#Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi

İLKHABER-Gazetesi - Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay'da tarımda bilimsel dönüşüm: HBB ve HMKÜ'den üreticiye akademik destek Haber

Hatay'da tarımda bilimsel dönüşüm: HBB ve HMKÜ'den üreticiye akademik destek

Hatay'da tarım sektörünün teknolojik ve akademik altyapısını güçlendirmek amacıyla Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) arasında stratejik bir toplantı trafiği gerçekleştirildi. Yerel üreticilerin dünya standartlarında üretim yapabilmesini hedefleyen bu temaslar, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin bilimsel metotlarla yeniden yapılandırılmasını temel alıyor. BİSAK FAALİYETLERİNİN ETKİ ALANI GENİŞLETİLİYOR Gerçekleştirilen istişarelerin odak noktasını, Türkiye'nin bitki sağlığı alanındaki ilk ve tek klinik merkezi olma unvanına sahip olan HMKÜ Bitki Sağlığı Kliniği Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİSAK) oluşturdu. Toplantı kapsamında, bu merkezin sunduğu imkanların daha geniş kitlelere ulaştırılması ve mevcut çalışma sahalarının verimliliğinin artırılmasına yönelik somut adımlar masaya yatırıldı. ÜRETİCİLER İÇİN LABORATUVAR VE SAHA DESTEĞİ ÖNCELİKLİ HEDEF HBB yetkilileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, çiftçilerin yenilikçi tarım teknikleri konusunda eğitilmesi ve merkezin teknik kapasitesinden en üst düzeyde faydalanması gerektiği vurgulandı. BİSAK bünyesindeki laboratuvar analizleri ve saha danışmanlık hizmetlerinin, Hataylı üreticilerin mahsul kalitesini artırmak için daha aktif bir biçimde kullanılması hedefleniyor. KURUMLAR ARASI RESMİ PROTOKOL İÇİN HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR İş birliğinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla önümüzdeki dönemde HBB ve HMKÜ arasında resmi bir protokol imzalanması öngörülüyor. Hazırlanacak olan bu mutabakat metni ile birlikte, ortak projelerin geliştirilmesi ve tarımsal hizmet ağının tüm şehre yayılması için hukuki ve idari bir zemin oluşturulacak.

Mersin’in tarihi bu belgeselde anlatılacak: Prof. Cereci'den yeni yapım geliyor Haber

Mersin’in tarihi bu belgeselde anlatılacak: Prof. Cereci'den yeni yapım geliyor

Belgesel sinema alanında doktora sahibi olan ve 1992 yılından bu yana 30’dan fazla belgesel üreten Prof. Dr. Cereci’nin yeni projesinde, Mersin’in tarihsel ve kültürel dokusunu oluşturan Ermeni toplumunun geçmişi ele alınacak. Yapımda, Bizans döneminde Çukurova’ya yerleşen Ermenilerden günümüze uzanan süreç, çok katmanlı bir anlatımla izleyiciye aktarılacak. Belgeselin, yalnızca Mersin’in değil, Türkiye’nin çok kültürlü yapısına da ışık tutması hedefleniyor. Kent belleğini kayıt altına alma amacı taşıyan projede Ali Kemal Fincan genel koordinatör olarak görev alırken, Janet Dibo, Tahir Üncü, Hüseyin Sungur ve Şahin Kısadur teknik ve içerik desteği sağlayacak. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cereci’nin asistanı İbrahim Okutan ise yapımın post-prodüksiyon sürecinde yer alacak. Daha önce İran’dan Van’a göç eden Küresinni topluluğu, Mardin’deki Süryaniler, Batman ve çevresindeki Kürt kültürü ile Hatay’ın etnik ve inanç yapısını konu alan çalışmalara imza atan Cereci, bölgesel bellek ve kültürel çeşitlilik temalarını belgesellerinde işlemeyi sürdürüyor. Ayrıca 2026 projeleri arasında 6 Şubat depremleri sonrası Hatay’daki yeniden yapılanma sürecini ele alan “Deprem Distopyası: Hatay” adlı yapım da bulunuyor. Prof. Dr. Sedat Cereci ise yeni belgesel sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Mersin Ermenileri belgeseli, yalnızca bir topluluğun tarihini anlatmakla sınırlı değil; aynı zamanda bu coğrafyanın yüzyıllardır biriktirdiği kültürel çeşitliliğin izini sürmeyi amaçlıyor. Her belgesel, geçmişle bugün arasında bir köprü kurma çabasıdır. Biz de bu çalışmayla Mersin’in çok kültürlü hafızasını görünür kılmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Nakışlarla geçmişe yolculuk: 114 eserlik etkileyici sergi Haber

