#İmar

İLKHABER-Gazetesi - İmar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İmar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çak:Adana’nın altyapı sorunlarının temeli plansız kentleşme Haber

Çak:Adana’nın altyapı sorunlarının temeli plansız kentleşme

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Adana’nın altyapı problemleri ve su taşkınlarına ilişkin İlkhaber Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Kentteki temel sorunun plansız kentleşme ve yetersiz altyapı planlamasından kaynaklandığını belirten Çak, yeni imara açılan bölgelerde kanalizasyon ve yağmur suyu hatları tamamlanmadan imar izni verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu yaklaşımın altyapı sorunlarının önüne geçilmesinde kritik rol oynayacağını ifade etti. “ADANA’NIN ALTYAPI SORUNUNUN TEMELİ PLANSIZ KENTLEŞMEDİR” İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak yaşanan altyapı sorunlarının plansız kentleşmeden dolayı oluştuğuna dikkat çekerek, “Adana’nın altyapı gerçeğine baktığımız zaman sorunun büyük oranda kentin plansız oluşuyla başladığı açıktır. Plansız ve kaçak kentleşme, kentin geniş alanlarında bu tür yapıların yayılmasına yol açmış, bu da zamanla altyapı sorunlarını beraberinde getirmiştir. Sorunun kaynağı, imarlı ve planlı kentler yaratamamamızdır. Bunu başaramadığımız sürece altyapı sorunlarından kurtulmamız da mümkün değildir. Kaçak yapıların birçoğu dere yataklarında ya da uygun olmayan alanlarda yer almaktadır. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının olması gereken yerlerde bulunmaması, drenaj sorunlarını ortaya çıkarmaktadır” dedi. “ADANA YAĞMURU YÖNETEBİLECEK ALTYAPIYA SAHİP DEĞİL” İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Her yağışta bu sorunları tekrar tekrar yaşamamız, kentimizin yağmuru yönetebilecek bir altyapıya sahip olmadığını açıkça göstermektedir. Bu gerçek; sorumluluğu ertelemeyi değil, acil ve kalıcı çözümler üretmeyi zorunlu kılmaktadır. Çünkü bugün çözülmeyen her sorun, yarına daha büyük problemler yaratmaktadır. Yaşanan su baskınlarını, yalnızca yağış miktarına bağlamak gerçekçi değildir. Suyun temel bir gerçeği vardır: Suyu engelleyemezsiniz, ancak doğru yönetebilirsiniz. Kentler de buna göre planlanmak zorundadır. Adana’nın kuzeyden güneye doğru belirli bir topografik eğimi vardır. Bu nedenle yağmur suyunun yukarıdan aşağıya doğru ana arterler ve yağmur suyu hatları aracılığıyla toplanıp uygun noktalardan drene edilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada en büyük sorunlardan biri, doğu-batı ekseninde yer alan iki açık kanalın etkin şekilde kullanılamamasıdır. Bu kanalların çevresinde sular birikmekte, ancak bu sular kanallara verilememektedir. Devlet Su İşleri bu açık kanalları sulama amacıyla kullanmaktadır. Ayrıca altyapı sistemimiz ayrık sistem değildir. Birleşik sistem dediğimiz yapıda hem atık su hem de yağmur suyu aynı kanal içerisinde taşınmaktadır. Yağmurun toprakla buluşma olasılığı neredeyse yoktur; çünkü kent yüzeyinin büyük bölümü beton ve asfaltla kaplıdır. Bu nedenle yağan yağmur doğrudan yüzey akışına geçmektedir.” “KANALİZASYON TAŞKINLARI CİDDİ HALK SAĞLIĞI SORUNU OLUŞTURUYOR” Hıdır Çak Kanalizasyon taşkınlarının halk sağlığı problemi oluşturduğuna dikkat çekerek, “Kanalizasyonun yüzeye çıkması ve akışla birlikte sokaklara yayılması, halk sağlığını tehlikeye atmaktadır. Özellikle bodrum katlar başta olmak üzere birçok alan su baskınlarına maruz kalmaktadır. Kanalizasyon kotunun dolmasıyla birlikte suyun geri tepmesi, atık suyun konutların bodrum katlarına dolmasına ve bu alanların su altında kalmasına neden olmaktadır. Altyapı sisteminde atık