#İhracat

İLKHABER-Gazetesi - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracatta dikkat çeken yükseliş! 18 il 1 milyar doları aştı Haber

İhracatta dikkat çeken yükseliş! 18 il 1 milyar doları aştı

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan faaliyet illerine göre ihracat verileri, Türkiye ekonomisindeki üretim ve dış ticaret hareketliliğini ortaya koydu. Yılın ilk dört ayında birçok ilin ihracat performansında artış yaşanırken, özellikle sanayi ve üretim merkezlerindeki yükseliş dikkat çekti. İstanbul zirvede yer aldı Nisan ayında en fazla ihracat yapan il İstanbul oldu. İstanbul’un ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 artış göstererek 5 milyar 179 milyon dolara ulaştı. İstanbul’un ihracatında ilk sırayı 976 milyon 584 bin dolarla kıymetli veya yarı kıymetli taşlar aldı. Bu sektörü kazanlar ve makineler ile örme giyim eşyası ve aksesuarları takip etti. İstanbul’un en fazla ihracat yaptığı ülke ise 567 milyon 891 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri oldu. BAE’yi ABD ve Almanya izledi. Kocaeli ikinci sırada Kocaeli, nisan ayında 3 milyar 512 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Kentin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 arttı. Kocaeli’de en fazla ihracat yapılan sektör motorlu kara taşıtları oldu. Otomotiv sektörünü mineral yakıtlar ile elektrikli makine ve cihazlar izledi. Kent en fazla ihracatı Almanya’ya gerçekleştirirken, İngiltere ve İtalya da listenin üst sıralarında yer aldı. İzmir’de enerji ve sanayi öne çıktı İzmir ise 2 milyar 40 milyon dolarlık ihracat rakamıyla üçüncü sırada yer aldı. Kentin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 yükseldi. İzmir’in ihracatında ilk sırada mineral yakıtlar ve mineral yağlar yer aldı. Demir-çelik ürünleri ile kazan ve makineler de dış satımda öne çıkan sektörler arasında bulundu. İzmir’in en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya olurken, İspanya ve İtalya da önemli pazarlar arasında yer aldı. 49 ilde ihracat artışı gerçekleşti Ticaret Bakanlığı verilerine göre ocak-nisan döneminde toplam 18 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Ayrıca 49 ilin ihracatında artış kaydedildi.

Batı Akdeniz ihracatı 1 milyar doları aştı. İhracatın şampiyonu 'Biber' oldu Haber

Batı Akdeniz ihracatı 1 milyar doları aştı. İhracatın şampiyonu 'Biber' oldu

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Can, Antalya, Isparta ve Burdur'dan yılın ilk 4 ayında yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,85 artarak 1 milyar doları aştığını söyledi. Can, kent merkezindeki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, bölge ihracatına ilişkin verileri paylaştı. Geçen yılın ilk 4 ayına kıyasla bu yıl bölge ihracatının daha iyi olduğunu dile getiren Can, "1664 firmamız, 160 ülke ve bölgeye 1 milyar doları aşan bir ihracat gerçekleştirdi. Geçen yıla göre yüzde 3,85'lik bir artış oldu." dedi. Can, en fazla dış satımın yaş meyve sebze sektörünce yapıldığını belirterek, geçen yılın aynı dönemine göre sektörün ihracatının yüzde 12,76 artışla 366 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Can, bölge ihracatının yaklaşık yüzde 37'sine yaş meyve sebze sektörünün imza attığını ifade etti. İkinci sırada maden ve metaller sektörünün yer aldığını dile getiren Can, bu sektörün dış satımının yıllık bazda yüzde 2,23 artarak 154 milyon dolara ulaştığını söyledi. Ürün bazında ise 4 aylık dönemde ihracat şampiyonunun biber olduğunu belirten Can, biberin ardından domatesin geldiğini ifade etti. Can, ihracatta en önemli pazarın Avrupa olduğuna işaret ederek, "En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk 20 ülke, ihracatımızın yüzde 75'ini oluşturmakta ve bu 20 ülkenin 9'u Avrupa Birliği ülkesi. Bölgemizden 369 ürün grubunda ihracat gerçekleştirdik." diye konuştu. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Projesi'ni önemsediklerini dile getiren Can, hem mevcut pazarları korumaya çalıştıklarını hem de alternatif pazarlarda çalışma yaptıklarını söyledi. Can, Afrika gibi uzak pazarlara açılmayı planladıklarını belirterek, hem kilogram bazında hem de tutarda çift haneli büyümeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Toplantıya, Yönetim Kurulu başkan yardımcıları Mustafa Küçükyaman ve Harun Öztürk ile Yönetim Kurulu üyeleri, Denetim Kurulu üyeleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisi delegeleri katıldı.

