#İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı

İLKHABER-Gazetesi - İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'de dev organize suç örgütü operasyonu: 1 milyar liralık para trafiği deşifre edildi Haber

İzmir'de dev organize suç örgütü operasyonu: 1 milyar liralık para trafiği deşifre edildi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında emniyet güçleri organize suç şebekesine ağır bir darbe indirdi. İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, şehirde korku salmaya çalışan ve yasa dışı faaliyetlerde bulunan bir yapıyı takibe aldı. Özellikle Menderes ve Karabağlar ilçeleri ile Konak'a bağlı Kadifekale ve Eşrefpaşa semtlerinde yoğunlaşan örgüt üyeleri adım adım izlendi. Yapılan teknik ve fiziki takiplerin ardından İzmir merkezli olmak üzere tespit edilen 36 farklı adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. 23 KİŞİ KISKIVRAK YAKALANDI Özel Harekat timlerinin katıldığı ve havadan polis helikopterinin destek verdiği operasyonda hedef adreslere girildi. Baskınlarda suç örgütünün lideri olduğu iddia edilen S.B. ile örgüte silah temin ettiği belirlenen A.G. isimli şahıslar başta olmak üzere toplam 23 şüpheli gözaltına alındı. Ekiplerin şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yaptığı aramalarda ise 193 adet tabanca, 3 adet tüfek, 1 çelik yelek ve çok sayıda fişek ele geçirildi. SUÇ GELİRLERİNE EL KONULDU Operasyonun mali boyutunu MASAK ile birlikte inceleyen ekipler çarpıcı verilere ulaştı. Şüphelilerin hesap hareketlerinde yapılan incelemelerde yaklaşık 1 milyar Türk lirası tutarında bir para sirkülasyonu olduğu tespit edildi. Suç gelirleriyle mücadele kapsamında örgüt faaliyetleri sonucu elde edildiği değerlendirilen 2 araç ile 10 adet taşınmaza yetkililerce el konuldu. Gözaltına alınan zanlıların emniyetteki sorgu işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

İzmir merkezli organize suç örgütü operasyonu: 18 şüpheli yakalandı Haber

İzmir merkezli organize suç örgütü operasyonu: 18 şüpheli yakalandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma dosyası kapsamında, İzmir Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli bir çalışma yürüttü. Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinin yanı sıra Kadifekale ile Eşrefpaşa bölgelerinde faaliyet gösterdiği tespit edilen suç örgütü üyeleri ile bu yapıya silah temin eden şahıslar teknik ve fiziki takibe alındı. Yaklaşık altı ay süren saha çalışmalarının ardından operasyon için düğmeye basıldı. Emniyet güçleri, elde edilen deliller doğrultusunda İzmir merkezli olmak üzere Trabzon ve Mersin illerinde toplam 24 farklı adrese yönelik şafak vakti baskın düzenledi. Özel Harekat polislerinin de aktif katılım sağladığı operasyonel süreçte, havadan helikopter desteği ile koordinasyon sağlandı. Hedef noktalara yapılan eş zamanlı girişlerde, örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı değerlendirilen 18 şüpheli yakalanarak muhafaza altına alındı. İZMİR MERKEZLİ GENİŞ KAPSAMLI OPERASYON Operasyon kapsamında baskın yapılan adreslerde gerçekleştirilen detaylı aramalarda, suç faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen muhtelif materyaller ele geçirildi. Aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet tüfek, 1 adet çelik yelek ve bu silahlara ait çok sayıda fişek kayıt altına alındı. Ele geçirilen suç unsurları incelenmek üzere kriminal laboratuvarına sevk edildi. HELİKOPTER DESTEKLİ ÖZEL HAREKAT BASKINI Soruşturma dosyasında adı geçen ve hakkında gözaltı kararı bulunan 3 firari şüphelinin yakalanması için emniyet birimlerinin çalışmaları titizlikle devam etmektedir. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, gözaltındaki 18 şüphelinin ifade işlemleri Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sürmektedir. Şüphelilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilmeleri bekleniyor.