Nakışlarla geçmişe yolculuk: 114 eserlik etkileyici sergi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde, El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Geleneksel Türk Sanatları Topluluğu, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Antropoloji Bölümü’nün ortak katkılarıyla “geleneksel ürünler” temalı geniş katılımlı bir program gerçekleştirildi. Üniversite yerleşkesinde düzenlenen etkinlik, yoğun ilgisi ve katılımcı çeşitliliğiyle dikkat çekti. Program kapsamında Doç. Dr. Kadriye Şahin, “Nakışların İzinde Bir Antropoloğun Yolculuk Deneyimleri” başlıklı bir konferans sundu. Sunumda, nakış sanatının yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda toplumsal belleği taşıyan önemli bir kültürel unsur olduğu vurgulandı. Geleneksel işlemelerin günlük yaşamla kurduğu bağ ve tarihsel süreklilik içerisindeki yeri ayrıntılı biçimde ele alındı. Etkinliğin bir diğer önemli bölümü ise Doç. Dr. Kadriye Şahin’e ait kişisel koleksiyondan derlenen “Kültürün Renkleri, Nakışların Dili” adlı sergi oldu. Toplam 114 eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilere geçmişten günümüze uzanan güçlü bir kültürel hatırlama deneyimi sundu. Serginin küratörlüğünü Prof. Dr. Ayşegül Karakelle Alper üstlenirken, programın moderatörlüğünü Doç. Dr. Gönül Reyhanoğlu yürüttü. Etkinliğe, üniversitenin farklı fakültelerinden akademisyenler, öğrenciler ve idari personelin yanı sıra çevre ilçelerden gelen çok sayıda davetli katıldı. Eski sandıklardan çıkan el emeği ürünler, katılımcılar arasında duygusal anların yaşanmasına vesile olurken, birçok kişi kendi aile geçmişine dair anılarını paylaşma imkânı buldu. Programda ayrıca el sanatlarının ve geleneksel nakışların, özellikle deprem sonrası yaşanan toplumsal iyileşme sürecine katkısı üzerinde duruldu. Kültürel mirasın korunması, yeniden canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Bunun yanı sıra, dijital bağımlılığın arttığı günümüzde çocukların üretim temelli el sanatlarına yönlendirilmesinin önemi de dile getirildi. Sergide katılımcılar, renklerin ve desenlerin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı yeniden hissetti. Birçok ziyaretçi, elindeki geleneksel ürünleri yeniden değerlendirme ve yaşatma fikriyle etkinlikten ayrıldı. Doç. Dr. Kadriye Şahin programa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bu topraklarda her motif, her nakış aslında bir hafıza katmanıdır. Onları yalnızca sergide görmek değil, yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak bizim en önemli sorumluluğumuzdur. Özellikle zorlu dönemlerden sonra bu kültürel üretimler, toplumun yeniden toparlanmasına ve duygusal bağların güçlenmesine katkı sağlar. Ben her bir çalışmanın, geçmişle kurulan sessiz ama son derece güçlü bir diyalog olduğuna inanıyorum.”

