#Japonya

İLKHABER-Gazetesi - Japonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Japonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel piyasalar Orta Doğu'daki yüksek tansiyonla haftaya negatif başladı Haber

Küresel piyasalar Orta Doğu'daki yüksek tansiyonla haftaya negatif başladı

İran'ın söz konusu saldırıların ardından yakın ülkelerdeki ABD üsleri ile İsrail'e yönelik karşı saldırıya geçmesi, Orta Doğu'da savaşın uzun süreye yayılabileceği risklerini beraberinde getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada saldırılar sonucunda İran'daki askeri komuta kademesinin yok edildiğini savunarak, savaş operasyonlarının tüm gücüyle sürdüğünü ve tüm hedeflere ulaşana kadar devam edeceğini belirtti. İran'a yönelik saldırıların dört hafta sürebileceğini belirten Trump, bu sürenin daha kısa olabileceğinin ihtimaller arasında bulunduğuna işaret etti. ABD-İsrail saldırılarında öldüğü duyurulan İran lideri Ali Hamaney'in ardından, İran'daki yeni liderlerin müzakerelere dönmek istediğini belirten Trump, "Onlar konuşmak istiyorlar ve ben de bunu kabul ettim, bu yüzden onlarla konuşacağım. Bunu daha önce yapmalıydılar." dedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ise Washington ile müzakereleri yeniden başlatma girişiminde bulunduğu iddialarını yalanlayarak, ABD ile müzakere yapmayacaklarını duyurdu. Söz konusu gelişmeler piyasalarda risk algısının artmasına neden olurken, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması başta petrol olmak üzere küresel ticaretin sekteye uğrayabileceğine dair kaygıları artırdı. BRENT PETROL YAKLAŞIK 1 YILIN ZİRVESİNDE Artan riskler nedeniyle yatırımcılar güvenli liman arayışıyla tahvil ve altına yönelirken, petrol fiyatlarında da arz endişelerinden kaynaklı yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı haftanın ilk işlem gününde 77,6 dolara çıkarak 23 Haziran 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik risklerden dolayı tahvil piyasasında da alış ağırlıklı bir seyir gözlenirken, ABD'nin 2 ve 10 yıllık tahvil faizlerindeki gerileme dikkati çekti. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,3650'ye inerek 25 Ağustos 2022'den ve ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,9230'a gerileyerek 7 Nisan 2025'ten bu yana en düşük seviyelerini gördü. Altının ons fiyatı da yeni işlem gününde 5 bin 393 dolara çıkarak 30 Ocak'tan bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, şu sıralarda yüzde 2'ye yakın artışla 5 bin 365 dolardan alıcı buluyor. Söz konusu gelişmelerle doların diğer para birimlerine karşı güçlendiği gözlendi. Dolar endeksi şu sıralarda yüzde 0,4 artışla 98 seviyesinde bulunuyor. Analistler, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskılaması ve ticarette yavaşlama ihtimalinin ekonomilerde enflasyonist baskıları güçlendirebileceğini, bu durumun da merkez bankalarının politika alanını daraltabileceğini ifade etti. PİYASALAR "SAVAŞ" RİSKLERİ ALTINDA EKONOMİK VERİLERİ İZLEYECEK Jeopolitik risklerin gölgesinde makroekonomik veri tarafında ABD'de geçen hafta Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) ocakta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda yüzde 2,9 ile beklentilerin üzerinde artması, ülkede enflasyonun yapışkan hale gelebileceğine yönelik endişeleri artırdı. Para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) mart ayında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, yılın ilk faiz indirimine ilişkin beklentiler temmuz ayı için güçlü kalmayı sürdürdü. Analistler, bu hafta ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verilerinin ülkede iş gücü piyasasının durumuna yönelik mesaj vereceğini belirterek, söz konusu verilerde Fed'in atacağı adımlara ilişkin sinyaller aranacağını kaydetti. Kurumsal tarafta Trump'ın, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic arasında son dönemde yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının durdurulması talimatı verdi. Analistler, yapay zeka üzerindeki kontrolün kamunun eline geçebileceğine yönelik sinyal niteliği taşıyabileceğini belirterek, teknoloji hisseleri üzerindeki etkilerinin yakından izleneceğini kaydetti. Bu gelişmelerle ABD'de endeks vadeli kontratlar haftaya negatif başladı. AVRUPA'DA ENDEKS VADELİLERİ SATICILI SEYREDİYOR Avrupa borsaları cuma gününü karışık seyirle tamamlarken, Orta Doğu'daki gerilimin tırmanmasıyla endeks vadeli kontratlar yeni haftaya negatif başladı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Avrupa Birliği'nden (AB) tansiyonun