#Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

İLKHABER-Gazetesi - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cari açıkta kritik sinyal: Bakan Mehmet Şimşek’ten ekonomiye umut veren açıklama Haber

Cari açıkta kritik sinyal: Bakan Mehmet Şimşek’ten ekonomiye umut veren açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan mart ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin paylaşım yaptı. Martta yıllıklandırılmış cari açığın 39,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğine işaret eden Şimşek, "Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte, yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açığın artacağına değinerek, şunları kaydetti: "Uyguladığımız programla, sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde, bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Marttaki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis'te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi'nin, finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz."

Bakan Şimşek, COP31 Eylem Gündemi'nin detaylarını paylaştı Haber

Bakan Şimşek, COP31 Eylem Gündemi'nin detaylarını paylaştı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi'nin detaylarını paylaştı. İklim Eylemi için Maliye Bakanları Koalisyonu Bakanlar Toplantısı'nda COP31 gündem taslağını sunduklarını bildiren Şimşek, koalisyonun Stratejik Çalışma Programı'nın Türkiye'nin COP31 öncelikleriyle güçlü bir şekilde örtüştüğünü kaydetti. Gündemin Almanya'nın Bonn kentinde kesinleşeceğini belirten Şimşek, COP31 Eylem Gündemi'nin 9 öncelik etrafında şekillenmeye başladığını aktardı. Bakan Şimşek, "Sıfır Atık: Döngüsel ekonomi ve metan azaltımı", "Gençlik ve Eğitim: Yeşil beceriler ve iklim okuryazarlığı", "Gıda Güvenliği: İklime dayanıklı tarım", "Yeşil Sanayileşme: Büyümeden ödün vermeden sanayinin karbonsuzlaştırılması", "Temiz Enerjiye Geçiş: Elektrifikasyon ve akıllı şebekeler", "Dayanıklılık: Akdeniz'den Pasifik'e kadar savunmasız ekosistemlerin korunması", "İklime Dayanıklı Şehirler: Sürdürülebilir altyapı ve kentsel risk yönetimi", "Okyanuslar ve Denizler: Kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması", "İklim Eylemi Uygulama Mekanizması (CAIM): Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) yatırıma hazır çerçevelere dönüştürme" başlıklarının bu öncelikler olduğunu bildirdi. Avustralya ile yakın işbirliği içinde çalışıldığına işaret eden Şimşek, hedefler ile eylemler arasındaki uçurumu kapatmaya odaklandıklarını vurguladı. Şimşek, "COP31, taahhütlerin ötesine geçmeli ve gerçek, ölçülebilir sonuçlar ortaya koymalı. İklim eylemini büyüme, istihdam ve rekabet gücünün motoru olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı Haber

