#iran

İLKHABER-Gazetesi - iran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, iran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’daki protestolarda bilanço ağırlaştı: 5 bin 137 ölü Haber

İran’daki protestolarda bilanço ağırlaştı: 5 bin 137 ölü

İran’da yerel para biriminin değer kaybı ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle başlayan protestolarda can kaybı verileri güncellendi. ABD’nin Virginia eyaleti merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ülkedeki gösterilere ilişkin son raporunu yayımladı. ÖLÜ SAYISI 5 BİN 137’YE YÜKSELDİ HRANA’nın verilerine göre, ülke geneline yayılan olaylarda şu ana kadar 27 bin 797 kişi gözaltına alındı. Bir önceki gün 5 bin 2 olarak açıklanan ölü sayısı ise güncellenerek 5 bin 137’ye çıktı. Yaşamını yitirenlerin 208’inin güvenlik görevlisi olduğu belirtildi. Ajans, gösterilerin azalmasına rağmen sahadan gelen yeni verileri doğrulayarak bilançoyu güncellemeye devam ettiğini bildirdi. RESMİ VERİLERLE UÇURUM VAR Bağımsız kaynakların açıkladığı rakamlar ile İranlı yetkililerin verileri arasında büyük bir fark bulunuyor. İran Şehit ve Gaziler Vakfı’na bağlı Adli Tıp Kurumu tarafından dün yapılan açıklamada, olaylarda toplam 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti. Resmi açıklamada, ölenlerden 2 bin 427’sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ve siviller olduğu savunulurken, geriye kalan 690 kişinin ölümüne dair detay verilmemişti. KRİZ EKONOMİYLE BAŞLADI İran'ı kaosa sürükleyen süreç, 28 Aralık 2025 tarihinde başladı. Yerel para biriminin döviz karşısında hızla erimesi ve alım gücünün düşmesi üzerine Tahran Büyük Çarşı esnafı kepenk kapatarak eylem başlatmış, gösteriler kısa sürede ülke geneline yayılmıştı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen olaylar sırasında hükümet, iletişimi kısıtlamak amacıyla ülke genelinde internet erişimini engelleme kararı almıştı.

ABD Başkanı Donald Trump’tan İran mesajı: Bölgeye büyük deniz filosu sevk ettik Haber

