#İlham Aliyev

İLKHABER-Gazetesi - İlham Aliyev haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İlham Aliyev haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım Orta Koridor'un stratejik önemini Bakü'de açıkladı Haber

TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım Orta Koridor'un stratejik önemini Bakü'de açıkladı

Azerbaycan'da 13. Küresel Bakü Forumu "Geçiş halindeki bir dünyada ayrılıkları ortadan kaldırmak" teması ile başladı. Başkent Bakü'da gerçekleştirilen forumda dünyanın farklı bölgelerinden mevcut ve eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, Birleşmiş Milletler (BM) yapılarının başkanları, bilim insanları ve uzmanlar olmak üzere birçok kişi katıldı. Forumun açılış konuşmasını Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yaptı. İlham Aliyev, "Bence artık her zamankinden daha açık bir şekilde görülüyor ki güvenlik, istikrar ve emniyet konuları her ülkenin gündeminde birinci sırada yer almalıdır. Çünkü bunlar olmadan diğer her şey tamamen anlamsızdır. Yıllarca, hatta on yıllarca kalkınmaya yatırım yapan ülkeler bugün risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle güvenlik ve istikrar, çabalarımızı birleştirmemiz gereken başlıca unsur olmalıdır" dedi. Azerbaycan için bölgesel güvenliğin her zaman bir numaralı konu olduğuna vurgu yapan Aliyev, "Çünkü Bakü'de düzenlenen birçok forumda da söylediğim gibi, işgal döneminde barışın sağlanması ve egemenliğimizin yeniden tesis edilmesi bizim için her zaman gündemin en üst sırasında yer alıyordu. Neyse ki şu anda aslında yalnızca yedi aydır barış içinde yaşıyoruz. Bu da bir kez daha gösteriyor ki barış ve adalet davasına ulaşmak için güçlü siyasi irade, cesaret ve kararlılık göstermek gerekir. Bizim durumumuzda egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü yeniden tesis etmemiz yaklaşık 30 yıl sürdü. Bunu Birleşmiş Milletler Şartı'na ve 51. maddeye, yani meşru müdafaa hakkına uygun şekilde yaptık. İşgal altındaki topraklarımızı güç kullanarak kurtardık ve barışı siyasi yollarla sağladık. Dolayısıyla bugün küresel ölçekte benzersiz diyebileceğim bir deneyime sahibiz" diye konuştu. "ARTIK ATEŞ AÇMA YOK, KURBAN YOK, CAN KAYBI YOK" Yedi aydır Ermenistan'la barış içinde yaşadıklarını ve bunun avantajlarını da gördüklerini belirten İlham Aliyev, "Defalarca söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Barıştan daha iyi hiçbir şey yoktur. Bugün dünyada yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan yeni kriz noktaları ve devam eden çatışmalar uluslararası davranış düzeni için bir tehdit oluşturmaktadır. Aynı zamanda uluslararası hukuk için de bir tehdittir. Uluslararası hukuk normları ihlal edildiğinde, ülkelerin toprak bütünlüğü çiğnendiğinde ve uluslararası kuruluşların kararları görmezden gelindiğinde bu durum büyük bir sorun oluşturmaktadır. İşgal, etnik temizlik ve soykırım yaşamış, ardından egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve onurunu güç kullanarak geri kazanmış ve sonra da yenilmiş düşmana barış teklif etmiş bir ülkenin bu benzersiz deneyimini uluslararası toplumla paylaşabileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu. Ermenistan ile barışın yalnızca kağıt üzerinde sağlanmadığını söyleyen İlham Aliyev, "Bir barış anlaşması parafe edildi ve yedi ay önce ortak bir bildiri kabul ettik. Ancak barış sahada da vardır. Sınırlarımızda sakin bir durum var. Artık ateş açma yok, kurban yok, can kaybı yok. Ermenistan'a farklı destinasyonlardan mal taşınmasına yönelik tüm kısıtlamaları kaldırdık. Hatta Ermenistan ile ticarete başladık. Onlar için kritik olan petrol ürünlerini ihraç etmeye başladık. Böylece kalıcı değil, sonsuza kadar sürecek bir barışa bağlı olduğumuzu gösteriyoruz. Bu bizim stratejimiz ve politikamızdır ve bir kez daha Azerbaycan'ın barışçıl bir ülke olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci Karabağ Savaşı sırasında ve sonrasında gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonu sırasında bizi suçlayanlar ya dar görüşlüydü ya da taraflıydı. Çünkü yaptıklarımız uluslararası hukuka uygundu" ifadelerini kullandı. "BORU HATLARIYLA DOĞAL GAZ İHRAÇ EDEN VE COĞRAFİ KAPSAMA AÇISINDAN EN FAZLA ÜLKEYE ULAŞAN ÜLKE AZERBAYCAN'DIR" Günümüzde enerji güvenliğinin belirli ölçüde sekteye uğramış olduğunu belirten Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, "Petrol ve gaz fiyatlarındaki eşi görülmemiş artış tüketiciler için birçok sorun oluşturmaktadır. Bazıları bunun petrol ve gaz üreten ülkeler için iyi olduğunu düşünebilir, ancak bu doğru değildir. Çünkü bu ülkelerin egemen varlık fonları vardır ve bu fonlar farklı finansal araçlara yatırım yapmaktadır. Borsa çöktüğünde, bu ülkeler yüksek petrol fiyatlarından kazandıklarından daha fazlasını kaybedebilirler. Bu nedenle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+) formatının sorumlu bir üyesi olarak dengeli ve öngörülebilir petrol fiyatlarını savunuyoruz. OPEC+ içindeki çabalarımız ve ortak çözüm bulunmasına yönelik katkılarımız büyük takdir görmektedir" dedi. Enerji güvenliğinin bu günlerde her zamankinden daha fazla ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydeden Aliyev, "Azerbaycan enerji sektörünün tüm alanlarında üretim ve ihracat yapmaktadır, petrol, gaz, petrol ürünleri, petrokimya ve elektrik. Özellikle doğal gaz ve elektrik ihracatımızı artırmayı planlıyoruz. Geçen yıl burada bir araya geldiğimizde Azerbaycan gazını alan ülkelerin sayısı 12 idi. Bir yıl içinde bu sayı 16'ya çıktı. Hepsi gazı Azerbaycan'dan boru hatları aracılığıyla alıyor. Bu nedenle boru hatlarıyla doğal gaz ihraç eden ve coğrafi kapsama açısından en fazla ülkeye ulaşan ülke Azerbaycan'dır. İhracat hacmi artmaktadır ve artmaya devam edecektir. Bu da birçok ülkenin enerji güvenliği için önemli bir faktördür" diye konuştu. "ERMENİSTAN İLE BARIŞIN ARDINDAN ORTA KORİDORUN YENİ BİR UZANTISI ÜZERİNDE DE ÇALIŞIYORUZ" Azerbaycan'da