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı

G20 ve Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'na katılmak üzere Washington'da bulunan Bakan Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin finansman anlaşmasının Dünya Bankası'nın genel merkezinde düzenlenen imza törenine katıldı. Şimşek, burada yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret koridorlarının çatışmalar, parçalanma ve yıllarca süren yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğuna işaret ederek, bu sorunların küresel nitelikte olduğunu ve küresel yanıtlar gerektirdiğini söyledi. Bu çerçevede Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, söz konusu hattın 18 günlük süresiyle Pekin'den Londra'ya uzanan en hızlı rota olduğunu aktardı. Şimşek, altyapının Türkiye'nin kalkınma hikayesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, son 20 yılda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydetti. Sadece kara yollarına 180 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Şimşek, havalimanı ağının da genişletildiğini aktardı. "BU ORTAKLIK KÜRESEL PİYASALARA GÜVEN SİNYALİ VERİYOR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demir yollarının Türkiye'nin bir sonraki hedefi ve en büyük önceliği olduğunu vurgulayan Şimşek, Dünya Bankası ile olan ortaklığın bu çabanın merkezinde yer aldığını dile getirdi. Şimşek, "Bu ortaklık finansman sağlıyor, standartları sağlamlaştırıyor ve küresel piyasalara güven sinyali veriyor." dedi. Bu ortaklığın yıllar içinde titizlikle inşa edildiğine dikkati çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin sıradan bir altyapı projesi olmadığını anlattı. Şimşek, projenin Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından birini çözüme kavuşturacağını belirterek, İstanbul Boğazı üzerinden Orta Koridor'un en kısıtlı geçiş noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunduğunu, koridorun güvenilirliğini güçlendireceğini ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini vurguladı. Projenin kapasitede "dönüştürücü bir sıçrama" sağlayacağını da belirten Şimşek, İstanbul Boğazı'ndan geçen demir yolu yük hacminin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkacağını kaydetti. Şimşek, bunun kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturacağına işaret ederek, bunun, bölgenin daha önce hiç tanık olmadığı ölçekte bir yapısal dönüşüm olduğunu söyledi. "DÜNYA BANKASININ TARİHİNDE ONAYLANAN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ PROJE" Projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, toplam büyüklüğü 8,1 milyar dolar olan projenin finansmanının yüzde 83'ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını kaydetti. Şimşek, "Bu, Dünya Bankasının tüm tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje. Bu gerçek tek başına, iddiamızın ölçeğini ve ortaklarımızın Türkiye'nin projeyi hayata geçirme kapasitesine duyduğu güveni ortaya koyuyor." diye konuştu. Ayrıca projenin 400 binden fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlayacağını belirten Şimşek, altyapının yalnızca mal taşımakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturduğunu ve İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin bunun her ikisini de yapacağını dile getirdi. Şimşek, finansman anlaşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı. "ÜÇ STRATEJİK KORİDOR BOYUNCA BAĞLANTILARI GÜÇLENDİRECEK" Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ise İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin Türkiye'nin ulaşım sistemi ve ekonomik büyümesi için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı. Bjerde, projenin etkisinin "dönüştürücü" olacağına dikkati çekerek, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye'nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getirdiğini belirtti. Anna Bjerde, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik koridor boyunca bağlantıyı güçlendirecek. Bu sayede Boğaz'ı geçenler için ulaşım daha hızlı, daha güvenilir ve daha verimli hale gelecek. Bu, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de önemli." dedi. Uluslararası işbirliğiyle hayata geçirilen projeye yaklaşık 6,75 milyar dolarlık finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti. Bjerde, projenin ekonomik etkisinin imalat, tarım ve hizmet sektörlerine kadar uzanarak bölgede refahı artıracağını ve geçim kaynaklarını iyileştireceğini aktardı. Bu arada, Türkiye, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında Dünya Bankasından 1,67 milyar avro tutarında uygun koşullu finansman temin etmişti. Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor. Projenin Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye'nin bölgesel lojistik merkezi rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.

