#Kadın Cinayeti

İLKHABER-Gazetesi - Kadın Cinayeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Cinayeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aybeniz Top’u öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis Haber

Aybeniz Top’u öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis

Mersin'de geçen yıl 20 Kasım'da merkez Toroslar ilçesine bağlı Akbelen Mahallesi'nde dini nikahla birlikte yaşadığı Aybeniz Top'un kayıp olduğunu öne sürerek bir televizyon programına katıldı. Ancak Aybeniz Top, programa bağlanarak kayıp olmadığını, Fırtına'dan kaçtığını ve ayrılmak istediğini söyledi. Programdan bir süre sonra Akbelen Mahallesi'nde bir araya gelen ikili arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hasan Fırtına, Aybeniz Top'u darbedip boğazını sıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Aybeniz Top'un hayatını kaybettiğini belirledi. Genç kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Olay sonrası kaçan şüpheli Hasan Fırtına ise kısa sürede otogarda yakalanarak tutuklandı. KARA DURUŞMASI GÖRÜLDÜ Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Hasan Fırtına hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan hazırlanan iddianame, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Davanın bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Hasan Fırtına, taraf avukatları ve Aybeniz Top'un yakınları katıldı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın, ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. "BİR ANLIK SİNİRLE YAPTIM" SAVUNMASI Mahkemede son sözü sorulan sanık Hasan Fırtına, "İstanbul'dan buraya evlenmek için geldim. Olayı bir anlık sinir haliyle yaptım. Çok pişmanım, böyle olmasını istemezdim" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme heyeti, sanığı ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanık hakkında herhangi bir iyi hal indirimi uygulanmasına da yer olmadığına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aybeniz Top'un annesi Leyla Topal, mahkeme heyetine dönerek alkış tuttu ve "Adalet yerini buldu" dedi. Top'un yakınları ise mahkeme koridorunda birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.