Başkan Kıvanç: Adana, Nisan ayında 316 milyon 567 bin dolar ihracat gerçekleştirdi Haber

Başkan Kıvanç: Adana, Nisan ayında 316 milyon 567 bin dolar ihracat gerçekleştirdi

Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın 2026 yılı Nisan ayı ihracat verilerini değerlendirdi. Başkan Kıvanç, Adana’nın 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,1 gibi dikkat çekici bir artışla 316 milyon 567 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. “NİSAN AYINDA İHRACAT YÜZDE 22,3 ARTTI” Türkiye genelindeki ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Kıvanç, “Ticaret Bakanlığımızın verilerine göre Nisan ayı ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artarak 25 milyar 403 milyon dolara yükselmiştir. 2025 yılı Aralık ayında ulaşılan 26,3 milyar dolarlık rekorun ardından, bu rakamla tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracat değerine ulaşmış olduk. Nisan ayındaki 4,6 milyar dolarlık net artışta savunma sanayindeki ivme, talepteki toparlanma ve fazla iş günü sayısının etkisi büyüktür. Özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında yaşanan 2,4 milyar dolarlık artış ile Körfez ülkelerine yönelik ihracattaki toparlanma dikkat çekicidir. Körfez hattındaki kırılmalar neticesinde emek yoğun sektörlerdeki talebin ülkemize yönelmeye başladığını memnuniyetle gözlemliyoruz’ ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE ORTALAMASININ ÇOK ÜZERİNDEYİZ” Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde Nisan ayı ihracatının yüzde 22,3 arttığını hatırlatan Başkan Kıvanç şunları söyledi: “Adana olarak Nisan ayında yakaladığımız %35,1’lik artış oranı ile Türkiye genelindeki yükselişin oldukça üzerine çıktık. Bu tablo, sanayicimizin küresel rekabette ne kadar çevik ve kararlı olduğunu göstermektedir. Yılın ilk dört ayını kapsayan Ocak-Nisan döneminde ise kentin toplam ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,7 artarak 1 milyar 114 milyon 145 bin dolar seviyesine ulaştı. İspanya’yı 23 milyon 234 bin dolar Almanya, 22 milyon 263 bin dolar İtalya takip etti.” “ADANA’DA İHRACAT 316 MİLYON DOLARA ULAŞTI” Sektörel bazda bakıldığında Kimya sektörünün açık ara liderliğini koruduğunu belirten Başkan Kıvanç, “Adana’mızın ihracatında kimya sektörümüz Nisan ayında 88 milyon 639 bin dolar ile birinci oldu. Bu sektörü 50 milyon 389 bin dolar Tekstil, 34 milyon 618 bin dolar ile otomotiv sektörümüz takip etti. Nisan ayı itibarıyla yakaladığımız bu 316 milyon dolarlık rakam, şehrimizin potansiyelinin ne kadar diri olduğunu kanıtlıyor. Üreten, istihdam sağlayan tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı Haber