VERGİ BEYANNAMESİNDE TARİHİ REKOR: 5,4 MİLYON BAŞVURUYA ULAŞILDI Haber

VERGİ BEYANNAMESİNDE TARİHİ REKOR: 5,4 MİLYON BAŞVURUYA ULAŞILDI

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında vergi beyan süreçlerinde tarihi bir artış yaşandı. Milyonlarca mükellefin katıldığı süreçte hem beyanname sayısı hem de matrah ve vergi tutarlarında dikkat çekici yükseliş kaydedildi. BEYANNAME SAYISINDA TARİHİ SEVİYE Gerçek usulde vergilendirilen ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri ile kira, ücret ve menkul sermaye iradı elde eden mükellefler için beyan süreci tamamlandı. Toplam beyanname sayısı 5 milyon 457 bine ulaşırken, 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. HAZIR BEYAN SİSTEMİ YOĞUN KULLANILDI Milyonlarca mükellef işlemlerini Hazır Beyan Sistemi üzerinden gerçekleştirirken, süreç SMS bilgilendirmeleri ve rehber içeriklerle desteklendi. Bu kapsamda hem katılım hem de vergi tahsilatında artış yaşandı. MATRAH VE VERGİDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ Son üç yılda ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarında beyan edilen matrah 270,4 milyar liradan 897,3 milyar liraya yükseldi. Bu artış yüzde 232 seviyesine ulaştı. Diğer gelir unsurlarını kapsayan beyanlarda ise 2 milyon 558 bin mükellef toplam 1 trilyon 458 milyar lira matrah bildirdi. Toplam gelir vergisi matrahı 2 trilyon 355 milyar liraya çıkarken, hesaplanan vergi tutarı 702 milyar liraya ulaştı. İLK KEZ BEYAN VERENLER ARTTI Bu yıl 401 bin kişi ilk kez vergi beyanında bulunurken, kira, ücret ve menkul sermaye iradı gibi gelirler üzerinden sisteme dahil oldular. Ayrıca daha önce beyan vermeyen mükelleflerden 37 bin ek beyanname alındı. DENETİMLER SIKLAŞTIRILDI Gelir İdaresi Başkanlığı, beyan yükümlülüğünü yerine getirmeyen ya da eksik bildirim yapan mükelleflere yönelik denetimlerin artırıldığını açıkladı. Tespit edilen kişiler hakkında cezai işlem uygulanacağı belirtildi. GÖNÜLLÜ UYUM VURGUSU Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi sisteminde gönüllü uyumun önemine dikkat çekerek kayıt dışılıkla mücadelede denetimlerin güçlendirildiğini ifade etti. Şimşek, pişmanlık hükümlerinden yararlanan mükelleflere ceza uygulanmadığını da vurguladı.

