#Hatay Dağ Ceylanı

İLKHABER-Gazetesi - Hatay Dağ Ceylanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay Dağ Ceylanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay’da doğa için el ele: Fidan diktiler, ceylanları yerinde gözlemlediler Haber

Hatay’da doğa için el ele: Fidan diktiler, ceylanları yerinde gözlemlediler

Hatay’da doğa bilinci oluşturmayı amaçlayan anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrenci ve akademisyenleri, Hatay Tabiatı Koruma Derneği yöneticileri ve üyeleriyle birlikte, Kırıkhan Orman İşletme Müdürlüğü’nün desteğiyle çevreye duyarlılık odaklı bir program gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında Kırıkhan Mesire Alanı’nda fidan dikimi yapılırken, ardından katılımcılar Gölbaşı Sulak Alanı’nda doğa ile iç içe bir keşif yürüyüşüne katıldı. Program çerçevesinde bölgenin simge türlerinden olan Hatay dağ ceylanı hakkında yerinde gözlem ve bilgilendirme faaliyetleri de gerçekleştirildi. Etkinliğe, Kırıkhan Orman İşletme Şefi İsa Açıkgöz ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Kırıkhan Şefi Cihat Bozkuş da katılarak doğa koruma çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Gençlerimizle birlikte doğaya dokunan bu tür etkinlikler, sadece çevre bilincini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek nesillere güçlü bir farkındalık mirası bırakıyor. Bugün burada hem fidan dikerek doğaya katkı sunduk hem de Gölbaşı Sulak Alanı’nda biyolojik çeşitliliği yerinde gözlemleme fırsatı bulduk. Bu tür buluşmaların artarak devam etmesini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dağ ceylanı kamufle oldu, tilki, kurt ve engerek kayda girdi Haber

Dağ ceylanı kamufle oldu, tilki, kurt ve engerek kayda girdi

Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği, bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğini koruma ve yaban hayatını izleme çalışmalarında öncü rol üstleniyor. Dernek, özellikle nesli tehlike altında olan Hatay dağ ceylanları başta olmak üzere, doğada yaşayan diğer canlıların korunmasına yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Dernek bünyesinde yürütülen fotokapan çalışmaları da kentin yaban hayatının tespiti ve izlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Hatay’daki karasal memeliler listesine 69. sıradan dahil edilen uzun kulaklı çöl kirpisi de fotokapan kayıtları sayesinde tespit edilmişti. Bu kayıtlar, türlerin varlığını belgelemekle kalmayıp, ekosistemin sağlıklı işleyişini gözlemlemek için de önemli veriler sağlıyor. Derneğin kırsal alanlardaki foto kapanlarına son olarak kamufle olmuş bir dağ ceylanı, bir tilki, kurt ve hatta bir engerek yılanı görüntüleri de yansıdı. Bu kayıtlar, Hatay’ın doğal dengesinin ne kadar zengin ve kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hatay Doğayı ve Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Fotokapan çalışmalarımız, yalnızca türleri tespit etmekle kalmıyor, ekosistemimizin sağlığı hakkında bize değerli bilgiler veriyor. Dağ ceylanından kurda, engerek yılanından diğer tüm canlılara kadar her tür, Hatay’ın doğasının vazgeçilmez bir parçasıdır. Amacımız, bu dengeyi korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Doğayı korumak hepimizin sorumluluğudur ve bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Dağ ceylanlarının korunmasında ‘su ve nohut’ stratejisi Haber