fosil yakıt satışından elde ettiği gelirlerin büyük ölçüde ulaşım ve lojistik altyapısına yatırıldığını belirten Aliyev, "Bugün doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarında vazgeçilmez bir ortak haline geldik. Orta Koridor ve Kuzey-Batı koridorlarının Azerbaycan'daki altyapısı tamamen tamamlanmıştır. Şu anda sadece kapasiteyi artırmak için yeni yatırımlar yapıyoruz, çünkü Azerbaycan üzerinden geçiş talebi artmaktadır. Ermenistan ile barışın ardından Orta Koridorun yeni bir uzantısı üzerinde de çalışıyoruz. Bu hat Ermenistan üzerinden geçecek ve Ermenistan ilk kez bir transit ülke haline gelecektir. Bu sayede Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında sürdürülebilir bir ulaşım bağlantısı kurulacaktır. Aynı zamanda enerji hatları, fiber optik bağlantı, elektrik kabloları ve potansiyel olarak boru hatları da bu hat üzerinden geçebilecektir" ifadelerini kullandı. "JEOPOLİTİK GERİLİMLER ARTIYOR" Geçiş sürecindeki bir dünyada yaşadıklarını belirten Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Jeopolitik gerilimler artıyor, küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor ve birçok bölgede bölünmeler ile parçalanmaların ortaya çıktığını görüyoruz. Böyle bir dönemde, bölünmeleri derinleştirmek yerine bağlantı kuran girişimler giderek daha önemli hale geliyor. Altyapı, ticaret ve bölgesel iş birliği yalnızca ekonomik amaçlara hizmet etmekle kalmaz, aynı zamanda bölgeler, toplumlar ve ekonomiler arasında köprü görevi görebilir. Bu kapsamda, Orta Koridor olarak da bilinen Hazar Ulaşım Rotası, Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye üzerinden Uzak Doğu ile Avrupa'yı birbirine bağlayan stratejik bir alternatif transit merkez olarak giderek daha fazla dikkat çekmektedir" dedi. Küresel gelişmelerin bu tür alternatif bağlantıların önemini daha da ortaya koyduğunu söyleyen Yıldırım, "Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Avrasya genelindeki geleneksel ulaşım rotalarını önemli ölçüde etkilemiştir. Aynı zamanda İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'i de içeren Orta Doğu'daki gerilimler, küresel enerji piyasalarında ve uluslararası ticarette belirsizlik oluşturmaya devam etmektedir. Bu gelişmeler, jeopolitik gerilimler arttığında küresel tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini bize bir kez daha hatırlatmaktadır" diye konuştu. "ORTA KORİDOR STRATEJİK ÖNEM KAZANMAKTADIR" Gerilimli bir ortamda, çeşitlendirilmiş ve güvenilir ulaşım koridorlarının bölgesel ve küresel ekonomik istikrar için giderek daha değerli bir hale geldiğini belirten Binali Yıldırım, "Bu nedenle Orta Koridor yalnızca ekonomik bir fırsatı değil, aynı zamanda uluslararası ticaret sisteminin dayanıklılığının önemli bir unsurunu temsil etmektedir. Bugün Çin ile Avrupa arasındaki ticaret yıllık 800 milyar doları aşmakta ve 1 trilyon dolara yaklaşmaktadır. Ancak bu ticaretin büyük kısmı hala deniz yollarına ya da kuzey ve güney koridorlarına dayanmaktadır. İşte bu nedenle Orta Koridor stratejik önem kazanmaktadır. Orta Koridor, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan daha hızlı ve daha çeşitlendirilmiş güzergahlar sunarken, aynı zamanda koridor üzerindeki ülkeler arasında ekonomik iş birliğini de güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Koridor üzerinden taşınan yük hacminin şu anda yıllık yaklaşık 5 ila 6 milyon dolar civarında olduğuna vurgu yapan Yıldırım, "Bu miktar diğer büyük küresel ticaret rotalarıyla kıyaslandığında henüz mütevazı bir seviyededir. Ancak devam eden altyapı çalışmaları, daha iyi lojistik koordinasyonu ve gümrük prosedürlerinin iyileştirilmesiyle bu güzergah oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. Önümüzdeki yıllarda sınır geçiş kapasitesi önemli ölçüde artacaktır. Bu tür bağlantılar transit süresini kısaltacak, taşımacılık maliyetlerini azaltacak ve Avrasya genelinde ticaret akışlarının verimliliğini önemli ölçüde artıracaktır. Orta Asya ülkeleri için bu rota küresel pazarlara erişim açısından yeni fırsatlar oluşturmaktadır. Azerbaycan için Hazar bölgesindeki önemli bir lojistik merkez rolünü güçlendirmektedir. Türkiye için ise Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir geçit konumunu daha da sağlamlaştırmaktadır" şeklinde konuştu. "EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ, BARIŞ İLE REFAHIN BİRBİRİNİ GÜÇLENDİRDİĞİ ŞARTLARIN OLUŞMASINA YARDIMCI OLABİLİR" Bu geniş çerçevede Türkiye'deki kuruluşların rolünün de giderek daha önemli hale gelmekte olduğunu belirten Yıldırım, "Bu kuruluşlar, ticaret, ulaşım, enerji ve kültürel değişim gibi alanlarda üye ülkeler arasında iş birliğini güçlendirmek için değerli bir platform sunmaktadır. Bağlantısallığı ve koordineli ekonomik kalkınmayı teşvik ederek yalnızca bölgesel refaha değil, aynı zamanda daha geniş coğrafyada istikrar ve barışa da katkı sağlamaktadır. Ancak altyapı, koridorlar ve ticaret hacimleri hakkında konuşurken en önemli unsuru, yani insan boyutunu unutmamalıyız. Kalkınmanın, bağlantısallığın ve iş birliğinin nihai amacı her zaman insanların refahı olmalıdır" dedi. Dünyamızın daha fazla duvara değil daha fazla köprüye, daha fazla çatışmaya değil daha fazla diyaloğa ihtiyacı olduğunu belirten Binali Yıldırım, "Ekonomik iş birliği, kültürel anlayış ve karşılıklı saygı, barış ile refahın birbirini güçlendirdiği şartların oluşmasına yardımcı olabilir. Eğer insan onuruna, kapsayıcı büyümeye ve ortak refaha odaklanırsak, Orta Koridor ve Zengezur gibi girişimler yalnızca ekonomik bağlantısallığa değil, aynı zamanda daha istikrarlı ve daha barışçıl bir uluslararası düzene de katkı sağlayabilir. Bu anlamda aslında sadece ulaşım projelerini tartışmıyoruz. İnsanların yaşayabileceği fırsatlar oluşturmaya, uluslar arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi ve refah ile barışın el ele yürüdüğü bir gelecek inşa etmeyi konuşuyoruz" diye konuştu.