Vergide beklenen olmadı: Bakan Şimşek’ten stopaj açıklaması Haber

Vergide beklenen olmadı: Bakan Şimşek’ten stopaj açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bölgedeki savaşın, özellikle Hürmüz Boğazı'nın üretim ve tedarik merkezi olması nedeniyle küresel ekonomiyi derinden etkilediğine işaret eden Şimşek, "Ateşkese varılmış olması memnuniyet verici ve inşallah bu süreç suhuletle tamamlanır. Fakat bu şekliyle bile dursa tedarik zincirindeki kırılmaların kriz öncesi seviyelere geri dönmesi, ürüne göre farklılaşmakla birlikte büyük ihtimalle aylar alacak." diye konuştu. Şimşek, bu risklerin etkisiyle küresel enflasyon beklentilerinin yükseldiğini aktararak, "Küresel enflasyonun yükselmesi riskiyle karşı karşıyayız. Çünkü maliyetler artıyor, ham madde fiyatları artıyor." ifadesini kullandı. Enflasyon beklentileri yükseldiğinde küresel finansal koşulların sıkılaştığına ve küresel büyümeye ilişkin tahminlerin aşağı yönlü risk taşıdığına dikkati çeken Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Risk iştahının azalması, birçok gelişmekte olan ülkeden fon çıkışını tetikliyor. Doların güçlenmesi bu dönemde önemli. Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman eğer bu şok devam ederse, ateşkes şu anda sağlandı ama bozulursa, petrol fiyatının 118 dolar veya üstü olması, onunla ilişkili doğal gaz, diğer ham madde fiyatları, büyük ihtimalle küresel büyümede düşüş, küresel enflasyonda yükseliş, stagflasyon, küresel resesyon riskini bile içerir. Umarım ateşkes sürdürülür, nihai bir anlaşma yapılır. Bu durumda da hızla küresel ekonomideki beklentiler olumluya döner ki şu anda baz senaryo o. Körfez'de etkilenen tesislerin tadilatı, yeniden işlevsel hale gelmesi biraz zaman alsa da hızlı şekilde bence fiyatlara yansır. Nitekim dün de gördünüz. Onun için burada önemli olan bu ateşkesin devamıdır. Bununla birlikte tekrar o tedarik zincirlerinin inşasıdır." Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temellerinin genel olarak sağlam olduğunu bildirerek, "Ortalık yatışınca hangi ülkenin hikayesi var, hangi ülkenin makroekonomik politikaları sağlıklı, hangi ülkenin temel dengeleri yani bütçe dengesi, dış denge gibi hususları güçlü. Buralara bakılacak. Türkiye'de risk fiyatlaması dün çok çarpıcı şekilde indi. Bu şu demektir: Aslında fiyatlanan Türkiye'ye özgü bir husus değil. Türkiye'nin makroekonomik temellerine bakış oldukça olumlu ama sonuçta bu önemli bir şok ve bu şokun hem bölgede hem de küresel olarak etkileri fiyatlanıyor. Onun için burada risk iştahının tekrar dönme ihtimali yüksek." değerlendirmesinde bulundu. “GEÇEN SENE RÜŞDÜMÜZÜ İSPAT ETTİK” Türkiye'nin şokları yönetme kapasitesinin iyi olduğuna işaret eden Şimşek, şu ifadeleri kullandı: "Geçen sene rüşdümüzü ispat ettik. Geçen sene gerek içeride gerek dışarıda çok önemli şoklar yaşandı. Bölgesel anlamda baktığımız zaman 12 günlük savaş var. Belki bugünkü gibi etkili olmadı ama o da önemliydi, ticaret savaşları mesela risk iştahını çok etkiledi, büyük bir belirsizlik yarattı. Geçen sene kuraklık şokuyla karşı karşıya kaldık. Hatta zirai don şokuyla karşı karşıya kaldık. Listeyi kabartabiliriz ama geçen sene bu program bütün bu şoklara karşı rüşdünü ispat etti. Bir taraftan da aslında bizim şokları yönetme kapasitemizin gerçekten güçlü olduğunu ortaya koydu." "PİYASALARIN SAĞLIKLI İŞLEYİŞİNİ ÖNCELİKLENDİRDİK" Şimşek, savaşın başladığı günün hemen ardından bütün ilgili birimleri bir araya getirerek Finansal İstikrar Komitesi'ni topladığını söyledi. Toplantıda şokun, savaşın Türkiye'ye etkilerini sınırlamak için neler yapılması gerektiğini kararlaştırdıklarını belirten Şimşek, "İçeride ve dışarıda ekonomik aktörlerin tepkilerinin yönetilmesi çok değerli. Onun için piyasaların sağlıklı işleyişini önceliklendirdik." dedi. Şimşek, borsanın Güney Kore, Endonezya gibi ülkelere göre çok daha dayanıklı çıktığına işaret ederek, "Türkiye, gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi bir performans ortaya koydu, bu önemli." diye konuştu. "BU PROGRAMIN ÖZÜ HAYAT PAHALILIĞIYLA MÜCADELEDİR" Şimşek, Türkiye'nin önemli bir petrol ithalatçısı ve savaşın olduğu bölgeye yakın olduğunu belirterek, "Şimdi buna rağmen eğer bugün biz bu etkileri sınırladıysak bu proaktif yaklaşımın bir yansımasıdır." ifadesini kullandı. Türkiye'nin ekonomi programıyla elde edilen kazanımların heba edilmesini istemediklerini aktaran Şimşek, "Bu programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir, dezenflasyondur. Eşel mobil sisteminin Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde devreye sokulmuş olması aslında bizim neyi önceliklendirdiğimizi çok net şekilde ortaya koyuyor. Mazot, benzin gibi bu ana girdi fiyatlarındaki artışı bütçe üzerinden yöneterek sınırladık. Bu, rekabet gücü açısından önemlidir. Bu, enflasyon açısından önemlidir. Eğer eşel mobil sistemini uygulamaya koymasaydık, en son veri itibarıyla örneğin mazotun litresi 103 lira olacaktı halbuki 86 lira. Örneğin benzinin litresi 78 lira olacaktı, halbuki 64 lira. Bütçe üzerinden bunu yönetmeniz için demek ki bütçeyi sağlam hale getirmiş olmanız lazımdı. Hani tampon varsa tamponu devreye alabiliyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, mevduat ve fonlardan alınan stopajda indirim beklentilerine yönelik soru üzerine, herkesten kazandıkları ölçüde vergi almaya devam edeceklerini ifade etti. Özellikle çok kazanandan daha çok vergi alınması yönündeki düzenlemelere devam edeceklerinin bilgisini veren Şimşek, "Program öncesinde KKM olsun, diğer mevduat türlerinde olsun ya vergi yoktu ya da çok sembolikti. Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. Çok net bir şekilde. Onun için şu anda bizim gündemimizde stopaj yok. Ne stopajda artış ne stopajda indirim, şu anda bir gündem maddemiz değil." dedi. Şimşek, vergi borçlarına yönelik yapılandırma taleplerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, şunları kaydetti: “Zora düşen şirketlerimiz defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı, taksitlendirmeyi yapıyoruz. Yapılandırmadan maksat, 'Benim nakit akışımda geçici bir sorun var, ben bir zorluk yaşıyorum, bana taksit yapar mısınız?' anlamındaysa bu zaten var, kalıcı. Şu anda kalıcı bir yapılandırma sistemini biz kurduk. Bir vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla. Çok net.”

