#İstanbul Bilgi Üniversitesi

İLKHABER-Gazetesi - İstanbul Bilgi Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Bilgi Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüzlerce öğrenciyi ilgilendiriyor: YÖK’ten İstanbul Bilgi Üniversitesi açıklaması Haber

Yüzlerce öğrenciyi ilgilendiriyor: YÖK’ten İstanbul Bilgi Üniversitesi açıklaması

YÖK'ten yapılan açıklamada, 25 Mayıs tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile "21 Mayıs tarihli İstanbul Bilgi Üniversitesi eğitim faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın" yürürlükten kaldırıldığı anımsatıldı. Konuyla ilgili kayyım heyetinin raporu ve YÖK'ün değerlendirmesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a arz edildiği aktarılan açıklamada, üniversitenin mali, idari ve kurumsal yapısına ilişkin sürecin yakından takip edilerek kapsamlı bir değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın, gençlerimizin ve ailelerinin beklentilerine ilişkin güçlü hassasiyeti doğrultusunda kamu yararı, yükseköğretim sistemimizin istikrarı ve hiçbir öğrencimizin mağduriyet yaşamaması için sürecin yeniden ele alınmasına ve üniversitenin eğitim öğretim faaliyetlerine kesintisiz şekilde devam etmesine karar verildi." ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığınca, İstanbul Bilgi Üniversitesinin mali yapısının koruma altına alındığına işaret edilen açıklamada, başta 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu olmak üzere her türlü mevzuata tam uygunluk sağlandığı ve üniversitede halihazırda 22 bin öğrenci, 1100 akademik ve idari personel, 1000 kısmi zamanlı akademik personel, stajyer ve çalışan öğrenci bulunduğu bilgisine yer verildi. "CUMHURBAŞKANIMIZ, ÖĞRENCİLERİMİZİN MAĞDURİYET YAŞAMASINA İZİN VERMEMİŞTİR" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "İlk süreç, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken hukuki bir işlemdi. Ancak sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamasına izin vermemiş, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir."

Resmi Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesinin iptal kararı kaldırıldı Haber

Resmi Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesinin iptal kararı kaldırıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına karar verildi. Karar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11'inci maddesi gereğince alındı. YÖK BAŞKANI ÖZVAR'DAN PAYLAŞIM Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim öğretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, öğrencilerin eğitim hayatının aksamaması, ailelerinin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarının haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirdiğini kaydeden Özvar, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir. İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum."

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin öğrencilerine yeni üniversite Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin öğrencilerine yeni üniversite

Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversiteleri arasında gösterilen İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında dikkat çeken karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasıyla birlikte binlerce öğrencinin geleceği gündem olurken, YÖK mevzuatı kapsamında öğrencilerin eğitim haklarının korunacağı belirtildi. 1996 yılından bu yana eğitim faaliyetlerini sürdüren İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından üniversitenin akademik geleceği ve öğrencilerin durumuna ilişkin detaylar netleşmeye başladı. Kayyum sürecinin ardından kapatma kararı geldi Üniversitenin bağlı bulunduğu vakfa geçtiğimiz yıl kayyum atanmıştı. 2019 yılında Can Holding bünyesine geçen kurum, holding hakkında yürütülen soruşturmalar sonrası kayyum denetimine alınmıştı. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla mevcut mütevelli heyeti görevden uzaklaştırılırken yerine yeni yönetim atanmıştı. Süreç boyunca öğrencilerin eğitim faaliyetlerinin devam edeceği açıklansa da son kararla birlikte üniversitenin faaliyetleri tamamen sona erdi. Öğrenciler eğitimlerine Mimar Sinan’da devam edecek Yükseköğretim Kurulu mevzuatına göre vakıf üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılması öğrencilerin eğitim hakkını sona erdirmiyor. Bu kapsamda “garantör üniversite” sistemi devreye alındı. Yapılan açıklamaya göre Bilgi Üniversitesi öğrencileri eğitim hayatlarına Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde devam edecek. Öğrencilerin diploma ve akademik haklarının da güvence altında olacağı belirtildi. Gözler YÖK’ten gelecek açıklamada Kararın ardından öğrencilerin kayıt, transkript, bölüm geçişleri ve diploma süreçlerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. Akademik ve idari personelin durumunun da YÖK ve yeni yönetim tarafından belirleneceği ifade edildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi sahibi kim, neden kapatıldı? İşte tüm merak edilenler Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi sahibi kim, neden kapatıldı? İşte tüm merak edilenler

