#imza

İLKHABER-Gazetesi - imza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, imza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatayspor'da imza rüzgârı Haber

Hatayspor'da imza rüzgârı

FIFA kaynaklı transfer yasağına neden olan dosyaların çözüme kavuşturulmasının ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi onayının ardından Hatayspor’da transfer çalışmaları son hızıyla sürüyor. Bordo-beyazlı kulüp, futbolcular Birhan Vatansever ve Muhammed Gönülaçar'ın ardından Seyit Gazanfer, Rakhım Chaadaev ve Sharif Osman ile sözleşme imzaladığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, “Bu anlaşmaların camiamıza ve futbolcularımıza hayırlı olmasını diliyor, bordo-beyaz formamız altında başarılar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Hatayspor Kulüp Başkanı Ethem Çakır, ara transfer döneminde 4’ü yabancı olmak üzere 10 oyuncuyla anlaştıklarını, önümüzdeki günlerde 5-6 transfer daha yapabileceklerini söyledi. Transfer yasağının TFF ile yürütülen olumlu görüşmeler sayesinde çözüldüğünü belirten Çakır, çalışmaların yalnızca bu sezonu değil gelecek sezonun yapılanmasını da kapsadığını vurguladı. Çakır, teknik direktör Bekir İrtegün’ün talepleri doğrultusunda daha güçlü ve dirençli bir takım kurmayı hedeflediklerini ifade ederek, sezonun kalan maçlarının ekonomik katkı ve moral açısından önemli olduğunu belirtti. Tesislerin üst düzey olduğunu, ancak deprem sonrası şehirde sosyal hayatın sınırlı kalmasının dezavantaj yarattığını dile getiren Çakır, altyapıda 170 lisanslı sporcuyla kulübün geleceğini gençler üzerine inşa ettiklerini kaydetti.

