#iddianame

İLKHABER-Gazetesi - iddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, iddianame haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümraniye’de futbolcu cinayetinde iddianame tamamlandı: Kalaycıoğlu ve Kadayıfçıoğlu hakkında müebbet talebi Haber

Ümraniye’de futbolcu cinayetinde iddianame tamamlandı: Kalaycıoğlu ve Kadayıfçıoğlu hakkında müebbet talebi

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart gecesi meydana gelen ve futbol camiasını yasa boğan Kubilay Kaan Kundakçı cinayetiyle ilgili yargı süreci yeni bir boyuta taşındı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın perde arkasındaki çarpıcı detaylar ve sanıklar için istenen cezalar gün yüzüne çıktı. 21 yaşındaki sporcunun hayatını kaybettiği saldırının, eski bir gönül meselesi ve kıskançlık krizinden kaynaklandığı iddia ediliyor. ALAATTİN KADAYIFÇIOĞLU VE ALEYNA TUTUŞ İÇİN MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan sevk yazısında, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Cinayetin azmettiricisi oldukları iddia edilen Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu) ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu hakkında da yine müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede yer alan güvenlik kamerası incelemelerine göre, şüpheli Kadayıfçıoğlu'nun belinden çıkardığı silahla maktulün içinde bulunduğu aracın kapısını açarak ateş ettiği ve tek kurşunun ölümcül yaralanmaya neden olduğu saptandı. İZZET YILDIZHAN 'SUÇLUYU KAYIRMA' İLE SUÇLANIYOR Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden biri olan ünlü türkücü İzzet Yıldızhan'ın da dosyada yer aldığı görüldü. İddianamede, İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri iddiasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor. Öte yandan, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu için "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 15 yıla kadar hapis istenirken, Metin Kadayıfçıoğlu'nun ise delilleri yok etme ve suçluyu kayırma suçlarından 10 yıla kadar hapsi isteniyor. "BİR DAHA SİZİ BURADA GÖRMEYECEĞİM DİYEREK ATEŞ AÇTI" Tanık ifadelerinde yer alan detaylar, saldırı anındaki dehşeti gözler önüne serdi. Olay sırasında araçta bulunan Yalçınay Yıldız, Aleyna Tutuş'un annesinin kendilerini daha önce görüntülü aramada tehdit ettiğini belirterek saldırganın kapıyı açıp "Bir daha sizi burada görmeyeceğim" dediğini ve hemen ardından tetiği çektiğini anlattı. Rapçi Vahap Canbay ise ifadesinde, durumun eski bir ilişki nedeniyle tırmandığını ve saldırının saatlerce süren bir bekleyişin ardından planlı şekilde gerçekleştirildiğini öne sürdü. Adli Tıp Kurumu raporu da Kundakçı'nın iç organ ve damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu vefat ettiğini doğruladı.

Atlas Çağlayan cinayetinde iddianame hazır: 21 yıla kadar hapis istendi Haber

Atlas Çağlayan cinayetinde iddianame hazır: 21 yıla kadar hapis istendi

İstanbul Güngören’de yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Atlas Çağlayan cinayetine ilişkin soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede olayın detayları ve tarafların ifadeleri yer aldı. OLAY NASIL GERÇEKLEŞTİ? İddianameye göre olay, 14 Ocak günü bir kafede iki grup arasında çıkan tartışma sonucu meydana geldi. Şüpheli E.Ç.’nin, tartışmanın büyümesi üzerine cebinden çıkardığı bıçakla Atlas Çağlayan’ı 2-3 kez yaraladığı, ağır yaralanan gencin kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. ADLİ TIP RAPORU: TEK BAŞINA ÖLDÜRÜCÜ İddianamede yer alan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, Çağlayan’ın vücudunda kesici-delici aletle oluşan yaraların tek başına öldürücü nitelikte olduğu tespit edildi. Göğüs bölgesindeki yaralanmanın ölümcül olduğu vurgulandı. GÜVENLİK KAMERASI DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI Olay anına ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesinde, tarafların kafede karşılaştığı, ardından dışarıda tartışmanın büyüdüğü ve şüphelinin bıçakla saldırdığı belirlendi. Şüphelinin saldırı sonrası arkadaşlarıyla birlikte olay yerinden kaçtığı ifade edildi. TANIK VE MAĞDUR İFADELERİ DİKKAT ÇEKTİ Maktulün ikiz kardeşi Doruk Çağlayan ifadesinde, şüphelinin “sizi öldürürüm” şeklinde tehditler savurduğunu ve itişmenin ardından bıçağı çıkararak Atlas’ı göğsünden yaraladığını söyledi. Olay sırasında bulunan bir tanık ise şüphelinin kavga çıkarmak istediğini ve bıçak taşıdığını belirtti. ŞÜPHELİ: “BIÇAĞI 1 KEZ VURDUM” Şüpheli E.Ç. ifadesinde, karşı tarafın kendisine küfür ettiğini ve bu nedenle bıçağı bir kez kullandığını iddia etti. Olay sonrası kaçtığını ancak daha sonra kendi isteğiyle geri döndüğünü söyledi. 21 YIL 7 AYA KADAR HAPİS TALEBİ Hazırlanan iddianamede şüpheli hakkında; Çocuğa karşı kasten öldürme 6136 sayılı yasaya muhalefet Zincirleme şekilde silahla tehdit suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edildi. DAVA SÜRECİ BAŞLIYOR İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Şüphelinin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame kabul edildi Haber

