#Kabine Toplantısı

İLKHABER-Gazetesi - Kabine Toplantısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kabine Toplantısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kabine Toplantısı bugün var mı, ne zaman yapılacak? 2 Şubat 2026 Pazartesi Kabine Toplantısı saat kaçta, kararlar neler olacak? Haber

Kabine Toplantısı bugün var mı, ne zaman yapılacak? 2 Şubat 2026 Pazartesi Kabine Toplantısı saat kaçta, kararlar neler olacak?

Kabine Toplantısı tarihi henüz resmi olarak açıklanmadı. Son Kabine Toplantısı, 19 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilmişti. Kabine Toplantıları genellikle iki haftada bir yapılıyor. Bu kapsamda, bir sonraki toplantının 2 Şubat 2026 Pazartesi günü yapılması öngörülüyor.Toplantının yapılması halinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kabine Toplantısı sonrası kararları, millete sesleniş konuşmasıyla canlı yayında açıklaması bekleniyor. 2 ŞUBAT KABİNE TOPLANTISI SAAT KAÇTA? Kabine Toplantıları için net bir saat bilgisi önceden paylaşılmıyor. Ancak toplantılar genellikle öğleden sonra başlıyor ve akşam saatlerinde sona eriyor. Açıklamaların ise çoğunlukla akşam saatlerinde yapılması bekleniyor. KABİNE TOPLANTISI GÜNDEMİNDE HANGİ KONULAR VAR? 2 Şubat 2026 tarihli Kabine Toplantısı’nda ele alınması beklenen başlıca konular şunlar: Ekonomideki son gelişmeler Enflasyonla mücadele adımları Alım gücünün artırılmasına yönelik düzenlemeler İç ve dış politikadaki güncel başlıklar Suriye’de yaşanan son gelişmeler Ayrıca, “terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında yürütülen çalışmalar, PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki silah bırakma sürecine ilişkin sahadan gelen raporlar da Kabine gündeminde yer alacak. SON KABİNE TOPLANTISI KARARLARI NELERDİ? 19 Ocak 2026 tarihinde yapılan son Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyuna önemli açıklamalarda bulunmuştu. Erdoğan, Atlas Çağlayan cinayetiyle ilgili olarak, faillerin yargı önünde gereken cezayı alması için devletin tüm imkanlarını seferber edeceğini vurgulamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, “Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargı önünde gereken dersi almasını istiyoruz. Bu konuda üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar yerine getireceğiz” ifadelerini kullanmıştı. KABİNE TOPLANTISI KARARLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? Kabine Toplantısı’nın yapılmasının ardından alınan kararların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canlı yayındaki açıklamalarıyla kamuoyuna duyurulması bekleniyor. Gözler Beştepe’den gelecek son dakika Kabine kararlarında olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır

Başkent Ankara'da gözlerin çevrildiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı saat 16.10'da başladı. Yaklaşık 2,5 saat süren ve hem iç hem de dış gelişmelerin masaya yatırıldığı toplantının ardından millete sesleniş konuşması gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı karnesinden bölgesel krizlere kadar önemli başlıklara değindi. "ESENBOĞA İLE YENİ TÜRKİYE VİZYONU" Konuşmasına 86 milyon vatandaşa karşı duydukları sorumluluk bilinciyle başladıklarını belirten Erdoğan, şeffaflık ilkesi gereği geçtiğimiz günlerde 2025 yılı hizmet dökümünü paylaştıklarını hatırlattı. Ankara'ya kazandırılan Esenboğa Havalimanı 3. pisti ve kulesinin "Yeni Türkiye"nin bir simgesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, yerel yönetimlere de su sorunu üzerinden yüklendi. Başkenti susuzluğa mahkum eden zihniyeti ve felaket tellallığı yapanları eleştiren Cumhurbaşkanı, 14-28 Mayıs seçimlerinde milletin uçurumun kenarından döndüğünü ve Anadolu irfanının sandığa yansıdığını ifade etti. Erdoğan, oy tercihi ne olursa olsun 81 ildeki her vatandaşı aynı muhabbetle kucakladıklarını yineledi. KÜRESEL SİSTEME "GÜÇLÜNÜN HUKUKU" ELEŞTİRİSİ Dış politikada fırtınalı bir dönemden geçildiğine işaret eden Erdoğan, uluslararası sistemin ağır yaralar aldığını ve itibar kaybettiğini dile getirdi. Hukukun gücü yerine "güçlünün hukukunun" hakim olduğu bir düzene sürüklenildiğini belirten Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşında henüz bir barış rotasının çizilemediğine dikkat çekti. Komşu İran'ın toplumsal huzurunu hedef alan saldırılar karşısında Tahran yönetimiyle dayanışma mesajı veren Erdoğan, tüm tarafları aklıselime ve diplomasiye davet etti. SURİYE'DE YENİ DÖNEM: AHMET ŞARA İLE GÖRÜŞME Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündemindeki en sıcak başlık ise Suriye'deki gelişmelerdi. "Suriye Suriyelilerindir" diyerek ülkenin etnik ve mezhepsel tüm unsurlarının ortak vatanı olduğuna vurgu yapan Erdoğan, 8 Aralık süreciyle başlayan özgürlük ortamının kalıcı barışa dönüşmesi için Türkiye'nin devrede olduğunu belirtti. "Tek devlet, tek ordu" ilkesinin istikrarın olmazsa olmazı olduğunu savunan Erdoğan, Halep'in bazı mahallelerinde sağlanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu. Dün akşam Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıklayan Erdoğan, muhatabını tebrik ettiğini ve DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede Türkiye'nin desteğini ilettiğini aktardı. Suriye ordusunun "cerrah titizliğiyle" yürüttüğü operasyonlardan övgüyle bahseden Erdoğan, devlet içinde devlet kurmaya çalışan taşeron yapılar haricinde halkın barıştan yana olduğunu, Halep, Rakka ve Deyr Zor sokaklarından yansıyan görüntülerin bunu kanıtladığını ifade etti. "ARABIN KANI KÜRDE HARAM DEĞİL Mİ?" Bölgedeki ırkçılık ve kavmiyetçilik hastalığına karşı sert ifadeler kullanan Erdoğan, Selçuklu'dan Cumhuriyet'e uzanan devlet geleneğinde ırkçılığın yerinin olmadığını hatırlattı. Bazı siyasetçi ve yazarların ırkçılık virüsüne kapıldığını üzülerek izlediklerini belirten Erdoğan, şu duygusal çağrıyı yaptı: "Arabin kanı Kürde, Kürdün kanı Türk'e haram değil mi? Kürt, Arap bizim kardeşimiz; Türkmen, Sünni, Alevi bizim canımız değil mi? Zorla dağa kaçırılan, ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan o çocuklar hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye'nin geleceği değil mi? Bu coğrafyada Türk, Kürt, Arap olarak birbirimizden başka sığınağımız yok." Erdoğan konuşmasını, bölgedeki yeraltı ve yerüstü zenginliklerin savaş baronlarına değil halkın refahına akması gerektiği ve terör devrinin tamamen kapandığı mesajıyla noktaladı.