Dağ ceylanlarının korunmasında ‘su ve nohut’ stratejisi

Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre küresel ölçekte tehlike altında olan dağ ceylanlarının özellikle İsrail’deki popülasyonun ciddi bir düşüş eğilimde olduğu belirtiliyor. Bu durum, 2025 yılı envanterine göre, dünyada yaklaşık 3 bin bireylik dağ ceylanı popülasyonunun bin 504 bireyini barındıran Hatay’daki popülasyonun önemini daha da artırıyor. Bir zamanlar Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Halep gibi geniş bir alanda bulunan dağ ceylanları, günümüzde yalnızca Hatay il sınırlarında, İncirli Tepeleri Önemli Doğa Alanı’nda, Kırıkhan ve Reyhanlı ilçeleri arasında yer alan “Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası”nda yaşamını sürdürüyor. Doğa Derneği, ceylanların korunması amacıyla Hatay Tabiatı Koruma Derneği (TAKODER) ile birlikte yürütülen proje kapsamında türün popülasyonunu güçlendirmeyi, yaşam alanlarını korumayı, rehabilite etmeyi ve farkındalık yaratmayı hedefliyor. Ceylanlar için su ve nohut 2024 Ağustos ayında Dünya Doğayı Koruma Birliği Türümüzü Kurtarın Fonu (IUCN Save Our Species) ve Segre Vakfı (Foundation Segré) Koruma Eylem Fonu desteğiyle başlatılan proje kapsamında, dağ ceylanlarının suya erişimini artırmak için üç yeni su kaynağı oluşturuldu. Ayrıca, dağ ceylanlarının protein ihtiyacını karşılamak amacıyla 10 dönümlük bir pilot alana nohut ekimi yapıldı. Bölgedeki 11 tarihi su sarnıcı, ceylanlar ve diğer yaban hayvanları için risk oluşturuyordu. Düşme sonucu yaralanma ve ölüm vakalarının önüne geçmek için sarnıçların çevresi ekolojik parmaklıklarla güvenli hale getirildi. Bunun yanı sıra ceylanlar için şap hastalığı gibi tehditler oluşturan büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için her alan bölgedeki dört su kaynağının da restorasyonun gerçekleştirilmesine başlandı. Türün genetik çeşitliliğini artırmaya yönelik stratejik bir plan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, ceylanların geleceğini güvence altına almak için, türün genetik çeşitliliğini artırmaya yönelik bir plan hazırlandığını söyledi. İzole ve sınırlı alanlarda yaşayan küçük popülasyonlarda genetik çeşitliliğin düşük olmasının, hastalıklara ve diğer tehditlere karşı dirençlerini zayıflattığını ifade eden Arslan, “Bu nedenle, yeni yaşam alanları oluşturularak ceylan nüfusunun güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje yalnızca saha çalışmalarıyla sınırlı kalmıyor. Yerel halk, çiftçiler ve çobanlarla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında bugüne kadar 300’ü aşkın öğrenciye eğitim verildi ve bilgilendirici materyaller dağıtıldı. Ayrıca, yetkililerle yapılan toplantılar ve sosyal medya içerikleri ile dağ ceylanlarının korunmasına yönelik daha geniş bir destek ağı oluşturuluyor” dedi. “Hatay’daki dağ ceylanlarının korunması türün geleceğinin korunması demektir” Arslan şunları kaydetti: “Hatay, Türkiye’deki dağ ceylanı popülasyonuna ev sahipliği yapan tek bölge. Dünya’da sadece iki bölgede kalan bu ceylan türünü korumak onun dünya üzerindeki neslinin devam etmesi için kritik öneme sahip. Yerel ortağımız Hatay Tabiatı Koruma Derneği (TAKODER) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü uzun yıllardır ceylanlar için bölgede başarılı çalışmalar yürütüyor. Biz de bu çalışmaların uluslararası doğa koruma alanında tanınması ve desteklenmesini sağlıyoruz. TAKODER ile yürüttüğümüz koruma çalışmalarına ek olarak Hatay dışında, geçmişte dağ ceylanlarının yaşadığı alanları araştırıyoruz. Dağ ceylanlarının tekrar bu alanlarda yaşaması için uygun habitatlar sunup sunmadığını belirliyoruz. Gelecekte, belirlediğimiz alanlara dağ ceylanlarını naklederek popülasyonlarını artırmayı hedefliyoruz.”

Türkiye’nin iki ceylan türü için koruma çalışmaları devam ediyor Haber

Türkiye’nin iki ceylan türü için koruma çalışmaları devam ediyor

Ceylanlar üzerine yapılan taksonomik araştırmalarda zaman zaman karışıklıklar yaşansa da, son bilimsel veriler doğrultusunda Hatay’da yerleşik olan Hatay Dağ Ceylanı ile Şanlıurfa Sahası’nda görülen Kum Ceylanı’nın Türkiye’de yaşadığı kesinleşmiş durumda. Ancak bu iki türün de nesli tehdit altında. Doğa Derneği Tür Koruma Programı Koordinatörü ve Yaban Hayatı Uzmanı Şafak Arslan, bu kritik duruma dikkat çekerek, koruma ve araştırma çalışmalarının sürdüğünü, özellikle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü personellerinin büyük özveriyle çalıştığını vurguluyor. Ceylanların geleceği için transfer çalışmaları Ceylanların neslinin korunması adına en önemli adımlardan biri de popülasyonun uygun alanlara transfer edilmesi ve yeniden yerleştirme çalışmaları. Arslan, bu konuda yapılan çalışmalara değinerek şu bilgileri paylaştı: "Özellikle Kum Ceylanlarının, Şanlıurfa Kızılkuyu’dan Şırnak’taki Gabar Dağı eteklerine ve birkaç farklı noktaya transfer edilmesi, türün geleceği açısından kritik öneme sahip. Bu tarz transfer çalışmaları, ceylanların daha geniş bir alanda güvenli bir şekilde yaşamasını sağlayacaktır." Hatay’daki Dağ Ceylanları için de benzer bir sürecin gerekli olduğuna dikkat çeken Arslan, bu popülasyonun uygun yaşam alanlarına yeniden yerleştirilmesinin neslin devamı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. "Popülasyonları güvence altına almak zorundayız" Şafak Arslan, Türk bilim insanları, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları ve ilgili devlet kurumlarının iş birliğiyle bu türleri koruma altına almak için önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Arslan, "Umuyoruz ki bu çalışmaların ardından Hatay Dağ Ceylanları için de benzer bir süreci başlatabilir ve popülasyonlarını güvence altına alabiliriz. Bu türlerin yok olmasını önlemek için koruma projelerinin hız kesmeden devam etmesi gerekiyor" diye konuştu. Türkiye’nin doğal mirası olan bu iki ceylan türünün korunması için yapılan çalışmaların, gelecekte daha kapsamlı projelerle desteklenmesi bekleniyor.

