#istatistik

İLKHABER-Gazetesi - istatistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, istatistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de yaşlı nüfus 9,5 milyonu aştı Haber

Türkiye’de yaşlı nüfus 9,5 milyonu aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Yaşlılar 2025” raporu, Türkiye’de yaşlı nüfusun hızla arttığını ortaya koydu. Son beş yılda önemli bir artış gösteren 65 yaş ve üzeri nüfus, demografik yapının değiştiğini gözler önüne serdi. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişiye yükseldi. Böylece yaşlı nüfus son beş yılda %20,5 oranında artış gösterdi. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı da yükseldi. 2020 yılında %9,5 olan yaşlı nüfus oranı, 2025 yılında %11,1’e çıktı. Yaşlı nüfusun %44,7’sini erkekler, %55,3’ünü ise kadınlar oluşturdu. Bu durum kadınların ortalama yaşam süresinin daha uzun olmasından kaynaklanıyor. TÜRKİYE’DE NÜFUS YAŞLANIYOR Verilere göre Türkiye’de nüfus yapısı önemli bir dönüşüm geçiriyor. Doğurganlık oranındaki düşüş ve yaşam süresinin uzaması, yaşlı nüfus oranının giderek artmasına neden oluyor. Projeksiyonlara göre yaşlı nüfus oranının: 2030 yılında %13,5 2040 yılında %17,9 2060 yılında %27,0 2080 yılında %33,4 seviyesine ulaşması bekleniyor. EN ÇOK 65-74 YAŞ ARALIĞI Yaşlı nüfus yaş gruplarına göre incelendiğinde, en büyük payı 65-74 yaş grubu oluşturdu. 2025 yılında yaşlı nüfusun %62,9’u 65-74 yaş, %29,3’ü 75-84 yaş ve %7,8’i 85 yaş ve üzeri grupta yer aldı. Türkiye’de 100 yaş ve üzerindeki kişi sayısı ise 8 bin 290 olarak kayıtlara geçti. ORTANCA YAŞ YÜKSELİYOR Nüfusun yaşlanmasını gösteren önemli göstergelerden biri olan ortanca yaş da yükseldi. 2020 yılında 32,7 olan ortanca yaş 2025 yılında 34,9 oldu. HER 4 HANEDEN BİRİNDE YAŞLI VAR Türkiye’de 26 milyon 977 bin 795 hanenin 7 milyon 46 bin 560’ında en az bir yaşlı birey bulunuyor. Bu da her dört haneden birinde yaşlı birey yaşadığı anlamına geliyor. Öte yandan 1 milyon 836 bin 496 yaşlı kişinin tek başına yaşadığı tespit edildi. Bu grubun %73,5’ini kadınlar oluşturdu. EN YAŞLI İL SİNOP Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili Kastamonu ve Giresun takip etti. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak olarak kaydedildi. YAŞLI NÜFUSUN İNTERNET KULLANIMI ARTTI Yaşlı bireylerin internet kullanımı da hızla artıyor. 2020 yılında %27,1 olan internet kullanım oranı, 2025 yılında %53,2’ye yükseldi.

Adana’da Ocak ayında 2 bin 525 konut satıldı Haber

Adana’da Ocak ayında 2 bin 525 konut satıldı

Adana Ocak ayı konut satış istatistikleri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre kentte Ocak ayında toplam 2 bin 525 konut satıldı. İlk el ve ikinci el satış dağılımı, konut piyasasındaki eğilimi ortaya koydu. TÜİK’in açıkladığı Adana Ocak ayı konut satış istatistikleri verilerine göre kent genelinde toplam 2 bin 525 konut el değiştirdi. Bu satışların 765’i ilk el konut satışından, 1.760’ı ise ikinci el konut satışından oluştu. Veriler, Adana’da ikinci el konutlara olan talebin yeni konutlara kıyasla daha yüksek olduğunu gösterdi. Toplam satışların yaklaşık yüzde 70’ini ikinci el konutlar oluşturdu. İş yeri satış sayıları da Ocak ayında dikkat çekti. Adana’da toplam 273 iş yeri satışı gerçekleşti. Bu satışların 43’ü ilk el iş yeri satışı olurken, 230’u ikinci el iş yerlerinden oluştu. Adana konut piyasasında ikinci el ağırlığı Adana konut satış istatistikleri incelendiğinde, hem konut hem de iş yeri tarafında ikinci el satışların belirgin üstünlüğü dikkat çekti. Uzmanlar, ekonomik koşullar ve kredi faiz oranlarının alıcı tercihlerinde etkili olduğunu belirtiyor. Ocak ayında açıklanan veriler, Adana gayrimenkul piyasasının yılın ilk ayında hareketli başladığını ortaya koyarken, önümüzdeki aylarda faiz oranları ve kampanyaların satış rakamları üzerindeki etkisinin belirleyici olacağı ifade ediliyor.