Kabine yarın Beştepe’de toplanıyor: Terör, Gazze ve ekonomi gündemde Haber

Kabine yarın Beştepe’de toplanıyor: Terör, Gazze ve ekonomi gündemde

Ankara'da gözler yarın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek olan Kabine Toplantısı'na çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Beştepe’de bir araya gelecek olan kabine üyeleri iç ve dış politikadaki en sıcak başlıkları masaya yatıracak. Toplantıda öncelikli olarak "Terörsüz Türkiye" süreci ile Gazze’de sağlanan ateşkesin yeni aşamaları ve ekonomi gündemi ele alınacak. Ancak masadaki en kalın dosyalardan biri sınırın hemen ötesinde yaşanan hareketlilik olacak; Suriye’deki güncel durum kabine üyeleri tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek. SURİYE'DEKİ OPERASYONLAR MERCEK ALTINDA Suriye sahasında dengeleri değiştiren gelişmeler toplantının en önemli başlıkları arasında. Suriye’de geçici hükümete bağlı ordunun ilk olarak Halep’te başlattığı ve daha sonra terör örgütü YPG kontrolündeki diğer bölgelere yaydığı operasyonlar toplantıda tüm boyutlarıyla ele alınacak. Ordunun Suriye petrol sahalarına ve Rakka'ya doğru ilerleyişine ilişkin sahadan anlık olarak gelen son bilgiler ile bu süreçte yürütülen diplomatik temaslar masaya yatırılarak stratejik değerlendirmeler yapılacak. 10 MART MUTABAKATI VE ENTEGRASYON SÜRECİ Suriye'de meydana gelen bu gelişmelerin ardından dikkatler yeniden terör örgütü SDG ile Şam yönetimi arasında geçtiğimiz yıl imzalanan 10 Mart Mutabakatı'na çevrildi. Terör örgütü SDG unsurlarının Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören bu kritik mutabakatın uygulanması için yürütülen diplomatik temasların da kabine gündeminde yer alacağı ifade ediliyor. IRAK RAPORLARI DA GÖRÜŞÜLECEK Toplantıda ayrıca "Terörsüz Türkiye" süreci çerçevesinde sadece Suriye değil Irak'taki durum da gözden geçirilecek. Irak'ta sahadaki son durumun hazırlanan istihbari raporlar ışığında detaylıca incelenmesi ve atılacak adımların belirlenmesi bekleniyor. GAZZE İÇİN "BARIŞ KURULU" DÖNEMİ Kabine toplantısının bir diğer önemli gündem maddesi ise Gazze olacak. ABD'nin Gazze’de üç yeni mekanizma (Ulusal İdare Kurulu, Yürütme Kurulu ve Barış Kurulu) kurulacağını açıklamasının ardından Türkiye'nin bu süreçteki rolü netleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Barış Kurulu’na davet edilirken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yürütme kurulunda görev alacağı belirtildi. Toplantıda Gazze Barış Planı’nın yeni aşamaları ve Türkiye'nin atacağı adımlar konuşulacak. Öte yandan vatandaşın gündemi olan ekonomideki gelişmeler ve enflasyonla mücadele kapsamında atılan ve atılacak olan adımlar da toplantıda değerlendirilecek.