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı

Kayseri sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada; "Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı"nın sanayi ve yatırım ortamını güçlendireceğini belirterek, vergi indirimleri ve yapısal reformların iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi yelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, 2026 yılına birtakım olumsuzluklarla girdiklerini belirterek; "Ülke olarak ana gündemimiz olan enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomik politika neticesinde, istenilen sonuç tam anlamıyla alınamasa da bir ölçüde mesafe kat edildi. Kredi faizlerinde ılımlı bir iyileşme başlamıştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edebileceği senaryosu üzerinde umutlanmıştık. Fakat gelinen noktada, ateşinin yakılmasında katkımız olmadığı hâlde dumanından ciddi şekilde etkilendiğimiz, tüm dünyayı etkileyen öngörülemeyen Trump belirsizliği ve Körfez krizi ile karşı karşıya kaldık. Tüm dünyayı etkisi altına alan, küresel ekonomiyi kısa ve uzun vadede tehdit eden; belirsizliğe sürükleyen, uzun ve orta vadeli kararların alınamadığı, günlük kararlarımızın bile anbean değiştiği bir ortamdayız" dedi. Körfez krizinin bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Özkaya; "100 doları aşan petrol fiyatları, küresel kalkınma riskine dönen Hürmüz krizi, enerji ithalatçısı ve kritik ham madde ithalatçısı olan ülkemize büyük zararlar vermektedir. Enflasyonla mücadelemizde ve büyüme rakamlarında ciddi sorunlar oluşturmakta ve yurt dışı rekabet gücümüze de önemli ölçüde set çekmektedir. Dileğimiz, bu kriz ortamının bir an önce sona ermesi ve önümüzü görebilmemizdir" diye konuştu. Her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazır olduklarını ifade eden Özkaya; "Biraz önce sıkıntılarımızdan bir nebze olsun bahsettik. Önemli olan, bunların üstesinden nasıl geleceğimizdir. Karar alıcıların, sanayi üretimini, ihracatı, ihracatçıyı ve istihdamı kalkınmanın ana öznesi olarak merkeze alması ve üretimin önünün daha rekabetçi bir ortamda ele alınmasıdır. Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerimiz bu ülkenin savunma kaleleridir. Kalelerimizi tahkim etmeli ve korumalıyız. Bizler üretim yapan sanayiciler olarak bunun bilincindeyiz ve her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazırız" dedi. Sıkı para politikaları uğruna sanayicinin finansa erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini kaydeden Özkaya; "Büyük küçük işletme ayrımı yapılmadan indirimli faizlerden, istihdam teşviklerinden ve vergisel teşviklerden daha fazla yararlandırılmalıdır. Tabii ki işverenler üzerindeki gereksiz yükler de kaldırılmalıdır. Bu zorlu dönemde, üreten her bir işletme desteklenmeli, kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Bu noktada geçen hafta yapılan vergi düzenlemelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı. Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın iş dünyası açısından son derece önemli ve stratejik adımlar içerdiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu zorlu ve dalgalı süreçte, ülkemizi üretim ve yatırım üssü haline getirmeye yönelik bu düzenlemeleri, zamanında atılmış, doğru ve güçlü adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. Sanayinin ve ihracatçının üzerindeki yüklerin azaltılması yönünde atılan adımların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Büyüksimitci; "İmalatçı - ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 25’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşecek. Bu kapsamda kurumlar vergisi oranında yapılması planlanan indirim, iş dünyamıza nefes aldıracak çok kıymetli bir gelişmedir" dedi. Büyüksimitci, yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve 'Tek Durak Büro' uygulamasıyla yatırımcı dostu bir yapının hayata geçirilecek olmasının da uzun süredir dile getirdikleri beklentileri karşıladığını ifade ederek; "İnanıyoruz ki bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırım ortamını daha cazip hale getirecek ve küresel firmaların bölgesel merkezlerini ülkemize çekmesini sağlayacaktır. Ayrıca girişimcilik kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha ileriye taşıyacaktır. Açıklanan tüm düzenlemelerin ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Küresel rekabette Çin gerçeğiyle yüzleşmeliyiz" Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumuna dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü devlet destekleri ile birçok sektörde ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Bu da sanayicilerimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum göz ardı edilemez" dedi. Bu sürece karşı daha stratejik bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve uzun vadeli bir politika oluşturmalıyız. Hangi alanlarda rekabet edeceğimiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağımız netleşmeli. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlı olduğumuz alanlarda daha güçlü bir üretim altyapısı kurmalı ve etkin pazarlık mekanizmaları geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Sanayicilerin rekabet gücünün korunması gerektiğine değinen Büyüksimitci; "Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor, korumacılık eğilimleri artıyor ve ihracat pazarlarında rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Böyle bir ortamda, sanayicimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü korumak zorundayız. 30 Nisan’da sona eren döviz dönüşüm desteğin en az yüzde 5 olacak şekilde bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte mevcut destek oranının artırılması ve uygulama şartlarının daha sade, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir" dedi. Büyüksimitci, bu yönde atılacak adımların sanayicilere moral vereceğini, finansman yükünü hafifleteceğini ve ihracata doğrudan olumlu katkı sağlayacağını belirterek, iş dünyanın beklentilerini her platformda güçlü bir şekilde dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Son olarak kürsüye gelen Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, 'Sanayide Dönüşen Küresel Dengeler: Çin Tehlikesi' konulu bir sunum yaparak meclis üyelerini bilgilendirdi.