Hatay’daki dağ ceylanlarının sayısı 1504'e ulaştı Haber

Hatay’daki dağ ceylanlarının sayısı 1504'e ulaştı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi tarafından nesli tükenme tehlikesinde olduğu için koruma altına alınan Hatay’daki dağ ceylanlarına yönelik 2024 yılı envanter çalışması yapıldı. Yapılan çalışmada, dağ ceylanları popülasyonundaki birey sayısı 1504 olarak belirlendi. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, Hatay Dağ Ceylanı 2024 yılı envanter çalışması tamamlanmasıyla ilgili ilkhaber-gazetesi.com'a yaptığı açıklamada, dünyada yaklaşık 3 bin bireyi kalan "gazella gazella" türü dağ ceylanlarının İsrail, Ürdün, Filistin ve Türkiye’de dağılım gösterdiğini söyledi. Nesli tükenme tehlikesinde olduğu için koruma altına alınan Hatay'daki dağ ceylanlarının yaşam alanlarını iyileştirerek popülasyonlarını korumak üzere Doğa Derneği ile birlikte çalışma yaptıklarını ifade eden Öğünç, "Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi tarafından da Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatını Geliştirme Sahası'nda ciddi çalışmalar gerçekleştiriliyor. Yapılan koruma çalışmaları sayesinde türün popülasyonu artıyor. Buna göre Hatay Dağ Ceylanı 2024 yılı envanter çalışması da tamamlandı. Çıkan sonuca göre popülasyondaki birey sayısı 1504 olarak açıklandı. Hem Hatay'a hem de ülkemize hayırlı uğurlu olsun. Dağ Ceylanı yaşam alanını koruma altına alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere koruma çalışmalarına etkin bir şekilde devam eden Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay Şubesi yöneticilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi. Kırıkhan'a bağlı İncirli ve Yalangoz köyleri sakinlerinin sağlıklı bir şekilde yaşayıp tarımsal faaliyetlerine sorunsuz devam etmesinde dağ ceylanlarının büyük faydasının olduğuna dikkati çeken  Öğünç, "2011 ve 2013 yıllarında İncirli ve Kalekamberli köylerine çimento fabrikaları kurulmuş olsaydı, önce bölge insanının sağlığı, sonra da ana geçim kaynağı olan küçük ve büyükbaş hayvancılık, tarımsal faaliyetler bitmiş olacaktı. Bunun nihai sonucu da göç olacaktı. Bu durumun ülkenin değişik bölgelerinde birçok örneği var. Dağ ceylanlarının sayısının 3000'leri bulduğu, Hatay'dan eski yaşam alanlarına Hatay Dağ Ceylanlarının nakledildiği günleri de görebiliriz" ifadeleri kullan

