#İngiltere

İLKHABER-Gazetesi - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mahmood, planlanan Kudüs Günü yürüyüşünü yasakladı Haber

Mahmood, planlanan Kudüs Günü yürüyüşünü yasakladı

Londra Metropolitan Polis Teşkilatı Müdür Yardımcısı Ade Adelekan, yaptığı yazılı açıklamada, 15 Mart'ta Londra'da yapılması planlanan Kudüs Günü yürüyüşü ve karşı protestolarla ilgili İçişleri Bakanı Mahmood'a yasaklama yönünde talepte bulunduklarını kaydetti. Adelekan, söz konusu eylemlerin 11 Mart-11 Nisan'da 1 ay boyunca yapılmaması yönünde karar aldıklarını da belirterek, "(Yürüyüş) İran'da ortaya çıkması ve Londra'da İran rejimini destekleyen İslami İnsan Hakları Komisyonu (IHRC) tarafından düzenlenmesi nedeniyle tartışmalı bir olaydır." ifadelerini kullandı. Londra polisinin 2012'den beri böyle bir karar almadığını hatırlatan Adelekan, İran rejimi karşıtı ya da yanlısı eylemlere bu zamana kadar izin verildiğini aktararak, "Değerlendirmelerimize göre bu yürüyüş önemli riskler taşıyor. Katılacak çok sayıda insanı, düzenlenecek çok sayıda karşı eylemi ve gruplar arasındaki yüksek gerilimi hesaba katmak zorundayız." görüşlerini aktardı. İran'ın Orta Doğu'daki İngiltere'nin müttefiklerine ve İngiliz çıkarlarına saldırmasının da dikkate alındığını vurgulayan Adelekan, İran'ın İngiltere topraklarında güvenlik tehdidi oluşturan faaliyetlerde bulunduğunu bildirdi. YASAĞA UYMAMAK SUÇ SAYILACAK Adelekan, tüm riskleri ele aldıkları zaman yürüyüşün yaralanmalara ve mala zarar vermelere sebep olacak şekilde kamu düzenini bozma potansiyeli olduğunun altını çizdi. Geçmiş Kudüs Günü yürüyüşlerinde terör örgütlerine destek ve antisemitik söylem suçlamalarıyla çok sayıda gözaltı yapıldığını anımsatan Adelekan, riski azaltmak için bu yönde bir görüş belirttiklerini kaydetti. Adelekan, Londra polisi tarafından yapılan talebin İçişleri Bakanı Mahmood tarafından onaylandığını, karara rağmen yapılacak toplantı ve yürüyüşlerin suç sayılacağını da sözlerine ekledi. İçişleri Bakanı Mahmood, Adelekan'ın açıklamasının ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan paylaşım yaparak, "Londra Metropolitan Polisinin Kudüs Günü yürüyüşünü yasaklama talebini onayladım. Büyüklüğü ve karşı eylemlerle kamu düzenini ciddi şekilde bozacak yürüyüşü engellemenin doğru olduğunu düşünüyorum. Polis, kararı çok sıkı bir şekilde uygulayacak. İfade özgürlüğünü barışçıl şekilde kullanmak yerine nefreti ve ayrımcılığı yayanlara karşı yasaların tüm gücü kullanılacak." değerlendirmesinde bulundu. IHRC, YASAK KARARINA RAĞMEN EYLEM YAPACAK Yürüyüşü organize eden IHRC, yasak kararına tepki gösteren bir açıklama yayımlayarak Kudüs Günü etkinliğinin planlandığı gibi gerçekleştirileceğini duyurdu. Açıklamada yürüyüş yerine İçişleri Bakanlığı önünde toplanarak eylem gerçekleştirileceği belirtilirken, yasal yollara da başvurulacağı bilgisi paylaşıldı. IHRC'nin İran yanlısı olduğuyla ilgili iddiaların reddedildiği açıklamada, "Polis, korkusuz ve tarafsız polislik ilkesini utanmazca terk etmiş ve siyonist lobisinin baskısına boyun eğmiştir. Metropolitan Polisi, hiçbir kanıt olmadan IHRC hakkındaki siyonist söylemleri utanmazca tekrarlıyor. Kanıt sunamazlar çünkü ortada hiçbir kanıt yok. Biz bağımsız bir sivil toplum kuruluşuyuz. Bu karar aslında siyasi bir karardır. Londra halkının güvenliği için alınmış bir karar değildir." ifadeleri yer aldı.