Eylül 2025te trafiğe kaydı yapılan motorlu kara taşıtlarında düşüş gözlemlendi Haber

Eylül 2025te trafiğe kaydı yapılan motorlu kara taşıtlarında düşüş gözlemlendi

Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan 196 bin 338 taşıtın dağılımında motosikletler yüzde 45,3 ile ilk sırada yer aldı. Otomobiller yüzde 40,9, kamyonetler yüzde 8,8, traktörler yüzde 1,8, kamyonlar yüzde 1,5, minibüsler yüzde 1,2, otobüsler yüzde 0,4 ve özel amaçlı taşıtlar yüzde 0,1 oranında kayda geçti. Bir önceki aya göre, minibüs kayıtları yüzde 67,6, otobüs yüzde 29,3, özel amaçlı taşıt yüzde 24,6 ve traktör yüzde 13,6 artarken, otomobil yüzde 15,4, motosiklet yüzde 5,9, kamyonet yüzde 0,9 ve kamyon yüzde 0,2 azaldı. Geçen yılın aynı ayıyla kıyaslandığında ise özel amaçlı taşıt yüzde 77,5, minibüs yüzde 28,9, otomobil yüzde 28,3, otobüs yüzde 16,7, kamyonet yüzde 2,2 artarken, traktör yüzde 43,1, motosiklet yüzde 26,4 ve kamyon yüzde 10,1 azaldı. Eylül ayı sonu itibarıyla trafikteki toplam taşıt sayısı 33 milyon 20 bin 263’e ulaştı. Bu araçların yüzde 51,6’sını otomobiller, yüzde 21,0’ını motosikletler, yüzde 14,7’sini kamyonetler, yüzde 7,0’ını traktörler, yüzde 3,1’ini kamyonlar, yüzde 1,6’sını minibüsler, yüzde 0,7’sini otobüsler ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe Kayıtlı Otomobillerin Markalara Göre Dağılımı Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan 80 bin 390 otomobilin markalara göre dağılımı şöyle: Renault: %13,4 Fiat: %8,8 Volkswagen: %7,3 Toyota: %6,2 Hyundai: %5,8 Opel: %5,5 Citroen: %4,9 Skoda: %4,1 Peugeot: %3,9 Nissan ve Mercedes-Benz: %3,7 Dacia: %3,4 Chery ve BYD: %2,7 BMW: %2,4 Cupra ve Ford: %2,3 TOGG: %2,2 Audi: %2,1 Kia: %2,1 Diğer markalar: %10,5 Trafiğe Kayıtlı Otomobillerin Yakıt Türleri Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 otomobilin yakıt türleri: Benzin: %45,7 Hibrit: %26,8 Elektrikli: %17,2 Dizel: %9,2 LPG: %1,1 Eylül ayı sonu itibarıyla trafikte kayıtlı 17 milyon 27 bin 89 otomobilin yakıt dağılımı ise şöyle: Dizel: %33,0 Benzin: %30,7 LPG: %30,6 Hibrit: %3,5 Elektrikli: %1,9 Yakıt türü bilinmeyen: %0,2 Otomobillerin Motor Silindir Hacmi ve Renk Tercihleri Ocak-Eylül döneminde kaydı yapılan otomobillerin motor silindir hacmine göre dağılımı: 1300 cc ve altı: %29,6 1301-1400 cc: %10,5 1401-1500 cc: %23,3 1501-1600 cc: %10,9 1601-2000 cc: %8,0 2001 cc ve üstü: %0,5 Renk tercihlerinde ise gri otomobiller yüzde 40,1 ile ilk sırada yer aldı. Bunu beyaz (%24,6), siyah (%13,6), mavi (%11,8), yeşil (%4,4), kırmızı (%3,8) ve diğer renkler takip etti. Trafikteki Toplam Değişim ve Devri Yapılan Taşıtlar Eylül ayında devri yapılan taşıt sayısı 1 milyon 19 bin 994 oldu. Devri yapılan taşıtların yüzde 66,7’sini otomobiller, yüzde 14,3’ünü kamyonetler, yüzde 11,7’sini motosikletler oluşturdu. Traktör, minibüs, kamyon, otobüs ve özel amaçlı taşıtların oranları ise sırasıyla yüzde 2,9, 1,9, 1,8, 0,5 ve 0,2 olarak kayıtlara geçti. Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 azalarak 1 milyon 758 bin 680 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 68,8 artarak 38 bin 769’a ulaştı. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 1 milyon 719 bin 911 adet artış gösterdi.