ABD Başkanı Donald Trump’tan İran mesajı: Bölgeye büyük deniz filosu sevk ettik

ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, "Her ihtimale karşı o yöne doğru çok sayıda gemi sevk ettik. Büyük bir deniz filosu bölgeye doğru ilerliyor. Ne olacağını göreceğiz. Umuyorum ki hiçbir şey olmaz, ancak onları çok dikkatli şekilde takip ediyoruz" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantılarının ardından ülkesine dönüşte uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Trump, Grönland ve Barış Kurulu konusundaki süreçlerin çok iyi gittiğini söyledi. Grönland konusunda çerçevesi belirlenen anlaşmanın "süresiz" olduğunu yineleyen Trump, "Ortada gerçek bir müzakere var ancak zaman sınırı yok. Süre sınırsız; yani bu kalıcı bir düzenleme. Daha önce 99 yıl, 50 yıl gibi süreler konuşulurdu ama burada süreklilik söz konusu. Her şey masada. Askeri seçenekler de dahil olmak üzere her türlü adım değerlendirilebilir. Ancak müzakereler devam ediyor, sonucu göreceğiz. Ben olumlu olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. "GRÖNLAND İÇİN SATIN ALMA BEDELİ YOK" Grönland konusundaki anlaşmanın herhangi bir satın alma bedelini içermediğini belirten Trump, "Bir satın alma bedeli yok. ABD, egemenlik açısından zaten önemli kazanımlar elde ediyor. Anlaşmada bizim için çok güçlü unsurlar var. Ayrıca bunun Avrupa için de faydalı olduğunu unutmamak gerekir. Biz iyi durumdaysak, onlar da iyi durumda olur. Eğer biz iyi olmazsak, bu Avrupa için de iyi olmaz. Çünkü sistemi bir arada tutan yapıdayız; bütünlüğü biz sağlıyoruz" dedi. "NATO DA SÜRECE DAHİL OLACAK" Anlaşmanın amacının Grönland üzerinde tek taraflı bir kontrol sağlamak olmadığını belirten Trump, "Hep birlikte çalışacağız. NATO da bu sürece dahil olacak. Bazı adımlar NATO ile eşgüdüm içinde atılacak, ki olması gereken de budur" diye konuştu. ABD açısından kayda değer bir maliyet oluşmayacağını belirten Trump, "Sadece ‘Altın Kubbe’ (Golden Dome) olarak adlandırılan yapının inşası söz konusu. Bu projeye katılım sağlayacağız. Ortaya çıkacak yapı benzersiz olacak. Teknolojimiz zaten son derece ileri düzeyde" değerlendirmesini yaptı. "Danimarka bu konsepti kabul etti mi?" sorusuna "Herkesin bu fikre sıcak baktığını düşünüyorum" cevabını veren Trump, sürece dair somut gelişmeleri 2 hafta içinde kamuoyu ile paylaşacağını belirtti. TRUMP, UKRAYNA SAVAŞININ UZAMASINI ELEŞTİRDİ Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği son görüşmeye ve barış müzakerelerine değinen Trump, "Ancak daha önce de Başkan Zelenskiy ile pek çok iyi toplantı yaptım ve sonuç alınamadı. İlginçtir 35 yıllık bir savaşı bir günde, 32 yıllık bir savaşı iki günde bitirdim. Diğer bazı savaşlar en fazla dört gün sürdü. Buna rağmen bu savaş uzadıkça uzuyor. Açıkçası, önceki bazı çatışmalardan daha karmaşık olduğu da söylenebilir" diye konuştu. Buna rağmen savaşı bitirmeye yönelik müzakerelerin önemine vurgu yapan Trump, "Her türlü görüşme olumludur. Görüşme olmazsa hiçbir şey ilerlemez. İlk üç yıl boyunca kimse görüşmedi. Biden döneminde de görüşme olmadı. Basit bir gerçek var: Görüşmezseniz sonuç alamazsınız. Biz görüşüyoruz ve ne olacağını göreceğiz. Umarım çok sayıda hayat kurtarabiliriz" dedi. "UKRAYNA BARIŞI İÇİN HERKES TAVİZ VERECEK" "Ukrayna barışı için Rusya’nın da taviz vermesi gerekecek mi?" sorusu üzerine Trump, "Tavizler verilecek. Bu tür bir anlaşmanın sonuçlanması için herkes taviz veriyor. Avrupa da sürecin bir parçası olacak; olmak zorunda. Açık konuşmak gerekirse bu mesele Avrupa’yı beni etkilediğinden daha fazla ilgilendiriyor. Bunu öncelikle hayat kurtarmak için yapıyorum. İkinci olarak Avrupa için yapıyorum. ABD açısından doğrudan etkisi sınırlı" ifadelerini kullandı. "HEM PUTİN HEM DE ZELENSKİY ANLAŞMAYA İSTEKLİ" Ukrayna savaşını bitirmeye yönelik anlaşmaya yaklaştıklarını belirten Trump, "Bazı dönemlerde Putin anlaşma istemedi, bazı dönemlerde Zelenskiy istemedi. Üstelik bu dönemler genellikle birbirinin tersiydi. Şimdi ise ikisinin de anlaşmaya