Yüzde 22’lik artış: Türkiye ihracatta vites yükseltti Haber

Yüzde 22’lik artış: Türkiye ihracatta vites yükseltti

Ticaret Bakanlığının nisan ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı. GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre ihracat, geçen ay Nisan 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artışla 25 milyar 403 milyon dolar, ithalat da yüzde 3,1 yükselerek 33 milyar 909 milyon dolar olarak belirlendi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 10,5 artışla 59 milyar 312 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 29,8 düşüşle 8 milyar 506 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 11,7 puan artarak yüzde 74,9, enerji verileri hariç tutulduğunda 18 puan yükselişle yüzde 87,9, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 14,8 puan artışla yüzde 90,5 olarak hesaplandı. ÜRÜN, ÜLKE VE ÜLKE GRUPLARINA GÖRE İHRACAT Geçen ay en çok ihracat yüzde 20,6 artış ve 13 milyar 75 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 15,1 yükseliş ve 7 milyar 871 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 34,9 artış ve 3 milyar 861 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" takip etti. Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 94,2 (23 milyar 929 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,2 (825 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,8 (449 milyon dolar) oldu. Nisanda en fazla ihracat yapılan ülke, 2 milyar 112 milyon dolarla Almanya olarak öne çıktı. Bu ülkenin ardından 1 milyar 591 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 423 milyon dolarla İtalya geldi. İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 46,5 olarak hesaplandı. Nisanda en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 11 milyar 314 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 644 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 3 milyar 504 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak kayıtlara geçti. İTHALAT VERİLERİ Nisanda en çok ithalat, yüzde 5,6 artış ve 24 milyar 109 milyon dolarla "ham madde (ara mallar)" grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 6,7 düşüş ve 4 milyar 998 milyon dolarla "tüketim malları", yüzde 1,6 artış ve 4 milyar 668 milyon dolarla "yatırım (sermaye) malları" izledi. Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 78,7 ile imalat sanayisinde (26 milyar 693 milyon dolar), yüzde 13,5 ile madencilik ve taş ocakçılığında (4 milyar 572 milyon dolar), yüzde 5 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 700 milyon dolar) hesaplandı. Nisanda en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 478 milyon dolarla Çin, 2 milyar 590 milyon dolarla Rusya ve 2 milyar 363 milyon dolarla Almanya oldu. İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı yüzde 51,1 olarak kayıtlara geçti. Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 10 milyar 225 milyon dolarla AB, 8 milyar 347 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 4 milyar 913 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak sıralandı. OCAK-NİSAN DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI YÜZDE 7,4 ARTTI GTS kapsamında ocak-nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 3 artarak 88 milyar 630 milyon dolar, ithalat yüzde 4,3 yükselişle 125 milyar 804 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 3,7 artışla 214 milyar 434 milyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu dönemde dış ticaret açığı yüzde 7,4 yükselişle 37 milyar 174 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 70,5 oldu.

