#İngiltere

İLKHABER-Gazetesi - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kral 3. Charles yeni atamaları onayladı: Türk kökenli Nesil Çalışkan bakan oldu Haber

Kral 3. Charles yeni atamaları onayladı: Türk kökenli Nesil Çalışkan bakan oldu

İngiltere'de siyasi krizin ardından hükümetteki boşluklar dolduruluyor. Kral 3. Charles, Başbakan Keir Starmer tarafından sunulan yeni devlet bakanı atamalarına resmi onay verdi. Atanan isimler arasında, Türk asıllı siyasetçi Nesil Çalışkan'ın Konut, Topluluklar ve Yerel Yönetimler Bakanlığı bünyesinde görev alacağı duyuruldu. LONDRA'DA YENİ KABİNE YAPILANMASI Başbakanlık Ofisi 10 Numara tarafından paylaşılan bilgilere göre, son dönemde yaşanan istifaların ardından kabine revizyonuna gidildi. Atama listesinde Barking milletvekili Nesil Çalışkan ile birlikte Natalie Fleet İçişleri Bakanlığına, Catherine Atkinson Adalet Bakanlığına ve Preet Kaur Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına getirildi. İngiltere siyasi sisteminde "Devlet Bakanı" unvanı, ilgili bakanlıkların özel sorumluluk alanlarını yöneten ve bir nevi bakan yardımcılığına denk gelen kritik pozisyonları ifade ediyor. NESİL ÇALIŞKAN KİMDİR? Kökleri Kıbrıs Türklerine dayanan bir ailede 1988 yılında Londra’da dünyaya gelen Çalışkan, siyaset basamaklarını hızla tırmanan bir isim olarak tanınıyor. Daha önce Enfield Belediye Başkanı olarak görev yapan Çalışkan, 29 yaşında bu koltuğa oturarak İngiltere tarihinin o dönemdeki en genç kadın belediye başkanı unvanını elde etmişti. Hükümetteki bu değişim, Mayıs ayının yedisinde düzenlenen mahalli idareler oylamasında İşçi Partisi'nin aldığı ağır hasarın bir sonucu olarak görülüyor. Ülke genelindeki 136 yerel yönetimde yapılan oylamalarda iktidar partisi 1406 sandalye kaybetti. Özellikle Londra’daki 19 belediyenin 9'unda kontrolü yitiren Starmer yönetimi, kendi partisi içinden de sert eleştirilere maruz kaldı. Parlamentodaki 93 milletvekili Başbakan Starmer’ın görevden ayrılmasını isterken, bu süreçte 4 devlet bakanı istifasını sunmuştu. BÖLGESEL SEÇİMLERDE AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ Seçim sonuçları sadece İşçi Partisi için değil, Birleşik Krallık’ın genel siyasi haritası için de çarpıcı veriler sundu. Aşırı sağcı eğilimiyle bilinen Reform UK Partisi, bin 444 sandalye kazanarak önemli bir çıkış yaptı. İskoçya ve Galler’de de güç kaybeden İşçi Partisi, her iki bölgede de üçüncü sıraya geriledi. İskoçya’da bağımsızlık taraftarı İskoçya Ulusal Partisi üst üste beşinci kez zaferini ilan ederken, Galler’de Plaid Cymru birinci parti oldu. Galler Hükümeti Başkanı Eluned Morgan’ın parlamento dışı kalması sandıktaki hezimetin en net göstergesi oldu.

Kral Charles’tan ABD’de diplomatik mizah rüzgarı: Trump’a Fransızca ve 1814 göndermesi Haber

Kral Charles’tan ABD’de diplomatik mizah rüzgarı: Trump’a Fransızca ve 1814 göndermesi

