#ifade

İLKHABER-Gazetesi - ifade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ifade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı Haber

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın ifadesi açıklandı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'irtikap' soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi. "BEN BU ŞİRKETİN DE HERHANGİ BİR KADEMESİNDE GÖREVLİ DEĞİLİM" Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu'yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu'yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi. "‘ARKADAŞLAR BİZ BU BEDELİ ALACAĞIZ, YA SEVE SEVE VERECEKSİNİZ YA DA..... VERECEKSİNİZ' ŞEKLİNDE HERHANGİ BİR SÖYLEMİM OLMADI" Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz' şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi. "ONUN İÇİN DE AÇIKÇA YARDIM İSTİYORUZ" Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor'a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu'nun yararına olan her şey için yardım talep ederim. Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi. "ALİ SARIYILDIZ VAKFIN BÜTÜN GELİR GİDERLERİNİ TAKİP EDERDİ" Vakıfla Ali Sarıyıldız'ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir. İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şu an verdiğim ifadem doğrudur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım. Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda BOLSEV Vakfı'nın yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız'a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu. "BU KADAR BÜYÜK FİRMALAR İÇİN 10 BİN TL'LİK SÖZLEŞME YAPMAK İSTEMEZDİM" Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO'sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız'ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL'lik sözleşme yapmak istemezdim. Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır. Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız'ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin ifadesi ortaya çıktı Haber

