#Jeffrey Epstein

İLKHABER-Gazetesi - Jeffrey Epstein haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeffrey Epstein haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein belgeleri, "4chan"daki bir kullanıcının Epstein'in ölümünü herkesten önce duyurduğunu gösteriyor Haber

Epstein belgeleri, "4chan"daki bir kullanıcının Epstein'in ölümünü herkesten önce duyurduğunu gösteriyor

ABD Adalet Bakanlığının Epstein soruşturması kapsamında paylaştığı belgelerdeki detaylar kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Belgelerde, NY Daily News'in 2019 tarihli bir haberine yer veriliyor. Haberde, Epstein'in ölümünün kamuoyuna açıklanmadan yaklaşık 30 dakika önce bir 4chan kullanıcısı tarafından duyurulduğu görülüyor. Kullanıcı yaptığı paylaşımda, "Nasıl bildiğimi sormayın ama Epstein bir saat önce kendini asması ve kalbinin durması sonucu öldü." ifadesini kullanıyor. Belgelerde, Adalet Bakanlığının Epstein'in ölümüyle ilgili soruşturması kapsamında, paylaşımın yayımlanmasından 4 gün sonra 4chan'a, kullanıcının IP adresi talebiyle bir mahkeme celbi gönderdiği de görülüyor. 4chan'ın Adalet Bakanlığının talebine, forumda 4 paylaşım yapan kullanıcının kimliğini tespit edebilecek bilgileri telekomünikasyon şirketi AT&T'den talep ettiği, şirketin kablosuz dinamik IP adresleriyle ilişkilendiren kayıtları tutmaması sebebiyle gerekli bilginin sağlanamadığı cevabını verdiği dikkati çekti. Adalet Bakanlığı tarafından konuya ilişkin hazırlanan diğer bir belgede ise "Hükümet, 4chan gönderisiyle ilgili elde ettiğimiz tüm kayıtları sunmuştur. Gönderiyi yapan kişi dinamik IP kullanmış olduğundan, elde edilen kayıtlarda gönderinin yazarı açıklanmamıştır." ifadesi kullanıldı. 4CHAN KULLANICISININ DAHA ÖNCE BİR BAŞKA PAYLAŞIMI BASINA YANSIMIŞTI Belgelerin arasında tarih kısmı Epstein'in ölümünden 4 gün sonrasını gösteren rapor da sosyal medyada şüphe uyandırmış ve basına yansımıştı. Mahkeme celbi üzerine oluşturulduğu öne sürülen raporda Epstein'in öldüğü 10 Ağustos 2019 gününde anonim bir kişinin, "Dün gece 0415 sayımından sonra onu düz kelepçeleyip tekerlekli sandalyeyle revire götürdüler ama triyajdaki tek bir hemşire dahi onunla konuştuğunu söylemiyor. Sonra bir kamyonetin geldiğini öğrendik. Yargıç kararı yoksa hafta sonları tahliye yapmıyoruz. Sonrasında öğrendik ki tek kişilik hücreye alınmış ve kendini asmış. Mesele şu: Kamyonet kayıtlara giriş yapmadı ve plaka numarasını da kaydetmemişiz. Kapıdan içeri alan nöbetçinin dediğine göre kamyonetin arkasında yeşil asker üniformalı biri de varmış. Millet, şu anda titriyorum, sanırım onu değiştirdiler." ifadeleri yer alıyordu. Bu ifadelerin, "Roberto Grijalva" isimli cezaevi görevlisinin "4chan" adlı çevrim içi forumda yaptığı yorumun aynısı olduğu öne sürülmüştü. Ağustos 2019 tarihli belgede de Grijalva'nın, Epstein'in ölümünden bir gün önce New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'nde nöbette olduğu görülüyordu. JEFFREY EPSTEİN OLAYI 18 yaşın altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu. Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

İngiltere’de Jeffrey Epstein dosyaları kraliyet ailesini sarstı: Prens Andrew gözaltında! Haber

İngiltere’de Jeffrey Epstein dosyaları kraliyet ailesini sarstı: Prens Andrew gözaltında!

