#ihraç

İLKHABER-Gazetesi - ihraç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ihraç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anneler Günü için Türkiye'den 30 ülkeye 75 milyon dal çiçek ihraç edildi Haber

Anneler Günü için Türkiye'den 30 ülkeye 75 milyon dal çiçek ihraç edildi

Anneler Günü, çiçek sektörü için yılın en kritik satış dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye genelindeki seralarda haftalardır devam eden hazırlıklar meyvesini verdi. Özenle paketlenen çiçekler, başta Avrupa olmak üzere 30’dan fazla ülkeye gönderildi. Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, yurt dışı gönderimlerinin büyük kısmının kara yoluyla tamamlandığını, yeni siparişlerin ise hava yoluyla ulaştırıldığını belirtti. Yılmaz, "Bu yıl Anneler Günü için 75 milyon dalın üzerinde çiçek ihraç ettik. Bu rakamın karşılığı yaklaşık 10 milyon dolar" ifadelerini kullandı. Hollanda yine başı çekiyor: Avrupa’dan Körfez’e yoğun talep Yılmaz, sektörün ihracatta geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 15 oranında büyüdüğünü vurgularken, Hollanda'nın yine en büyük alıcı konumunda olduğunu söyledi. Yılmaz, “İngiltere, Almanya, Romanya, Bulgaristan, Rusya ve Ukrayna da kesme çiçek gönderdiğimiz önemli pazarlar arasında yer alıyor. Dış mekân ve salon bitkilerinde ise özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Körfez ülkelerinden ciddi talepler alıyoruz” dedi. Her ülkeye farklı renk: Avrupa pastel, Doğu kırmızı-beyaz istiyor Anneler Günü çiçek tercihlerinin ülkelere göre değiştiğini belirten İsmail Yılmaz, Avrupa ülkelerinin açık pembe ve pastel tonları tercih ettiğini, Doğu ülkelerinde ise kırmızı ve beyazın ön plana çıktığını aktardı. Bu talepler doğrultusunda üreticilerin renk bazlı planlama yaptığını söyleyen Yılmaz, sektörde ürün çeşitliliğinin ve kalite standardının bu sayede arttığını dile getirdi. İç piyasada da hareket var: 30 milyon dal tüketim beklentisi Yılmaz, iç pazardaki mezatların da Anneler Günü nedeniyle oldukça hareketli olduğunu belirterek, "Yurt içinde yaklaşık 30 milyon dal çiçek tüketimi bekliyoruz. Bu hareketlilik son güne kadar devam edecek" dedi. Türkiye genelinde çiçekçiler, mezatlar ve online satış platformlarında Anneler Günü öncesi artan talep nedeniyle siparişleri yetiştirmeye çalışıyor. Çiçek sektörü ivmesini koruyor Anneler Günü dönemindeki ihracat başarısı, Türkiye’nin süs bitkileri ve kesme çiçek sektöründeki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Artan taleple birlikte hem üretici hem ihracatçı hem de çiçekçiler ekonomik olarak kazanç sağladı.

MSB'den açıklama: Kılıçlı yeminde söylenen sözlerden değil disiplinsizlikten cezalandırıldılar Haber

MSB'den açıklama: Kılıçlı yeminde söylenen sözlerden değil disiplinsizlikten cezalandırıldılar