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan: Burs ve kredi miktarları yüzde 33 artırıldı Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Burs ve kredi miktarları yüzde 33 artırıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Dünyada, bölgede, ülkede önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp, büyük umutlarla 2026 yılını karşıladıklarını kaydeden Erdoğan, yeni yılın ülkeye ve millete, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi. 2025 yılı boyunca Türkiye'nin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür eden Erdoğan, "Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Özellikle geçen hafta DEAŞ'lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak 86 milyon insanı ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşıyla büyük bir aile olduklarını belirtti."Ankara'daki, Adıyaman'daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ'daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarım neyse, dünyanın farklı köşelerinde hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi siyasi görüşten, kökenden mezhep ve meşrepten olursak olalım hepimiz şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız, ezelden ebede biriz ve beraberiz. 27 Aralık'ta vefatının 89. seneidevriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif'in Safahat'ından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız, ne diyor o büyük şair: 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez'. İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz. Bir dağ ne kadar uluysa başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır. Bölgemizde kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz." "AYRILIKLARIMIZI BİR TARAFA BIRAKIP BİRBİRİMİZE DAHA SIKI KENETLENECEĞİZ" Erdoğan, merhum Akif'in, "İttihat yaşatır, yükseltir tefrika yakar öldürür" ikazını her zaman zihinlerinin bir köşesinde tutacaklarını dile getirdi."Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti: "Mehmet Akif'in, Kastamonu'da Nasrullah Camisi'nde verdiği vaazın bir bölümünü, özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Milli Mücadele'nin en sancılı günlerinde merhum Akif, şöyle sesleniyordu: 'Milletler topla tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etme kaygısına düştüğünde yıkılır. Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne falan vilayet, ne filan sancaktır, doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir'. Evet, bugün de boylarına poslarına bakmadan, son derece kibirli bir eda ile Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği, devletimizdir, vatanımızdır, büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir. Bir defa, aziz milletimin şunu bilmesini isterim, her kim ne adına olursa olsun, milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse, Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim, ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa, Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız." "TERÖR MUSİBETİNDEN KURTULMA NOKTASINDA ÖNEMLİ BİR FIRSAT YAKALADIK" Erdoğan, on yıllardır farklı biçimleriyle mücadele edilen terör belasının, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir pranga olduğuna dikkati çekerek, "DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır." sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. 'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız." "TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ TÜM DÜNYADA ŞANLA, ŞEREFLE, İFTİHARLA TEMSİL ETMENİN MÜCADELESİ İÇİNDEYİZ" 2026 yılının ilk kabine toplantısını biraz önce gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar başta olmak üzere birçok kritik meseleyi etraflıca değerlendirdiklerini, milletin hayrına olacak önemli kararlar aldıklarını ifade etti. Son üç haftada millete hizmet yolunda neler yapıldığını paylaşan Erdoğan, 16 Aralık'ta barış, istikrar ve refah üreten dış politika temasıyla düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyanın dört bir yanında devleti başarıyla temsil eden büyükelçilerle bir araya geldiklerini söyledi. Erdoğan, belirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde hem diplomatik zeminde hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösterdiklerini, hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden ülkenin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunduklarını vurguladı Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan beş dakikacık ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza beş dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin ve büyük bir devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle her yerde dik duruyor ama diklenmiyoruz. Biz ne kuru hamaset, ne ucuz polemik peşindeyiz. Ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti'ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz. Türkiye, her alanda dünyanın dikkatle, takdirle, çoğu zaman gıptayla ve hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek. Uzak olmayan bir gelecekte inşallah daha güçlü, daha müreffeh, hemen her alanda daha itibarlı bir ülkede hep beraber yaşayacağız. Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir." "TEK BİLDİKLERİ HÜKÜMETİMİZE KARŞI ÇIKMAK, BİZİM AK DEDİĞİMİZE KARA DEMEK" Son yıllarda bölgede cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP'nin yaklaşımının gözden geçirilmesini isteyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı'nın isabetli tek bir öngörüsünün bulunamayacağını söyledi.Muhalefetin ne Karadeniz'de ne Doğu Akdeniz'de ne Gazze soykırımında ne Libya ne de Suriye konusunda tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşunun olmadığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: "Tek bildikleri hükümetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükümetimizi eleştirenler bunlardı. Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken 'Esad'la görüşülmeli' diyenler bunlardı. Karabağ'ın 44 günlük vatan muharebesinde Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde can Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı. Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası vuranlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ'a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikayet turları düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, milli menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı. Bugün bize ahkam kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı yüzsüzlüktür." "ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDEN HİÇBİR EYLEMİ TASVİP ETMEYİZ" Muhalefetin "iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun" mantığıyla hareket edemeyeceğinin, böyle bir sorumsuzluğun içinde olamayacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dahası bu kadar basiretsizlikten sonra bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir. Şurası da çok enteresan. Ülkemizden 11 bin kilometre ötede Türkiye ile yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanı'nın aklına ilk gelen bize saldırmak, bize sataşmak oluyor. Çeşitli fotoğraflar üzerinden bize mesaj vermek oluyor. Allah aşkına, bu patolojik bir ruh halinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye'nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız? Biz tabii ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Biz iç politikayı da dış politikayı da ilkelerle yapan, akılla ve vicdanla yapan bir hükümetiz. Böyle bir kadroyuz. Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz." "Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki dost ülke olarak zor günlerde dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdiklerini bugün de aynı anlayışla hareket ettiklerini kaydetti. "TÜRKİYE OLARAK NE BÖLGEMİZDE NE BAŞKA COĞRAFYALARDA KAOS, KARGAŞA VE GERİLİM OLMASINI ASLA İSTEMEYİZ" "Şurası bir gerçek ki ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır." diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hukukun gücü yerine, gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz. Biz Türkiye olarak ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir. Bugünkü kabine toplantımızda ilgili birimlerimizin derlediği güncel bilgiler ışığında Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik. Amerika Başkanı Sayın Trump ile telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela'nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik. Türkiye ve Türk milleti refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir." "YENİ DENİZ PLATFORMLARIMIZ HAYIRLI UĞURLU OLSUN" Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin 18 Aralık'ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törenle sahiplerine verildiğini anımsatarak, arkeoloji, bilim-kültür, müzik, resim ve fotoğraf dallarında ödüle layık görülen ilim ve sanat erbabını tebrik edip başarılar diledi. İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda 20 Aralık'ta Türk donanması ve Türk tersaneciliğinin gurur günlerinden birine daha tanıklık ettiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş sonar teknolojisi ile öne çıkan TCG Hızırreis denizaltımızı ve yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159'u donanmamızın hizmetine verdik. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorlu, ULAQ silahlı insansız deniz aracımızı Deniz Kuvvetlerimizin filosuna dahil ettik. 'Mavi Vatan'daki caydırıcılığımıza önemli katkılar yapacak açık deniz karakol gemimiz Seferihisar'ın ise ilk sac kesimini gerçekleştirdik. Aynı törende, Pakistan ile olan MİLGEM sözleşmeleri kapsamındaki ikinci gemi PNS Khaibar'i Pakistan heyetine teslim ettik. Donanmamızın gücüne güç katacak yeni deniz platformlarımız bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum." "TÜRK DİASPORASININ HER BİR MENSUBU BU VATANIN, BU MİLLETİN GÖZBEBEĞİDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Aralık'ta TÜBA Bilim Ödülleri'ni 38 bilim insanına, TÜBİTAK Ödülleri'ni ise 8 farklı üniversiteden 11 akademisyene tevcih ettiklerini hatırlattı.Avrupa'nın en büyük sivil toplum kuruluşlarından Uluslararası Demokratlar Birliğinin üyelerini 25 Aralık'ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladıklarını anımsatan Erdoğan, "Avrupa genelindeki 253 şubesiyle demokratik ve aktif katılımdan sağlıklı entegrasyona, eğitim projelerinden İslam düşmanlığı ile mücadeleye birçok alanda çalışmalar yürüten birliğimize teşekkürlerimi iletiyorum. Türk diasporasının her bir mensubu bu vatanın, bu milletin gözbebeğidir. Büyükelçiliklerimizle, konsolosluklarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız ve diğer kurumlarımızla bu kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz." diye konuştu. "HAK SAHİPLERİMİZİN YENİ YUVALARINDA AĞIZ TADIYLA OTURMALARINI DİLİYORUM" Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılmasının iktidarlarının yaklaşık 3 yıldır birinci önceliği olduğunu vurgulayarak, "Hükümet bu enkazın altında kalır." diyen istismarcılara meydanı terk etmediklerini dile getirdi. Asrın felaketinin üstesinden, asrın dayanışması ve seferberliğiyle gelmeyi başardıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "27 Aralık'ta 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci deprem konutunun anahtarlarını teslim etmek üzere Hatay'ın misafiri olduk. Hatay'ımızda 55 bin 681, Kahramanmaraş'ımızda 22 bin 81, Malatya'mızda 11 bin 367, Adıyaman'ımızda 4 bin 833, Osmaniye'mizde 3 bin 357, Elazığ'ımızda 2 bin 568, Gaziantep'imizde 1620, Şanlıurfa'mızda 1333, Diyarbakır'ımızda 887, Adana'mızda 692, Kilis'imizde 308, Kayseri'mizde 224, Tunceli'mizde 201, Bingöl'ümüzde 27 olmak üzere toplam 105 bin 179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzede vatandaşlarımıza teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın huzuru içinde depremin etkilediği 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü afetzede kardeşlerimizin kullanımına sunmuş bulunuyoruz. Bizleri milletimize mahcup etmeyen Rabb'ime sonsuz hamdediyorum. Konut, köy evi ve iş yerlerimiz bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Hak sahiplerimizin yeni yuvalarında ağız tadıyla oturmalarını diliyorum." Hatay'da aynı zamanda toplam 200 milyar değerinde 227 yatırımın toplu açılışını da yaptıklarını belirten Erdoğan, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte tüm bakanlıklarımıza, kurum ve kuruluşlarımıza, yüklenici firmalarımıza, hayırseverlerimize, işçi, mimar ve mühendislerimize, herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Aralık'ta Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve heyetini misafir ettiklerini anımsatarak, "Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemizde Somali'de hayata geçirdiğimiz Uzay Limanı Projemizde gelinen son aşamayı değerlendirdik. Ayrıca, filomuza yeni kattığımız Çağrı Bey ve Yıldırım derin deniz sondaj gemilerimizin müjdesini paylaştık. Yeni gemilerimizin de ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. "HER İKİ HEDEFİMİZİN DE ÜZERİNDE BİR RAKAMA ULAŞTIK" Yeni yılın, ihracatta kırılan rekorların sevinci ile karşılandığını belirten Erdoğan, "Geçen yıl için ihracatta hedefimizi 270 milyar dolar açıklamıştık. Mal ve hizmet ihracatında ise 390 milyar dolarlık bir hedef belirlemiştik. Her iki hedefimizin de üzerinde bir rakama ulaştık." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025'in, 273,4 milyar dolarlık bir ihracat rakamıyla kapatıldığı hatırlatarak, böylece bir önceki yıla göre ihracatta yüzde 4,5 oranında bir artış kaydedildiğini söyledi.Aralık ayı ihracatta ise kasım ayına kıyasla yüzde 12,8 oranında bir artış olduğunu, ihracatın 26 milyar 411 milyon dolara yükseldiğini aktaran Erdoğan, bu rakamlarla hem aylık bazda hem de yıllık olarak Cumhuriyet tarihinin rekoruna imza atıldığını vurguladı. Erdoğan, bir başka çarpıcı oranın ise hizmetler ihracatı olduğunu dile getirerek, "Hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığı görülüyor. İnşallah, bu yılın sonunda ihracatta 282 milyar doları hedefliyoruz. Hizmetler ihracatında ise 128 milyar doları yakalayarak, toplam 410 milyar dolar mal ve hizmetler ihracatına ulaşmayı istiyoruz. Tüm ihracatçı kuruluşlarımızı, iş adamlarımızı, ilgili sivil toplum örgütlerini, ilgili bakanlıklarımızı ve bürokratlarımızı tebrik ediyorum." diye konuştu. "ENFLASYONU DAHA DÜŞÜK SEVİYELERE ÇEKECEĞİZ" "2026 yılına ekonomi cephesinden gelen umut verici haberlerle giriyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, makroekonomik istikrar ve reform programının semeresini, başta enflasyon olmak üzere birçok alanda yavaş yavaş topladıklarını aktardı. Bugün, 2025 yılına dair önemli bir göstergenin daha açıklandığını anımsatan Erdoğan, "İhracatta olduğu gibi enflasyonda da son derece güzel haberler aldık. Aralık ayı tüketici fiyat endeksi yüzde 0,89 oranında gerçekleşti ve böylece 2025 yılı enflasyon oranı yüzde 30,89 oldu. Böylece yıllık enflasyon 49 ayın en düşük seviyesine indi. Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz. Enflasyon verilerinin de ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri ilk günden beri titizlikle uyguladıkları, işçiyi, memuru, emekliyi, enflasyona ezdirmeme politikalarını aynı hassasiyetle devam ettireceklerinin altını çizdi. "GENÇ KARDEŞLERİMİZİN DAİMA YANINDA OLDUK" Üniversiteli gençler için bir müjdeyi de paylaşan Erdoğan, şunları kaydetti: "2002 yılında 451 bin 550 üniversite öğrencimize yalnızca 45 lira burs ve öğrenim kredisi veriliyordu. Biz bu rakamı her geçen yıl katlayarak artırdık. Eğitim yolculuklarında genç kardeşlerimizin daima yanında olduk. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olmak üzere toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk. Sadece geçen sene üniversite öğrencilerimize sağladığımız burs ve kredi desteğinin toplamı 34 milyar 14 milyon liradır. 2025 yılında burs ve öğrenim kredisi olarak lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisansa 6 bin lira, doktoraya 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılı itibarıyla, bu rakamı yüzde 33 oranında artırarak, lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz. Gençlerimize ve ailelerine hayırlı, uğurlu olsun."