su ve yağmur suyunun ayrı borularla taşınması gerekmektedir. Adana’nın ayrık boru sistemine geçmesi şarttır. Ayrıca yağmur suyunun kontrollü şekilde akışa geçmesini sağlamak için yeterli yeşil alanların oluşturulması gerekir. Ancak Adana’da yeşil alanlar yetersizdir; kentin büyük bölümü beton, asfalt ve yapılardan oluşmaktadır. Bu nedenle yağan yağmur toprakta emilemeden yüzey akışına geçmekte ve karşılaştığı ilk noktada kanalizasyon hatlarını ve rögarları tıkamaktadır. Bunun önüne geçmek için altyapı sistemlerinin düzenli olarak bakım ve temizliğinin yapılması gerekmektedir. Ancak bu konuda da Adana’da eksiklikler bulunmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı sürece Adana’nın altyapı problemlerinin çözülmesi mümkün görünmemektedir” ifadelerini kullandı. Hıdır Çak, çözüm önerilerini sıralayarak şunları ifade etti: “Ayrık hat sistemine geçmeliyiz. Mevcut yağmur suyu kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bunun için büyük kolektör hatlarının inşa edilmesi şarttır. Doğu-batı ekseninde belirli bölgelerde ana toplayıcı hatlar oluşturulmalı ve bu hatlar aracılığıyla suların doğrudan Seyhan Nehri’ne deşarj edilmesi sağlanmalıdır. Yer altı su tutma sistemlerinin Adana genelinde yaygınlaştırılması gerekmektedir. Kent genelinde taşkın kontrol planlarının yapılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca geçirgen kaplama malzemelerinin kullanımı teşvik edilmelidir. Bu sayede yağmur suyu yüzeyde birikmek yerine toprağa sızarak yer altı suyuna karışabilecektir.” “PLANLI KENTLEŞME ALTYAPININ TEMELİDİR” Yeni yerleşim alanlarında altyapı tamamlanmadan imar izni verilmemesi gerektiğini vurgulayan Hıdır Çak, “Yağmur suyunun doğrudan yüzey akışına geçmesini engellemek için belediyelere ve yerel yönetimlere bir diğer önerimiz şudur: Yeni imara açılan bir bölgede kanalizasyon ve yağmur suyu hatları henüz oluşturulmamışsa, o bölgeye imar izni verilmemelidir. Adana’da belediyeler, yeni yerleşim alanlarında önce yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını tamamlayıp daha sonra imara açarsa, en azından bu bölgelerde yaşanan tıkanıklık ve altyapı sorunlarının önüne geçilebilir. Üzeri kapatılmış dere yatakları mutlaka açılmalı ve korunmalıdır. Dere yataklarında yapılaşmaya son verilmelidir. Islah edilen dereler, ekolojik koridor anlayışıyla düzenlenmelidir. Adana’nın bu konuda 50 ila 100 yıllık bir planlamaya ihtiyacı vardır. Altyapı projelerinin nasıl yapılacağı, nüfus artışına bağlı olarak hangi dönemlerde altyapı ihtiyacının ortaya çıkacağı ve bu ihtiyacın nasıl karşılanacağına ilişkin kapsamlı planlamalar yapılmalıdır. Ayrıca bir kentsel su yönetimi master planı oluşturulmalıdır. İlçe belediyeleri, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri’nin ortak katkısıyla hazırlanacak bir plan sayesinde, Adana gelecekte hem suyun fazla olduğu dönemlerde hem de su sıkıntısı yaşanan zamanlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini daha iyi belirleyebilir” şeklinde konuştu. ADANA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM VE ALTYAPI VİZYONU MASAYA YATIRILIYOR Hıdır Çak, 15 Mayıs 2026’da düzenlenecek “Kentsel Dönüşüm, Altyapı Gerçeği ve Yağmur Suyu Yönetimi” paneliyle ilgili de bilgi verdi. ASKİ, DSİ, İller Bankası ve belediyelerin katılımıyla gerçekleştirilecek panelde, Adana’nın altyapı sorunları ve çözüm yollarının kapsamlı şekilde ele alınacağını söyledi. Çak, vatandaşların ve muhtarların da sürece dahil edileceğini belirtti. Adana’nın altyapı sorunlarının çözümü için ortak akıl ve kurumsal koordinasyonun önemine dikkat çeken Çak, planlı kentleşmenin geleceğin en kritik gerekliliği olduğunu vurguladı.

