#İstiklal Marşı

İLKHABER-Gazetesi - İstiklal Marşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstiklal Marşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atatürk’ün imzasını kaligrafiyle yorumlayan usta: Etem Çalışkan anılıyor Haber

Atatürk’ün imzasını kaligrafiyle yorumlayan usta: Etem Çalışkan anılıyor

Anıtkabir’in kitabelerini yazan, Atatürk’ün imzasını kaligrafik bir simgeye dönüştüren ve ders kitaplarında yer alan Gençliğe Hitabe ile İstiklal Marşı’nı yazan isim olarak tanınan Çalışkan, 1 Şubat 2025’te İstanbul’da hayatını kaybetmişti. Kalça kemiği kırığı sonrası yatağa bağımlı hale gelen, bir süre yoğun bakımda entübe edilen ve ardından 97 yaşında hayata veda eden sanatçının naaşı, ailesi, sevenleri, sanat ve akademi çevrelerinden çok sayıda ismin katıldığı törenlerin ardından, Mersin’in Tarsus ilçesi Göçük Köyü’nde son yolculuğuna uğurlanmıştı. Etem Çalışkan’ın vefatından kısa süre sonra Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından yapılan anma töreni hafızalarda tazeliğini korurken, usta sanatçı için ölüm yıl dönümü nedeniyle bir etkinlik daha planlandı. ETEM ÇALIŞKAN, VEFATININ BİRİNCİ YILINDA İSE ESERLERİYLE ANILACAK Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur ve eşi Hanife Uygur ’un ev sahipliğinde, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde “Evimizdeki ve Kalbimizdeki Etem Çalışkan” adlı serginin saat 11.00 ile 20.00 arasında ziyaret edilebileceği belirtildi. Uygur Ailesi, Prof. Dr. Atilla Arıdoğan ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koleksiyonlarında yer alan Etem Çalışkan’ın nadide eserlerinin sanatseverlerle buluşacağı ifade edildi. Drç. Haluk Uygur, iki gün boyunca ziyarete açık olacak sergiyle birlikte, usta sanatçının yaşamı, sanatı ve Cumhuriyet kültürüne bıraktığı izlerin bir kez daha hatırlanacağını belirterek, “Söğütlü Köyü Mahallesi Karanfilköy Sokak’ta bulunan evimizde gerçekleşecek etkinliğe sanatseverleri bekliyoruz” dedi. “DÜŞÜNCE VE ESTETİĞİ BİRLEŞTİREN BİR KÜLTÜR İNSANI” Dr. Uygur, Çalışkan’ın yalnızca bir ressam değil, düşünce ve estetiği birleştiren bir kültür insanı olduğunu da vurguladı. Uygur, hocası Prof. Dr. Emin Barın ile birlikte Anıtkabir’in hatlarını yazan, Atatürk’ün imzasını evrensel bir kaligrafik ikon haline getiren Etem Çalışkan’ın, Türkiye’nin yetiştirdiği en özgün sanatçılardan biri olduğunu dile getirdi. Çalışkan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Dr. Uygur, “Usta sanatçı Etem Çalışkan, yalnızca ailesi için değil, sanat dünyası için de bir rehberdi” dedi. Çalışkan’ın sanat anlayışına da değinen Uygur, usta sanatçının tekrar eden bir üretim anlayışına hiç kapılmadığını, her çalışmasında kendini aşmayı hedeflediğini söyledi. Çalışkan’ın “okunan resimler” ürettiğini vurgulayan Uygur, “Etem Çalışkan, resim yapmayı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, insanı ve toplumu dönüştüren bir araç olarak gördü. Hayatı boyunca ülkesini düşünen bir sanatçı olan Çalışkan’ın her eserinde, bu sorumluluk bilinci hissedildi. Cumhuriyetin estetik yüzünü tuvale ve satıra taşıyan Etem Çalışkan, aradan geçen bir yıla rağmen eserleri ve düşünceleriyle yaşamaya devam ediyor” dedi.