diplomasi yoluyla azaltılması çağrısı geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB'nin Orta Doğu'da gerginliğin azaltılması ve İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla diplomatik çabalara katkıda bulunacağını bildirdi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise İran'ın ABD ve İsrail'in saldırıları karşısındaki misillemeleri çerçevesinde Bahreyn'e düzenlediği saldırıların "haksız ve kabul edilemez" olduğunu ifade etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset de, Orta Doğu'nun "tam ölçekli bir çatışmaya doğru sürüklendiğini", Avrupa'nın bir bütün olarak Körfez'deki gerginliği düşürmek için harekete geçmesi gerektiğini bildirdi. Orta Doğu'daki gerilimin yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın bugün yapacağı konuşma yatırımcıların odağında yer alıyor. ASYA BORSALARI ÇİN HARİÇ GERİLEDİ ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla artan risk algısı Asya tarafında da hissedilirken, bölge piyasalarında Çin hariç satış baskısı yaşanıyor. Saldırıların etkisiyle yükselen petrol fiyatları birçok Asya ülkesi için enflasyonist baskı sinyali verirken, artan dolar talebi bölge para birimlerinde değer kaybına yol açtı. Dolar/yen paritesi 156,8'e çıkarak son 1 ayın zirvesine yaklaştı. Ayrıca petrol fiyatlarındaki artış enerji şoklarına duyarlı ekonomiler arasında yer alan Güney Kore ve Hindistan ekonomileri için tehdit oluştururken, ülke para birimlerinin dolar karşısında zayıfladığı görüldü. Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya'da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) şubatta 53 değeri ile beklentileri aştı. Analistler, Japonya'da halihazırda süregelen enflasyonist baskıların dikkate alındığında, Orta Doğu'daki gerilimle artan enerji maliyetlerinin Japonya Merkez Bankası'nı (BoJ) faiz artırımı konusunda zorlayabileceğini kaydetti. Çin'de ise yıllık siyasi toplantılarda ülkenin 15. Beş Yıllık Planı için gündeminin belirlenmesi bekleniyor. Ülkedeki haber akışı Pekin yönetiminin daha fazla teşvik önlemi açıklayacağına işaret etti. Bu durum ülke borsasında yatırımcıların risk iştahının artmasını sağlayarak pozitif görünümde etkili oldu. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 düşerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi. Bugün Güney Kore'de piyasalar tatil nedeniyle kapalı olacak. SPK AÇIĞA SATIŞ İŞLEMLERİNİ BİR HAFTA SÜREYLE DURDURDU Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,16 değer kaybederek 13.717,81 puandan tamamladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dün yaptığı açıklamada jeopolitik gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, "Ekonomimize olası etkilerini, tüm boyutlarıyla değerlendiriyoruz, ekonomimiz güçlü makroekonomik temellere sahip olup, şoklara karşı dirençlidir." ifadesini kullandı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin cuma seans sonuna kadar yasaklanmasına karar verdi. Borsa İstanbul AŞ, Pay Piyasası'nda emir/işlem oranını (OTR) ikinci bir duyuruya kadar 5:1'den 3:1'e düşürdü. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,18 artışla 16.014,00 puandan işlem gördü. Yurt içinde gözler büyüme verilerine çevrildi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün açıklanacak 2025 yılı 4. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin beklenti anketi, 19 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Anket sonuçlarına göre, ekonomistler, 2025 yılının 4. çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yıllık bazda yüzde 3,6 büyüyeceğini tahmin ediyor. Dolar/TL, cuma gününü 43,9340'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 43,9700'dan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde büyüme verileri, yurt dışında ise jeopolitik gelişmelere ek olarak ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması, Avro Bölgesi ve ABD'de açıklanacak imalat sanayi PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.600 ve 13.500 puanın destek, 13.800 ve 13.900 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle: 10.00 Türkiye, 4, Çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 10.00 Türkiye, şubat ayı İSO imalat sanayi PMI 10.00 İngiltere, şubat ayı konut fiyat endeksi 11.55 Almanya, şubat ayı imalat sanayi PMI 12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı imalat sanayi PMI 12.30 İngiltere, şubat ayı imalat sanayi PMI 17.00 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması 17.45 ABD, şubat ayı imalat sanayi PMI 18.00 ABD, şubat ayı ISM imalat sanayi PMI

