#İzmir

İLKHABER-Gazetesi - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı: Bileğinden yakalamasaydım ölebilirdim Haber

Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı: Bileğinden yakalamasaydım ölebilirdim

İzmir'de dün akşam saatlerinde Karabağlar ilçesinde taksiye müşteri olarak binen E.B., ineceği esnada sürücüye para verme bahanesiyle yaklaştı. Bu sırada aniden elindeki bıçağı taksi şoförü Çetin Bulut'un boğazına dayayan saldırgan gasp girişiminde bulundu. Yaşanan arbedede boynundan bıçak darbesi alan sürücü, panikle araçtan inerek saldırganı kendinden uzaklaştırmaya çalıştı. Ardından taksiyle olay yerinden uzaklaşan yaralı sürücü, durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, bıçaklı gasp girişiminde bulunan E.B.'yi yakalayarak gözaltına aldı. Yaşanan kan donduran gasp girişiminin ardından, saldırganı kendi imkanlarıyla uzaklaştırmayı başaran taksi şoförü Çetin Bulut, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Konak'tan Uzundere'ye gitmek isteyen şüpheliyi aracına alan Bulut, şahsın özellikle ıssız noktaları seçtiğini ve saldırıyı önceden planladığını vurguladı. "SENİ KESMEYE, ÖLDÜRMEYE GELDİM DEDİ" Saldırganın kendisini özellikle ıssız bir bölgeye çektiğini vurgulayan taksi şoförü Çetin Bulut, o anları şu sözlerle aktardı: "Konak serisinden aldım. Uzundere'ye gideceğini söyledi. Sonra 'otobandan gidelim, Eski İzmir yoluna hiç girme, daha çabuk gideriz' gibi laflar etti. Tamam dedim. Yolda giderken bana 'bir sigara içebilir miyim?' dedi. Ben de 'buyur iç abim' dedim. Başka herhangi bir tartışmamız veya kötü bir sözümüz olmadı. Uzundere'de bir inşaat şantiyesinin önüne geldik. 'Beni orada görmesinler, biraz geride dur' dedi. Durduğumda arka koltuktaki çantasından bıçağı çıkardı ve direkt gırtlağıma saldırdı. Hemen bileğinden yakaladım, 'Beni mi öldüreceksin?' dedim. 'Zaten niyetim o, seni kesmeye geldim, öldürmeye geldim' dedi. Onunla biraz itişince bıçak göğsüme geldi, tişörtümü yırttı ve göğsümde yara açtı." "BENİ BIÇAKLA KOVALAMAYA BAŞLADI" Aracın içindeki mücadeleden sonra saldırganın kendisini dışarıda da takip ettiğini belirten Bulut, "Onu bileğinden tuttum ve o anda ondan kurtuldum. Bu sefer o da aşağı indi ve arabanın etrafında beni bıçakla kovalamaya başladı. Bir boşluğunu bulup hemen arabaya bindim ve olay yerinden uzaklaştım. Dışarıda beni öldürebilirdi. Eğer bileğinden yakalamasaydım o benim gırtlağımı kesecekti. Bunu kesinlikle tasarlayarak yaptı çünkü kendine ıssız bir yer arıyordu. Beni öldürseydi belki paramı ve her şeyimi alacaktı. Allah'tan araçta kamera ve ses kaydı var. Hemen 112'yi aradım, yunuslar 2 dakika geçmeden geldi. Daha ben karakola gitmeden emniyet güçlerimiz şahsı otobüste yakalayıp getirdiler" dedi. "BU EYLEM KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTÜR" Olayın hukuki boyutunu takip eden İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası avukatı Alptuğ Eyüpoğlu ise saldırının planlı olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu: "Öncelikle Çetin abime geçmiş olsun diyorum. Son dönemlerde ne yazık ki taksici arkadaşlarımızın başına çeşitli kötü olaylar geliyor, Oğuz Erge ve Deniz Örer bunların sadece birkaç örneği. Müvekkilimi ıssız bir bölgeye götürerek bu suçu işlemesi, olayın planlı ve tasarlayarak yapıldığını gösteriyor. Arabanın içinde boğaza bıçak dayanması ve ardından 'Seni gırtlağını keseceğim, zaten öldürmeye geldim' beyanları, failin öldürme kastını açıkça ortaya koyuyor. Video kayıtlarında da her şey sabit. Biz hem İzmir Şoförler Odası hem de Çetin Bey'in avukatı olarak dosyaya müdahil olduk. Buradaki eylem kasten öldürmeye teşebbüstür. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı bu yönde yürüteceğinden eminiz. Failin en yüksek cezayı alması için tüm hukuki savunmaları yapacağız." "KAMERA SİSTEMİ HAYAT KURTARIYOR" Araç içi kameraların güvenliğin en önemli parçası olduğunu hatırlatan Eyüpoğlu, "Taksi içerisindeki kameraların önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kamera taktırmak sadece yolcu güvenliği için değil, taksici arkadaşlarımızın can güvenliği için de son derece önemli. Bu kayıtlar müvekkilimin kendisini mahkeme önünde daha düzgün ifade edebilmesini sağlıyor. İzmir Şoförler Odası olarak her zaman bu sistemi savunduk. Gönül ister ki bu sadece ticari araçlarda değil, tüm resmi ve hususi araçlarda olsun" ifadelerini kullandı. Saldırganın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği ve tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldığı öğrenildi.

