#işçi

İLKHABER-Gazetesi - işçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, işçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargıtay'dan yıllık izin kararı! Hafta tatili artık izinden düşülmeyecek Haber

Yargıtay'dan yıllık izin kararı! Hafta tatili artık izinden düşülmeyecek

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izinlerin hesaplanmasına ilişkin önemli bir içtihada imza attı. İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi'nde görülen bir dava kapsamında verilen kararda, işçinin yıllık izin kullandığı dönemlere denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden düşülemeyeceği hüküm altına alındı. Karar, işçi ve işverenler açısından emsal niteliği taşıyor. İşçi alacaklarını talep etti Davaya konu olayda bir işçi, farklı dönemlerde çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin alacaklarının ödenmesini talep etti. İşçi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, haftanın altı günü günde 12 saat çalıştığını, resmi tatillerde görev yaptığını ve yıllık izinlerini kullanamadığını ileri sürdü. İşveren ise işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını savunarak yıllık izin alacağı bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme izinlerin kullanıldığını kabul etti İlk derece mahkemesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden gösterilmeksizin sona erdirildiğine karar verdi. Ancak dosyada bulunan izin kayıtlarını inceleyen mahkeme, işçinin iki yıllık çalışma süresi karşılığında hak ettiği 24 günlük yıllık izni kullandığını değerlendirerek izin alacağı talebini reddetti. Adalet Bakanlığı devreye girdi Kararın ardından Adalet Bakanlığı, kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Başvuruda, yıllık izin süresi içerisinde yer alan hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılmasının hukuka aykırı olduğu belirtildi. Bakanlık, işçinin izin kullandığı dönemlerde hafta tatiline denk gelen günlerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yargıtay'dan emsal karar Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerini hatırlatarak önemli tespitlerde bulundu. Kararda, yıllık izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağı vurgulandı. Böylece işçilerin izin haklarının hafta tatili günleri nedeniyle azalmasının önüne geçilmiş oldu. İşçinin 4 günlük izin hakkı ortaya çıktı Yargıtay incelemesinde, işçinin toplam 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu ve kayıtlar üzerinde 28 gün izin kullandığının görüldüğü belirtildi. Ancak kullanılan izin dönemlerinin içinde toplam 4 hafta tatili gününün bulunduğu tespit edildi. Daire, bu günlerin yıllık izin süresinden düşülemeyeceğine hükmederek işçinin fiilen kullanmadığı 4 günlük yıllık izin alacağının bulunduğu sonucuna ulaştı. İşveren ispat etmek zorunda Kararda ayrıca yıllık izin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğu hatırlatıldı. İşverenlerin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer resmi belgelerle kanıtlaması gerektiği vurgulandı. Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor 3 Şubat 2026 tarihinde oy birliğiyle verilen karar, yıllık izin hesabında hafta tatillerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin emsal niteliği taşıyor. Kararla birlikte, yıllık izin kullanan çalışanların izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin ayrıca hesaplanması gerektiği netleşmiş oldu.

Gülnar: Çalışanların kayıpları vakit kaybetmeden giderilmeli Haber

Gülnar: Çalışanların kayıpları vakit kaybetmeden giderilmeli

Her ayın ilk haftası düzenlenen Türk-İş 4. Bölge Başkanlar Kurulu toplantısı, Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar başkanlığında ve Türk-İş’e bağlı sendikaların Adana şube başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda yerel ve ülke gündemindeki gelişmeler ele alındı. Toplantının ardından Başkanlar Kurulu adına açıklamalarda bulunan Edip Gülnar, çalışma hayatına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak yetkililere çağrıda bulundu. “ENFLASYON ÇALIŞAN KESİM ÜZERİNDE CİDDİ BASKI OLUŞTURUYOR” Türkiye’de işçi, memur, emekli ve asgari ücretle çalışan milyonlarca vatandaşın yüksek enflasyon nedeniyle ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Gülnar, alım gücündeki düşüşün çalışma hayatının en önemli sorunlarından biri haline geldiğini söyledi. Savaşlar ve küresel ekonomik krizlerin etkisiyle enflasyonun arttığını vurgulayan Gülnar, bu durumun çalışan kesim üzerindeki baskıyı artırdığını ifade ederek, gelir kayıplarının mutlaka telafi edilmesi gerektiğini dile getirdi. “KAYIT DIŞI ÇALIŞMA MİLYONLARI HAKLARDAN MAHRUM BIRAKIYOR” Edip Gülnar, kayıt dışı çalışmanın halen milyonlarca çalışanı sosyal güvenlik ve sendikal haklardan mahrum bıraktığını belirterek, “ Bu zamana kadar yapılan her görüşmede taşeron çalışanın kadroya alınacağını, örgütlenme önündeki engellerin kaldırılacağı sözü verildi, ancak bu zamana kadar bir arpa boyu mesafe kat edilmedi. Bugün hala birçok iş yerinde sendikal faaliyetlere katıldıkları için emekçi kardeşlerimiz işini kaybetme endişesi yaşamaktadır” ifadelerini kullandı. Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, emeğin korunmadığı, gelir dağılımında adaletin sağlanmadığı ve sosyal devlet mekanizmalarının güçlendirilmediği bir ortamda ne toplumsal barışın ne de sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmayacağını da sözlerine ekledi.