Adana’da 104 yıllık özgürlük hafızası: Kurtuluş, törenlerle ve tarih vurgusuyla kutlandı Haber

Adana’da 104 yıllık özgürlük hafızası: Kurtuluş, törenlerle ve tarih vurgusuyla kutlandı

Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü kent genelinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Resmî program kapsamında Adana Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma programı İstasyon Meydanı’nda devam etti. Kutlamalar yalnızca törenlerle sınırlı kalmadı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen “Destan Destan İçinde” başlıklı panelde, kentin işgal yıllarındaki direniş süreci, akademik belgeler ve yerel tarih çalışmaları ışığında ele alındı. Panelde Adana’nın kolektif hafızası, Kuvayi Milliye ruhu ve milli mücadelenin bölgedeki örgütlenme süreci kapsamlı biçimde değerlendirildi. ANADOLU’NUN STRATEJİK VE KÜLTÜREL MERKEZİ: ADANA “Seyhan İlçesi Göç Haritası” adlı kitabın yazarı araştırmacı Fatih Aktaş da, bu önemle güne dair değerlendirmelerde bulundu. Aktaş, Adana’nın tarihsel önemine dikkat çekerek, kentin yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir direniş kimliği taşıdığını vurgulayarak, “Adana, tarih boyunca bereketli toprakları, stratejik konumu ve kültürel çeşitliliğiyle Anadolu’nun en önemli merkezlerinden biri olmuştur” ifadelerini kullandı. Adana halkının işgal yıllarında sergilediği tavrın, milletin kaderini etkileyen bir kırılma noktası olduğunu belirten Aktaş, yaşanan acıların aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini dile getirdi. Aktaş, “1909 ve 1919 yıllarında yaşanan olaylar, şehir hafızasında derin izler bırakmış, bu zor dönemler milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmiştir” değerlendirmesinde bulundu. POZANTI KONGRESİ’NİN ÖNEMİ Millî mücadelenin bölgedeki en önemli dönüm noktalarından birinin Pozantı Kongresi olduğuna işaret eden Aktaş, bu sürecin Adana’da yakılan direniş ateşinin tüm Anadolu’ya yayıldığını söyledi. Aktaş, Atatürk’ün “Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü, bu memlekette; bu güzel Adana'da vücut bulmuştur” sözünün, kentin tarihsel rolünü açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. “ADANA, KALKINMA VE MODERNLEŞME SÜRECİNDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENDİ” Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Adana’nın kalkınma ve modernleşme sürecinde de öncü bir rol üstlendiğini ifade eden Aktaş, eğitimden sanayiye, ulaşımdan kültürel yaşama kadar birçok alanda yaşanan gelişmelerin, kentin toplumsal yapısını dönüştürdüğüne işaret etti. Atatürk’ün Adana ziyaretlerinin bu süreci daha da anlamlı kıldığını vurgulayan Aktaş, “Cumhuriyet döneminde Adana’nın tarihsel rolü, Hatay meselesi sürecinde de önemini korudu. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında gerçekleştirdiği Mersin ve Adana ziyaretleri, Türkiye’nin Hatay konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Sağlık sorunlarına rağmen bu ziyareti gerçekleştiren Atatürk, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ederek Türkiye’nin toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz tutumunu ortaya koydu. Bu süreç, Hatay’ın 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasına giden yolda belirleyici bir aşama olarak tarihe geçti” dedi. “5 Ocak, yalnızca bir kurtuluş tarihi değil, halkın iradesinin, fedakârlığının ve bağımsızlık tutkusunun somutlaştığı bir hafıza günüdür. Adana sokaklarında hissedilen o direniş ruhu, bugün hâlâ bu kentin kimliğinde yaşamaktadır. Bu tarih, geçmişle kurduğumuz bağın en güçlü halkalarından biridir” diyen Fatih Aktaş, 5 Ocak’ın gelecek kuşaklara doğru şekilde aktarılması gerektiğini bildirdi. Aktaş, “Adana’nın kurtuluşu, Cumhuriyet’in kazanımları ve Atatürk’ün kararlılığı birlikte düşünüldüğünde, 5 Ocak yalnızca anılacak bir gün değil, bilinçle sahip çıkılması gereken bir değerdir. Bu tarih, milletimizin ortak hafızasında yaşatıldıkça anlamını koruyacaktır. Bizlere düşen görev, bu mirası duyguyla değil, aynı zamanda idrakle gelecek nesillere taşımaktır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.