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma başlattığı kamuoyunca tanınan kişilere yönelik operasyonlar sürüyor. Ünlülere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 16 Şubat’ta ifadeye çağırılmıştı. Denizli, bugün İstanbul Adalet Sarayı’nda verdiği ifadesinin ardından uyuşturucu testi yapılması için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti. Lal Denizli’nin soruşturma kapsamında savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Lal Denizli, soruşturmanın şeffaf olmasını isteyerek Adli Tıp'a sevkini talep etti. "UYUŞTURUCU MADDEYLE İLGİLİ GÖRGÜM, BİLGİM OLMADI" Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ifadesinde, "Öncelikle belirtmek isterim ki üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Uzun yıllar İstanbul’da yaşadıktan sonra 2020 yılında memleketim olan Çeşme'ye taşındım. Çeşme’de Belediye Başkanı olarak görev yapmaktayım" dedi. Denizli kendisine sorulması üzerine, "Gizli Kalsın, Easy, Kütüphane, Sumahan adlı mekanlardan Gizli Kalsın ve Kütüphane adlı mekanları biliyorum. Gizli Kalsın adlı mekana yaklaşık 10 sene önce üniversite öğrencisi olduğum dönemde gitmişliğim vardır. Kütüphane adlı mekanın restoran kısmına gittim. Gece kulübü kısmına çıkmadım, yemek yiyerek buradan ayrıldım. Burada uyuşturucu maddeyle ilgili görgüm, bilgim olmadı. Burada alkol dahi tüketmedik" şeklinde konuştu. "MERT VİDİNLİ İSİMLİ KİŞİYİ ESKİDEN TANIRIM, FUHUŞ SUÇUNDAN YAKALAMASINI BASINDAN ÖĞRENDİM" Yurt dışında olan ve hakkında gözaltı kararı verilen Mert Vidinli’yi eskiden tanıdığını belirten Denizli, "Mert Vidinli isimli kişiyi eskiden tanırım, uzun yıllardır irtibatım ve görüşmem yoktur. Mert Vidinli'nin geçmişte düzenlediği marka tanıtım davetlerine katıldım. Herhangi bir şekilde eğlence davetlerine katılmadım. Vidinli'nin fuhuş suçundan yakalamasını basından öğrendim. Bu kişinin böyle bir olayına şahit olmadım ve duymadım" dedi. Sercan Yaşar hakkında soru sorulan Lal Denizli, "Kendisinin düzenlediği bazı marka tanıtım etkinliklerine katıldım. Organizasyon yaptığım dönemde de bir markanın tanıtım etkinliğini organizasyonunu üstlenmiştim, Sercan Yaşar'a da aynı tanıtım ile ilgili bir firma tarafından iş verilmişti. Sercan Yaşar'ın uyuşturucu suçundan yakalandığını basından öğrendim, o dönem bu şekilde bir olaya şahit olmadım. Kasım Garipoğlu, Fatih Garipoğlu isimli şahısları tanımıyorum. Bilal Can D. benim eski erkek arkadaşımdır. 2016-2019 yılları arasında erkek arkadaşımdır. Sonrasında arkadaşım olarak görüşüyorum. Ailesi Çeşme'de Swiss Otel'in sahibidir. Ben bu otelde hiçbir zaman eğlence düzenlemedim. Buradaki etkinliklere katılmadım, söz konusu otel bildiğim kadarıyla aile otelidir" dedi. "EDİS GÖRGÜLÜ İSİMLİ KİŞİYİ ESKİDEN TANIRIM" Lal Denizli ifadesinde, "Edis Görgülü isimli kişiyi de eskiden tanırım. Bu kişi 2024 yılında ‘Ot Festivali’nde sahneye çıkan 3 sanatçıdan biriydi. Sanatçıları her yıl ot festivalinin seçici kurulu belirler. Ücretinin ne olduğunu bilmiyorum, sanatçı ödemeleri, belediye tarafından değil organizasyonu yapan firma tarafından karşılanır. Benim bu firmaya herhangi bir şekilde müdahale etme durumum olamaz bu nedenle rakamlar konusunda bilgim yoktur" ifadelerini kullandı. "MURAT ONGUN İLE SİYASİ ETKİNLİKLER DIŞINDA HERHANGİ BİR GÖRÜŞMÜŞLÜĞÜM YOKTUR" Tutuklu bulunan Murat Ongun ile ilgili soruya ise Lal Deniz, "Emrah Bağdatlı ve Murat Ongun isimli kişilerden sadece Murat Ongun'u tanırım. Benim bu kişilerden Murat Ongun ile siyasi etkinlikler dışında herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur" şeklinde beyanda bulundu. Şüpheli Arif Altunbulak'ın "Muzaffer Yıldırım son 5 yıldır Çeşme ilçesinde belediyede tanıdıklarını bularak ciddi miktarda arazi topladı, bu arazilerin bürokratlarla ilişkilerini Haldun D. sağladı" ifadesi sorulan Lal Denizli, "Muzaffer Yıldırım isimli kişiyi tanırım. Ancak kendisiyle samimi bir ilişkim yoktur. Sadece kendisinin Çeşme ilçesinde zaman zaman Kaymaklık ve Belediye etkinlikleri düzenlediğimiz bir oteli olduğunu biliyorum, haricinde bir taşınmazı var mı bilmiyorum. Haldun D. isimli şahsı tanımıyorum. Kendisinin ismini ilk kez geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratları vasıtasıyla duydum. Kendisiyle kesinlikle bir tanışıklığım ve görüşmüşlüğüm yoktur" yanıtını verdi. "HANGİ MOTİVASYONLA BU İFTİRALARI ATTIĞINI BİLMİYORUM" Tanık S.H.’nın, "Hatırladığım kadarıyla 2024 yılında yapılan yerel seçimlerden önce 2023 yılının yaz aylarının sonlarına doğru Çeşme Belediye Başkanı olan Lal Denizli’nin daveti üzerine Emrah Bey, ben ve koruması olan Naim'in arabayla Çeşme ilçesine gitmemizi istedi. Kendisi Murat Ongun ile beraber uçakla İzmir iline geldi. Biz Murat ve Emrah'ı aldıktan sonra Lal Hanım’ın organize ettiği İzmir ili Konak ilçesinde bulunan bir restorana yemek yemeye gittik. Burada yukarıda zikrettiğim şahıslar görüştükten sonra saatin ilerlemesi üzerine biz Emrah Bey’in talimatı üzerine mekanda, Emrah Beylerin yanına gelen üç kadın ve Emrah ile Murat'ı alarak yine Konak ilçesinde bulunan bir gece kulübüne bıraktık. Araçta toplamda 6 kişi olacağımız için Emrah'ın koruması olan Naim bizi ticari taksiyle takip etti. Devamında aynı gün yine Konak ilçesinde bulunan bir apartmanın en üst katına ben, Emrah ile Murat Bey ve üç kadını bıraktım. Akabinde kapıda Naim ile beraber beklemeye başladık. Bir müddet sonra iki tane daha kadın şahıs söz konusu ikamete gelerek daireye girdiler. Bu sırada Emrah bana alkol ve abur cubur alışverişi yapmamı söyledi. Ben hatırladığım