Adana’yı kadın eliyle güzelleştiriyorlar Haber

Adana’yı kadın eliyle güzelleştiriyorlar

Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri, kentin dört bir yanında sürdürdüğü peyzaj ve çiçeklendirme çalışmalarıyla Adana'nın çehresini değiştiriyor. Özellikle kadın çalışanların yoğun emek verdiği çalışmalar kapsamında bulvarlar, kavşaklar, parklar ve yeşil alanlar rengarenk çiçeklerle donatılırken, kent estetiğine katkı sunan uygulamalar vatandaşların da takdirini topluyor. Mevsimin en renkli çiçekleriyle donatılan kavşaklar, refüjler ve yeşil alanlar, şehrin çehresini değiştirirken Adana’ya görsel bir şölen sunuyor. Çalışmalar kapsamında yalnızca çiçek ekimi değil, çevre düzenlemesi, çimlendirme, budama ve peyzaj uygulamaları da titizlikle yürütülüyor. KENTİN HER NOKTASI RENKLENİYOR İLKHABER Gazatesi'nden Bayram Bulut'un haberine göre; Türkiye’nin en sıcak kentlerinden biri olan Adana, yılın büyük bölümünde rengarenk çiçeklerle süslenen parkları, bahçeleri ve bulvarlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle ana arterlerde ve yoğun trafik akışının olduğu kavşaklarda yapılan peyzaj düzenlemeleri, hem sürücülere hem de yayalara daha ferah bir şehir görüntüsü sunuyor. Adana Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında; mevsime uygun çiçek türleri tercih edilirken, modern şehir dokusuna uygun peyzaj tasarımları uygulanıyor. Kavşak noktalarında oluşturulan estetik düzenlemeler sayesinde kent, adeta açık hava bahçesine dönüşüyor. GÜZELLİK EMEKÇİLERİ KADINLAR Kent estetiğine büyük katkı sağlayan çalışmaların arkasında ise belediyenin kadın çalışanları bulunuyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kadın işçiler, yılın her döneminde özveriyle çalışarak Adana’yı güzelleştiriyor. Yaz aylarında kavurucu sıcaklığın altında, kış aylarında ise yağmur, çamur ve soğuk havaya rağmen çalışmalarını sürdüren kadın emekçiler; çiçek ekiminden bakımına, sulamadan çevre düzenlemesine kadar birçok görevi titizlikle yerine getiriyor. Ektikleri çiçeklere adeta gözü gibi bakan kadın çalışanlar, kentin estetik görünümüne katkı sunmanın mutluluğunu yaşarken vatandaşlardan da büyük takdir görüyor. Pandemi döneminde dahi çalışmalarına ara vermeden devam eden ekipler, Adana’nın daha yeşil ve daha yaşanabilir bir kent olması için yoğun mesai harcıyor. HER ŞARTTA GÖREV BAŞINDALAR Sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan ekipler, gün boyunca farklı bölgelerde çalışmalar gerçekleştiriyor. Kimi zaman sıcak asfaltın ortasında refüjlere çiçek diken kadın çalışanlar, kimi zaman da parklarda bakım ve temizlik çalışmaları yapıyor. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın 40 derecenin üzerine çıktığı Adana’da çalışan emekçiler, zorlu hava şartlarına rağmen görevlerini aksatmıyor. Kış aylarında ise yağmur ve çamur içinde çalışmalarını sürdüren ekipler, şehrin her mevsim canlı ve düzenli görünmesi için büyük emek veriyor. BUDAMA ÇALIŞMALARIYLA GÖRSEL ZENGİNLİK Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri yalnızca çiçeklendirme değil, budama çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor. Özellikle parklarda bulunan ağaçlara çeşitli şekiller verilerek yapılan budamalar, ortaya görsel açıdan dikkat çekici görüntüler çıkarıyor. Yuvarlak form verilen ağaçlar ve farklı figürlere dönüştürülen bitkiler, vatandaşların ilgisini çekerken kent estetiğine de önemli katkı sağlıyor. Büyük özen gösterilerek yapılan budama işlemleri sayesinde parklar ve yeşil alanlar daha düzenli ve modern bir görünüme kavuşuyor. HEDEF DAHA YEŞİL BİR ADANA Belediye yetkilileri, sürdürülen çalışmaların temel amacının Adana’daki yeşil alan miktarını artırmak ve vatandaşlara daha yaşanabilir bir çevre sunmak olduğunu belirtti. Kent genelinde stratejik öneme sahip bulvar, cadde ve kavşaklarda peyzaj çalışmalarının artarak devam edeceği ifade edilirken, modern şehircilik anlayışı doğrultusunda çevre düzenlemelerine büyük önem verildiği kaydedildi. Yapılan açıklamada, “Sadece ulaşımı değil, görsel estetiği de ön planda tutan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Daha yeşil, daha renkli ve daha güzel bir Adana için çalışmalarımız sürecek” denildi. VATANDAŞLARDAN TEŞEKKÜR Adanalılar ise kentin dört bir yanında açan rengarenk çiçeklerden memnun olduklarını dile getirdi. Vatandaşlar, belediye ekiplerinin büyük özveriyle çalıştığını belirterek emek veren çalışanlara teşekkür etti. Bazı vatandaşlar, “Kentin daha fazla yeşil alana ihtiyacı var. Belediye çalışanları gerçekten büyük fedakârlıkla görev yapıyor. Yazın sıcağında dışarı çıkamazken onlar güneş altında çalışıyor. Kışın yağmurda, çamurda yine görevlerinin başındalar. Hepsinin emeğine sağlık” ifadelerini kullandı.

