#Kadın Cinayeti

İLKHABER-Gazetesi - Kadın Cinayeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Cinayeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sinem Somun, hayatını kaybetmeden önce komşusundan yardım istemiş Haber

Sinem Somun, hayatını kaybetmeden önce komşusundan yardım istemiş

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun'un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun'un cenazesi Giresun'da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında 'tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'zincirleme tehdit', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun'un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun'un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. YANINA GİTTİĞİM ZAMAN BANA "ABLA BEKÇİLERE HABER VER" DEDİ Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D., Ankara Batı Adliyesi'nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem'in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek 'abla bekçilere haber ver' dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem'i yerde gördüm ama Ali Eren'i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren'in Sinem'e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "KESİNLİKLE SİNEM'İ ÖLDÜRMEYE NİYETİM YOKTU" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içindeydim. Sinem'i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem'i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun'un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun'un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.

Sinem'i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı Haber

Sinem'i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 7 ay önce hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun'un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun'un cenazesi Giresun'da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "DENİZE GİRİP ÇIKIYORDUM, KARIMIN ÖLDÜĞÜ HABERİNİ DE YAKALANDIĞIMDA ÖĞRENDİM" Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında 'tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'zincirleme tehdit', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ilk kez Trabzon 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun'un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Savunmasında olaylara ilişkin anlatımda bulunan Ali Eren Somun, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ileri sürerek, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu olayla ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop'ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi. "MERMİLERİM YETSEYDİ ANNEMİN ADINI DA YAZARDIM" Ali Eren Somun, hakimin Sinem Somun'un sosyal medyada yaptığı "Türkiye'de 102 günde 132 kadın öldürüldü" paylaşımına neden "133" yorumunu yazdığına dair sorusuna, uğurlu sayısı olduğunu için böyle bir paylaşım yaptığını söyledi. Sanık, ifadesinin devamında, "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" şeklinde konuştu. YARALANAN BEKÇİ: "YERE DÜŞEN SİNEM'İ TUTMAYA ÇALIŞTIĞIM ANDA BEN DE YARALANDIM" Olayda yaralanan bekçi E.E., duruşmada yaşananları anlatarak, "Saat 22.30 sıralarında Sinem eve geldi. Bir süre sonra apartmandan gelen sesler üzerine komşular durumu bize bildirdi. Kapıyı çalmadan önce içeriden tartışma sesleri geliyordu. Sinem kapıyı açmak üzereyken arka arkaya iki el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem'i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, biz Sinem'e müdahalede bulunduk" ifadelerini kullandı. DURUŞMA SONRASI ANNEANNE FENALAŞTI Duruşmanın ardından adliye binası önünde anneanne Gülnaz Topaloğlu rahatsızlandı. Yakınlarının yardımıyla oturtulan Topaloğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Sinem Somun'un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi.

Mezarlıkta cesedi bulunmuştu! 2 çocuk annesi kadın toprağa verildi Haber

Mezarlıkta cesedi bulunmuştu! 2 çocuk annesi kadın toprağa verildi

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde Narlı Mahallesi Mezarlığı’nda ölü bulunan 2 çocuk annesi Alev Koç cinayetine ilişkin soruşturma sürüyor. Gaziantep Adliyesi’ne giderek teslim olan şüpheli H.H.S.’nin (52) cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Otopsi sonucunda Koç’un boğularak öldürüldüğü tespit edildi. MEZARLIKTA CESEDİ BULUNDU Olay, 9 Şubat günü Pazarcık ilçesi Narlı Mahallesi Mezarlığı’nda meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri, yaptıkları incelemede daha önce eşinden boşandığı öğrenilen 39 yaşındaki terzi Alev Koç’un cansız bedenini buldu. Koç’un cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yapılan otopsi sonucunda 2 çocuk annesi Koç’un boğularak öldürüldüğü belirlendi. ŞÜPHELİ TESLİM OLDU Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Koç’la arkadaşlığı olduğunu öne süren H.H.S. (52), Gaziantep Adliyesi’ne giderek cinayeti itiraf edip teslim oldu. Şüpheli hakkında adli işlemlerin sürdüğü bildirildi. CEMEVİNDE TÖREN DÜZENLENDİ Öldürülen Alev Koç için bugün Dulkadiroğlu ilçesi Çokyaşar köyündeki Elbistanlılar Obası Cem Evi’nde cenaze töreni düzenlendi. Kadınların omuzlarında taşınan cenaze, törenin ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi. Cenaze töreninde yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Ayakta durmakta güçlük çeken baba Hayri Koç, “Bizim canımız yandı, başkasının canı yanmasın. Benim evimin orta direğiydi, çok üzgünüm” dedi. Akrabalarından Leyla Mendeş ise, “Artık bu kadın cinayetlerine yeter diyoruz. Suçlunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. ESNAF ARKADAŞLARINDAN TEPKİ Terzi olarak çalışan Alev Koç’un çevresinde sevilen bir isim olduğu belirtildi. Esnaf arkadaşları, kadın cinayetlerinin son bulmasını isterken, “Hiçbir kadın ölümü hak etmiyor. Acımız büyük” diyerek tepkilerini dile getirdi.