Türkiye'de yılın ilk çeyreğinde 10 milyon 750 bin kişi seyahate çıktı Haber

Türkiye'de yılın ilk çeyreğinde 10 milyon 750 bin kişi seyahate çıktı

Türkiye’de 2025 yılının ilk çeyreğinde (Ocak, Şubat, Mart) yurt içinde ikamet eden 10 milyon 750 bin kişi seyahate çıktı. Seyahat edenlerin bir veya daha fazla geceleme kaydı bulunan toplam seyahat sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %28,4 artışla 12 milyon 653 bine ulaştı. Bu süreçte seyahat edenler toplam 85 milyon 317 bin geceleme gerçekleştirdi. Ortalama geceleme süresi ise 6,7 gece olarak kayıtlara geçti. Seyahat Harcamalarında Rekor Artış Yurt içi seyahatlerde harcamalar da önemli bir yükseliş gösterdi. Yerli turistlerin bu dönemdeki toplam seyahat harcamaları, geçen yılın ilk çeyreğine göre %68,9 artarak 76 milyar 429 milyon 290 bin TL’ye ulaştı. Harcamaların %93,5’i kişisel harcamalar (71 milyar 457 milyon TL), %6,5’i ise paket tur harcamalarından (4 milyar 971 milyon TL) oluştu. Seyahat başına ortalama harcama 6 bin 40 TL olarak hesaplandı. Harcamaların dağılımında ise; yeme ve içme %32 ile en büyük paya sahip olurken, ulaştırma harcamaları %28,4, konaklama harcamaları ise %10,8 pay aldı. Geçen yıla kıyasla yeme-içme harcamaları %62,5, ulaştırma harcamaları %66,3, konaklama harcamaları ise %66,7 oranında artış gösterdi. Seyahat Amaçları ve Konaklama Tercihleri Seyahat çıkış amaçları arasında birinci sırada %71,3 ile “yakınları ziyaret” yer aldı. Bu amaçla yapılan seyahatler en yaygın olanlar oldu. Bunu %19,6 ile “gezi, eğlence, tatil” ve %5 ile “sağlık” amaçlı seyahatler takip etti. Konaklama tercihlerinde ise, seyahat edenler 67 milyon 654 bin geceleme ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” konakladı. İkinci sırada 8 milyon 836 bin geceleme ile “kendi evi”, üçüncü sırada ise 4 milyon 976 bin geceleme ile “otel” tercih edildi.

