#İçişleri Bakanlığı

İLKHABER-Gazetesi - İçişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İçişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı personel yönetmeliğinde köklü değişiklik: Atama ve yer değiştirme şartları güncellendi Haber

İçişleri Bakanlığı personel yönetmeliğinde köklü değişiklik: Atama ve yer değiştirme şartları güncellendi

İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personel hareketliliğini ve kariyer basamaklarını yeniden düzenleyen iki kritik yönetmelik değişikliği yürürlüğe girdi. 13 Mayıs 2026 tarihli ve 33252 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yeni kararlarla birlikte; Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde yapısal dönüşümlere gidildi. Düzenleme kapsamında özellikle yükselme sınavı sonrası tayin hakları, alt kadro hizmet süreleri ve bölge bazlı hizmet grupları üzerinde önemli kısıtlamalar ve yeni kriterler getirildi. GÖREVDE YÜKSELME SONRASI 3 YIL TAYİN YASAĞI GELDİ Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavıyla atanan personelin hareket alanını sınırlandırıyor. Sınav neticesinde yeni görevine başlayan çalışanlar, zorunlu bir mazeret olmaksızın 3 yıl boyunca naklen atama talebinde bulunamayacak. Bu yasak; merkez birimlerinden taşraya, valilikler arası geçişlere veya taşradan merkeze yapılacak tüm atama türlerini kapsıyor. Ancak sağlık raporu, can güvenliği tehdidi, şehit eşi olma durumu veya 1 yıl çalışma şartıyla karşılıklı becayiş gibi istisnai haller Bakanlık onayıyla bu kısıtlamanın dışında tutulabilecek. SINAVSIZ ATAMALARDA İLÇE HİZMETİ ŞARTI ARTIRILDI İl müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atanabilmek için gerekli olan ilçe teşkilatı deneyim süresi 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı. Ayrıca kurumsal aidiyeti güçlendirmek amacıyla; il sivil toplumla ilişkiler müdürü ile sosyal etüt ve proje müdürü kadrolarına yapılacak atamalar tamamen kurum içi personel ile sınırlandırıldı. İl basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü kadrosu için ise kurum dışından atama imkanı korunmaya devam ederken, bu unvanda çalışanların diğer idari müdürlüklere geçiş haklarına kısıtlama getirildi. YÖNETİCİ KADROLARINA GEÇİŞTE DENEYİM SÜRELERİ UZATILDI Şube müdürü ve ilçe müdürü gibi kritik idari makamlara atanma kriterleri ağırlaştırıldı. Yeni mevzuata göre uzman kadrosundakilerin 5 yıl, mühendis, şef veya avukat kadrosundakilerin ise en az 6 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış olması gerekecek. Mevcut sistemde 2 yıl olarak uygulanan bu sürelerdeki artışın personeli mağdur etmemesi adına 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçici bir geçiş süreci öngörüldü. Uzmanlık kadrolarına geçişte ise "şef" unvanında çalışma zorunluluğu getirilerek kariyer basamakları daha disiplinli bir yapıya kavuşturuldu. SEKİZ İLİN HİZMET BÖLGESİ YENİDEN BELİRLENDİ Yönetmelik ekindeki Hizmet Bölgeleri Cetveli'nde yapılan güncellemeyle 8 ilin statüsü değiştirildi. Bu kapsamda Hatay ve Kahramanmaraş 1. bölgeden 2. bölgeye; Kırıkkale ve Düzce 2. bölgeden 3. bölgeye; Adıyaman, Artvin ve Mardin ise 3. bölgeden 4. bölgeye alındı. Van ili ise 3. hizmet bölgesinden 2. hizmet bölgesine yükseltildi. Bölge değişiklikleri, söz konusu illerde görev yapacak personelin zorunlu çalışma sürelerini ve yer değiştirme takvimlerini doğrudan etkileyecek. SINAV SÜREÇLERİNDE DİJİTAL DÖNEM VE TERCİH SİSTEMİ Personelin hem görevde yükselme hem de unvan değişikliği sınavına aynı dönemde başvurabilmesinin önü açılırken, sınav sonrası yerleştirme süreçlerine "kadro yeri tercihi" sistemi eklendi. Adaylar başarı puanlarına göre tercih yapabilecek. Sınav süreçlerine dair tüm bilgilendirmeler artık adaylara SMS ve e-posta yoluyla iletilecek. Ayrıca memur, bilgisayar işletmeni ve VHKİ kadroları için gereken alt hizmet süresi 3 yıla, toplam hizmet süresi ise 5 yıla yükseltilerek idari kadrolarda tecrübe odaklı bir yaklaşım benimsendi.