İzmir’de Buca Belediyesi’ne rüşvet ve usulsüz ruhsat operasyonu: 7 tutuklama Haber

İzmir’de Buca Belediyesi’ne rüşvet ve usulsüz ruhsat operasyonu: 7 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Buca Belediyesi ve ilçede faaliyet gösteren bir yapı denetim firmasına yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında yargı süreci hızla işledi. "Rüşvet", "evrakta sahtecilik" ve "usulsüz ruhsatlandırma" suçlamalarıyla gözaltına alınan 26 şüpheliden 7’si tutuklandı. Emniyet birimlerinin titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında çarpıcı detaylar yer aldı. İddiaya göre, Buca ilçesindeki bir yapı denetim firması, mevzuata aykırı yapı ve planları usulüne uygunmuş gibi göstererek onaylattı. Bu süreçte Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nde görevli bazı personelin, rüşvet karşılığında veya aracılık ederek usulsüz işlemlere göz yumduğu ve haksız kazanç sağlandığı tespit edildi. MÜDÜR VE FİRMA SAHİBİ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Eş zamanlı operasyonla yakalanan ve emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen 26 şüpheli, hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti; Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü İ.B., belediye memuru C.B., büro işçileri C.Ş. ve G.P., belediye mühendisi M.G. ile yapı denetim firması sahibi C.S. ve firma çalışanı S.K. hakkında tutuklama kararı verdi. 19 KİŞİYE ADLİ KONTROL Hakimliğe sevk edilen diğer 19 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilerek devam ettiği ve incelenen dosya sayısının artabileceği öğrenildi.

Bıçaklı dehşet olayında babanın tahliyesine Başsavcılıktan itiraz Haber

Bıçaklı dehşet olayında babanın tahliyesine Başsavcılıktan itiraz

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, boşanma aşamasındaki eşini görüntülü arayarak 3 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayama eylemi nedeniyle 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçlamasıyla yargılanan sanık Şiyar Alpaslan hakkında verilen ev hapsi şeklindeki tahliye kararına itiraz etti. Kasım 2024'te boşanma aşamasındaki eşini görüntülü arayarak 3 yaşındaki oğlunun boğazına bıçak dayayıp ölümle tehdit eden Şiyar Alpaslan, sosyal medyadaki tepkiler üzerine İzmir'de yakalanıp tutuklanmış, hakkında başlangıçta 'Kasten yaralama' ve 'Silahla tehdit' suçlarından dava açılmıştı. Yargılama sürecinde sanık hakkında Ocak 2025'te verilen ilk tahliye kararı Başsavcılık itirazıyla bozulmuş, ardından dosya, eylemin niteliği gereği 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçlamasıyla İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınmış ve yargılanmasına bu suçtan devam edilmiştir. Şiyar Alpaslan'ın, 18 Kasım 2024 tarihinde eşine yönelik tehdit eylemiyle tutuklanmasının ardından devam eden yargılamasında bugün kritik bir gelişme yaşanmıştı. İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Şiyar Alpaslan'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetmişti. BAŞSAVCILIK TAHLİYEYİ 'USUL VE YASAYA AYKIRI' BULDU İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin aynı gün verdiği tahliye kararına karşı harekete geçti. Başsavcılık, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirmesiyle itirazda bulundu. Başsavcılığın itiraz gerekçeleri arasında şunlar yer aldı: Dosya kapsamındaki mevcut delillerin durumu, sanığa isnat edilen 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçunun niteliği ve ağırlığı, söz konusu suç için öngörülen yasal ceza sınırları, sanık hakkında tutukluluk tedbirinin devamını gerektiren nedenlerin hala mevcut olması. BAŞKA SUÇTAN HÜKÜMLÜ OLDUĞU İÇİN CEZAEVİNDE KALDI Başsavcılığın itirazı sonrası sanık Şiyar Alpaslan, tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden salıverilmedi. Alpaslan'ın, yargılandığı bu suç dosyasından bağımsız olarak başka suçlardan hükümlü bulunması nedeniyle tutukluluk halinin devam ettiği öğrenildi.