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame kabul edildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski şube komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca, Metehan İlkyaz ile Kozan Umut Öztürk ve Erkan Doğan "müşteki" sıfatıyla yer aldı. Suç örgütü elebaşı Bora Kaplan, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise iddianamede "şüpheli" olarak yer aldı. İddianamede, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunduğu telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine soruşturmanın başlatıldığı anlatıldı. Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yapılan teknik incelemede, cihazın sanıklardan Sertçelik'e ait olduğu tespit edildi. Cihaz üzerinde yapılan HTS ve veri dökümü çalışmaları, suç örgütünün dijital trafik ağını ortaya çıkardı. Adli bilişim uzmanları ve Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlara yer verilen iddianamede, sinyal bilgileri ve cihaz içindeki kişisel verilerle telefondaki WhatsApp yazışmalarının Sertçelik'e ait olduğu belirlenirken, sanığın yazışma yaptığı kişilerin de tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu belirtildi. Cep telefonu üzerinde yapılan teknik incelemede ise "herhangi bir yama programı veya sistem içerisinde değişiklik yapıldığına dair" bir kanıt tespit edilemediği belirtilen iddianamede, tüm yazışmaların sanığa ait olduğu kaydedildi. İddianamede, elektronik delillere ilişkin cihaz içerisindeki silinmiş kayıtların geri getirilmesi ve şifreli mesaj gruplarının çözümlenmesiyle elde edilen bilgilerin, örgütün hiyerarşik yapısını ve eylem birliğini tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğu belirtildi. KAPLAN'IN İFADESİNİ, FETÖ FİRARİSİ CEVHERİ GÜVEN'E GÖNDERMİŞLER İddianamede, sanık Haliç ile Sertçelik arasındaki yazışmalara da yer verildi. Buna göre, örgüt elebaşı Kaplan'ın tutuklanmasının ardından 12 Eylül 2023'te Cengiz Haliç tarafından Serdar Sertçelik'e telefondan "ACE Scanner_2023_09_12.pdf" isimli bir dosya gönderildi. Dosyanın gönderilmesinin ardından Haliç'in Sertçelik'e yazdığı mesajda, "Bu attığım ifadeleri basına sızdırmamız lazım Serdar. Bu ifadeleri abi üstüne alan alsın diye verdirdi, şimdi de gerçek ifade yayımlansın diyo. Abi diyor ki bu FETÖ'cüler var Erk Acarer, Cevheri filan. Abi daha önce bunlarla görüşmüş Almanya'da. Diyor ki Serdar'a söyle bunlarla görüşsün bu ifademi onlar yayımlasın" dediği aktarılan iddianamede, Sertçelik'in de "Abi gönderdim Cevheri'ye, bir de birkaç gazeteciye, yayımlayacak kesin." şeklinde yanıt verdiği kaydedildi. Haliç'in o dönem firari olan sanık Sertçelik'e gönderdiği mesajlarda, emniyet görevlileri Şevket Demircan ve Murat Çelik ile yapılacak görüşmelerin gizlice kaydedilmesinin istendiği belirlendi. Haliç'in söz konusu yazışmalarda Sertçelik'e "Şimdi plan şöyle, abi diyor ki Şevket'i arasın, Murat Ç. ile görüşsün. Hepsini güzelce kayda alsın net olarak. Konuştursun ben geldim geleceğim vs diye. Bu ifadeleri siz yayımladınız filan de polise, gizli tanık ifadelerimi içeriden sızdırdılar. Beni patlattınıza getir işi. Erk Acarer, Cevheri Güven bu isimleri söyle mutlaka" şeklinde talimat verdiği kaydedilen iddianamede, Sertçelik'in de bu mesaja, "Anladım abi. Yani bana kumpas kurmuş olsunlar" cevabını verdiği dile getirildi. SANIKLAR İÇİN İSTENEN CEZALAR Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık Kaplan'ın "hukuki kesinti tarihinden sonra, önceki iddianamede tanzim edilen suçlarla, aynılığı bulunmayan suçların işlenmesi amacıyla silahlı suç örgütünün yöneticileri ve üyelerine talimat verdiği" belirtildi. Kaplan'ın hukuki kesinti tarihinden sonra da "silahlı suç örgütünü yönettiği" ve silahlı suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen "iftira", "tehdit", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "gizliliğin ihlali" suçlarında aktif olarak yer aldığı plan dahilinde silahlı suç örgütü yöneticisi Haliç'e talimat verdiği aktarılan iddianamede, sanığın atılı suçlardan 52 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanık Cengiz Haliç'in ise Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kamu davasını etkilemek amacıyla silahlı suç örgütü kurucusu ve yöneticisi Kaplan tarafından tasarlanan plana aktif olarak dahil olduğu yasadışı stratejinin delillendirme aşamasında Sertçelik'e emniyet görevlileri ile görüşmesi, görüşmelerde belli isimlerden bahsetmesi, görüşmeyi kayıt altına alması ve kendisine göndermesi talimatlarını verdiği vurgulandı. Haliç'in geçmiş yıllardaki suç faaliyetlerine de geniş yer verildi. Haliç'in suç örgütünün faaliyetleri kapsamında karıştığı iddia edilen "kasten yaralama", "yağma" ve "suçluyu kayırma" gibi 10 ayrı eylem, "Olay A"dan "Olay J"ye kadar kodlanarak iddianameye eklendi. İddianamede, Haliç'in bu suçların yanı sıra "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "tehdit", "iftira" ve "gizliliğin ihlali" suçlarından 160 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık Sertçelik hakkında müştekilere yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "iftira" ve "gizliliğin ihlali" suçlarından 45 yıla kadar, sanık Önder Polat hakkında "suç örgütüne üye olmak" ve "iftira" suçlarından 11 yıl 6 aya, diğer sanıklar Tarık Teoman ve Erhan Bakioğlu hakkında ise "suç örgütüne yardım" suçundan 2'şer yıl 6'aya kadar hapis cezası istendi. Ayrıca firari olduğu tespit edilen Haliç hakkında da yakalama kararı çıkartılırken, mesajlaşma içeriklerinde geçen firari sanık Haliç'in yönlendirmesiyle haber yaptıkları iddia edilen bir kısım gazeteciler hakkında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği belirtildi.