Hizmetlerdeki dezenflasyonun, önümüzdeki dönemde daha da belirginleşmesi öngörülüyor Haber

Hizmetlerdeki dezenflasyonun, önümüzdeki dönemde daha da belirginleşmesi öngörülüyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan mart ayı enflasyon verilerine ilişkin paylaşım yaptı. Enflasyonun martta aylık yüzde 1,9 olduğunu, yıllık yüzde 30,9'a gerilediğini belirten Şimşek, gıda enflasyonunun, geçen yılın aynı ayına göre 4,8 puan iyileşerek yıllık yüzde 32,4 olduğunu aktardı. Şimşek, iklim koşullarındaki iyileşmeye işaret ederek, "Geçtiğimiz yıl yaşanan don ve kuraklığın ardından iklim koşullarında görülen normalleşmenin, 2026 yılında gıda enflasyonu görünümünü desteklemesini bekliyoruz. Yıllık hizmet enflasyonu son bir yılda 16,1 puan azaldı. Hizmetlerdeki dezenflasyonun, kira enflasyonundaki düşüş eğilimi, konut arzını artırmaya yönelik politikalarımız ve eğitimde kural bazlı fiyatlama ile önümüzdeki dönemde daha da belirginleşmesini öngörüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Jeopolitik gelişmelerin ekonomiye etkilerini sınırlamak için gerekli adımları attıklarına dikkati çeken Şimşek, "Program döneminde oluşturduğumuz mali alan ile enflasyonist baskıları azaltacak eşel mobil gibi uygulamaları hızlı ve etkin bir şekilde devreye alıyoruz. Kısa vadede bu şokların enflasyon etkileri olsa da kalıcı fiyat istikrarı hedefimize ulaşmamızı sağlayacak politika setimizi bütüncül ve kararlı şekilde uygulamaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Şimşek: Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu ilerlemedir Haber