Aybeniz Top’u öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis Haber

Aybeniz Top’u öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis

Mersin'de geçen yıl 20 Kasım'da merkez Toroslar ilçesine bağlı Akbelen Mahallesi'nde dini nikahla birlikte yaşadığı Aybeniz Top'un kayıp olduğunu öne sürerek bir televizyon programına katıldı. Ancak Aybeniz Top, programa bağlanarak kayıp olmadığını, Fırtına'dan kaçtığını ve ayrılmak istediğini söyledi. Programdan bir süre sonra Akbelen Mahallesi'nde bir araya gelen ikili arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hasan Fırtına, Aybeniz Top'u darbedip boğazını sıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Aybeniz Top'un hayatını kaybettiğini belirledi. Genç kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Olay sonrası kaçan şüpheli Hasan Fırtına ise kısa sürede otogarda yakalanarak tutuklandı. KARA DURUŞMASI GÖRÜLDÜ Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Hasan Fırtına hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan hazırlanan iddianame, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Davanın bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Hasan Fırtına, taraf avukatları ve Aybeniz Top'un yakınları katıldı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın, ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. "BİR ANLIK SİNİRLE YAPTIM" SAVUNMASI Mahkemede son sözü sorulan sanık Hasan Fırtına, "İstanbul'dan buraya evlenmek için geldim. Olayı bir anlık sinir haliyle yaptım. Çok pişmanım, böyle olmasını istemezdim" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme heyeti, sanığı ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanık hakkında herhangi bir iyi hal indirimi uygulanmasına da yer olmadığına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aybeniz Top'un annesi Leyla Topal, mahkeme heyetine dönerek alkış tuttu ve "Adalet yerini buldu" dedi. Top'un yakınları ise mahkeme koridorunda birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.

Cezaevinden izinli çıkan koca eşini boğarak öldürdü Haber

Cezaevinden izinli çıkan koca eşini boğarak öldürdü

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde kırsal Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında 27 Aralıkta 3 çocuk annesi Rojda Yakışıklı (28), dini nikahlı eşi Okay Gür tarafından işkence sonrası boğularak öldürüldü. Gür, 11 günlük izinle cezaevinden çıktığı ve iki eşine kendilerini öldüreceği tehdidinde bulunduğu, eşlerin bu durumu ihbar ettiği ortaya çıktı. Yakışıklı'nın yengesi ve ablası, dehşet dolu anları anlattı. Gözaltına alına Gür, jandarma işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Rojda'nın yengesi Sema Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Okay Gür'ün izne geldiğini, gelir gelmez eşlerini arayıp ölümle tehdit ettiğini söyledi. Buna yönelik Rojda'yı kontrol ettiklerini belirten Erdem, eve geldiklerini ve 17.30 sıralarında bu olayın olduğunu ifade etti. Erdem, Okay'ın, eşini ambara götürüp işkence yaparak öldürdüğünü aktararak, "27-28 Aralık tarihinde oluyor. Bir akrabamız başka bir köyden buraya gelirken Rojda'ya uğrayalım diyerek orada Rojda'yı soruyor. Eşi, ‘Haberim yok diyor.' ‘Rojda, ailesinin evine gitmiş olabilir' diyor. Sonra amcasının oğlu buraya geliyor Rojda nerede diye soruyor. Bunlar diyor; ‘Rojda'nın eşi eve gelmiş, buraya gelmesi mümkün değil. Kendi evindedir.' Rojda'nın amcasının oğlu da diyor k, eşi bize demiş babasının evine gitmiş. Rojda yok, kayıp diye artık erkeklere duyurduk. Zaten daha önce de tehdit etmiş, eşi kesin ona bir şey yapmış diye duyurduk" dedi. "EŞİNİ BOĞARAK, KAFASINA DARBE VURARAK TORBAYA KOYUYOR" "Eşini aradık, sorduk. Eşi de sürekli haberim yok, haberim yok, karakola haber vermeyin diyor. Bizde dayanamadık karakola haber verdik" diyen Erdem, "Haber verdiğimizi öğrendikten sonra da kendisi araç çağırıyor. Eşini boğarak, kafasına darbe vurarak torbaya koyuyor. Bazı bölgelerinde işkence belirtileri vardı. Burada yakın bir yerlere getirip gömüyor. Kumasının yardımı da var, büyük eşinin. Büyük eşinin oğlunun parmağı da var. Bunlar hepsi kanıtlanmış, ispatlanmış. Karakolda da söylendi. Oğlu 15 yaşında, kendisi de karakolda itiraf etmiş. Babam böyle böyle yaptı diye. Hepimiz, kardeşleri hepsi ayaklandı" diye konuştu. "ROJDA, EŞİ ÇIKTIKTAN SONRA KARAKOLA HABER VERİYOR" Böyle insanların bırakılmasını istemediklerini vurgulayan Erdem, "Bırakıldıkça da kadınlar bu şiddeti, ölümü görüyor. En ağır cezanın verilmesini istiyoruz. 11 günlük bir izne çıkmış. Çıkar çıkmaz da bu olayı yaptı. Üç çocuğu var. İki kız, bir erkek çocuğu var. Oğlu 6 yaşında, en büyük kızı 10 yaşında, diğeri de 9 yaşında. Zaten büyük kızı görmüştü. Kimin parmağı varsa, kim ona yardım etmişse hepsinin çıkmasını istiyoruz. Rojda, eşi çıktıktan sonra karakola haber veriyor. Eşim beni tehdit etmiş diye haber veriyor. Suçlu bir insan, hapisten çıkmış" şeklinde konuştu. GÖRGÜ TANIĞI OLAN ÇOCUKLARINI KAÇIRMIŞ Her iki eşinin de Okay Gür'ü şikayet ettiğini kaydeden Erdem, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Kızı görmüş, bildiği için de kaçırmış. Oğlunu, büyük kızını bir araca alıp kaçırmış. Bunlar hepsi çıktı. Bismil'de yakalanmıştı. Devletimden rica ediyorum, her üç çocuğunu da ne üvey anneye, ne de en yakınına teslim edilmesin, devlet korumasında olmasını istiyorum. Annenin başına bu gelmişse, çocukların başına da gelebilir." Rojda'nın ablası Medine Çelik ise "Ablasıyım, sonradan geldim. Kardeşim tehdit edildiğini söylemiş. Kardeşimin hakkı kalmasın" ifadelerini kullandı. Öte yandan zanlı Gür'ün, "uyuşturucu" suçundan yaklaşık 4 yıldır tutuklu olduğu, açık cezaevine geçtiği bu kapsamda 11 günlük izin hakkından yararlandığı öğrenildi.