İzmir Büyükşehir yolsuzluk davasında Soyer ve Aslanoğlu hakim karşısında Haber

İzmir Büyükşehir yolsuzluk davasında Soyer ve Aslanoğlu hakim karşısında

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ'de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz'da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan Serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ'nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakim karşısında Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP PM Üyesi Şenol Aslanoğlu ve eski Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 11’i tutuklu 65 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıklar hakkında, her bir suç için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşması, bugün saat 09.30’da Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki mahkeme salonunda başladı. Soyer: "Tek kişilik bir hücrede hayattan koparılmaya çalışıldığımı düşünüyorum" Celsede savunmasını yapan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "80 gündür hapisteyim. Neden özgürlüklerimden mahrum kaldığımı, sevdiklerimden uzaklaştırıldığımı, tek kişilik bir hücrede hayattan koparılmaya çalışıldığımı düşünüyorum. İddianamedeki 4-5 iddianın ana hattını oluşturduğunu görüyorum. Her biri benden daha iyi hukukçular olan avukatlarım, İZBETON Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri olarak, kooperatiflerle yapılan protokollerde geç imza atmış olmamızın neden hukuka uygun oluğunu, kooperatiflerle yapılan anlaşmaların neden karma bir sözleşme sayılması gerektiğini, hak sahiplerine ödenmiş ve ödenecek kira bedellerinin neden kamu zararı sayılamayacağını, neden nitelikli dolandırıcılık suçunun hiçbir unsurunun oluşmadığını gerekçeleriyle beraber takdirinize sunacaklar. Ben de hukuku onlara bırakıp, hangi niyet ve kastla hareket ettiğimizi, hangi sosyolojik ve toplumsal hakikatler ve gerekçelerle arkadaşlarımla birlikte serbest bırakılmamızı talep ettiğimi ortaya koymaya gayret edeceğim" ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi meclisi olarak 10 yıldır bekleyen kentsel dönüşüm sorunu ile ilgili bir adım attıklarını aktaran Soyer, "Oybirliğiyle yani CHP, AK Parti, MHP, İYİ Parti oylarıyla bir meclis kararı aldık. Bu karar ile 6306 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca İzmir Büyükşehir Belediyesi ve belediyemiz şirketi olan İZBETON arasında yapılan protokol oybirliğiyle kabul edildi. Böylece 10 yılı aşkın süredir evlerini bekleyen hak sahiplerinin olduğu ve tamamen kilitlenmiş kentsel dönüşüm süreçlerini tekrar başlatmış olduk. Diğer taraftan bazı kentsel dönüşüm ihalelerine İZBETON şirketini sokarak, müteahhitleri ihaleye girmeye teşvik ettik. Örneğin; Ege Mahallesi 1. Etap, Örnekköy 2. Etap, 5. Etap ve Gaziemir Aktepe- Emrez 2. Etap kentsel dönüşüm alanları ihalelerine İZBETON’u soktuk ve ihaleler müteahhitler üzerinde kaldı. Görev sürem içerisinde, önceki dönem başlayan Uzundere 2. Etap ve Örnekköy 1. Etap inşaatlarını tamamladık" diye ekledi. "Müteahhitlerin karlı görmemeleri nedeniyle ihalelere girmedikleri için yürümüyordu" Savunmasına devam eden Soyer, "İhalesini gerçekleştirdiğimiz Örnekköy 2. Etabın da inşaatını başlatıp bitirdik ve hak sahipleri güvenli konutlarına geçtiler. Toplam bin 150 anahtar teslimi gerçekleştirdik, bin 575 bağımsız birimin imalatı müteahhitler eliyle bu kapsamda