Kuzeyde dondurucu soğuk, güneyde kavurucu yangın Haber

Kuzeyde dondurucu soğuk, güneyde kavurucu yangın

Kuzey yarım kürenin büyük bir bölümü dondurucu soğukların etkisi altındayken özellikle Sibirya, Kuzey Kanada ve Grönland gibi bölgelerde sıcaklıklar eksi 50 derecenin altına kadar gerileyerek rekor seviyelere ulaştı. Özellikle, kuzey yarım küredeki Kanada, ABD, Rusya, ve Japonya gibi rekor kar yağışlarının görüldüğü ülkelerde ise şiddetli kış mevsimi koşulları hayatı olumsuz etkiliyor. Avustralya, yangınların yıkıcı yüzünün en fazla görüldüğü ülke olurken Arjantin, Şili ve Güney Afrika'da da yangınlar etkisini gösteriyor. Yangınların her yıl yüz binlerce hektarlık alanlara yayıldığı, yüz binlerce kişinin hayatını olumsuz etkilediği Avustralya'da, bu yıl da güneyde Victoria kenti ile Güney Avustralya ve Batı Avustralya eyaletleri yangınlarla mücadele ediyor. Victoria eyaletinde 40-50 dereceleri bulan hava sıcaklıkları, kuru hava koşulları ve rüzgarlar, yılın başında büyük yangınlara yol açtı. Eyalette, 400 bin hektardan fazla ormanlık alan yandı, 900'den fazla yapı hasar gördü, binlerce kişi için tahliye uyarıları yapıldı. Yangınlarda 1 kişi hayatını kaybederken 20 binden fazla çiftlik hayvanının öldüğü tahmin ediliyor. Yangınlar ve şiddetli rüzgarlar nedeniyle yaklaşık 38 bin ev ve iş yerinde elektrik kesintisi yaşandı. Yetkililer, Victoria'da 18 yerel yönetim bölgesinde "afet durumu" ilan edildiğini açıkladı. Eyaletteki Longwood ve Walwa bölgelerinde büyük yangınların kontrol altına alınamadığı, Harcourt ve Ravenswood bölgelerinde alevlerin yerleşim yerlerini tehdit ettiği, Skipton ve Streatham kırsalında ise tarım arazilerinin yoğun risk altında olduğu belirtiliyor. Güney Avustralya eyaletinde ise yangınlarda, Fleurieu Yarımadası'ndaki Deep Creek Ulusal Parkı'nda yaklaşık 4 bin 500 hektar alan yandı. Yetkililer, 12 Şubat itibarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınmasına karşın yangın riskinin sürdüğü eyaletteki Tooperang ve Mount Compass bölgelerinde ise aktif yangın noktaları bulunduğu bilgisini paylaştı. Batı Avustralya'nın Perth kenti yakınlarındaki High Wycombe ve Maida Vale bölgeleri için de yangınlar nedeniyle acil durum seviyesinde uyarılar yayımlandı. ŞİLİ Arjantin ve Şili'nin Patagonya bölgesinde ise ocak ayında başlayan orman yangınları kısmen kontrol altına alınsa da etkisini sürdürüyor. Şili Orman Kurumunun (CONAF) güncel verilerine göre, ülke genelinde hala birkaç noktada yangınla mücadele devam ediyor. Yangınlar ilk olarak ocak başında Arjantin'in Chubut eyaletinde çıkarken ay ortasında ise Şili'nin güneyine sıçradı. Alevler kuzey Patagonya ile Şili'nin orta-güney kesimlerindeki And Dağları eteklerine kadar yayıldı. Şili'de Biobio ve Nuble bölgelerindeki yangınlarda 23 kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi tahliye edildi. Güney Amerika ülkesi Şili'de 60 bin hektar alanda etkili olan yangınlarda 1000'den fazla ev ve yapı kullanılamaz hale geldi. ARJANTİN Arjantin'in güneyinde ise yıldırım düşmesi sonucu başlayan yangınlar Chubut eyaleti, Los Alerces Ulusal Parkı, Epuyen ve El Hoyo gibi bölgelerde devam ediyor. Burada ise 45 bin hektar alan kül olurken yangınlar, turistler ve bölge sakinlerinden oluşan binlerce kişinin tahliyesine yol açtı. Yangınlarda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık ağaçlarıyla bilinen Los Alerces Ulusal Parkı'nın geniş bölümleri de zarar gördü. Yetkililer, durumun kısmen kontrol altına alınmasına rağmen iki ülkede de bazı bölgelerde yangınların halen sürdüğünü belirtiyor. Uzmanlar, aşırı sıcaklık, uzun süren kuraklık ve şiddetli rüzgarların yangınların yayılmasında etkili olduğuna işaret ediyor. GÜNEY AFRİKA Güney Afrika Cumhuriyeti, 2026 itibarıyla son 10 yılın en yıkıcı yangın sezonlarından birini geçiriyor. Ocak ayında başlayan ve henüz tamamen kontrol altına alınamayan orman yangınlarında özellikle Batı Cape ve Doğu Cape eyaletlerinde geniş alanlar zarar gördü, binlerce kişi tahliye edildi. Yetkililer, Batı Cape'deki yangınlarda kül olan toplam alanın 132 bin hektarı aştığını açıkladı. Doğu Cape'deki Oyster Bay ve Zwartenbosch bölgesi çevresinde de alevlerin yerleşim yerlerini tehdit ettiği, bazı bölgelerde "acil tahliye" talimatı verildiği belirtildi. Başkent Cape Town'ın Dunoon bölgesinde çıkan yangında ise yaklaşık 5 bin kişi evsiz kalırken üzüm bağları ve meyve bahçeleri başta olmak üzere, tarım alanlarında ciddi zarar oluştu.