Bakan Şimşek: Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu ilerlemedir

Bakan Şimşek, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi tarafından İstanbul'da düzenlenen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" başlıklı zirvede yaptığı konuşmada, bir süredir uyguladıkları dezenflasyon programında gelinen noktaya ilişkin bilgi paylaştı. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin artık yeni normale döndüğünü, jeopolitik gerginliklerin ve çatışmaların oldukça yaygın hale geldiğini dile getiren Şimşek, dönüştürücü, yıkıcı ve yapay zeka gibi otonom sistemler ile insansı robotların yakında yeni normal olacağını söyledi. Şimşek, bu gelişmelerin tüm sektörleri ve iş alanlarını etkileyeceğine dikkati çekerek, ticarette ciddi sınamalarla karşı karşıya bulunduklarını, korumacılığın tarihi rekor düzeyde olduğunu anlattı. Dünyanın dört bir tarafında gerilimlerin ve sıcak çatışmaların sürdüğünü, bunların her geçen gün arttığını ifade eden Şimşek, 20-25 yıl önce yıllık 1-1,5 trilyon dolar olan küresel savunma harcamalarının bugün 3 trilyon dolara çıktığını, 2035'te ise yıllık 6,6 trilyon dolara ulaşmasının tahmin edildiğini bildirdi. Geçmişte Sanayi Devrimi diye nitelendirilebilecek gelişmelerin ne kadar sürede gerçekleştiğini anlatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bundan önceki sanayi devrimleri veya yıkıcı-dönüştürücü dönemler, genelde en az 40 yıl almış fakat yapay zeka ve bununla ilişkili dönüştürücü-yıkıcı teknolojiler, 20 yıldan daha az süre içerisinde sonuç doğuracak. Çok hızlı bir şekilde hemen hemen bütün alanları etkileyecek ve önceki yıkıcı, dönüştürücü teknolojilere oranla belki 10 kat, belki 100 kat daha hızlı bir şekilde, daha büyük oranda etkileyebilecek." Şimşek, yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalara değinerek, konfeksiyondan liman işletmelerine kadar akla gelebilecek tüm alanlarda insanların olmadığı fabrikaların artık yaygınlaşmaya başladığını anlattı. "BAZI KIRILMALARI UYGULANAN PROGRAMA YÜKLEMEK KOLAYCILIK OLUR" Bakan Şimşek, 55 ülkede 22 sektörü temsilen 1000 işletmenin üst yöneticisi (CEO) ile yapılan araştırmayla ilgili bilgi vererek, "(Gelecek 5 yılda iş dünyasını dönüştüren teknolojiler konusunda) Yapay zeka ile bilgi işleme teknolojileri yüzde 86 ile ilk sırada, robotlar-otonom sistemler yüzde 58 ile ikinci sırada. Enerji üretimi, depolama gibi teknolojiler şeklinde sıralama gidiyor." diye konuştu. İş dünyasının temsilcilerinin sahada yoğun rekabeti görmeye başladığını dile getiren Şimşek, "Bazı kırılmaları hissediyorsunuz, görüyorsunuz. Bunun büyük bir kısmını uygulanmakta olan programa yüklemek kolaycılık olur yani çok basit olur ama size yardımcı olsa yine sorun değil. Konjonktürel konularla, açıklamalarla durum değerlendirmesi yaparsak hem kendinize hem de aslında programa haksızlık yapmış olursunuz." ifadelerini kullandı. Şimşek, Türkiye'nin jeopolitik ve jeoekonomik kırılmalar ile ticarette korumacılığa nispeten daha hazırlıklı ülkeler arasında yer aldığını çünkü ihracatının 3'te 2'ye yakınının serbest ticaret anlaşması olan ülkelere yapıldığını, yüzde 80-85'inin de o serbest ticaret anlaşmalarının bulunduğu ülkelerin yanı sıra yakın coğrafyadaki özel ilişkiler kurdukları Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'a gittiğini anlattı. Türkiye'nin bulunduğu ulaşım akslarının ve Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, Kalkınma Yolu Projesi ile bağlantısallık alanında yeni yatırımlar yaptıklarını, yeni nesil ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Şimşek, "Şu anda en kritik gündem maddelerimizden bir tanesi kamu alımları, hizmetler ve tarımı da içerecek yeni nesil ticaret anlaşmaları." dedi. "SAVUNMA SANAYİSİ, TÜRK SANAYİSİNDE