Tarihi anlaşma Washington'da parafladı: İşte Azerbaycan-Ermenistan barışının 17 maddelik yol haritası Haber

Tarihi anlaşma Washington'da parafladı: İşte Azerbaycan-Ermenistan barışının 17 maddelik yol haritası

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin başkenti Washington DC’de yaptığı zirvede paraflanan 17 maddelik Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşması metni yayınlandı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Ağustos’ta ABD’nin başkenti Washington DC'de düzenlediği zirvede Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan tarafından paraflanan "Azerbaycan ile Ermenistan Arasında Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Tesisi Hakkında Anlaşma" metnini yayınladı. Anlaşma metni şöyle: "Madde 1- Taraflar, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) arasındaki sınırların ilgili bağımsız devletlerin uluslararası sınırlarına dönüştüğünü ve uluslararası toplum tarafından bu şekilde tanındığını teyit ederek, birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, uluslararası sınırlarının dokunulmazlığını ve siyasi bağımsızlığını tanır ve saygı göstermelidirler. Madde 2- Taraflar, 1’inci Madde’ye tam uyacak şekilde birbirlerine karşı herhangi bir toprak talebinin bulunmadığını ve gelecekte böyle bir talepte bulunulmayacağını teyit ederler. Taraflar, diğer tarafın toprak bütünlüğünü veya siyasi birliğini tamamen veya kısmen parçalamaya yönelik herhangi bir eyleme, bu tür eylemlerin planlanmasına, hazırlanmasına, teşvik edilmesine ve desteklenmesine izin vermeyeceklerdir. Madde 3- Taraflar, birbirleriyle karşılıklı ilişkilerde toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığa karşı ya da Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na aykırı herhangi başka bir şekilde, güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklardır. Kendi topraklarının, herhangi üçüncü bir tarafın diğer Tarafa karşı BM Şartı’na aykırı olarak güç kullanması amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceklerdir. Madde 4- Taraflar, birbirlerinin iç işlerine müdahaleden kaçınacaklardır. Madde 5- Taraflar, bu anlaşmanın onay belgelerinin her iki tarafça karşılıklı iletilmesinden sonra ____ gün içinde, kendi aralarında 1961 ve 1963 tarihli Viyana Diplomatik ve Konsolosluk İlişkileri Sözleşmeleri hükümlerine uygun olarak aralarında diplomatik ilişkiler tesis edecektir. Madde 6- Taraflar, bu anlaşmanın 1’inci Maddesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerine tam uygun şekilde, aralarında devlet sınırının sınırlandırılması (delimitasyon) ve devlet sınırlarının belirlenmesi (demarkasyon) hakkında bir anlaşma imzalanması amacıyla, ilgili sınır komisyonları arasında mutabık kalınan tüzüklere dayanarak iyi niyetli görüşmeler yürüteceklerdir. Madde 7- Taraflar, karşılıklı sınıra herhangi bir üçüncü tarafın kuvvetlerini konuşlandırmayacaklardır. Aynı zamanda, karşılıklı delimitasyon ve sonrasında demarkasyon işlemlerinin tamamlanmasına kadar, sınır bölgelerinde güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla, askeri alan dahil olmak üzere, karşılıklı mutabakata dayalı güvenlik ve güven artırıcı tedbirler alacaklardır. Madde 8- Taraflar, hoşgörüsüzlük, ırkçı nefret ve ayrımcılık, ayrılıkçılık, şiddet içeren aşırılıkçılık ve terörizmin tüm tezahürlerini kınarlar ve kendi yetki alanları çerçevesinde bu durumlarla mücadele edeceklerdir ve bu konuda ilgili uluslararası yükümlülüklerine uyacaklardır. Madde 9- Taraflar, her ikisinin de taraf olduğu askeri bir çatışmada meydana gelmiş kayıp ve zorla kayıp edilmiş kişilerin vakalarının çözümü için, doğrudan veya uygun olduğu takdirde ilgili uluslararası kuruluşlarla iş birliği yoluyla, söz konusu kişiler hakkındaki tüm mevcut bilgilerin değişimi dahil olmak üzere, tedbirler alacaklardır. Taraflar, bu çerçevede, söz konusu kişilerin akıbetine açıklık getirilmesinin, uygun