ABD’li milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantısı nedeniyle uzun süredir tartışmaların odağında olan eski Prens Andrew Mountbatten-Windsor, İngiltere’de gözaltına alındı. Thames Valley Polisi, 60’lı yaşlarında bir erkeğin kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığını ve polis gözetiminde tutulduğunu açıkladı. Gelişme, İngiliz kraliyet ailesinde yeni bir krize yol açtı. İngiltere polisi, ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurmakla suçlanan ve cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle eski Prens Andrew hakkında işlem başlattı. Polis açıklamasında, şüphelinin Norfolk’taki Sandringham’daki evinde gözaltına alındığı ve Berkshire ile Norfolk’taki adreslerde arama yapıldığı bildirildi. 66 yaşındaki Andrew’un doğum gününde gözaltına alındığı belirtilirken, görgü tanıkları polis ekiplerinin altı araçla konuta geldiğini aktardı. KRAL CHARLES’TAN NET MESAJ İngiltere Kralı III. Charles, kardeşinin gözaltına alınmasının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Andrew hakkındaki haberleri “derin bir endişeyle” öğrendiğini belirten Charles, sürecin tam, adil ve usulüne uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Charles açıklamasında, “Hukukun gereği mutlaka yerine getirilmelidir” ifadesini kullandı. Süreç devam ederken daha fazla yorum yapmayacağını belirten kral, ailesiyle birlikte kamu görevlerini sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti. “POLİS GÖZETİMİNDE TUTULUYOR” Thames Valley Polisi tarafından yapılan açıklamada, gözaltına alınan kişinin adının ulusal yönergeler gereği açıklanmayacağı bildirildi. Açıklamada, “Kişi şu anda polis gözetiminde tutuluyor” denildi. Emniyet Müdür Yardımcısı Oliver Wright ise kapsamlı bir değerlendirme sonrası kamu görevinde suistimal iddiasıyla soruşturma başlatıldığını belirterek, soruşturmanın bütünlüğü ve tarafsızlığının korunmasının önemine dikkat çekti. “ÖZEL MUAMELE YAPILMAYACAK” BBC’ye konuşan güvenlik ve adalet analisti Danny Shaw, eski prensin en fazla 96 saat gözaltında tutulabileceğini söyledi. Shaw, Andrew’un sıradan bir gözaltı hücresinde tutulacağını ve özel muamele yapılmayacağını ifade etti. GİZLİ BELGELER VE YENİ İDDİALAR ABD Adalet Bakanlığı tarafından 30 Ocak’ta yayımlanan milyonlarca sayfalık Epstein belgelerinde, Andrew’un Singapur, Hong Kong ve Vietnam ziyaretlerine ilişkin resmi raporları Epstein’a ilettiği öne sürüldü. Ayrıca Afganistan’daki “gizli” yatırım fırsatlarına dair bilgilerin de Epstein’a aktarıldığı iddialar arasında yer aldı. Belgelerde, Andrew’un Epstein ile Buckingham Sarayı’nda akşam yemeği planladığı ve bir Rus kadınla tanıştırılma teklifine ilişkin yazışmalar da dikkat çekti. ABD’de yayımlanan dosyalarda eski prensin uygunsuz fotoğraflarının da yer aldığı belirtildi. UNVANLARINI KAYBETMİŞTİ Andrew, geçtiğimiz yıl Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle York Dükü unvanından feragat etmişti. Buckingham Sarayı, daha sonra prenslik unvanının da geri alındığını ve Windsor Kalesi’ndeki konutundan ayrılmasının istendiğini açıklamıştı. Andrew, kendisine yöneltilen suçlamaları ise reddetmişti. Soruşturmanın nasıl ilerleyeceği ve resmi suçlama yöneltilip yöneltilmeyeceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. İngiltere’de kamuoyu, kraliyet ailesini sarsan bu gelişmenin yargı sürecini yakından takip ediyor.