Ekrem İmamoğlu ve 3 şüpheli hakkında casusluk iddianamesi kabul edildi Haber

Ekrem İmamoğlu ve 3 şüpheli hakkında casusluk iddianamesi kabul edildi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında 2019-2025 yılları arasında ‘siyasal casusluk’ yaptıkları iddiasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlanmıştı. İddianamede Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kabul edilen iddianame kapsamında 11 Mayıs 2026 tarihi ilk duruşma günü olarak belirlendi. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 112 Acil Çağrı Merkezi’nce yönlendirilen Ü.D.A. isimli şahsın üvey babası olan şüpheli Hüseyin Gün hakkında ihbarda bulunduğu, ihbarda Gün’ün İsrail, İngiltere ve Amerika lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği belirtildi. İddianamede, Gün’ün farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiğini, Türkiye’de gerçekleştirilen seçimlerde hükümet aleyhine propaganda gerçekleştirmeleri için şahıs/şahısların finanse edilmesinde aktif rol aldığını söylediği ve bu şekilde soruşturma işlemlerine başlandığı kaydedildi. Şüpheli Hüseyin Gün’e ait dijital materyaller, İngilizce el yazılı dokümanlar ile HTS ve MASAK incelemeleri sonucunda, sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ile silahlara ait fotoğraflara ve askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği değerlendiren İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlanıldığının aktarıldı. İddianamede, şüpheli Gün’ün FETÖ/PDY ve PKK/KCK silahlı terör örgütleri kapsamında adli işlem tesis edilen şahıslar ile iletişim irtibatının bulunduğu, farklı ülke konsolosluk görevlileri ile çok sayıda iletişim irtibatının bulunduğu, herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi ve yurtdışı para transferlerinin bulunduğu belirtildi. El yazısı defter ve belgelerin incelenmesinde ise farklı ülkelerde gerçekleşen darbe girişimi, iç karışıklık olayları ile alakalı hususlardan bahsedildiği iddianamede, Türkiye genelinde görüşmüş olduğu şahıs veya kurumları günlük olarak not aldığı, İngiltere lehine faaliyet gösterdiği değerlendirilen istihbarat elemanlarına ya da İngiltere’de siyasi faaliyetlerde bulunan şahıslara Türkiye geneli konularda bilgi aktarımında bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Suriye’de meydana gelen savaş ile alakalı muhalif grupların siyasi ve maddi olarak desteklenmeleri gerektiği yönünde içeriklerin bulunduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üst yönetim kadrosunda bulunan şahıs ile yüz yüze görüşme gerçekleştirerek bu kişiden öneriler aldığına dair notların bulunduğu ifade edildi. Şüpheli Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığının aktarıldığı iddianamede, verilerin temininin dolaylı olarak şüpheli Necati Özkan tarafından sağlandığı, Özkan’ın Osint (açık kaynak istihbaratı) isimli internet aleminin yer altı olarak nitelendirilen dijital ortama başta İBB’nin internet adresi olmak üzere, belediyeye ait çok sayıda mail adresinin ve şifresinin şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile aktarıldığı ve belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere mail içeriklerindeki datalara erişildiği kaydedildi. Vatandaşların kişisel verileri üzerinden gayri-resmi gerçekleştirilen seçim propagandası sonucu Ekrem İmamoğlu’nun menfaat