daha istekli olduğunu düşünüyorum. Bunu zaman gösterecek" diye konuştu. Son görüşmelerinde Zelenskiy’nin barış istediğini dile getirdiğini yineleyen Trump, "Bir anlaşma yapmak istediğini söyledi. Açıkçası söyleyebileceği başka bir şey de yok. Gerçekler ortada. Altı-yedi aydır konuşulan konuların dışına çıkılmıyor. Geldi ve anlaşma istediğini ifade etti. Bence istemesi gerekiyor. Çünkü bu süreç Ukrayna halkı için son derece zor, gerçekten çok yıpratıcı" şeklinde konuştu. "BÖLGEYE DOĞRU İLERLEYEN ÇOK BÜYÜK BİR DONANMAMIZ VAR" İran ile ilgili bir soruya yanıt veren Trump, "İran’ı yakından izliyoruz. Her ihtimale karşı o yöne doğru çok sayıda gemi sevk ettik. Büyük bir deniz filosu bölgeye doğru ilerliyor. Ne olacağını göreceğiz. Umuyorum ki hiçbir şey olmaz, ancak onları çok dikkatli şekilde takip ediyoruz" dedi. Kendisinin yaptığı çağrı sonrasında İran’ın 837 kişinin idamını durdurduğunu hatırlatan Trump, "Ancak şunu da söyleyeyim: Bölgeye doğru ilerleyen çok büyük bir donanmamız var. Belki kullanmak zorunda kalmayız. Göreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in görevden çekilmesini ya da sürgüne gitmesini istiyor musunuz?" sorusu üzerine Trump, "Şu aşamada bu konuya girmek istemiyorum. Ama ne beklediğimizi çok iyi biliyorlar" dedi. TRUMP’TAN İRAN’A UYARI İran ile müzakereye açık olduklarını belirten Trump, ülkenin nükleer tesislerine yönelik saldırıları hatırlatarak, "Eğer yeniden aynı şeyi yapmaya kalkarlarsa, orayı da aynı şekilde, hatta çok daha kolay vururuz" uyarısında bulundu. İran’la iş yapan her ülkenin yüzde 25 oranında gümrük vergisine tabi olacağını hatırlatan Trump, bu vergilerin "çok yakında" yürürlüğe gireceğini söyledi. "ÇOK ÖNEMLİ ÜLKELER BARIŞ KURULU’NA KATILDI" Trump, İngiltere ya da Fransa’nın Barış Kurulu’na katılması hâlâ mümkün mü?" sorusu üzerine, "Bence katılmak isteyecekler. Çoğu ülkede başbakan ya da cumhurbaşkanı doğrudan imza atabiliyor. Bugün de bunun örneklerini gördünüz. Unutmayın, davet mektupları sadece iki gün önce gönderildi ve şimdiden yaklaşık 30 ülke katılım gösterdi. Üstelik bunlar çok önemli ülkeler. Bazı ülkelerde ise yasal kısıtlamalar var. Örneğin İtalya başbakanı bana açıkça katılmak istediğini söyledi, hatta çok istediğini belirtti; ancak parlamentodan onay alması gerekiyor. Polonya için de benzer bir durum söz konusu. Bazı liderlerin yetkisi var, bazılarının yok. Çoğunun yok. Yani kimi ülkeler için yasal onay şart" ifadelerini kullandı. İkinci görev döneminin sona ermesinin ardından Barış Kurulu başkanlığını sürdürebileceğinin sinyalini veren Trump, "İstersem buna hakkım var. Ne olacağını zamana bırakacağım. Ama beni bu rolde görmek istiyorlar. Teorik olarak bu görev ömür boyu olabilir. Bundan emin değilim; bunu isteyip istemediğimi henüz bilmiyorum" dedi. TRUMP, PUTİN’İN 1 MİLYAR DOLARLIK GAZZE BARIŞ KURULU ÖNERİSİNİ OLUMLU KARŞILADI Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD tarafından dondurulan Rus varlıklarından 1 milyar doları Gazze Barış Kurulu’na aktarma önerisini de değerlendiren Trump, "Oldukça ilginç. Kendi parasını kullanacağını söylemiş. Bu durumda benim açımdan sorun yok" dedi. "Xİ İLE GÖRÜŞMEYİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM" Trump, "Bu yıl Çin Devlet Başkanı ile kaç kez görüşmeyi düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine de, "Bir ziyaret gerçekleştireceğim. Nisan ayında ben gideceğim; yılın sonuna doğru da kendisi gelecek. Devlet Başkanı Xi Jinping ile yeniden görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Kendisiyle her zaman çok iyi bir ilişkimiz oldu. Eşi de son derece etkileyici biri. Başkan Xi gerçekten dikkat çekici bir lider" açıklamasında bulundu. Covid döneminde Çin ile ilişkilerin oldukça gerildiğini aktaran Trump, "Ancak şu anda mükemmel bir noktadayız. Zaten bunu rakamlarda da görüyorsunuz. Tarım ürünlerimizi yoğun şekilde satın alıyorlar. Özellikle soya fasulyesi alımları çok yüksek. Bu durum çiftçilerimizi memnun ediyor, beni de memnun ediyor" dedi.