"Filistin" konulu panelde uluslararası hukuk tartışıldı Haber

"Filistin" konulu panelde uluslararası hukuk tartışıldı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ev sahipliğinde “Değişen Dünya Düzenleri: Uluslararası Hukukun Değişmeyen Filistin Sınavı” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik, Uluslararası Öğrenciler Topluluğu ile Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencilerinin iş birliğiyle organize edildi. Panele, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Hali, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. M. Akif Okur ve Kastamonu Üniversitesi’nden Dr. Hamza Yavuz konuşmacı olarak katılarak Filistin meselesini insani, hukuki ve siyasi yönleriyle ele aldı. “FİLİSTİN SADECE BİR COĞRAFYA MESELESİ DEĞİL” Panelin açılışında konuşan Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Filistin meselesinin yalnızca bir toprak sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Eren, yaşananların uluslararası hukuk ile güç ilişkileri arasındaki gerilimi ortaya koyduğunu belirterek, “Burada aslında bir coğrafyadan değil, uluslararası hukukun sınırları ile gücün sınırsızlığı arasındaki çelişkiden söz ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sivil hedeflere yönelik saldırıların açık bir hukuk ihlali olduğunu dile getiren Prof. Dr. Eren, hastaneler, okullar ve altyapının tahrip edilmesinin uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu ifade etti. Eren, sivillerin açlık, susuzluk ve kuşatma koşullarına maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekti. Uluslararası sistemin tepkisizliğine de değinen Eren, cezasızlık olgusunun ciddi bir sorun oluşturduğunu belirterek, bunun “ihlallerin sürmesine zemin hazırlayan bir mesaj” niteliği taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Eren, Filistin meselesinin aynı zamanda küresel düzenin adalet ve hukuk iddiasını test ettiğini vurguladı. “HAFIZAYI CANLI TUTMAK AKADEMİK BİR SORUMLULUK” Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Hali ise konuşmasında Filistin halkının yaşadığı insani trajediye dikkat çekti. Hali, entelektüel sorumluluğun en önemli boyutlarından birinin toplumsal hafızayı korumak olduğunu ifade ederek, unutmaya karşı durmanın akademinin temel görevlerinden biri olduğunu söyledi. Uluslararası hukuk ve insan hakları söyleminin Filistin bağlamında çifte standartlara maruz kaldığını belirten Hali, mevcut küresel düzenin adalet ve eşitlik iddialarının uygulamada sorgulanması gerektiğini dile getirdi. AKADEMİK DEĞERLENDİRMELER Oturum başkanlığını da yürüten Servet Hali yönetimindeki panelde, Prof. Dr. M. Akif Okur güncel kamuoyuna yansımayan akademik çalışmalarından örnekler paylaşırken, Dr. Hamza Yavuz ise İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemleri ve farklı toplumsal çevrelerde Filistin politikalarına yönelik eleştiriler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panel, katılımcıların soruları ve akademik tartışmalarla sona erdi.

Hatay'da Türkiye ve Özbekistan arasında ortak medeniyet forumu düzenlendi Haber

Hatay'da Türkiye ve Özbekistan arasında ortak medeniyet forumu düzenlendi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) ile Özbekistan Maneviyat ve Marifet Merkezi iş birliğiyle hazırlanan Türkiye-Özbekistan Alimler ve Aydınlar Forumu-Ortak Medeniyetin İzinde Programı, üniversitenin konferans salonunda yapıldı. İki ülke arasındaki dil, tarih ve kültürel değerlerin kapsamlı şekilde masaya yatırıldığı etkinlikte, Türk-İslam medeniyetinin dünü, bugünü ve geleceği akademik perspektifle değerlendirildi. MEDENİYET MİRASI GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN TEMEL UNSURDUR Programın açılışında katılımcılara hitap eden HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, ortak kültürün toplumların kimlik inşasındaki stratejik önemine değindi. Paylaşılan mirasın sadece geçmişe ait bir hatıra olmadığını belirten Prof. Dr. Eren, bu birikimin gelecek vizyonu için bir temel teşkil ettiğini kaydetti. Medeniyet kavramını canlı bir süreç olarak tanımlayan Eren, "Medeniyet söylemi, toplumların kendilerini nasıl tanımladıkları, geçmişin nasıl inşa edildiği sorusu üzerinden geleceğe yönelik uzgörüşlerini şekillendirecek sınırların tahayyülüdür. Türk İslam medeniyeti etrafında şekillenen bu uzgörüş, dil, edebiyat, inanç, değerlerle şekillenerek medeniyet ifadesinde somutlaşmaktadır. Medeniyet bir ifade ile dünü, bugünü ve yarını olan canlı bir süreçtir. Dün korumayı, saklamayı, bugün yaşamayı, gelecek vurgusu ise inşa etmeyi gerektirir. Bu sebeple medeniyeti geçmişe referanstan çıkarıp, güncel pratiklerle yoğurmak ve geleceğin inşası ve ihyası için kullanabilmek gerekir çünkü medeniyet hiçbir müzeye hapsedilemeyecek kadar büyük bir gerçekliktir." ifadelerini kullandı. ANADOLU VE MAVERAÜNNEHİR HAVZALARI YENİDEN KUCAKLAŞTI Eğitim ve akademi alanındaki iş birliklerinin kültürel diplomasi açısından taşıdığı kritik role dikkat çeken Rektör Eren, Hatay'daki buluşmayı tarihi bir kavuşma olarak nitelendirdi. İki coğrafya arasındaki bağı vurgulayan Eren, "Bugün, yüzyıllardır birbirine hasret kalmış ancak kökleri aynı hakikat toprağında birbirine sarılmış iki büyük havzanın, Maveraünnehir ile Anadolu'nun yeniden kucaklaşmasına şahitlik ediyoruz." dedi. HMKÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Alp Polat ise Türk milletinin devlet kurma yeteneğinin ötesinde, ilim ve hikmet merkezli medeniyetler inşa etme vasfına sahip olduğunu dile getirdi. Polat, bu mirasın kendilerine büyük bir sorumluluk yüklediğini ve gerçekleştirilen forumun bu sorumluluğun bir yansıması olduğunu ifade etti. STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ VE BİLİMSEL DİYALOG MESAJI Uluslararası Ali Şir Nevayi Vakfı Başkan Yardımcısı Dr. Feruza Torahodjaeva, Vakıf Başkanı Prof. Dr. Olim Davlatov’un özel nedenlerle katılamadığı programda, Davlatov’un mesajını paylaştı. Etkinliğin kardeş halkların manevi uyanışının bir simgesi olduğunu belirten mesajda, akademik ortaklıklara verilen önem şu sözlerle aktarıldı: "Vakfımız gelecekte de Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinin önde gelen bilim insanları ile işbirliği yapmaya, ortak bilimsel projeler hayata geçirmeye ve öğrenci değişimi yapmaya her zaman hazırdır." Forumun devam eden oturumlarında Prof. Dr. Narzulla Jurayev medeniyetin gelişim beklentilerini, Prof. Dr. Abduhalil Mavrulov Türkiye ve Özbekistan arasındaki manevi mekanı, Amirjon Mardonov dijital çağdaki siber etik ve hukuk kültürünü, Dr. Kemal Yavuz Ataman ise Ata Mekan'dan Anadolu'ya taşınan irfani zekayı içeren sunumlarını gerçekleştirdi.

TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert Hatay'da Bengü Taşlar'ın önemini anlattı Haber

TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert Hatay'da Bengü Taşlar'ın önemini anlattı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ), Türk dili ve tarihinin en önemli kaynakları arasında yer alan eski yazıtların ele alındığı anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, üniversite bünyesindeki Tarih Düşünce ve Araştırma Topluluğu ile HMKÜ iş birliğiyle gerçekleştirilen Orta Asya Bozkırlarında Türk Dilinin ve Tarihinin Sessiz Tanıkları, Bengü Taşlar başlıklı söyleşide öğrencilerle buluştu. Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen programda deneyimlerini ve akademik birikimini paylaşan Prof. Dr. Mert, etkinliğin ardından yaptığı açıklamalarda kadim metinlerin Türk dünyası için taşıdığı değeri vurguladı. Hatay'da bulunma amacının eski Türk yazıtları üzerine gerçekleştirilen bu bilimsel buluşma olduğunu belirten Mert, Göktürk harfli metinlerin sadece Anadolu için değil, tüm Türk coğrafyası için ortak bir geçmişi temsil ettiğini ifade etti. "ESKİ TÜRK YAZITLARI ORTAK HAFIZAMIZDIR" İnsanın doğası gereği geçmişini merak eden tarihi bir varlık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Osman Mert, yazıtların kimlik inşasındaki rolüne değindi. Mert, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: "Eski Türk yazıtları, Göktürk harfli yazıtlar bizim sadece Anadolu'nun değil, bütün kültür coğrafyasındaki Türk kardeşlerimizin ortak hafızası, ortak geçmişi... İnsan tarihi bir varlıktır. Hangi meslek grubundan olursa olsun geçmişini merak etmeyen bir insan yoktur. Dolayısıyla bu eserler hem bütün kültür coğrafyasındaki kardeşlerimizin ortak hafızası hem de bugün bizi bir araya getirme potansiyeline sahip eserlerdir. O dönemden bu eserler bizim kültürümüze, dilimize, edebiyatımıza, tarihimize dair pek çok bilgiyi günümüze taşır. Onlar olmadan biz kendimizi bugün kimliğimizi tanımlayamayız. O açıdan son derece kıymetli olduklarını düşünüyorum." YAZITLARIN BİREBİR KOPYALARI KÜLLİYEDE SERGİLECEK Kültürel mirasın korunması ve toplumla buluşturulması noktasında yürütülen teknolojik çalışmalara da değinen TDK Başkanı, önemli bir müjdeyi paylaştı. Büyük ölçekli yazıtların teknolojik imkanlarla arşivlendiğini belirten Mert, "Şu an bu yazıtların önemli, büyük olanlarının hepsinin üç boyutlu lazer taramalarını yaptık ve Türkiye'de aynı renk granitten birebir kopyalarını ürettirdik. İnşallah en kısa sürede külliyemizde bunları açacağız, yerleştireceğiz ve halkımızın hizmetine sunacağız." ifadelerini kullandı. Akademisyenlerin ve çok sayıda öğrencinin ilgiyle takip ettiği konferansa Hatay Valisi Mustafa Masatlı, HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sacit Uğuz da katılım göstererek birer konuşma gerçekleştirdi.