HİBRİT İNOVASYON MODELİNİN TEMELİ OLACAK" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin büyüme ve sermayenin nerede olduğu konusunda çalışması gerektiğini belirterek, sermaye sahibi ülkelere "Gelin, sizinle üçüncü ülkelerde iş yapalım" yaklaşımıyla gidilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ana ticaret koridorlarının merkezinde olduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkenin hizmet ihracatındaki başarılı uygulamalara ve elde ettiği gelire değindi. Şimşek, geçen yıl hizmet ticaretinde 63,5 milyar dolar fazla verdiklerini kaydederek, hizmetler alanına dahil olan turizm, sağlık ve eğitim gibi sektörlerde elde edilen başarıları anlattı. Hizmet sektörüne ellerinden gelen tüm destek ve teşvikleri vermeye devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, Türkiye'de eğitim gören öğrenci sayısının 380 bine ulaştığını, 3-5 yıl içinde bu sayıyı 500 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin küresel inşaat sektöründe güçlü konumda olduğunu dile getiren Şimşek, bu alanda çevre ülkelerde büyük iş imkanlarının bulunduğunu, İstanbul'un da bir başka hizmet kalemi olan video oyunlarında dünyanın en önemli üslerinden birisi haline geldiğini vurguladı. Şimşek, Türkiye'nin savunma sanayisinde elde ettiği başarılara ilişkin detaylar paylaşarak, 1990'lı yıllarda dünyanın en büyük ithalatçısı Türkiye'nin 2025 itibarıyla henüz kesin rakamlar açıklanmasa da dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasına girmiş olabileceğini söyledi. Şu anda savunma sanayisi alanında 1400 ürünün geliştirme aşamasında olduğunu ifade eden Şimşek, "Savunma sanayisi, Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak." dedi. "SİZ İSTEMESENİZ DE BİZ, SANAYİDE DÖNÜŞÜMÜ GÖRÜYORUZ" Bakan Şimşek, fiber kapasite, internet, uzay hizmetleri, veri merkezleri ve yapay zeka gibi alanlarda yapılan yatırımlara işaret ederek, gelecek 5 yılda iş dünyasını değiştirecek teknolojileri ıskalama veya görmezlikten gelme lükslerinin bulunmadığını söyledi. Şimşek, "Reel sektörün şu anda harıl harıl bakması gereken en temel başlıklardan bir tanesi de 'Yapay zekayı kullanarak rekabet gücümüzü, verimliliğimizi nasıl artıracağız?" diye sordu. Türkiye'nin beşeri sermaye konusunda sıkıntısının olmadığını, bunu uluslararası çalışmaların da söylediğini dile getiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Burada dönüp dolaşıp her şey kaynak noktasına geliyor. 90 milyar doları deprem bölgesinin yeniden ihya ve inşasına harcayıp da bütçe açığını milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına çekecek fazla ülke ben bilmiyorum. Geçen sene gelişmekte olan ülkelerde ortalama bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,3, bu oran Türkiye'de yüzde 2,9. Bir taraftan bizim kamu maliyesi, kamu bütçesini iyileştiriyoruz. Niye? Tam da bu hazırlıkları tamamlamak için. Çünkü savunma sanayisine, bu teknolojilerin gelişmesine, sanayide dönüşüme daha çok kaynak ayıracağız. Siz istemeseniz de biz, sanayide dönüşümü görüyoruz. Bu, bir ihtiyaç, zorunluluk çünkü etrafımız durmuyor, dünya yerinde saymıyor." "ENERJİ EMTİA FİYATLARINDA DÜŞÜŞ BEKLENMESİ TÜRKİYE'NİN LEHİNE" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin hem kamu hem özel sektör hem de hane halkı borçluluğundaki düşük oranlara ilişkin detaylar paylaştı. Küresel ekonominin tüm bu gelişmelere rağmen geçen sene epey direnç gösterdiğini, bu sene de dirençli olmasının tahmin edildiğini, ticaret ortaklarında hafif kıpırdanma olduğunu, AB'nin kendisini toparlamaya başladığını anlatan Şimşek, avro/dolar paritesinin yükseldiğini ve bir süre daha yüksek kalmaya devam edeceğini, bunun ihracatçılar için önemli olduğunu, enerji fiyatlarının ise uluslararası kuruluşlar tarafından uzun vadede reel