kadarıyla bir şişe viski, bir kaç paket cips ve çerez alarak yeniden ikamete döndüğümde kapıyı yarı çıplak halde Emrah Bey açtı. Yine ikametin içerisinde kadınların çıplak vaziyette olduğunu, masanın üzerinde bulunan tabak içerisinde de kokain maddesi olduğunu gördüm. Biz yukarıda izah ettiğim gece kulübünden çıkıp bu daireye gittiğimiz sırada Emrah ve Murat arasında Lal Denizli'nin kendilerine escort ayarladığını, İstanbul Belediyesi üzerinden bir ihale almak istediğini söylediğine dair konuşmalar geçtiğine şahit oldum. Hatta gecenin sonunda eve gelen 5 kadından üçünün ödemesini Emrah'ın bize verdiği harcırah üzerinden ben yaptım. Murat açıkça Emrah'a Lal Denizli'nin İBB üzerinden bir ihale almak istediğini kendilerine şirin gözükmek ve jest yapmak için bu geceyi Lal'in organize ettiğini, karşılığında Lal Denizli'ye İBB'den bir ihale vereceğini ancak buna karşılık olarak kendilerinin de İzmir yada Çeşme Belediyesinden bir ihale alacaklarını söyledi. Hatırladığım kadarıyla biz İstanbul'a döndükten kısa bir süre sonra Murat ve Emrah ailelerini de alarak yeniden Çeşme'ye tatile geldiler. Yukarıda anlattığım ilk Çeşme gezisinden Murat ve Emrah'ın ailelerinin haberi yoktu. Biz burada bir gece geçirdikten sonra tekrar İstanbul iline döndük. İstanbul'a döndükten kısa bir süre sonra da Lal Denizli, Emrah Bey’in Gümüşsuyu semtinde bulunan ofisine gelerek Murat Ongun ve Emrah'la buluştular. Ben görüşme esnasında yanlarında olmadığım ihalenin konusu hakkında bilgi sahibi değilim" şeklindeki beyanı da Lal Denizli’ye soruldu. Denizli cevap olarak, "Söz konusu beyanı şu an okudum, ben bu kişiyi tanımıyorum. Üzerime attığı iftiraları kesin bir dille reddediyorum. 2023 yılında benim Çeşme Belediye Başkanı olduğum iddiası kesinlikle doğru değildir. 30 Ocak 2024 itibarıyla adaylığım belirlenmiştir. Bahsedilen tarihte adaylığım dahi yoktur. Ne bana beyanını sormuş olduğunuz tanıkla ne de bahsi geçen kişilerle İzmir il sınırları içerisinde görüşmüşlüğüm dahi yoktur. Onlara restoran ayarladığım iddiası iftiradır. Devamında anlattığı çirkin şeylerde aynı şekilde iftiradır. Belediye Başkanı olmam gündemde dahi yokken ihale sözü vermiş olmam mümkün değildir, ne ben ne de tanıdığım herhangi birisi hayatım boyunca bildiğim kadarıyla İBB'den ya da başka bir belediyeden ihale almamıştır. Söz konusu tanığın kim olduğunu bilmediğimden hangi motivasyonla bu iftiraları attığını bilmiyorum, kendisinden şikayetçi olacağım" diye konuştu. GİZLİ TANIĞIN "LAL DENİZLİ'NİN BAŞKAN OLMASINI EKREM İMAMOĞLU SAĞLADI" BEYANI SORULDU Gizli tanık G..02'nın "Lal Denizli isimli kişinin arkadaşlarından bahsetmek istiyorum. Burak Altındağ, Semiha B., Bilal Can D., Sercan Y. yakın arkadaşlardır. Lal Denizli'nin annesi Çiğdem K.'dir. Çiğdem K. ve Lal Denizli uyuşturucu madde kullanır. Çiğdem K. Çeşme'de yazın takılır. Bilal Can D.'nin otelinde kalırlar. Bu kişiler de uyuşturucu madde kullanır. Ayrıca bu kişiler hakkında ayrıntılı bilgi vermek istiyorum. Lal Denizli isimli kişi Çeşme'de her sene Nisan ayında Ot Festivali düzenler. Festivalin gerçek amacının Ege otlarının tanıtılması olmalıdır ancak Çeşme Belediye Başkanı bu festivali usulsüz giderler göstererek belediyeye yüksek miktarda borçlandırır. Örnek vererek açıklayacak olursam Edis isimli şarkıcı bu kişinin yakın arkadaşı olup sahnede Edis'i çıkarmak için yüksek miktarda belediyenin kasasından ödenek çıkarır. Lal Denizli ve Bilal Can D. isimli kişi 2024 yılında sevgili olup Lal Denizli açılmaması gereken imar yerlerini Bilal Can D. üzerinden imara açtı. Bilal Can D. bunun karşılığında çok yüksek miktarda para kazandı. Bilal Can D. ile Lal Denizli'nin baz çakışması, telefon trafiği, incelendiğinde benim bu bilgim doğrulanacaktır. Çeşme Belediyesi’ne Lal Denizli'nin başkan olmasını Ekrem İmamoğlu sağladı. Lal Denizli Urla Belediye Başkan aday adayı iken Ekrem İmamoğlu’nun yönlendirmesiyle Çeşme Belediye Başkanı oldu. Çeşme Belediyesi’nde çok sayıda usulsüz imara açılan yerler, usulsüz işlemler mevcuttur. Halk arasında bu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Belediye çalışanları rüşvet alarak usulsüz işlemlere imza atıyor. Esnaf sürekli belediye tarafından kesilen usulsüz cezalar yüzünden zor durumda kalır" beyanı soruldu. Beyanların sorulması üzerine cevap veren Denizli, "Uyuşturucu madde kullandığımı, uyuşturucu madde kullanılan herhangi bir yerde bulunduğumu kesin bir dille reddediyorum. Üzerime atılan bu iftirayı kabul etmiyorum, bu sebeple de savcılık makamınca ifadeye davet edildiğimde de avukatlarımdan test vermeyi bizzat kendimin talep ettiğine dair dilekçemizi sunduk. Sporcu bir ailenin kızıyım, kendim de eski bir milli sporcuyum. 16 yıldır da hayatını ülkesine hizmet etmeye adamış genç bir kadın siyasetçiyim. Uyuşturucu ile adımın yan yana gelmesinden dahi hicap duyuyorum. Diğer iddiaları da tamamen safsatadır. Çeşme Belediye Başkanı olduğumdan beri belediyemiz tarafından hiçbir şekilde kişiye özel yeni bir imar çalışması yapılmamıştır. Çeşme Belediyesi olarak esnafa kesilen cezalar usulsüz değil yüzde yüz kanunun bizlere belirlediği haklar çerçevesinde kesilmiştir. Belediyemizle ilgili iddiaları kesin bir dille reddediyorum. Hiçbir yerde özel parti düzenlemedim ve katılmadım. Zaten bu iddialarda herhangi bir görgü, tarih, mekan gibi unsurlar içermemektedir, tanık beyanı olarak itibar etmek mümkün değildir. Hangi motivasyonla ifade verdiği belli olmayan ve bu iftiraları üzerime atan müfteriler hakkında hukuk mücadelemi sonuna kadar vereceğim" ifadelerini kullandı.