Meteoroloji’den son dakika uyarısı: Şiddetli yağış kapıda Haber

Meteoroloji’den son dakika uyarısı: Şiddetli yağış kapıda

Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre, öğle saatlerinden sonra Trakya'da beklenen gök gürültülü sağanağın, Edirne'nin kuzeyi ile Kırklareli çevrelerinde yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor. Batı ve Orta Karadeniz'in iç kesimleriyle Bolu, Karabük, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Sinop, Samsun ve Ordu'nun iç kesimleri, İç Anadolu'nun kuzeyi ile Ankara'nın kuzey ve doğusu, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas'ta yerel kuvvetli sağanak etkili olacak. Yağışlar sırasında yaşanabilecek ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor. İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN 16 İL İÇİN "SARI" KODLU METEOROLOJİK UYARI İçişleri Bakanlığı, Batı ve Orta Karadeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun kuzeyi ve Trakya kesimindeki 16 il için "sarı" kodlu meteorolojik uyarıda bulundu. Bakanlığın NSosyal hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan son bilgi doğrultusunda "sarı" kodla işaretlenen illerin yer aldığı Türkiye haritası paylaşıldı. Buna göre bugün Batı ve Orta Karadeniz'in iç kesimleri (Bolu, Karabük, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Sinop, Samsun ve Ordu'nun iç kesimleri) ile İç Anadolu'nun kuzeyinde (Ankara'nın kuzey ve doğusu, Çankırı, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas) yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Trakya kesiminde beklenen gök gürültülü sağanağın, Edirne'nin kuzeyi ile Kırklareli çevrelerinde yerel kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

Türkiye'den ayrılan Suriyeli sayısı belli oldu: Bakanlıktan gönüllü geri dönüş açıklaması Haber

Türkiye'den ayrılan Suriyeli sayısı belli oldu: Bakanlıktan gönüllü geri dönüş açıklaması

İçişleri Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda tartışılan gönüllü geri dönüş rakamlarına dair kapsamlı bir bilgilendirme notu paylaştı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından aktarılan verilerin, 2016 yılından bu yana gerçekleşen kümülatif hareketliliği yansıttığı vurgulandı. 2016 YILINDAN BU YANA 1.4 MİLYON KİŞİ ÜLKESİNE DÖNDÜ Bakanlığın resmî kanalları üzerinden yapılan açıklamada, 2016 yılından bugüne kadar Türkiye'den gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli bir işleyişle ülkesine dönüş yapan Suriyeli sayısının 1 milyon 407 bin 568 seviyesine ulaştığı bildirildi. Bazı mecralarda verilerin birbiriyle uyuşmadığına yönelik iddialara yanıt veren Bakanlık, farklı zaman dilimlerine ait istatistiklerin aynı dönemmiş gibi kıyaslanmasının gerçek dışı ve yanıltıcı bir yaklaşım olduğunu ifade etti. GÖÇ İDARESİ VERİLERİNE GÖRE GÜNCEL DURUM NE? Göç İdaresi Başkanlığının veri bankasındaki son bilgilere göre, Türkiye'de geçici koruma statüsüyle ikamet eden Suriyeli sayısı 2 milyon 280 bin 542 olarak kaydedildi. Özellikle 8 Aralık 2024 tarihinden sonra hız kazanan geri dönüş süreçlerinde, bu kısa süre zarfında 667 bin 565 Suriyelinin kendi rızasıyla ülkesine geçtiği belirtildi. TÜRKİYE GERİ DÖNÜŞLERDE İLK SIRADA YER ALIYOR Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından hazırlanan bölgesel raporlar da Türkiye'nin bu süreçteki öncü rolünü doğruluyor. BMMYK tahminlerine göre, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana bölge genelinde toplam 1 milyon 630 bin 874 Suriyeli vatanına döndü. Bu nüfus hareketliliğinin dağılımına bakıldığında, Türkiye 639 bin 995 kişilik rakamla en çok geri dönüşün gerçekleştiği ülke konumunda bulunuyor. Bakanlık, paylaşılan bu rakamların sınır geçişleri, nüfus raporları ve çoklu veri kaynaklarının çapraz analiziyle teyit edildiğinin altını çizdi.