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Sarıçam’daki dere yataklarına imar izni iddiaları polemik yarattı Haber

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Sarıçam’daki dere yataklarına imar izni iddiaları polemik yarattı

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi, Şubat ayının ikinci oturumunu Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer başkanlığında topladı. Açılış yoklamasının ardından gündem dışı söz alan MHP Meclis Üyesi Oğuz Memiş, bir önceki gün yapılan meclis toplantısında Sarıçam ilçesinde dere yataklarına imar izni verildiği yönündeki iddialara yanıt vermek için söz aldı. MEMİŞ, “DERE YATAKLARI KONUSUNDA MUHALEFET İÇİN BURADA DEĞİLİM” MHP Meclis Üyesi Oğuz Memiş, “Bugün burada olma sebebim, dün gerçekleşen mecliste Sarıçam’da dere yataklarına imar açılmasıyla ilgili yaptığınız bir konuşmadır. Ben buraya muhalefet yapmak için çıkmadım. Adana, bizim kendi öz vatanımızdır ve Adana’daki tüm belediyeler, sel meydana geldiğinde ellerinden geleni yapmıştır. Dün yaptığınız konuşmada, ‘ASKİ’den olumsuz rapor alınmasına rağmen plan yapılmış’ dediniz. Normalde bu raporu Adana Büyükşehir Belediyesi’nin istemesi gerekmiyor mu?” ifadelerini kullandı. GEÇER, “KUZEY ADANA’DA DERE YATAKLARI PLANLAMASI SORUNU VAR” Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer konunun yanlış anlaşıldığını belirterek şunları söyledi: “Bugün bu konuyu Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ ile görüştüm. Konu yanlış iletilmiş. Sarıçam’da imara açılırken dere yataklarına plan yapılmış dedim; fakat tek bir bölgeden bahsetmedim. Bu durum Kuzey Adana’da da mevcut. Orada yapılaşma ve mülkiyetler oluşmuş. Bu konuyla ilgili olarak DSİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte çözüm bulmalıyız. Geçmişte dere yatakları dikkate alınmadan plan yapılmış. Su, oraya bina veya yol inşa etseniz de yolunu bulacaktır; bu nedenle alanı düzenlememiz gerekiyor. Sanırım bir yanlışlık olmuş. Mecliste kurum görüşü gelmeden hiçbir konuda karar verdik mi? Bundan sonraki süreçte bu konulara daha fazla dikkat edelim.”