JET, KIBRIS, İTİRAF… MERVE ERYİĞİT KONUŞTU, SORUŞTURMADA TAŞLAR YERİNDEN OYNADI Haber

JET, KIBRIS, İTİRAF… MERVE ERYİĞİT KONUŞTU, SORUŞTURMADA TAŞLAR YERİNDEN OYNADI

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında kritik bir gelişme yaşandı. Tutuklu şüpheli Merve Eryiğit, savcılığa başvurarak yeniden ifade verdi. Eryiğit’in anlattıkları, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte değerlendirdi. ÖZEL JETLE KIBRIS SEYAHATLERİ Merve Eryiğit, savcılığa verdiği yeni ifadesinde firari bir iş insanı olan M.G.’ye ait özel jetle Kıbrıs’ta düzenlenen kumar partilerine katıldığını söyledi. Bu seyahatlere, bir kamu kurumunda üst düzey görevde bulunan F.K. ile sevgilisi A.S.’nin daveti üzerine katıldığını beyan etti. UÇAKTA KİMLER VARDI? Eryiğit, söz konusu uçuşlarda M.G.’nin yanı sıra farklı iş insanları ve bazı tanınmış isimlerin de yer aldığını belirterek, tatil süresince kendisine günlük yaklaşık 600 dolar harçlık verildiğini ifade etti. Aynı ifadede, M.G. ile yalnızca bir kez cinsel birliktelik yaşadığını savcılıkla paylaştı. Tutuklu şüpheli, A.S. aracılığıyla tanıştığı M.G. ile birlikte uyuşturucu madde (esrar) kullandıklarını da itiraf etti. Eryiğit, bu kullanımların hem yurt dışı seyahatleri sırasında hem de özel davetlerde gerçekleştiğini söyledi. BOĞAZ’DAKİ YALI PARTİLERİ Eryiğit ifadesinde ayrıca, İstanbul Boğazı’ndaki bir yalıda uyuşturucu ve fuhuş partileri düzenlediği iddia edilen firari bir başka iş insanı K.G.’nin organizasyonlarına da katıldığını doğruladı. Bu partilere farklı kadınların getirildiğini ve uyuşturucu temin edildiğini savcılığa aktardı. Merve Eryiğit’in ifadesinde, kadın temin eden ve çevresindeki kişilere uyuşturucu sağlayan çok sayıda ismi savcılıkla paylaştığı öğrenildi.