Milli Savunma Bakanlığı, Kara Harp Okulu’ndaki kılıçlı yemin töreninde yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı. Bakanlık, bazı teğmenlerin yalnızca söyledikleri sözler nedeniyle değil, önceden planlanmış ve organize bir şekilde disiplinsizlik yapmaları, mutlak itaati bozarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) itibarını zedelemeleri nedeniyle ihraç edildiğini bildirdi. Açıklamada, TSK’nın üstün disiplin anlayışına vurgu yapılarak, ordunun yıpratılmaması konusunda hassasiyet çağrısı yapıldı. Disiplin ve İtaat Vurgusu Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla TSK’dan ihraç edilen teğmenlerle ilgili olarak açıklama yaptı. Açıklamada, Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni sonrasında başlatılan idari ve disiplin soruşturmalarının büyük bir hassasiyetle yürütüldüğü ifade edildi. Bakanlık yetkilileri, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde disiplinin korunması ve sürdürülmesi temel esastır. Bu gençler, söyledikleri sözlerden dolayı değil, önceden planlanmış, toplu ve organize bir disiplinsizlik yaptıkları, mutlak itaati bozdukları ve TSK’nın itibarını zedeledikleri için cezalandırıldılar” dedi. Açıklamada, teğmenlerin "Mustafa Kemal’in askeriyiz" dedikleri için cezalandırıldıkları yönündeki iddiaların doğru olmadığı ve bu söylemin TSK'ya atılmış bir iftira olduğu vurgulandı. MSB'den Suriye’de Askeri Üs İddialarına Yanıt Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin Suriye’ye iki yeni askeri üs kuracağı iddialarına açıklık getirdi. Yetkililer, önceliğin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı olduğunu belirtti. Öncelik Suriye’nin İstikrarı Bakanlık yetkilileri, Türkiye’nin Suriye’deki önceliğinin terörist unsurların engellenmesi olduğunu belirterek, “Yeni Suriye hükümetinin ülke genelinde istikrar sağlamasını destekliyoruz. Geçtiğimiz hafta bu kapsamda ilk temas toplantısı gerçekleştirildi” dedi. Yetkililer, Suriye ile iş birliği sürecinin devam ettiğini ve yeni askeri üs iddialarına ihtiyatlı yaklaşılması gerektiğini belirtti. Eurofighter Alımıyla İlgili Açıklama Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin almayı planladığı 40 adet Eurofighter savaş uçağıyla ilgili açıklamada bulundu. Bakanlık, önceliklerinin yeni üretim uçaklar olduğunu belirtti. Yeni Üretim Uçaklar Tercih Edilecek Bakanlık kaynakları, Hava Kuvvetleri'nin harekât ihtiyacını karşılamak için 40 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı alım sürecinin devam ettiğini belirtti. Açıklamada, “Biz farklı konfigürasyonlarda 40 uçak almak istiyoruz. İlk alınacak uçakların yeni üretim olmasını talep ettik, ancak nihai karar Birleşik Krallık’tan gelecek fiyat teklifine göre belirlenecek” denildi. Türk Korvetinin Ege’de Kablo Döşeme Çalışmalarına Müdahale Ettiği İddialarına Yanıt Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’ye ait bir korvetin Ege Denizi’nde Yunanistan’ın kablo döşeme çalışmalarına müdahale ettiği yönündeki iddialara açıklık getirdi. Hak ve Menfaatlerden Taviz Yok Bakanlık yetkilileri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türkiye'nin hak ve menfaatlerini ihlal etmeye yönelik hiçbir girişime izin vermeyeceğini belirtti. Açıklamada, “Ege ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklarda barışçıl çözümü hedefleyen yapıcı bir yaklaşımın benimsenmesi herkesin faydasına olacaktır” denildi. Türkiye’nin, Yunanistan’ın oldu-bittiye getirmeye çalıştığı faaliyetlere karşı gerekli müdahaleleri yapmaya devam edeceği vurgulandı.

Lütfü Savaş'tan CHP'ye sert uyarı: ihraç edin, Hatay'da yeni bir hareket başlatacağım Haber

Lütfü Savaş'tan CHP'ye sert uyarı: ihraç edin, Hatay'da yeni bir hareket başlatacağım

Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) ihraç edilen eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Suriye’de 13 yıl önce başlayan iç savaş, 12 günde farklı bir boyut kazandı. Esat rejimi tasfiye edildi. Bugün Suriye’de en az 4 parçalı bir yapı oluşturuluyor. Ve Fırat’ın doğusunda PKK-PYD-YPG’den oluşan terör devleti bizi tehdit ediyor. Bu alanda partimiz çözüm üretip daha proaktif politika üretmek yerine,-Esat’ın ülkeyi terk ettiği saatlerde-çözüm olarak hala daha Beşar Esat ile konuşmayı önermek dışında düne kadar somut bir politika ortaya koymuş değildir. Benim suçum bugünü görüp günler önce uyarı olarak 3 Kasım’da partimi uyarmak ise evet, ben suçluyum! Beni partiden ihraç edin” dedi. "Partim beni suçlu görüyor, ama suçlu değilim" Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP’den ihracı sonrası yaptığı basın açıklamasında, “03.11.2024 tarihli sosyal medya hesaplarındaki paylaşımım; ‘Haydi, kurucu partinin vatanseverleri! Ya bugün kendimize ve partimize yakışanı yapacağız ya da yok olacağız! Bölge yangın yeri. Savaş kapımızda. Emperyalist güçler bölgemizde sınırları değiştirmeye başladı. Terör örgütleri üzerinden içimize fitnelik sokan, etnik çatışma hayalleri görenler için bugün bu ülkenin kurucu iradesinin partisine her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç var! Ve bugünün CHP’si DEM’lenmekle meşgul. Parti olarak terör ile bağ kuran ve terörden siyasi rant devşirenleri her kim olursa olsun ya da hangi oluşum olursa olsun savunamayız. Ve bugün gerek sınırımızda terör devleti kurmak isteyenler gerekse sınırlarımız içinde ayrı devletçikler kurmak isteyenler karşısında daima yüce Türk milletini bulur. Bu millet, yeni Kurtuluş Savaşı’nı hem başlatır hem de zaferle taçlandırır. Bu millet ki farklı etnik gruplardan oluşan, bütünleşmiş, birleşmiş ve vatan yüzeyinde millî birliği sağlamış Atatürk milliyetçiliği ile bir ‘Ulus Devlet’ olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milletidir. Dileğim bu ülkenin kurucu partisinin de her türlü işgalden kurtulup ya da kurtarılarak kendi Kurtuluş Savaşı’nı yapabilmesidir. Bunun için ben Lütfü Savaş olarak bu mücadeleyi başlatıyorum. Ve CHP’nin kuruluş ayarlarına dönmesi için tüm CHP’lileri birlikte mücadele etmeye davet ediyorum. ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen Kurucu İrademiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bugün bölgemizdeki ve içerideki tehditlere karşı tüm CHP’lileri birlik olmaya çağırıyorum! İkbal derdine düşmüş birkaç kişinin elinde oyuncak haline gelmiş hatta terör bağlantılı parti ve siyasetçiler ile sırf koltuk için yol yürüyenleri tarih zaten affetmeyecektir. Bizler bu uğurda CHP’nin sözüm ona değişim adı altında kuruluş felsefesinden sapmasına ve nihayetinde tarih olmasına izin vermeyeceğiz!’ Ben Lütfü Savaş. Yukarıdaki metni 3 Kasım 2024 tarihinde sosyal medya hesaplarımda paylaştım. Ve bu paylaşımımı partimizin kurucusu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği ve ‘Gençliğe Hitabesi’ndeki sorumluluğum gereği yazdım. Bugün de herkese cevabım aynıdır. Ne diyor Mustafa Kemal Atatürk hitabesinde? ‘Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk İstikbalinin Evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!’ Çok şükür bizim de yeterince damarlarımızda kan var. Eğer bu suç ise partim beni buyursun ihraç etsin. Peki, 3 Kasım’dan bugüne kadar ne oldu? Suriye’de 13 yıl önce başlayan iç savaş, 12 günde farklı bir boyut kazandı. Esat rejimi tasfiye edildi. Bugün Suriye’de en az 4 parçalı bir yapı oluşturuluyor. Ve Fırat’ın doğusunda PKK-PYD-YPG’den oluşan terör devleti bizi tehdit ediyor. Bu alanda partimiz çözüm üretip daha proaktif politika üretmek yerine, -Esat’ın ülkeyi terk ettiği saatlerde- çözüm olarak hala daha Beşar Esat ile konuşmayı önermek dışında düne kadar somut bir politika ortaya koymuş değildir. Benim suçum bugünü görüp günler önce uyarı olarak 3 Kasım’da