Ağustos ayında yabancılara 2 bin 257 konut satışı gerçekleştirildi Haber

Ağustos ayında yabancılara 2 bin 257 konut satışı gerçekleştirildi

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, Ağustos 2024'te Türkiye genelinde toplam 134 bin 155 konut satıldı. Bu rakam, konut satışlarında belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Aynı dönemde, yabancılara yapılan konut satışları ise 2 bin 257 olarak kaydedildi. İstanbul, Ankara ve İzmir En Çok Konut Satışın Yapıldığı İller Oldu Ağustos ayında konut satışlarının en fazla gerçekleştiği iller sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir oldu. İstanbul'da 19 bin 467 konut satılırken, Ankara'da 12 bin 496, İzmir'de ise 7 bin 44 konut el değiştirdi. Öte yandan, en az konut satışının yapıldığı iller Hakkari, Ardahan ve Bayburt olarak belirlendi. Hakkari'de sadece 53, Ardahan'da 93 ve Bayburt'ta ise 116 konut satıldı. İpotekli Konut Satışlarında Düşüş Ağustos ayında ipotekli konut satışları 13 bin 574 olarak gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre ,1'lik bir azalmayı ifade ediyor. İpotekli konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı ,1 olarak belirlendi. Ocak-Ağustos döneminde ise ipotekli konut satışları %49,8 oranında azalarak 76 bin 485 oldu. Bu dönemde ipotekli satışların 18 bin 17’si ilk el konut satışlarından oluştu. Diğer Satış Türlerinde Artış Diğer konut satışları Ağustos ayında 120 bin 581 olarak gerçekleşti ve bir önceki yılın aynı ayına göre ,1 oranında bir artış gösterdi. Bu tür satışların toplam konut satışları içindeki payı %89,9 oldu. Ocak-Ağustos döneminde diğer konut satışları ise ,2 artışla 729 bin 832’ye ulaştı. İlk El ve İkinci El Konut Satışları İlk el konut satışları Ağustos ayında ,7 artışla 41 bin 913 olarak gerçekleşti. Bu, toplam konut satışlarının %31,2’sini oluşturdu. Ocak-Ağustos döneminde ilk el konut satışları %7,5 artışla 256 bin 21 oldu. İkinci el konut satışları ise Ağustos ayında %6,3 artış göstererek 92 bin 242’ye yükseldi ve toplam konut satışlarının %68,8'ini oluşturdu. Ancak, Ocak-Ağustos döneminde ikinci el konut satışları %1,6 oranında bir azalma gösterdi ve 550 bin 296 olarak gerçekleşti. Yabancılara Konut Satışı Ağustos ayında yabancılara yapılan konut satışları 2 bin 257 olarak kaydedildi. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre %26,2'lik bir azalma anlamına geliyor. Toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı %1,7 olarak belirlendi. Yabancılara yapılan konut satışlarının en fazla gerçekleştiği iller İstanbul, Antalya ve Mersin oldu. İstanbul’da 838, Antalya’da 696 ve Mersin’de 174 konut satışı gerçekleştirildi. Ocak-Ağustos döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise %40,0 oranında bir düşüşle 15 bin 68 oldu. Rusya, İran ve Ukrayna Vatandaşları Öne Çıktı Ağustos ayında yabancılara yapılan konut satışlarında en fazla satış Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. Rusya vatandaşları 381 konut alırken, İran vatandaşlarına 171 ve Ukrayna vatandaşlarına ise 161 konut satıldı.

Türkiye'de eğitim seviyesi artıyor: 25 yaş üstü nüfusun eğitim oranlarında büyük artış Haber

Türkiye'de eğitim seviyesi artıyor: 25 yaş üstü nüfusun eğitim oranlarında büyük artış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 25 yaş ve üzeri nüfusun eğitim seviyelerinde son yıllarda önemli artışlar kaydedildi. 2023 yılında 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 9,3 yıl olarak hesaplandı. Aynı yaş grubunda, yükseköğretim mezunlarının oranı 2008'de %9,8 iken 2023'te %24,6'ya yükseldi. Ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı ise 2008'de %26,5 iken 2023'te %48,3 olarak gerçekleşti. Eğitim Süresinde Cinsiyet Farklılıkları 2023 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,6 yıl olurken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,1 yıl olarak belirlendi. Bu verilere göre, cinsiyetler arasındaki eğitim süresi farkı devam ediyor. Eğitim Süresinin En Yüksek Olduğu ve Arttığı İller 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il, 10,7 yıl ile Ankara oldu. İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir de yüksek ortalama eğitim süresiyle dikkat çeken diğer iller arasında yer aldı. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,4 yıl ile Ağrı oldu. Son on yılda eğitim süresinde en büyük artışı gösteren il %54,1 ile Şırnak oldu. Hakkari, Muş, Bingöl ve Siirt de eğitim süresinde yüksek artış gösteren diğer iller arasında yer aldı. Buna karşın, Ankara, Eskişehir, Tekirdağ, İzmir ve Yalova en düşük artış oranlarını gösterdi. Okuma Yazma Oranı Yükseldi 2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta %91,8 olan okuma yazma bilenlerin oranı, 2023 yılında %97,6'ya yükseldi. Kadınlarda bu oran %86,9'dan %96,0'a, erkeklerde ise %96,7'den %99,2'ye çıktı. Eğitimde Ebeveyn Faktörü TÜİK verilerine göre, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin %84,6'sı yükseköğretimi tamamladı. Babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin ise %80,2'si yükseköğretim mezunu oldu. Annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin %64,3'ü ve babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin %55,4'ü yükseköğretim mezunu olarak belirlendi. Annesi veya babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yükseköğretim mezunu olma oranları ise sırasıyla %27,9 ve %26,6 olarak tespit edildi.