Ünlü sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili şok gelişme: Kızı ve oğlu müşteki olarak ifade verdi Haber

Ünlü sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili şok gelişme: Kızı ve oğlu müşteki olarak ifade verdi

26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık Harmanlar Mahallesi’ndeki apartmanın 5. katında meydana gelen olayda, ünlü sanatçı Gül Tut, namı diğer Güllü, kızı ve arkadaşıyla birlikte eğlendiği sırada pencereden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Kızı ve Oğlu Müşteki Olarak İfade Verdi Soruşturma kapsamında sanatçının oğlu Tuğberk Gülter müşteki, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ise müşteki ve tanık olarak dinlendi. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu da tanık olarak ifadeye çağrıldı. İfadelerin alınmasına Başsavcı Duygu Bayar Öksüz de katıldı. Aileden Tepki: “Acımızı Yaşatmadınız” Oğlu Tuğberk Gülter, açıklamasında medyaya ve kamuoyuna tepkisini dile getirerek, “Bize acımızı yaşatmadınız, bize iftiralar attınız. Biz annemizin acısını yaşayamadan, herkes bunu kendi çıkarına kullandı” dedi. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter ise, “Anneme hakaret edenlere hakkımızı helal etmiyoruz. Annemin kemiklerini sızlattılar. Acımızı görmezden geldiler” ifadelerini kullandı. Avukatlardan Açıklama: Soruşturma Titizlikle Devam Ediyor Ailenin avukatlarından Rahmi Çelik, Tuğberk Gülter’in olay anında İstanbul’da olduğunu vurguladı. Çelik, “Oğlumuzun olay sırasında İstanbul’da olduğu, tüm kayıtlarla net şekilde kanıtlanmıştır. Soruşturma süreci titizlikle devam ediyor” dedi. Avukat Mert Erdoğan ise, adli sürecin manipüle edilmeye çalışıldığını belirterek, “Süreç devam ediyor, gerekli incelemeler yapılmakta. Gerçekler adli soruşturma sonunda ortaya çıkacak” ifadelerini kullandı. Avukat Muharrem Çetin ise, aile üyelerinin müşteki olarak ifade verdiklerini ve soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Çetin, asılsız iddialarla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını da duyurdu.

Murat Kapki’den İBB ve ilçelerdeki ihalelere şok açıklamalar: Haksız kazanç iddiaları gündemde Haber

Murat Kapki’den İBB ve ilçelerdeki ihalelere şok açıklamalar: Haksız kazanç iddiaları gündemde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlamaları bulunuyor. Kapki, daha önce 24 Haziran ve 18 Temmuz tarihlerinde de ifade vermişti. Murat Kapki'nin iddiaları Kapki ifadesinde, soruşturmanın şüphelilerinden Murat Ongun’un Ramazan Bayramları sırasında Kültür AŞ aracılığıyla bazı şirketlerden para veya market kartı talep ettiğini ve kendisinin de BVA olarak yıllık yaklaşık 500 bin lirayı Kültür AŞ hesabına gönderdiğini söyledi. Kapki ayrıca, cezaevine sevkleri sırasında otobüste Ongun’un Emrah Bağdatlı hakkında yaptığı söylemlere de dikkat çekti. Kapki, Bağdatlı’nın belediyeden aldığı işlerden elde ettiği kazancı sahte fatura yöntemiyle akladığını öne sürdü. Beşiktaş Belediyesi’nin açık hava ihalesine dair iddiaları da detaylandıran Kapki, ihaleye teklif vermemesi için kendisine yönlendirme yapıldığını anlattı. Kapki, Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş’in FaceTime üzerinden kendisini arayarak ihaleye katılmamasını istediğini ve sonuçta hiçbir şirketin ihaleye katılmadığını belirtti. Bu sayede reklam alanlarının BELTAŞ üzerinden belirli kişilere verildiğini öne sürdü. Kapki, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de Beşiktaş Belediyesi’nin iştirak şirketi BELTAŞ’ta fiilen yetkili olduğunu ve açık hava reklam sektöründe yüksek miktarlarda haksız kazanç elde ettiğinin bilindiğini iddia etti. Kapki, Serkan Öztürk’ün Güney’in yakın arkadaşı ve kasası olduğunu belirterek, reklam alanlarının Öztürk aracılığıyla diğer şirketlere verildiğini söyledi. Soruşturmanın halen devam ettiği ve Kapki’nin ifadelerinin dosyaya önemli bilgiler kattığı öğrenildi.