Eski Prens Andrew 66. doğum gününde gözaltına alındı Haber

Eski Prens Andrew 66. doğum gününde gözaltına alındı

İngiliz Kraliyet Ailesi'ni derinden sarsan Jeffrey Epstein skandalında sular bir türlü durulmuyor. ABD'de çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmak suçlarından tutukluyken hücresinde ölü bulunan milyarder Epstein ile yakın dostluğu bilinen Andrew Mountbatten-Windsor (kamuoyunun bildiği adıyla eski Prens Andrew), güne polis baskınıyla uyandı. İngiliz ve dünya basınının "son dakika" koduyla duyurduğu gelişmeye göre; 19 Şubat'ta 66. yaşına giren eski prensin doğum günü, polis ekiplerinin kapısına dayanmasıyla adeta kabusa dönüştü. DOĞUM GÜNÜNDE ŞAFAK BASKINI: ARAMALAR SÜRÜYOR The Guardian ve BBC'nin aktardığı bilgilere göre, Thames Valley Polisi sabahın ilk ışıklarıyla birlikte operasyon için düğmeye bastı. Ekipler, Norfolk bölgesindeki Sandringham mülkü sınırları içerisinde yer alan Wood Farm konutuna girerek eski prensi gözaltına aldı. Polis yetkilileri, soruşturma kapsamında şüphelinin şu an gözetim altında tutulduğunu doğrularken; Berkshire ve Norfolk'taki çeşitli adreslerde kapsamlı arama ve incelemelerin devam ettiğini bildirdi. GÖZALTI SEBEBİ: DEVLET SIRLARINI EPSTEIN'A MI VERDİ? Şok operasyonun perde arkasında ise kısa süre önce ABD'de kamuoyuna açılan gizli Epstein dosyaları yatıyor. Associated Press (AP) kaynaklı daha önceki haberlerde, Andrew'un isminin bu dosyalarda çok sık geçtiği ve eski prensin "bazı gizli hükümet belgelerini Epstein'a teslim ettiği" yönündeki iddiaların mercek altına alındığı belirtilmişti. Thames Valley Polisi, şubat ayı başında bu iddialarla ilgili ön değerlendirme yaptıklarını duyurmuştu. Gelinen son noktada operasyonu bizzat yöneten Polis Yardımcısı Başkomiser Oliver Wright, sürecin hassasiyetine dikkat çekerek şu resmi açıklamayı yaptı: "Yaptığımız titiz değerlendirmelerin ardından, kamu görevinin suistimal edildiği iddiasıyla ilgili resmi bir soruşturma başlattık. Bu sürecin bütünlüğünü ve tarafsızlığını korumak bizim için en büyük önceliktir." KRALİYETTEN AFOROZ EDİLMİŞTİ: ARTIK SADECE "ANDREW" Jeffrey Epstein ile olan skandal dostluğunun ayyuka çıkmasının ardından kamuoyunun büyük tepkisini çeken Andrew, İngiliz Kraliyet Ailesi tarafından adeta dışlanmıştı. Kral III. Charles'ın kararıyla tüm resmi görevlerinden el çektirilen ve onursal askeri unvanları sökülen şüpheli, ailenin itibarını korumak adına "Prens" unvanını kaybetmiş ve hayatına sadece Andrew Mountbatten-Windsor ismiyle devam etmeye başlamıştı. "SUÇSUZUM AMA PİŞMANIM" SAVUNMASI Gözaltı kararıyla birlikte manşetlere geri dönen Andrew, bugüne kadar hakkındaki yasa dışı iddiaların tamamını kesin bir dille reddetti. Herhangi bir suç işlemediğini, görevini veya nüfuzunu kötüye kullanmadığını savunan eski prens, sadece Epstein ile kurduğu arkadaşlıktan ötürü "büyük bir pişmanlık duyduğunu" ifade etmekle yetinmişti.