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan faaliyet izni kaldırma kararı gündeme bomba gibi düştü. Kurucu vakfına kayyım atanan üniversiteyle ilgili gelişmenin ardından binlerce öğrenci, veli ve mezun “Bilgi Üniversitesi kapandı mı?”, “Öğrenciler ne olacak?” ve “Garantör üniversite süreci nasıl işleyecek?” sorularına yanıt aramaya başladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi neden kapatıldı? Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi kapsamında kaldırıldı. Süreç, Can Holding’e yönelik başlatılan soruşturma sonrası hız kazandı. Operasyon kapsamında üniversitenin bağlı olduğu yapıya kayyım atanırken, ardından üniversitenin faaliyet izninin kaldırılması kararı yayımlandı. Bilgi Üniversitesi tamamen kapandı mı? Resmi Gazete kararıyla üniversitenin faaliyet izni kaldırılmış olsa da öğrencilerin eğitim hayatının tamamen sona ermeyeceği belirtiliyor. Daha önce Erol Özvar tarafından yapılan açıklamada eğitim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürüleceği ifade edilmişti. Şimdi gözler Yükseköğretim Kurulu’nun uygulayacağı garantör üniversite sürecine çevrildi. Bilgi Üniversitesi öğrencilerine ne olacak? YÖK mevzuatına göre, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinde öğrencilerin mağdur olmaması için “garantör üniversite” sistemi devreye giriyor. Bu sistem kapsamında öğrenciler eğitim hayatlarına belirlenen devlet üniversitesi bünyesinde devam edebiliyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi için daha önce garantör üniversite olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ismi gündeme gelmişti. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği ve öğrencilerin hangi üniversiteye aktarılacağına ilişkin resmi açıklamanın YÖK tarafından yapılması bekleniyor. Bilgi Üniversitesi’nin kaç öğrencisi var? 1996 yılında kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, bugün 20 bini aşkın öğrenciye ve 70 binden fazla mezuna sahip bulunuyor. Üniversite bünyesinde; 8 fakülte 3 enstitü 3 meslek yüksekokulu 150’den fazla lisans ve ön lisans programı yer alıyordu. Bundan sonra süreç nasıl işleyecek? YÖK’ün ilerleyen günlerde öğrencilerin aktarım süreci, diplomaların geçerliliği, akademik takvim ve garantör üniversite detaylarına ilişkin resmi açıklama yapması bekleniyor. Öğrencilerin eğitim haklarının korunacağı ve akademik faaliyetlerin kontrollü şekilde sürdürüleceği belirtiliyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi migren ağrılarına doğal çözüm geliştirdi Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi migren ağrılarına doğal çözüm geliştirdi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencisi Yusuf Sayın, migren hastalarının ağrılarını hafifletmek için geliştirdiği MigRelieve adlı tamamlayıcı tıbbi ürünle dikkat çekti. Mezuniyet projesi olarak sunduğu MigRelieve, sıcak kompres, soğuk kompres ve titreşim terapisi olmak üzere üç farklı mod sunarak migren ağrısını doğal yöntemlerle hafifletmeyi amaçlıyor. 15 dakikalık seanslar halinde çalışan cihaz, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve ilaç bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Yusuf Sayın, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Er, Refik Burak Atatür, Suat Batuhan Esirger ve Yetkin Yazıcı’nın danışmanlığında geliştirdiği MigRelieve ile ilgili şunları söylüyor:"Cihazı tasarlarken migren hastalarıyla bireysel görüşmeler yaparak çeşitli rahatlama yöntemlerini inceledim ve kullanıcı analizi yaparak hastaların ihtiyaçlarını belirledim. Doktorlar ve uzmanlarla görüşmeler yaparak migren ağrısının fizyolojik etkilerine göre cihazımı geliştirdim. Mod seçeneklerini, soğuk kompres, sıcak kompres ve ritmik titreşim gibi migren ağrısını hafifletmede etkili olan yöntemlerden seçtim. Tasarımımın ergonomik ve kullanıcı dostu olmasına özen gösterdim." Yusuf Sayın, “Annemin migren ağrılarından yola çıktım” Projeyi tasarlarken annesinin yıllardır yaşadığı şiddetli migren ağrılarından yola çıktığını belirten Yusuf Sayın şunları söyledi: “Annem migren hastası ve onun zor anlarını büyürken gözlemledim, hayattan kopmuş gibi davranıyor ve çok fazla ilaç tüketiyordu. Bu deneyim, annem gibi şiddetli baş ağrısı çeken insanlar için ilaç kullanmadan ağrılarını hafifletebilecekleri ve günlük aktivitelerine devam edebilecekleri bir çözüm bulmayı amaçlayan bir ilham kaynağı oldu.” Sayın, önümüzdeki dönemde mühendislerle ve doktorlarla işbirliği yaparak MigRelieve’i ticarileştirmeyi arzu ettiğini belirtti. Özlem Er, “Tasarım süreci boyunca da bu kişilerden geribildirim almaya devam ediyorlar” Proje danışmanlarından İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özlem Er, “İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Bitirme Projeleri’nde öğrencilerimiz kendilerinin tespit ettikleri problemlerin çözümlerine yönelik tasarım önerileri geliştiriyor. Bizler ders yürütücüleri olarak onları araştırmaya ve doğru sorular sormaya yönlendiriyoruz. Her öğrenci kendi tespit ettiği problem alanında bilgisi olan, söz konusu problemi bizzat deneyimleyen kişilere ulaşıyor, onlardan bilgi ve görüş alıyor. Tasarım süreci boyunca da bu kişilerden geribildirim almaya devam ediyorlar” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden "Çoklu Krizler Çağında Çocuğun İyi Olma Halini Düşünmek" Paneli Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden "Çoklu Krizler Çağında Çocuğun İyi Olma Halini Düşünmek" Paneli