TÜİK: Trafik kazalarında 235 bin 71 adet ölümlü kaza gerçekleşti Haber

TÜİK: Trafik kazalarında 235 bin 71 adet ölümlü kaza gerçekleşti

Türkiye'de 2023 yılında meydana gelen trafik kazalarının istatistikleri oldukça çarpıcı.  2023 yılında ülkemiz karayolu ağında toplam 1 milyon 314 bin 136 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 79 bin 65'i maddi hasarlıyken, 235 bin 71'i ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıydı. Yıl boyunca meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %83,1'i yerleşim yerlerinde, ,9'u ise yerleşim dışında gerçekleşti. Türkiye'de 2023 Trafik Kazaları: Ölüm ve Yaralanma Rakamları Türkiye'de 2023 yılında meydana gelen trafik kazalarında 6 bin 548 kişi hayatını kaybederken, 350 bin 855 kişi yaralandı. 2023 yılında Türkiye genelinde toplam 235 bin 71 ölümlü yaralanmalı trafik kazası yaşandı. Bu kazalarda 2 bin 984 kişi kaza yerinde, 3 bin 564 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra 30 gün içinde kazanın sebep ve tesiriyle hayatını kaybetti. Yaş Gruplarına Göre Trafik Kazalarında Ölüm ve Yaralanma Oranları Türkiye'de 2023 yılında yaşanan trafik kazalarında ölüm ve yaralanma oranları yaş gruplarına göre incelendi. Özellikle gençlerin ve çocukların trafik güvenliği açısından daha fazla korunması gerektiği vurgulandı. Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin ,1'ini, 18-24 yaş grubu ,6'sını, 25-64 yaş grubu %56,3'ünü, 65 yaş ve üzeri ise %20,0'ını oluşturdu. Yaralılar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralıların ,8'ini, 18-24 yaş grubu %21,5'ini, 25-64 yaş grubu % 53,9'unu, 65 yaş ve üzeri ise %6,8'ini oluşturdu. Kazalarda Araç Sayısının Etkisi: Ölüm ve Yaralanma Dağılımı Trafik kazalarının araç sayısına göre incelenmesi, ölüm ve yaralanma oranlarının farklılık gösterdiğini ortaya koydu. Tek araçlı kazaların ölüm oranlarında belirgin bir payı olduğu görülürken, iki araçlı kazaların yaralanma oranlarının daha yüksek olduğu belirtildi. Araç sayısının kazaların sonuçları üzerindeki etkisi üzerine dikkat çekici veriler sunuldu. Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, kaza sonucundaki ölümlerin %52,4'ü tek araçlı, %40,4'ü iki araçlı ve %7,2'si çok araçlı kazalarda meydana geldi. Yaralanmaların ise %53,3'ü iki araçlı, %39,2'si tek araçlı ve %7,5'i çok araçlı kazalarda oluştu. Ölümlü yaralanmalı kazaların %51,8'i iki araçlı, %42,2'si tek araçlı ve %6,0'ı ise çok araçlı kazalardan oluştu.