olduğunda kalıntılarının aranması ve iadesinin, gerekli soruşturma tedbirleriyle bu kişilerle ilgili adaletin sağlanmasının barış ve güven inşasında bir araç olduğunu kabul ederler. Bununla ilgili usuller tartışılacak ve ayrı bir anlaşmada ayrıntılı şekilde karara bağlanacaktır. Madde 10- Taraflar, ekonomi, transit ve ulaşım, çevre, insani ve kültürel alanlar dâhil olmak üzere, çeşitli alanlarda iş birliği tesis etmek için karşılıklı ilgi alanına giren konularda ayrı anlaşmalar yapabilirler. Madde 11- Bu anlaşma, tarafların uluslararası hukuktan ve her birinin diğer BM üyesi devletlerle imzaladığı sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerini etkilemez. Taraflardan her biri, herhangi bir üçüncü taraf ile arasında yürürlükte bulunan uluslararası anlaşmaların, bu anlaşmadan doğan yükümlülüklerine engel teşkil etmemesini sağlayacaktır. Madde 12- Taraflar, ikili ilişkilerinde uluslararası hukuku ve bu anlaşmayı esas alacaklardır. Taraflardan hiçbiri, kendi iç hukukunun hükümlerini bu anlaşmayı uygulamamak için gerekçe olarak göstermeyecektir. Taraflar, Antlaşmalar Hukuku Hakkında Viyana Sözleşmesi’ne (1969) uygun olarak, bu anlaşma yürürlüğe girmeden önce, anlaşmanın konusu ve amacına zarar verecek faaliyetlerden kaçınacaklardır. Madde 13- Taraflar, bu anlaşmanın tam olarak uygulanmasını garanti ederler ve bu anlaşmanın uygulanmasını denetlemek amacıyla ikili bir komisyon kuracaklardır. Kurulacak bu komisyon, taraflar arasında mutabık kalınacak usuller çerçevesinde faaliyet gösterecektir. Madde 14- Taraflar, uluslararası hukuk ve karşılıklı ilişkilerinde kendileri için bağlayıcı nitelik taşıyan sözleşmelere engel getirmeden, bu anlaşmanın yorumu ve uygulanması ile ilgili herhangi bir anlaşmazlığı, 13. Maddede belirtilen Komisyon dahil olmak üzere, doğrudan istişareler yoluyla çözmeye çalışacaklardır. Bu istişareler, 6 ay içinde tarafların her ikisi için kabul edilebilir bir sonuç vermezse, taraflar anlaşmazlıkların barışçıl yolla çözümünün diğer yöntemlerine başvuracaklardır. Madde 15- Madde 14’ü engellemeden taraflar kendi aralarında bu anlaşmanın imzalanmasından önce mevcut olan tüm devletlerarası iddiaları, şikayetleri, itirazları, talepleri, davaları ve anlaşmazlıkları, bu anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde geri çekecek, sona erdirecek veya herhangi bir şekilde çözeceklerdir ve birbirlerine karşı bu tür iddiaları, şikayetleri, itirazları, talepleri ve davaları başlatmayacaklardır. Ayrıca, taraflardan herhangi birine karşı üçüncü bir tarafça başlatılan bu tür iddia, şikayet, itiraz, talep ve davalara herhangi bir şekilde dahil olmayacaklardır. Bu anlaşmaya aykırı olarak birbirlerine karşı diplomatik, bilgi ve diğer alanlarda düşmanca adımlar atmayacak, bu adımları teşvik etmeyecek veya herhangi bir şekilde bu faaliyetlere dahil olmayacaklardır ve bu amaçla düzenli olarak istişarelerde bulunacaklardır. Madde 16- Anlaşma, tarafların kendi ulusal mevzuatlarına uygun olarak iç prosedürleri tamamladıklarına dair bildirimleri karşılıklı olarak iletmelerinin ardından yürürlüğe girecek. Anlaşma ayrıca BM Şartı’nın 102. maddesi uyarınca tescil edilecektir. Madde 17- Bu anlaşma Azerbaycan, Ermenice ve İngilizce dillerinde hazırlanmıştır. Tüm üç metin eşit derecede geçerlidir. Metindeki hükümlerinin yorumunda herhangi bir görüş ayrılığı olması durumunda İngilizce metin esas alınacaktır. AGİT Minsk Süreci’nin sona erdirilmesi ile ilgili ortak başvuruda bulunuldu Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları’nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Süreci ve ilgili yapıların kapatılması için AGİT Dönem Başkanı Elina Valtonen’a ortak bir başvuruda bulundukları duyuruldu. Açıklamada, bugün AGİT Bakanlar Konseyi’nin gönderilen karar taslağını katılımcı devletlere ilettiği ve kabulü için gerekli prosedürlerin desteklenmesi çağrısında bulunduğu ifade edildi.