Sony'ye İngiltere'de 2 milyar sterlinlik dev 'PlayStation' davası açılıyor Haber

Sony'ye İngiltere'de 2 milyar sterlinlik dev 'PlayStation' davası açılıyor

İngiltere’deki Rekabet Temyiz Mahkemesi (CAT), teknoloji ve oyun dünyasında taşları yerinden oynatacak dev bir toplu davayı gündemine aldı. Konsol sektörünün lider ismi Sony aleyhine açılan dava, milyonlarca PlayStation kullanıcısını doğrudan ilgilendiriyor. Tüketici hakları savunucusu Alex Neill tarafından başlatılan hukuki süreç, son 10 yıllık dönemde PlayStation Store üzerinden dijital oyun veya içerik satın alan herkesi kapsıyor. SONY NEDEN SUÇLANIYOR? Davacı tarafın iddialarına göre Sony, dijital oyun satışlarında uyguladığı yüzde 30’luk sabit komisyon oranıyla oyuncuları haksız ve fahiş ücretlere maruz bırakıyor. Şirketin, kendi platformunda rakip dijital mağazalara veya alternatif ödeme yöntemlerine izin vermeyerek pazardaki hakimiyetini kötüye kullandığı öne sürülüyor. Bu durumun rekabeti engellediği ve oluşan ek maliyetlerin doğrudan tüketicinin omuzlarına yüklendiği savunuluyor. KİMLER TAZMİNAT ALMA HAKKINA SAHİP? Söz konusu dava, kullanıcıların sürece otomatik olarak dahil edildiği bir toplu dava modeliyle yürütülüyor. Bu kapsamda, belirlenen şartları taşıyan yaklaşık 12,2 milyon PlayStation sahibinin davaya dahil olduğu kabul ediliyor. Hak sahipleri, dilerlerse kendi istekleriyle davanın dışında kalmak için resmi başvuruda bulunabilecek. Mahkemenin Sony'yi suçlu bulması durumunda, kullanıcı başına ortalama 162 sterlin (yaklaşık 9 bin 500 TL) tutarında bir tazminat ödenmesi öngörülüyor. Bu tutara ayrıca yüzde 8 oranında faiz ekleneceği de belirtiliyor. SONY CEPHESİNDEN İLK SAVUNMA GELDİ Eleştirilerin odağındaki Sony ise mevcut fiyatlandırma politikasını ve kapalı ekosistemini savunmaya devam ediyor. Şirket, üçüncü taraf mağazalara izin verilmemesinin kullanıcı güvenliği ve veri gizliliği açısından bir zorunluluk olduğunu iddia ediyor. Ayrıca konsol satışlarından elde edilen kâr marjının düşük olduğunu belirten teknoloji devi, dijital mağazadaki komisyon gelirlerinin operasyonel maliyetleri dengelemek adına kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. MAHKEME NE ZAMAN GÖRÜLECEK? Toplamda 2 milyar sterlinlik (117 milyar TL) devasa bir tazminat riskini barındıran toplu davanın duruşmaları 10 Mart 2026 tarihinde başlayacak. Yaklaşık 10 hafta sürmesi planlanan yargılama süreci, dijital uygulama mağazalarındaki tekelci yaklaşımlar için dünya genelinde emsal teşkil edebilecek bir kararla sonuçlanabilir.

İngiltere, İran'ın Kıbrıs ve Bahreyn'deki askerlerinin yakınına füze fırlattığını duyurdu Haber

İngiltere, İran'ın Kıbrıs ve Bahreyn'deki askerlerinin yakınına füze fırlattığını duyurdu