Zeydan Karalar’ın ifadesi ortaya çıktı: ''Cezaevinden çıkmak için bana iftira atıyor'' Haber

Zeydan Karalar’ın ifadesi ortaya çıktı: ''Cezaevinden çıkmak için bana iftira atıyor''

Halk TV’nin ulaştığı 56 sayfalık emniyet ifadesinde Zeydan Karalar, suçlamalara karşılık yalnızca bir sayfalık savunma yaptı. Karalar, ifadesinde kendisine yönelik rüşvet iddialarını yalanladı ve tanık olarak ifade veren Baki Nugay’ın, cezaevinden çıkmak için bu iddiaları ortaya attığını öne sürdü. “Bu şahsın tutukluluğundan kurtulmak amacıyla gerçek dışı bir itirafta bulunduğunu düşünüyorum,” diyen Karalar, belediye başkanlığı süresince hiçbir zaman hak edişlerin ödenmesi karşılığında herhangi bir çıkar temin etmediğini belirtti. Karalar ifadesinin devamında “Ne bu görüşmede ne de sonrasında bu şahısla veya hiçbir müteahhit ile hak edişlerin ödenmesi ile ilgili şahsıma veya herhangi bir kuruma menfaat temin edilmesi ile ilgili bir görüşmem olmadı. Benim, kişiliğim itibari ile böyle bir konuşma asla olamaz. Hak edişlerin ödenmesi için tarafımca menfaat istenmesi olması söylemini reddediyorum. Böyle bir konuşma asla olmamıştır. Bu şahısın, tutukluluğundan kurtulmak için böyle gerçek dışı bir iftira attığını düşünüyorum” dedi. Soruşturmanın temelini oluşturan ve Karalar’ın gözaltına alınmasına neden olan ifadeyi veren kişi ise Baki Nugay. İfadesinde, Karalar’ın belediye başkanı olduğu dönemde Seyhan Belediyesi’yle çalıştığını belirten Nugay, belediyeden hak ediş alabilmek için her ay düzenli olarak para ödemesi yaptığını iddia etti. Bu ödemeleri, dönemin temizlik birimi çalışanı Özcan Zenger’e elden verdiklerini öne sürdü. Özcan Zenger iddiaları reddetti: “Karalar’a para teklif etmek bile mümkün değil” 2014-2019 yıllarında Seyhan Belediyesi’nde temizlik işleri biriminde çalışan ve 2020 yılında emekli olan Özcan Zenger ise iddiaları kesin bir dille yalanladı. Zenger, ifadesinde şunları söyledi: “Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın para talep etmesi mümkün değil. Ayrıca başkana para dahi teklif edemezler. Beyanlar tamamen yalan ve iftiradan ibaret.” HTS kayıtları ve para transferleri soruldu Karalar’a, emniyet sorgusunda temizlik şirketiyle bağlantılı bazı isimler hakkında sorular yöneltildi. Bu isimler arasında Mahmut Ünal, Tekin Sönmez, Adnan Tan Dehlioğlu yer aldı. Karalar bu isimleri tanımadığını ifade etti. “Belirttiğiniz şahıslarla bir ilgim olmamıştır. Özcan Zenger’in bu kişilerle çalışıp çalışmadığını da bilmiyorum,” diyen Karalar, sorumluluğun kendi bilgisi dışında gerçekleşen işlemlerde olmadığını vurguladı. Karalar: “Sayıştay ve mülkiye denetimlerinden geçtik, usulsüzlük tespit edilmedi” Karalar, görev yaptığı sürede yapılan tüm işlemlerin Sayıştay ve Mülkiye müfettişlerince denetlendiğini, herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini belirtti. “2014-2019 arasında Seyhan Belediyesi Başkanlığı yaptım. Bu süreçte yapılan tüm ihaleler denetlendi. Bugüne kadar bu denetimlerde tespit edilmiş herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır,” dedi. “Ben belediye başkanı seçildikten sonra bir yetkili, müteahhit olan bu şahsın benimle tanışmak istediğini söyledi. Görüşmeyi kabul ettim ama bu görüşmede herhangi bir menfaat konuşulmadı,” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu ifadesinde flaş ifade: "Tüm kurgu tutuklanmayacağı üzerineydi" Haber