partimi uyarmak ise evet, ben suçluyum! Beni partiden ihraç edin. Yine Arap Baharı ile 13 yıl önce Suriye’de başlayan operasyonun bir benzerini ülkem için de gördüm. Fakat bırakın buna karşı çözüm üretmeyi bugün kayyum atanan belediyelere taşınan adayları, kurucu partiye yakışan şekilde hassas davranmak yerine bu durumdan yararlanan arkadaşların politikasını -mağduriyetten kariyer elde etmenin peşinden koşmayı düşünen- dün olduğu gibi bugün de doğru bulmuyorum. Bu suç ise evet, suçluyum. Bu nedenle de beni partiden ihraç edebilirsiniz! Bölgede olası bir Kürt Devleti’nin kurulmasından, haritaların yeniden çizileceğine dair projeler uygulanmaya başlanmış durumda. Bu emperyalist projelerin bazılarının içinde benim de Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı yaptığım Ata’mızın bize emaneti Hatay da yer alıyor” dedi. "Türkiye sevdasını içimizden kimse çıkaramaz" “Biz yerel seçimler öncesinde DEM partisi ile ittifak için olmasa da bu ayrışmayı ve terör bağlantılı kişilerin adaylığı ve iş birliği konusunda dikkat edilmesi gerekir uyarılarımızı partinin ilgili kişileriyle defalarca paylaştık” ifadesini kullanan Savaş, açıklamasında şunları kaydetti: “Ben ülkücü bir gelenekten geliyorum. Mustafa Kemal Atatürk de iyi bir ülkücüydü. Kızına bu adı vermişti. Partimizin 6 Ok’undan biri de milliyetçiliktir. Zaten son seçimlerde bu ve başka gerekçeler nedeniyle de adaylığımın açıklanması yılan hikâyesine döndü. Bu nedenle de bana Hatay gibi önemli bir serhat şehrinde seçim kaybettirildi. Kaybettirildi diyorum çünkü dünyanın hiçbir yerinde bir siyasi parti, bir büyük şehre aday gösterdiği kişiyi bu kadar tartışılır hale getirmez. ‘Kampanyanın yarı süresini aday mıyız, değil miyiz’ sorusunun cevabını arayarak geçirdik. Sonra az bir farkla kaybettik. Üstelik şaibeli bir şekilde. Bu yanlışları bir gün CHP de daha detaylı tartışacaktır. Tüm bunları partimize zarar vermemek için hala çok tartışmak istemiyorum. Görüyorsunuz tüm bu nedenlerle partim beni suçlu ilan edip partiden ihraç ediyor. Ne diyeyim? Partimizin kuruluş felsefesinden uzaklaşılmadığı sürece çağın gerektirdiği koşullara uygun olan politikalarına, gerek sosyolojik gerek ekonomik gerek yönetimsel gerekse güvenlik açısından ülkemizi sıkıntıya sokmayacak politikalarına elbette sonsuza kadar destek oluruz; karşı durmayız. Bu ülkeyi muasır medeniyet seviyesine getirmek bir siyasetçi olarak değil, bir bilim insanı olarak bizim boynumuzun borcudur, Ata’mıza sözümüzdür. Bu bağlamda Atatürk istikametimizi de partimizi de bizim kalbimizden ihraç edebilecek hiç bir güç yoktur! Kurtuluş Savaşı’nı yapan Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucu partisi olarak bugün beni ihraç edeceklere buradan söylüyorum ve ilan ediyorum: Memleketim Hatay, Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsi meselesiydi. Bizim için de öyle. Yıllarca Hatay’ın Belediye Başkanlığı’nı da yapmış bir Türk vatandaşı olarak yakında Hatay’dan bir hareket başlatacağız. Neden mi? Ata’mızın şahsi meselesi, bizim de şahsi meselemizdir. Ve bölgedeki tehditlere karşı yapılması gerekenleri de birlikte bizim gibi gerçek Atatürk milliyetçiliği çerçevesinde düşünen arkadaşlarım ile manifesto olarak yayınlayacağız. Bu durumun partiler üstü bir mesele olduğunu gördüğümüz için ‘HATAY HAREKETİ’ olarak başlatacağız. Herkesin katıldığı, katılacağı bir yol yürüyeceğiz. Neden mi? Yurdumuzdan ve bölgemizden emperyalistleri ihraç etmek için! Cumhuriyetimizin kurucu partisi CHP’ye bu emaneti taşımak yakıştığı için! 25 yıldır muhalefetten kurtulamayan partimizin ve ülkemizin kaderinin bölünmekten değil, birleşmeden geçtiğini ve ‘değişim’ diyenlerin partimizi ihraçlar ile bölmeye mahkûm bırakmasına itiraz etmek için! Parti yöneticileri bizi ihraç etmek isteyebilir ama Türkiye ve Cumhuriyetimizin sevdasını içimizden ihraç etmeye kimsenin gücü yetmez! Teşekkür ederim.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.