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran tarafından fırlatılan füzelerin ve insansız hava araçlarının (İHA) Kıbrıs ve Bahreyn'deki İngiliz askeri üslerinin çok yakınına düştüğünü açıkladı. Yapılan resmi açıklamada, binlerce İngiliz askerinin konuşlu bulunduğu Kıbrıs'a iki füze fırlatıldığı, Bahreyn'deki üste ise mühimmatların İngiliz kuvvetlerinin sadece birkaç yüz metre uzağına ulaştığı kaydedildi. ASKERİ ÜSLERDE TEHLİKELİ YAKINLAŞMA Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, Bahreyn'deki hedeflerin yakınında bulunan 300 İngiliz askeri personelinin büyük bir tehlike atlattığı belirtildi. Bazı askeri personelin, füze vuruş noktalarına sadece birkaç yüz metre mesafede bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı teyit edildi. BAKAN HEALEY'DEN OPERASYON DEĞERLENDİRMESİ Bakan Healey, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İngiliz üslerinin hedef alınmadığından oldukça eminiz" ifadesini kullandı. Healey, mevcut durumu "İran’ın misilleme operasyonlarının ne kadar ayrım gözetmeksizin yapıldığının bir kanıtı” şeklinde nitelendirdi. Öte yandan, Başbakan Keir Starmer’ın Orta Doğu hava sahası üzerinde savunma amaçlı uçuş emirleri verdiği açıklandı. MÜTTEFİK SALDIRILARI VE YASALLIK TARTIŞMASI İngiltere Savunma Bakanı, müttefiklerin bölgede düzenlediği saldırıların yasal dayanağına ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Healey, müttefik devletlerin operasyonlarına ilişkin, “Amerika’nın kendi eylemlerini açıklama sorumluluğu vardır; biz sadece İngiltere adına konuşabiliriz” açıklamasında bulunarak sorumluluk sınırlarını çizdi.

Eski Prens Andrew 66. doğum gününde gözaltına alındı Haber

Eski Prens Andrew 66. doğum gününde gözaltına alındı

İngiliz Kraliyet Ailesi'ni derinden sarsan Jeffrey Epstein skandalında sular bir türlü durulmuyor. ABD'de çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmak suçlarından tutukluyken hücresinde ölü bulunan milyarder Epstein ile yakın dostluğu bilinen Andrew Mountbatten-Windsor (kamuoyunun bildiği adıyla eski Prens Andrew), güne polis baskınıyla uyandı. İngiliz ve dünya basınının "son dakika" koduyla duyurduğu gelişmeye göre; 19 Şubat'ta 66. yaşına giren eski prensin doğum günü, polis ekiplerinin kapısına dayanmasıyla adeta kabusa dönüştü. DOĞUM GÜNÜNDE ŞAFAK BASKINI: ARAMALAR SÜRÜYOR The Guardian ve BBC'nin aktardığı bilgilere göre, Thames Valley Polisi sabahın ilk ışıklarıyla birlikte operasyon için düğmeye bastı. Ekipler, Norfolk bölgesindeki Sandringham mülkü sınırları içerisinde yer alan Wood Farm konutuna girerek eski prensi gözaltına aldı. Polis yetkilileri, soruşturma kapsamında şüphelinin şu an gözetim altında tutulduğunu doğrularken; Berkshire ve Norfolk'taki çeşitli adreslerde kapsamlı arama ve incelemelerin devam ettiğini bildirdi. GÖZALTI SEBEBİ: DEVLET SIRLARINI EPSTEIN'A MI VERDİ? Şok operasyonun perde arkasında ise kısa süre önce ABD'de kamuoyuna açılan gizli Epstein dosyaları yatıyor. Associated Press (AP) kaynaklı daha önceki haberlerde, Andrew'un isminin bu dosyalarda çok sık geçtiği ve eski prensin "bazı gizli hükümet belgelerini Epstein'a teslim ettiği" yönündeki iddiaların mercek altına alındığı belirtilmişti. Thames Valley Polisi, şubat ayı başında bu iddialarla ilgili ön değerlendirme yaptıklarını duyurmuştu. Gelinen son noktada operasyonu bizzat yöneten Polis Yardımcısı Başkomiser Oliver Wright, sürecin hassasiyetine dikkat çekerek şu resmi açıklamayı yaptı: "Yaptığımız titiz değerlendirmelerin ardından, kamu görevinin suistimal edildiği iddiasıyla ilgili resmi bir soruşturma başlattık. Bu sürecin bütünlüğünü ve tarafsızlığını korumak bizim için en büyük önceliktir." KRALİYETTEN AFOROZ EDİLMİŞTİ: ARTIK SADECE "ANDREW" Jeffrey Epstein ile olan skandal dostluğunun ayyuka çıkmasının ardından kamuoyunun büyük tepkisini çeken Andrew, İngiliz Kraliyet Ailesi tarafından adeta dışlanmıştı. Kral III. Charles'ın kararıyla tüm resmi görevlerinden el çektirilen ve onursal askeri unvanları sökülen şüpheli, ailenin itibarını korumak adına "Prens" unvanını kaybetmiş ve hayatına sadece Andrew Mountbatten-Windsor ismiyle devam etmeye başlamıştı. "SUÇSUZUM AMA PİŞMANIM" SAVUNMASI Gözaltı kararıyla birlikte manşetlere geri dönen Andrew, bugüne kadar hakkındaki yasa dışı iddiaların tamamını kesin bir dille reddetti. Herhangi bir suç işlemediğini, görevini veya nüfuzunu kötüye kullanmadığını savunan eski prens, sadece Epstein ile kurduğu arkadaşlıktan ötürü "büyük bir pişmanlık duyduğunu" ifade etmekle yetinmişti.