sağladığı kaydedildi. İddianamede, şüpheli Ekrem İmamoğlu imzası ile gönderilen yazıda dışarıdan belirlenecek 3 uzman ve 2 belediye müfettişine tüm datalara erişme, inceleme yapma ve kopyalama yetkisinin verildiği, bu hususun özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, istihbarat servisi elemanlarından elden edilen verilerin ise hiyerarşik silsile içerisinde Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu arasında aktarımının sağlandığı belirtildi. Ayrıca, geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan ‘İBB 2019 Veri Kopyalama’ sürecinin gündemden kaldırılması amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Bar, Necati Özkan ve Hüseyin Gün isimli şahısların birlikte hareket ederek algı faaliyetlerinde bulundukları, bu durumun gündemden düşürülmesi maksadıyla çalışma yaptıkları ve vatandaşların kişisel verileri üzerinden gayri-resmi gerçekleştirilen seçim propagandası sonucu Ekrem İmamoğlu’nun menfaat sağladığı ifade edildi. WİCKR isimli kripto programın içeriğinde şüpheli İmamoğlu’ndan "Mayor" olarak bahsedildiğinin aktarıldığı iddianamede, bu hususun etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan şüpheli Hüseyin Gün tarafından da doğrulandığı, farklı bir soruşturmada tespiti yapıldığı üzere benzer bir data sızması durumunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan "İstanbul Senin" isimli programda da söz konusu olduğu ve aynı usulle veri sızdırıldığı, seçim süreci sonrası şüpheli Hüseyin Gün’ün şüpheli Ekrem İmamoğlu ile makam odasında çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu, İmamoğlu’nca hiyerarşi silsilesi içerisinde vatandaşların kişisel bilgilerini mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirilerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı, siyasi maksatlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bunun şüpheliler Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte gerçekleştirildiği kaydedildi. İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin ‘DarkWeb’ olarak bilinen ve internetin karanlık alemi olarak nitelendirilen platforma şüpheli Ekrem İmamoğlu talimatı ile şüpheli Necati Özkan tarafından yüklendiği, şüpheli Hüseyin Gün’e ait ve Aaron Barr isimli istihbarat çalışanının ortağı olduğu ‘PiiQ’ isimli firmanın temin etmesinin sağlandığı, Barr tarafından geliştirilen PQ isimli yazılım ile tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlandığı, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere, Türkiye siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği vurgulandı. İddianamede ayrıca, şüpheli Merdan Yanardağ’ın İmamoğlu lehine algı çalışması yapılmasında basın ayağını oluşturduğu, Gün’den aldığı ve gizliliğe riayet edilmek şartıyla elden para verildiği belirtildi. İddianamede, TELE 1 kanalında gerçekleştirilen bir program içeriğinde de şüpheli Hüseyin Gün’ün yönlendirmesiyle sorular sorarak şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmaya çalıştığı, özellikle casusluk faaliyetlerinde basın ayağını oluşturan ve algı çalışmaları yaptığı öne sürülen TELE1 isimli televizyon kanalının suçta araç olarak kullanıldığı ifade edildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasında iddianame kabul edildi Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasında iddianame kabul edildi