Mut’ta sofralık kayısı hasadı başladı: 300 bin ton rekolte, 100 bin ton ihracat hedefi! Haber

Mut’ta sofralık kayısı hasadı başladı: 300 bin ton rekolte, 100 bin ton ihracat hedefi!

Mersin'in Mut ilçesinde tescilli sofralık kayısıda hasat başlarken, bu yıl 300 bin ton rekolte beklendiği, yaklaşık 3'te birinin de ise ihracat edilmesinin hedeflendiği öğrenildi. Türkiye'de sofralık kayısı üretiminin önemli bir bölümünün üretildiği Mersin Mut'ta açık bahçelerde hasat başladı. Coğrafi işaretli sofralık Mut kayısısının açık alandaki hasadına başlayan işçiler, tek tek topladıkları ürünleri hale gönderdi. Mikro klima özelliğine sahip, rengiyle, kokusuyla, görüntüsüyle dikkat çeken sofralık turfanda kayısının halden hem iç pazara hem de Orta Doğu ile, Rusya, Hindistan ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiği belirtildi.77 bin 800 dekar alanda üretim yapılan sofralık kayısıda bu yıl rekoltenin 300 bin ton ve ihracatın ise yaklaşık 100 bin ton olmasının beklendiği kaydedildi. Bu yıl soğuklamasını iyi aldığı için verimli olan kayısının kilogramı kalitesine göre 120 ile 250 liradan alıcı bulduğu ve üreticilerini sevindirdiği öğrenildi. "Güzel rekolte bekliyoruz" Bahçede hasat yapan üreticilerden Bülent Yerebasmaz, "Mersin Mut bölgesi Karadiken bölgesindeyiz. Mut olarak yoğun bir şekilde sofralık kayısı hasadımıza başladık. Kayısılarımız biliyorsunuz erkenci çeşitlerimiz, şuan 230 dönüme yakın bir alanda üretim yapıyoruz. Güzel rekolte bekliyoruz, bütün üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun" dedi. Paketleme yapan işçilerden Sibel Çimen ise "İnşallah bereketli bir sezon olur. Kayısılarımızın fiyatları kalitesine göre 120-150, 200 ile 250 arası"diye konuştu. Kayısı alımına başlayan hal esnaflarından Gürkan Acar, "Şu anda hasadına başlanan mikado cinsi ve matador cinsi tezgahlarımıza gelmektedir. Fiyatlarımız şuanda 150 ile 250 TL. Boyuna ve cinsine göre değişmektedir. İnşallah güzel bir hasat yılı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi Haber

