#Hatay Tabiatı Koruma Derneği

İLKHABER-Gazetesi - Hatay Tabiatı Koruma Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hatay Tabiatı Koruma Derneği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mesire alanındaki ağaç kesiminin perde arkası Haber

Mesire alanındaki ağaç kesiminin perde arkası

Duyarlı vatandaşlardan gelen “Kırıkhan Mesire Alanı'nda yine ağaçlar kesiliyor” ihbarlarının ardından, Hatay Tabiatı Koruma Derneği yöneticileri tarafından acil saha incelemesi yapıldı. İncelemeler kapsamında hem bölge yerinde değerlendirildi hem de ilgili kurum ve yetkililerle görüşmeler gerçekleştirildi. Elde edilen bilgilere göre, Kırıkhan özelinde son dört yıldır yaşanan ciddi yağış azlığı nedeniyle kızılçam ağaçlarında yoğun kuruma meydana geldi. Kuruyan ağaçların, Akdeniz çam kabuk böceği, orman bahçıvanı ve ince dal kabuk böceği gibi zararlılar için uygun bir yaşam alanı oluşturduğu belirlendi. Uzmanlar, bu zararlıların sağlam ağaçlara sıçramasını önlemek amacıyla kuruyan ağaçların hızla kesilerek sahadan uzaklaştırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Öte yandan Kırıkhan Orman İşletme Şefliği tarafından zararlılarla mücadelede feromon tuzakları, tuzak ağaçlar ve tuzak istifleri gibi bilimsel yöntemlerin de eş zamanlı olarak uygulandığı öğrenildi. Kesim çalışmalarının ardından oluşan alanların fidanlarla yeniden buluşturulacağı ve mesire alanının ekolojik dengesinin korunacağı bildirildi. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, konuya ilişkin ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımızdan gelen her ihbarı son derece ciddiye alıyoruz. Bu nedenle Kırıkhan Mesire Alanı’nda yaşanan süreci yerinde inceledik. Bu kez yapılan kesimlerin doğaya zarar vermek için değil, aksine ağaçları zararlılardan kurtarmak amacıyla gerçekleştirildiğini net bir şekilde gördük. Kuruyan ağaçların sahadan uzaklaştırılması, böcek popülasyonunun artmasını önlemek açısından hayati öneme sahip. Kesim sonrası alanların yeniden fidanlarla yeşillendirilecek olması da bizim için önemli bir güvencedir. Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak sürecin yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu hassas çalışmaları nedeniyle Kırıkhan Orman İşletme Şefliği yöneticileri teşekkür ediyoruz.”

Hatay’da doğaya nefes olmak için yüzlerce kişi bir araya geldi Haber

Hatay’da doğaya nefes olmak için yüzlerce kişi bir araya geldi

Her yıl 11 Kasım’da kutlanan Milli Ağaçlandırma Günü etkinliklerine Hatay’dan da güçlü bir destek geldi. Hatay Tabiatı Koruma Derneği, Hatay Kayıboyu Yörük Türkmen Derneği, Kırıkhan Kültür Sanat Derneği ve Kırıkhan 100. Yıl İlkokulu ile birlikte, İskenderun Orman İşletme Müdürlüğü koordinasyonunda İskenderun Bekbele Yaylası’ndaki ormanlık alanda fidan dikimi gerçekleştirildi. Gelecek nesillere daha sağlıklı ve temiz bir çevre bırakma sorumluluğuyla hareket ettiklerini belirten Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, “Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında yaklaşık 250 kişiyle bir araya gelerek fidanlarımızı toprakla buluşturduk. Bugün diktiğimiz her fidan, yarının nefesi olacak” dedi. Öğünç, etkinliğe katkı sağlayan kişi ve kurumların yöneticilerine teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: “Bizlere lojistik destek sağlayan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Öntürk’e, Kırıkhan Belediye Başkanı Ömer Erdal Çelik’e, etkinlik boyunca misafirperverliğiyle bizleri ağırlayan İskenderun Orman İşletme Müdürü Harun Boz’a ve Müdür Muavini Mehmet Karakaya’ya teşekkür ediyorum. Ayrıca organizasyonda sorumluluk üstlenen Arsuz temsilcimiz Sayın Mehmet Atıcı’ya, İskenderun temsilcimiz Seyfettin Dingil’e, Hatay Kayıboyu Yörük Türkmen Derneği Başkanı Recep Göğebakan’a, Kırıkhan Kültür ve Sanat Derneği Başkan Yardımcısı Mahmut Ateş’e, Kırıkhan 100. Yıl İlkokulu yöneticileri Ahmet Aymaz ve Adem Askerden’e, derneğimizin çalışmalarına emek veren tüm üye, gönüllü ve destekçilerimize şükranlarımı sunuyorum.” Abdullah Öğünç, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Milli Ağaçlandırma Günü’nde hep birlikte attığımız bu adımlar sayesinde, ülkemizde kişi başına düşen ormanlık alanlar büyümeye devam edecek. Doğa için bir fidan, gelecek için bir umuttur.”