Zengezur Koridoru nedir? Türkiye bu konu hakkında ne düşünüyor? Haber

Zengezur Koridoru nedir? Türkiye bu konu hakkında ne düşünüyor?

ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde gerçekleşen Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasındaki görüşmede, Zengezur Koridoru projesi önemli bir gündem maddesi oldu. Proje, Azerbaycan’ı doğrudan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve Türkiye’ye bağlayacak ulaşım bağlantılarını içeriyor. Türkiye ise koridorun bölgedeki barış ve ekonomik kalkınma açısından kritik bir adım olduğunu belirtiyor. Zengezur Koridoru nedir? Zengezur Koridoru, Ermenistan’ın güneyinde bulunan Syunik (Azerbaycan’da Zengezur olarak adlandırılan) bölgesinden geçecek kara ve demiryolu hattıyla Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne bağlanmasını hedefliyor. Bu bağlantı aynı zamanda Azerbaycan’ın Türkiye ile doğrudan kara ulaşımını mümkün kılacak. Türkiye’nin tutumu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, projeyi jeoekonomik açıdan bölge ve çevre ülkeler için büyük önem taşıyan bir gelişme olarak değerlendiriyor. Erdoğan, koridorun sadece üç ülkeye değil, aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelere de fayda sağlayacağını belirtti. Bu hattın bir anlaşmazlık kaynağı değil, bölgesel iş birliği ve refah alanı yaratacak bir mutabakat simgesi olması gerektiğini vurguladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın açıklamalarına göre, koridorun inşasının taraflar arasında anlaşmaya varılması halinde dört yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. Bölgesel tepkiler ve gelişmeler Ermenistan, koridorun Azerbaycan’ın talep ettiği şekilde transit geçiş hakkı sağlaması konusunda çekinceler taşıyor ve egemenlik haklarının korunması gerektiğini savunuyor. İran ise koridora karşı çıkarak, bölgedeki jeopolitik dengelerin değişmesinden endişe duyuyor. ABD ve Rusya gibi büyük güçler ise projeye farklı açılardan destek ve gözlemci olarak sürece dahil olmuş durumda.

Beyaz Saray'da tarihi imza: Trump, Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış anlaşmasını duyurdu Haber

Beyaz Saray'da tarihi imza: Trump, Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış anlaşmasını duyurdu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 35 yıldır çatışma halinde olan Azerbaycan ile Ermenistan arasında tarihi bir barış anlaşmasına varıldığını duyurdu. Beyaz Saray'da, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın katılımıyla düzenlenen zirvede, üçlü bir mutabakata imza atıldı. TRUMP: "BİZ BAŞARDIK" Zirvenin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Trump, birçok ülkenin tarafları barıştırmayı denediğini ancak başarısız olduğunu hatırlatarak "Biz başardık" dedi. Trump, 35 yıl boyunca savaşan Azerbaycan ve Ermenistan'ın artık sonsuza dek dost olacağını söyledi. AZERBAYCAN'A YÖNELİK SAVUNMA YAPTIRIMLARI KALDIRILDI Anlaşmanın en önemli sonuçlarından birini de açıklayan Trump "Savunma alanında Azerbaycan'a uygulanan yaptırımları kaldırıyoruz. Bu, Azerbaycan için çok önemli" diye konuştu. ALİYEV: "BUGÜN KAFKASLAR'DA BARIŞI TESİS EDİYORUZ" Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise imza törenini "tarihi bir gün" olarak nitelendirdi. Aliyev "Gerçekten tarihi bir gün, bugün Kafkaslar'da barışı tesis ediyoruz. Bu sadece bizim için değil bölge için muazzam fırsatlar yaratacak" dedi. Cumhurbaşkanı Aliyev, bağımsızlıklarından bir yıl sonra ABD tarafından konulan ve 33 yıldır devam eden savunma sanayii kısıtlamalarını kaldırdığı için de Başkan Trump'a teşekkür ettiğini belirtti.

Aliyev, Erdoğan ve Pezeşkiyan’ın samimi görüntüleri sosyal medyada gündem oldu Haber

Aliyev, Erdoğan ve Pezeşkiyan’ın samimi görüntüleri sosyal medyada gündem oldu

Azerbaycan'ın ev sahipliğinde Hankendi'de gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 17. Zirvesi, resmi görüşmelerin yanı sıra liderler arasında yaşanan sıcak anlarla da hafızalarda yer etti. Özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın samimi görüntüleri, sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi. SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLAN DİYALOG Zirve sırasında üç liderin birlikte yürüdüğü anlarda kameralara yansıyan bir diyalog, günün en çok konuşulan olayı oldu. Görüntülerde, Cumhurbaşkanı Aliyev'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ı kastedip, "Diyorum ki Mesud Bey'e bura öz ata vatanındır" dediği duyuldu. Aliyev'in, kendisi de Azerbaycan Türkü olan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'a yaptığı bu esprili ve samimi göndermenin ardından üç liderin de birlikte güldüğü anlar dikkat çekti. Bu görüntüler, üç ülke arasındaki yakın ilişkilere ve ortak kültürel bağlara bir örnek olarak yorumlandı. ALİYEV'DEN PEZEŞKİYAN'A 'YIKILAN CAMİLER' BİLGİSİ Zirveden yansıyan bir başka görüntüde ise Cumhurbaşkanı Aliyev ile İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın bir binanın balkonunda sohbet ettiği görüldü. Aliyev'in, Pezeşkiyan'a Ermeni güçlerinin işgali sırasında Şuşa'daki 17 mahallede bulunan tüm camilerin yıkıldığını anlattığı ve bölgede yürütülen yeniden inşa çalışmalarını aktardığı anlar kaydedildi. Pezeşkiyan'ın ise yapılan çalışmaları "Çok güzel" sözleriyle takdir ettiği görüldü.