Türkiye'nin Mart ayı dış ticaret dengesi açıklandı: İhracat azaldı ithalat ve açık yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı verileriyle hazırlanan Mart 2026 dış ticaret raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Genel ticaret sistemi esas alınarak oluşturulan geçici rakamlar, Türkiye'nin dış ticaret hacmindeki değişimi gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yılın Mart ayı ile kıyaslandığında, ihracat rakamları yüzde 6,4'lük bir kayıpla 21 milyar 899 milyon dolar seviyesine çekildi. Buna karşın ithalat talebi yüzde 8,2 oranında ivme kazanarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. DIŞ TİCARET AÇIĞI MART AYINDA YÜZDE 56 ORANINDA GENİŞLEDİ İthalat ve ihracat arasındaki makasın açılmasıyla birlikte, dış ticaret açığında keskin bir yükseliş gözlemlendi. Geçen yılın aynı ayında 7 milyar 195 milyon dolar olan açık, bu yılın Mart döneminde 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. Bu verilerle birlikte ihracatın ithalatı karşılama düzeyi, 2025 yılının Mart ayındaki yüzde 76,5 seviyesinden, bu yılın aynı döneminde yüzde 66,1'e geriledi. İLK ÇEYREKTE DIŞ TİCARET PERFORMANSI NASIL ŞEKİLLENDİ? 2026 yılının Ocak ve Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, ihracat toplamda yüzde 3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar oldu. Aynı çeyrekte ithalat ise yüzde 4,7'lik bir artışla 91 milyar 895 milyon dolar seviyesine ulaştı. İlk çeyrek verileri doğrultusunda dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,5 oranında yükselerek 28 milyar 667 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalat talebini karşılama oranı ise ilk üç ayda yüzde 68,8 olarak hesaplandı. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLERDEKİ SON DURUM Enerji ürünleri ile parasal olmayan altın kalemleri dışarıda bırakıldığında, Mart ayı ihracatının yüzde 5,5 azalışla 20 milyar 304 milyon dolar olduğu görüldü. Benzer şekilde bu kalemler hariç tutulan ithalat rakamı ise yüzde 11,2 artış göstererek 25 milyar 738 milyon dolara çıktı. Bu gruptaki dış ticaret açığı Mart ayında 5 milyar 435 milyon dolar olarak kaydedilirken, enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,9 seviyesinde gerçekleşti. İHRACATTA ALMANYA İTHALATTA ÇİN LİDERLİĞİNİ KORUDU Ülkeler bazında bakıldığında Mart ayında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülke 1 milyar 820 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı sırasıyla Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalat tarafında ise Çin Halk Cumhuriyeti 4 milyar 759 milyon dolarlık payla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya Federasyonu ve Almanya ithalatta öne çıkan diğer ülkeler oldu. İmalat sanayisinin toplam ihracattaki ağırlığı yüzde 93,7 olarak ölçülürken, yüksek teknoloji ürünlerinin bu pay içerisindeki oranı yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

7 yıllık emek meyvesini verdi! Hatay’da 250 bin adet enginar hasat edilecek Haber

