#İran

İLKHABER-Gazetesi - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump yine dünyayı kurtardı: “Düğmeye basacaktım ama…” Haber

Trump yine dünyayı kurtardı: “Düğmeye basacaktım ama…”

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Devlet Balo Salonu inşaatını gezerken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump’ın özellikle İran konusunda yaptığı açıklamalar dünya gündeminde yankı uyandırdı. “Bir saat kalmıştı” Trump, İran’a saldırı ihtimaliyle ilgili yöneltilen soruya çok konuşulacak bir yanıt verdi. Operasyon için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Trump, son anda karar değiştirdiğini söyledi. Trump açıklamasında, “Bir saat kalmıştı. Her şey hazırdı. Kararımı vermiştim. Sonra aradılar ve bana birkaç gün daha süre verip veremeyeceğimi sordular” ifadelerini kullandı. “İran anlaşma yapmak için yalvarıyor” İran’ın ağır baskı altında olduğunu savunan Trump, Tahran yönetiminin müzakere masasına oturmak zorunda kaldığını ileri sürdü. Trump, “İran ile müzakere ediyoruz, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar” dedi. ABD’nin bölgedeki müttefikleriyle birlikte hareket ettiğini belirten Trump, başta Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt olmak üzere birçok ülkeyle koordinasyon halinde olduklarını söyledi. İsrail vurgusu Trump, İsrail’in süreçte önemli rol oynadığını belirterek, “İsrail büyük bir ortak oldu” ifadelerini kullandı. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Trump, böyle bir durumda ilk hedefin İsrail olacağını öne sürdü. Trump, İran’ın daha sonra Körfez ülkelerine saldırabileceğini iddia etti. “Bir kez daha sert darbe indirebiliriz” Askeri seçeneğin halen masada olduğunu belirten Trump, “Onlara bir kez daha sert bir darbe indirmemiz gerekebilir” diyerek yeni operasyon sinyali verdi. İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savunan Trump, “Füzelerinin yüzde 82’si yok oldu” dedi. Hürmüz Boğazı mesajı Trump, Xi Jinping ile yaptığı görüşmeye de değindi. Çin’in İran’a silah göndermeyeceği konusunda güvence aldığını öne süren Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemine dikkat çekti. Trump, “Orası uluslararası bir su yolu. İran’ın kontrol edeceği bir yer değil” ifadelerini kullandı. Küba açıklaması da dikkat çekti Trump, Küba hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küba yönetiminin ABD’den yardım istediğini savunan Trump, rejim değişikliği konusunda net konuşmadı. “Küba başarısız olmuş bir ülke” diyen Trump, “Rejimi değiştirip değiştirmemek konusunda emin değilim” ifadelerini kullandı. “Dünyanın havaya uçmasına izin vermeyeceğim” İran’a yönelik olası müdahalenin ABD kamuoyunda destek bulduğunu savunan Trump, “Ben görevdeyken dünyanın havaya uçmasına izin vermeyeceğim” dedi.

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu Haber

Tel Aviv'in "kükreyen aslan" isimli saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumu

