzellik merkezleri sektörü, şu anda ekonomik daralmalar ve sektördeki aşırı rekabet nedeniyle zor bir dönem geçiriyor. Özellikle Dilan Polat gibi ünlü isimlerin öncülüğünde yaygınlaşan "güzellik merkezi açma" trendi, günümüzde eski cazibesini kaybetmiş durumda. Bu durum, yatırımcıların ve girişimcilerin zor bir karar verme sürecine girmesine neden oldu. Ekonomik Zorluklar ve Artan Maliyetler İşletmeleri Etkiliyor Güzellik merkezleri, yüksek kira bedelleri ve artan maliyetlerle baş etmekte zorlanıyor. Ayrıca, pandeminin ardından değişen tüketici alışkanlıkları, daha fazla alternatif hizmetin ortaya çıkması ve sektördeki yoğun rekabet, taleplerin azalmasına neden oldu. Geçmişte hızla çoğalan güzellik merkezi sayısı, şu anda işletmecilerin faaliyetlerini devretme ya da sonlandırma kararları almasına yol açıyor. Kapanmaya yaklaşan birçok güzellik merkezi, emlak sitelerinde "devren kiralık" veya "satılık" ilanları ile dikkat çekiyor. Kafe ve restoranlardan sonra en fazla devren kiralık veya satılık ilanı, güzellik merkezlerinden geliyor. İstanbul, bu durumdan en fazla etkilenen şehirlerin başında geliyor. Yatırımcılar ve Girişimciler İçin Zor Bir Dönem Güzellik sektöründeki bu duraklama, yatırımcılar ve girişimciler için büyük bir belirsizlik yaratıyor. Gelişen bu sektör, hem girişimciler hem de yatırımcılar için büyük bir fırsat sunmuşken, şimdi geri adım atmayı zorunlu hale getiriyor. Yüksek rekabetin ve talebin düşmesinin yanı sıra, ekonomik kriz ve yaşam maliyetlerinin artması da güzellik merkezi işletmelerini zor duruma sokuyor. Kapanma süreci, sektördeki birçok işletmenin yeniden yapılanma sürecine girmesine ya da yeni stratejiler geliştirmelerine neden olacak gibi görünüyor. Geçmişteki Popülerlik, Şu Anki Durgunluk Güzellik merkezleri, özellikle influencer'lar ve ünlü isimler tarafından gerçekleştirilen kampanyalarla popüler hale gelmişti. Ancak bugün, bu merkezlerin çoğu, bir zamanlar vaat edilen yüksek kar beklentilerinin gerisinde kalmış durumda. Yüksek kiralar, düşük müşteri talepleri ve artan operasyonel maliyetler gibi sorunlar, bu sektörün krizle karşılaşmasına yol açtı. Özetle, İstanbul’da ve Türkiye genelinde güzellik merkezlerinin kapanma süreci hızlanıyor. Güzellik merkezi açma trendi, özellikle influencer etkisiyle ivme kazanırken, ekonomik zorluklar ve sektördeki yoğun rekabet, bu işletmeleri zorlu bir döneme sokmuş durumda. Şu anda devren kiralık ya da satılık ilanlarla yer alan güzellik merkezleri, sektördeki geleceğe dair belirsizlikleri artırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.