İran Meclisi: Batılı ülkeler protestolara destek verdi Haber

İran Meclisi: Batılı ülkeler protestolara destek verdi

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızayi Batılı ülkelerin İran’daki protestolarda terörist gruplara mali destek sağladığını söyleyerek sert açıklamalarda bulundu. Rızayi açıklamasında "Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin büyükelçileri protestolarda tahrik edici bir rol oynadı ve teröristlerin yanında yer aldı" dedi. "BATILI ÜLKELER İÇERİYE DOLAR SOKUYOR" İbrahim Rızayi Batılı ülkelerin İran’da 28 Aralık 2025’te başlayan protestolarda terörist gruplara mali destek sağladığını öne sürdü. Rızayi Batılı ülkelerin eylemcileri kargaşa çıkarmaya ve cinayet işlemeye teşvik etmek amacıyla ülke içine dolar dövizi soktuğuna ilişkin bilgilere sahip olduklarını belirtti. Rızayi konuya ilişkin olarak "Şehirlerde ‘belirlenen gün’ için çağrılar yapmak amacıyla yeni terörist grupların örgütlendiği, bu gruplara suikast düzenlemeleri ve protestoları şiddet olaylarına yönlendirmeleri için Batılı ülkeler tarafından döviz ve dolar aktarıldığı belgelere dayalı olarak tespit edilmiştir. Bu ülkelerle mutlaka mücadele edilmeli çünkü İran içerisinde suç işliyorlar" ifadelerini kullandı. "12 GÜNLÜK SAVAŞIN DEVAMI" Rızayi ayrıca 8-9 Ocak tarihlerindeki protestolara değinerek söz konusu günlerdeki şiddet olayları ve can kayıplarının İsrail'le yaşanan ve ABD'nin de destek sağladığı 12 günlük savaşın devamı niteliğinde gerçekleştiğini ve bu sürecin savaşın 13’üncü ve 14’üncü günleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Terörist" olarak nitelendirilen eylemcilerin ve olaylara karışan kişilerin tespit edilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Rızayi bu kişilerin itiraflarının kamuoyu ve uluslararası toplumla paylaşılmasının gerekli olduğunu belirterek "Karşı taraf, İran’ın kendi halkını öldürdüğü yönünde gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturmaya çalışıyor" açıklamasını yaptı. "2 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARI HEDEF ALDILAR" Olaylara karışan kişilerin "yabancı güçlerin paralı unsurları" olduğunu söyleyen Rızayi "Bu kişiler, özel silahlar kullanarak 2 yaşındaki çocuklardan yaşlılara kadar sivilleri, ayrıca emniyet ve güvenlik güçlerimizi hedef aldı. Adli tıp incelemeleri de son olaylarda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün yabancı paralı unsurlar tarafından öldürüldüğünü ortaya koymaktadır" dedi. Rızayi ayrıca ele geçirilen silahların yüksek sayıda olması ile yabancı paralı unsurların ve yabancı uyruklu kişilerin yakalanmasının yaşananların düşman tarafından önceden planlanmış bir senaryonun parçası olduğuna dair açık kanıtlar sunduğunu ifade etti. CAN KAYBI 3 BİNİ AŞTI Öte yandan ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve hükümet aleyhinde protestolara dönüşen kitlesel gösterilerin güncel bilançosunun 3 bin 308’e yükseldiğini açıklamıştı. HRA tarafından 4 bin 382 ölüm raporu üzerindeki incelemelerin sürdüğü bildirilirken 2 bin 107 kişinin ciddi şekilde yaralandığı ve gösteriler sırasında tutuklanan kişi sayısının da 24 bin 266’ya ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