Birleşik Krallık Hükümdarı III. Charles, Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında diplomatik nezaketi keskin bir mizahla harmanladı. Washington'da hem Kongre üyelerine hem de Beyaz Saray'daki onur yemeğine katılan Kral, ABD Başkanı Donald Trump ile girdiği esprili diyaloglarla uluslararası kamuoyunun ve sosyal medyanın en çok konuşulan ismi haline geldi. Kral Charles, Kongre'de yaptığı hitapta iki ülke arasındaki kültürel bağlara değinirken Oscar Wilde’ın meşhur tespitine vurgu yapan Charles, "Günümüzde Amerika ile gerçekten her şeyimiz ortak, tabii ki dil hariç" ifadelerini kullanarak salonda tebessüm yarattı. DİL TARTIŞMASINDA "FRANSIZCA" ÇIKIŞI Beyaz Saray’da düzenlenen devlet yemeğinde gerilimden uzak ancak iğneleyici bir atmosfer hakimdi. Kral Charles, Başkan Trump’ın geçtiğimiz dönemlerde sarf ettiği, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki rolü olmasaydı Avrupa’da Almanca konuşulacağı yönündeki iddialarına doğrudan atıfta bulundu. Kral, bu argümana karşılık olarak, "Biz olmasaydık, siz Fransızca konuşuyor olurdunuz diyebilir miyim?" sorusunu yöneltti. Bu sözler salonda büyük bir kahkaha tufanına yol açarken, Trump’ın da bu espriye tebessümle karşılık verdiği gözlendi. BEYAZ SARAY'IN YAKILMASINA "GAYRİMENKUL" YORUMU Kral Charles’ın mizahi hedefinde sadece dil tartışmaları değil, aynı zamanda iki ülkenin savaşlarla dolu ortak tarihi de vardı. Trump’ın Beyaz Saray yerleşkesindeki mimari değişikliklerine ve yeni salon projelerine değinen Charles, 1814 yılındaki meşhur Washington Baskını'nı hatırlattı. İngiliz birliklerinin o dönemde Beyaz Saray’ı ateşe vermesine esprili bir kılıf uyduran Kral, "Üzülerek söylemeliyim ki, biz İngilizler de elbette 1814 yılında Beyaz Saray’ın gayrimenkul yeniden geliştirilmesi konusunda kendi girişimimizi yaptık" dedi. HMS TRUMP ÇANI VE DİPLOMATİK MESAJLAR Ziyaretin en dikkat çeken anlarından biri de hediyeleşme töreni oldu. Kral Charles, Başkan Trump’a İkinci Dünya Savaşı döneminden kalma bir İngiliz denizaltısı olan HMS Trump’ın orijinal çanını takdim etti. Hediyeyi verirken imalı bir üslup takınan Charles, "Eğer bir gün bize ulaşmanız gerekirse, çanı çalmanız yeterli" diyerek müttefiklik ilişkisine dair ince bir mesaj gönderdi. Ayrıca ABD haritasındaki birçok yer isminin Kraliyet ailesiyle bağlantısına dikkat çekerek, Amerikan haritalarının kendisi için bir nevi "Noel kartı listesi" gibi olduğunu ifade etti. DEMOKRATLARI AYAĞA KALDIRAN KONUŞMA Kral’ın bu performansı sadece sosyal medyada değil, siyasi çevrelerde de takdir topladı. Başkan Trump, Charles’ın hitabet yeteneğinden etkilendiğini belirterek, Kral’ın kendi siyasi rakiplerini bile etkilediğini itiraf etti. Trump, Charles’ın Demokrat partilileri ayağa kaldırmasına değinerek, "Ben bunu hiç başaramadım" şeklinde bir öz eleştiride bulundu. Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham da Kral'ın tarih bilgisini ve zekasını överek, ziyaretin diplomatik başarısına vurgu yaptı.

Kral Charles tarihe geçti: ABD Kongresi'ne hitap eden ilk İngiliz hükümdar oldu Haber