İsrail'in önemli gazetelerinden Maariv, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, Tel Aviv'in "kükreyen aslan" ismini verdiği saldırıdan "miyavlayan kedi" olarak çıktığı yorumunda bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail'de muhalif isim ve medya organlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Maariv gazetesi, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına verdiği isme atıfla, "Aslan kükremesinden kedi miyavlamasına: Netanyahu ve Trump'ın İran konsepti nasıl çöktü?" başlığını kullandığı haberde, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini sert bir şekilde eleştirdi. Söz konusu haberde "41 günlük savaş ve 5 bin yıkılmış bina, kesin bir İran zaferiyle sonuçlandı. (İran lideri Ali) Hamaney'in tasfiyesine rağmen rejim hayatta kaldı, nükleer kapasite yerinde duruyor ve Hürmüz Boğazı Tahran'ın ATM'sine dönüştü. İsrail ve ABD, bu mücadeleden tamamen stratejik bir teslimiyet anlamına gelen bir anlaşmayla çıkıyor." ifadeleri kullanıldı. Şu an için anlaşmanın tek kazananının İran ve vekil güçleri olduğu değerlendirmesinde bulunulan haberde, "Tüm üzüntümüze rağmen, görünen o ki İsrail ve ABD bu savaşı büyük bir farkla kaybetmiştir." ifadelerine yer verildi. Haberde, Netanyahu hükümetine tepki gösterilerek, şunlar kaydedildi: "İsrail ve ABD, 41 gün önce bir savaşa girdi. İsrail devleti felç oldu. Havalimanı kapandı. İran, Yemen ve Lübnan'dan binlerce füze fırlatıldı ve bazıları İsrail topraklarına düştü. Çatışmalarda onlarca İsrailli sivil ve asker öldü, yüzlercesi yaralandı. İsrail ekonomisi, 41 günlük neredeyse tam duraksamanın ağır bedelini ödedi. İsrail'de mücadelenin son tablosunun, en azından bu aşamada böyle olacağını hayal edenlerin sayısı oldukça az." ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL’İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. “İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

ABD ve İsrail'in İran’a saldırısı, İngiltere’nin denizaşırı planlarını ateşledi Haber