Deprem yaraları sarılıyor: Erdoğan ve Aliyev 250 bininci konutu teslim etti Haber

Deprem yaraları sarılıyor: Erdoğan ve Aliyev 250 bininci konutu teslim etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kahramanmaraş’ta düzenlenen "250 Bininci Afet Konutu Anahtar Teslimi ve Kura Çekim Töreni"ne birlikte katıldı. Depremlerden en çok etkilenen illerden biri olan Kahramanmaraş’ta inşa edilen Azerbaycan Mahallesi'nde gerçekleştirilen tören, iki ülke arasındaki kardeşliği bir kez daha pekiştirdi. Toplamda 49 bin 56 bağımsız bölümün daha hak sahiplerine teslim edildiği törende, Türkiye genelinde bugüne kadar tamamlanan konut sayısı 250 bini aştı. Başkan Erdoğan, "Deprem bölgesini devasa bir şantiye alanına çevirdik" diyerek çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurgularken, Aliyev ise "Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği" sözleriyle dayanışma mesajı verdi. Aliyev: "Yaşasın Türkiye-Azerbaycan Kardeşliği" Törende konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye'ye geçmiş olsun dileklerini ileterek, deprem sonrasında Türkiye ile tam bir dayanışma içinde olduklarını belirtti. Aliyev, "Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkına bağlılığını, sevgisini ve güçlü iradesini gösteriyor. Azerbaycan Mahallesi bizim dostluğumuzu yeniden tezahür ettirdi. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği" dedi. Erdoğan: "Devasa Bir Şantiye Alanı Oluşturduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, "Azerbaycan Mahallesi bizim gurur tablomuzdur. Parkları, okulları ve sosyal alanlarıyla çocuklarımızın yeni yuvası olacak" ifadelerini kullandı. 49 Bin 56 Bağımsız Bölüm Daha Teslim Edildi Törende kura çekimiyle birlikte 49 bin 56 bağımsız bölümün daha teslimi yapıldı. Bu teslimle birlikte, şu ana kadar hak sahiplerine verilen bağımsız bölüm sayısı 250 bin 636'ya ulaştı. En Fazla Teslim Hatay'da Yapılan teslimatlara göre en yüksek teslim 22 bin 239 konutla Hatay'da gerçekleşti. Ardından Malatya (9 bin 161), Adıyaman (5 bin 277), Kahramanmaraş (4 bin 311), Diyarbakır (2 bin 636), Elazığ (1.429) ve Osmaniye (1.336) gibi iller geldi. Azerbaycan Mahallesi'nde Hedef 2.778 Bağımsız Bölüm TOKİ ve Azerbaycan hükümetinin iş birliğiyle yeniden inşaa edilen Azerbaycan Mahallesi'nde, bin 183 konut ve bin 595 iş yeri olmak üzere toplam 2 bin 778 bağımsız bölüm yapılması planlandı. Şu ana kadar bin 109 konut ve 766 iş yeri tamamlandı. Yıl sonuna kadar tüm çalışmaların tamamlanması hedefleniyor. Yıl Sonuna Kadar 453 Bin Bağımsız Bölüm Tamamlanacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, tören öncesi sosyal medya hesabından "Zor günlerden bugünlere ve birlikte güçlü yarınlara" mesajını paylaştı. Bakanlığın açıkladığı verilere göre yıl sonuna kadar 453 bin 983 bağımsız bölümün tamamlanması planlanıyor.

Erdoğan’dan dünyaya sert uyarı: “Gazze’de ateşkes için İsrail’e baskıyı artırın!” Haber