Organize suç şebekelerine büyük darbe: Türkiye genelinde eş zamanlı operasyon Haber

Organize suç şebekelerine büyük darbe: Türkiye genelinde eş zamanlı operasyon

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde il jandarma komutanlıklarınca 16 organize suç örgütüne yönelik 16 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemesi sonucunda 3,5 milyar lira hesap hareketi bulunan 198 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden 105'i tutuklandı, 75'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işleri devam ediyor. Şüphelilerin, Erzurum, Sakarya, Aydın, Kayseri ve Giresun'da sosyal medya platformları üzerinden "yatırım danışmanlığı" gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdığı, Adana ve Muğla'da baskı ve tehditle işletmelerden maddi kazanç sağlamaya çalıştığı, Kahramanmaraş, Ağrı ve Tekirdağ'da uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttüğü, Sinop'ta internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattığı ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettiği, Tunceli'de resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, Manisa'da silah kaçakçılığı yaptığı, Balıkesir, Eskişehir ve Bitlis'te yüksek faiz uygulayarak tefecilik yaptığı tespit edildi. Operasyonlarda, çok sayıda dijital materyal, muhtelif miktarda nakit para, doküman ve uyuşturucu madde ele geçirildi, şüphelilere ait 24 taşınmaz, 16 taşınır ve 1060 banka hesabına el konuldu.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi duyurdu: Doruk Madencilik işçilerinin ödemeleri yapılıyor Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi duyurdu: Doruk Madencilik işçilerinin ödemeleri yapılıyor

Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçilerinin hak arama mücadelesinde kritik bir eşik aşıldı. Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan ile görüşen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, maden işçilerinin alacaklarına dair yürütülen sürecin olumlu sonuçlandığını ve ödemelerin başladığını ifade etti. BAKAN ÇİFTÇİ'NİN GİRİŞİMİYLE ÖDEME SÜRECİ BAŞLADI Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki işletmede çalışan işçilerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Bakan Çiftçi'nin bizzat devreye girdiği öğrenildi. Süreci yöneten Bakan Çiftçi, işletme sahibi Sabahattin Yıldız ile bir görüşme gerçekleştirerek sorunun çözümü için talepte bulundu. Görüşmede Bakan Çiftçi'nin işverene "İşçilerin alacaklarını ödeyin, bu eylem bitsin" şeklinde telkinde bulunduğu belirtildi. İşletme yönetiminin bu talebe olumlu yanıt vermesinin ardından, işçilerin hesaplarına bugün itibarıyla ödeme girişlerinin yapıldığı kaydedildi. Bakan Çiftçi, söz konusu gelişmeyi paylaşırken patronun ödeme sözü verdiğini ve bu sabah itibarıyla paraların hesaplara geçtiğini doğruladı. POLİS MÜDAHALESİNE İLİŞKİN PROVOKASYON UYARISI Ankara'daki madenci eylemleri sırasında yaşanan polis müdahaleleri ve güvenlik güçlerinin tavrı da Bakan Çiftçi'nin gündemindeydi. Emniyet birimlerinden gelen raporları değerlendiren Çiftçi, eylemci grubun arasına yasa dışı marjinal yapıların sızdığına dair veriler olduğunu aktardı. Bakan Çiftçi, Ankara Emniyet Müdürü ile yaptığı istişareler sonucunda sahada görev yapan polislere net bir çerçeve çizdiğini ifade etti. Güvenlik güçlerine verilen talimatın içeriğini paylaşan Bakan Mustafa Çiftçi, "Provokatörleri ayırın ama işçilere son derece dikkatli ve mümkün olduğunca müsamahakâr davranın" ifadesini kullandığını dile getirdi. Bakan, işçilerin haklı taleplerinin suistimal edilmemesi için emniyetin titiz bir ayrıştırma yapması gerektiğini vurguladı.

İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile okul güvenliği genelgesi: Kamera sistemi zorunluluğu Haber

İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile okul güvenliği genelgesi: Kamera sistemi zorunluluğu

Bakanlıkça İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin imzasıyla 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne okul ve çevresi güvenlik tedbirlerine ilişkin genelge gönderildi. Genelgede, son dönemlerde meydana gelen olayların faili, meydana geliş şekli, süreci ve karakteristiği incelendiğinde eğitim ortamlarının güvenliğine yönelik sürecin gözden geçirilmesini ve ilave önlemler alınmasını zaruri kıldığına yönelik ifadelere yer verildi. Okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin planlanmasında, risk analizi temelli yaklaşımın esas alınarak koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirleri ile erken uyarı mekanizmalarının etkin koordinasyonun temel ilke olarak uygulanacağı aktarılan genelgede, "Okul yönetimi, kolluk kuvvetleri, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında sürekli ve hızlı bilgi paylaşımına dayalı koordinasyon sağlanacaktır. Güvenlik planlaması yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı olmayıp fiziki güvenlik, insan faktörü (öğrenci/personel/veli), dijital ortam (sosyal medya ve siber alan) ve kurumsal süreçleri kapsayan çok katmanlı bir yapı üzerine inşa edilecektir. Olası risklerin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi amacıyla süreç modellemesi esas alınacak olup, okul idareleriyle işbirliği içerisinde şiddet içeren davranış değişimleri ve sosyal uyum problemleri, sosyal medya tehdit içeriklerinin oluşturabileceği riskler erken uyarı göstergesi olarak değerlendirilecektir. Öğrencilerin yalnızca fiziksel değil psikolojik güvenliğinin de korunması, akran zorbalığı, dışlanma, şiddet eğilimi ve travmatik durumlara karşı rehberlik ve psikolojik destek sistemlerinin aktifliği de güvenli okul yaklaşımı içinde olacaktır." ifadeleri kullanıldı. İKİ TEMEL SORUMLULUK SAHASI ÇERÇEVESİ OLACAK Genelgede, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek tehditler, radikalleşme eğilimleri ve taklitçi davranışların düzenli izlenmesi ve değerlendirilmesinin güvenlik yaklaşımının içerisinde yer alacağına dikkati çekildi. Güvenlik planlamaları ve risk sınıflandırmalarının dinamik yapıda olacak şekilde yeni tehdit türleri, olay analizleri ve saha verileri doğrultusunda periyodik olarak güncelleneceği vurgulanan genelgede, "Okul güvenliği, okula ait fiziki mekanlar ve çevresinin güvenliği ile meydana gelen olayların analizine dayalı güvenlik riskleri ve farklı tehdit türlerinin (radikalleşme, dışlanma, psikiyatrik rahatsızlıklar vb.) eğilimleri dinamik yapısı dikkate alınarak planlanacaktır. Okul mekanları ve çevresinin fiziki güvenliği, uygulanacak fiziksel tedbirler esas alınarak 'okul içi alanlar' ve 'okul dışı çevre alanları' olmak üzere iki temel sorumluluk sahası çerçevesinde sınıflandırılacak ve bu alanlara özgü güvenlik önlemleri ayrı ayrı planlanarak hayata geçirilecektir. Veliler, öğretmenler ve öğrencilerin güvenlik sisteminin aktif paydaşı olarak sürece dahil edilmesi için tedbirler geliştirilecektir." bilgisi verildi. Genelgede yer alan "Risk Analizi ve Planlama Bölümü"nde, kolluk tarafından kullanılan "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" olarak yenisinin kullanılacağı, güvenlik riskleriyle farklı tehdit türlerinin dinamik yapısı dikkate alınarak okul bazlı risk analizlerinin buna göre ivedilikle güncelleneceği aktarıldı. Genelgede, "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" için kullanılacak okul kayıtlarına yansımış verilerin öznel bilgi içermeden olay bazlı olarak okul idaresi tarafından Güvenli Eğitim Koordinasyon görevlisine veya okul kolluk görevlisine verileceği aktarıldı. Okullar için "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi sorumluluk bölgesine göre emniyet müdür yardımcıları ve il jandarma komutan yardımcılarının başkanlığında, asayiş, siber, çocuk, istihbarat, narkotik ve trafik birimlerinden temsilcileri ve her okul için görevlendirilen eğitim koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin katılımıyla oluşturulacak komisyon marifetiyle gerçekleştirileceğinin altı çizilen genelgede, oluşturulan komisyonların ihtiyaç duyacağı her okul bölgesi için "işsizlik oranı, hane gelir düzeyi, sosyal yardım bağımlılığı, göç yoğunluğu" gibi verilerin temin edilmesi için ilgili kurumlarca veri setleri hazırlanacağı, bu konuya ilişkin uzmanların irtibatlandırılacağına işaret edildi. Genelgede, "Risk tehdit değerlendirmeleri eğitim öğretim dönemlerinin başlangıçlarında ve koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin talebi üzerine gecikmeksizin yapılacaktır. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan analizler doğrultusunda risk düzeyinin yüksek olduğu tespit edilen okullar önceliklendirilecek ve ilave tedbirler aksatılmadan alınacaktır. Okul Güvenliği İl/İlçe Yürütme Kurulları tarafından il bazlı kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planları hazırlanarak; sorumlu birimler, görevler, takvim ve izleme esaslarının açık şekilde belirlenecektir." değerlendirmesi yapıldı. Kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğuna yönelik denetimlerin artırılacağı kaydedilen genelgede şunlar belirtildi: "Okul çevrelerinde bulunan park ve rekreasyon alanlarına yönelik devriye faaliyetleri artırılacak, özellikle uyuşturucu madde kullanımı ve farklı suç türleri açısından riskli olanlara kolluk birimlerinin koordinasyonunda ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde güvenlik kamera ve aydınlatma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Okul çevrelerinde bulunan ve eğitim-öğretim ortamı açısından risk oluşturan metruk bina ve yapıların belediyeler-İl Özel İdareleri tarafından ivedilikle yıkılması sağlanacaktır. Okul önlerinde ve çevrelerinde seyyar satıcıların satışına izin verilmeyecek ve okul çevresinde bulunan işletmelerin faaliyetleri yakından izlenerek çocuklara bağımlılık yapıcı maddelerin satışının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin artırılması sağlanacaktır. Okul önleri ve çevresinde okulla ilgisi olmayan, eğitim-öğretim ile öğrencilerin güvenliği bakımından tehlike teşkil ettiği değerlendirilen kişilerin beklemesi ve toplanması engellenerek haklarında gerekli işlemler yapılacaktır." DEVRİYE VE DENETİMLER SIKLAŞTIRILACAK Servis araçlarının bekleme yapacağı yerleri bulunmayan okullarda, bu alanların okul idaresi ve kolluk birimleri tarafından ortak belirleneceği, özel araçların okul bahçesine girmelerine müsaade edilmeyeceği aktarılan genelgede, okul önlerinde ve çevrelerindeki trafik düzenlemelerinin trafik birimlerince incelenerek ilave tedbirlerin planlanacağı, bu alanlarda tespit edilen eksikliklerin ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde tamamlanacağı belirtildi. Genelgede, "Okul Güvenlik Kontrol Listesi' çerçevesinde tüm okulların fiziki güvenlik tedbirlerinin (okul yerleşke çevre duvarı, giriş-çıkış müracaat noktası, kamera sistemi, eşya kontrolü, kontrollü geçiş) ile iş sağlığı ve güvenliğine yönelik diğer tedbirlerin (yangın, alarm, kaçak akım rölesi) Milli Eğitim müdürlükleriyle eş güdüm içinde gözden geçirileceği ve eksikliklerin ivedilikle giderileceği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi: "Okullarda okul içi ve çevresini görecek şekilde kamera sistemleri kurulacak ve mevcut güvenlik kamera sistemlerinin faal halde bulundurulması sağlanacaktır. Okulların çevresinde bulunan fiziki engeller (duvar, tel-çit vb.) kontrol edilerek eksiklikler giderilecek, öğrenciler ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları için zorunlu olmayan ilave kapılar kapatılarak giriş-çıkışların tek bir kapıdan kontrollü şekilde yapılması sağlanacaktır. Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere 'Okul Kolluk Görevlisi' diğer okullarda ise okul yönetimiyle sürekli iletişim halinde olacak 'Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi' görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecektir. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak, okulların güvenlik önceliklerine göre ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısının dışında, okul yönetimiyle sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecektir. Okul çevresindeki kör alanlar, metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergahlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacaktır. Siber birimlerimizin kapasitesinin güçlendirilerek siber devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek, internetteki tehlikeler ile sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar titizlikle takip edilerek suç teşkil edenler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara veya benzeri tehlikeli araçlara erişiminin önlenmesi amacıyla okul yönetimleriyle ortak çalışmalar saha denetimleri, istihbari çalışmalar ve risk odaklı uygulamalar artırılacak; taşıma veya bulundurma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ruhsatsız silahla mücadele tavizsiz şekilde sürdürülecektir." Şiddet eğilimi, tehdit dili, kontrol sorunları, saldırgan davranış örüntülerinin fiziksel veya sözlü olarak gösterilmesi ve dijital mecralarda ortaya çıkan risk işaretleri dikkatle izleneceği ve erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının etkin bir şekilde işletileceğine dikkati çekilen genelgede, risk grubunda yer aldığı düşünülen öğrencilere yönelik müdahale ve sevk çalışmaları gerçekleştirileceği, veli işbirliği ile kurumlar arası koordinasyonun sağlanacağı, gerekli izleme, değerlendirme ve takip mekanizmalarının kurulacağı vurgulandı. DİJİTAL ESENLİK ÇALIŞMALARI YAYGINLAŞTIRILACAK Genelgede, öğrencilerin gelişimlerini desteklemek ve onları olumsuz yönde etkileyebilecek risk faktörlerini azaltmak amacıyla öncelikli olarak gelişimsel ve önleyici rehberlik çalışmalarının etkili bir biçimde yürütülmesinin sağlanacağının, çocukların gelişiminde ailelerin güçlendirilmesine ilişkin çalışmaların artırılacağının, dijital risklere karşı öğrenci, öğretmen ve velilerin becerilerini artırmaya yönelik dijital esenlik çalışmalarının yaygınlaştırılacağının altı çizildi. Şiddet olayları neticesinde okul güvenliğinin ivedilikle sağlanarak sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturulacağı, olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek hizmetleri sürdürüleceği aktarılan genelgede, internet ortamında okul, öğrenci ve personeli hedef alan tehdit içeriklerinin düzenli olarak gerçekleşen şikayetler yönünden okul idareleri tarafından ve siber tespitler açısından kolluk birimleri tarafından izleneceği belirtildi. Genelgede, sosyal medya üzerinden hedef gösterme, siber zorbalık ve şiddet içerikleri tespit edildiğinde ilgili birimlerin tamamına gecikmeksizin bildirim yapılacağı, açık kaynak istihbarat kapsamında riskli dijital eğilimlerin analiz edileceği ifade edildi. Öğrenci ve öğretmenlere yönelik siber güvenlik farkındalık eğitimlerinin düzenleneceğine işaret edilen genelgede, siber zorbalık ve dijital etik, güvenli internet kullanımı, kişisel veri güvenliği, şüpheli içerik ve dolandırıcılık konularının siber bilinçlendirme eğitimi kapsamına alınacağı anlatıldı. Okullarda siber olay müdahale prosedürünün oluşturulacağı, şüpheli durumlarda kullanılmak üzere hızlı bildirim mekanizması (okul yönetimi-kolluk) kurulacağı, okul idaresi tarafından bildirim, şikayete konu olan veya açık kaynaklardan tespit edilmesi mümkün olan siber olayların kayıt altına alınarak olay veri tabanı oluşturulacağı, okulların siber güvenlik konusunda kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumlarıyla koordineli çalışacağı, siber güvenlik tedbirlerinin periyodik olarak denetleneceği ve güncelleneceği bildirilen genelgede "Risk analizleri doğrultusunda okul bazlı siber güvenlik planı hazırlanacaktır. Dijital ortamda ortaya çıkan şiddet eğilimleri ve radikalleşme göstergeleri erken uyarı kapsamında değerlendirilecektir. Elde edilen veriler, okul güvenliği risk analiz sistemine entegre edilecektir." değerlendirilmesi yapıldı. "İL/İLÇE YÜRÜTME KURULLARI" HER AYIN İLK HAFTASI DÜZENLİ TOPLANACAK Genelgede, protokol çerçevesinde eylül ve şubat olmak üzere yılda iki kez toplanan "İl/İlçe Yürütme Kurulları"nın bizzat valilerin ve kaymakamların başkanlığında her ayın ilk haftası düzenli toplanacağı, söz konusu