Türk-İş Genel Başkanı  Atalay: Tüm emekçilerin yanında olmaya devam edeceğiz Haber

Türk-İş Genel Başkanı Atalay: Tüm emekçilerin yanında olmaya devam edeceğiz

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Adana'da Türkiye Yol-İş Sendikası bünyesindeki Holiday Otel’de Türk-İş’e bağlı Sendikaların Adana Şube Başkanlarının katılımı ile genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı düzenledi. Toplantıya, Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar ve konfederasyona bağlı sendikaların Adana Şube Başkanları katılım sağladı. “TÜM EMEKÇİLERİN SORUNLARINI BİLİYORUZ, ÇÖZMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Toplantıda yaptığı konuşmada çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediklerinin belirten Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Bu zamana kadar çalışma hayatındaki sorunların karşılıklı iyi niyet ve diyalog ile çözülmesinden yana olduk. Ben burada sizlerin sayesinde oturuyorum, tüm enerjimi ve çabamı çalışan emekçinin refahı için harcamak gibi bir zorunluluğum var. Emeklinin, işçinin, asgari ücretlinin, taşeron da çalışanın çözüm beklen sorunları var, tüm sıkıntıları biliyorum, çözmek için var gücümüzle mücadele ediyoruz. Benim ana gündemim işçi, hangi sendikaya üye olduğuna bakmam. Eğer sıkıntıdaysa yanında olmak zorundayım” ifadelerini kullandı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, vergi dilimi sorununun sadece sendikaların değil, tüm Türkiye’nin ortak problemi olduğuna dikkat çekerek, siyasi partilere yaptıkları çağrıların karşılık bulduğunu belirtti. “MECLİS’TE İŞÇİ KÖKENLİ TEMSİLCİ EKSİKLİĞİ VAR” Türkiye Büyük millet Meclisi’ndeki Vekillerin mesleklerine atıfta bulunan Atalay, işçinin halinden ancak işçinin anlayacağına dikkat çeken Genel Başkan Ergün Atalay, “Meclis’te gerçek anlamda işçi kökenli veya sendikacı bir temsilci bulunmuyor. ”Eskiden işçilik yaptım" diyenlerin ötesinde, doğrudan işçinin içinden gelen vekil eksikliği, işçi lehine sağlıklı kararlar alınmasını zorlaştırıyor. Taşeron işçilerin durumu, emekli maaşları, asgari ücret ve EYT gibi bekleyen pek çok sorun hâlâ çözüm bekliyor. Aynı devlet çatısı altında çalışmamıza rağmen, doğum yapan bir memura 24 ay hak tanınırken, işçiye 12 ay tanınıyordu. Neyse ki yeni çıkan kanunla bu yanlıştan dönülmeye başlandı. Böyle bir ayrım kabul edilemezdi” ifadelerini kullandı. Konuşmasının ana gündemine doğrudan "emeği ve işçiyi" koyan Genel Başkan Ergün Atalay, sendika ayrımı gözetmeksizin darda olan tüm çalışanların yanında olduklarını belirtti.