İmamoğlu ifadesinde flaş ifade: "Tüm kurgu tutuklanmayacağı üzerineydi"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen “yolsuzluk” soruşturmasında tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Adem Soytekin’in savcılığa verdiği ifadede, "Operasyon yapılması halinde kimin hangi avukata gideceği, kimlerin neler söyleyeceği önceden belirlendi. Tüm senaryo İmamoğlu'nun tutuklanmayacağı üzerine kurulmuştu" sözleri dikkat çekti. "Operasyonun siyasi olduğu anlatılacaktı" Soruşturma kapsamında ifade veren Adem Soytekin, Zeytinburnu Tapu Müdürlüğü’nden mal varlığına el konulduğunu öğrendikten sonra avukat Mehmet Pehlivan ile görüşerek bir toplantıya çağrıldığını belirtti. Soytekin, toplantıya İBB’ye yakın birçok ismin yanı sıra avukatların da katıldığını söyleyerek, toplantıda telefonların toplandığını ve dijital materyallerin dışarıda bırakıldığını ifade etti. Soytekin, “Turan Taşkın Özer toplantıda operasyonun başladığını, gözaltılar halinde kimin hangi avukata gideceğini, kimin nerede olacağını ve gözaltında neler söyleneceğini anlattı. İfadelerin ne şekilde verileceği belirlenmişti. Avukat Mehmet Pehlivan, bana yurt dışına çıkmamı teklif etti. Ancak kabul etmedim” dedi. "Yurt dışı planı Edirne üzerinden" Soytekin, kendisine yurt dışına çıkış planının Edirne üzerinden, nakit para ile gerçekleştirilebileceğinin söylendiğini belirterek, “Pehlivan, ‘Sen çık git, nasıl Emrah Bağdatlı gönderildiyse seni de göndeririz’ dedi. Ben devletime karşı suç işlemedim, çıkmam dedim” ifadelerini kullandı. "İfadeler önceden ezberletildi" İfade tutanaklarına göre, Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının İBB’de gözaltına alınacak bürokratlara hangi avukatların gideceğini, ne söyleyeceklerini öğrettiği, ifadelerin ‘siyasi operasyon’ teması üzerine şekillendirileceği ve tutuklama olasılığında maddi yardım yapılacağının söylendiği de aktarıldı. "Cumhurbaşkanlığı adaylığı serzenişi" Toplantıda Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı da gündeme geldi. Soytekin, “Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz, ‘Bu adaylık nereden çıktı, tasası bize mi düştü?’ diyerek serzenişte bulundu” dedi. Tuncay Yılmaz’ın evinde para olduğunu söylediğini, evi boşaltmak zorunda kaldıklarını ifade etti. "Senaryo bozuldu" Soytekin, tüm yapılanmanın İmamoğlu’nun tutuklanmayacağı senaryosu üzerine kurgulandığını, ancak tutuklama kararının alınmasıyla bu planın bozulduğunu söyledi. Soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında yeniden ifade veren diğer isimler Ogün Soytekin, Murat Erenler, Nezahat Kurt ve Bülent Yılmaz’ın ifadelerinin ardından tahliye edildiği öğrenildi. Soruşturma çok yönlü şekilde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.

İBB yolsuzluk soruşturmasında Eyüp Subaşı’nın ifadesi ortaya çıktı: “Bütün süreç İmamoğlu’nun bilgisi dahilindeydi” Haber

İBB yolsuzluk soruşturmasında Eyüp Subaşı’nın ifadesi ortaya çıktı: “Bütün süreç İmamoğlu’nun bilgisi dahilindeydi”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı tedbiriyle tahliye edilen şüpheli Eyüp Subaşı’nın savcılığa verdiği ifadeler kamuoyuna yansıdı. “İmamoğlu’nun danışmanları ‘SİSTEM’ adlı oluşumun içinde” Reklamcı olduğunu belirten Eyüp Subaşı, 16 ve 28 Mayıs 2025 tarihlerinde verdiği ifadelerinde, Ekrem İmamoğlu'nun danışmanlarının, belediye bürokratlarının ve çalışanlarının “SİSTEM” adı altında örgütlü bir yapı kurduğunu ileri sürdü. Subaşı, “Bu yapının amacı Ekrem İmamoğlu'na seçim kazandırmak ve siyasi iktidar olmaktır. Benim bu oluşumla bir ilgim yoktur, sadece ticari faaliyetlerimle ilgileniyordum. Ancak kullanıldım” dedi. “Fatih Keleş benden yüzde 10 nakit talep etti” Subaşı, 2019 yerel seçimlerinden önce Ekrem İmamoğlu'nun kampanya reklam işlerini üstlendiğini, sonrasında belediye döneminde de açık hava reklam işleri için teklif verdiğini belirtti. Fatih Keleş’in bu süreçte kendisinden “cirosunun yüzde 10’unu” elden nakit olarak talep ettiğini söyleyen Subaşı, “Toplamda yaklaşık 5 milyon lirayı Florya’daki başkanlık konutunda Keleş’e elden teslim ettim. Keleş, bu işlemlerin İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde olduğunu her defasında belirtiyordu” ifadelerini kullandı. “İhaleyi aldıktan sonra mağdur edildim” Subaşı, dijital pano ihalesine 16 milyon 660 bin TL teklif vererek kazandığını ve 36 adet ekran kurulumunu tamamladığını ancak bir buçuk yıl sonra Reklamist firmasına devretmek zorunda bırakıldığını iddia etti. İhalenin normal süresinin 10 yıl olduğunu, yatırımının karşılığını alamadan Murat Ongun’un baskısıyla projeyi devrettiğini ve 46 milyon TL’lik borç mahsuplaşmasıyla bu sürecin kapandığını belirtti. “Danışman Yıldız’a 5 milyon nakit teslim ettim” Eyüp Subaşı, metro reklam alanlarıyla ilgili iş için İBB danışmanı Ertan Yıldız’ın kendisinden 5 milyon TL nakit istediğini ve bu parayı Kağıthane’deki bir otoparkta elden teslim ettiğini söyledi. Ayrıca Yıldız’ın yönlendirmesiyle kendi şirketi üzerinden piyasa rayiçlerinin üzerinde bedellerle 40 milyon TL’lik işlem yaptığını ifade etti. “Bütün süreç İmamoğlu’nun bilgisi dahilindeydi” İfadesinin sonunda Subaşı, “Tüm bu para trafiği ve usulsüz işlemler Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi dahilindedir. İmamoğlu, danışmanları ve yakın çevresi tarafından kurulan bu sistemle belediye kaynakları siyasete yönlendirilmeye çalışılmıştır” dedi. Soruşturma sürüyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni şüphelilerin ifadelerine başvurulması ve kamu kurumlarından belge talep edilmesi bekleniyor. Gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 121 sayfalık i̇fadesinde tüm suçlamaları reddetti Haber