Hatay’da iki nadir tür için umut yeşeriyor Haber

Hatay’da iki nadir tür için umut yeşeriyor

Hatay Tabiatı Koruma Derneği, nesli tehlike altında olan iki özel türü korumak amacıyla yeni bir projeye başladı. Dernek Başkanı Abdullah Öğünç, yürütülen çalışmanın hem bilimsel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. “Ülkemizin nadir ve nesli tehdit altında bulunan, üst düzeyde koruma altında olan Çizgili sırtlan (Hyaena hyaena) ve yalnızca Hatay’da yaşayan Dağ ceylanı (Gazella gazella) için yürüttüğümüz ‘Hatay’ın Eşsiz Canlıları – Çizgili Sırtlan ve Dağ Ceylanı Koruma Projesi’ni başlatmış bulunuyoruz” diyen Öğünç, projenin hedefini şöyle özetledi: “Amacımız, bu iki türün yaşam alanlarını korumak, karşı karşıya oldukları tehditleri belirlemek ve insan-yaban hayatı çatışmalarını en aza indirmektir. Deprem sonrası yeniden şekillenen Hatay’da, doğa ile insanın uyum içinde yaşayabileceği umut verici bir model oluşturmak istiyoruz.” Öğünç, “Projeye, Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF), The Conservation Collective, Türkiye Mozaik Foundation, Turkish Philanthropy Fund ve Sivil Toplum için Destek Vakfı destek veriyor. Çalışmalar, Prof. Dr. Mustafa Sözen, Prof. Dr. Yaşar Ergün ve Doğa Derneği Koruma Tür Programı Koordinatörü Şafak Arslan Şafak Arslan gibi değerli yaban hayatı uzmanlarının danışmanlığında yürütülüyor” ifadelerini kullandı. Öğünç, projenin kapsamı hakkında şu bilgileri paylaştı: “Çalışmalarımızda fotokapanlar, doğrudan gözlemler ve dolaylı izleme yöntemlerinden yararlanarak türlerin habitat tercihlerini, hareket desenlerini ve tehdit altındaki bölgeleri haritalayacağız. Bununla birlikte yerel halk, çobanlar ve kamu kurumlarıyla birebir görüşmeler yaparak, bölgeye uygun, bilimsel temelli çözüm önerileri geliştireceğiz. Bu proje yalnızca bilimsel çalışmalardan ibaret değil. Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak, yerel halkı da sürece dahil ederek farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz. Kırsal köy okullarında doğa eğitimleri, gezi ve gözlem etkinlikleri düzenleyerek özellikle çocuklarımızda doğa sevgisini pekiştireceğiz. Sosyal medya aracılığıyla da bu farkındalığı geniş kitlelere ulaştıracağız.” Öğünç, projenin bölge biyoçeşitliliğine dikkat çekeceğini de belirterek şunları kaydetti: “Projeye Doğa Koruma ve Milli Parklar Hatay İl Şube Müdürlüğü de aktif katkı sağlarken, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Kırıkhan Kaymakamlığı, Kırıkhan Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kırıkhan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Doğa Derneği de destek sundu. Hatay’ın hem doğası hem de insanı için örnek bir koruma çalışması yürütüyoruz. Bu proje, doğanın yeniden nefes almasına ve Hatay’ın biyolojik mirasının geleceğe taşınmasına katkı sunacak.”