Erdoğan’dan dünyaya sert uyarı: “Gazze’de ateşkes için İsrail’e baskıyı artırın!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgenin huzurunu bozmaya çalışan girişimlere karşı duracağız. Dünyaya Gazze'de kalıcı ateşkesin tesisi, acil insani yardımların ulaştırılması için İsrail yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulunuyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla Laçın'da gerçekleştirilen Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Zirvesi'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Bölgemizde yaşanan gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu her geçen gün ortaya koyuyor." dedi.30 yıl işgal altında kalan Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasıyla artık bölgenin istikrar, refah, kalkınmanın odağı haline gelmesini arzuladıklarına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Zorluklar karşısında dayanışma ve ortak hareket kabiliyetimizin geliştirilmesini bir seçim değil, zaruret olarak görüyoruz. Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi projelere birlikte katkı sağlayacağız." Erdoğan, Hindistan-Pakistan gerilimine ilişkin, "Temennimiz ilan edilen ateşkesin kalıcı barışa evrilmesidir. Türkiye bu yolda yapabileceği her türlü katkıyı yapmaya hazırdır." değerlendirmesinde bulundu. "Bölgenin huzurunu bozmaya çalışan girişimlere karşı duracağız" İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına dikkati çeken Erdoğan, "Gazze'de katledilen masum çocuklar ve insanların hakkını savunmaya devam etmekte kararlıyız. Bölgenin huzurunu bozmaya çalışan girişimlere karşı duracağız. Dünyaya Gazze'de kalıcı ateşkesin tesisi, acil insani yardımların ulaştırılması için İsrail yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulunuyoruz" dedi. Aliyev: Egemenlik, toprak bütünlüğü ve adaletten yanayız Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ise zirvenin Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nde ve Ermenistan işgalinden kurtarılan Laçın'da düzenlenmesinin güçlü bir sembolik anlam taşıdığını belirterek, "Bugünkü zirve, ikinci kez gerçekleştiriliyor. Geçen yıl temmuz ayında ilk zirve düzenlenmişti. Bu geleneği sürdüreceğimize eminim." dedi. Üç ülkenin tarihsel, kültürel ve değer temelli bağlarla birbirine kenetlendiğini vurgulayan Aliyev, "Birbirimizin başarılarıyla gururlanıyor, zor zamanlarda birbirimize destek oluyoruz. Azerbaycan, Pakistan ve Türkiye, her zaman egemenlik, toprak bütünlüğü ve adaletten yana." ifadelerini kullandı. İlham Aliyev, 2. Karabağ Savaşı sırasında Türkiye ve Pakistan'ın verdiği siyasi ve manevi desteği vurgulayarak "Biz de her zaman kardeşlerimizin yanında olduk. Bugün halklarımızın birliğini bir kez daha teyit ediyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Aliyev, üç ülkenin stratejik konumları ve ekonomik potansiyelleri sayesinde karşılıklı faydaya dayalı geniş işbirliği imkanlarına sahip olduğunu belirtti.Azerbaycan'ın Türkiye ekonomisine 20 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını, Pakistan'a ise 2 milyar dolarlık yatırım yapmaya hazır olduklarını bildiren Aliyev, "Ülkelerimiz enerji güvenliği konusunda bölgesel ve küresel ölçekte stratejik rol üstleniyor. Azerbaycan ve Türkiye'nin işbirliği sayesinde sadece bölgemizin değil, geniş bir coğrafyanın enerji haritası değişti. Yenilenebilir enerji üretimi ve ihracatı konularında büyük projelere başladık." dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan ulaşım koridorlarının da stratejik önem taşıdığını belirterek Pakistan'ın bu girişime aktif katılımının işbirliğine ivme kazandıracağını söyledi. Savunma alanındaki ortak projelerin silahlı kuvvetlerin kapasitesini artırdığını belirten İlham Aliyev, "Ortak askeri tatbikatlar ve teknik projeler, ordularımızın gücünü artırıyor. Bu iş birliği, daha geniş bir coğrafyada barış ve istikrarın güçlenmesine hizmet ediyor." diye konuştu. Aliyev, ayrıca dijital inovasyon, yapay zekâ ve uzay teknolojileri gibi yeni alanlarda iş birliğinin genişletilmesi gerektiğini kaydetti.Türkiye'nin terörle mücadelede elde ettiği başarıları takdirle karşıladıklarını belirten Aliyev, "PKK'nın silah bırakma kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlılığının ve Türkiye devletinin gücünün bir sonucudur." ifadesini kullandı. Aliyev, "Pakistan'la Hindistan arasındaki son gerilimi büyük tedirginlikle, aynı zamanda barış ve istikrarın sağlanacağı ümidiyle yakından izledik. (Pakistan-Hindistan çatışması) Gergin dönemde ilk günden Pakistan'la dayanışmamızı açık şekilde beyan ettik. Çatışmanın, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uygun şekilde barışçıl yollarla çözülmesini destekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. İlham Aliyev, "Türkiye-Azerbaycan dostluğu ve kardeşliği ebedidir." dedi. Şerif: Yaşasın Pakistan-Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve dostluğu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise "Yaşasın Pakistan-Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve dostluğu." dedi.