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 121 sayfalık i̇fadesinde tüm suçlamaları reddetti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk ve terör soruşturması kapsamında verdiği 121 sayfalık ifadede tüm suçlamaları reddetti. Gözaltında sorgusu devam eden İBB Başkanı İmamoğlu, soruşturmayı "siyasi müdahale" olarak nitelendirerek suçsuz olduğunu belirtti. Soruşturma kapsamında gizli tanıkların beyanları ve MASAK raporu ile ilgili gelen soruları da reddeden İmamoğlu, detaylı yanıtları Cumhuriyet Başsavcılığı'nda vereceğini ifade etti.  İmamoğlu, i̇halelerle i̇lgili suçlamaları reddetti  İmamoğlu'na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ihaleler ve sonuçları soruldu. İmamoğlu, "İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve geçmişteki belediye başkanları rahmetli Kadir Topbaş, sayın Ali Müfit Gürtuna ve sayın Recep Tayyip Erdoğan dahil geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalelere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır. Aslında burada bulunmamın yegane sebebi hakkımda başlatılan bir siyasi müdahale ve mücadele modelidir" ifadelerini kullandı.  "16 Milyon İstanbullunun oyuna saygı duyulmuyor"  İmamoğlu, "Halkın iradesine saygı duymayan iktidar mensuplarının tarafıma yürütmüş olduğu müdahalelerin bir biçimiyle de şu an itibariyle karşı karşıyayım. 16 milyon İstanbullunun, İstanbul tarihindeki en yüksek üç oy oranına sahip bir biçimde seçim kazanmış birisine bu soruların sorulmasını halkın iradesine dönük sürecin bir parçası olarak görüyorum. Bu sebeple bu açıklamayı yapıyorum. Devamında soracağınız sorularla ilgili olarak esas itibariyle Cumhuriyet Başsavcılığında ayrıntılı yanıt vereceğim olmakla birlikte gerekli gördüklerime de yanıt vereceğim" diye ifade etti.  Soruşturma kapsamında ifade veren gizli tanıkların beyanları ile ilgili 28 soru sorulan İmamoğlu 28 soruya da "Bu soruyu muhatap almıyorum. Raporu görmediğim için sorunuzu anlayamıyorum" şeklinde konuştu. Ekrem İmamoğlu yarın saat 21.00 gibi adliye sevk edilecek  İstanbul Başsavcılığı yaptığı açıklamada "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü ve PKK/KCK terör örgütüne yardım soruşturmalarından gözaltında bulunan şüphelilerin yarın saat 21.00 gibi adliyemizde hazır edilmeleri planlanmaktadır” ifadelerine yer verildi.  İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında suç örgütü ve terör soruşturması başlatıldı  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçları ile yine İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında "PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek" suçundan soruşturma başlatıldı. Gözaltı kararları üzerine harekete geçen emniyet güçlerince, aralarında Ekrem İmamoğlu, İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Beylükdüzü  Belediye Başkanı Murat Çalık, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile şarkıcı Ercan Saatçı'nin de aralarında bulunduğu 90 zanlı gözaltına alındı. Gözaltına alınan ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Yerleşkesi'ne götürülen şüphelilerin işlemleri sürüyor. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.