Kral Charles tarihe geçti: ABD Kongresi'ne hitap eden ilk İngiliz hükümdar oldu

İngiltere Kralı III. Charles, Kraliçe Camilla ile birlikte gerçekleştirdiği Washington ziyareti kapsamında diplomatik bir dönüm noktasına imza attı. Beyaz Saray'daki temaslarının ardından ABD Kongresi'ne geçen Kral Charles, Senato ve Temsilciler Meclisi'nin ortak oturumunda kürsüye çıktı. Bu hitapla birlikte Charles, ABD Kongresi'ne seslenen ilk İngiliz Kralı olarak dünya siyasi tarihine geçti. Kraliyet ailesi içinde bu kürsüye daha önce sadece annesi Kraliçe II. Elizabeth 1991 yılında çıkmıştı. TARİHİ ZİYARET VE KONGRE'DEKİ İLK KRAL Kral Charles'ın Washington ziyareti, sadece sembolik bir tören değil, aynı zamanda jeopolitik dengelerin yeniden tanımlandığı bir dönemde gerçekleşti. Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinin hazır bulunduğu salonda konuşan III. Charles, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğine vurgu yaptı. Annesi Kraliçe II. Elizabeth’in 33 yıl önceki ziyaretinden sonra bu onura erişen ikinci kraliyet mensubu olan Charles, konuşmasında geçmişin mirasını geleceğin stratejik hedefleriyle birleştirdi. KRİTİK MESAJ: "BAĞLARIMIZ KOPMAZ VE EBEDİDİR" İran ile yaşanan gerilimlerin gölgesinde kalan diplomatik ilişkilerin tazelenmesi gerektiğini belirten Kral Charles, ABD ve İngiltere arasındaki diyaloğun hayati önemini hatırlattı. Orta Doğu ve Ukrayna'daki çatışmalara atıfta bulunarak dünyanın büyük bir kaos ve belirsizlik eşiğinden geçtiğini ifade eden Kral, iki devletin kriz anlarında sergilediği ortak refleksin tüm insanlık için dönüştürücü bir güce sahip olduğunu dile getirdi. Charles, iki halk arasındaki bağları "akrabalık ve kimlik bağının paha biçilmez, ebedi, yerine konulamaz ve kopmaz" ifadeleriyle tanımladı. UKRAYNA İÇİN SARSILMAZ KARARLILIK VURGUSU Konuşmasının büyük bir bölümünü savunma ve güvenlik iş birliğine ayıran İngiltere Kralı, tarihteki ortak mücadeleleri hatırlattı. İkinci Dünya Savaşı'ndan Afganistan'a kadar pek çok cephede omuz omuza durduklarını belirten Kral Charles, aynı kararlılığın bugün Ukrayna topraklarını ve halkını savunmak için de gösterilmesi gerektiğini söyledi. Adil ve kalıcı bir barışın tesisi için bu ittifakın bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizdi. "DÜNYA SÖYLEDİKLERİMİZİ DEĞİL YAPTIKLARIMIZI HATIRLAYACAK" Sadece askeri değil, ekonomik ve teknolojik alandaki iş birliğinin de Atlantik ortaklığının iki ana sütunundan biri olduğunu kaydeden Kral Charles, doğanın korunması ve iklim krizine karşı atılacak adımların ertelenemez olduğunu belirtti. Gelecek nesillerin bugünkü yöneticileri eylemleriyle değerlendireceğini hatırlatan Kral, "Dünya söylediklerimizden çok yaptıklarımızı hatırlayacaktır. ABD ve İngiltere, yalnızca kendi halkları için değil, tüm insanlık için birlikte hareket etmelidir" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Eurofighter nedir, özellikleri neler? Türkiye-İngiltere anlaşması sonrası savaş uçağı merak konusu oldu Haber

Eurofighter nedir, özellikleri neler? Türkiye-İngiltere anlaşması sonrası savaş uçağı merak konusu oldu

Türkiye ile İngiltere arasında Eurofighter savaş uçaklarına yönelik anlaşmanın gündeme gelmesiyle birlikte “Eurofighter nedir, özellikleri neler?” sorusu araştırılmaya başlandı. Yüksek hız, gelişmiş elektronik sistemler ve üstün manevra kabiliyetiyle öne çıkan Eurofighter’ın teknik özellikleri, menzili ve performansı savunma gündeminin en çok konuşulan başlıkları arasında yer alıyor. Eurofighter nedir? Eurofighter, Avrupa’nın önde gelen savunma şirketleri tarafından geliştirilen çok amaçlı bir savaş uçağıdır. Hava-hava ve hava-yer görevlerinde kullanılabilen bu jet, modern savaş teknolojileriyle donatılmış 4.5 nesil savaş uçakları arasında yer alıyor. Hangi ülkeler üretiyor? Eurofighter, İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya’nın oluşturduğu konsorsiyum tarafından üretiliyor. Projede başlıca şirketler: BAE Systems (İngiltere) Airbus (Avrupa) Leonardo (İtalya) olarak öne çıkıyor. Eurofighter teknik özellikleri Eurofighter savaş uçağı, performans ve teknoloji açısından sınıfının en güçlü modellerinden biri olarak gösteriliyor: Azami hız: 2.495 km/s (yüksek irtifa) Deniz seviyesi hızı: 1.530 km/s (Mach 1.25) Menzil: Yaklaşık 2.900 km (65 bin feet) Motor: Çift motorlu yapı Yakıt kapasitesi: 5.000 litre Azami kalkış ağırlığı: 23.500 kg Kanat açıklığı: 10.95 metre Manevra ve elektronik sistemler öne çıkıyor Eurofighter’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri yüksek manevra kabiliyeti ve gelişmiş radar sistemleri. Uçak, hedef tespiti ve kilitlenme süresinde oldukça hızlı hareket edebiliyor. Ayrıca elektronik harp kabiliyeti sayesinde modern hava savaşlarında önemli bir avantaj sağlıyor. Hangi uçaklarla rekabet ediyor? Eurofighter, dünya genelinde şu savaş uçaklarıyla aynı segmentte yer alıyor: Dassault Rafale (Fransa) Saab Gripen (İsveç) MiG serisi (Rusya) Bu uçaklarla karşılaştırıldığında Eurofighter, özellikle hız ve çeviklik alanında öne çıkıyor. Türkiye neden Eurofighter tercih ediyor? Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması ve F-16 tedarik sürecinin uzaması sonrası Eurofighter seçeneği ön plana çıktı. Yeni anlaşmayla birlikte Türkiye’nin hava gücünü güçlendirmesi hedefleniyor.