DAİMFED, Adana imar sorununa çözüm odaklı adımlar attı Haber

DAİMFED, Adana imar sorununa çözüm odaklı adımlar attı

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) haftalık toplantısını federasyonun Genel Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıda Adana’nın uzun süredir çözülemeyen imar sorunu gündeme gelirken, kentin bazı bölgelerinde imara açılan alanlar için atılan adımlar paylaşıldı. DAİMFED Genel Başkan Vekili Nadir Vurankaya, Adana Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü ile yapılan görüşmeler sonucunda, uzun yıllardır kangren hâline gelen 46. bölge olarak bilinen Süleyman Demirel’den fuar alanına kadar uzanan bölgedeki imar uygulamasının tamamlandığını söyledi. Vurankaya, “Bu bizim için büyük bir kazanım. Müdürümüz, yılbaşına kalmadan bu işin biteceğini belirtti. Göle bakan tarafın, Kabasakal yönünde imara açılmasıyla sektörümüz ciddi bir canlanma yaşayacak” dedi. “Seyhan, Çukurova ve Yüreğir’de imar çalışmaları hız kazandı” Başkan Vekili Nadir Vurankaya, “Adana’da ciddi anlamda imar sorunumuz var. Bütün belediyeler ile bu sorunu nasıl çözeriz, neler yaparız diye çalışmalarımız neticesinde Seyhan’da, Çukurova’da, Yüreğir’de ciddi çalışmalarımız var. İl Müdürümüz Sayın Erpolat, uzun zamandır kangren olan, 46. bölge dediğimiz Süleyman Demirel’den başlayıp fuar alanına kadar giden bölgenin imar uygulamasının bittiğini bize ifade etti. Bu da bizim için güzel bir kazanım. Müdürümüz, kısa bir sürede, yani yılbaşına kalmadan bu işin biteceğini söyledi. Eğer orası açılırsa, özellikle göle bakan taraf, Kabasakal’a giderken hemen sağ tarafın imara açılacağını, işlemlerin başladığını söyledi. Ki bu da çok güzel bir olay. 20-25 yıldan beri ne zaman açılacak diye beklerken sonunda Çevre ve Şehircilik ciddi bir adım attı. Biliyorsunuz orada yaban hayatı söz konusuydu. Onu da kaldırıyorlar. Uygulama başlayacak; bu da Adana’ya imar anlamında ciddi bir nefes kazandıracak. Sektörel bazda bir canlanma olacağını umut ediyorum. Ki öyle olacaktır büyük ihtimalle” şeklinde konuştu. “Seyhan’daki uygulamalar yılbaşından önce tamamlanacak” Vurankaya, Seyhan bölgesi için de olumlu gelişmeler olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bizlerin de Seyhan bölgesinde çalışmaları var. Pınar Mahallesi’nde ve Gürselpaşa’da çalışmalarımız sürüyor. Oradaki çalışmalarımız neticesinde oranın uygulamasını da bitirdik. Bu madde şu an Büyükşehir Meclisi’nde. Büyükşehir’den de geçtikten sonra oranın da uygulaması açılacak. Yani Adana’nın belli bölgelerinde uygulamalar bitecek ve zannediyorum ki yılbaşından önce bu iş bitecek. Sektörümüz sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bizler de DAİMFED olarak, belediyelerle birlikte çalışmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz.”

Osmaniye’nin prestijli caddesi deprem sonrası yeniden canlanıyor Haber

Osmaniye’nin prestijli caddesi deprem sonrası yeniden canlanıyor

6 Şubat 2023’te yaşanan depremler, Osmaniye’de büyük yıkıma yol açtı. Şehrin en önemli ve prestijli caddelerinden biri olan İstasyon Caddesi de bu yıkımdan nasibini aldı. Esenevler Mahallesi’ndeki rezerv alanlarda yürütülen projeler sayesinde, cadde yeniden hayata geçiyor. Yaklaşık bin yeni dairenin yapılacağı projede, eski sakinlerin geri dönüşüyle İstasyon Caddesi, eski canlılığına kavuşacak. Osmaniye’nin en yoğun ve önemli caddelerinden biri olan İstasyon Caddesi’nde çalışmalar hızla devam ederken, bölgedeki sakinler de büyük bir heyecanla caddeyi yeniden eski haline getirmeyi bekliyor. "Eski Günlerine Dönmeye Hazırlanıyor" Esenevler Mahallesi Muhtarı Tarık Sesli, "Burada kalan 2 büyük binanın yıkımı tamamlandığında, devletimiz hızlı bir şekilde inşaata başlayacak. Taşınan komşularımız geri dönecek ve İstasyon Caddesi eski canlılığını kazanacak," dedi. Caddenin eski haline dönmesini sabırsızlıkla bekleyen İstasyon Caddesi sakinlerinden Bengü Başlamışlı İmadoglu ise, "Bu cadde sadece Osmaniye'nin değil, şehrin prestijli bir bölgesiydi. Bu projeyle eski konumuna kavuşacağına inanıyoruz. Buranın, şehre gelenlerin ilk gördüğü yüzü olacağı için, projelerin şehirle uyumlu olacağına güveniyoruz," ifadelerini kullandı. "Komşularımızla güzel günlerde buluşmayı diliyorum" Çocukluğu ve gençliğinin bu caddede geçtiğini söyleyen İmadoglu, "Bundan sonra da eski konumuna kavuşacağını düşünüyorum. Çünkü Emlak Konut'un çizdiği projeler bütün şehirlerde marka o bizim için umut verici oldu. Biraz süre uzasa da 11 tane il tabii ki kolay olmasa gerek. Hızlı trenin buradan geçeceğini düşünürsek ve hızlı trenden gelen insanların da burasının şehrin ilk görünen yüzü olacağını düşünürsek ona uygun bir proje yapılmış olacağını umuyorum. Yine buradaki nezih komşularımızla güzel, sağlıklı günlerde eksilmeden, afetsiz, mutlu günlerde tekrar buluşmayı diliyorum" şeklinde konuştu.