KABİNE TOPLANTISI BU HAFTA VAR MI, NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? GÜNDEMDE HANGİ KONULAR VAR? Haber

KABİNE TOPLANTISI BU HAFTA VAR MI, NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? GÜNDEMDE HANGİ KONULAR VAR?

Kabine Toplantısı tarihi ve saati, Ocak 2026’nın ilk haftasında kamuoyunun ve piyasaların yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde, yeni yılın ilk kritik kararlarının ele alınması bekleniyor. Toplantıda iç ve dış politika, ekonomi, enflasyonla mücadele ve emekli maaşları gibi birçok önemli başlığın gündeme gelmesi öngörülüyor. Kabine, ayda iki kez düzenli olarak toplanırken, toplantı sonrası alınan kararlar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuyla paylaşılıyor. Bu kapsamda “Kabine Toplantısı bu hafta var mı?”, “Kabine Toplantısı ne zaman, saat kaçta?” soruları da yanıt arıyor. KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? Resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Ancak edinilen bilgilere göre, yeni yılın ilk Kabine Toplantısı’nın 5 Ocak 2026 Pazartesi günü Beştepe’de yapılması bekleniyor. Toplantının saatine ilişkin bilgilendirmenin ise toplantı günü netleşmesi öngörülüyor. Gelişmeler oldukça haberimiz güncellenecek. KABİNE TOPLANTISI GÜNDEM MADDELERİ NELER? Ocak 2026 Kabine Toplantısı’nda öne çıkması beklenen başlıklar şu şekilde: Türkiye’nin iç ve dış siyasi gelişmeleri Ekonomide son durum ve enflasyonla mücadele adımları En düşük emekli maaşıyla ilgili olası düzenlemeler ABD’nin Venezuela’ya yönelik hamleleri ve küresel piyasalara etkileri Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki son gelişmeler Gazze’deki insani durum ve bölgesel gelişmeler