toplantılarda okul güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerin ilgili kurumlarla eş güdüm içerisinde kararlılıkla uygulanmasının sağlanacağı ifade edildi. Okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kurumlar arasında hızlı bildirim ve yakın koordinasyon esasına dayalı bir işleyiş tesis edileceği, risk teşkil ettiği değerlendirilen hususların titizlikle takip edilip, ihtiyaç halinde yeni çalışma modellerinin geliştirileceği aktarılan genelgede, "Protokol kapsamında okul müdürü başkanlığında oluşturulan 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi' tarafından, başta riskli öğrencilerin değerlendirilmesi olmak üzere okul ve çevresinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin planlanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek periyotlarda değerlendirme toplantısı yapılacaktır. Söz konusu toplantılara, ihtiyaç duyulması halinde sürekli, her halükarda ise ayda en az bir kez okul kolluk görevlisi veya güvenli eğitim koordinasyon görevlisi katılacaktır. 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi'nin ihtiyaç duyması durumunda olası risklere karşı siber devriye faaliyeti talep edilecektir. Bu toplantılarda, risk analizleri, erken uyarı göstergeleri, dijital tehditler ve mevcut güvenlik tedbirlerinin etkinliği değerlendirilerek gerekli güncellemeler yapılacaktır." bilgisi verildi. Valilikler, kaymakamlıklar, kolluk birimleri, milli eğitim müdürlükleri, sağlık teşkilatı ve ilgili kurumların olası olaylarda müdahale sırası ve koordinasyon usulleri gözden geçirilerek ilk müdahale kapasitesinin güçlendirileceğine dikkati çekilen genelgede, Milli Eğitim Bakanlığının "2021/13 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Genelgesi" doğrultusunda yangın, doğal afet, güvenlik tehditleri ve benzeri olağanüstü durumlara karşı korunma, kurtarma ve tahliye prosedürlerini de içeren "Acil Durum Planları"nın hazırlanacağı ve uygulanmasına hassasiyet gösterileceği vurgulandı. Genelgede, ailelerin çocuklardaki davranış değişikliklerini, risk işaretlerini ve dijital mecralardaki olumsuz yönelimlerini erken fark edebilmelerine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının artırılacağı, güvenli internet kullanımı, sosyal medya, sanal zorbalık, tehdit, suçun ve suçlunun özendirilmesi, silah ve saldırganlık temalı paylaşımlar ile dijital mecralarda oluşan olumsuz rol modellere karşı önleyici ve bilinçlendirici çalışmaların ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürütüleceği aktarıldı. SİLAH KULLANIMININ ÖZENDİRİLMESİNE KARŞI MEDYA OKURYAZARLIĞI FARKINDALIK ÇALIŞMASI Dizi, film, dijital yayınlar ve popüler kültür unsurları üzerinden şiddetin sıradanlaştırılması, suçun cazip gösterilmesi ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı ve aile rehberliği odaklı farkındalık çalışmalarının planlı şekilde sürdürüleceğinin altı çizilen genelgede, eğitim sendikaları başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşu, kurum ve kuruluşlarla gerekli temas kurularak, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçileceği ve güven duygusunun güçlendirilmesi amacıyla uygun bilgilendirme ve istişare süreçlerinin yürütüleceği kaydedildi. Genelgede, olaylara ilişkin kamuoyu bilgilendirmelerinin yalnızca teyitli bilgiye dayalı, zamanında ve sorumlu bir dille yapılacağı, provokatif paylaşımlar, suçu ve suçluyu öven içerikler ile dezenformasyon girişimlerine karşı gerekli işlemlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Alınan tedbirlerin uygulamada karşılaşılan hususlar, ihtiyaç alanları ve önerileri içeren raporların valiliklerce okulların açık olduğu dönemlerde aylık olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına gönderileceğine işaret edilen genelgede, "Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde bizzat Valiler ve Kaymakamların koordinasyonunda sorumlu ve ilgili paydaş kurum/kuruluşlarla işbirliği içerisinde her türlü tedbirin alınması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mahallin şartları da göz önünde bulundurularak ilave tedbirlerin alınması hususunda, bilgilerini ve gereğini önemle arz ve rica ederim." ifadeleri