Donald Trump, Hamaney'e "hasta adam" deyip yeni liderlik çağrısı yaptı Haber

Donald Trump, Hamaney'e "hasta adam" deyip yeni liderlik çağrısı yaptı

ABD Başkanı Donald Trump ABD merkezli Politico haber sitesine İran’daki gelişmelerle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i sert sözlerle eleştiren Trump ülkenin lideri olarak işlediği suçun ülkenin tamamen yıkılması ve daha önce hiç görülmemiş düzeyde şiddet kullanılması olduğu değerlendirmesinde bulundu. Hamaney’i "hasta bir adam" olarak niteleyen Trump "Ülkesini düzgün yönetmeli ve insanları öldürmeyi bırakmalı. İran, onun kötü liderliği nedeniyle dünyanın yaşanabilecek en kötü yeri" dedi. "LİDERLİK KORKU DEĞİL SAYGI GEREKTİRİR" Hamaney’in rejimin devamını halka korku salarak sağladığını öne süren Trump kendi yönetim anlayışıyla kıyaslamalar yaptı. Trump açıklamasında "Liderlik, ülkenin işleyişini çok düşük seviyede dahi olsa sürdürmek için, tıpkı benim ABD’yi yönettiğim gibi ülkesini düzgün bir şekilde yönetmeye odaklanmalı. Kontrolü sağlamak için binlerce insanı öldürmeye değil. Liderlik saygı gerektirir, korku ve ölüm değil" ifadelerini kullandı. İran’da yönetim değişikliğinin gerekli olduğunun altını çizen Trump "İran’da yeni bir liderlik aramanın zamanı geldi" şeklinde konuştu. HAMANEY TRUMP'I SUÇLAMIŞTI İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise ABD ve İsrail'i ülkesindeki şiddet olaylarına doğrudan karışmakla suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump'ı "suçlu" olarak nitelendiren Hamaney "Son fitne bir Amerikan fitnesiydi ve ABD'nin hedefi İran'ı yutmaktı. ABD başkanını İran milletine verdiği zararlar, can kayıpları ve yönelttiği iftiralar nedeniyle suçlu görüyoruz. İran karşıtı son ayaklanma, ABD başkanının bizzat müdahil olması bakımından farklıydı" demişti.

İran protestolarında ölü sayısı 3 bin 308’e çıktı Haber

İran protestolarında ölü sayısı 3 bin 308’e çıktı

ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve hükümet zıttı protestolara dönüşen kitlesel gösterilerin güncel bilançosunu açıkladı. HRA’nın paylaştığı verilere göre protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 3 bin 308’e yükseldi. ÖLENLERİN 22'Sİ ÇOCUK Raporda ölenlerin 3 bin 97’sini protestocular ile 22’sini çocuklar ve 23’ünü tarafsız sivillerin oluşturduğu belirtilirken ayrıca toplam 166 güvenlik gücü personeli ile hükümet destekçisi sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Örgüt tarafından 4 bin 382 ölüm raporu üzerindeki incelemelerin sürdüğü aktarıldı. Ayrıca 2 bin 107 kişinin ciddi şekilde yaralandığını açıklayan HRA gösteriler sırasında tutuklanan kişi sayısının ise 24 bin 266’ya ulaştığı bilgisini paylaştı. HAMANEY ÖLÜMLERİ KABUL ETTİ İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan gösteriler kısa sürede hükümet zıttı protestolara ve şiddet olaylarına dönüşmüştü. Tahran'da halka hitap eden İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney protestolar sırasında binlerce kişinin öldüğünü ilk kez kabul ederek "İsrail ve ABD ile bağlantılı olanlar, iki haftadan uzun süren ve İran'ı sarsan protestolar sırasında büyük hasara yol açtı ve binlerce insanı öldürdü" ifadelerini kullanmıştı.

İRAN’DAN GERİ ADIM: PROTESTOCU ERFAN SOLTANİ İDAM EDİLMEYECEK Haber

İRAN’DAN GERİ ADIM: PROTESTOCU ERFAN SOLTANİ İDAM EDİLMEYECEK

İran’da protestolara katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve idam edileceği ileri sürülen 26 yaşındaki Erfan Soltani ile ilgili yeni bir açıklama yapıldı. İran yargısı, Soltani hakkında ölüm cezası kararı bulunmadığını duyurdu. İran devlet medyasında yer alan haberlere göre, yargı yetkilileri Erfan Soltani’nin idama mahkûm edilmediğini bildirdi. Soltani’nin durumuna ilişkin iddialar, son günlerde uluslararası alanda büyük yankı uyandırmış, çok sayıda insan hakları örgütü ve yabancı hükümetten tepki gelmişti. ABD Başkanı Donald Trump da önceki gün yaptığı açıklamada, İran’da protestocuların idam edilmesine yönelik uygulamaların durdurulacağı yönünde bilgi aldığını söylemişti. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu iyi bir haber. Umarım böyle devam eder” ifadelerini kullanmıştı. İDAM İDDİALARI DÜNYA GÜNDEMİNE OTURMUŞTU Soltani’nin ailesi ve bazı insan hakları kuruluşları, genç protestocunun Ocak ayı başında gözaltına alındıktan kısa süre sonra idama mahkûm edildiğini öne sürmüştü. Bu iddialar, İran’daki protestocuların akıbetine yönelik endişeleri daha da artırmıştı. BÖLGEDE GERGİNLİK SÜRÜYOR Öte yandan Trump’ın, protestocuları korumak için müdahalede bulunabileceği yönündeki açıklamalarının ardından bölgede tansiyon yükselmişti. İran hava sahasının kısa süreliğine uçuşlara kapatılması, olası bir ABD-İran askeri gerilimi endişelerini artırmıştı. İran devlet medyası, hava sahasının daha sonra yeniden açıldığını duyurdu.