İtalya, Grönland konusunun NATO içinde tartışılmasından yana Haber

İtalya, Grönland konusunun NATO içinde tartışılmasından yana

Üç ülkeyi kapsayan Asya turu kapsamında Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan Meloni, burada gezisini takip eden İtalyan gazetecilere uluslararası gündemdeki konuları değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın gündeme getirdiği Grönland konusunun ciddi olduğunu belirten Meloni, "Grönland'daki güvenliğin güçlendirilmesi ve müttefiklerin varlığının artırılması meselesinin ciddi bir konu olduğunu düşünüyorum ancak bunun Atlantik İttifakı içindeki diyalog kapsamında ele alınması gerekiyor. Yani Grönland, NATO'nun sorumluluk alanı olarak değerlendirilmelidir." dedi. Bazı Avrupa ülkelerinin Grönland’a asker göndermesinin sorulması üzerine Meloni, şunları kaydetti: "Diğer Avrupa ülkelerinin yaptıklarını bölücü bir niyet olarak yorumlama hatasına düşmememiz gerektiğini düşünüyorum. NATO, kendi belgelerinde bugün Arktik bölgesinin stratejik olduğunu zaten belirtti. Dolayısıyla var olan bir soruna yönelik siyasi bir talebe yanıt vermiş oluyor. Yani tekrar ediyorum, bunu müttefikimiz ABD ile olan ilişkide bölücü bir şey olarak okumazdım. Bunu Amerikalıların bir endişesine karşı, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sorumluluklarını üstlenme yeteneğini gösteren bir yanıt olarak okurdum." Meloni, Avrupa Birliği (AB) ve ABD'nin İtalya için temel referans noktaları olduğunu dile getirdi. "ORTADOĞU BARIŞ PLANININ UYGULANMASINDA ÖNCÜ ROL OYNAMAYA HER ZAMAN İSTEKLİYİZ" Gazze'deki "Barış Kurulu"na ilişkin bir soruya da Meloni, bununla ilgili nihai kararları halen bekledikleri yanıtını verdi. İtalyan Başbakan, "Yürütme düzeyindeki, dolayısıyla daha operasyonel olan Kurulun birkaç dakika önce sunulduğunu gördük. Siyasi kurul henüz yok ve bu konuda resmi onayı bekleyeceğim. Ortadoğu barış planının uygulanmasında öncü rol oynamaya her zaman istekli olduğumuzu ve bunu şüphesiz çok karmaşık ve kırılgan bir bağlamda eşsiz bir fırsat olarak gördüğümüzü söyleyebilirim." ifadelerini kullandı. İsviçre'nin Davos kasabasındaki Dünya Ekonomik Forumuna katılıp katılmayacağına ilişkin, uluslararası yükümlülükleri fazla olduğu için halihazırda katılımlarının öngörülmediğini aktaran Meloni, "Ancak Ukrayna veya Gazze konusunda zirve toplantıları olursa ki bunlara her zaman katıldık, bu durumlarda katılırız." diye konuştu. Diğer yandan Başbakan Meloni, Japonya'daki temaslarının son gününde Japon iş insanlarıyla bir araya gelerek, onları ülkesine yatırım yapmaya davet etti. Meloni, daha sonra Asya turunun üçüncü ve son durağı olan Güney Kore'nin başkenti Seul'e geçti. İtalya, bazı Avrupa ülkelerinin aksine Grönland'a asker göndermemişti.