7 yıllık emek meyvesini verdi! Hatay’da 250 bin adet enginar hasat edilecek

Hatay'da akademisyen çiftçi Elif Ovalı tarafından 5 dönüm arazide ekimi başlayan ve 7 yıl süren ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm arazide ekimi yapılan enginarda bereketli hasat başladı. Uzun yıllar akademisyen olarak Mustafa Kemal Üniversitesi'nde görev yapan Elif Ovalı, Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi'nde aile çiftliğinde tarımsal faaliyetleri kardeşi Adnan Murat Teoman ile birlikte yürütüyor. Bölgede alışılagelmişin dışına çıkarak katma değerli ürün üretmeyi hedefleyen akademisyen çiftçi Ovalı, 7 yıl önce 5 dönüm araziye enginar ekimi gerçekleştirdi. Ürün geliştirme ve pazar oluşturma süreciyle birlikte Ovalı, enginar üretimini 120 dönüm alana yaydı. Baharın gelmesiyle aile çiftliğinde ekimi yapılan enginarın hasadı başladı. Ovalı ve kardeşi Teoman tarafından aile çiftliğinde üretilen enginarda 250 bin adet hasat hedeflenirken ürünler; Adana, Gaziantep, Bursa, İstanbul ve çevre iller başta olmak üzere işlenerek yurt dışına gönderiliyor. "Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz" 7 yıl önce 5 dönüm arazide deneme süreciyle enginar üretimine başladıklarını belirterek, 120 dönüme ektiği enginarda hasat başladığını söyleyen çiftçi Elif Ovalı, "Amik Ovası'ndasınız ve burası bereketli hilal denilen, dünyada ilk defa tarıma geçilen bölgenin bir ucundayız. Arpahan Mahallesi'ndeyiz. Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz. Burada tamamen buğday, mısır ve soyanın egemenliği sürerken biz katma değerli ürünler üretmek için enginarı 7 yıl önce ekmeye başladık. İlk önce 5 dönüm arazide çeşit geliştirmeye başladık. Bu bölgede hangi çeşit daha iyi olur, çünkü alışılagelmiş sakız, Bayrampaşa ve hibrit cinsleri var. Hatay enginarı dediğimizde de eskiden beri bilinen bugün Roma enginar olarak da geçen mor enginarlar da var" dedi. "Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı" Deneme sürecinde 5 dönüm alanda enginar üretimi yaptıklarını ve ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm alanda enginar üretimini sürdürdüklerini belirten Ovalı, "Uzun zamandır bakımına devam ediyoruz. Şu anda artık olgunluk dönemine geldi. Bir konserve fabrikasıyla bunu katma değerli yüksek ürüne dönüştüreceğiz. Umarım bu bölge için bir yenilik, kümelenme ve bölgeye istihdam oluşturacak. Gelir getirecek bir yeni bir ürüne dönecek. Biz de bu enginar kültürünü tekrar bu bölgeye kazandırarak çevre illerde de daha fazla tüketilmesi sağlayarak; Gaziantep, Adana, Bursa, İstanbul, ve çevre illerde bunların daha fazla oraları sevk etmek üzere harekete geçiyoruz. Enginar, iç pazarda da bilinsin istiyoruz ve yurt dışına da gönderiyoruz. Şu anda enginarı işlemeye yönelik çalışmalarımız başladı. Burada ihracatta büyük bir kalem değil henüz ama ürün geliştirmeleri devam ediyor. Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı. Kendi içimizde katma değere dönüştürecek bir ürüne döndü. Umarım bereketli olur, bugün hasadın ilk günüydü" ifadelerini kullandı.

Serbest Bölgelerden ihracat atağı: İlk çeyrekte 3 milyar doları aştı Haber

Serbest Bölgelerden ihracat atağı: İlk çeyrekte 3 milyar doları aştı

Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği Başkanı Yusuf Kılınç, yaptığı açıklamada, serbest bölgelerin ilk çeyrekteki ticaret hacminin yıllık bazda yüzde 0,45 artışla 6 milyar 733 milyon dolara çıktığını bildirdi. Bu dönemde Türkiye'den serbest bölgelere ticaretin yüzde 3,3 yükselişle 855 milyon doları bulduğunu belirten Kılınç, şunları kaydetti: "Serbest bölgelerin ihracatı yüzde 1,8 artışla 3 milyar 23 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin serbest bölgeleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel ticaretteki yavaşlama ve bölgesel risklere rağmen dayanıklılığını koruyan bir performans sergiledi. İlk çeyrekte ticaret hacmi 6 milyar 733 milyon dolara ulaşırken, özellikle ihracat ve dış bağlantılı ticaret kalemlerindeki artış serbest bölgelerin Türkiye ekonomisi açısından stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu." Kılınç, bu dönemde Bursa Serbest Bölgesi'nin ihracatı yüzde 29, ticaret hacmini yüzde 22 artırarak en güçlü artışı sağlayan bölge olduğunu ifade etti. Serbest bölgelerin 2026'nın ilk çeyreğinde sınırlı ancak nitelikli bir büyüme sergilediğini belirten Kılınç, "Türkiye'nin ihracat kapasitesine katkı sunmayı sürdürdü. Özellikle dış ticaret odaklı büyüme kompozisyonu, serbest bölgelerin yalnızca ticaret hacmi yaratan alanlar değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel rekabet gücünü destekleyen stratejik üretim ve lojistik merkezleri olduğunu teyit ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.