Tüik: Yaşlı Nüfus 8 Milyon 722 Bin 806 Kişi Oldu Haber

Tüik: Yaşlı Nüfus 8 Milyon 722 Bin 806 Kişi Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de yaşlı nüfus hızla yükseliyor. Son rakamlara göre, yaşlı nüfus 8 milyon 722 bin 806 kişiye ulaştı.  Yaşlı nüfus, 65 ve daha yukarı yaştaki bireyler olarak kabul edilmekte olup, 2018'de 7 milyon 186 bin 204 kişi iken, son beş yılda %21,4 artarak 2023 yılında 8 milyon 722 bin 806 kişiye ulaştı. Bu dönemde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2018'de %8,8 iken, 2023'te ,2'ye yükseldi. 2023 yılında yaşlı nüfusun %44,5'i erkeklerden, %55,5'i ise kadınlardan oluştu. Nüfus Projeksiyonlarına Göre Değişim Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2030'da ,9, 2040'ta ,3, 2060'ta %22,6 ve 2080'de %25,6 olması beklenmektedir. Bu öngörüler, yaşlı nüfusun gelecek yıllarda önemli ölçüde artacağını göstermektedir. Yaşlı Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Yaşlı nüfus yaş gruplarına göre incelendiğinde, 2018'de %62,2'sinin 65-74 yaş grubunda, %28,6'sının 75-84 yaş grubunda ve %9,2'sinin 85 ve daha yukarı yaş grubunda olduğu görülürken, 2023'te bu dağılım %64,0'ının 65-74 yaş grubunda, %28,1'inin 75-84 yaş grubunda ve %7,9'unun 85 ve daha yukarı yaş grubunda olduğu tespit edildi. 100 Yaş ve Üzeri Yaşlıların Sayısı Yaşlı nüfusun %0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2023 yılında 6 bin 609 olarak kaydedildi. Bu durum, uzun yaşam süresine sahip bireylerin sayısının arttığını göstermektedir. Yaşlı Nüfusun Artışı ve Demografik Dönüşüm Türkiye'de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının ,0'ı geçmesi, nüfusun yaşlanma sürecinin belirginleştiğini göstermektedir. Diğer yaş gruplarına kıyasla yaşlı nüfusun daha hızlı bir artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" Türkiye'de de etkisini göstermektedir. Doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanındaki gelişmeler, yaşam standardının yükselmesi ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması nüfusun yaş yapısında değişikliklere yol açmaktadır. Çocuk ve gençlerin oranının azalmasıyla birlikte yaşlı nüfusun oranı artmaktadır. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelerle kıyaslandığında hala genç bir nüfusa sahip olsa da, sayısal olarak önemli bir yaşlı nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye'nin Ortanca Yaşı Yükseldi Ortanca yaş, nüfusun en gençten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır ve nüfusun yaşlanmasıyla ilgili önemli bir gösterge olarak kabul edilir. 2018'de 32,0 olan Türkiye nüfusunun ortanca yaşı, 2023'te 34,0'a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 33,2 iken, kadınlarda ise 34,7 olarak gerçekleşti. Nüfus Projeksiyonlarına Göre Değişim Nüfus projeksiyonlarına göre, Türkiye'nin ortanca yaşı 2030'da 35,6, 2040'ta 38,5, 2060'ta 42,3 ve 2080'de 45,0 olarak öngörülmektedir. Bu öngörüler, Türkiye'nin yaş yapısının gelecek yıllarda daha da yaşlanacağını göstermektedir. Yaşlı Nüfus Oranının İl Bazında Dağılımı Türkiye'de yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2023 yılında %20,0 ile Sinop olarak belirlendi. Sinop'u ,5 ile Kastamonu ve ,3 ile Giresun takip etti. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,5 ile Şırnak olarak kaydedildi. Şırnak'ı %4,0 ile Hakkari ve %4,2 ile Şanlıurfa izledi. Bu veriler, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşlı nüfusun dağılımını göstermektedir. Türkiye'nin Yaşlı Nüfus Oranı Sıralaması Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre yapılan sıralamada 184 ülke arasında 67. sırada yer aldı. Bu sıralama, Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının dünya genelindeki konumunu belirlemektedir. Dünya Nüfus Tahminleri Birleşmiş Milletler tarafından yapılan dünya nüfus tahminlerine göre, 2023 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 45 milyon 311 bin 448 kişi olduğu ve yaşlı nüfusunun ise 807 milyon 790 bin 294 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun ,0'unu yaşlı nüfus oluşturdu. En Yüksek Yaşlı Nüfus Oranına Sahip Ülkeler En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %30,1 ile Japonya, %24,5 ile İtalya ve %23,6 ile Finlandiya oldu. Bu ülkeler, yaşlı nüfusun oranı açısından dünya genelinde öne çıkan ülkeler arasındadır. 65 Yaşına Ulaşan Bir Bireyin Beklenen Yaşam Süresi Türkiye'de, 2020-2022 dönemi Hayat Tabloları verilerine göre, doğuşta beklenen yaşam süresi genel olarak 77,5 yıl olarak belirlendi. Erkekler için bu süre 74,8 yıl iken, kadınlar için 80,3 yıl olarak hesaplandı. Kadınlar genel olarak erkeklerden ortalama 5,5 yıl daha uzun yaşamaktadır. 