Devlet sırlarını Epstein ile paylaşmakla suçlanan İngiliz siyasetçi Mandelson, Lordlar Kamarası'ndan ayrılacak Haber

Devlet sırlarını Epstein ile paylaşmakla suçlanan İngiliz siyasetçi Mandelson, Lordlar Kamarası'ndan ayrılacak

İngiltere'de devlet sırlarını ABD'li cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein ile paylaşmakla suçlanan Lord Peter Mandelson, Lordlar Kamarası'ndan ayrılacağını açıkladı.ABD Adalet Bakanlığı'nın şeffaflık yasası çerçevesinde kız çocuklarına yönelik cinsel istismar şebekesi kurmakla suçlanan ve cezaevinde ölü bulunan ABD'li milyarder Jeffrey Epstein'e yönelik 30 Ocak'ta yayınladığı yeni belgelerin yankıları sürüyor. İngiliz siyasetinin kilit isimlerinden Lord Peter Mandelson, yayınlanan son Epstein belgelerinde devlete ait hassas bilgileri sızdırmış olabileceğinin ortaya çıkmasının ardından emekliye ayrılacağını açıkladı. Lordlar Kamarası Başkanı Lord Michael Forsyth, bugünkü oturum sırasında yaptığı açıklamada, "Lordlarım, kamu yararına olacağını ve meclisin işleyişine hizmet edeceğini düşündüğüm için, Parlamentolar Sekreterinin bugün Lord Mandelson'dan 4 Şubat itibarıyla meclisten emekliye ayrılma arzusuna ilişkin bir bildirim aldığını meclise bildirme kararı aldım" dedi. Başbakan Starmer, "Lord" unvanının alınması talimatı verdi İngiltere Başbakanı Starmer ise bugün gerçekleştirilen bir kabine oturumunda Mandelson'ın devlete ait hassas bilgileri Epstein'e göndermesinin "utanç verici" olduğunu söyledi. İngiliz basınında yer alan haberlere göre, Staremer, Lordlar Kamarası Üyesi Mandelson'un "Lordluk" unvanının iptali için yasal hazırlık yapılması talimatı verdi. Starmer, dün yaptığı açıklamada da Mandelson'ın artık Lordlar Kamarası'nda yer almaması gerektiğini söylemişti. Starmer, Mandelson'ın ülkesine ihanet ettiğini söylemişti.Lord Mandelson, emekliye ayrılmasıyla birlikte İngiliz Parlamentosu'nun üst kanadı olan Lordlar Kamarası oturumlarına katılma hakkını kaybediyor. "Lordluk" unvanı, ancak parlamento kararı ile iptal edilebiliyor.İngiltere'de Lordluk unvanının iptal edilmesi uygulamasına, en son Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşta İngiltere'nin karşısında yer alan soylular için başvurulmuştu. İngiliz polisi soruşturma başlattı İngiliz polisi, Lord Mandelson'ın finansal açıdan hassas bilgileri, fuhuş kanalıyla Batı dünyasının en etkili iş adamları ve siyasetçileriyle karanlık ilişkiler kurduğuna inanılan Epstein'e aktardığına ilişkin suçlamalar konusunda soruşturma başlattı.Polis soruşturması, İskoç Ulusal Partisi (SNP) ve Reform UK partilerinin İngiliz siyasetçiyi polise ihbar ettiklerini açıklamaları ve bazı siyasetçilerin polisi göreve davet etmelerinin ardından geldi. İşçi Partisi üyeliğinden de istifa etmişti Lord Mandelson ile kötü şöhretli Epstein arasındaki yazışmaların Mandelson'ın 2009'da Gordon Brown hükümetinde İş ve Ticaret Bakanı olarak görev yaptığı sırada gerçekleştiği görülmüştü. Mendelson, 2024'te İngiltere'nin ABD Büyükelçisi olarak atanmış ancak Epstein ile yazışmalarının bir kısmının ortaya çıkmasının ardından bir yıldan kısa bir süre sonra görevden alınmıştı.İngiltere'de İşçi Partisi'nin 1997, 2001 ve 2005'teki seçim başarılarının başlıca mimarlarından olarak görülen Mandelson, Epstein ile yeni yazışmalarının ortaya çıkmasından sonra Pazar günü İşçi Partisi üyeliğinden de istifa etmişti. Mandelson'ın Epstein ile yeni ifşa olan yazışmaları Mandelson'ın Epstein ile yeni ifşa olan yazışmalarında çok sayıda bilgi sızdırdığı ortaya çıkmıştı. Mandelson'ın 2009'da Epstein'e JP Morgan bankasının patronunun İngiltere Maliye Bakanı'nı bankacı primlerine yönelik vergi planları nedeniyle "hafifçe tehdit etmesi" gerektiğini söylediği, AB'nin euro bölgesindeki borç krizi sırasında hazırladığı 500 milyar euroluk bir kurtarma paketini Epstein'e önceden haber verdiği, Epstein'in 2003 ve 2004 senelerinde her biri 25 bin dolar olmak üzere Lord Mandelson'a toplam 75 bin dolar para gönderdiği ve Epstein'in Lord Mandelson'ın partneri Reinaldo Avila da Silva'ya 10 bin sterlin para gönderdiği ortaya çıkmıştı.