1 Mayıs 2026 Cuma Hutbesi konusu: ''Alın Teri Mukaddestir'' Haber

1 Mayıs 2026 Cuma Hutbesi konusu: ''Alın Teri Mukaddestir''

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde yayımlanan “Alın Teri Mukaddestir” başlıklı Cuma hutbesinde, İslam’ın çalışma hayatına bakışı ele alındı. Hutbede, alın terinin kutsal olduğu belirtilerek, hem işçilere hem de işverenlere sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı. 1 MAYIS 2026 CUMA HUTBESİ ALIN TERİ MUKADDESTİRMuhterem Müslümanlar! İslam; kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dinidir. Dinimiz, bütün insanlığı; iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bizleri çalışmaya şöyle teşvik etmektedir: “Sizden birinizin, urganıyla sırtında bir bağ odun satması, böylece Allah’ın onun itibarını koruması, verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden bir şeyler istemesinden daha hayırlıdır.”[1] Aziz Müminler! Bugün, dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek ifade edelim ki, biz Müslümanlar da bu yanlış gidişattan nasibimizi almaktayız. Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis, Allah’ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki, biz Müslümanlar; ticaretimizde, alış-verişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız. Kıymetli İşçi ve İşveren Kardeşlerim! İşyerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hâkim olduğu birer ‘emniyet yurdu’ haline getirmek, herkesin ortak görevidir. Bununla birlikte işçi; Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Allah Teâlâ, işinizi en güzel şekilde yapmanızdan hoşnut olur”[2] nasihatine kulak vermeli; işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı işyerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli; evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise; Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Her kimin yanında kardeşi çalışırsa, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerini aşan işler yüklemeyin”[3] emri gereğince, işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın; sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır. Değerli Müminler! İşveren ya da işçi olmanın, insani açıdan hiçbir üstünlüğü yoktur. Allah katında insanların en faziletlisi; imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi; hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: “Allah’ın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap...”[4] [1] Buhârî, Zekât, 50. [2] Beyhakî, Şüabü’l-îmân, 4/334. [3] Buhârî, Îmân, 22. [4] Kasas, 28/77. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü Görüntü:AA

İşyerinde ayrım yapan yandı: İşverenlere 4 aylık ücret kadar tazminat şoku! Haber

İşyerinde ayrım yapan yandı: İşverenlere 4 aylık ücret kadar tazminat şoku!