Cezaevinden izinli çıkan koca eşini boğarak öldürdü Haber

Cezaevinden izinli çıkan koca eşini boğarak öldürdü

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde kırsal Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında 27 Aralıkta 3 çocuk annesi Rojda Yakışıklı (28), dini nikahlı eşi Okay Gür tarafından işkence sonrası boğularak öldürüldü. Gür, 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı ve iki eşine kendilerini öldüreceği tehdidinde bulunduğu, eşlerin bu durumu ihbar ettiği ortaya çıktı. Yakışıklı'nın yengesi ve ablası, dehşet dolu anları anlattı. Gözaltına alına Gür, jandarma işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Rojda'nın yengesi Sema Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Okay Gür'ün izne geldiğini, gelir gelmez eşlerini arayıp ölümle tehdit ettiğini söyledi. Buna yönelik Rojda'yı kontrol ettiklerini belirten Erdem, eve geldiklerini ve 17.30 sıralarında bu olayın olduğunu ifade etti. Erdem, Okay'ın, eşini ambara götürüp işkence yaparak öldürdüğünü aktararak, "27-28 Aralık tarihinde oluyor. Bir akrabamız başka bir köyden buraya gelirken Rojda'ya uğrayalım diyerek orada Rojda'yı soruyor. Eşi, ‘Haberim yok diyor.' ‘Rojda, ailesinin evine gitmiş olabilir' diyor. Sonra amcasının oğlu buraya geliyor Rojda nerede diye soruyor. Bunlar diyor; ‘Rojda'nın eşi eve gelmiş, buraya gelmesi mümkün değil. Kendi evindedir.' Rojda'nın amcasının oğlu da diyor k, eşi bize demiş babasının evine gitmiş. Rojda yok, kayıp diye artık erkeklere duyurduk. Zaten daha önce de tehdit etmiş, eşi kesin ona bir şey yapmış diye duyurduk" dedi. "EŞİNİ BOĞARAK, KAFASINA DARBE VURARAK TORBAYA KOYUYOR" "Eşini aradık, sorduk. Eşi de sürekli haberim yok, haberim yok, karakola haber vermeyin diyor. Bizde dayanamadık karakola haber verdik" diyen Erdem, "Haber verdiğimizi öğrendikten sonra da kendisi araç çağırıyor. Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor. Bazı bölgelerinde işkence belirtileri vardı. Burada yakın bir yerlere getirip gömüyor. Kumasının yardımı da var, büyük eşinin. Büyük eşinin oğlunun parmağı da var. Bunlar hepsi kanıtlanmış, ispatlanmış. Karakolda da söylendi. Oğlu 15 yaşında, kendisi de karakolda itiraf etmiş. Babam böyle böyle yaptı diye. Hepimiz, kardeşleri hepsi ayaklandı" diye konuştu. "ROJDA, EŞİ ÇIKTIKTAN SONRA KARAKOLA HABER VERİYOR" Böyle insanların bırakılmasını istemediklerini vurgulayan Erdem, "Bırakıldıkça da kadınlar bu şiddeti, ölümü görüyor. En ağır cezanın verilmesini istiyoruz. 11 günlük bir izne çıkmış. Çıkar çıkmaz da bu olayı yaptı. Üç çocuğu var. İki kız, bir erkek çocuğu var. Oğlu 6 yaşında, en büyük kızı 10 yaşında, diğeri de 9 yaşında. Zaten büyük kızı görmüştü. Kimin parmağı varsa, kim ona yardım etmişse hepsinin çıkmasını istiyoruz. Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor. Eşim beni tehdit etmiş diye haber veriyor. Suçlu bir insan, hapisten çıkmış" şeklinde konuştu. GÖRGÜ TANIĞI OLAN ÇOCUKLARINI KAÇIRMIŞ Her iki eşinin de Okay Gür'ü şikayet ettiğini kaydeden Erdem, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Kızı görmüş, bildiği için de kaçırmış. Oğlunu, büyük kızını bir araca alıp kaçırmış. Bunlar hepsi çıktı. Bismil'de yakalanmıştı. Devletimden rica ediyorum, her üç çocuğunu da ne üvey anneye, ne de en yakınına teslim edilmesin, devlet korumasında olmasını istiyorum. Annenin başına bu gelmişse, çocukların başına da gelebilir." Rojda'nın ablası Medine Çelik ise "Ablasıyım, sonradan geldim. Kardeşim tehdit edildiğini söylemiş. Kardeşimin hakkı kalmasın" ifadelerini kullandı. Öte yandan zanlı Gür'ün, "uyuşturucu" suçundan yaklaşık 4 yıldır tutuklu olduğu, açık cezaevine geçtiği bu kapsamda 11 günlük izin hakkından yararlandığı öğrenildi.

Mahkemede annesini öldüren babasına şok suçlama: Çocukken bizi yakmaya çalıştı Haber

Mahkemede annesini öldüren babasına şok suçlama: Çocukken bizi yakmaya çalıştı

Adana’da eski eşi tarafından metro alt geçidinde öldürülen 2 çocuk annesi Neriman O. davasında, cinayete tanık olan oğlu C.N.’nin mahkemede anlattıkları salonda büyük yankı uyandırdı. Genç adam, annesinin uzun süredir ölüm korkusu yaşadığını ve daha önce de tehdit edildiğini söyledi. Olay, 7 Mayıs günü saat 18.00 sıralarında Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi’ndeki metro alt geçidinde meydana geldi. Fabrikada aşçı olarak çalışan Neriman O. (54), iş çıkışı eve gitmek için servisten indikten sonra eski eşi M.A.N. tarafından tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Olay sırasında annesini almaya gelen 20 yaşındaki oğlu C.N. de babasıyla yaşadığı boğuşma sırasında merdivenlerden düşerek yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan M.A.N., tedavisinin ardından tutuklandı. Cinayet zanlısı M.A.N. hakkında “kasten öldürme” suçundan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmaya sanık M.A.N., öldürülen kadının oğlu müşteki C.N., kardeşi Y.O. ve taraf avukatları katıldı. Sanık M.A.N., savunmasında 6 Şubat depreminin ardından eşiyle aralarının açıldığını, başka kadınlarla görüştüğü için boşandıklarını ileri sürdü. Eski eşiyle görüşmeye devam ettiğini söyleyen sanık, olay günü öldürme kastı olmadığını iddia ederek silahın boğuşma sırasında ateş aldığını savundu. Sanık ayrıca, olay öncesi yaşanan arbede nedeniyle oğlundan şikâyetçi olduğunu ve uzlaşmak istemediğini belirtti. “ÇOCUKLARINA ‘ANNENİZİ ÖLDÜRÜRSEM NE YAPARSINIZ’ DEMİŞ” Mahkemede dinlenen müşteki C.N. ise babasının boşanma sonrasında da sık sık eve gelerek kendilerini tehdit ettiğini söyledi. Annesinin korku içinde yaşadığını belirten C.N., umreden döndükten sonra tehditlerin arttığını, bu nedenle annesine çelik yelek giymeyi dahi önerdiğini ifade etti. Olay günü yaşananları anlatan C.N., babasının annesini öldürmekle tehdit ettiğini ve elindeki silahı doldur-boşalt yaptığını gördüğünü söyledi. Babasının üzerine atlayarak silahı almaya çalıştığını belirten genç adam, çıkan boğuşmada annesinin vurulduğunu ifade etti. “ANNEM RÜYALARINDA BİLE ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜYORDU” C.N., mahkemede verdiği ifadede, “Annem rüyalarında bile sürekli ‘babanız olacak şerefsiz beni öldürüyor’ derdi. Ayrıca babam çocukken üzerimize tiner döküp yakmaya çalıştı. En ağır cezayı almasını istiyorum” sözleriyle salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Mahkeme heyeti, sanık M.A.N.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.