Gaziantep merkezli dev yasa dışı bahis operasyonu: 8 ilde 81 gözaltı Haber

Gaziantep merkezli dev yasa dışı bahis operasyonu: 8 ilde 81 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, yasa dışı bahis ve suç örgütü kurma faaliyetlerine yönelik geniş kapsamlı bir operasyonun ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, MASAK, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele ile KOM Daire Başkanlıklarının ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda, Gaziantep merkezli olmak üzere toplam 8 ilde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi. 92 farklı adresi hedef alan operasyonlarda, yasa dışı bahis ağının finansal altyapısını oluşturan ve yöneten 81 kişi yakalandı. 50 MİLYAR LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ Operasyon kapsamında yapılan teknik ve mali incelemeler, suç şebekesinin yasa dışı bahis ekosistemindeki rolünü ortaya koydu. MASAK tarafından gerçekleştirilen detaylı analizler neticesinde, zanlıların yasa dışı bahis platformlarına para yatıran kullanıcılar için havuz hesaplar oluşturduğu belirlendi. Şüphelilere ait 254 banka hesabı ve 121 kripto varlık cüzdanı üzerinde yapılan incelemelerde, toplamda 50 milyar liralık devasa bir para hareketliliği tespit edildi. Ekipler, bu hesapların suç gelirlerinin transferi ve nakil işlemleri için aracı olarak kullanıldığını saptadı. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: "SİBER VATANIMIZDA SUÇLA MÜCADELE SÜRÜYOR" Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, jandarmanın siber suçlarla mücadeledeki kararlılığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "Gaziantep merkezli 8 ilde 'yasa dışı bahis ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlarına yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 81 şüpheli yakalandı. Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele ve KOM Daire Başkanlıkları, MASAK ve Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca Gaziantep merkezli 8 ilde 92 ayrı adrese yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerinde bahis oynayan üyelerin bakiye yükleyebilmesi amacıyla havuz hesaplarda kullanılmak üzere banka ve kripto hesabı temin ettikleri, suçtan elde edilen tutarların nakline aracılık yaptıkları ve yasa dışı bahis oynattıkları tespit edildi. MASAK incelemesi sonucu şüphelilere ait 254 adet banka ve 121 adet kripto hesabında toplam 50 milyar lira para hareketinin olduğu tespit edildi. Siber vatanımızda da suç ve suçlularla mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire başkanlıklarımızı, kahraman jandarmamızı, MASAK'ımızı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi. BANKA VE KRİPTO HESAPLARI ÜZERİNDEN FİNANSAL TRANSFER Jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma, şebekenin çalışma yöntemini de gün yüzüne çıkardı. Şüphelilerin, yasa dışı bahis sitelerine üye olan kişilerin ödeme yapabilmesi için gerekli olan banka hesaplarını ve kripto cüzdanlarını temin ederek sistemin işlemesini sağladıkları belirlendi. Suçtan elde edilen paraların izini kaybettirmek amacıyla kullanılan bu finansal ağlar üzerinden milyarlarca liralık transfer yapıldığı anlaşıldı. Gözaltına alınan 81 şüphelinin adli işlemleri devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.