Jeffrey Epstein dosyasında şok belgeler: Kameralar ölümden hemen önce devre dışı kalmış Haber

Jeffrey Epstein dosyasında şok belgeler: Kameralar ölümden hemen önce devre dışı kalmış

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’in dosyasına eklenen yeni belgeler, olayın üzerindeki teknik ve idari soru işaretlerini derinleştirdi. Kamuoyuna sunulan tutanaklar, Epstein’in tutuklu bulunduğu Manhattan Metropolitan Islah Merkezi’ndeki güvenlik sistemlerinin, ölümden hemen önceki kritik günlerde kademeli olarak devre dışı kaldığını ortaya koydu. CEZAEVİNDE SİSTEMATİK 'DİJİTAL KARARTMA' ZAMANLAMASI Soruşturma dosyasına giren ifadelere göre, cezaevindeki kamera sistemlerinden sorumlu teknik personel, kayıt cihazlarında yaşanan arızaların tarihsel dökümünü savcılıkla paylaştı. Tutanaklarda, Epstein’in hücresini gören 'DVR 2' kodlu kayıt sisteminin ilk olarak 29 Temmuz 2019’da arıza verdiği, 8 Ağustos’ta ana kartının tamamen bozulduğu ve Epstein’in ölü bulunduğu 10 Ağustos sabahında ise sabit diskin işlevsiz hale geldiği belirtildi. Bu zincirleme arızalar, ölüm anına dair net bir görüntünün elde edilmesini imkansız kılan bir 'kör nokta' oluşturdu. Teknik personelin ifadesinde, arızalı cihazların onarımı için yedek parçaların mevcut olduğu ancak bu parçaların takılması durumunda sistemdeki eski verilerin silineceği uyarısında bulunduğu bilgisi yer aldı. Tutanakta, söz konusu personelin DVR cihazını yeniden kurmak üzereyken sürecin bir FBI yetkilisi tarafından devralındığı ve cihazın sökülerek götürüldüğü kaydedildi. Ayrıca, 9 Ağustos gecesi saat 22.39 sularında Epstein’in hücresine giden merdivenlerde güvenlik kameralarına yansıyan ve 'turuncu kıyafetli bir karartı' olarak nitelendirilen belirsiz görüntüye dair tartışmalar da dosyadaki yerini koruyor. AL SECKEL VE 'İTİBAR AKLAMA' PAZARLIĞI Belgelerin bir diğer çarpıcı boyutu ise Epstein’in geçmişte dijital ayak izini temizlemek adına yürüttüğü pazarlıklar oldu. Amerikalı koleksiyoncu Al Seckel ile 2010 yılında yapılan e-posta yazışmaları, Epstein’in 'hayırsever iş adamı' imajını güçlendirmek için profesyonel bir siber manipülasyon hizmeti almaya çalıştığını gösterdi. Yazışmalarda Seckel'in, Google arama sonuçlarında üst sıralarda çıkan olumsuz haberlerin 'hackleme' veya algoritma manipülasyonu yoluyla alt sıralara itilmesi karşılığında 20 ila 25 bin dolar talep ettiği görüldü. VIKIPEDI ÜZERİNDE BİLGİ MANİPÜLASYONU VE BLOKAJ Seckel’in Epstein’e sunduğu raporda, internet ansiklopedisi Vikipedi (Wikipedia) üzerindeki biyografi sayfasına müdahale edildiği itiraf edildi. E-postalarda, Epstein’in sabıka fotoğrafının kaldırılarak yerine daha sempatik bir görselin konulduğu ve metin içerisindeki 'cinsel suçlu' ibaresinin silinerek 'iş adamı ve hayırsever' tanımının eklendiği belirtildi. Seckel, bu değişiklikleri geri alan editörlerin IP adreslerinin tespit edildiğini ve siteye erişimlerinin engellendiğini öne sürerek, "Doğru arkadaşların olduğunda teknoloji eğlenceli değil mi?" ifadesini kullandı. ADALET BAKANLIĞI TASLAĞINDAKİ KRİTİK TARİH HATASI Dosyalarda dikkat çeken bir diğer unsur, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan basın açıklaması taslağındaki tarih tutarsızlığı oldu. Epstein’in ölümünden bir gün öncesine, yani 9 Ağustos 2019 tarihine ait olduğu görülen bir basın duyurusu taslağı, sosyal medyada ve bazı yayın organlarında 'önceden planlanmış bir kurgu' iddialarını gündeme getirdi. Bakanlık yetkilileri ise BBC teyit hattına yaptıkları açıklamada, belgenin bir taslak şablon olduğunu ve tarihin sehven yanlış yazıldığını belirterek iddiaları reddetti. Resmi raporlar, Epstein’in 10 Ağustos sabahı hücresinde intihar ettiği sonucunu yinelemeye devam ediyor.