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanı ve 193 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında olduğu 200 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme heyeti, duruşmanın yapılacağı tarihi önümüzdeki günlerde belirleyecek. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 40'ı tutuklu 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor. İddianamede, şüphelilerden Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından, 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı şüpheli Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı şüpheli Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı şüpheli Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı şüpheli Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı şüpheli Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4'er yıldan on ikişer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı şüpheli Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Ankara'da yaya geçidindeki kadını darbeden sürücüye 8 yıla kadar hapis talebi Haber

Ankara'da yaya geçidindeki kadını darbeden sürücüye 8 yıla kadar hapis talebi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, 9 Eylül'de Çankaya ilçesi Strazburg Caddesi Sezenler Sokak'ta S.Ç. yeşil ışık yandığında yaya çizgisinden yolun karşısına geçtiği sırada, Atanur Aşatır kullandığı araçla, yayanın geçtiğini görmesine rağmen yavaşlamadan sürmeye devam etti. S.Ç, trafik kurallarına uymadan geçtiği için Aşatır'a tepki gösterdi. Müştekinin duyacağı şekilde araç içerisinden müştekiye küfrederek inen Aşatır, S.Ç'ye vurdu ve kadın yere düştü. Hastaneye kaldırılan kadının omzunda kırık meydana geldi. Bunun üzerine Aşatır, emniyet ekiplerince gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Sürücüye, 8 yıl 4 aya kadar hapis talebi Adli muayene raporuna yer verilen iddianamede, S.Ç'nin "sol omzunun yerinden çıktığı, aynı zamanda sol kolun üst kemiğinin omuzla birleşen kısmında birden fazla parçalı kırık meydana geldiği" belirtildi. İddianamede, şu tespitlere yer verildi: "Şüphelinin trafik lambalı ve yaya çizgisi bulunan yolda trafik kurallarına uymadan ve yaya çizgisinden, yayanın geçtiğini görmesine rağmen geçişini beklemeden kullandığı aracın hızını yavaşlatmadan yoluna devam ettiği belirlenmiştir. Bu sırada kendisine tepki gösteren ve yolun karşısına geçmek için yeşil ışık yandığında yola girip yürüyen kadın müştekiye küfür ederek 'alenen hakaret' suçunu ve kullandığı aracı durdurup araçtan indikten sonra müştekiye vurarak 'kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama' suçunu işlediği anlaşılmıştır." İddianamede, şüphelinin "kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" ve "hakaret" suçlarından 8 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Bakan Yerlikaya, olaya ilişkin açıklama yapmıştı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "İçişleri Bakanlığı olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren özellikle trafik kültürünün yerleşmesi ve kadına karşı şiddet olaylarının önlenmesi için büyük çaba harcıyoruz. Bu birkaç saniyelik videoda trafik kuralları ve toplum huzuru hiçe sayılıyor; üstelik karşıdan karşıya geçen bir kadına şiddet uygulanıyor. Bu tür bir davranış ne ahlakla ne medeniyet değerlerimizle ne de insanlıkla açıklanabilir. Kadına kalkan elleri durdurmaya kararlıyız. Yaşanan bu menfur saldırının takipçisi olacağız." ifadelerini kullanmıştı.