ve nominal olarak düşmesinin beklendiğini söyledi. "SON 50 AYIN EN DÜŞÜK ENFLASYONUYLA KARŞI KARŞIYAYSAK BU, BİR İLERLEMEDİR" Bakan Şimşek, uyguladıkları programın ilk aşaması sayesinde risklerin hepsini yönettiklerini, kural bazlı piyasa ekonomisine geçtiklerini, enflasyonun kontrolden çıkmasını önlediklerini, cari açığın ödemeler dengesi sorununa dönüşmesini engellediklerini, deprem harcamalarını yapmalarına rağmen bütçe açığını kontrol altında tuttuklarını anlattı. Bir taraftan rezerv birikimi yaparken diğer yandan koşullu yükümlülükleri azaltmaya başladıklarını dile getiren Şimşek, programın ikinci aşamasında dezenflasyonun başladığını, mali disiplinin tesisini yaptıklarını, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarından (KKM) çıkışı başarıyla yönettiklerini, 2025'te çoklu simültane şoklar yaşamalarına rağmen programın sonuç üretmeye devam ettiğini belirtti. Şimşek, şu anda üçüncü evrede olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti: "İş yaparken, bütçe yaparken, planlama yaparken artık enflasyonun daha az hissedileceği, belirsizliklerin azaldığı, fiyat istikrarına doğru artık yolculuğun son evresi yani enflasyonun tek haneye indirilmesi. Kazanımların pekiştirilmesi tabii ki önemli. Burada bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına tutulması, orta vadede cari açığın milli gelire oranının yüzde 1'in altına düşürülmesi, verimlilik ve rekabet gücü odaklı reformlarla reel sektörün dönüşümü." Şimşek, geçen yıl kuraklık, zirai don, ABD'nin tarife uygulamaları gibi olumsuz gelişmelere rağmen enflasyonun düştüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Enflasyon, 2022 Ekim'de zirveyi yüzde 85 ile bulmadı mı? Yılı yüzde 64-65 civarında tamamlamadık mı? Bugün yüzde 31 civarıyız. Hedefler iddialı, bunlar hep konuşulacak. Hedef aralığımız yüzde 15-21, Merkez Bankamızın belirlediği. Piyasa nerede görüyor? 12 ay sonrasını yüzde 21-22'de görüyor. Bu, bir ilerlemedir. Biz mükemmeliyetçi değiliz, mükemmeliyetçiliğin ilerlemeye bir engel olmasını da istemiyoruz. İlerleme var, sonuç var, başarı var. Şu anda son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu, bir ilerlemedir." "SICAK PARAYA KARŞI İLK DEFA BU HÜKÜMET TEDBİR ALDI, BİLİYOR MUSUNUZ?" Bakan Şimşek, "2026'da enflasyon niye düşsün?" diye sorulabileceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü para, maliye ve gelirler politikası destekleyici olmaya devam ediyor. Çünkü biz, hedeflenen enflasyonla uyumlu yönetilen, yönlendirilen yani kamunun belirlediği, etkilediği fiyatlamaları yapıyoruz ama en önemlisi hani diyorlar ya 'Para politikasıyla bir yere varamazsınız'. Varılacağını kim söyledi ben anlamıyorum. 'Bugüne kadar para politikasıyla biz, sihirli bir şekilde bütün sorunları çözeriz.' diyen oldu mu? Bunu söyleyen mi oldu? Nereden çıkarıyorsunuz? Biz, tam aksine entegre, çok boyutlu, birbiriyle tutarlı olan bir program uyguluyoruz. Önce 'Program yok.' denildi, sonra 'Bu program var ama başarılı olmaz.' denildi. Sonra 'Bu program sıcak paraya dayanıyor.' denildi. Sıcak paraya karşı ilk defa bu hükümet tedbir aldı, biliyor musunuz? Haberiniz var mı? Sıcak para girişini sınırlamak için fiilen vergimsi bir adım attık yani o kanaldan gelen kısa vadeli fonlara karşılık oranlarını artırdık. Bir sonraki bahane ne olacak bilmiyorum ama ortada bir program var ve bu program sonuç üretiyor. Üretmeye de devam edecek." Şimşek, hizmet enflasyonunun yüzde 91'den yüzde 40'lara düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini, mal enflasyonunun yüzde 56'lardan yüzde 25-26'ya kadar gerilediğini, temel mal enflasyonunun yüzde 17,5'e kadar indiğini, tüm enflasyon göstergelerinde iyileşme yaşandığını anlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.