#Havva Aydanur Ertuğrul

İLKHABER-Gazetesi - Havva Aydanur Ertuğrul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havva Aydanur Ertuğrul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlıkçı Havva Aydanur, deprem bölgesine 21 kütüphane ve 135 bin kitap kazandırdı Haber

Sağlıkçı Havva Aydanur, deprem bölgesine 21 kütüphane ve 135 bin kitap kazandırdı

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde acil tıp teknisyeni olarak görev yapan Havva Aydanur Ertuğrul, 6 Şubat 2023'teki depremlerin sabahı Hatay'a gönüllü geldi. Antakya'da enkazdan 63 saat sonra kurtarıldıktan sonra ambulansta kitaplarını soran 19 yaşındaki Gürkan Öztürk'e "Sen hangi kitapları istiyorsun? Söyle, ben o kitapların hepsini buraya yığarım" sözleriyle tanınan Ertuğrul, afetten 13 ay sonra Ülkem Okuyor Derneği'ni kurdu. Görevli olduğu Antalya'da mesleğini sürdüren ve arta kalan günlerini de depremden etkilenen kentlerde geçirerek birçok sosyal sorumluluk projesine imza atan Ertuğrul, geçen yıl görevinden istifa ederek sadece dernek işlerine yoğunlaştı. Sosyal medya üzerinden yaptığı çağrılarla özellikle Hatay'daki depremzedelerin her türlü yardımına koşan Ertuğrul, bu zamana kadar 21 kütüphaneyi kazandırdığı deprem bölgesine 135 binden fazla da kitap ulaştırdı. "81 OKULA KİTAP DESTEĞİ SAĞLADIK" O günden bu yana bölgeden elini çekmediğini anlatan Ertuğrul, şöyle devam etti: "Gürkan enkazdan çıktı ve bir kıvılcım yaktı. Biz de o kıvılcımı bir ateşe çevirdik ve ülkeye ilk kez bir felakette 'kitap da lazım' dedirttik. Bu bizim için çok önemliydi, öncesinde çadır okullar, devamında kütüphaneler derken deprem bölgesinde 21 kütüphane açtık, 81 okula kitap desteği sağladık. Çocuklara kitap okumanın önemini kavratan projeler geliştirdik ve toplamda deprem bölgesinde 135 binden fazla kitap dağıttık." Ertuğrul, kitap okumanın önemine vurgu yaparak, depremden etkilenen çocukların psikososyal açıdan gelişimine de katkı sağlamaya çalıştıklarını dile getirdi. "HEP BİRLİKTE 3 YILDIR DEPREM BÖLGESİNE KİTAP YIĞIYORUZ" Kitap bağışlarının, derneğin sosyal medya hesapları üzerinden toplandığını, bunun da çok kıymetli olduğunu belirten Ertuğrul, şunları kaydetti: "Sosyal medyadan çağrı yapıyoruz, satın alım için de ikinci el alım için de mutlaka bağış sistemini aktif ediyoruz. Bu sayede okullara, çocuklara desteklediğimiz kitapların bir kısmı ikinci el bağış olarak gelirken bir kısmı da bağış olarak geliyor ve satın alım yapıyoruz. İlk günden beri 'bu projeyi de yapamayacağım, kitabımız yok galiba' demedik çünkü hep fazla fazla yığdılar. Ben bir söz verdim, 'sen iste, kitap yığarım' diye bütün ülke bu sözü tutmak için el ele verdi ve hep birlikte 3 yıldır deprem bölgesine kitap yığıyoruz."