ABD ve İsrail'in İran’a saldırısı, İngiltere’nin denizaşırı planlarını ateşledi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarında yer almadığını ancak ABD'nin İran'ın füze depolarını vurmak için İngiliz üslerini kullanma izni talep ettiğini ve bu talebi kabul ettiklerini belirtti. İngiliz basınına göre İngiltere, ABD'ye, Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia Üssü ile Fairford'daki İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Üssü'nün kullanımına izin verdi. ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırıları devam ederken Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) bulunan Akrotiri'deki İngiliz Egemen Üssü "şüpheli bir insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla" hedef alındı ve sınırlı hasar meydana geldi. Söz konusu olayın ardından İngiliz üssüne yakın yerlerdeki okullar tatil edildi ve üsteki zorunlu olmayan personelin ayrılması istendi. Starmer, daha sonra yaptığı açıklamada da İran, insansız hava araçlarının hedefi olan GKRY'deki İngiliz üssünün, ABD tarafından İran'a yönelik hava saldırılarında kullanılmadığını söyledi. İngiltere, ABD'den sonra en geniş denizaşırı askeri ağa sahip ülke İngiltere'nin küresel askeri erişim kapasitesi çok bölgeli ve katmanlı bir yapıya sahip olarak biliniyor. İngiltere Savunma Bakanlığı, askeri üslerin yerleri hakkında rutin olarak ayrıntılı bilgi yayımlamıyor ancak 2024'te İngiltere Parlamentosuna verilen bir yanıtta, ülke içinde yedek tesisler dahil 2 binden fazla askeri tesis bulunduğu açıklandı. Askeri ve istihbarat kurumlarının çalışmalarına ilişkin araştırma haberleri yapan İngiliz "Declassified UK" sitesinin 2020'de paylaştığı bir raporda, İngiltere'nin 42 ülkede 145 noktada askeri varlığa sahip olduğu ortaya kondu. Bu kapsamıyla "İngiltere, ABD'den sonra en geniş denizaşırı askeri ağa sahip ülke" olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) ve İngiltere Parlamentosu raporlarından derlenen bilgilere göre, İngiltere, dünya genelinde geniş bir askeri ağ sürdürüyor. AVRUPA İngiltere, NATO'nun doğu kanadında aktif rol oynuyor. Avrupa'da yaklaşık 900 İngiliz askeri, NATO İleri Kara Kuvvetleri kapsamında Estonya ve Polonya'da konuşlu bulunuyor. Estonya'da yaklaşık 700 asker, zırhlı birlikler ve topçu unsurları konuşlu iken Polonya'da yaklaşık 140 personel görev yapıyor. Almanya'da yaklaşık 185 İngiliz ordu personeli görev yaparken Cebelitarık'ta da yaklaşık 420 personel konuşlu bulunuyor. ORTA DOĞU İngiltere, Orta Doğu bölgesinde askeri varlığını 3 ana operasyon çerçevesinde sürdürüyor. Bunlar, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'ndaki deniz güvenliğini hedefleyen "Operation Kipion", Irak ve Suriye'de terör örgütü DEAŞ'a karşı yürütülen "Operation Shader" ve Kızıldeniz'de deniz güvenliği amaçlı uluslararası koalisyon görevi olan "Operation Prosperity Guardian" olarak sıralanıyor. Bahreyn, "Operation Kipion" kapsamında yaklaşık 300 İngiliz personelle bölgedeki en önemli deniz konuşlanma merkezlerinden biri olarak dikkati çekiyor. Ülkede 2018'de açılan "UK Naval Support Facility", İngiltere'nin Süveyş Kanalı'nın doğusundaki ilk kalıcı deniz tesisi olarak biliniyor. Bu tesiste mayın avlama gemileri ve bir fırkateyn sürekli konuşlu bulunuyor ve bölgedeki deniz operasyonlarının lojistik merkezi olarak işlev görüyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY), (Akrotiri (Ağrotur) ve Dhekelia (Dikelya) egemen üs