FBI belgesinde dikkat çeken iddia: Trump’ın 2006’da Epstein için polisi aradığı öne sürüldü Haber

FBI belgesinde dikkat çeken iddia: Trump’ın 2006’da Epstein için polisi aradığı öne sürüldü

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan yeni belgelerde, cinsel istismar ve fuhuş suçlamalarıyla gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. Belgelerde, Donald Trump’ın 2006 yılında Florida’da görev yapan bir polis şefini aradığı ileri sürüldü. ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı ve Federal Bureau of Investigation (FBI) tarafından hazırlanan belgede, geçmişte Florida eyaletinin Palm Beach bölgesinde görev yapan eski polis şefi Michael Reiter’ın 2019 yılında verdiği ifadeler yer aldı. Söz konusu FBI belgesinde Reiter, Trump’ın 2006 yılında kendisini bizzat aradığını ve Epstein’in reşit olmayan kızlara yönelik eylemlerinin hem New York’ta hem de Palm Beach’te yaygın biçimde bilindiğini söylediğini öne sürdü. Belgede, Trump’ın görüşme sırasında Reiter’a, “Onu durduruyor olmanız çok iyi. Onun yaptıklarını herkes biliyordu” dediği iddia edildi. Belgede yer alan ifadelere göre Trump, görüşme sırasında Epstein’in eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell hakkında da uyarıda bulundu. Trump’ın, Maxwell’in Epstein’in faaliyetlerinin yürütücüsü olduğunu belirterek, “O kötü biri. Ona odaklanın” ifadelerini kullandığı öne sürüldü. “POLİSİ ARAYAN İLK KİŞİLERDEN BİRİYDİ” FBI belgesinde, Epstein’e yönelik polis soruşturmasının ardından Trump’ın polisi arayan ilk kişilerden biri olduğu iddiasına da yer verildi. Reiter’ın aktardığına göre Trump, Epstein ile geçmişte bir dostluğu bulunduğunu ancak tüm bağlarını kopardığını ve Epstein’i reşit olmayan kızların bulunduğu ortamlarda gördüğünde “derhal uzaklaştığını” söyledi. ÖNCEKİ AÇIKLAMALARLA ÇELİŞİYOR Epstein, 2019 yılı temmuz ayında cinsel istismar ve fuhuş suçlamalarıyla tutuklanmasının ardından cezaevinde hayatını kaybetmişti. Trump ise aynı yıl yaptığı açıklamalarda, Epstein’in reşit olmayan kızlara yönelik eylemlerinden haberdar olmadığını ve Epstein ile ilişkisini suçlamalar ortaya çıkmadan çok önce sonlandırdığını savunmuştu.