Zeydan Karalar’ın rüşvet İddiaları ile ilgili iddianame hazırlandı Haber

Zeydan Karalar’ın rüşvet İddiaları ile ilgili iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” olarak bilinen soruşturma kapsamında 40’ı tutuklu 200 şüpheli hakkında 20 Ekim 2025 tarihinde iddianame düzenledi. Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında, rüşvet suçlarından 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Rüşvet İddiasının İçeriği İddianamede, Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde temizlik işleri ihalesini alan Baki N. ile ilgili ifadeler yer aldı. Baki N., Seyhan Belediyesi’ndeki ihalelere katıldıklarını ve hak ediş ödemelerini almakta zorlandığını belirtti. İfadesinde şu iddialar öne çıktı: Karalar, düzenli ödeme alabilmeleri için her ay belli bir miktarın kendisine ödenmesi gerektiğini söyledi. Ödemeler, Hamit Ü. ve Adnan Tan D.’nin hesapları üzerinden Tekin S. aracılığıyla Özcan Z.’ye teslim edildi. 11 farklı tarihte toplam 4 milyon 500 bin TL ödemelerin yapıldığı öne sürüldü. Bazı ödemeler için Karalar’ın günübirlik İstanbul’a gittiği iddia edildi. HTS ve Baz Kayıtları İncelendi Savcılık, şüpheli ve tanık ifadeleri ile HTS ve baz kayıtlarını inceledi. İddianamede, Karalar’ın rüşvet aldığına dair iddiaların desteklendiği, ödemelerin çoğunun belirlenen tarihlere yakın yapıldığı, bazı tarihlerde ise örgüt yöneticileri tarafından alınan ödemelerin dikkat çektiği vurgulandı. Karalar İddiaları Reddetti Zeydan Karalar, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Karalar, Baki N. ile Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde sadece bir kez görüştüğünü ve rüşvet talep etmediğini belirtti. Ayrıca, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de kimseden rüşvet almadığını söyledi.

Zeydan Karalar, Oya Tekin ve Kadir Aydar için istenen hapis cezaları belli oldu Haber

Zeydan Karalar, Oya Tekin ve Kadir Aydar için istenen hapis cezaları belli oldu

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasında görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanı ve 193 şüpheli hakkında soruşturma tamamlanarak dava açıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Aziz İhsan Aktaş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması sonucunda "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suç örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "rüşvet alma", "rüşvet verme", "rüşvetin temin edilmesine aracılık etme", "kamu kurum kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "haksız mal edinme" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından iddianame düzenlendiği ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açıldığı belirtildi. Açıklamada, iddianamede, şüphelilerden Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesinin talep edildiği kaydedildi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı şüpheli Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından hapisle cezalandırılmasının istendiği aktarılan açıklamada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı şüpheli Ahmet Özer' in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından cezalandırılmasının istendiği ifade edildi.Açıklamada, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı şüpheli Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı şüpheli Kadir Aydar'ın "rüşvet alma" suçundan ayrı ayrı hapisle cezalandırılmasının talep edildiği belirtildi. Görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı şüpheli Zeydan Karalar'ın "rüşvet alma" suçundan cezalandırılması istendiği kaydedilen açıklamada, görevinden uzaklaştırılan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan cezalandırılmasının talep edildiği ifade edildi. Açıklamada, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı şüpheli Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsaderesi edilmesinin talep edildiği kaydedildi. Öte yandan soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkındaki soruşturma dosyasının ayrıldığı öğrenildi.Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik iddianamede görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanına hapis istemi Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 40'ı tutuklu 200 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanı ile suç örgütü elebaşı olduğu değerlendiren Aziz İhsan Aktaş'ın çeşitli suçlardan cezalandırılmaları istendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 40'ı tutuklu 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer aldı. İddianamede, şüphelilerden Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından, 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep edildi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı şüpheli Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı şüpheli Ahmet Özer' in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı şüpheli Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı şüpheli Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı şüpheli Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4'er yıldan on ikişer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı şüpheli Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsaderesi edilmesi istendi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Ne olmuştu? Başsavcılıkça, Aziz İhsan Aktaş'ın elebaşılığını yaptığı öne sürülen suç örgütünün, belediye başkanları ile belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği, ihaleleri kendi firmalarının almasını sağladıkları iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmada ilk olarak, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 47 şüpheli hakkında 13 Ocak'ta "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olmak", "rüşvet verme", "ihaleye fesat karıştırmak", "edimin ifasına fesat karıştırmak", "vergi usul kanununa muhalefet" ve "mal varlığı değerlerini aklamak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti. Devam eden soruşturma kapsamında düzenlenen diğer operasyonlarda da görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile bazı belediyelerin üst düzey yöneticileri ile çalışanları ve iş insanları gözaltına alınmalarının ardından tutuklanmıştı. Şüphelilerin bazıları hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.