ETÜ’de kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü düzenlendi Haber

ETÜ’de kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü düzenlendi

Erzurum’da geçtiğimiz hafta uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Erzurum Teknik Üniversitesi çalışanı Nermin Tirit için “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Farkındalık Yürüyüşü” düzenlendi. Cuma namazı sonrasında kampüste bir araya gelen katılımcılar, Gelin Paşa Camii önünden Rektörlük binasına kadar sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, burada yaptığı açıklamada, "Bugün burada, üniversitemizin ve şehrimizin kalbinde derin bir yara açan, hepimizi sarsan büyük bir kaybın ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz Üniversitemizin değerli çalışanlarından Nermin Tirit, 3 Kasım 2025 sabahı, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamım yitirmiştir. Bu acı olay, hepimizi derinden etkilemiş hem üniversitemiz camiasında hem de toplum genelinde büyük bir üzüntü ve teessüre yol açmıştır. Basına da yansıdığı üzere, 2023 yılında çalışma arkadaşımıza yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" eyleminden dolayı hükümlü bulunan fail, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre 23 Ekim 2025 tarihinde yasal izinle ceza infaz kurumundan ayrılmış, 3 Kasım günü teslim olması gerekirken bu menfur cinayeti işlemiştir. Bu olay, yalnızca bir kurum çalışanının kaybı değil; bir kadının yaşam hakkının toplumun gözü önünde acımasızca elinden alınmasıdır. Merhume Nermin Tirit, görevine bağlılığı, mesleki disiplini, insani sıcaklığı ve kurumsal değerlere katkısıyla tanınan, çalışma arkadaşları arasında sevgi ve saygı uyandıran bir mesai arkadaşınızdı. Onun ani ve trajik kaybı, üniversitemiz camiasında telafisi mümkün olmayan bir boşluk bırakmıştır. Onun yokluğu, hepimizin yüreğinde derin bir acı olarak kalacaktır. Bu vesilevle kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm üniversitemize başsağlığı ve sabır diliyorum" dedi. Prof. Dr. Çakmak; "Yaşam hakkı, en temel ve vazgeçilmez insan hakkıdır" Bu elim hadisenin, kadına yönelik şiddetin ülkemizde ne yazık ki hala çok ciddi bir toplumsal sorun olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Çekmek, "Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, toplumun her kesiminde derin bir üzüntüye yol açmakta, her acı kayıp, hepimize şiddetin hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini hatırlatmakta ve bireysel, toplumsal ve kurumsal sorumluluğumuzu artırmaktadır. Hiçbir gerekçe, bir kadının yaşam hakkını elinden almaya mazeret olamaz. Yaşam hakkı, en temel ve vazgeçilmez insan hakkıdır. Erzurum Teknik Üniversitesi olarak, insan yaşamının kutsallığına ve temel hakların dokunulmazlığına olan inancımız tamdır. Üniversitemiz, kuruluşundan bu yana evrensel değerlere, hukukun üstünlüğüne, toplumsal adalete ve insan onuruna saygıyı temel ilkelerinden biri olarak benimsemiştir. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans ilkesini kararlılıkla uyguluyor, fiziksel, psikolojik, ekonomik veya dijital ortamda gerçekleşen her türlü şiddeti reddediyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz" diye konuştu. Prof. Dr. Çakmak, daha sonra şunları kaydetti; "Bugün Nermin Tirit'i anarken yalnızca acı bir kaybı değil; insan yaşamının değerini, dayanışmanın gerekliliğini ve toplumsal vicdanın önemini de hatırlıyoruz. Nermin Tirit'in hatırası, şiddetsiz bir toplum için mücadele etme kararlılığımızın ve insan onuruna gösterdiğimiz saygının simgesi olarak daima yaşayacaktır. Erzurum Teknik Üniversitesi olarak, yaşanan bu trajik olayın ardından derin bir üzüntü içerisindeyiz. İnsan yaşamının kutsallığına, temel hakların korunmasına ve toplumsal adaletin sağlanmasına olan inancımızla, herkesin güven içinde, eşitlik temelinde ve saygı ortamında yaşayabildiği bir toplum için çalışmayı sürdüreceğiz." Öncü: "Umuyorum ki bu elim olaylar bir daha asla memleketimizde ülkemizde dünyanın hiçbir yerinde gerçekleşmez" AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ise konuşmasında, "Bugün burada çok elim bir hadiseden dolayı bir arada olduğum için üzgünüm. Hakikaten çok üzgünüm, bir kadın olarak üzgünüm anne olarak üzgünüm, Erzurumlu bir kadın olarak çok çok daha üzgünüm. Umuyorum ki bu elim olaylar bir daha asla memleketimizde ülkemizde dünyanın hiçbir yerinde gerçekleşmez. Hakikaten bizim toplum olarak ülke olarak Anadolu olarak medeniyet veriyle hamuru yoğurun bir çiftliği olarak şiddetten uzak durmamız lazım en son başvuracağım değişiklik bu vadisi de de olayın olduğu an itibariyle ben hem İl Emniyet Müdürümüz hem Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz hem de bakanlığımızca derhal iletişime geçtim ve hadisenin gerçekten ama gerçekten uzun yıllara sirayet eden kangren gibi bir duruma dönüştüğünü, ancak şahsın kamunun ona sunmuş olduğu bireysel tedbirlerin hiçbirini kabul etmediğini emniyet müdürümüzün "biz sizi korumaya alalım" böyle bir durum söz konusu dediğin bir buna gerek yok bir dini sosyal hizmetler İl Müdürlüğümüzün ilgililere kendisi ile temasa geçtiğinde buna gerek yok dediğini ve hadisenin bu noktaya geldiğini, bizler hakikaten çok üzüldüm her ne olursa olsun böyle bir sonuç da hiç kimse sadece kadın değil dünyadaki hiçbir canlı şiddete maruz kalmamalı. İnşallah hem tedbir kurallarını buradan da kitlede beyler ve hanımlar var çok teşekkür ediyorum lütfen ama lütfen güvenlik tedbirlerini telefonlarınıza indirin arkadaşlar. İllaki birinci derecede yakınımızda bir şiddet söz konusu olmaya bilir sokakta herhangi bir şekilde bir şiddete maruz kalma riskiniz de mutlaka ve mutlaka İçişleri Bakanlığımızın dünyada ödül almış olan bir güvenlik modeli var telefonunuzu Kates buna indirdiğiniz dakikasında yanınızda emniyet kolluk birimleri sizin koruma sağlayacaktır. Aile İl müdürlüklerimizin şiddet önleme merkezleri var, muhtemel aile içi şiddete maruz kaldığımız da sadece fiziksel değil psikolojik şiddete maruz kaldığınızda ilgili kurumumuz hem bireysel yardım alabilirsiniz her ailenin geneli için yardım alabilirsiniz dolayı ve güvenlik tedbirleri mutlaka ve mutlaka farkındalık olsun bilmeyen arkadaşlarımıza anlatalım. Rabbim bir daha kendimizi ülkemizi dünyayı böyle bir acıyla sınamasın. İnşallah farkındalık arttırarak bakanlıklar olarak da tek bir konularında varsa ettiklerimiz onları da daha güçlü kılarak bir daha böyle bir şey olmamasını temenni ediyorum merhumeye rahmet diliyorum yakınlarına sabır diliyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.