BYD'nin 2025 raporu şaşırttı: Tesla’ya 600 bin araç fark attı Haber

BYD'nin 2025 raporu şaşırttı: Tesla’ya 600 bin araç fark attı

Elektrikli otomobil pazarında dengeler hızla değişiyor. Tesla'nın İngiltere başta olmak üzere Avrupa genelindeki satışlarında sert düşüş görülürken, Çinli üretici BYD küresel pazarda tarihi bir sıçrama yaparak liderlik koltuğuna oturdu. 2025 yılı satış verileri, Tesla’nın gerilemesine karşılık BYD’nin hem üretimde hem satışta rekor kırdığını ortaya koydu. TESLA İNGİLTERE’DE SATIŞ KAYBETTİ: YÜZDE 29’UN ÜZERİNDE DÜŞÜŞ Yeni araç tescil verileri, Tesla’nın İngiltere pazarında Aralık 2025’te önemli bir kayıp yaşadığını ortaya koydu. Şirketin tescil edilen araç sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 29’un üzerinde düşerek 6 bin 323 adede geriledi. 2025 yılı genelinde de Tesla'nın İngiltere satışlarında yüzde 8,9’luk gerileme kaydedildi. Bu düşüş, Fransa ve İsveç gibi diğer Avrupa pazarlarında da benzer şekilde görüldü. Uzmanlar; artan rekabeti, Tesla ürün gamının yenilenme ihtiyacını, Elon Musk’ın siyasi söylemlerine yönelik Avrupa’daki eleştirileri satışları baskılayan başlıca unsurlar arasında gösteriyor. BYD İNGİLTERE’DE ATAKTA: TESCİLLER BEŞ KAT ARTTI Tesla gerilerken, Çinli BYD’nin İngiltere performansı dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. BYD’nin Aralık ayı tescilleri neredeyse beş kat artarak 5 bin 194 adede ulaştı. Bu hızlı büyümeye rağmen Tesla, Aralık ayında İngiltere’de en çok satan elektrikli otomobil markası olmayı sürdürdü. Ancak trendin BYD lehine döndüğü yorumları güçlendi. BYD KÜRESEL PİYASADA TARİH YAZDI: TESLA’YI GEÇTİ 2025 genel performansı ise elektrikli otomobil dünyasında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’na açıklanan verilere göre BYD: 4,5 milyonun üzerinde araç üretti, 4,6 milyon adet araç sattı, satışlarını yıllık bazda yüzde 7,7 artırdı, tarihinin ilk kez 1 milyon adet yurt dışı satış barajını aştı. Bu rakamlarla BYD, küresel yeni enerjili araç (NEV) satışlarında liderliği kesin olarak ele geçirdi. Tam elektrikli araçta fark 600 bin adedin üzerinde BYD’nin 2025 yılında tam elektrikli araç satışları 2,25 milyon adede ulaşarak yıllık bazda yüzde 28 büyüdü. Bu performansla şirket, en yakın rakibini 600 binden fazla satış farkıyla geride bıraktı. ARALIK 2025 PERFORMANSI LİDERLİĞİ PEKİŞTİRDİ BYD, Aralık 2025’te: 420.398 yeni enerjili araç sattı, 419.814 araç üretti. Bu veriler, markanın yıl genelindeki istikrarlı büyümesinin güçlü şekilde sürdüğünü gösterdi. BYD NEDEN BU KADAR HIZLI YÜKSELİYOR? Uzmanlara göre BYD’nin başarısının arkasında üç temel faktör öne çıkıyor: Gelişmiş batarya teknolojileri (Blade Battery) Dikey entegrasyona dayalı üretim modeli Büyük ölçekli üretim kapasitesi ve düşük maliyetli üretim avantajı Bu özellikler, BYD’yi küresel rekabetin en güçlü oyuncusu haline getiriyor.