İran Diego Garcia askeri üssünü iki balistik füzeyle hedef aldı Haber

İran Diego Garcia askeri üssünü iki balistik füzeyle hedef aldı

Wall Street Journal tarafından Cuma günü yayımlanan habere göre İran, Hint Okyanusu'nda stratejik öneme sahip ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia'yı hedef alan iki orta menzilli balistik füze fırlattı. Gazetenin haberinde füzelerin hiçbirinin üsse isabet etmediği bilgisi yer alırken, mühimmatlardan birinin havada arızalandığı, diğerinin ise bir ABD savaş gemisi tarafından SM-3 füzesiyle engellenmeye çalışıldığı kaydedildi. ABD'li yetkililere dayandırılan haberde, söz konusu engelleme girişiminin başarılı olup olmadığına dair net bir bilgiye ulaşılamadığı belirtildi. MENZİL KAPASİTESİNDE KRİTİK EŞİK Gerçekleştirilen bu saldırı girişimi, İran'ın askeri yeteneklerinin sınırlarını göstermesi bakımından stratejik önem taşıyor. Diego Garcia üssü, İran'a yaklaşık 4.000 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. Bu mesafe, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi'nin geçtiğimiz ay Tahran'ın cephaneliği için kasten uygulandığını öne sürdüğü 2.000 kilometrelik sınırın iki katına tekabül ediyor. Konuya ilişkin İran veya Amerikan makamlarından henüz resmi bir açıklama gelmedi. HİNT OKYANUSU'NDAKİ STRATEJİK ÜSSÜN ÖNEMİ Hint Okyanusu'nun merkezinde yer alan Chagos Takımadaları'nın en büyük adası olan Diego Garcia, 1970'lerden bu yana ABD ve İngiltere'nin ortak askeri varlığına ev sahipliği yapıyor. Ada, bölgedeki uzun menzilli bombardıman uçakları ve diğer stratejik unsurlar için kritik bir operasyon merkezi olma özelliği taşıyor. BÖLGESEL GERİLİMİN ASKERİ YANSIMALARI ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları 28 Şubat'ta başlamış ve aralarında dönemin Yüksek Lideri Ali Hamaney'in de bulunduğu 1300 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti. Tahran yönetimi ise bu operasyonlara İsrail, Ürdün, Irak ve ABD askeri varlıklarını barındıran Körfez ülkelerini hedef alan karşı saldırılarla yanıt vermişti.