Çin, Japonya’ya sivil ve askeri kullanımlı ürün ihracatını yasakladı Haber

Çin, Japonya’ya sivil ve askeri kullanımlı ürün ihracatını yasakladı

Uzak Doğu ülkeleri Çin ile Japonya arasındaki siyasi ve askeri gerilim yükselmeye devam ediyor. Pekin yönetimi, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin Kasım 2025 tarihinde Çin-Tayvan arasındaki siyasi krize ilişkin açıklamalarına yönelik yeni bir adım attı. Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sivil ve askeri alanlarda kullanılabilecek çift kullanımlı teknolojik ürünlerin Japonya'ya ihracatının yasaklandığı belirtildi. Açıklamada, "Çin, ulusal güvenliğinin ve çıkarlarının korunması ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla başta Çin İhracat Kontrolü Kanunu ile Çift Kullanımlı Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği olmak üzere ilgili mevzuatlara dayanarak, Japonya'daki askeri kullanıcılar, askeri amaçlar ve Japonya'nın askeri kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayabilecek diğer tüm nihai kullanıcı ve amaçlara yönelik tüm çift kullanımlı ürünlerin ihracatını yasaklama kararı almıştır. Bu yasayı ihlal ederek Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri Japonya'daki kişi ve kuruluşlara sağlayan herhangi bir ülke veya bölgeden kişi ve kuruluşlar hakkında yasal sorumluluk tesis edilecektir" ifadeleri kullanıldı. Bakanlığın açıklamasında, ihracat yasağı kararının Japonya Başbakanı Sanae'nin Tayvan ifadeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtilerek, "Japonya liderleri son dönemde Tayvan'la ilgili açıkça yanlış açıklamalar yapmış, Tayvan Boğazı'na güç kullanarak müdahale edilebileceği imasında bulunmuş; Çin'in iç işlerine kaba bir şekilde müdahale ederek ‘tek Çin' ilkesini ciddi biçimde ihlal etmiştir. Bu tutumun niteliği ve etkisi son derece olumsuzdur" denildi. İhracat yasağına tabi olan unsurlar arasında sivil ve askeri kullanımları olan ürün, teknoloji ve yazılımların yanı sıra insansız hava aracı (İHA) ve çip yapımında kullanılan nadir toprak elementlerinin de bulunduğu biliniyor. Japonya Başbakanı'nın açıklaması Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025'te Japonya parlamentosunda yaptığı bir konuşmada, Çin'in Tayvan'a yönelik muhtemel saldırısının Japonya'nın varlığını tehdit eden bir durum olarak nitelendirilebileceğini belirtmişti. Sanae'nin ifadeleri Pekin yönetiminden yoğun tepki toplamış ve iki ülke arasında ağır suçlamaların şiddetlendiği bir kriz ortamı oluşmuştu.