İngiltere'de 175 bini çocuk 2822 bin kişi evsiz Haber

İngiltere'de 175 bini çocuk 2822 bin kişi evsiz

İngiltere’de yükselen barınma maliyetleri, evsizlik krizini her geçen gün daha da büyütüyor. İngiltere merkezli yardım kuruluşu Shelter tarafından yayımlanan son rapor, ülkede yüz binlerce kişinin barınma sorunu yaşadığını ortaya koydu. Hükümet istatistiklerine dayandırılan rapora göre, 175 bini çocuk olmak üzere toplam 382 bin 618 kişi evsizlikle mücadele ediyor. GEÇİCİ KONAKLAMA VE SOKAKTA YAŞAM ARTIYOR Shelter’ın raporunda, sokakta uyumak zorunda kalan ve geçici konaklama alanlarında yaşayan kişi sayısında dikkat çekici bir artış yaşandığı vurgulandı. Buna göre, 350 bin 480 kişinin yerel yönetimler tarafından sağlanan geçici adreslerde kaldığı ve bu grubun ülkedeki evsizlerin yüzde 90’ından fazlasını oluşturduğu belirtildi. Raporda ayrıca 84 bin 240 hanenin evsiz statüsünde olduğu kaydedilirken, 7 bin 146 kişinin kendi imkânlarıyla geçici barınma alanlarında yaşamını sürdürdüğü ifade edildi. HER GECE BİNLERCE KİŞİ SOKAKTA YATIYOR Rapora göre İngiltere’de her gece 4 bin 667 kişi sokakta uyumak zorunda kalıyor. Bunun yanında 16 bin 294 kişi otel ve pansiyon gibi geçici konaklama alanlarında kalırken, 4 bin 31 kişinin ise sosyal hizmetler tarafından sağlanan barınma yerlerinde yaşamını sürdürdüğü bildirildi. EVSİZLERİN YARIDAN FAZLASI LONDRA’DA Shelter, İngiltere’deki evsiz nüfusun yarısından fazlasının başkent Londra’da bulunduğuna dikkat çekti. Raporda, Londra’da her 45 kişiden 1’inin evsiz olduğu öne sürüldü. Kuruluş yetkilileri, evsizlik sorununun sadece başkentle sınırlı kalmadığını, ülke genelinde hızla yayıldığını belirtti. SHELTER’DAN HÜKÜMETE ÇAĞRI Shelter Yöneticisi Sarah Elliot, kış aylarında yüz binlerce insanın güvenli bir barınma alanına sahip olmamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “382 binden fazla kişinin ‘evim’ diyebileceği bir yerin olmaması akıl almaz. Geçici konaklama talebinde bulunan ve bir kış mevsimini daha belirsizlik içinde geçirmekten korkan ailelerin hikâyelerini her gün duyuyoruz” dedi. Elliot, hükümete konut kira yardımlarındaki dondurmanın kaldırılması çağrısında bulunarak, bu adımın binlerce çocuğun geçici barınma alanlarından kurtulmasına olanak sağlayacağını vurguladı. HÜKÜMETTEN 3,5 MİLYAR STERLİNLİK PLAN İngiltere’de İşçi Partisi hükümeti, 11 Aralık’ta yaptığı açıklamada 2029 yılına kadar evsizliğin yarı yarıya azaltılmasının hedeflendiğini duyurdu. “Evsizliği Sonlandırma Ulusal Planı” kapsamında, önümüzdeki üç yıl içinde 3,5 milyar sterlinlik bir kaynağın ayrıldığı bildirildi. Plan çerçevesinde hastaneden taburcu edilen ya da cezaevinden çıkan kişilerin konutlarını kaybetmesinin önüne geçilmesi amaçlanırken, kamu kurumları, belediyeler ve yerel yönetimlerin ortak çalışmasıyla evsizlikle mücadele edileceği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.