Volkanik miras tehlikede: Hassa’nın doğal hazinesi alarm veriyor Haber

Volkanik miras tehlikede: Hassa’nın doğal hazinesi alarm veriyor

Türkiye’nin en dikkat çekici jeolojik alanlarından biri olan Hatay’ın Hassa Volkanik Bölgesi, sahip olduğu eşsiz doğal ve biyolojik zenginlikleriyle bilim insanlarının ve çevre gönüllülerinin ilgisini çekiyor. Bölge hem oluşum süreci hem de barındırdığı nadir canlı türleriyle ülkenin en özel doğa miraslarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bölgenin binlerce yıl önce gerçekleşen volkanik faaliyetlerle şekillendiğini, bu süreçte ortaya çıkan lav konileri, kraterler ve bazaltik yapının doğada benzersiz bir mozaik oluşturduğunu belirtiyor. Hassa Volkanik Bölgesi, sadece jeolojik açıdan değil, endemik bitki türleri, yabani zeytin ağaçları ve zengin su kaynaklarıyla da ekolojik bir hazine olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki yabani zeytin ağaçlarından elde edilen doğal zeytinyağının, hem aromatik kalitesi hem de genetik çeşitliliği açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Ayrıca yer altı ve yer üstü su kaynaklarının zenginliği, bölgenin sürdürülebilir ekoturizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, bölgenin korunması gerektiğini söyledi. Öğünç, “Hassa Volkanik Bölgesi, benzersiz jeolojik yapısı, nadir ve nesli tehlike altında bulunan canlı türleri, çok özel yabani zeytin ağaçları ve bundan elde edilen zeytinyağı, zengin yer altı ve yer üstü su kaynakları bakımından mutlaka ama mutlaka koruma altına alınıp ekoturizme kazandırılması gereken Hatay'ın muhteşem bölgesi. Bu eşsiz bölge için ‘Aman ha aman’ diyorum. Sonra ‘ah vah’ dememek, sonra ‘keşke’ dememek ve gözyaşı dökmemek için buralara gözümüz gibi sahip çıkalım” dedi. Abdullah Öğünç, bölgenin plansız yapılaşma, madencilik faaliyetleri veya kontrolsüz tarımsal uygulamalardan korunması gerektiğine dikkat çekerek, “Bu alan sadece Hatay için değil, Türkiye'nin doğa mirası için de paha biçilemez bir değere sahip. Eğer bugünden önlem almazsak, geri dönüşü olmayan kayıplar yaşayabiliriz. Hassa Volkanik Bölgesi’nin jeopark statüsüne kavuşması ve kontrollü ekoturizm faaliyetleriyle yerel halkın da bu süreçten ekonomik olarak fayda sağlaması son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Doğa koruma görevlilerine 'Şehitlik Statüsü' talebi Haber

Doğa koruma görevlilerine 'Şehitlik Statüsü' talebi

Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan koruma ekiplerinin, ülke genelinde büyük bir fedakârlıkla çalıştığını belirtti. Öğünç, doğa koruma personelinin ciddi riskler altında görev yaptığını ifade ederek şunları söyledi: “Doğayı korumak için gece gündüz demeden çalışan bu personeller, ne yazık ki zaman zaman yasa dışı avcılık yapan kişilerin saldırısına uğruyor. Geçtiğimiz yıllarda birçok görevlimiz bu saldırılarda hayatını kaybetti ya da ağır şekilde yaralandı. 2022 yılında Hatay’da yaşanan olayda, av koruma görevlisi Mehmet Ali Koşar yaşamını yitirmiş, Milli Park görevlisi Mehmet Atıcı ise yaralanmıştı. Bu olaylar, görevin ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha göstermiştir.” Görevi başında yaşamını yitiren doğa koruma görevlilerinin şehit statüsüne alınması gerektiğini vurgulayan Abdullah Öğünç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu insanlar, ülkemizin doğal yaşamını korumak için canlarını ortaya koyuyorlar. Bu nedenle, görev sırasında saldırıya uğrayarak ya da bir kaza sonucu hayatını kaybeden doğa koruma personelinin şehit sayılması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerimizden beklentimiz, bu konunun gündemdeki kanun teklifine eklenmesidir.” Doğa koruma görevlileri ailelerinin devlet desteğine ihtiyaç duyduğunu da dile getiren Öğünç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu görevlilerin geride bıraktıkları aileleri, devletimizin şefkatli eline emanet edilmelidir. Onların fedakârlığına karşılık, devletin de aynı duyarlılığı göstermesini bekliyoruz.”