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, ÇOÇA, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'ne yaklaşılırken "Çoklu Krizler Çağında Çocuğun İyi Olma Halini Düşünmek" başlıklı bir panel düzenledi. santralistanbul Kampüsü'nde düzenlenen panelde İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, Prof. Dr. Emre Erdoğan, Doç. Dr. Başak Akkan ve ÇOÇA Koordinatörü Gözde Durmuş söz aldı. TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini̇ Destekleme Programı kapsamında yürütülen "Krizler Çağında Çocuk Olmak: Türkiye'de Pandemi Sonrasında Çocukların İyi Olma Halini Yeniden Düşünmek" başlıklı proje kapsamında düzenlenen panelde savaşlar, iklim krizi, salgın ve afetler, ekonomik kriz, göçler gibi günümüzün çoklu kriz ortamında çocukların hak ve ihtiyaçları ele alındı. Projenin aşamalarının da tanıtıldığı panelde, bu alanda kapsayıcı bilgileri ve yayınları içeren internet sitesi (http://cocuguniyiolmahali.bilgi.org.tr) de tanıtıldı. - "Krizler yapısal eşitsizlikleri belirginleştiriyor" Açıklamada paneldeki konuşmasına yer verilen Doç. Dr. Başak Akkan, günümüzde farklı krizlerin bir örüntü içerisinde geliştiğini ve bu nedenle yaşanan sürecin çoklu krizler kavramıyla adlandırıldığını belirtti. Akkan, "Özellikle çocuğun iyi olma hali bağlamında baktığımızda krizlerin tüm toplumsal gruplar tarafından aynı şekilde deneyimlenmediğini görüyoruz. Eşitsizliği yaşayan daha kırılgan gruplar için krizler bir süreklilik, bir yaşam biçimi halini alabiliyor. Çocukların sınıfı, toplumsal cinsiyeti, engelli olup olmaması gibi durumlar krizi deneyimleme biçimini de belirleyebiliyor. Krizler yapısal eşitsizlikleri ve güç dengesizliklerini belirgin hale getiriyor. Biz özellikle kesişimsel eşitsizlikler bağlamından çocukların durumunu ele almak amacıyla kapsamlı bir çalışmaya odaklandık." ifadelerini kullandı. - "Çocuklar geleceği tahayyül edemiyor" Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci de savaşların, iklim krizinin, yaşanan doğal ve doğal olmayan afetlerin ağır etkilerinin ön plana çıktığı ortamlarda en kırılgan gruplardan olan çocukların durumunu ele almanın çok hayati olduğuna dikkati çekti. Çocukların hem bugününün hem de yarınının tehdit altında olduğunu vurgulayan Semerci, içinde bulunulan belirsizlik ortamının çocukların ihtiyaçlarını ve haklarını merkeze ele alarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Semerci, salgın döneminde yaptıkları iki araştırmada çocukların yaşam memnuniyetinde ciddi bir düşüş gözlemlediklerini belirterek, "Gelecek tahayyülünün kaybolması, çocukların geleceği düşünememesi araştırmalarımızdaki en önemli bulgularımızdan. Çocukların büyüyünce ne olacaksın sorusu dahil olmak üzere geleceği tahayyül etmekte zorlanmaları çok ciddi bir problem. Yine çocukların kaygı düzeyinin arttığını, yalnızca kendileri için değil, sevdikleri için de bir kaygı bulutu içinde yaşadıklarını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Emre Erdoğan ise dünyada kriz ve çocukluğa ilişkin yapılan akademik çalışmalarda salgınla birlikte bir artış gözlendiğini kaydetti. Erdoğan, "Bu konuda yapılan çalışmaların çoğunlukla gelişmiş kuzey ülkelerinde yapıldığı ve bu ülkelere odaklandığını görüyoruz. Oysa krizlerden en fazla etkilenenler, dünyanın gelişmekte olan bölgelerinde yaşıyorlar. Bu da özellikle çocuklar açısından kırılganlığın gerçek düzeyini anlamamızı engelliyor." açıklamasında bulundu. - "Yaşadığımız krizler çocuk hakları krizidir" BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi Koordinatörü Gözde Durmuş da 20 Kasım 1989'da kabul edilen BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (BM ÇHS) 34. yılına girerken savaşlar, iklim krizi, salgının ve depremin etkilerinin çocukların yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklara erişimini tehdit ettiğini aktardı. Durmuş, "Yaşadığımız tüm bu krizleri bir çocuk hakları krizi olarak ele almamız gerekiyor, çünkü bu krizlerin hepsi çocukları derinden etkiliyor. Bu dünyayı birlikte paylaşıyoruz ve çocuk hakları perspektifinden bakmak zorundayız. Bu bir yükümlülük çünkü çocuğun üstün yararı ilkesi bize bunu söylüyor." ifadelerini kullandı.