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın Haber

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Bu felaketin en ağır etkilerini yaşayan illerden biri olan Hatay’da, sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, depremden hemen sonra sahada görev alarak çocukların eğitimden kopmaması, insanların barınma ihtiyacının karşılanması ve kalıcı yaşam alanlarının kurulması çalışmalarına öncülük etti. O tarihten itibaren çadırda ve konteynerde yaşamını sürdüren Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle son olarak yaşadığı konteynerle vedalaşmak zorunda kaldı. Konteyner, onun için sadece bir barınak değil, aynı zamanda yorgun argın döndüğü, yemek yediği, bazen ağladığı, bazen umut biriktirdiği bir “yuva” oldu. Ertuğrul, bu durumu "Burası benim yuvamdı. Tenekeydi ama içi hayattı" cümlesiyle ifade etti. “YUVA DEDİĞİMİZ ŞEY BETON DEĞİL, ALIŞKANLIK, EMEK VE DAYANIŞMADIR” Konteynerler genellikle geçici barınak olarak görülse de, depremzedeler için çok daha derin bir anlam taşıyordu. Burada çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu ve umut etti. Ertuğrul, “Yuva dediğimiz şey beton değil, alışkanlık, emek ve dayanışmadır” diyerek bu bağın önemine dikkat çekti. Sahada sadece geçici barınaklar değil, kalıcı evler de inşa edildi. Bir çocuğun eline anahtar verilerek “Burası bizim evimiz” demesi, tüm yorgunluğu unutturdu. Ertuğrul, “Ev yapmak, sadece bir yapı inşa etmek değildir, insanlara yarın duygusu vermektir” sözleriyle sürecin anlamını özetledi. Kütüphaneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurması, iyileşmenin sessiz ama güçlü bir yolu oldu. Konteynerden ayrılmanın sahadan kopuş anlamına gelmediğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu bir son değil bir eşik. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı." Havva Aydanur Ertuğrul, yaşadığı deneyimi ve deprem yıl dönümüne yaklaşırken hislerini şöyle dile getirdi: "6 Şubat, hayatlarımızın nasıl bir anda değişebileceğini bize gösterdi. Her konteyner, her çadır, her kütüphane ve her ev bir umut ışığı oldu. Yorgunluklarımızı, gözyaşlarımızı ve emeğimizi bir araya getirerek insanlara ‘yarın’ duygusunu verdik. Bu süreç bitmedi ve her gün sahada yaşadığımız sorumluluğu taşımaya devam ediyoruz."

Yağmurlu havalarda ıslanmak istemeyen depremzede Meriç’in sesini duyan sağlıkçı Havva'dan afetzede aileye sıcak yuva Haber

Yağmurlu havalarda ıslanmak istemeyen depremzede Meriç’in sesini duyan sağlıkçı Havva'dan afetzede aileye sıcak yuva

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş, 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşları hayata tutundurmak için mücadele etti. Sağlık personeli Ertuğrul, depremin yaralarını sarmak için kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. ATT Ertuğrul, depreme Antakya ilçesi Karaali Mahallesi’nde yakalanan 9 yaşındaki Meriç Altunay ve ailesinin isteği üzerine afetzede aileye yuva yapabilmek için çalışma başlattı. Dernek aracılığıyla Altunay ailesine ev yaptırmayı başaran Ertuğrul, 2 odası ve 1 salonu olan evi Altunay ailesine teslim etti. "Yeterli maddi destek sağladığında yıl sonuna kadar 12 ev yapmayı istiyoruz" Ülkem Okuyor Derneği olarak 2’nci evi teslim ettiklerini ifade eden Ertuğrul, "Depremin 37’nci gününde çadır okul açmıştık. Bugün ev yaptığımız öğrencimiz de o çadır okula gelen ilk öğrencilerimizden biriydi. Talent ve Meriç okulu açtığımızda koşa koşa gelmişti. Bu enkazlar bir gün kalkıp Hatay normale dönecek dememize neden oldular. Biz 2 aydır ev yapıyoruz. Öğrencilerimiz ve depremzede çocuklarımızın yaşam koşullarını düzeltmeye dert edindik. Çadırda ve barakada yaşayan öğrencilerimize ev yaparak hak ettikleri yaşamları sürmelerini istiyoruz. Bu depremden en çok çocuklar etkilendi. 15 aydır baktıklarında enkaz görüyorlar. Çadırda yaşıyorlar. Deprem üzerine oyunlar kuruyorlar. O yüzden buradaki çocukların daha iyi yaşam koşullarından yaşamaları için emek veriyoruz. ‘Ülkem Okuyor Derneği’ olarak ev yapmaya devam edeceğiz. Haftaya 4 ve 5’inci evlerimizin temelini atacağız. Durmadan yorulmadan Hatay’daki son çocuğun yüzünü güldürene kadar güldürmeye devam edeceğiz. Yeterli maddi destek sağladığında yılsonuna kadar 12 ev yapmayı istiyoruz” dedi. "Yeni evim için çok heyecanlıyım ve çok mutluyum" Yeni evlerine kavuşan anne Esmeray Altunay, "Depremde evimiz yıkıldı. Çok kötü bir durumdaydık. Havva abla çocuklara mont ve ayakkabı getirmişti. Okula çağırdı. Oğlum Meriç’in doğum günüydü. O esnada Havva ablayı tanıdım. Eşimle beraber çadırdan suları dışarı atmaya çalışıyorduk. Ellerimiz, ayaklarımız ve çocuklar berbat bir haldeydi. Çocuklar sırılsıklamdı. Çocukların ayaklarında ne ayakkabı ne de çorap vardı. Yeni evim için çok heyecanlıyım. Çok mutluyum" ifadelerini kullandı.