Japonya'yı sarsan 7,5’lik depremde 30 kişi yaralandı Haber

Japonya'yı sarsan 7,5’lik depremde 30 kişi yaralandı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, ülkede dün meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki deprem nedeniyle 30 kişinin yaralandığını açıkladı.Japonya'nın Aomori eyaleti açıklarında dün meydana gelen ve tsunami uyarılarının yapılmasına neden olan 7,5 büyüklüğündeki depremin bilançosu netleşmeye başladı. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, bugün yaptığı açıklamada deprem nedeniyle en az 30 yaralanma ile 1 konut yangını meydana geldiğini ifade etti. Depremden etkilenen bölgelerde yaşayan sakinlere 1 hafta boyunca Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) ile yerel yönetimlerden gelen bilgi ve uyarıları takip etmeleri çağrısında bulunan Takaichi, "Normal sosyo-ekonomik faaliyetlerinizi devam ettirirken, güvenli tahliye alanları ile rotalarını belirlemek ve devrilme ihtimali bulunan mobilyaları sabitlemek gibi günlük deprem hazırlıklarını sürdürün ve muhtemel bir sarsıntıda tahliyeye hazır olun" ifadelerini kullandı. "8 ve üzeri büyüklükte deprem ihtimali var" Japonya Afet Yönetimi Direktörü Tsukasa Morikubo ise dün gece kaydedilen 7,5 büyüklüğündeki depremin daha büyük sarsıntılara zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıda bulundu. Morikubo, "Dünya genelinde şu ana kadar meydana gelen deprem istatistiklerine göre, Pazartesi gecesi geç saatlerde meydana gelen depremin ardından Hokkaido açıklarındaki Japon Çukuru ve Chishima Çukuru'nda 8 veya üzeri büyüklükte bir deprem meydana gelme ihtimali bulunuyor" açıklamasında bulundu.Bu büyüklükte bir depremin meydana gelip gelmeyeceğinin henüz belli olmadığının altını çizen Morikubo, "Ancak herkes canını korumak için önlem alma çağrılarına kulak vermeli" dedi. Tsunami uyarısı kaldırıldı Depremin ardından Aomori, Iwate ve Hokkaido eyaletleri için yapılan tsunami uyarısı sabahın erken saatlerinde kaldırılırken, bazı kıyı kesimlerinde yüksekliği 70 santimetreyi bulan tsunami dalgaları gözlemlendi. Japonya 7,5 büyüklüğünde depremle sarsılmıştı Japonya dün merkez üssü Aomori eyaletinin doğu kıyısı açıkları olan 7,5 büyüklüğünde depremle sarsılmıştı. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) sarsıntının yerel saatle 23:15'te, 50 kilometre derinlikte kaydedildiğini duyurmuştu. Önce 7,6 büyüklüğünde olduğu açıklanan, ancak daha sonra 7,5 olarak güncellenen deprem, Aomori'nin yanı sıra Iwate, Hokkaido, Miyagi ve Akita eyaletlerinde de şiddetli şekilde hissedilmişti. Sarsıntı, başkent Tokyo ve çevresinde ise kısa süreli paniğe neden olmuştu. Tsunami uyarısı yapılmıştı Depremin ardından Aomori, Iwate ve Hokkaido eyaletleri için tsunami uyarısı yapılırken, yetkililer yüksekliği 3 metreyi bulan tsunami dalgalarının oluşabileceğini açıklamıştı. Yetkililer yüksekliği 3 metreyi bulan tsunami dalgalarının oluşabileceğini belirtmiş, kıyı kesimlerde yaşayan sakinlere yüksek kesimlere ya da yapıların üst katlarına çıkma çağrısında bulunmuştu.