Melissa Vargas, Malatya'da depremzedelerle buluştu Haber

Melissa Vargas, Malatya'da depremzedelerle buluştu

(İLKHABER)- Daha sonra Mehmet Ali Aydınlar Fen Lisesi’ne geçen Vargas, burada lise öğrencileriyle buluştu. Teknokent Konteyner Kent'te depremzedelerle bir araya gelen Vargas, bir aileyi konteynerlerinde ziyaret etti. Yeni Malatyaspor tesislerini de ziyaret eden Vargas’a kulüp başkanı Adil Gevrek takımının formasını verdi. Vargas, daha sonra Malatyalı olan TVF Başkanı Üstündağ'ın ailesinin Orduzu Mahallesi'ndeki evine ziyarette bulundu. Üstündağ,  kendisinin Malatyalı olduğunu ve Melissa'nın da her zaman Malatyalı olduğunu söylediğini ve onun da Malatyalı olduğunu dile getirdi. Malatya şehrinin depremde acı bir süreç yaşadığını belirten Üstündağ, şöyle devam etti: "Melissa’nın da Malatyalı olması, Malatyalılığı kabul etmesi dolayısıyla hem bu süreçte moral olmak için geldik ve kucaklaştık. Konteyner kentlere gittik. Okulları ziyaret ettik. AVM'de Malatyalılarla buluştuk. Umut ediyorum ki biraz olsun moral vermişizdir diye düşünüyorum. Eğer mutlu edebildiysek, birazcık yaraları sarabildiysek ne mutlu bize diyorum. Önemli bir süreç var önümüzde. Tekrar bir olimpiyat kaldı. Bu yıl üç şampiyonluk yaşadık. Dünyada örneği olmayan bir derece elde etti voleybol milli takımımız. Bunun daha başındayız, devam edecektir diye düşünüyorum. Umut ediyorum ki bunu da başaracak güçte bir takımız. ‘Sırada ne var’ diye sorulduğunda sırada ne varsa o dedik. Olimpiyatlara gitmek, zaten gidiyoruz. Ama orada derece elde etmek istiyoruz." Lig'in başladığına değinen Üstündağ, "Dünyanın ve Avrupa'nın en iyi ligi başlıyor artık. Heyecanla voleybol dolu günler yaşamaya başlayacağız. Burada kulüpler artık liglerde, Avrupa şampiyonasında, dünya şampiyonasında mücadele edecekler. Biz artık kulüplerimizi seyredeceğiz. Uluslararası arenada başarı elde etmeleri için var gücümüzle kulüplerimizi destekleyeceğiz. Umut ediyorum ki kulüplerimiz de geçen yıl olduğu gibi Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde iki Türk takımının final oynaması İtalya'da, Dünya Şampiyonası'nda bir Türk takımının final oynaması, bizi gururlandırdı. Voleybol adına gururlandırdı. Türk sporu adına gururlandırdı. Bu gururu devam ettirmek lazım. Bakın bunları yaşadık burada bitmemeli. Biz artık sürdürülebilir olmalıyız. Bunun devamını yaşamalıyız ki bu heyecanı, bu motivasyonu kaybetmeden, bu başarıları yakalamak istiyoruz." diye konuştu. Vargas: "Bana her zaman Malatyalı diyorlar" Vargas da Malatya'ya geldiği için çok mutlu olduğunu belirterek, "Gerçekten benim için çok güzel bir gün. Bütün Malatya'ya, Malatya halkına bana gösterdikleri bu sevgiden dolayı teşekkür etmek istiyorum." ifadesini kullandı. Federasyon Başkanı Üstündağ Malatyalı olduğu için kendisinin de Malatyalı olmayı seçtiğini dile getiren Vargas, "Aynı zamanda kulübüm Fenerbahçe'de 44 numaralı formayı giyiyordum. Biliyorsunuz 44 numaralı forma Malatya'nın plakası, bu sebeple Malatyalıyım." şeklinde konuştu. Vargas, takım arkadaşlarının da kendisinin Malatyalı olmasından mutlu olduğunu belirterek,"Bana her zaman Malatyalı diyorlar. Bununla alakalı şakalar yapıyorlar. O yüzden onlar da mutlular." dedi.

’İmza’ deyip geçmeyin, alelacele karaladığınız kağıt hayatınızı karartabilir Haber