Aliyev: Azerbaycan, Avrasya’nın lojistik merkezine dönüştü Haber

Aliyev: Azerbaycan, Avrasya’nın lojistik merkezine dönüştü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Budapeşte’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi’nde, "Azerbaycan’ın 9. havalimanı yakında hizmete açılacaktır" dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Budapeşte’deki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesi’nde kouştu. Azerbaycan’ın TDT üyesi ülkelere toplamda 20 milyar ABD dolarından fazla yatırım yaptığını hatırlatan Aliyev, "Bu yıl Türk Yatırım Fonu’nun resmi olarak faaliyete başlaması öngörülmektedir. Türk devletleriyle ulaştırma alanındaki iş birliğimiz güçlenmekte olup, son yıllarda Azerbaycan’da ulaştırma altyapısına, karayollarına, demiryolu hatlarına, deniz limanına, gemi inşa tersanesine ve hava taşımacılığına büyük miktarda yatırımlar yapılmıştır. Sonuçta açık denizlere çıkışı olmasa da Azerbaycan, Avrasya'nın ulaşım ve lojistik merkezlerinden birine dönüşmüştür. Türkiye ve Orta Asya devletlerinin Azerbaycan üzerinden geçen transit taşımalarının hacmi 2024 yılında 11 milyon ton olmuştur. Komşu ülkelerle yeni iş birliği formatları oluşturduk, ortak işletmeler kurduk. Orta Koridor’un bir parçası olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun taşıma kapasitesi geçen yıl Azerbaycan’ın finansmanıyla 5 milyon tona çıkarılmıştır. Orta Koridor’un dijitalleştirilmesine büyük önem veriyoruz" dedi. "BAKÜ GEMİ İNŞA TERSANESİ'NDE 10 YENİ GEMİ İNŞA EDİLİYOR" Hazar Denizi limanları arasında ulaştırma operasyonlarını ve ticareti kolaylaştırmayı hedefleyen Birleşik Dijital Platformu oluşturulması projesi üzerinde çalışmaların devam ettiğini bildiren Aliyev, "Hazar Denizi’nde 50'den fazla ticaret gemisine sahip olan Azerbaycan, Türk devletleri için önemli transit hizmetleri sunmaktadır. Şu anda Bakü Gemi İnşa Tersanesi'nde 10 yeni gemi inşa ediliyor. Alyat Uluslararası Deniz Ticaret Limanı’nın yük elleçleme kapasitesi 15 milyon tondan 25 milyon tona ulaşacak. Azerbaycan’da 8 uluslararası havalimanı faaliyet göstermektedir. Azerbaycan’ın 9. havalimanı yakında hizmete açılacaktır. 9 uluslararası havalimanından 3’ü Azerbaycan’ın Ermeni işgalinden kurtarılmış topraklarında. Ayrıca 1,5 milyon ton yük kabul etme kapasitesine sahip bir kargo terminali inşa ediliyor" diye konuştu. "COP29 BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATTI VE TARİHE ‘BAKÜ SIÇRAYIŞI’ OLARAK GEÇTİ" Azerbaycan’da 2024 yılının Kasım ayında yaklaşık 200 ülkenin oy birliğiyle Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP29) düzenlendiğini de hatırlatan Aliyev, "Hazırlık için sadece 11 aylık bir süre olmasına rağmen COP29’u üst düzey bir şekilde organize etmeyi başardık. 77 bin kayıtlı katılımcı, 197 ülkeyinin temsil edildiği konferansa 70 devlet ve hükümet başkanı katıldı. Azerbaycan, COP29’da küresel güney ile küresel kuzey arasında bir köprü kurmayı başardı ve Bakü’de küresel iklim gündemiyle ilgili ciddi kararlar alındı. En önemli başarı, gelişmekte olan ülkelere mali yardımın 100 milyar ABD dolarından 300 milyar ABD dolarına çıkarılmasını öngören yeni finansal hedef konusunda uzlaşma sağlanması. Bunun yanı sıra, 10 yıl boyunca üzerinde uzlaşılamayan karbon piyasalarının düzenlenmesi konusunda da fikir birliği sağlanmış, kayıp ve zarar fonu işler hale getirildi. COP29 büyük başarılara imza attı ve tarihe ‘Bakü Sıçrayışı’ olarak geçti. COP29 sırasında Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan devlet başkanları tarafından yeşil enerjinin geliştirilmesi ve iletimi alanında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı ve bu anlaşma, ülkelerimizde üretilen yeşil enerjinin Hazar-Karadeniz güzergahı üzerinden dünya pazarlarına ihracı için geniş olanaklar oluşturuldu" dedi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İslam ülkeleri el ele verirse Avrupa'dan daha başarılı oluruz" Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İslam ülkeleri el ele verirse Avrupa'dan daha başarılı oluruz"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslar kapsamında geldiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önemli mesajlar veren Pezeşkiyan, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına ve bölgesel iş birliği potansiyeline dikkat çekti. "İLERİ GÖRÜŞLÜ YAKLAŞIM VE MİSAFİRPERVERLİK İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM" Azerbaycan'daki sıcak ev sahipliği için Aliyev’e teşekkür eden Pezeşkiyan, "Değerli kardeşim Sayın İlham Aliyev'e, bölge gelişmelerine ve ikili ilişkilere yönelik ileri görüşlü yaklaşımı ve misafirperverliği için içten şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. İran ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin yüzyıllara dayandığını vurgulayan Pezeşkiyan, "Bu ilişkiler yeni başlamış değil, milletlerimiz arasındaki uzun süredir süregelen köklü bağların bir devamıdır. Her zaman birbirimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz" dedi. İKİ ÜLKE ARASINDA KAPSAMLI STRATEJİK PLAN HAZIRLANACAK Pezeşkiyan, İran ve Azerbaycan arasında sanayi, bilim, kültür, ekonomi, siyaset ve güvenlik alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi için kapsamlı bir stratejik plan hazırlanacağını duyurdu. "Bu plan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın talimatı ve İran Dışişleri Bakanlığı'nın koordinasyonuyla takip edilecek," diye ekledi. "İSLAM ÜLKELERİ EL ELE VERİRSE AVRUPA'DAN DAHA BAŞARILI OLABİLİRİZ" Bölgesel iş birliğinin önemine değinen Pezeşkiyan, şunları söyledi: "İran ve Azerbaycan, karşılıklı saygı ve toprak bütünlüğüne bağlılık temelinde bölgede barış ve güvenliği tesis edebilir. İslam ülkeleri ve komşular el ele verirse, Avrupa’dan daha başarılı bir model oluşturabiliriz." Azerbaycan'da bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Pezeşkiyan, "Burada, adeta Tebriz’de ya da Erdebil’de kendi halkımın arasında gibi hissediyorum. Bu kardeşlik duygusu, ekonomik ve kültürel iş birliklerimizi geliştirmek için büyük bir sermayedir," dedi. Pezeşkiyan ayrıca, iki ülkenin ulaşım ve ekonomik iş birliklerini artırması gerektiğine dikkat çekerek, "Doğu-batı ile kuzey-güney koridorlarını etkin hale getirebilir, yatırım ve üretim için ortak alanlar oluşturabiliriz," ifadelerini kullandı. 7 İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI Ziyaret kapsamında, iki ülke yetkilileri arasında, siyasi istişareler, ulaşım, kültür, sağlık, medya ve yatırım gibi alanları kapsayan 7 iş birliği anlaşması imzalandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.