Muğla'da yanan orman alanlarına otel yapılıyor iddiası doğru mu? Haber

Muğla'da yanan orman alanlarına otel yapılıyor iddiası doğru mu?

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), sosyal medyada ve bazı medya organlarında yer alan “Yanan orman alanlarına otel yapılıyor” iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. OGM, bu iddiaların asılsız olduğunu belirterek, yanan alanlarda ağaçlandırma çalışmalarının sürdüğünü vurguladı. OGM tarafından yapılan açıklamada, Muğla Milas Güvercinlik Koyu’nun 1987 yılında turizm merkezi olarak ilan edildiği, bu bölgedeki 42 hektarlık ormanlık alanın 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edildiği belirtildi. 2007 ve 2021 yıllarında meydana gelen orman yangınlarında zarar gören kısımlarının tahsisi iptal edilirken, tahsisin 27 hektarlık alanda devam ettiği açıklandı. "İmara Açılmadı" Açıklamada, tahsis edilen alanlara “La Blanche”, “Titanic” ve “Lujo” otellerinin inşa edildiği belirtilirken, şu bilgilere yer verildi: “2007’de Güvercinlik’te çıkan orman yangınında 223 hektar alan zarar görmüştür. Lujo Otel için tahsis edilen 8,4 hektarlık alanın içindeki 2,9 hektarlık kısmı yangından etkilenmiştir. Titanic ve La Blanche otellerinin bulunduğu alanlar ise yangından etkilenmemiştir. Kronolojiden de görüldüğü üzere, alanın otellere tahsis işlemi yangından önce yapılmıştır. Yanan alanların imara açıldığı veya otel yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.” OGM, Anayasa’nın 169. maddesi gereğince yanan orman alanlarının tekrar ağaçlandırıldığını ve bu çalışmaların kamuoyuyla paylaşıldığını bildirdi.