’İmza’ deyip geçmeyin, alelacele karaladığınız kağıt hayatınızı karartabilir

(İLKHABER)- Kişiye özel olan imza, hayatın her aşamasında sıklıkla kullanılıyor ancak çoğu zaman rastgele karalanan kağıtlar istenmeyecek durumlara sebep olabiliyor. Yalnızca ismin veya soy ismin baş harfleriyle oluşan ’paraflar’ yerine ad ve soyad yazılarak imza atılması gerektiğini öneren uzmanlar, imza atılan kalem kadar kullanılan mürekkebin, kağıt üzerinde oluşturulan el baskısının ve kaligrafik harflerin, kişilere güvenlik önlemi oluşturduğuna dikkat çekiyor. "Çeklerde imza inkarı çok yaşanıyor" Kocaeli’de ikamet eden Kartepe 2. Noteri emekli hakim Yaşar Bedir, imza atarken dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. İmzanın en çok senetlerde ve çeklerde kullanıldığını söyleyen Bedir, "Özellikle halkın ’senet’ dediği çeklerde imza inkarı çok yaşanıyor. Sahte imza olayları yaşanıyor. Bunlara karşı ne yapılıyor? İtiraz ediliyor. Yasal yollara başvuruluyor. Bizi önümüze böyle bir şey geldiği zaman bunu ilk önce ya Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Dairesine veya İstanbul Adli Tıp Başkanlığına gönderiyorduk. Tabii ondan önce ilgilinin başka yere attığı imzalar, yazılar var mı toparlıyorduk. Mesela ilgilinin yaşadığı memleketinde banka işlemleri, askerlik şubesinde veya noterliklerde var ise imzalarını istiyorduk. Örnek teşkil edecek imzaları varsa asıllarının gönderilmesini istiyorduk. Ondan sonra biz de duruşmada ayakta ve oturarak sağ elle ve sol elle imzalarını alıyorduk. Adını, soyadını yazdırıyorduk, adresini yazdırıyorduk. Bunları toparlayıp buralara gönderiyorduk. Onlar ’Bu imza onundur veya değildir’ derler. İtiraz edildiğinde bir başka uzmanlık yerine gönderiyorduk. Onların raporları çelişkili olduğu zaman İstanbul Teknik Üniversitesi’ne gönderiyorduk. Çoğunluğun raporuna göre karar veriyorduk" dedi. "Mahkemeler çok yoğun" İmza ile ilgili birçok problemin yaşandığının altını çizen Bedir, "Mesela icra tetkik mahkemeleri, asliye hukuk mahkemeleri, ticaret mahkemeler çok yoğun. Ayrıca ceza mahkemeleri de öyle. Mesela sahte senet düzenlemek veya bonoda tahrifat yapmak suçtur. O yüzden ben senetle ilgili özellikle söylüyorum, bunların doldurma usullerine çok dikkat etmek lazım. Bir imza kalemi edinmek lazım. Özel bir mürekkep karışımı da bir güvence sağlar diye düşünüyorum. Kendiniz karıştırabilirsiniz. ’Gidip çok özel mürekkep alın’ demiyorum zaten. O çok anlamlı değil. Benim de özel mürekkebim var. Onu karıştırıyorum" diye konuştu. "İnsanların el baskıları yazarken ve imzalarken farklıdır" İmza uzmanlarca incelenirken tüm detayların düşünüldüğüne dikkat çeken Yaşar Bedir, "Spektral analiz diye bir çalışmaları da var o dairelerin. Mürekkeplerdeki uçucu maddelere, renk kombinasyonlarına da bakıyorlar. Ayrıca el baskılarına bakıyorlar. İnsanların el baskıları yazarken ve imzalarken farklıdır. Onlardan da hareket ederek eğim, spesifik harfleri oluşturma biçimi, kaligrafik şekillerine bakıyorlar. Yasalarımızda açık bir şekilde imza tanımı yok. Türk Dil Kurumunda var. Yalnız Soyadı Kanunu’nun 2. maddesinde ad önce yazılır imzada, soyad sonra yazılır demektedir. Yani dolaylı bir tanım yapmaktır orada. Ona göre ad soyadı yazmak lazım" şeklinde konuştu. "Doğrulama imzası atın" Emekli hakim Yaşar Bedir, vatandaşların yazarak ve kaligrafik şekiller oluşturarak imza oluşturmaya dikkat etmesi gerektiği uyarısında da bulundu. Bedir, "Örneğin bankaya gittiniz ve kredi alacaksınız. Ya da herhangi bir finans kurumunda işiniz var. Kendi kaleminizi çıkardığınız zaman kabul etmezler. Uçucu mürekkepler var. Kendi kalemleriyle imza atmanızı isterler. Olabilir, imza atın ama kendi kaleminizi de çıkarıp, altına doğrulama imzası atın. İyi bir kalem, iyi bir mürekkep kombinasyonu ve sık çalışılan bir imza epey güvenlik önlemi oluşturabilir" ifadelerini kullandı. Alelacele karalamayın İmzanın alelacele atılmaması gerektiğini belirten Bedir, tanık olduğu bir dava örneğinden bahsederek, "Bir kişinin imzası taklit edilmiş. 5 milyar dolarlık doldurma yapılmış. Şimdi mahkemede yargılanıyor. Bunlar önemli konular. İmzanın alelacele karalanmaması gerekiyor. İmza sizi temsil eden, tespit eden, ifade eden önemli bir şeydir. O nedenden dolayı yani imzaya çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Özel kalem, özel mürekkeple ve sürekli aynı imzayı kullanacaksınız. Değiştirmeyeceksiniz. Adınızı, soyadınızı yazın ama süsleyin. Çizgilerle, dairelerle, aralıklarla süsleyin. İmzanın tespitinde baskıya bakılır. Herkesin farklı baskı derecesi vardır kağıt üzerinde. Ona bakılır. Yazının eğikliğine bakılır, kaligrafik yapısına bakılır, şekline bakılır, büyüklüğüne, küçüklüğüne bakılır. Mürekkep ve kalem bunu destekler diye düşünüyorum ben" dedi. "Kötü niyetle imza atıp, sonra inkar edenler de var" Hayatı boyunca çek ve senet kullanmadığını, kullanmayı da düşünmediğini vurgulayan Yaşar Bedir, sözlerini şöyle noktaladı: "Çek benim hayatımda yok. Sadece insanlara deneyimlerimi aktarmak açısından bunları anlatmak istiyorum. Sahte imza yapabilecekleri gibi kötü niyetle imza atıp, sonra inkar edenler de var. Bunlara çok dikkat etmek lazım bence. Mesela benim senetle işim olmaz ama diyelim birinden bono alacağım. Yanımda doldurturum. ’Adını, soyadını yaz. İmza at’ derim. Kişi büyük ihtimalle kağıda paraf atabilir. O yüzden ben imzaya tamamlatmak için ’Adını, soyadını yaz, adresini yaz, miktarı sen yaz, vadeyi sen yaz’ derim. Yazıyla ortaya çıkar imzanın ona ait olduğu. Kişi karalayıp çıkar, ’O bana ait değildir’ diyebilir ve uğraştırır"