Uzmanından diyabet hastası profesyonel sporculara öneriler Haber

Uzmanından diyabet hastası profesyonel sporculara öneriler

İSTANBUL (AA) - İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hande Seven Avuk, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü'nde diyabet hastası sporculara önerilerde bulundu.Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Avuk, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü'nde diyabetli profesyonel sporcular için açıklamalarda bulundu.Dünyada her 12 kişiden birini etkileyen, kontrol altına alınamadığı durumlarda önemli sağlık sorunlarına yol açan diyabetin profesyonel spor yapmaya engel olmadığını belirten Avuk, dünyada farklı spor dallarında diyabetli pek çok profesyonel sporcunun sportif kariyerlerini başarıyla sürdürdüğünü ve bu sporcuların öncelikle diyabeti ve kendilerini iyi tanıması gerektiğini vurguladı. Avuk, diyabetin türü ne olursa olsun tedavisi sağlıklı beslenme, egzersiz ve ilaç tedavisinin birleşiminden oluştuğunu aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeterli ve dengeli beslenme insanların ihtiyaç duyduğu besinleri vücuda ihtiyaçları ölçüsünde almasıdır. Özellikle, besinlerin içeriğindeki karbonhidratların diyabetle ilişkisi bir hayli yakındır. Şeker, ekmek, makarna, pilav, meyve, sebze, kurubaklagil gibi besinlerde bulunan karbonhidratlar vücudun öncelikli enerji ihtiyacını karşılar. Beslenmeyle alınan bu yakıtlar sindirildikten sonra glikoza yani kan şekerine dönüşür, kanda şeker yükselir ve hücrelerimiz enerji ihtiyacını karşılar. Tip 1 diyabetli bireylerin artan kan şekerini karşılayacak insülini dışarıdan tedavi olarak alması gerekir. Bu nedenle diyabetli bir birey aslında 'hasta' değildir ve herkesin dikkat etmesi gerektiği gibi sağlıklı beslenmeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır."- Diyabet hastalarının spor yaparken dikkat etmesi gerekenlerSeven Avuk, diyabet hastalarının spor yaparken dikkat etmesi gereken noktaların altını çizerek, diyabetli sporcuların kan şekeri takibi yapmasını, antrenmana ve ölçülen kan şekerine göre ne kadar karbonhidrat tüketmelerini çok iyi bilmeleri gerektiğine dikkati çekti. Diyet, insülin ve egzersiz programı değişkenlerinin diyabetli sporcular için düzenli olmasının en önemli kural olduğunu kaydeden Avuk, "Egzersize veya antrenmana başlamadan önce kan şekeri ölçümü yapılmalı ve kan şekeri değerlerinin normal seviyede olmasına özen gösterilmelidir. Doktor ya da diyetisyenden antrenman veya müsabaka sırasında alınması gereken insülin dozunun ne olduğunu mutlaka öğrenilmeli. Uygun bir diyet ve sporcu beslenmesi konusunda deneyimli bir diyetisyenden yardım alınmalı. Sezon öncelerinde ise mutlaka detaylı bir doktor kontrolünden geçilmeli." ifadelerini kullandı.Avuk, düşük kan şekeri olan hastaların özellikle dağcılık, dalış gibi minimum hata payı ile yapılan bireysel sporlarda dikkat ve konsantrasyon için kan şekerinin ani düşmesini önlemesi gerektiğini belirterek, "Kan şekeriniz 100 mg/dl altında ise egzersize başlamayın. Egzersiz süreniz için yeterli vakit varsa tahıllı sandviç, meyve, süt gibi besinlerden oluşan; yeterli vaktiniz yok ise basit şekerlerden oluşan bir ara öğün tüketin." açıklamasında bulundu. Hande Seven Avuk, yüksek kan şekeri olan hastaları da eğer kan şekeri, antrenman öncesi 270-290 mg/dl ise ve ayrıca idrarda keton varsa insülin etkisini gösterene kadar 1-2 saat egzersiz yapmaması konusunda uyardı.

Doğa Koleji Sürdürülebilirlik Buluşmaları İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde gerçekleşti Haber

Doğa Koleji Sürdürülebilirlik Buluşmaları İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde gerçekleşti