İş hukukunda ayrımcılık yasağı ve eşit davranma borcu, uygulamada sıkça tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İştar Urhanoğlu, ayrımcılık tazminatının kapsamını ve hangi durumlarda gündeme geldiğini anlattı. Prof. Dr. İştar Urhanoğlu, iş hukukunda eşitlik ilkesinin mutlak değil, nispi bir ilke olduğuna dikkat çekerek, bu yükümlülüğün aynı veya benzer durumda bulunan işçiler için geçerli olduğunu belirtti. İşverenin, işin niteliği, uzmanlık, öğrenim ve kıdem gibi objektif nedenlerle farklı uygulamalara gidebileceğini ifade eden Urhanoğlu, buna karşılık ırk, etnik köken, cinsiyet, din ve mezhep gibi nedenlerle ayrım yapılmasının kesin biçimde yasak olduğunu vurguladı. Hamile kadın işçiler, çocuklar ve gençler için getirilen koruyucu düzenlemelerin eşit davranma borcuna aykırılık oluşturmadığını belirten Urhanoğlu, bu farklılıkların yasal zorunluluklardan kaynaklandığını hatırlattı. Ayrımcılık tazminatının, işverenin eşit davranma yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde gündeme gelen özel bir tazminat türü olduğunu ifade eden Urhanoğlu, “Bu tazminat işçinin dört aya kadar ücreti tutarındadır. Hakim, olayın özelliğine göre ayrımcılığın ağırlığını, işçinin işyerindeki konumunu ve kıdemini dikkate alarak miktarı belirler” dedi. Urhanoğlu, ayrımcılığa örnek olarak şu uygulamaları sıraladı: Kadın işçinin hamileliği nedeniyle işten çıkarılması Aynı işi yapan sendika üyesi işçilere daha düşük ücret verilmesi Belirli süreli işçilerin, objektif neden olmaksızın sosyal haklardan yararlandırılmaması Aynı kıdem ve pozisyondaki işçilerden yalnızca bir grubun terfi ettirilmesi İşe alımda “erkek aday tercih edilir” şeklindeki ilan ve uygulamalar Ayrımcılığa uğrayan işçinin, tazminatın yanı sıra yoksun kaldığı ikramiye, sosyal yardım ve zam gibi haklarını da talep edebileceğini belirten Urhanoğlu, sendikal nedenli ayrımcılıkta ise sendikal tazminatın gündeme geldiğini, bu durumda ayrımcılık tazminatıyla birlikte talep edilemeyeceğini ifade etti. Mevcut düzenlemenin teorik olarak koruyucu olduğunu ancak uygulamada yeterince caydırıcı olmadığını savunan Urhanoğlu, dört aylık ücret sınırının özellikle büyük işverenler açısından yetersiz kaldığını dile getirdi. Urhanoğlu, daha etkili bir koruma için alt sınır getirilmesi, üst sınırın artırılması ve manevi tazminatın da değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

OKULLARA SABİT PERSONEL GELİYOR! 81 İLDE TEMİZLİK VE GÜVENLİK ALIMI İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Haber

OKULLARA SABİT PERSONEL GELİYOR! 81 İLDE TEMİZLİK VE GÜVENLİK ALIMI İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla, Milli Eğitim Bakanlığı okullardaki personel istihdamında köklü bir değişikliğe hazırlanıyor. 2026 yılı itibarıyla Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında yürütülen geçici temizlik ve güvenlik görevlisi uygulaması kaldırılarak, yerine daha sabit ve uzun süreli bir model getirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye genelindeki tüm il, ilçe ve köy okullarını kapsayacak yeni sistem için hazırlıklar sürüyor. Yıllardır geçici görevlendirme esasına dayanan TYP modelinin, okulların sürekli temizlik ve güvenlik ihtiyacını karşılamada yetersiz kaldığı değerlendirilirken, bu nedenle daha istikrarlı bir istihdam yapısına geçilmesi hedefleniyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada yeni modele ilişkin önemli mesajlar verdi. Tekin, “Sayın Cumhurbaşkanımızın müdahalesiyle 2026 yılı bahar yarıyılı başı itibarıyla TYP’yi kaldırıp, farklı bir modelle personel alımı yapacağız. Kadrolu değil ama sabit bir sistem olacak. Bu sorunu çözmüş olacağız” ifadelerini kullandı. KADROLU DEĞİL, SABİT VE SÜREKLİ GÖREVLENDİRME Yeni istihdam modelinde alınacak personelin kadrolu kamu işçisi statüsünde olmayacağı belirtildi. Ancak görevlilerin, aynı okulda sabit şekilde çalışacağı, yıl içinde sürekli değişime uğramayacağı ifade edildi. Uygulamanın “mevsimlik personel” statüsünde yürütülmesinin planlandığı, bu kapsamda görevlilerin okulların açık olduğu yaklaşık 9 ay boyunca görev yapacağı, yaz tatilinde ise çalışmayacağı aktarıldı. Maaşların ise kadrolu kamu işçisi maaşlarından daha düşük olacağı öngörülüyor. 81 İLDE UYGULANACAK Sabit temizlik ve güvenlik görevlisi alımı 81 ilin tamamında uygulanacağı bildirildi. Başvuru sürecinin Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu koordinasyonunda yürütüleceği, altyapı ve mevzuat çalışmalarında sona yaklaşıldığı kaydedildi. BAŞVURULAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK? Kulis bilgilerine göre başvuruların, yarıyıl tatilinin ardından ocak ayı sonunda başlaması bekleniyor. Ancak yeni sistemin tüm ayrıntıları henüz netleşmedi. Başvuru takvimi, kontenjan dağılımı ve nihai şartların resmi ilanla kamuoyuna duyurulacağı ifade ediliyor. BAŞVURU ŞARTLARI NASIL OLACAK? Resmi açıklama henüz yapılmamış olsa da, başvuru koşullarının genel hatlarıyla şu kriterleri içermesi bekleniyor: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak 18 yaşını doldurmuş olmak En az ilkokul mezunu olmak Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olmak Temizlik veya güvenlik görevine uygun sağlık şartlarını taşımak Güvenlik görevlileri için gerekli sertifika ve belgeleri bulundurmak RESMİ DUYURU BEKLENİYOR Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan değerlendirmelerde, sistemin detaylarının kısa süre içinde netleşeceği ve resmi ilanların yayımlanacağı belirtildi.