Hediye gelen çaydanlık 48 yıllık evine mal oldu Haber

Hediye gelen çaydanlık 48 yıllık evine mal oldu

Ümraniye’de ikamet eden Mehmet Kaya (75), 48 yıldır oturduğu evini 2013 yılında internet üzerinden satılığa verdi. İddiaya göre, verdiği ilan üzerinden kendisine ulaşan bir kişi ile anlaştı. Evi almak isteyen kişi kendisine hediye olarak çaydanlık gönderdi. Sahte kargocudan çaydanlığı alan Mehmet Kaya, verilen kağıda imza atarak evinden olduğunu anlayınca durumu polis ekiplerine bildirdi. Kaya’nın kapısına gelen kargocunun sahte olduğu ve imzaladığı kağıdın da senet olduğu öğrenildi. Dolandırıldıktan sonra evinin icralık olmasıyla kendisine çıkarılan vergi borcu için 10 yıldır hukuk mücadelesi veren Kaya, davayı kazandı ancak 48 yıldır evinin tapusunu halen alamadı. “Tüm birikimim bu 10 yıllık süreçteki davada masraflara gitti” Yaşanan olaya ilişkin konuşan ev sahibi Mehmet Kaya, "2013 yılında evime internet üzerinden satışa çıkardım. İlanı görerek bizimle iletişime geçen kişiyle 480 bin Lira’ya anlaştık. Bu şahıs beni çok sevdiğini söyleyerek eşime çaydanlık hediye göndereceğini söyledi. Biz de kıramadık tamam dedik. Sahte kargocuyla kapımıza gelen çaydanlığı teslim almak için kağıda imza attık meğerse biz 189 bin Liralık senete imza atmışız. Konuyu mahkemeye taşıdık, 10. yılın sonunda kazandık ancak hala evimizin tapusunu alamadık. Senetlere imza atarak borçlandırıldığım için o dönemde evimin tapusu karşı tarafa geçmişti. Tüm davaları kazanmış olmama rağmen tapumu hala alamadım. Tapumun geri verilmesini istiyorum. Hurda işleriyle uğraşıyordum. Bu olay sonrası 48 yıllık evim elimden gitti. Tüm birikimim bu 10 yıllık süreçteki davada masraflara gitti. Sağlığımı kaybettim. 48 yıllık evimi geri istiyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.