Türkiye’nin en zengin kuş habitatı Haber

Türkiye’nin en zengin kuş habitatı

Türkiye, 502 kuş türüyle zengin bir kuş çeşitliliğine sahip. Bu türlerin büyük bir bölümü ise sulak alanlarda yaşamını sürdürüyor. Ülke genelinde en fazla kuş türüne ev sahipliği yapan illerin başında ise Hatay geliyor. Hatay’da tespit edilen 396 kuş türü, ilin doğal zenginliğini gözler önüne seriyor. İl genelindeki sulak alanlardan Reyhanlı Barajı 231, Milleyha 315 ve Gölbaşı 194 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, sulak alanların kuş türleri için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Bu alanlar hem göç yolları üzerindeki durak noktaları hem de üreme ve beslenme bölgeleri olarak kuşların hayatta kalmasında hayati rol oynuyor. Ancak hızlı kentleşme, plansız tarım faaliyetleri ve kuraklık gibi faktörler, sulak alanları ciddi şekilde tehdit ediyor. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, dernek olarak il genelindeki sulak alanların korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Öğünç, “Her mevsim onlarca kuş gözlemcisini konuk eden Hatay’daki sulak alanların korunması, sadece kuş türlerinin devamı için değil, bölge ekosistemi ve yerel halkın yaşam kalitesi açısından da kritik öneme sahip. Dernek olarak sulak alanların tespit edilmesi, izlenmesi ve korunması konusunda yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli çalışıyoruz” dedi. Bilim insanları da Hatay’ın Türkiye’de en fazla kuş türünü barındıran iller arasında birinci sırada olduğunu, ardından Mersin ve Samsun’un geldiğini belirtiyor. Uzmanlar, özellikle Reyhanlı Barajı, Milleyha ve Gölbaşı gibi sulak alanların korunması için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Hatay’ın doğal hazinesi Amik Gölü’nden geriye çorak arazi kaldı Haber

Hatay’ın doğal hazinesi Amik Gölü’nden geriye çorak arazi kaldı

Hatay’da doğal yaşamın ve su kaynaklarının en önemli simgelerinden biri olan Amik Gölü, sadece bölgedeki ekosistem için değil, aynı zamanda göçmen kuşların Türkiye üzerindeki en önemli rotalarından biri üzerinde yer alması nedeniyle de büyük öneme sahipti. Göl, 1950-1975 yılları arasında sıtma hastalığını önlemek ve tarımsal alan yaratmak amacıyla aşamalı olarak kurutuldu. Gölün suyu, açılan dört drenaj kanalı ile Asi Nehri’ne boşaltıldı ve alanda tarım yapılmaya başlandı. Ancak milyonlarca yılda oluşmuş önemli bir sulak alan olan Amik Gölü'nün kurutulması, bölgenin ekonomisine beklenen katkıyı sağlamadığı gibi aynı zamanda Amik Ovası'nda adeta bir doğa felaketine yol açtı. Gölün kurutulması yağışlar nedeniyle zaman zaman sellere de neden oldu. Yer altı suları derine inerken, toprakta tuzluluk oranı arttı, çoraklaştı. Göçmen kuşların önemli rotalarından biri üzerinde yer alan gölün kuruması sonucu, Yılan boyun kuşu ve Saz horozu gibi türler de yok oldu. Göl, yıllardır süren çevre mücadelesine rağmen geri kazanılamadı. Hatay Tabiatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Öğünç, 400 bin dönümlük alana sahip olan Amik Gölü’nün kurutulan havzasında Kumlu ilçesi ve 9 köy kurulduğunu, buralarda yüzlerce bina bulunduğunu ve havalimanı yapıldığını dile getirdi. Dernek olarak uzun yıllardır gölün sembolik de olsa geri kazanımı konusunda verdikleri mücadelenin sonuçsuz kaldığını anlatan Öğünç, “Yıllarca umutla mücadele ettim. Sonra çoğaldık, birlikte mücadele etmeye başladık. Dernek kurduk, daha organize olduk. Yazdık, çizdik, televizyon programlarına çıktık, basına konuştuk. TBMM’ye ziyaretlerde bulunduk. ‘Su, kuraklık ve Hatay Amik Gölü’nü geri istiyoruz’ dedik. Küçük çaplı başarılarımız elbette oldu ama Amik Gölü’nü bir türlü geri getiremedik. Eski Amik Gölü oluşturulamaz. Ancak, eski hali olmasa bile sembolik bir Amik Gölü istiyoruz. Sembolik olarak 20 bin dönümlük bir alan oluşturulsa en azından ekolojik kırımın önüne geçmiş olacağız. Böylece yeraltı su seviyeleri tekrar yüzeye doğru yaklaşacak ve aynı zamanda Hatay’ın iklimi yumuşayacak.” Öğünç, Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak, Amik Gölü’nün yeniden hayat bulması, bölgedeki su kaynaklarının korunması ve kuraklıkla mücadele için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.