Mahmood, planlanan Kudüs Günü yürüyüşünü yasakladı Haber

Mahmood, planlanan Kudüs Günü yürüyüşünü yasakladı

Londra Metropolitan Polis Teşkilatı Müdür Yardımcısı Ade Adelekan, yaptığı yazılı açıklamada, 15 Mart'ta Londra'da yapılması planlanan Kudüs Günü yürüyüşü ve karşı protestolarla ilgili İçişleri Bakanı Mahmood'a yasaklama yönünde talepte bulunduklarını kaydetti. Adelekan, söz konusu eylemlerin 11 Mart-11 Nisan'da 1 ay boyunca yapılmaması yönünde karar aldıklarını da belirterek, "(Yürüyüş) İran'da ortaya çıkması ve Londra'da İran rejimini destekleyen İslami İnsan Hakları Komisyonu (IHRC) tarafından düzenlenmesi nedeniyle tartışmalı bir olaydır." ifadelerini kullandı. Londra polisinin 2012'den beri böyle bir karar almadığını hatırlatan Adelekan, İran rejimi karşıtı ya da yanlısı eylemlere bu zamana kadar izin verildiğini aktararak, "Değerlendirmelerimize göre bu yürüyüş önemli riskler taşıyor. Katılacak çok sayıda insanı, düzenlenecek çok sayıda karşı eylemi ve gruplar arasındaki yüksek gerilimi hesaba katmak zorundayız." görüşlerini aktardı. İran'ın Orta Doğu'daki İngiltere'nin müttefiklerine ve İngiliz çıkarlarına saldırmasının da dikkate alındığını vurgulayan Adelekan, İran'ın İngiltere topraklarında güvenlik tehdidi oluşturan faaliyetlerde bulunduğunu bildirdi. YASAĞA UYMAMAK SUÇ SAYILACAK Adelekan, tüm riskleri ele aldıkları zaman yürüyüşün yaralanmalara ve mala zarar vermelere sebep olacak şekilde kamu düzenini bozma potansiyeli olduğunun altını çizdi. Geçmiş Kudüs Günü yürüyüşlerinde terör örgütlerine destek ve antisemitik söylem suçlamalarıyla çok sayıda gözaltı yapıldığını anımsatan Adelekan, riski azaltmak için bu yönde bir görüş belirttiklerini kaydetti. Adelekan, Londra polisi tarafından yapılan talebin İçişleri Bakanı Mahmood tarafından onaylandığını, karara rağmen yapılacak toplantı ve yürüyüşlerin suç sayılacağını da sözlerine ekledi. İçişleri Bakanı Mahmood, Adelekan'ın açıklamasının ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan paylaşım yaparak, "Londra Metropolitan Polisinin Kudüs Günü yürüyüşünü yasaklama talebini onayladım. Büyüklüğü ve karşı eylemlerle kamu düzenini ciddi şekilde bozacak yürüyüşü engellemenin doğru olduğunu düşünüyorum. Polis, kararı çok sıkı bir şekilde uygulayacak. İfade özgürlüğünü barışçıl şekilde kullanmak yerine nefreti ve ayrımcılığı yayanlara karşı yasaların tüm gücü kullanılacak." değerlendirmesinde bulundu. IHRC, YASAK KARARINA RAĞMEN EYLEM YAPACAK Yürüyüşü organize eden IHRC, yasak kararına tepki gösteren bir açıklama yayımlayarak Kudüs Günü etkinliğinin planlandığı gibi gerçekleştirileceğini duyurdu. Açıklamada yürüyüş yerine İçişleri Bakanlığı önünde toplanarak eylem gerçekleştirileceği belirtilirken, yasal yollara da başvurulacağı bilgisi paylaşıldı. IHRC'nin İran yanlısı olduğuyla ilgili iddiaların reddedildiği açıklamada, "Polis, korkusuz ve tarafsız polislik ilkesini utanmazca terk etmiş ve siyonist lobisinin baskısına boyun eğmiştir. Metropolitan Polisi, hiçbir kanıt olmadan IHRC hakkındaki siyonist söylemleri utanmazca tekrarlıyor. Kanıt sunamazlar çünkü ortada hiçbir kanıt yok. Biz bağımsız bir sivil toplum kuruluşuyuz. Bu karar aslında siyasi bir karardır. Londra halkının güvenliği için alınmış bir karar değildir." ifadeleri yer aldı.