bölgelerinde) yaklaşık 3 bin personelle İngiltere'nin Süveyş'in doğusundaki en büyük kalıcı askeri varlığı olarak yer alıyor. Bu 2 egemen üs bölgesinde, RAF'a ait savaş jetleri, tanker uçakları, nakliye ve keşif platformları konuşlandırılırken 2 piyade taburu da rotasyon esasına göre görev yapıyor. Irak'ta İngiltere'ye ait kalıcı bir askeri üs bulunmamakla birlikte İngiliz askerleri, eğitim ve danışmanlık görevleri kapsamında bu ülkede konuşlandırıldı. İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) ise Al Minhad Hava Üssü'nü kullanıyor. Ayrıca 2024'te bölgesel operasyonları desteklemek amacıyla "Donnelly Lines" adı verilen yeni bir kalıcı İngiliz askeri tesisi açıldı. Bu kapsamda BAE'de yaklaşık 100 İngiliz personelinin bulunduğu biliniyor. Umman'da yaklaşık 90 İngiliz personeli konuşlu iken bu ülke, İngiltere'nin bölgedeki stratejik lojistik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Umman'da 2018'de açılan Duqm Limanı'ndaki ortak deniz üssü, uçak gemilerini destekleyebilecek bakım kapasitesine sahip. Ayrıca İngiltere, hava operasyonları için Al Musannah Hava Üssü'nü de kullanabiliyor. İngiltere'nin Suudi Arabistan'da da sınırlı danışmanlık ve savunma işbirliği varlığı bulunuyor. Katar'da bulunan Al Udeid Hava Üssü ise İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinin bölgesel operasyon karargahı konumunda yer alıyor. Bu ülkede konuşlandırılan "83 Expeditionary Air Group" adlı birlik, bölgedeki hava operasyonlarının koordinasyonunda önemli rol oynuyor. ATLANTİK VE DENİZAŞIRI TOPRAKLAR İngiltere'nin denizaşırı toprağı olan Falkland Adaları'nda yaklaşık 1200 personel, hava savunma sistemleri ve RAF unsurlarıyla kalıcı konuşlanma sürdürüyor. Savunma ve dışişlerinde İngiltere'ye bağlı olan Falkland Adaları'nın egemenliği statüsü, İngiltere ile Arjantin arasında uzun yıllardır sorun oluşturuyor. İngiltere, 4 bin mil uzaklıkta yer alan Güney Atlantik'teki deniz aşırı toprağı Ascension Adası'nda da lojistik ve destek varlığını sürdürüyor. AFRİKA VE HİNT-PASİFİK İngiliz ordusu, Kenya'daki "British Army Training Unit Kenya (BATUK)" aracılığıyla yaklaşık 350 personelle bu ülkede kalıcı varlık sürdürüyor. Ayrıca Somali'de yaklaşık 65 personel Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği ve Somali Ulusal Ordusuna eğitim, tıbbi destek ve el yapımı patlayıcılarla mücadele kapasitesi sağlanıyor. İngiltere'nin, Güneydoğu Asya'da yer alan Brunei'de ise yaklaşık 1200 askeri, bir Gurkha taburu ve helikopter unsurları bulunuyor. Öte yandan İngiltere'nin, kontrolünde tuttuğu Hint Okyanusu'nda yer alan Chagos Takımadaları'nın en büyüğü Diego Garcia Adası'nda da ABD ile kullandığı ortak askeri üssü bulunuyor. Bu üs, Hint-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika'nın bazı bölgelerinde askeri varlık gösterilmesinde kilit role sahip olarak biliniyor. Hindistan, Endonezya ve Madagaskar üçgeninde yer alan ve en yakın kara parçasına yaklaşık 1600 kilometre uzaklıkta bulunan Diego Garcia Üssü, coğrafi açıdan stratejik konuma sahip oluşuyla dikkati çekiyor. Üste mevcut durumda, büyük askeri kargo uçaklarının kullanabileceği bir pist ve uçak gemilerinin demirleyebileceği bir liman bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump da 18 Şubat'ta yaptığı açıklamada, İngiltere'ye Diego Garcia Adası'nı Morityus'a iade etmemesi çağrısında bulunarak, "İran'ın anlaşmayı reddetmesi halinde" Ada'daki askeri üssü kullanabileceklerini bildirmişti.