Bakan Kurum'dan Ayder Yaylası'nda imar durumu tartışmalarına yanıt Haber

Bakan Kurum'dan Ayder Yaylası'nda imar durumu tartışmalarına yanıt

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Rize'yi ziyareti esnasında önemli açıklamalarda bulundu. Rize'de deniz dolgusu üzerinde korozyon nedeniyle riskli duruma geldiği için başlatılan kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde inceleyen Bakan Kurum, esnafı ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamalarda, sel felaketinde zarar gören konutların anahtar teslimlerinin yarın yapılacağını belirtti. Sel Felaketinde Zarar Gören Konutların Anahtar Teslimi Yarın Bakan Kurum, Rize'de yaşanan sel afetlerinden sonra vatandaşlara verdikleri sözleri tuttuklarını vurgulayarak, "Sellerde milletimize sözler vermiştik. Daha önceki Elazığ, Malatya, Antalya yangınlarında olduğu gibi milletimize verdiğimiz sözleri tutmuş ve evlerin hızlı bir şekilde teslimlerini gerçekleştirmiştik. Yine AFAD'ımızla, bakanlığımızla yapmış olduğumuz çalışmalar çerçevesinde, selde yaşanan hasarlar sebebiyle vatandaşlarımıza verdiğimiz sözleri yarın inşallah tutuyor olacağız; o konutlarımızın anahtar teslimlerini yapacağız" dedi. Ayder Yaylası'nda Yıkılan Otellerin Yerine Hiçbir Yapı Yapılmayacak Ayder Yaylası'ndaki doğa ve koruma projesi çalışmalarında son aşamalara gelindiğini belirten Kurum, "Ayder'de yenileme kapsamında başlattığımız çalışmalarda artık son safhaya gelmiş durumdayız. Orada 7-8 otel ile dönüşümü gerçekleştireceğiz. Yıkılan otellerin yerine de hiçbir yapı yapılmayacak. Yapmış olduğumuz çalışmalar imar planı çerçevesinde yürütülen çalışmalardır" ifadelerini kullandı. Ayder'deki Projelerde Son Durum Ayder Yaylası'ndaki çalışmalara değinen Bakan Kurum, "Bu eserlerin içinde bizim çok önemsediğimiz kentsel dönüşüm, doğa koruma projelerimiz var. En önemlisi de doğa ve koruma projesi olarak değerlendirdiğimiz Ayder'imiz. Ayder'de kapalı bir otopark yaptık ve Ayder'in doğal güzelliğine zarar vermeyecek şekli ile tamamen yerin altında olan bu otopark bin 800 araç kapasiteli. Ayder'e gelen vatandaşlarımıza, turistlerimize hizmet verecek bir otoparkı yarın açıyor olacağız. Orada daha önce altyapı ve üstyapı yenileme çalışmaları yapmış, peyzaj düzenlemesi yapmıştık. Görüntü kirliliğine sebebiyet veren salıncakları kaldırdık. Yenileme çalışmalarımız devam ediyor. Binaların Ayder'imize, gözümüzün nuru yaylamıza zarar vermemesi için çalışmalarımızı özenle yürütüyoruz" dedi. Rize'de 2. Etap Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Başlayacak Rize'de meydan alanında 2'nci etap kentsel dönüşüm çalışmalarının da başlayacağını aktaran Bakan Kurum, "İkinci etap diye belirlediğimiz alanda vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda bu projeye dahil edeceğiz ve oraların da dönüşümünü gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bakan Kurum, Rize'nin her şeyin en iyisini hak ettiğini belirterek, "Rize, Sayın Cumhurbaşkanımızın memleketi ve Rizeli kardeşlerimiz her zaman AK Parti'mizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında dimdik durmuş kardeşlerimiz. Biz de onları mutlu etmek için tüm gayretimizle çalışıyoruz. Bu heyecanı yine ilk günkü aşkla, şevkle devam ettireceğiz" dedi. Ayder Yaylası'nda İmar Durumu Tartışmalarına Yanıt Ayder'de tartışmalara neden olan imar durumuna ilişkin soruya yanıt veren Bakan Kurum, "Ayder'de projemizi yürütüyoruz. Otopark tamamlandı, tüm altyapısı yenilendi. Oraya spor alanları, çocuk oyun alanları yapıldı. Oradaki yaylamızda şenlikleri yaptığımız alan tamamen Ayder'in hizmetine sunuldu. İlk etaptaki apart otellerimiz tamamlandı. Diğer termal otelimiz de bitme aşamasına geldi. Orada 7-8 otel ile dönüşümü gerçekleştireceğiz. Orada yıkılan otellerin yerine de hiçbir yapı yapılmayacak. Yapmış olduğumuz çalışmalar imar planı çerçevesinde yapılan çalışmalardır. Çamlıhemşin'de belediye başkanımızla, milletvekilimizle, valimizle bu istişareleri yürütüyoruz. İnşallah nasıl horonla orada başladıysak yine aynı coşkuyla projemizi milletimize verdiğimiz sözler doğrultusunda tamamlayacağız" ifadelerini kullandı.