Göçük altındaki işçiyi kurtarma çalışmaları günlerdir devam ediyor Haber

Göçük altındaki işçiyi kurtarma çalışmaları günlerdir devam ediyor

Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Çaltı köyü mevkiinde bulunan Fimar Madencilik’e ait demir madeninde göçük oldu. Pazartesi günü 16.30 sıralarında meydana gelen Göçükte sahada görev yapan şantiye müdürü Sabri Yıldırım toprak altında kaldı. Yapılan ihbar üzerine bölgeye arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Yer yer toprak kaymasının devam ettiği madendeki çalışmalar aralıklarla sürüyor. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, maden ocağında meydana gelen göçük olayı sonrası bölgeyi ziyaret ederek devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Madende açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, ihbarın ardından tüm ekiplerin harekete geçtiğini ifade ederek "Bildiğiniz üzere geçtiğimiz pazartesi günü akşam saatlerinde şu anda içerisinde bulunduğumuz Fimar Maden İşletmesi'nde bir iş kazası meydana geldi. Sorumlu şantiye müdürümüzün heyelan risk azaltma çalışmalarını sahada denetlerken ayağının kayması ve heyelanlı bölgeye düşmesi neticesinde meydana geldi. Kaza ihbarının alınmasının hemen akabinde tüm ekiplerimiz, tüm birimlerimiz harekete geçti" dedi. "Toprak hareketi devam ediyor" Şantiye müdürünün düştüğü alanda toprak hareketinin devam ettiğini ifade eden Vali Şimşek "AFAD, jandarma, sağlık, itfaiye birimlerimiz olay yerine intikal ederek arama kurtarma çalışmalarına başladı. Ancak şu ana kadar maalesef bir netice elde edemedik. Çünkü sizlerde görüyorsunuz hemen arkamızda şantiye müdürümüzün düştüğü bölge bir heyelan bölgesi ve sürekli toprak hareketleri var. Sürekli taşlar yuvarlanıyor, topraklar kayıyor bu bölgede. Çok riskli ve zor bir bölge" ifadelerini kullandı. Adli ve idari soruşturma başlatıldı Kazayla ilgili adli ve idari soruşturmanın başlatıldığını ifade eden Şimşek "Biz de bir taraftan çalışan arkadaşlarımızın da can güvenliğini düşünmek durumundayız. Şartlar elverdiği ölçüde çalışmalarımız yürütülecek. İnşallah kısa sürede bir sonuca ulaşırız diye ümit ediyorum. Ben şantiye müdürümüzün ailesine sabırlar diliyorum. Firmamıza geçmiş olsun dileklerimde bulunuyorum. Bir taraftan da adli ve idari soruşturma kazayla ilgili başlatılmış durumda" diye konuştu. Vali Yılmaz Şimşek, göçük oluşan madende 60 personelin görev aldığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.