Öğünç: Hatay dağ ceylanlarını, taşa ve çakıla feda edemeyiz Haber

Öğünç: Hatay dağ ceylanlarını, taşa ve çakıla feda edemeyiz

Hatay'daki "Gazella gazella" türü dağ ceylanlarının yaşam alanlarını iyileştirerek popülasyonlarını korumak üzere Doğa Derneği iş birliği ile çalışma yapan Hatay Tabiatı Koruma Derneği'nin Başkanı Abdullah Öğünç, türün bölgedeki birey sayısının bin 500'e yaklaştığını söyledi. Hatay dışında dünya genelinde sadece İsrail’de 3 bin kadar bireyin kaldığını ifade eden Öğünç, "İsrail’deki popülasyon sürekli azalıyor. IUCN tarafından bu tür nesli tehlikede olarak listelendi. Derneğimizin yıllardır kesintisiz devam eden çalışmaları, Tarım ve Orman Bakanlığının başarılı uygulamaları ve yöre halkının çok değerli desteği ile Türkiye’deki yegane popülasyon olan Hatay popülasyonu ise sürekli artıyor" dedi. 2017 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından "Hatay Dağ Ceylanı Tür Eylem Planı" hazırlandığını anımsatan Öğünç, "Bu çalışmada türün yayılış alanının yaklaşık 135 kilometreye kadar olduğu belirlendi. Bu çalışmaların sonuçlarına dayanılarak 25.12.2019 tarih ve 30989 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 24.12.2019 tarih ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yaklaşık 133 kilometrelik bir alan, Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatını Geliştirme Sahası (YHGS) olarak ilan edildi. Bu ilana bağlı olarak 2020 yılı içinde de alanın Yönetim Planı hazırlandı" diye konuştu. Öğünç, şunları kaydetti: "Ancak 05 Haziran 2021 tarih ve 31502 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yaklaşık 8 kilometerelik bir alan YHGS’nın dışına çıkarıldı. Yörede yaşayan bazı duyarlı vatandaşlarımızın bu kararı mahkemeye vermesi ve yürütmenin durdurulmasını talep etmesi üzerine süren dava sonucunda, Danıştan 10. Dairesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi ve Hatay Dağ Ceylanı (Gazella gazella) Yaban Hayatını Geliştirme Sahası alanının daraltılması kararının yürütmesi durduruldu. Ancak son günlerde YHGS ilan edilmiş alan üzerine taş ocaklarının baskılarının artarak devam ettiğini büyük bir endişe içinde izliyoruz. Türün nesli tehlikede ve dünyadaki popülasyonu artmakta olan tek alan, Hatay’daki koruma alanıdır. Burada yaşayan tür, şehrimizin en değerli simgelerinden biridir. Ülkemiz ve kentimiz için bu kadar nadir ve nesli tehlikede olan bu türümüzü, taşa ve çakıla feda edemeyiz. Depremin yaralarını hep birlikte sarabiliriz ve Hatay’ımızı tekrar ayağa kaldırırız. Ancak bu süreçte Dağ ceylanımızı kaybedersek, bir daha asla geri getiremeyiz. Hatay, bir ceylan türünü koruyacak ve yaşatacak kadar güçlüdür."

Hatay’daki taş ocaklarının çevresel etkilerini en aza indirmek için Abdullah Öğünç’ten öneriler Haber

Hatay’daki taş ocaklarının çevresel etkilerini en aza indirmek için Abdullah Öğünç’ten öneriler

Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, ilkhaber-gazetesi.com'a yaptığı açıklamada, son yıllarda hızla artan taş ocaklarının, il ekonomisi açısından önemli bir sektör haline geldiğini ifade etti. Ancak, bu taş ocakların gerekli çevresel hassasiyet ve ciddi bir planlama yapılmadan işletmeye açılmasının, birçok çevre sorununu da beraberinde getirdiğini bildiren Öğünç, sürdürülebilir taşocağı işletmeciliği için bazı önemli önerilerde bulundu. Öğünç, öncelikle dağların ve tepeliklerin sağlıklı bir çevre için kritik işlevler yerine getirdiği bilinci oluşturulması gerektiğine dikkati çekerek, ayrıca yeni açılacak her taşocağı ve maden için gerçekçi ÇED raporlarının hazırlanması ve buna göre işletme izini verilmesi gerektiğini vurguladı. Örneğin, Hatay Dağ Ceylanı yaşama alanları veya Gölbaşı Gölü'nün yakın çevresi gibi kritik türlerin ve habitatların bulunduğu alanlarda taş ocakları açılmasının sakıncaları olduğunu dile getiren Abdullah Öğünç, şunları kaydetti: "Taş ocakları ve madenlerin bitki örtüsü tahribatının ve kritik tür kaybının en az olacağı alanlara yönlendirilmesi gerekir. Ayrıca, her işletmenin toz ve gürültü yayılmasını en aza indirecek tedbirler almasının zorunlu hale getirilmesi ve bu durumun denetlenmesi yapılmalı. Yerleşim yerlerinin çok yakınına taş ocakları ve madenler açılmamalı, bölgedeki insanların rahatı, huzuru ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına saygı gösterilmeli. İşletme süresince yöredeki çiftçiler ve hayvancılık yapanların uğrayacağı zararların da işletme maliyetine dâhil edilmesi ve tazmin edilmesi gerekir. Bununla birlikte işletmeye kapatılan taş ocakları doğal peyzaja uygun düzenlemelerle rehabilite edilmeli. İşletmesini rehabilite etmeyen bir taş ocağı veya madenin başka bir yerde işletme ruhsatı alması engellenmeli. Korunan alanlarda yeni taş ocakları ve madenlere izin verilmemeli ve mevcut olanlar da kapatılmalı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.