Savaşın faturası: ABD’nin İran saldırısı ilk gün 779 milyon dolara mal oldu Haber

Savaşın faturası: ABD’nin İran saldırısı ilk gün 779 milyon dolara mal oldu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve açık kaynaklardan derlenen verilere göre, ABD'nin, İran'a yönelik askeri harekatının ilk 24 saatinde yaklaşık 779 milyon dolar harcadığı tahmin ediliyor. Söz konusu tutar, tahmini olarak 2026 mali yılı savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 0,1'ine karşılık geliyor. CENTCOM'a göre ABD ordusu, İran'a yönelik askeri harekatı kapsamında B-2 hayalet bombardıman uçakları, F-22, F-35 ve F-16 savaş uçakları, A-10 taarruz uçakları ve EA-18G elektronik savaş uçakları kullanıldı. Operasyonda ayrıca MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçları, nükleer güçle çalışan uçak gemileri, güdümlü füze destroyerleri ile Patriot ve Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma (THAAD) füze savunma sistemleri yer aldı. ABD'nin Missouri eyaletindeki Whiteman Hava Üssü'nden kesintisiz uçuş gerçekleştiren dört B-2 hayalet bombardıman uçakları 907 kilogram Müşterek Doğrudan Saldırı Mühimmatı (JDAM) mühimmatıyla hedefleri vurdu. Yüksek bakım gereksinimi ve 18 bin 143 kilogram mühimmat taşıma kapasitesiyle bilinen B-2 uçaklarının operasyon maliyeti, uçuş saatleri, bakım giderleri ve ABD Savunma Bakanlığının 2025 ve 2026 bütçe taleplerindeki mühimmat verileri dikkate alındığında, tek başına yaklaşık 30,2 milyon dolar olarak hesaplandı. CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı bilgilere göre, F-18, F-16, F-22 ve F-35 tipi savaş uçaklarının yoğun şekilde kullanılması ilk saldırılarda etkili oldu. ABD Savunma Bakanlığının 2025 ve 2026 bütçe talepleri, uçuş saatleri, bakım giderleri ve mühimmat verileri esas alındığında, söz konusu sortilerin maliyetinin yaklaşık 271,34 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca, EA-18G Growler, A-10C Thunderbolt ve MQ-9 Reaper gibi özel görev uçaklarının yanı sıra Düşük Maliyetli İnsansız Muharebe Saldırı Sistemi (LUCAS) de operasyonda kritik rol oynadı. Operasyonlarda kritik rol oynayan ekipmanların ve savaş uçaklarının yanı sıra P-8 deniz devriye uçakları, RC-135 keşif uçakları, havada yakıt ikmal tankerleri ve kara konuşlu HIMARS bataryalarının da dahil edilmesiyle hava ve kara unsurlarının toplam maliyetinin yaklaşık 423,57 milyon dolara ulaştığı hesaplandı. Bölgede görev yapan iki ABD uçak gemisi grubu, USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford da saldırıya katıldı. Uçak gemilerinin beraberindeki destroyerler ve kıyı muharebe gemileriyle birlikte günlük işletme maliyetinin tahmini 15 milyon dolara ulaştığı belirtiliyor. CENTCOM ayrıca donanmanın çok sayıda Tomahawk füzesi konuşlandırdığına ilişkin görüntüler paylaştı. Kesin sayı açıklanmasa da yaklaşık 200 Tomahawk füzesinin ateşlendiği ve bunun mühimmat maliyetinin toplamda yaklaşık 340,4 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Tüm kalemler toplandığında, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ilk günkü tahmini maliyetinin 779,14 milyon dolar seviyesinde olduğu ve söz konusu tutarın 2026 mali yılı savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 0,1'ine karşılık geldiği tahmin ediliyor.