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı Haber

Akademisyen Prof. Sedat Cereci, New York’ta ödül aldı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen 13. International New York Conference kapsamında sunduğu “Artificial Intelligence as A Contemporary Mass Communication Tool” (Çağdaş Bir Kitle İletişim Aracı Olarak Yapay Zekâ) başlıklı bildirisiyle “Bilim Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, kongre düzenleme komitesi üyesi Leslie Robinson tarafından Prof. Cereci’ye takdim edildi. Kongreye ABD, İspanya, İtalya, Fas, Arnavutluk, Slovenya, Romanya, İsrail, Mısır, Sudan ve Moldova gibi birçok ülkeden de akademisyenler katıldı. Etkinlikte, güncel hastalıklardan finansal akışa, çağdaş eğitim yöntemlerinden yüksek teknoloji uygulamalarına kadar pek çok konu bilimsel perspektifle tartışıldı. Daha önce de çeşitli bilimsel etkinlik ve film festivallerinden ödüller alan Prof. Dr. Cereci, medya araştırmaları ve belgesel film alanındaki çalışmalarıyla uluslararası platformda tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Son iki yıldır yapay zekâ üzerine yoğunlaşan Prof. Dr. Cereci’nin “Yapay Zekâlar Yapay Yaşamlar” adlı bir kitabı bulunuyor. Yapay zekâ destekli sosyal medya üzerine yeni bir çalışmayı tamamlamak üzere olan ve aynı zamanda bilimsel çalışmaları ile belgesel filmleri, Hindistan, ABD, Tayland, Kosova ve Avusturya gibi ülkelerde de ödüllerle taçlandırılan Prof. Dr. Sedat Cereci, şunları söyledi: "Bilim ve teknolojiyi insan odaklı bir yaklaşımla ele almak, iletişim alanında yeni ufuklar açıyor. Yapay zekâ sadece bir araç değil, doğru kullanıldığında kitle iletişiminin daha etkili ve yaratıcı biçimde gerçekleşmesini sağlayan bir ortak çalışandır. Bu ödül, yaptığımız araştırmaların ve projelerin evrensel değerini görmek açısından büyük bir motivasyon kaynağı oldu."

Kadın girişimciler, dijital dönüşümle güçleniyor Haber

Kadın girişimciler, dijital dönüşümle güçleniyor

BRİTİSH COUNCİL desteğiyle, İngiltere’den University of Wolverhampton ve Kapadokya Üniversitesi ortaklığında yürütülen “Türkiye’de 2023 Depremi Sonrası Kadın Liderliğindeki KOBİ’lerin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında eğitim faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Projeye Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ile Antiokhia Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi de katılım sağlıyor. “Hatay’dan Dijital Geleceğe: ELEVATE ile Kadınların Gücü” başlıklı eğitimler, 2025 yılı Ekim ayından bu yana Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademisyenleri Doç. Dr. Kadriye Şahin ve Doç. Dr. Sonyel Oflazoğlu Dora tarafından yürütülüyor. Haftada bir gün, iki saat olarak düzenlenen eğitimlerde, Hatay’ın farklı ilçelerinden üretim yapan kadınlar bir araya geliyor. Proje kapsamında şu anda ikinci grup eğitimlerini sürdürürken, Nisan ayında üçüncü ve son grup katılımcıların programa başlaması planlanıyor. Deprem sonrası yaşamlarını yeniden inşa etmeye çalışan kadınların, üretimle hem ekonomik hem de sosyal olarak güçlenmesini hedefleyen eğitimler, katılımcıların bilgi edinmesinin yanı sıra aralarında güçlü bir sosyal dayanışma ağı kurmalarına da olanak tanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen workshop etkinliği ise büyük ilgi gördü. Etkinlikte üretici kadınlar el emeği ürünlerini sergilerken, “Üretmek bize ne hissettiriyor?” başlıklı konuşmalarla deneyimlerini ve becerilerini paylaştı. Etkinliğe Kapadokya Üniversitesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademik kadroları ile öğrencileri, İskenderun Teknik Üniversitesi akademisyenleri, üniversite öğrenci konseyi, öğretmenler ve üretici kadınlar katıldı. Katılımcılar arasında duygusal bir hediyeleşme de yaşandı. Öğrenciler kadınlara çiçek ve hediyeler verirken, üretici kadınlar Hatay’a özgü geleneksel el emeği yiyecekleri öğrencilere takdim etti. Projeye katılan kadınların şehir merkezlerinden üniversiteye ulaşımının ise Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen servislerle sağlandığı belirtildi. Üçüncü grup katılımcılar için başvurular sürerken, projenin kadınların dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli iş becerilerini geliştirmeyi amaçladığı kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.