Karalar: Belediyeyi çok ağır bir yüke sokacak borçlanmayı asla yapmam Haber

Karalar: Belediyeyi çok ağır bir yüke sokacak borçlanmayı asla yapmam

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Temmuz ayı oturumunun 4. oturuma Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar başkanlık yaptı.  Açılış yoklamasının yapılmasının ardından ek gündem maddeleri gündeme alındı. Karataş İlçesi’nde Ata Park olarak bilinen imar planında fuar, panayır ve festival alanı olan dolgu alanının Yeni  Adana İmar İnşaat Ticaret A.Ş’ye devredilmesine ve Karataş Belediyesi’ne ödenen yüzde 5 kira bedeline ilaveten  Adana Büyükşehir Belediyesi’ne yüzde 5 kira bedeli ödenmesi konusu ek gündem maddesi olarak gündeme alındı.  Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar mecliste Karataş İlçesi’nde Ata Park hakkında şunları söyledi: “Ata Park’ın tamamını Büyükşehir belediyesi teslim almadı. Sadece ve sadece sahili alıyor. Sayın kaymakam bizi kavgaya yöneltmesin. Dolgu alanı Adana Büyükşehir Belediyesi’nindir, Milli Emlak’ın değildir. Orada sahili yaptık. Sahilin peşkeş çekilmesini engellemek için yaptık. Şu an sahil peşkeş halinde.” “Borçlanmaya sıcak bakan birisi değilim” Zeydan Karalar, gündem maddesi hakkında şunları söyledi:“ Ben taşınmaz satışına sıcak bakan birisi değilim. Borçlanmaya da sıcak bakan birisi değilim. Belediyeyi çok ağır bir yüke sokacak borçlanmayı asla yapmam. Şu anda devletin bize gönderdiği İller Bankası’ndan gelen para işçinin netine yetmiyor. Eğer böyle devam ederse bunların tamamını satmak zorunda kalırız. Eğer gelir bir miktar düzelirse o zaman bunların bir bölümünü satarız. Zaten şunu hep konuşuyorlar. Diyorlar ki büyükşehir belediyeleri ya da ilçe belediyeleri kendileri yaratmak durumundadır. Gelir nedir? En büyük gelir yeni imar yerleri yaratıp bunları satmaktır. Gaziantep bunu yaptı. Ama  Adana’nın bu şansı yok, yer yok. Ben alayım de imarını arttırayım satayım gibi bir şans da kalmamış. İdare edeceğiz.”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Adana'da konuştu:  “İmar ve iskan sorunu nedeniyle okul yapamadığımız belediyeler var” Haber