İSTANBUL (AA) - Doğa Koleji Ekoloji ve Rehberlik Bölümleri iş birliği ile "Sürdürülebilirlik Buluşmaları"nın İstanbul ayağı İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.Doğa Koleji'nden yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği, çevre kirliliği, enerji ve su sıkıntısı, gıda kıtlığı gibi gerçeklerin yaşandıkça günlük yaşantıda çoğu davranışı değiştirmek, çocuklarda da "sürdürülebilirlik" konusunda farkında olmalarını sağlamak zorunlu hale geliyor.Çevreyi, doğayı ve canlıları korumayı görev edinen ve sosyal sorumluluk projeleriyle öğrencileri bilinçlendirmeyi amaçlayan Doğa Koleji, 270 ilkokul öğrencisi ve 50'den fazla öğretmenin katılımıyla Sürdürülebilir Buluşmaları'nı gerçekleştirdi.İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde gerçekleşen sempozyumda "Kurumsal sürdürülebilirlik nedir?", "Kurumsal sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları nelerdir?" ve "Markaların kurumsal sürdürülebilirlik politikaları nelerdir?" sorularının cevaplarını öğrenciler konunun gerçek muhataplarından öğrendiler.Duracell, H&M ve Migros markalarının sürdürülebilirlik çalışmalarıyla ilgili yaptıklarını paylaşmak üzere, Duracell Genel Müdürü Mehmet Kerem Sinanoğlu, H&M Ülke Müdürü Müge Arpacıoğlu ve Migros Sürdürülebilirlik Sorumlusu Elif Sansarcı Sönmez öğrencilerle bir araya geldi.- "Sizler geleceğimizi değiştirecek o çocuklar olacaksınız"Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Doğa Koleji Ekoloji Bölüm Başkanı Merve Topçuoğlu, ekolojik okuryazar nesillerin geleceği değiştireceğini belirterek, "Sizler geleceğimizi değiştirecek o çocuklar olacaksınız. Sizlerin Ekolojik Okuryazar bireyler olmalarını önemsiyoruz. Çünkü ekolojik okuryazar nesiller, insanların doğa üzerindeki olumsuz baskısını, gezenimizin sağlığını dolayısı ile insanlığın geleceğini olumlu yönde etkileyecek olan kişiler olacaktır. Sizler doğanın egemeni değil doğanın bir parçası olarak, etkileşimli yaşam davranışları geliştirerek doğanın en güzel canlıları olacaksınız." ifadelerini kullandı.Doğa Koleji Okul Öncesi-İlkokul Rehberlik Bölüm Başkanı Büşra Aparan Akın da sürdürülebilir doğa koruma projeleri üretmenin ve üretilen projelerin ruhunun yaşanılması ve yaşatılması adına motivasyonun olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.Duracell Genel Müdürü Mehmet Kerem Sinanoğlu ise sürdürülebilirliğin bir davranış doğurmak olduğuna dikkati çekerek, "İlk olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Az çok demeden yapabileceklerimizi bilmeli ve uygulamalıyız. Piller, içerisinde eşsiz madenler bulunduran ve yüzde 100 geri dönüşümü yapılabilir ürünler. Asla doğaya atılmaması gerektiğini biz savunuyoruz siz gençlerimizden de bunu yaygınlaştırmanızı bekliyoruz." açıklamasında bulundu..H&M Ülke Müdürü Müge Arpacıoğlu da sürdürülebilirlik adına