Mahkemede annesini öldüren babasına şok suçlama: Çocukken bizi yakmaya çalıştı Haber

Mahkemede annesini öldüren babasına şok suçlama: Çocukken bizi yakmaya çalıştı

Adana’da eski eşi tarafından metro alt geçidinde öldürülen 2 çocuk annesi Neriman O. davasında, cinayete tanık olan oğlu C.N.’nin mahkemede anlattıkları salonda büyük yankı uyandırdı. Genç adam, annesinin uzun süredir ölüm korkusu yaşadığını ve daha önce de tehdit edildiğini söyledi. Olay, 7 Mayıs günü saat 18.00 sıralarında Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi’ndeki metro alt geçidinde meydana geldi. Fabrikada aşçı olarak çalışan Neriman O. (54), iş çıkışı eve gitmek için servisten indikten sonra eski eşi M.A.N. tarafından tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Olay sırasında annesini almaya gelen 20 yaşındaki oğlu C.N. de babasıyla yaşadığı boğuşma sırasında merdivenlerden düşerek yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan M.A.N., tedavisinin ardından tutuklandı. Cinayet zanlısı M.A.N. hakkında “kasten öldürme” suçundan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmaya sanık M.A.N., öldürülen kadının oğlu müşteki C.N., kardeşi Y.O. ve taraf avukatları katıldı. Sanık M.A.N., savunmasında 6 Şubat depreminin ardından eşiyle aralarının açıldığını, başka kadınlarla görüştüğü için boşandıklarını ileri sürdü. Eski eşiyle görüşmeye devam ettiğini söyleyen sanık, olay günü öldürme kastı olmadığını iddia ederek silahın boğuşma sırasında ateş aldığını savundu. Sanık ayrıca, olay öncesi yaşanan arbede nedeniyle oğlundan şikâyetçi olduğunu ve uzlaşmak istemediğini belirtti. “ÇOCUKLARINA ‘ANNENİZİ ÖLDÜRÜRSEM NE YAPARSINIZ’ DEMİŞ” Mahkemede dinlenen müşteki C.N. ise babasının boşanma sonrasında da sık sık eve gelerek kendilerini tehdit ettiğini söyledi. Annesinin korku içinde yaşadığını belirten C.N., umreden döndükten sonra tehditlerin arttığını, bu nedenle annesine çelik yelek giymeyi dahi önerdiğini ifade etti. Olay günü yaşananları anlatan C.N., babasının annesini öldürmekle tehdit ettiğini ve elindeki silahı doldur-boşalt yaptığını gördüğünü söyledi. Babasının üzerine atlayarak silahı almaya çalıştığını belirten genç adam, çıkan boğuşmada annesinin vurulduğunu ifade etti. “ANNEM RÜYALARINDA BİLE ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜYORDU” C.N., mahkemede verdiği ifadede, “Annem rüyalarında bile sürekli ‘babanız olacak şerefsiz beni öldürüyor’ derdi. Ayrıca babam çocukken üzerimize tiner döküp yakmaya çalıştı. En ağır cezayı almasını istiyorum” sözleriyle salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Mahkeme heyeti, sanık M.A.N.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.