Çin’den Japonya’ya seyahat uyarısı: “Tayvan açıklamaları provokatif” Haber

Çin’den Japonya’ya seyahat uyarısı: “Tayvan açıklamaları provokatif”

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin Tayvan’a yönelik muhtemel bir Çin saldırısına Japonya’nın askeri müdahalede bulunabileceğini ima etmesi, Pekin'in sert tepkisine yol açtı. Çin, bu açıklamaları "provokatif" olarak nitelendirerek vatandaşlarına Japonya'ya seyahat etmeme çağrısında bulundu. JAPON BAŞBAKANI'NIN SÖZLERİ KRİZİ ATEŞLEDİ Diplomatik gerginlik, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin 7 Kasım'da Japonya Ulusal Meclisi’nde yaptığı konuşmayla başladı. Takaichi, Tayvan Boğazı'na yönelik muhtemel bir askeri müdahalenin Japonya’nın "varlığına yönelik bir tehdit" olarak görülebileceğini ifade etti. Japon yasaları, "ülkenin varlığına yönelik tehdit" durumunda Öz Savunma Kuvvetleri’ne (SDF) müdahale yetkisi tanıyor. Bu sözler, Tayvan’a yönelik muhtemel bir Çin saldırısına Japonya’nın askeri yanıt verebileceği şeklinde yorumlandı. PEKİN'DEN ASKERİ YANIT VE "AĞIR BEDEL" UYARISI Takaichi’nin sözlerine Pekin'den sert tepki gecikmedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, "Japonya Tayvan Boğazı'na müdahale etmek üzere askeri güç kullanmaya cüret ederse bu bir 'saldırı eylemi' olacaktır ve Çin buna güçle karşılık verecektir" dedi. Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jiang Bin ise "Japonya tarihten ders almazsa... Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun çelik iradesi karşısında ezici bir yenilgiye uğrayacak ve ağır bir bedel ödeyecektir" açıklamasında bulundu. JAPON BÜYÜKELÇİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Sun Weidong, gerilimin ardından Japonya'nın Çin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi bakanlığa çağırarak diplomatik nota verdi. Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) yayın organı People's Daily gazetesi ise Takaichi'nin sözlerini "Son 80 yılda bir Japon liderin Çin'e karşı askeri tehditte bulunduğu ilk an" olarak yorumladı. VATANDAŞLARA "JAPONYA'YA GİTMEYİN" ÇAĞRISI Çin Dışişleri Bakanlığı, Takaichi’nin söylemlerinin "Japonya'daki Çin vatandaşlarının kişisel güvenlikleri için önemli riskler oluşturduğunu" belirterek, Çin vatandaşlarına "yakın gelecekte Japonya'ya seyahat etmekten kaçınmaları" yönünde resmi bir çağrıda bulundu. Bu uyarının ardından Air China, China Southern ve China Eastern gibi büyük havayolu şirketleri, 31 Aralık'a kadar Japonya uçuşlarına bilet alan yolculara tam para iadesi veya ücretsiz değişiklik hakkı tanıyacaklarını duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.