İRAN-ABD GERİLİMİ SONRASI GÖZLER ADANA’DAKİ İNCİRLİK ÜSSÜ’NE ÇEVRİLDİ Haber

İRAN-ABD GERİLİMİ SONRASI GÖZLER ADANA’DAKİ İNCİRLİK ÜSSÜ’NE ÇEVRİLDİ

İran’ın, ABD’nin olası bir saldırısı halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini hedef alacağını açıklamasının ardından gözler bir kez daha Türkiye’deki ABD askeri üslerine çevrildi. Bu üslerin başında ise uzun yıllardır tartışmaların odağında yer alan İncirlik Hava Üssü geliyor. İNCİRLİK ÜSSÜ NEREDE, HANGİ ŞEHİRDE VE HANGİ BÖLGEDE? İran ile ABD arasında artan gerilim sonrası Türkiye’deki Amerikan askeri tesisleri yeniden gündeme gelirken, en çok merak edilen başlıkların başında İncirlik Hava Üssü geliyor. Peki İncirlik Üssü nerede, hangi şehirde, hangi bölgede ve neden bu kadar önemli? İNCİRLİK ÜSSÜ NEREDE? İncirlik Üssü, Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz kıyısına yakın stratejik bir noktada yer alıyor. Üs, Adana şehir merkezine yaklaşık 8 kilometre mesafede bulunuyor. Bu konum, hem kara hem de hava ulaşımı açısından büyük avantaj sağlarken, bölgedeki askeri ve lojistik faaliyetlerin merkezinde yer almasını sağlıyor. Üssün kuzeyinde Adana şehir merkezi ve yerleşim alanları, doğusunda tarım arazileri ve doğal alanlar, batısında Akdeniz’e doğru uzanan açık araziler, güneyinde ise kırsal bölgeler bulunuyor. Düzlük ve hafif yükseltilerden oluşan arazi yapısı, havaalanı ve askeri tesislerin inşası için elverişli bir zemin sunuyor. İNCİRLİK ÜSSÜ KONUMU NEDEN STRATEJİK? İncirlik Üssü, Akdeniz’e yakınlığı, Orta Doğu’ya erişim kolaylığı ve Türkiye’nin güney sınırlarına olan mesafesi nedeniyle stratejik öneme sahip. Üs, NATO kapsamında yürütülen hava ve lojistik operasyonlarda kilit rol üstleniyor. Modern pistleri, hangarları ve lojistik tesisleriyle dikkat çeken İncirlik Üssü, hem Türkiye’nin ulusal savunma stratejileri hem de NATO operasyonları açısından bölgedeki askeri hareketliliğin merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. NATO VE ABD AÇISINDAN İNCİRLİK ÜSSÜ İncirlik Üssü, NATO görevleriyle entegre şekilde faaliyet gösteren en önemli üslerden biri olarak kabul ediliyor. ABD’nin Türkiye’deki en büyük askeri tesislerinden biri olan üs, geçmişten bugüne birçok bölgesel operasyonda aktif rol aldı. İRAN’DAN ABD’YE AÇIK TEHDİT: “SALDIRI OLURSA ORTADOĞU’DAKİ ÜSLERİ VURURUZ” İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki protestoları gerekçe göstererek askeri müdahale imasında bulunmasına sert sözlerle yanıt verdi. Erakçi, “Haziran’da yaptığınız hatayı tekrarlamayın” ifadelerini kullanarak, ABD’nin yeni bir saldırı girişiminde bulunması halinde bölgedeki Amerikan üslerinin vurulacağını söyledi. İranlı yetkili, Haziran 2025’te İsrail ve ABD tarafından gerçekleştirilen saldırılara atıfta bulunarak, bu saldırıların ardından İran’ın misilleme kapasitesini açık şekilde ortaya koyduğunu savundu. İran, söz konusu dönemde ABD’nin Katar’daki Al Udeid Hava Üssü’nü hedef almış, ancak hava savunma sistemleri saldırıyı engellemişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.