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Adana'da konuştu: “İmar ve iskan sorunu nedeniyle okul yapamadığımız belediyeler var”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi ziyaret ve toplantı için geldiği Adana’da düzenlenen İl Eğitim Yöneticileri toplantısına katıldı. “922 ilçede çalışma yaptık” Burada konuşan Bakan Tekin, “Sabah Adana’ya geldik ve okullarımızı ziyaret ettik. Bize çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Haziran ayından itibaren attığımız her adımı, yürüttüğümüz her çalışmada yereldeki paydaşlarımızı ve meslektaşlarımızı gözeterek attık. Gittiğimiz her ilde notlarımızı aldık ve öğretmenlerimizle konuştuk. Atılması gereken adımları, yapılması gereken düzenlemeleri yaptık. Ben bakan olduktan sonra Adana’ya 4 defa gelmiş oldum. Burayla ilgili ciddi bir şekilde destek olacağımız süreç yaşadık. Her geldiğimizde burada güler yüzle karşılandık. Bakanlıktaki bütün genel müdür arkadaşlar buradalar. Biz, gittiğimiz ile genel müdür arkadaşlarımızla beraber gidiyoruz ve genel müdürler ilçe toplantısı yapıyorlar. Şuanda 922 ilçemizin tamamına en az genel müdür düzeyinde çalışmalarını yapmış durumdalar” ifadelerini kullandı. “Okuldaki su kullanımını 3-4 katı tahsis eden belediyeler var” Yerel yönetimler ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok fazla mesaisi olduğunu aktaran Bakan Tekin, “Türkiye’de yerel yönetimlerle en yoğun mesaisi olan bakanlık kesinlikle Milli Eğitim Bakanlığı. Bizim yerel yönetimlerle çok yakın çalışmamız gerek. Birlikte aynı masanın etrafında çözüm üretmemiz gerekiyor. Uzun yıllar bütçesi, kaynağı aktarıldığı halde uygun arazi bulamadığımız için yatırım haline dönüştüremediğimiz okullarımız var. Arsa var, bütçe var ancak imar ve iskan ile ilgili sorun yaşadığımız belediyeler, ihalesini yapamadığımız okullar var. Bunların çok örneği var. Yaşadığımız mülkiyet problemleri dolayısıyla okulumuzla ilgili dava açan belediyeler var. Okuldaki su sarfiyat giderlerini konutların 3-4 katı düzeyinde tahsil etmeye çalışan belediyeler var. Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz. Eğitim-öğretim ile ilgili süreçleri merkezlerine alan, çalışma alanının odağına yerleştiren belediye başkanlarının seçilmesini istiyorum” diye konuştu. “Kayyumdan sonra sorunlar çözüldü” Kayyum atanan belediyelerin öncesinde imarla ilgili çok sorun yaşadıklarını vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bazı belediyeler imarla ilgili çok sorun çıkarttı ancak kayyum atandıktan sonra sorunlar hemen çözüldü. Bu süreç tek bakanlığın yapacağı bir süreç değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın imar hazırlama yetkisi yok. Bizim bunlara dahilimiz yok. Yeni yerleşim yeri oluşturuluyor, birden bire nüfus artıyor. Bunu düzeltecek kişiler belediyeler. Heyecanla yerel seçimleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Ebeveynler artık okula randevu ile gelecek” Dijital bağımlılık ve obezite ile de mücadele ettiklerini açıklayan Bakan Tekin, daha sonra şunları söyledi: “Eğitim-öğretim sürecinde niteliği arttırıcı çok ciddi adımlar attık. Mevzuat düzenlemesi yaptık. Sahada da bunun öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimiz tarafından nasıl karşılandığını bakıyoruz. Bunları yaparken toplumsal problemlere de duyarsız kalmıyoruz. Dijital bağımlılık, obezite ile mücadele etmek için adımlar attık. Özellikle bütün dünyada okul çağındaki öğrencilerin kullanımı yasak olan uygulamalar var. Pedagojik gelişimine zarar veren sosyal medya uygulamaları var. Onların da ülkemizdeki okul çağındaki öğrencilerin kullanımına yasaklamak için çalışmalar yaptık. Okullarda öğrencilerimizin eğitim öğrenim sürecinde bizim en büyük paydaşlarımızdan birisi ebeveynler. Ebeveynlerin okul içlerine gidip okul koridorlarında öğretmenlerimizle diyalog kurmalarının doğru olmadığına pedagojik açıdan karar verdik. Bundan dolayı da velilerimizin okullara randevu ile gelmelerini talep etmiştik. Elektronik randevuyu oluşturduk.” “4 temel beceri gelişimi daha önemli” Öğrencilerin test sınavlarındaki başarılarının yanı sıra 4 temel becerilerinin geliştirilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, “Bizim yaz aylarında önemsediğimiz ve tedbir aldığımız konulardan bir tanesi anadil eğitimiydi. Bu anlamda anadil becerileri için 2 kritik karar aldık. Türkçe’den ders geçme notunu 70’e yükseltmiştik. Türk dili ve edebiyatı derslerinde çocukların başarı durumlarını ölçerken test sınavlarından ziyade 4 temel becerilerin geliştirilmesi için mekanizma geliştirmiştik. Altyapının kaldırmadığı söylentileri vardı onu da düzeltmek için çalışıyoruz. Çocukların eğitim öğretim sürecinin kitabi bilgiler dışında çocuğumuzun, gencimizin, toplumun temel referans değerlerini bilen bireyler olarak yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla ilgili de çocukların sosyal sorumluluk projelerinde bulunmalarını arzu ediyoruz. Karnelerde artık sosyal etkinlik başlığı altında bir başlık daha olacak” dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı soru-cevap ile devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.