bireylere düşen görevlerin yanında hükümetlere ve kurumlara düşen görevlerin de olduğunu hatırlattı.Arpacıoğlu, "H&M olarak 2030'a kadar verdiğimiz sözleri yerine getirmek adına çalışıyoruz. Tekstil atıkları ve bunların değerlendirilerek yeniden kullanılmasına yönelik Take Care çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Sürdürülebilirlik çalışmalarında teknolojik gelişmelerin takibi de bu anlamda uçsuz bucaksız imkân sağlıyor. Bu konuda siz öğrencilerinde çalışması, düşünmesi, hayal etmesi çok değerli." değerlendirmesinde bulundu.Migros Sürdürülebilirlik Sorumlusu Elif Sansarcı Sönmez de Migros olarak, çalışmalarını sürdürdüklerini kaydederek, "Gıda güvenliği, kalite, hijyen ve tedarikçi denetimlerimizle ilgili çalışmalarımıza müşterilerimize ve paydaşlarımıza "İyi Gelecek", iklim değişikliğiyle mücadele, atık yönetimi, ambalaj atıklarının toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması kapsamındaki çalışmalarımıza ise Dünyamıza İyi Gelecek sloganımızla sürdürülebilirlik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Sorumluluklarımız büyük siz gelecek nesillere bayrağı teslim ettiğimizde içimiz rahat olacak." ifadelerini kullandı.

Doğa Koleji ile Bilgi Üniversitesi'nden Cumhuriyet Balosu Haber

Doğa Koleji ile Bilgi Üniversitesi'nden Cumhuriyet Balosu

Doğa Koleji'nden yapılan açıklamaya göre, Doğa Koleji ile İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhuriyet'in 100. yılını 110 yılık Enerji Müzesi'nde kutladı. Enerji Müzesi'nde gerçekleştirilen balonun açılışı İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı-Doğa Koleji Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Remzi Sanver ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan tarafından yapıldı. Baloya Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Can, Doğa Koleji İcra Kurulu Üyesi Gökhan Alpözü, Doğa Koleji Yüksek İstişare Kurulu, Doğa Koleji yöneticileri, İstanbul Bilgi Üniversitesi akademisyenleri ve yöneticileri katıldı. Tarihi mekanın atmosferinde, Doğa Koleji öğretmenlerinin ve öğrencilerinin aylar öncesinden hazırlıklarına başladıkları drama, zeybek, vals sahne gösterileri ve müzik öğretmenlerimizin seslendirdiği "Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar" mini konseriyle davetlilere unutulmaz anlar yaşatıldı. Baloya katılan davetliler Cumhuriyet marşlarına büyük bir coşkuyla eşlik ettiler. Açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji'nin Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'in devrim ve değerlerinin korunması ve geliştirilmesi için üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilinciyle Cumhuriyet'in kazanımlarından ödün vermeden, Cumhuriyet'in kurucu değerlerine ve devrimlerine bağlı olarak daha nice nesilleri yetiştirmeye devam edeceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.