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine sonrası duyurdu: Esenboğa Metrosu için tarih verildi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine sonrası duyurdu: Esenboğa Metrosu için tarih verildi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Kabine Toplantısı sona erdi. Yaklaşık 2 saat 10 dakika süren toplantının ardından kameralar karşısına geçen Erdoğan, ulaştırma projelerinden dış politikaya, adalet hizmetlerinden sosyal yardımlara kadar geniş bir yelpazedeki verileri kamuoyuyla paylaştı. Erdoğan, "Ulaştırmadan güvenliğe pek çok konuyu görüştüğümüz bir kabine toplantısını daha tamamlamış bulunuyoruz" diyerek başladığı konuşmasında, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "HER ZAMAN KUCAKLAYICI OLACAĞIZ" Tarihi referanslarla konuşmasını sürdüren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türk tarihinin ilk yazılı metinlerinden olan Orhun Kitabelerinde şöyle yazar: Bir şeyi yufka iken delmek kolaymış, ince olanı koparmak kolay, yufka kalın olursa onu delmek zor, ince yoğun olursa kırmak zor imiş. Birbirimizden güç ve cesaret alarak her alanda büyük bir atılım halindeyiz. Dünyada sancılı dönüşüm yaşanırken Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere göre adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Güzel günlere her gün biraz daha yaklaşmanın umudunu ve heyecanını yaşıyoruz. Önümüze çıkan engelleri Allah'ın izniyle bunları aşacak irade, azim ve cesarete fazlasıyla sahibiz. Tarihi tecrübelerimizden özellikle aldığımız güç ile bizi güçlü kılan, bizi dirayetli kılan Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Sünni, Alevi fark etmeksizin birbirimize olan sarsılmaz bağlılığımızdır." Siyasetteki söylemlere de değinen Erdoğan, "Kimi zaman kadınları kimi zaman Alevi canlarımızı kimi zaman Kürt kardeşlerimizi hedef alan hadsiz söylemler karşısında nefret siyasetine prim vermeyecek, tam tersine birbirimize daha sıkı kenetlenecek, kardeşliğimizi yücelteceğiz. Her zaman kucaklayıcı olacağız, kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, ideolojisine bakmadan 86 milyonun ebedi kardeşliğini büyütecek, muhabbetimizi, ekmeğimizi, aşımızı büyütecek milletimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin huzuru, refahını büyütecek ve yolumuza bu anlayışla devam edeceğiz" dedi. Muhalefete yönelik mesajlar da veren Erdoğan, şunları kaydetti: "Hangi siyasi partiden olursa olsun şu an ekranları başından bizleri izleyen tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum. Hiç endişeniz olmasın. Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın. Liyakatli kadrolar işbaşındadır. Emanetinize zerre miskal gölge düşürmedik. Hiçbir şart altında ülkemize ve milletimize zarar gelmesine izin vermedik. Bundan sonra da emanetinize gözümüz gibi bakmayı sürdüreceğiz." ADALET İSTATİSTİKLERİ VE AİHM VURGUSU Erdoğan, hükümetin adalet alanındaki çalışmalarına değinerek detaylı adalet istatistikleri paylaştı. "Halka hizmet hakka hizmettir düsturuyla gece gündüz demeden ülkemiz ve milletimiz için koşturuyoruz" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Millete hizmet yolunda medeniyetimizi güçlendirme yolunda sınır tanımıyor, asla yorulmuyor kesintisiz şekilde çalışıyoruz. 86 milyonun huzur ve esenliği için gecemizi gündüzümüze kattık. Hükümet olarak adalet teşkilatımızı gerek insan kaynağı gerekse fiziki ve teknik altyapı bakımından sürekli güçlendiriyoruz. Son 23 yılda adalet personeli sayımızı 26 bin 274'ten 95 bin 224'e, hakim ve savcı sayımızı ise 26 bin 803'e ulaştırdık. Müstakil adliye binalarımızın sayısını 78'den 391'e çıkardık. Adli ve idari yargıda mahkemelerimizin sayısını önemli ölçüde artırdık. Dosyaların kapatılma sürelerini kısaltarak bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık." Uluslararası mahkeme kararları ve çifte standart eleştirisinde bulunan Erdoğan, "AİHM kararlarına uyma oranımız yüzde 90 ile Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin çok çok üzerindedir. İhlal kararlarına ilişkin oranlarda da yüzde 1,09 ile konsey üyesi ülkelerde ortalama ihlal oranından daha düşük seviyedeyiz. İnşallah bunu daha da aşağı çekeceğiz. Türkiye'yi bu konuda acımasızca eleştirenlerin AİHM kararlarını uygulamayan birçok ülkeyle ilgili seslerini çıkarmadıklarını görüyoruz. İsrail'in sözde basın özgürlüğü endeksinde Türkiye'nin ve Filistin'in önde olmasına hiçbir tepki gösterilmiyor. Fakat sözkonusu Türkiye olunca bakıyorsunuz hakkaniyet kayboluyor, objektiflik ortadan kalkıyor, nesnelliğin yerini ideolojik at gözlükleri alıyor. Biz elbette bunlara aldırmayacağız. Adalet teşkilatımızı güçlendirmeyi kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. ENGELLİ VATANDAŞLARA DESTEK Sosyal politikalar başlığında engelli istihdamı ve bakım hizmetlerini ele alan Erdoğan, "Kamudaki engelli memurlarımızın sayısını 83 bine ulaştırdık. Sosyal yardım ve destek hizmetlerini etkin şekilde devreye aldık. 23 sene önce evde bakım hizmetlerinden 5 bin kişi yararlanıyordu. 100 katın üzerinde artışla bugün 520 binden fazla vatandaşımız bu hizmetlerden istifade ediyor. İşverenlerimize sağladığımız teşviklerle devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlarımıza dönük hizmet ve desteklerimizi devam ettireceğiz" dedi. SİYASETTE ÜSLUP VE GÜLŞAH DURBAY MESAJI Meclisteki tartışmalara ve kadın haklarına değinen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "5 Aralık aynı zamanda ülkemizdeki kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 91. yıldönümüydü. AK Parti olarak kadın haklarının tam ve etkin şekilde kullanılması için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren devrim niteliğinde adımlar attık. Eğitim görme ve seçilme hakkı başta olmak üzere anayasamızda kayıtlı hak ve özgürlükleri yasak, baskı ve ayrımcı uygulamalarla ellerinden alınan hanım kardeşlerimizin önündeki engellerin tamamını ortadan kaldırdık. Tek parti döneminin kötü mirası, 28 Şubat'ın lekelerini tarihin çöp sepetine yolladık. Partimizin grup başkanvekiline yönelik ana muhalefet partisi milletvekilinin edep sınırını aşan çirkin ifadelerini esefle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Kadın milletvekillerine yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum. Siyasetin seviyesini düşürecek bu tür yakışıksız ifadelerden uzak durulmalıdır. Polemiklerin ve atışmaların sertleştiği bütçe maratonunda herkesten üslup noktasında biraz daha özenli davranmalarını önemli rica ediyorum. Birbirimizi elbette eleştireceğiz ama kırıcı ve yıkıcı da olmayacağız." Erdoğan ayrıca vefat eden belediye başkanı için de taziye mesajı paylaşarak, "Dün vefat haberini derin bir teessürle öğrendiğim Şehzadeler Belediye Başkanı sayın Gülşah Durbay'a Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Durbay ailesine, yakınlarına, CHP camiasına ve Manisa halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum" dedi. DIŞ TİCARET VE İNSAN HAKLARI DERSİ Dış politika gündeminde Macaristan ve Türkmenistan ile ilişkiler ile bölgesel krizler öne çıktı. Erdoğan şunları söyledi: "Macaristan'la 6 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmamıza çok aldı. Macaristan, Türk Devletleri Teşkilatı çalışmalarına çok önemli katkılar yapıyor. Budapeşte'de düzenlenen gayriresmi ve Avrupa Birliği sınırları içinde yapılan ilk Türk Dünyası zirvesi olarak tarihe geçti. Bölgemizde son yıllarda patlak veren çatışmalara baktığımızda yaşam hakkı başta olmak üzere İnsan Hakları Beyannamesinin ayaklar altına alındığını görüyoruz. İsrail'in tüm dünyanın gözleri önünde savaş ve soykırım suçları bunun en somut delilidir. Komşumuz Suriye'de Baas rejimi 13,5 sene boyunca kimyasal saldırılardan, işkencelere varıncaya kadar insan haklarına ilişkin ne kadar değer, ilke, norm varsa hepsini ihlal etmiştir. Uluslararası toplum ve kuruluşlar bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir. Türkiye devleti ve milletiyle Gazze'de, Suriye'de, Somali'de, Yemen'de, Libya'da, hülasa kan ve gözyaşıyla ıslanmış bölgelerin tamamında barış ve hakkaniyet odaklı çalışmalarıyla dünyaya insan hakları dersi vermiştir." TİSK Genel Kurulu ve Türkmenistan ilişkilerine de değinen Erdoğan, "11 Aralık'ta TİSK'in 29. olağan genel kuruluna iştirak ettik. Çalışma barışı, sosyal diyaloğun oluşması ve sürdürülmesinde aktif sorumluluk üstlenen TİSK camiasına şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkmenistan'la ortak tarih, dil, din ve kültüre dayanan münasebetlerimiz karşılıklı saygı ve müşterek menfaat temelinde her geçen gün güçleniyor. İş insanlarımız 55 milyar tutarında bini aşkın projeyi başarıyla tamamladılar. 2024 yılında 2 milyar doları aşan ikili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara yükseltmenin gayreti içindeyiz. Türkmen kardeşlerimizle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. ULAŞTIRMA YATIRIMLARI VE ESENBOĞA METROSU MÜJDESİ Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ulaştırma yatırımları oldu. Denizcilikten demiryoluna kadar verileri paylaşan Erdoğan, Ankara için de metro müjdesi verdi. Erdoğan şu bilgileri aktardı: "Kabine toplantımızda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yatırımlarımızla ilgili kapsamlı sunumu oldu. 2025'in ilk yarısında 53,1 milyon kapasiteye ulaşarak ülkemizi dünya deniz ticareti filo listesinde 10. sıraya yükselttik. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarımıza bu yıl ilk kez Aliağa limanımızı da ekledik. 2025'te limanlarımızda elleçlenen yük miktarının 550 milyon tona ulaşmasına bekleniyor. Ulaştırma yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Ne kadar çok yol yaparsak trafik o kadar çok sıkışır diyen beceriksizler gibi olmadık. İktidarlarımız döneminde ulaştırma ve haberleşme altyapısına 300 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. Bölünmüş yol mesafemiz 30 bin 14 kilometreye çıktı. Otoyol uzunluğumuz 3 bin 796 kilometreyi buldu. Türkiye'yi hızlı trenle biz tanıştırdık. Ayrıca 2971 kilometre uzunluğunda demiryolu ağırlığını 10 bin 561 kilometre uzunluğunda elektrikli ve sinyalli hattı milletimizin hizmetine sunduk. Demiryollarımızı komple yeniledik. Şehirlerimizin kent içi ulaşımını raylı sistemlerle donatarak rahatlattık. 12 ilimize 1033 kilometre uzunluğunda raylı sistem kazandırdık." Esenboğa Metrosu hakkında tarih veren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Şimdi başkentimiz için önemli bir adım atıyoruz. Esenboğa Havalimanı Metro hattının inşaasına 2026 yılında bismillah diyoruz. İlk etapta Kuyubaşı istasyonundan aktarma yapılarak plananlan hattı Gar'dan başlayacak şekilde tasarladık. 12 istasyondan oluşacak Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı'nın yapımının başlamasını önümüzdeki yıl hedefliyoruz. Biz siyasi hayatımız boyunca 23 yılı deviren iktidarlarımız boyunca iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik. Siyaseti ikbal, rant kapısı değil millete hizmet vasıtası olarak gördük. İnşallah son nefesimize kadar bu istikamette devam edeceğiz. Rabbim bizi millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın diliyorum."

Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: "21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline hep birlikte getireceğiz" Haber

Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: "21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline hep birlikte getireceğiz"

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Dış politikadan ekonomiye, terörle mücadeleden sosyal projelere kadar geniş bir yelpazede konuların ele alındığı toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan millete seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: Birçok konuyu mütalaa ettiğimiz bir Kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Kabinemizde aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını canı gönülden arzu ediyorum. Buradan, hangi siyasi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun Türkiye için çalışan, Türkiye için dertlenen, kalbi Türkiye için atan herkese, tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Toplantımızın detaylarına geçmeden evvel bir hususun altını çizmek istiyorum. Aziz milletim, değerli arkadaşlar; küresel sistemdeki çatırdamaların olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz kırılgan bir dönemden geçiyoruz. Yakın çevremize baktığımızda savaşların, çatışmaların, gerilimlerin, siyasi ve ekonomik dalgalanmaların hiç eksik olmadığı görülüyor. Türkiye’nin içinde yer aldığı bölge, şairin ‘akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader’ anlamını bulan sürecin tam ortasındadır. Daha önceki konuşmalarımda yaklaşan küresel bir kasırgadan bahsetmiş, bunun farklı kıtalarda taşları yerinden oynatacağına dikkat çekmiştim. Türkiye’nin bu kasırgayı suhuletle yönetecek imkân ve kabiliyetlere sahip olduğunu da dile getirmiştim. Dünya kırılgan bir dönemden geçiyor. 2025 yılı itibarıyla çalışkan liyakatlı kadrolarla Türkiye sürecin üstesinden geliyor. Güvenlik adası olma vasfını hamdolsun muhafaza ediyoruz. Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen son 23 yılda ülkemize her alanda kazandırdığımız güçlü altyapının değerini bugün çok daha iyi anlıyoruz. Biraz da finansman imkânlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Osman Gazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve Çanakkale Köprüsü gibi pek çok projenin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor. Biz bu eserleri yıllardır kullanıyoruz; milletimiz bunlardan yıllardır istifade ediyor. Bu yatırımlar Türk ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlıyor. Sadece ulaştırmada değil, savunma sanayinden sağlığa birçok alanda da benzer bir tablo söz konusudur. En son koronavirüs salgını döneminde şehir hastanelerimizin nasıl hayat kurtardığını hep beraber gördük. İnsansız savaş uçağımız Kızıl Elma, dünya havacılık tarihinde bir ilke hafta sonu imza attı. Yani her alanda bu dinamizmi, bu atılımı yaşıyoruz. Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim: Şayet biz siyaseti yapılan her işe kulp takmak olarak gören müzmin muhaliflere itibar etseydik, bu muhteşem eserlerin hiçbirini ülkemize kazandıramazdık. BÜYÜME HEDEFİ: 1,9 TRİLYON DOLAR Eser ve hizmet siyasetimizle Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırımlarıyla buluşturduk. 238 milyar dolar olan millî gelirimizi yıllık bazda 1,5 trilyon dolara çıkardık. 2028 için hedefimiz, 1,9 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bugün TÜİK tarafından yüzde 3,7 olarak açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamları, doğru yolda olduğumuzu göstermiştir. Türkiye ekonomisi kesintisiz büyüme trendini 21 çeyreğe taşımıştır. Büyüme rakamlarının ülkemiz ekonomisi için hayırlı olmasını diliyorum. Sadece ekonomi ve yatırımlarda değil, temel hak ve özgürlüklerde de çok büyük ilerlemeler kaydettik. Reform hamlelerimizle, yıllardır millî iradenin tepesinde ‘Demokles’in kılıcı’ misali sallanan vesayete son verdik. Milletimize, zaten anasının ak sütü gibi helal olan haklarını teslim etmenin yanı sıra demokrasimizin standartlarını yükselttik. Gezi olayları ve 15 Temmuz ihaneti gibi bağımsızlığımıza yönelik kökü dışarıda gelişmeleri milletimizle birlikte bozguna uğrattık. Terörün her çeşidiyle mücadelede tarihî nitelikte başarılar elde ettik. Şimdi bu mücadeleyi taçlandırmak amacıyla hassas bir süreç yürütüyoruz. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ENGEL KALKACAK" Terörsüz Türkiye süreciyle, ekonomik şahlanışımızın, huzurumuzun ve kardeşliğimizin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmanın samimi çabası içerisindeyiz. Şunu herkesin, özellikle kan ve kaos tüccarlarının bilmesini isterim: Biz, ihtirasları boylarını aşanların aksine, kökleri çok eskiye uzanan kadim bir devlet geleneğine sahibiz. Merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada tam bin yıldır istiklaline halel getirmeden özgürce yaşayan nadir milletlerden biriyiz. Aynı şekilde biz, ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, önü kesilince girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz. Tehditler karşısında ürkecek tehdit diline boyun eğecek bir devlet millet ülke değiliz. Türkiye hedeflerine er ya da geç ulaşacaktır. Tarihimiz bunun sayısız örnekleriyle doludur. Bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki; Kürt kardeşlerimizle, Arap kardeşlerimizle ve bölgemizdeki diğer tüm dost ve kardeş topluluklarla kalplerimiz tam bin yıldır beraberdir. İnşallah gelecekte de birlikte atmaya devam edecektir. İster Sünni, ister Şii olsun; ister Kürt, ister Arap, ister Türkmen olsun… Allah korusun, yarın birimizin başı dara düştüğünde başkalarının değil, yine birbirimizin kapısını çalacağız, yine birbirimize sığınacağız. Ev sahibi olduğumuz bu coğrafyada daha nice asırlar boyunca kardeşçe, kader birliği içinde yan yana yaşayacağız. Bu hakikati ne dönemsel hesaplar değiştirebilir ne de bölgemize dışarıdan monte edilenlerin pervasızlıkları gölgeleyebilir. Coğrafyamız artık kana, çatışmaya, teröre, komşunun komşuyu kırdığı kör şiddete doymuştur. Biz meselelere işte bu pencereden bakıyoruz. Türkiye olarak 86 milyon vatandaşımız için ne istiyorsak sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimiz için de aynı iyilikleri murat ediyoruz. Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı, kardeşlikle hep birlikte kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Umuyor ve inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz kardeşlik kuşağı, bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak ve yeni bir dönemin kapılarını açacaktır. Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara aldanmadan, öfkenin diline teslim olmadan bu kuşağın kuvveden fiile çıkması için samimiyetle çalışacağız. Hiç kimsenin kuşkusu ve endişesi olmasın: 86 milyon omuz omuza, gönül gönüle verecek, birlikte çalışacak ve 21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı hâline inşallah hep birlikte getireceğiz. 20 Kasım’da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde düzenlenen Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nun kapanış oturumuna katıldık. Bu önemli sempozyumda kentleşme, dijital kültür, aile içi iletişim ve nüfus politikaları gibi kritik pek çok başlık ele alındı. Millî değerlerimizin merkezinde yer alan ailenin güçlendirilmesi, demografik yapımızın iyileştirilmesi ve gelecek kuşakların zengin bir aile mirası devralması için kararlılıkla çalışıyoruz. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, dünyanın en kutsal vazifelerinden birini icra eden öğretmenlerimiz ve yarınlarımızın teminatı öğrencilerimizle külliyemizde bir araya geldik. Aynı programda kurası çekilen 15.000 yeni öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaştık. Yeni atanan öğretmenlerimizi tekrar tebrik ediyor, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında marif davamızı omuzlayan tüm öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı gün, Güney Kore Cumhurbaşkanı’nı külliyemizde misafir ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile Türkiye–Güney Kore arasındaki geniş işbirliği imkânlarını değerlendirdik. Çok yakında Hyundai şirketi İzmit’teki fabrikasında yüzde yüz elektrikli araç üretimine başlayacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Güney Kore ile savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Nükleer güç santraline yönelik görüşmelerimiz de sürüyor. Kore Elektrik Şirketi ile Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptı, süreci bir adım daha ileri taşımıştır. 25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle düzenlenen programa katıldık. 2026–2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planımızı da bu vesileyle kamuoyuyla paylaştık. Beş hedef, on beş strateji ve yüz otuz faaliyetten oluşan yeni eylem planımızın kadınlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. 26 Kasım’da külliyemizde düzenlenen 2025 Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne iştirak ettik. Ödül sahiplerini bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. PAPA İLE İSLAM DÜŞMANLIĞI GÖRÜŞÜLDÜ 27 Kasım’da Katolik dünyasının ruhani lideri, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ve beraberindeki heyeti Ankara’da ağırladık. Görüşmelerimizde aile kurumuna yönelik tehditler başta olmak üzere ortak gündemimizde yer alan meseleleri değerlendirdik. Birleşmiş Milletler çatısı altında 160 üyeye ulaşan Medeniyetler İttifakı girişiminin önemine yeniden vurgu yaptık. Batı’da son dönemde tırmanışa geçen İslam düşmanlığı da gündemimizin ön sıralarındaydı. Gazze’de İsrail’in camileri, okulları, hastane ve kiliseleri hedef alan insanlık dışı saldırılarını dile getirdik. Papa 14. Leo’nun Filistin meselesindeki ilkeli duruşlarını takdirle karşıladığımızı ifade ettik. Bizim de katkımızla sağlanan ateşkesin korunması, insani yardımların bölgeye ulaştırılması konusundaki hassasiyetimizi kendilerine aktardık. Şu bir hakikattir ki, millet olarak ve ülke olarak farklı kimlik ve inançları barış içinde yaşatmak noktasında eşsiz bir tecrübeye sahibiz. Bizi diğer ülkelerden ayıran en önemli özelliklerimizden biri budur. İçinde bulunduğumuz dönemde bu vasfımızın, bu birikimimizin son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. 86 milyon olarak biz birlikte Türkiye’yiz, hep birlikte Türkiye’yiz demeyi her daim sürdüreceğiz. 28 Kasım’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatımıza kazandırdığımız 9.200 yeni aracın hizmete alım törenindeydik. Yeni araçlarımızın hayırlı olmasını diliyor, milletimizin huzur ve esenliği için canları pahasına görev yapan güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Burada şunu da ifade etmek durumundayım: Ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir, FETÖ’cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor. Yapıcı eleştirilerle bu mücadeleye destek olmak yerine, asılsız iddialarla emniyet mensuplarımızın fedakârlıklarını, emeklerini ve elde ettikleri başarıları görmezden geliyorlar. Bunun, gece gündüz demeden kimi zaman canlarını ortaya koyarak görev yapan kolluk kuvvetlerimize haksızlık olduğunu açıkça söylemek mecburiyetindeyim. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre dolandırıcılık, hırsızlık, cinsel saldırı, kasten yaralama, uyuşturucu ticareti gibi suçlarla mücadelede, muhalefetin örnek gösterdiği Avrupa ülkelerinden çok daha iyi durumdayız. Elbette gönlümüz tek bir müessif olayın dahi yaşanmamasından yanadır; tek bir insanımızın dahi mağdur olmasını istemeyiz. Ancak hükümetimizin suç ve suçlularla mücadelesi eleştirilirken insaf sınırlarının aşılmamasını, kolluk kuvvetlerimizin olağanüstü çabalarına saygı gösterilmesini haklı olarak bekliyoruz. Bu vesileyle vatanımız uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. 29 Kasım’da, bu sene dördüncüsü düzenlenen İlim Yayma Ödülleri töreninde, ilim yayma ailemizin heyecanına ortak olduk. Üç ayrı dalda ödüllerini tevcih ettiğimiz bilim insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Kendi alanında ülkemizin en prestijli ödülleri arasında yer alan İlim Yayma Ödüllerine uluslararası boyut kazandırılmasını önemli görüyorum. Neredeyse 25 yıldır büyük bir özveriyle milletimize hizmet eden ilim yayma ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyor, çalışmalarında Rabbimden üstün başarılar diliyorum. Bu sene Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde düzenlenen G20 Zirvesi ile ilgili değerlendirmemi partimizin grup toplantısında yapacağım. Ayrıca Türkiye’nin son 23 yılda Afrika kıtasıyla ilişkilerinde nereden nereye geldiğinin kısa bir özetini de paylaşacağız. Değerli arkadaşlar, bugünkü kabine toplantımızda Avrupa Birliği ile ilişkilerde son dönemde yaşanan gelişmeler dâhil dış politikadaki güncel meseleleri ele aldık. Birliğe tam üyelik, önümüze çıkan engellere rağmen stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor. KARADENİZ'DEKİ SALDIRILARA UYARI Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz’deki seyir-sefer güvenliğini tehdit eder boyuta geldiği görülüyor. Cuma günü münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması, endişe verici bir tırmanmayı işaret ediyor. Kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu tarz durumlarla ilgili tüm taraflara gereken uyarıları yapıyoruz. Savaşı bitirmeye dönük son haftalardaki hareketliliği de yakından takip ediyor; gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz. EMEK YOĞUN SEKTÖRE ANADOLU TEŞVİKİ Emek yoğun sektörlerdeki işletmelerin batıdaki büyük şehirlerden Anadolu illerine taşınmasını teşvik ediyoruz. 24 ilimizde kurulacak tesislerde Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz. Hiçbir sektörümüzü ihmal etmeden, hiçbir şehrimizi ve bölgemizi geride bırakmadan topyekûn yeni bir kalkınma seferberliğine çıkıyoruz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin diyorum."