EPSTEIN DOSYALARINDA YENİ AYRINTILAR: 100 MİLYON DOLARLIK MİRASIN PERDE ARKASI Haber

EPSTEIN DOSYALARINDA YENİ AYRINTILAR: 100 MİLYON DOLARLIK MİRASIN PERDE ARKASI

Pedofili suçlamalarıyla dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran Jeffrey Epstein’ın, ölümünden önce en yakınındaki isimlerden biri olan Karyna Shuliak’a yüksek meblağlı bir miras bıraktığı iddiası yeniden gündemde. Dosyalara yansıyan e-postalar, uçuş kayıtları ve mali belgeler, ilişkinin boyutlarını gözler önüne serdi. 9 YIL SÜREN İLİŞKİ DOSYALARA GİRDİ Epstein dosyalarına göre, Karyna Shuliak ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişki yaklaşık 9 yıl sürdü. Shuliak, Epstein ile tanıştığında henüz 20 yaşındaydı. Belgeler, ikilinin uzun süreli ve inişli çıkışlı bir ilişki yaşadığını ortaya koyuyor. 33 KARATLIK PIRLANTA VE “NİŞAN” İDDİASI Dosyalarda yer alan bilgilere göre Epstein, Shuliak’a 33 karatlık pırlanta bir yüzük hediye etti ve bu yüzüğü “nişan yüzüğü” olarak tanımladı. Söz konusu yüzük, miras kapsamındaki en dikkat çekici kişisel eşyalar arasında yer aldı. E-POSTALARDA GERİLİM VE KISKANÇLIK Yayımlanan e-postalarda Epstein’ın zaman zaman Shuliak’ı kıskançlıkla suçladığı, ilişkide yaşanan gerginlikleri açıkça dile getirdiği görülüyor. Shuliak’ın ise bazı mesajlarında duygusal baskıdan söz ettiği ve ilişkiyi sürdürmekte zorlandığını ifade ettiği belirtiliyor. ABD’YE GİRİŞ VE EĞİTİM SÜRECİ Dosyalara yansıyan kayıtlara göre Shuliak, ABD’ye ilk girişinde Epstein’ın desteğiyle hareket etti. Daha sonra diş hekimliği eğitimi için ABD’de üniversiteye kaydoldu. Belgelerde, Epstein’ın bu süreçte çeşitli temaslar kurduğu ve Shuliak’ın kariyer yolunun açılmasında etkili olduğu iddia ediliyor. AİLEYE MADDİ DESTEK Epstein’ın yalnızca Shuliak’a değil, Belarus’taki ailesine de düzenli maddi destek sağladığı dosyalarda yer aldı. Aileye aylık yüksek meblağlarda para gönderildiği ve annesinin tedavi masraflarının karşılandığı kaydedildi. SON UÇUŞ VE SON TELEFON Uçuş kayıtları, Shuliak’ın Epstein’a birçok seyahatte eşlik ettiğini gösteriyor. Belgelerde, Epstein’ın ölümünden kısa süre önce yaptığı son telefon görüşmesinin de Shuliak ile olduğu bilgisi yer aldı. 100 MİLYON DOLARLIK MİRAS TARTIŞMASI Vasiyet belgelerine göre Epstein, Shuliak için yaklaşık 100 milyon dolarlık bir miras payı ayırdı. Ancak Epstein’ın suç dosyaları nedeniyle mal varlığının büyük kısmı mağdurlara ödenen tazminatlar için kullanıldı. Bu nedenle mirasın tamamı Shuliak’a aktarılmadı. Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre bugüne kadar 121 milyon dolar mağdurlara tazminat olarak ödendi. Kalan mal varlığına ilişkin hukuki süreç devam ederken, Shuliak’ın alabileceği nihai tutarın henüz netleşmediği belirtildi.