İstanbul’daki Kuş Okulu yoğun ilgi gördü: Şimdi rota Gediz Deltası Haber

İstanbul’daki Kuş Okulu yoğun ilgi gördü: Şimdi rota Gediz Deltası

İstanbul’da gençleri doğayla buluşturan “Gençler için Kuş Okulu” etkinliği, kuş göç yolları ve biyoçeşitlilik konusunda farkındalık oluşturdu. Doğa Derneği ile Roots & Shoots Türkiye iş birliğiyle 18–19 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar kuşların ekosistemdeki rolünü hem teorik hem uygulamalı çalışmalarla öğrenme fırsatı buldu. Programın ilk gününde uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen oturumlarda, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliği, kuş türlerinin yaşam alanları ve göç yollarında karşılaşılan tehditler ele alındı. Özellikle göç rotalarındaki kritik darboğaz bölgeleri üzerine yapılan sunumlar, genç doğa meraklılarının yoğun ilgisini gördü. Etkinliğin ikinci gününde ise katılımcılar sahaya çıkarak kuş gözlem deneyimi yaşadı. Atatürk Kent Ormanı’ndan Sarıyer’e uzanan gözlem rotasında dürbünlerini gökyüzüne çeviren gençler, ilkbahar göçündeki yırtıcı kuşları yakından inceleme fırsatı buldu. Böylece teorik bilgiler doğrudan doğa gözlemleriyle pekiştirildi. Kuş Okulu etkinliğinin ardından doğa ve kuş gözlemine yönelik çalışmaların devam edeceği açıklandı. Bu kapsamda yeni durak, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Gediz Deltası olacak. 300’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan delta, flamingolar, tepeli pelikanlar, kıyı kuşları ve yırtıcı türler açısından büyük önem taşıyor. 16 Mayıs’ta düzenlenecek İzmir Kuş Okulu’nda, 18–35 yaş arasındaki doğa tutkunları ve üniversite öğrencileri kuş tanımlama tekniklerinden saha gözlemine kadar kapsamlı bir programa katılacak. Gün boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde katılımcılar hem kuş gözlemciliğinin temel prensiplerini öğrenecek hem de Gediz Deltası’nın eşsiz doğal yaşamını yakından keşfedecek. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç Karcı ise gençlerin doğayla kurduğu bağın geleceğin çevre bilinci açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Doğayı tanıyan ve gözlemleyen gençlerin ekosistemlerin korunmasında çok daha güçlü bir farkındalık geliştirdiğine inanıyoruz. Kuşların göç yollarını ve yaşam alanlarını korumak, yalnızca biyoçeşitlilik için değil, yaşanabilir bir gelecek için de kritik önem taşıyor. Gençlerle birlikte doğayı keşfetmeye ve koruma çalışmalarını büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Akın Gürlek’ten Paymix-3 operasyonu sonrası açıklama Haber

Akın Gürlek’ten Paymix-3 operasyonu sonrası açıklama

Sanal kumar operasyonu ve yasa dışı bahis operasyonu kapsamında yürütülen çalışmalar hız kesmeden sürerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek son operasyonlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, İzmir merkezli 8 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonla yaklaşık 1 milyar 600 milyon liralık para trafiğini yöneten organize suç örgütüne ağır darbe indirildiğini duyurdu. “SUÇ ÖRGÜTÜNE AĞIR DARBE İNDİRİLDİ” Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sanal kumar ve kara para trafiğine yönelik yürütülen "Paymix-3" operasyonuyla organize suç örgütlerine ağır darbe indirildiğini bildirdi. Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonuyla yürütülen çalışmalar kapsamında, küresel ölçekte faaliyet gösteren yasa dışı ağların deşifre edildiğini ifade etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen operasyonda; aylık yaklaşık 3 milyar dolar işlem hacmine ulaştığı tespit edilen suç ağının çökertildiğini aktaran Gürlek, sistemin kripto varlıklar ve paravan şirketler üzerinden işlediğini belirtti. Operasyon kapsamında 49 yasa dışı bahis sitesinin teknik altyapısının hedef alındığını kaydeden Gürlek, sunucuların devre dışı bırakıldığını, sistemlerde yer alan 15 milyon kullanıcı verisi ile bin 200 internet uzantısına yönelik erişimin kesildiğini açıkladı. Yurt içi ve yurt dışı bağlantılı toplam 38 şüphelinin hedef alındığını belirten Gürlek, suçtan elde edilen gelirlerle finanse edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atandığını ifade etti. Bakan Gürlek, operasyonu yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığını tebrik ederek, "Vatandaşlarımızın huzuruna ve ülkemizin finansal güvenliğine kasteden hiçbir illegal yapıya geçit vermeyeceğiz. Mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Estetik ameliyatında acı son: 23 yaşındaki genç hayatını kaybetti Haber

Estetik ameliyatında acı son: 23 yaşındaki genç hayatını kaybetti

Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi. Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi. "İKİ DEFA ENTÜBE EDİLMİŞ" Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu. "KEFEN PARASI OLARAK VERMİŞİM" Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. "UZUN SÜRE İÇERİDE KALMASI NORMAL DEĞİLDİ" Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu. "SAPASAĞLAM ELLERİMLE TESLİM ETTİĞİM HASTANEDEN CANSIZ BEDENİNİ ÇIKARDIK" Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.