devam ediyor. Depremden sonra çaresiz kalan binlerce orta hasarlı binanın yıkılıp yeniden yapılmasını mümkün kılacak bir kooperatifçilik modelini ‘Halk Konut’u o günlerde hayata geçirdik. Bu modelin; inşaatlardaki gecikmeler ya da hak sahiplerine yapılan kira ödemelerinin kamu zararına sebep olması gerekçe gösterilerek suçlanması, itibarsızlaştırılması memleketimizin ve şehrimizin gerçekleriyle bağdaşmayacaktır. Depreme dirençli bir kent, depreme dirençli bir ülke oluşturmak için verilmesi gereken mücadeleyi zayıflatacaktır. Bu model bazı sorulara cevap aradığım için ortaya çıkmıştır" diye belirtti. Göreve gelmeden önce vaat ettiklerinin yüzde 87’sini yapmakla gurur duyduğunu ifade eden Soyer savunmasını şu şekilde noktaladı: "Kentsel dönüşüm de o vaatlerim arasındaydı ve 30 Ekim depreminden sonra bu mesele çok daha büyük bir aciliyet ve önem kazandı. Göreve geldiğimde kentsel dönüşüm alanları olarak belirlenmiş yerlerde belediyenin ofisleri açılmış, projelerin çizimi, hazırlığı yapılmış, hak sahipleriyle uzlaşmalar başlamış durumdaydı. Ancak 10 yıl önce başlayan bu çalışmalar müteahhitlerin karlı görmemeleri nedeniyle ihalelere girmedikleri için yürümüyordu. Kamuda devamlılık esas diyerek yeni alanlarda çalışmak yerine öncelikle mevcut alanlardaki sorunları çözmemiz gerektiğine karar verdim. Çözüm için müteahhitlerle birçok görüşme yaptık, hatta mevcut projelerde meclis kararı alarak tadilat yapıp uzlaşma süreçlerini güncelledik ancak ihalelere giren yine de olmadı. Kilitlenmiş kangren olmuş bu meseleyi çözmek için denenmemiş, yeni ve hukuka uygun çözümler bulmak zorundaydım ve bu nedenle elimi taşın altına sokmaya karar verdim. Anlaşılan o ki; hukuk sistemimiz vaatlerini yerine getirmeyen seçilmişlerle, kamu yöneticilerine herhangi bir cezai sorumluluk yüklemiyor." Aslanoğlu: "Bu işin böyle olacağını bilsem bu işe girmezdim" CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise, "Kanun maddesi yazılmış ve sanıklar fikir ve eylem birliği içerisinde nitelikli dolandırıcılıkla suçlanıyor. Belge, kanıt yok. Lehte deliller var. Ben menfaat sağlamamışım, Soyer menfaat sağlamamış. Zarar varsa kişiler arasında oluşur. Bana bu şekilde açılan dava yok. 1 yıl kooperatif başkanlığı yaptığım için yargılanıyorum. CHP İzmir İl Başkanı olunca görevimden ayrıldım. İZBETON’un izin almaması sebebiyle yargılandım. Örnekköy’de hatalı imalat yapılmış, orası benim başkanlık yaptığım yerden kilometrelerce uzak. Orada bir şey gördüler ve tüm projeleri durdurdular. Tüm projelerden tek tek karot aldılar ama bir şey bulamadılar. Kooperatif kendine ait olmayan taşınmazda müteahhitlik hizmeti veremez deniyor. Alt yüklenici için müteahhitlik belgesi kooperatif kanununda üyelerine konut yapmak için vardır. Onların içinde gayrimenkuller ihtisap eder diyor. Arsa sahibi değilsen kooperatif bu işi yapmaz demiyor. Doğru cümle, kooperatif kendine ait taşınmazda iş yapamaz. İmar mevzuatı yönetmeliğine yapılan isnat. Bir yapı ruhsatı var İZBETON’un. Ben CHP İzmir İl Başkanıyım. Bu iş benim yüzümden siyasallaştı. Tunç Bey 500 kere başıma gelse 500 kere bu işi yaparım dedi. Bu işin böyle olacağını bilsem bu işe girmezdim" dedi. Kooperatif davasında hakim, 5 buçukta UYAP güncellemesi olduğunu, bu nedenle duruşmanın 5 buçukta bitirilip; pazartesi günü devam edileceğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.