Küresel piyasalar Orta Doğu'daki yüksek tansiyonla haftaya negatif başladı Haber

Küresel piyasalar Orta Doğu'daki yüksek tansiyonla haftaya negatif başladı

İran'ın söz konusu saldırıların ardından yakın ülkelerdeki ABD üsleri ile İsrail'e yönelik karşı saldırıya geçmesi, Orta Doğu'da savaşın uzun süreye yayılabileceği risklerini beraberinde getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada saldırılar sonucunda İran'daki askeri komuta kademesinin yok edildiğini savunarak, savaş operasyonlarının tüm gücüyle sürdüğünü ve tüm hedeflere ulaşana kadar devam edeceğini belirtti. İran'a yönelik saldırıların dört hafta sürebileceğini belirten Trump, bu sürenin daha kısa olabileceğinin ihtimaller arasında bulunduğuna işaret etti. ABD-İsrail saldırılarında öldüğü duyurulan İran lideri Ali Hamaney'in ardından, İran'daki yeni liderlerin müzakerelere dönmek istediğini belirten Trump, "Onlar konuşmak istiyorlar ve ben de bunu kabul ettim, bu yüzden onlarla konuşacağım. Bunu daha önce yapmalıydılar." dedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ise Washington ile müzakereleri yeniden başlatma girişiminde bulunduğu iddialarını yalanlayarak, ABD ile müzakere yapmayacaklarını duyurdu. Söz konusu gelişmeler piyasalarda risk algısının artmasına neden olurken, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması başta petrol olmak üzere küresel ticaretin sekteye uğrayabileceğine dair kaygıları artırdı. BRENT PETROL YAKLAŞIK 1 YILIN ZİRVESİNDE Artan riskler nedeniyle yatırımcılar güvenli liman arayışıyla tahvil ve altına yönelirken, petrol fiyatlarında da arz endişelerinden kaynaklı yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı haftanın ilk işlem gününde 77,6 dolara çıkarak 23 Haziran 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik risklerden dolayı tahvil piyasasında da alış ağırlıklı bir seyir gözlenirken, ABD'nin 2 ve 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerileme dikkati çekti. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,3650'ye inerek 25 Ağustos 2022'den ve ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,9230'a gerileyerek 7 Nisan 2025'ten bu yana en düşük seviyelerini gördü. Altının ons fiyatı da yeni işlem gününde 5 bin 393 dolara çıkarak 30 Ocak'tan bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, şu sıralarda yüzde 2'ye yakın artışla 5 bin 365 dolardan alıcı buluyor. Söz konusu gelişmelerle doların diğer para birimlerine karşı güçlendiği gözlendi. Dolar endeksi şu sıralarda yüzde 0,4 artışla 98 seviyesinde bulunuyor. Analistler, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskılaması ve ticarette yavaşlama ihtimalinin ekonomilerde enflasyonist baskıları güçlendirebileceğini, bu durumun da merkez bankalarının politika alanını daraltabileceğini ifade etti. PİYASALAR "SAVAŞ" RİSKLERİ ALTINDA EKONOMİK VERİLERİ İZLEYECEK Jeopolitik risklerin gölgesinde makroekonomik veri tarafında ABD'de geçen hafta Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) ocakta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda yüzde 2,9 ile beklentilerin üzerinde artması, ülkede enflasyonun yapışkan hale gelebileceğine yönelik endişeleri artırdı. Para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) mart ayında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, yılın ilk faiz indirimine ilişkin beklentiler temmuz ayı için güçlü kalmayı sürdürdü. Analistler, bu hafta ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verilerinin ülkede iş gücü piyasasının durumuna yönelik mesaj vereceğini belirterek, söz konusu verilerde Fed'in atacağı adımlara ilişkin sinyaller aranacağını kaydetti. Kurumsal tarafta Trump'ın, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic arasında son dönemde yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının durdurulması talimatı verdi. Analistler, yapay zeka üzerindeki kontrolün kamunun eline geçebileceğine yönelik sinyal niteliği taşıyabileceğini belirterek, teknoloji hisseleri üzerindeki etkilerinin yakından izleneceğini kaydetti. Bu gelişmelerle ABD'de endeks vadeli kontratlar haftaya negatif başladı. AVRUPA'DA ENDEKS VADELİLERİ SATICILI SEYREDİYOR Avrupa borsaları cuma gününü karışık seyirle tamamlarken, Orta Doğu'daki gerilimin tırmanmasıyla endeks vadeli kontratlar yeni haftaya negatif başladı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Avrupa Birliği'nden (AB) tansiyonun diplomasi yoluyla azaltılması çağrısı geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB'nin Orta Doğu'da gerginliğin azaltılması ve İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla diplomatik çabalara katkıda bulunacağını bildirdi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise İran'ın ABD ve İsrail'in saldırıları karşısındaki misillemeleri çerçevesinde Bahreyn'e düzenlediği saldırıların "haksız ve kabul edilemez" olduğunu ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset de, Orta Doğu'nun "tam ölçekli bir çatışmaya doğru sürüklendiğini", Avrupa'nın bir bütün