Epstein dosyalarında Antalya detayı sonrası Uğur Dündar’dan açıklama Haber

Epstein dosyalarında Antalya detayı sonrası Uğur Dündar’dan açıklama

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan Jeffrey Epstein davasına ait ek soruşturma dosyaları, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de geniş yankı uyandırdı. Belgelerde "Antalya" isminin geçmesi üzerine gözler Türkiye'deki benzer vakalara çevrilirken, duayen gazeteci Uğur Dündar sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken bir paylaşımda bulundu. Dündar, "Türkiye'nin Epstein Adası" olarak nitelendirdiği Soğukoluk baskınına dair görüntülerin başına gelenleri anlattı. TÜRKİYE'NİN EPSTEIN ADASI: SOĞUKOLUK Uğur Dündar, geçmiş yıllarda TRT için hazırladığı programların yayın haklarını "Arena" programı döneminde bedelini ödeyerek resmi yollardan satın aldığını hatırlattı. Satın alınan bu arşivin içinde, Türkiye tarihinin en karanlık fuhuş operasyonlarından biri olan Soğukoluk baskınına ait kayıtların da yer aldığını belirtti. Dündar, o dönem kayda alınan görüntüleri; "Omuz atılınca dönen duvarlar, yer karoları ve arkalarında baskın sırasında yaşı küçük kızların saklandıkları mağaralar bulunuyordu" sözleriyle tarif etti. YOUTUBE'DAN "TELİF HAKKI" GEREKÇESİYLE SANSÜR Dündar, can güvenliğini riske atarak kaydettiği bu çarpıcı görüntüleri, Halk TV’nin YouTube kanalı için hazırlanan "Uğur Dündar’la Türkiye’yi Sarsan Haberler" serisinde kullandıklarını ifade etti. Ancak söz konusu videonun, YouTube tarafından "TRT’nin telif hakkı" gerekçe gösterilerek yayından kaldırıldığı bildirildi. "KENDİ GÖRÜNTÜLERİMİ YAYINLAYAMADIM" Yaşadığı durumu "çok garip" olarak nitelendiren tecrübeli gazeteci, kendi programına ait olan ve parasını ödeyerek aldığı görüntülerin sansürlenmesi karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Dündar paylaşımında, Epstein davasındaki çocuk istismarı iddiaları ile Türkiye'deki benzer yapıların ifşası arasındaki paralelliğe dikkat çekerken, karşılaştığı yayın engelini kamuoyunun takdirine bıraktı.

Kayserili vatandaş Epstein’e benzediği için tepki alıyor Haber

Kayserili vatandaş Epstein’e benzediği için tepki alıyor

Cinsel istismar suçuyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e benzeyen Kayserili Rıfat Özdemir, insanların olumsuz bakışlarına maruz kalmaktan dolayı üzüldüğünü söyleyerek, "Saçlarıma değişik bir tarz vereceğim ve o adama benzemekten uzaklaşmaya çalışacağım" dedi. Kayseri'de yaşayan 55 yaşındaki Rıfat Özdemir'in başı benzerlikten dolayı dertte. Kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçuyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e benzeyen Özdemir, insanların kendisine olan olumsuz bakışlardan dolayı rahatsız olduğunu kaydetti. Özdemir, "Vatandaşlar bana önce sert bir imajla bakmaya başladılar. İlk başta beni yeğenim benzetti ve "dayı sen Jeffrey Epstein'e çok benziyorsun' dedi. Epstein'in kim olduğunu ben bilmiyordum. Daha sonra haberlerden baktım ve sosyal medyadan kim olduğunu öğrendim. Ben öyle bir adama benzetilmek istemem. Beni o insanlara benzetmeyin. Ben normal işinde gücünde olan sade bir vatandaşım. Benzerlik olabilir. Benim ki şanssız bir olay. Bizde ona benzedik. Hayatımı olumsuz etkiledi. Yolda yürürken insanlar bana sert bir imajla bakıyorlar. Sözel olarak bir şey yok ama bakışları insanı rahatsız ediyor. İnsanlar şaşırmış bir ses tonu ile 'Epstein'e benziyor' diyorlar. Bunu bana dediklerinde canım sıkılıyor. Çünkü hoş bir adam değil. Benzetilmek hoş bir şey değil" ifadelerini kullanmdı. "Halkımdan rica ediyorum. Lütfen beni Epstein'e benzetmesinler" diyen Rıfat Özdemir, "Bu saatten sonra kendimde olabilecek bütün değişiklikleri yapmayı düşünüyorum ve yapacağım. Saç modelimi değiştireceğim, sakal bırakacağım. Bu durum gündemden düşene kadar biraz uğraşacağız. Ben sakal bırakmayı sevmem ama sakal bırakmayı düşünüyorum. Şimdiye kadar da hiç sakal bırakmadım. Saçlarıma değişik bir tarz vereceğim ve o adama benzemekten uzaklaşmaya çalışacağım. Yüz ifademi nasıl değiştireceğim bilmiyorum. Yüz kırışıklıklarım falan tamamen bire bir benziyor. Küfür eden veya laf atan olmadı ama sert bir imajla bakıyorlar. Bakışlarından ne söylediklerini hissedebiliyorum. Ben Epstein değilim. Kayseri'den böyle kötü adamlar çıkmaz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.