Depremde enkaz altındaki aileyi kurtaran sağlıkçı, üşüyen 6 yaşındaki nur ve ailesine sıcak bir yuva sağladı Haber

Depremde enkaz altındaki aileyi kurtaran sağlıkçı, üşüyen 6 yaşındaki nur ve ailesine sıcak bir yuva sağladı

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş, 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Sağlık personeli Ertuğrul, depremin yaralarını sarmak için kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. ATT Ertuğrul, yardım amacıyla bölgeye geldiği esnada kendisinde "Ben üşüyorum, ev istiyorum" diyen 6 yaşındaki Nur Yağar’ın isteği üzerine afetzede aileye yuva yapabilmek için çalışma başlattı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırmayı başaran Ertuğrul, eşyalarını da yerleştirdiği sıcak yuvayı afetzede aileye teslim etti. “Nur’la tanıştığımızda birçoğumuzun içini acıtan bir cümle kurdu” Küçük kızın kendisine söylediği söz üzerine hareke geçtiğini ifade eden Ertuğrul, “Deprem bölgesine ilk gelen sağlık ekiplerinden birisiyim. Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yapıyorum. İlk günden beri sahada hem devlet memuru olarak görev yapmaktayım hem de gönüllü olarak sahada çeşitli alanlarda var olmaktayım. Çadır okulları açtım, devamında konteyner okullar açtım. Kütüphaneler kurdum ve en sonunda da Nur’a ev yaptım. Nur’la tanıştığımızda bir çoğumuzun içini acıtan bir cümle kurdu ve "Ben üşüyorum, ev istiyorum" dedi. 6 yaşındaki bir çocuğun kuracağı bir cümle değildi. Bu çocuğun kitap okuyabilmesi, geleceğe uygun ve yaşıtları gibi hayal kurabilmesi için ev ihtiyacı vardı. Barınma hakkı kapsamında değerlendirdik ve Ülkem Okuyor Derneği gönüllüleri olarak 13 gün gibi kısa bir sürede Nur’u evine kavuşturduk” ifadelerini kullandı. Sıcak yuvasına kavuşmasında emeği geçen sağlıkçı Havva’ya yardım severlere teşekkürlerini dile getiren Nur’un annesi Sibel Yağar, “Havva hanıma ve yardım eden herkese çok çok teşekkür ederim. Vesile eden kişilere çok çok teşekkür ederim. Rabbim binlerce kez razı olsun bize ev yaptılar. Bu Nur’un sayesinde oldu” şeklinde konuştu.

Hatay'da  Havva Aydanur Ertuğrul, afet mağdurlarına umut olmaya devam ediyor Haber