Sony'ye İngiltere'de 2 milyar sterlinlik dev 'PlayStation' davası açılıyor Haber

Sony'ye İngiltere'de 2 milyar sterlinlik dev 'PlayStation' davası açılıyor

İngiltere’deki Rekabet Temyiz Mahkemesi (CAT), teknoloji ve oyun dünyasında taşları yerinden oynatacak dev bir toplu davayı gündemine aldı. Konsol sektörünün lider ismi Sony aleyhine açılan dava, milyonlarca PlayStation kullanıcısını doğrudan ilgilendiriyor. Tüketici hakları savunucusu Alex Neill tarafından başlatılan hukuki süreç, son 10 yıllık dönemde PlayStation Store üzerinden dijital oyun veya içerik satın alan herkesi kapsıyor. SONY NEDEN SUÇLANIYOR? Davacı tarafın iddialarına göre Sony, dijital oyun satışlarında uyguladığı yüzde 30’luk sabit komisyon oranıyla oyuncuları haksız ve fahiş ücretlere maruz bırakıyor. Şirketin, kendi platformunda rakip dijital mağazalara veya alternatif ödeme yöntemlerine izin vermeyerek pazardaki hakimiyetini kötüye kullandığı öne sürülüyor. Bu durumun rekabeti engellediği ve oluşan ek maliyetlerin doğrudan tüketicinin omuzlarına yüklendiği savunuluyor. KİMLER TAZMİNAT ALMA HAKKINA SAHİP? Söz konusu dava, kullanıcıların sürece otomatik olarak dahil edildiği bir toplu dava modeliyle yürütülüyor. Bu kapsamda, belirlenen şartları taşıyan yaklaşık 12,2 milyon PlayStation sahibinin davaya dahil olduğu kabul ediliyor. Hak sahipleri, dilerlerse kendi istekleriyle davanın dışında kalmak için resmi başvuruda bulunabilecek. Mahkemenin Sony'yi suçlu bulması durumunda, kullanıcı başına ortalama 162 sterlin (yaklaşık 9 bin 500 TL) tutarında bir tazminat ödenmesi öngörülüyor. Bu tutara ayrıca yüzde 8 oranında faiz ekleneceği de belirtiliyor. SONY CEPHESİNDEN İLK SAVUNMA GELDİ Eleştirilerin odağındaki Sony ise mevcut fiyatlandırma politikasını ve kapalı ekosistemini savunmaya devam ediyor. Şirket, üçüncü taraf mağazalara izin verilmemesinin kullanıcı güvenliği ve veri gizliliği açısından bir zorunluluk olduğunu iddia ediyor. Ayrıca konsol satışlarından elde edilen kâr marjının düşük olduğunu belirten teknoloji devi, dijital mağazadaki komisyon gelirlerinin operasyonel maliyetleri dengelemek adına kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. MAHKEME NE ZAMAN GÖRÜLECEK? Toplamda 2 milyar sterlinlik (117 milyar TL) devasa bir tazminat riskini barındıran toplu davanın duruşmaları 10 Mart 2026 tarihinde başlayacak. Yaklaşık 10 hafta sürmesi planlanan yargılama süreci, dijital uygulama mağazalarındaki tekelci yaklaşımlar için dünya genelinde emsal teşkil edebilecek bir kararla sonuçlanabilir.

İngiltere, İran'ın Kıbrıs ve Bahreyn'deki askerlerinin yakınına füze fırlattığını duyurdu Haber

İngiltere, İran'ın Kıbrıs ve Bahreyn'deki askerlerinin yakınına füze fırlattığını duyurdu

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran tarafından fırlatılan füzelerin ve insansız hava araçlarının (İHA) Kıbrıs ve Bahreyn'deki İngiliz askeri üslerinin çok yakınına düştüğünü açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, binlerce İngiliz askerinin konuşlu bulunduğu Kıbrıs'a iki füze fırlatıldığı, Bahreyn'deki üste ise mühimmatların İngiliz kuvvetlerinin sadece birkaç yüz metre uzağına ulaştığı kaydedildi. ASKERİ ÜSLERDE TEHLİKELİ YAKINLAŞMA Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, Bahreyn'deki hedeflerin yakınında bulunan 300 İngiliz askeri personelinin büyük bir tehlike atlattığı belirtildi. Bazı askeri personelin, füze vuruş noktalarına sadece birkaç yüz metre mesafede bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı teyit edildi. BAKAN HEALEY'DEN OPERASYON DEĞERLENDİRMESİ Bakan Healey, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İngiliz üslerinin hedef alınmadığından oldukça eminiz" ifadesini kullandı. Healey, mevcut durumu "İran’ın misilleme operasyonlarının ne kadar ayrım gözetmeksizin yapıldığının bir kanıtı” şeklinde nitelendirdi. Öte yandan, Başbakan Keir Starmer’ın Orta Doğu hava sahası üzerinde savunma amaçlı uçuş emirleri verdiği açıklandı. MÜTTEFİK SALDIRILARI VE YASALLIK TARTIŞMASI İngiltere Savunma Bakanı, müttefiklerin bölgede düzenlediği saldırıların yasal dayanağına ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Healey, müttefik devletlerin operasyonlarına ilişkin, “Amerika’nın kendi eylemlerini açıklama sorumluluğu vardır; biz sadece İngiltere adına konuşabiliriz” açıklamasında bulunarak sorumluluk sınırlarını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.