SUSAMLI GELENEK SOFRALARDA: MİRAÇ KANDİLİ’NİN TADI "KANDİL SİMİDİ"
İslam alemi bugün, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) göğe yükselişini müjdeleyen Miraç Kandili’ni idrak ediyor. Bu kutsal gecenin maneviyatı camilerde dualarla yaşanırken, sokaklarda ise asırlık bir gelenek olan kandil simidi kokusu hakim.
FIRINLARDA "MESAİ" KOKUSU
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kolları sıvayan fırıncılar, mahlep ve tereyağının eşsiz uyumuyla hazırlanan hamurları ustalıkla şekillendirdi. Kimisi bol susamlı kimisi ise çörek otlu hazırlanan bu minik halkalar, sadece mideye değil, gönüllere de hitap ediyor.
Geleneksel tarifine sadık kalınarak hazırlanan simitlerin sırrı ise içine katılan bir tutam mahlepte gizli. Tazeliğini uzun süre koruyan bu simitler, bugün en çok "paylaşma" aracı olarak satın alınıyor.
BİR PAYLAŞMA KÜLTÜRÜ: "BUYURUN, KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN"
Kandil simidini diğer unlu mamullerden ayıran en büyük özellik, bireysel tüketimden ziyade bir hediyeleşme aracı olması. Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan itibaren saray ve halk mutfağında yerini alan bu gelenek, bugün de komşuluk bağlarını güçlendirmeye devam ediyor.
Vatandaşlar, sadece kendi evleri için değil; komşularına, esnafa ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak üzere paket paket simit alarak bin yıllık "ikram" kültürünü yaşatıyor.
UZMANINDAN KÜÇÜK BİR NOT
Pastane ustaları, gerçek bir kandil simidinin ağızda dağılması gerektiğini vurgularken, taze simidi anlamanın yolunun kendine has mahlep kokusundan geçtiğini belirtiyor.
Miraç Kandili’nin bereketiyle harmanlanan bu eşsiz lezzet, bu akşam da çay sohbetlerinin en güzel eşlikçisi olacak.