Hatay'da  Havva Aydanur Ertuğrul, afet mağdurlarına umut olmaya devam ediyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay yerle bir olmuş 25 bine yakın insan vefat etmişti. Afetin ilk saatlerinden itibaren Türkiye’nin dört bir yanından kurtarma ekipleri ve sağlık çalışanları bölgeye yardıma koşmuştu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli 38 yaşındaki Acil Tıp Teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki afetzede vatandaşların hayata tutundurmak için mücadele etti. Depremin 3. gününde enkazdan kurtarılan Gürkan Öztürk, üniversite sınavı için sağlıkçı Ertuğrul’dan kitap istemişti. Kendisinden istenen kitapla beraber bölgede seferberlik başlatan Ertuğrul, kurucusu olduğu Ülkem Kitap Okuyor Derneği aracılığıyla afet bölgesine 21 çadır okul açtı ve 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdı. Deprem bölgesinde vatandaşların sadece eğitimine destek olmakla kalmayan iyilik meleği Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Ertuğrul, asrın felaketinde evi yıkılan Yağar ailesi içinde ev yaptırma kararı aldı. Derneği aracılığıyla Yağar ailesine Antakya ilçesi Maşuklu Mahallesi’ne ev yaptırma sürecini başlatan ATT Ertuğrul, yaptıklarıyla afetzede vatandaşların takdirini topladı. Yeni yuvası için destek olan yardım meleği Sağlıkçı Havva’ya teşekkürlerini dile getiren Sibel Yağar, “Ben kızıma 1 saniye bile geç kalsam bilgi kızım vefat etmişti. Kızımın elini tutup çekmemle kolonun yıkılması bir oldu. Çok şükür kızıma bir şey olmadı, evim depremde yıkıldı. Rabbim Havva Hanım başta olmak üzere yardım edenlerden binlerce kez razı olsun. Destek veren herkesten rabbim razı olsun” dedi. “Sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum” Asrın felaketinin ilk saatlerinden itibaren bölgede görev almaya başladığını belirterek Havva Aydanur Ertuğrul, “Depremin ilk dakikalarında yola çıkan ekiplerden bir tanesiyim. Hatay’da depremzedelerle birlikte ıslanan onlarla birlikte depremin ilk şokunu yaşayan sağlıkçılardan bir tanesiyim. Depremzedelerle gönül bağı kurdum ve 1 yıldır depremzedelerle Hatay’da hem eğitime hem de yardım işlerine destek olmaya çalışıyorum. Depremin 3. gününde Gürkan isimli bir çocuğumuz enkazdan çıktı ve kitaplarım enkazda kaldı diye üzüldü. Ben ona bir söz verdim, sen iste sana kitap yığarım dedim. Bu sözümü hem gençlerimiz için hem de hayalleri enkazda kalan tüm afetzedeler için tutmaya özen gösteriyorum. Arkamda çok güçlü bir ekibim var” dedi. Afet bölgesinde 7 bin 700’den fazla öğrenciye 100 binden fazla kitap ulaştırdığını ifade eden Ertuğrul, “100 binden fazla kitabı 7 bin 700 ‘den fazla çocuğa ulaştırdık. 21 tane çadır okul açtık. Okullarımızı açtığımızda o çocukların kitap, kırtasiye, forma ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bir çadıra gittiğimizde, bizden ne istersiniz dedik. Bir evladımızın annesi kışlık kıyafet getirebilirmisiniz soğuk oluyor dedi. Çocuğumuz; oyuncak, kitap ve çikolata istemiyordu. Sana ne yapalım dediğimde ‘ben çok üşüyorum bana ev yapın’ dedi. Nur’a bir söz verdik ve sözümüzü tutmaya gayret gösteriyoruz. Şu anda depremzede ailemize ev yapıyoruz. Bir hayalimiz var, biz bu evde Nur’la birlikte kitap okumak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Görevliyken ambulansla izin gününde karavanıyla depremzedelerin yardımına koşuyor Haber

Görevliyken ambulansla izin gününde karavanıyla depremzedelerin yardımına koşuyor

ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ/FATİH HEPOKUR - Depremin ardından gönüllü olarak gittiği Hatay'da görev süresi dolunca karavanıyla tekrar bölgeye dönen acil tıp teknisyeni Havva Aydanur Ertuğrul, depremzedelerin hayatına dokunmaya devam ediyor.Antalya İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görevli Ertuğrul, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye giden ilk ekipte yer almak için iletişim grubuna "Görev için hazırım" mesajı attı.Depremden 2,5 saat sonra 11 yaşındaki oğlunu annesine bırakıp, tam donanımlı ambulansla beraberindeki şoför ve paramedikle bölgeye hareket eden Ertuğrul, saat 17.00'de Hatay'a ulaştı. Enkazdan çıkarılan veya yaralananları hastanelere taşıyan ekip, depremzedelere ilaç, pansuman desteği verdi.Günler sonra enkazdan çıkarılan yaralıları motive etmeye çalışan ekip, 96 saat gece gündüz çalıştı. Dört günün adından görev süreleri dolunca gece saatlerinde Antalya'ya dönen Ertuğrul, karavanına kitap ve yardım malzemeleri yükleyerek, aynı günün sabahı tekrar Hatay'a gitti.Karavanıyla Hatay'a ulaşan Ertuğrul, doğum günü olan çocuklara kutlama düzenledi, öğrencilere kitap, oyuncak hediye etti.Türk Eczacıları Birliği ile irtibata geçerek temin ettikleri ilaçları, karavanla köy köy gezerek tansiyon, diyabet gibi kronik hastalara ulaştıran Ertuğrul, çocukların ateş ölçümlerini, muayenelerini gerçekleştirdi.Antakya'da enkazdan 63 saat sonra kurtarılan ve ambulansta kitaplarını soran 19 yaşındaki Gürkan Öztürk ile elleriyle yaptıkları kalp ve diyaloğuyla dikkati çeken Ertuğrul'un, deprem bölgesindeki asılsız ihbarların zaman kaybına neden olduğu yönündeki videoyu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medyadan paylaştı.Daha önce Suriye sınırındaki operasyonlarda, Manavgat orman yangınında görev yapan Ertuğrul, AA muhabirine, Hatay'a ilk gün ulaştıklarında karşılaştıkları manzara karşısında şaşırdıklarını, ilk vakalarının 6 aylık bebek olduğunu söyledi.Giden ilk ekiplerin 4 gün boyunca uyumadan çalıştığını aktaran Ertuğrul, 96 saatin sonunda görev süresi dolunca birkaç meslektaşıyla karavanlarıyla tekrar bölgeye döndüklerini anlattı.Acil vakaların sağlığa rahat ulaştığını ancak ilaçları enkazda kalan kronik hastaların kendilerine ihtiyacı olduğunu belirten Ertuğrul, "'Biz buradayız, merak etmeyin. Yaraları birlikte saracağız' diyerek moral vermeye çalıştık. Karavanla 5 gün çalıştık. İznim bitince devamında tekrar görevli olarak geri döndüm." dedi.- "O kalp tek yürek olan ülkemiz için atılmıştı"Enkazdan çıkarılan Gürkan'ın, "Kitaplarıma yazık oldu. YKS'ye 5 ay kaldı. Ona çok üzüldüm. Depremde benim tüm kitaplarım gitti." dediğini anımsatan Ertuğrul, kitapları çok seven vakanın kendisine denk gelmesinden mutlu olduğunu bildirdi.Gürkan ile abla kardeş ilişkisi oluştuğuna değinen Ertuğrul, "'Sana kitabı yığarım' demiştim, öyle de oldu, Gürkan'a bir sürü kitap gönderildi. Ambulansta taşırken elini elimle birleştirerek kalp yaptık. Z kuşağının yaptığı bir hareketti. O kalp sadece Gürkan'la benim aramda değil, tek yürek olan ülkemiz için atılmış bir kalpti. Bu enkazın altından birlikte kalkabilelim diye atılmış bir kalpti." diye konuştu.Hatay'da depremzedelerin ekmek, sudan çok yakınlarını sorduğunu belirten Ertuğrul, "Aile enkazdan çıkacak çocuğunu bekliyor ancak bağıra çağıra sevinemiyor. 'Komşunun çocuğu öldü, ben sevinirsem ona ayıp olur' diyor. İnsanlar, diğerinin acısını o kadar düşünür haldeler ki... Biz gerçekten o kadar tek yürek olmuş bir milletiz ki. Kendi sevincimizi onun acısına gömüp yaşamayabiliyoruz." ifadesini kullandı.Bir kadının torunu Süleyman için kulak pili aradığını anlatan Ertuğrul, spesifik bir ürün olduğu için sosyal medyadan paylaşım yaptığını, bir yardımseverin uçakla pili bölgeye ulaştırdığını belirtti.Birlikteliğin önemine değinen Ertuğrul, "Bir çocuğun gülüşüne gülüş katmak istiyorsak iyilik yapmak zorundayız. Kim olursa olsun bu iyiliğin kıvılcımını çakmak zorunda. Süleyman'ın gülüşü benim hafızamda kalacak." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.