Erdoğan'dan Kabine sonrası mesaj: 'Gıda güvenliğinde tolerans yok' Haber

Erdoğan'dan Kabine sonrası mesaj: 'Gıda güvenliğinde tolerans yok'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, yaşanan her olayın, Türkiye'nin, sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe ve nüfuza sahip olduğunu gözler önüne serdiğini belirtti. Bu durumu, zafer kutlamalarından dönerken, Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askeri kargo uçağı sonrası bir kez daha gördüklerini ifade eden Erdoğan, kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldıklarını anımsattı. Bilhassa Gürcistan ve Azerbaycan'ın facianın ilk anından itibaren tüm imkanlarını seferber ettiklerini, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "KARA KUTU İNCELENİYOR, SEBEBİ NETLEŞECEK" "Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık. Cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askeri erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabb'imden rahmet diliyorum. Şairin dediği gibi, 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Bu hakikat, asırlardır değişmedi ve değişmeyecek. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırlarımız içinde ve dışında milletimizin huzuru, devletimizin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı var. Rabb'im hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kaza-kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve kara kutunun incelenmesi neticesinde, 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum." Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise geride kalanlar için de sabretmenin o kadar büyük bir derece olduğunu belirten Erdoğan, "Şehit yakınlarının teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında, bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum, duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen metanetlerinden asla taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun." dedi. "8 MİLYON 650 BİN ZİYARETÇİYİ, MİLLET KÜTÜPHANEMİZDE AĞIRLADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin 783 bin kilometrekaresinin tamamına, 86 milyon insanın her birine aşkla hizmet ettiklerini vurguladı. Halka hizmeti Hakk'a hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalıştıklarının, eserlere her gün bir yenisini eklediklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu: "Son kabine toplantımızdan bu yana, geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım'da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 6 Kasım'da düzenlenen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı bu alandaki yeni trendleri görmemize vesile oldu. Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara'ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz, toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3'üncü kütüphanesi haline geldi. Sadece geçen sene, çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibarıyla toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi, Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz, kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde 2 öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi, yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu yıl başından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk." "YETER Kİ GENÇLERİMİZ OKUSUN, ARAŞTIRSIN, KENDİLERİNİ GELİŞTİRSİN" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halk Kütüphaneleri'ndeki güncel üye sayısının 7,6 milyona, kitap sayısının ise 25,6 milyona ulaştığını aktardı. Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitapla bu sayıyı yıl sonunda 26,4 milyona çıkarmış olacaklarını dile getiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor. Siyasi rakiplerimiz, gençleri sarf malzemesi olarak görüp, yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken, biz 'gençlerimiz geleceğimizdir' anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış, milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar ise şöyle; "Bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde her alanda son asrın en başarılı hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor." "Kıbrıs Türkü'nün gösterdiği yapıcı tutumu Rum tarafı da gösterirse Ada'da egemen eşitliğe, eşit uluslararası statüye dayalı adil, gerçekçi çözüm bulunabilir." "Türkiye Yüzyılı vizyonumuz adım adım gerçeğe dönüşüyor. Emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz." "(Deprem bölgesi) Evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar inşallah gece gündüz çalışacağız." "İş yapmayı 'animasyon yapmak' olarak görenlere ne desek boş. Biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız." "2025 yılında ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz." "Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz." "GIDA GÜVENLİĞİNDE TOLERANSIMIZ YOKTUR" "Gıda güvenliği konusunda toleransımız yoktur. Her ne surette olursa olsun insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir." "(Gıda denetimleri) Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı." "2025'te 470 bin firma denetlenerek 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu 196 firmaya 11,5 milyar lira idari para cezası tatbik etti." "Irak'tan Suriye'ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz." "Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir." "İnsani yardımlar konusunda İsrail'den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkanları kullanarak Gazze'ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz." "Gazze halkının derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze'ye sevki, sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır." "Filistin'de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasbedildikçe bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz." "Daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.