65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 17,1 yıl olarak belirlendi. Bu süre erkekler için 15,3 yıl iken, kadınlar için 18,8 yıl olarak hesaplandı. Dolayısıyla, 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklere kıyasla ortalama 3,5 yıl daha uzun yaşaması beklenmektedir. Beklenen Yaşam Süresi Artışı Beklenen yaşam süresi, 75 yaşında 10,3 yıl iken, 85 yaşında 5,5 yıl olarak tahmin edilmiştir. Bu veriler, yaşlılık döneminde yaşam süresinin azaldığını göstermektedir. Her 4 Haneden 1'inde Yaşlı Fert Bulunuyor Türkiye'de, 2023 yılında toplam 26 milyon 309 bin 332 haneden 6 milyon 458 bin 465'inde en az bir yaşlı fert bulunduğu tespit edildi. Bu da demektir ki, hanelerin %24,5'inde en az bir yaşlı fert yaşıyor. Bu veri, Türkiye'deki yaşlı nüfusun ev yaşamına önemli bir katkı sağladığını göstermektedir. Türkiye'de Tek Başına Yaşayan Yaşlıların Sayısı 2023 yılında, en az bir yaşlı fert bulunan 6 milyon 458 bin 465 hanenin 1 milyon 669 bin 270'ini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin %74,4'ü yaşlı kadınlar, %25,6'sı ise yaşlı erkekler tarafından temsil edildi. Bu veriler, Türkiye'deki yaşlı nüfusunun birçoğunun tek başına yaşamakta olduğunu ve kadınların bu durumda daha fazla olduğunu göstermektedir. Tek Kişilik Yaşlı Hanehalkı Oranının İl Bazında Dağılımı 2023 yılında, en az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il %34,4 ile Balıkesir olarak belirlendi. Balıkesir'i %34,3 ile Burdur ve %34,0 ile Çanakkale takip etti. Bu oranın en düşük olduğu il ise %7,8 ile Hakkari olarak kaydedildi. Hakkari'yi ,5 ile Batman ve ,9 ile Van izledi. Bu veriler, farklı illerde yaşlı fertlerin tek başına yaşama durumunun farklılık gösterdiğini göstermektedir. Okuma Yazma Bilen Yaşlı Nüfus Oranı Arttı 2022 yılında Türkiye'de yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı %86,5 olarak kaydedildi. Bu oran, 2018 yılında %81,7 idi, dolayısıyla bu süreçte okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranında belirgin bir artış gözlendi. Aynı dönemde, okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı ise ,3'ten ,5'e düştü. Cinsiyet Bazında Karşılaştırma 2022 yılında, okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı %21,2 iken, yaşlı erkeklerin oranı %3,7 oldu. Bu veriye göre, okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı yaşlı erkeklerin oranından 5,7 kat daha fazla. Bu durum, okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların sayısının, yaşlı erkeklerin sayısından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Çalışan yaşlı nüfusun 2023 yılında %57,7'si tarım sektöründe yer aldı  İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2023 yılında yaşlı nüfusun %57,7'sinin tarım, %32,1'inin hizmetler, %7,3'ünün sanayi, %2,8'inin ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü. Yaşlıların 2022'deki Ölüm Nedenleri 2022 yılına ait ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, yaşlıların ölüm nedenleri incelendiğinde %39,1'i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanan nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi. İkinci sırada ,5 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada ise ,7 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler yer aldı. Cinsiyet Bazında Ölüm Nedenleri Cinsiyete göre ölüm nedenleri incelendiğinde, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde cinsiyetler arasında en büyük fark gözlendi. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı ,3 iken, yaşlı kadınların oranı %9,0 olarak belirlendi. Bu veri, yaşlı erkeklerin tümörlerden dolayı yaşamını yitirme oranının yaşlı kadınlara kıyasla daha yüksek olduğunu göstermektedir. İnternet Kullanan Yaşlıların Oranı Arttı Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, 2023 yılında Türkiye'de internet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı %40,7'ye yükseldi. Bu oranın 2018'de ,0 olduğu düşünüldüğünde, yaşlı bireyler arasında internet kullanımının önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Cinsiyete Göre İnternet Kullanımı İnternet kullanan yaşlı bireylerin cinsiyete göre incelenmesi, erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığını ortaya koydu. 2023 yılında, internet kullanan yaşlı erkeklerin oranı %49,8 iken, yaşlı kadınların oranı ise %32,7 olarak kaydedildi. Bu veri, erkeklerin internet kullanımında kadınlardan daha fazla olduğunu göstermektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.