olarak Körfez'deki gerginliği düşürmek için harekete geçmesi gerektiğini bildirdi. Orta Doğu'daki gerilimin yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın bugün yapacağı konuşma yatırımcıların odağında yer alıyor. ASYA BORSALARI ÇİN HARİÇ GERİLEDİ ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla artan risk algısı Asya tarafında da hissedilirken, bölge piyasalarında Çin hariç satış baskısı yaşanıyor. Saldırıların etkisiyle yükselen petrol fiyatları birçok Asya ülkesi için enflasyonist baskı sinyali verirken, artan dolar talebi bölge para birimlerinde değer kaybına yol açtı. Dolar/yen paritesi 156,8'e çıkarak son 1 ayın zirvesine yaklaştı. Ayrıca petrol fiyatlarındaki artış enerji şoklarına duyarlı ekonomiler arasında yer alan Güney Kore ve Hindistan ekonomileri için tehdit oluştururken, ülke para birimlerinin dolar karşısında zayıfladığı görüldü. Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya'da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) şubatta 53 değeri ile beklentileri aştı. Analistler, Japonya'da halihazırda süregelen enflasyonist baskıların dikkate alındığında, Orta Doğu'daki gerilimle artan enerji maliyetlerinin Japonya Merkez Bankası'nı (BoJ) faiz artırımı konusunda zorlayabileceğini kaydetti. Çin'de ise yıllık siyasi toplantılarda ülkenin 15. Beş Yıllık Planı için gündeminin belirlenmesi bekleniyor. Ülkedeki haber akışı Pekin yönetiminin daha fazla teşvik önlemi açıklayacağına işaret etti. Bu durum ülke borsasında yatırımcıların risk iştahının artmasını sağlayarak pozitif görünümde etkili oldu. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 düşerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi. Bugün Güney Kore'de piyasalar tatil nedeniyle kapalı olacak. SPK AÇIĞA SATIŞ İŞLEMLERİNİ BİR HAFTA SÜREYLE DURDURDU Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,16 değer kaybederek 13.717,81 puandan tamamladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün yaptığı açıklamada jeopolitik gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, "Ekonomimize olası etkilerini, tüm boyutlarıyla değerlendiriyoruz, ekonomimiz güçlü makroekonomik temellere sahip olup, şoklara karşı dirençlidir." ifadesini kullandı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin cuma seans sonuna kadar yasaklanmasına karar verdi. Borsa İstanbul AŞ, Pay Piyasası'nda emir/işlem oranını (OTR) ikinci bir duyuruya kadar 5:1'den 3:1'e düşürdü. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,18 artışla 16.014,00 puandan işlem gördü. Yurt içinde gözler büyüme verilerine çevrildi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün açıklanacak 2025 yılı 4. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin beklenti anketi, 19 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Anket sonuçlarına göre, ekonomistler, 2025 yılının 4. çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yıllık bazda yüzde 3,6 büyüyeceğini tahmin ediyor. Dolar/TL, cuma gününü 43,9340'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 43,9700'dan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde büyüme verileri, yurt dışında ise jeopolitik gelişmelere ek olarak ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması, Avro Bölgesi ve ABD'de açıklanacak imalat sanayi PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puanın destek, 13.800 ve 13.900 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle: 10.00 Türkiye, 4, Çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 10.00 Türkiye, şubat ayı İSO imalat sanayi PMI 10.00 İngiltere, şubat ayı konut fiyat endeksi 11.55 Almanya, şubat ayı imalat sanayi PMI 12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı imalat sanayi PMI 12.30 İngiltere, şubat ayı imalat sanayi PMI 17.00 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması 17.45 ABD, şubat ayı imalat sanayi PMI 18.00 ABD, şubat ayı ISM imalat sanayi PMI

AB uçuş emniyeti kurumundan Orta Doğu ve Basra Körfezi hava sahası için uyarı Haber

AB uçuş emniyeti kurumundan Orta Doğu ve Basra Körfezi hava sahası için uyarı

Köln merkezli Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği saldırılarının ardından Orta Doğu ve Basra Körfezi hakkında resmi uyarı yayımladı. Çatışma Bölgesi Bilgi Bülteni (CZIB) adını taşıyan ve bu aşamada 2 Mart Pazartesi'ye kadar geçerli uyarı, savaş veya yüksek riskli çatışma bölgeleri üzerindeki hava sahalarının güvenliği hakkında hava yollarını ikaz eden teknik tavsiye niteliği taşıyor. Uyarı, Bahreyn, İran, Irak, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan hava sahalarındaki tüm irtifaları kapsıyor ve hava yolu firmalarına etkilenen hava sahalarında faaliyet göstermeme öneriliyor. ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a ortak saldırı başlattı. İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyururken ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı. Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu. İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.