#Kanada

İLKHABER-Gazetesi - Kanada haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanada haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel futbol şöleninin ekonomiye milyarlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor Haber

Küresel futbol şöleninin ekonomiye milyarlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor

Yeşil sahalarda heyecanın başlamasına sayılı günler kalırken Dünya Kupası’nın ekonomik etkisinin turizmden perakendeye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayılması bekleniyor. ABD, Kanada ve Meksika’nın 16 şehrinde düzenlenecek turnuva, 11 Haziran 2026’da Meksika’daki Azteca Stadyumu’nda başlayacak. Bir aydan fazla sürecek turnuva, Kanada’da Vancouver ve Toronto, Meksika’da Mexico City, Guadalajara ve Monterrey, ABD’de ise Atlanta, Boston, Dallas, Houston, Kansas City, Los Angeles, Miami, New York/New Jersey, Philadelphia, Seattle ve San Francisco’da gerçekleştirilecek. Dünya Kupası, 19 Temmuz’da New York/New Jersey’de yapılacak final maçıyla sona erecek. KÜRESEL EKONOMİYE KATKISININ 40 MİLYAR DOLARI AŞMASI BEKLENİYOR İlk kez 48 takımın mücadele edeceği yeni formatla maç sayısı 104’e çıkarken, bu genişlemenin beraberinde devasa bir ekonomik hareketliliği de getirmesi bekleniyor. FIFA ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliğiyle hazırlanan rapora göre, 6,5 milyon kişinin katılması beklenen 2026 Dünya Kupası kapsamında yapılacak harcamaların 13,9 milyar doları bulması öngörülüyor. Turnuvanın küresel ekonomiye 80,1 milyar dolarlık bir brüt çıktı sağlaması, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) ise 40,9 milyar dolarlık katkı sunması tahmin ediliyor. Aynı zamanda organizasyonun 824 bin tam zamanlı istihdam oluşturması öngörülüyor. ABD EKONOMİSİNE 30,5 MİLYAR DOLARLIK KATKI BEKLENİYOR Turnuvanın merkez üssü konumundaki ABD, 11 ev sahibi şehriyle bu ekonomik tablodan aslan payını almaya hazırlanıyor. Ülke genelinde yapılacak 11,1 milyar dolarlık toplam harcamanın ekonomiye 30,5 milyar dolarlık bir katma değer olarak dönmesi bekleniyor. ABD genelinde 185 bin tam zamanlı iş imkanı yaratması beklenen turnuvanın, ülke ekonomisine 17,2 milyar dolar katkı sunması öngörülüyor. Vergi gelirleri açısından da oldukça cazip görünen organizasyonun, sadece ABD kamu maliyesine 3,4 milyar dolarlık doğrudan ve dolaylı vergi girişi sağlaması tahmin ediliyor. Oxford Economics verilerine göre, Dünya Kupası için ABD’nin 1,24 milyon uluslararası ziyaretçiyi ağırlayacağı tahmin edilirken, bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 60’ının sadece turnuva için gelecek yeni turistlerden oluşması öngörülüyor. EV SAHİBİ ŞEHİRLERİN EKONOMİLERİNİ CANLANDIRACAK Maçların oynanacağı kentler bu büyük organizasyona hazırlanırken, özellikle Los Angeles 8 maça ev sahipliği yaparak ekonomisine milyonlarca dolarlık girdi sağlamayı hedefliyor. Ekonomik araştırma ve danışmanlık şirketi Micronomics tarafından hazırlanan rapora göre, Los Angeles’ta oynanacak maçların toplam ekonomik etkisinin 594 milyon doları bulacağı ve bu rakamın kentin 2022’de ev sahipliği yaptığı Super Bowl gibi bir diğer büyük organizasyonun ekonomik etkisini geride bırakacağı hesaplanıyor. Şehirdeki otellerin 158,4 milyon dolar, restoran sektörünün ise 71,7 milyon dolarlık bir gelir elde etmesi öngörülüyor. New York ve Dallas gibi diğer ana merkezlerde de benzer bir ekonomik ivme bekleniyor. MAÇ BİLETİ VE OTEL FİYATLARI TARAFTARLARIN BÜTÇESİNİ ZORLUYOR FIFA Dünya Kupası, fahiş bilet fiyatları ve el yakan konaklama maliyetleriyle futbolseverler için “lüks” bir etkinliğe dönüşüyor. Turnuvanın maliyetinin dünyanın dört bir yanından gelmesi beklenen 6,5 milyon taraftar için de kişi başı binlerce doları bulması bekleniyor. Dünya Kupası için seyahat edecek bir yabancı turistin günlük ortalama harcamasının 416 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Ortalama 12 gün boyunca ev sahibi ülkelerde kalması beklenen taraftarların, kişi başı en az iki maça gideceği öngörülüyor. Micronomics’e göre, Los Angeles gibi popüler lokasyonlarda normalde 227 dolar olan gecelik otel oda fiyatlarının, maç dönemlerinde yüzde 90 artışla 480 dolara kadar tırmanması bekleniyor. Ev sahibi şehirlerde rekor doluluk oranları öngörülürken, kısa süreli kiralama hizmetlerinde de envanter sıkıntısı yaşanabileceği değerlendiriliyor. FIFA’nın bu turnuvada devreye soktuğu “dinamik fiyatlandırma” modeli, bilet fiyatlarının talebe göre otomatik olarak artmasına neden oluyor. Bilet fiyatları, kategorilerine ve maçın önemine göre geniş bir yelpazede değişiyor. Brezilya veya Arjantin gibi popüler takımların yer aldığı grup maçlarında en uygun biletler 700 dolardan başlarken, final maçı için birinci kategori bilet fiyatı 10 bin doları aşıyor. Turnuva yaklaştıkça artan talep ve sınırlı kapasite nedeniyle ikincil piyasalarda bilet fiyatlarının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısı yapılıyor. SPONSORLUK GELİRLERİ ÖNE ÇIKIYOR FIFA Dünya Kupası, sponsorluk anlaşmaları bakımından da dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak dikkati çekiyor. Turnuva için ayrılan 16 küresel sponsorluk pozisyonlarının tamamı dolarken, sponsorluk programının henüz turnuva başlamadan bir spor organizasyonu için bugüne kadar kaydedilen en yüksek sponsorluk gelirini sağladığı ve FIFA tarihindeki en başarılı ticari program olduğu belirtiliyor. Sponsorship Marketing Association’a göre 2026 FIFA Dünya Kupası’nın pazarlama ve sponsorluk sözleşmelerinin yaklaşık 2,5 ila 3 milyar dolar gelir sağlayacağı öngörülüyor. Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan FIFA, turnuvadan elde edilen geliri 211 üye federasyon aracılığıyla dünya çapında futbolun gelişimine aktarıyor. SOSYAL ETKİNİN DE MİLYARLARCA DOLARI BULMASI BEKLENİYOR FIFA’nın “Değişim Teorisi” çerçevesinde hazırlanan raporlar, turnuvanın sosyal etkisinin parasal karşılığının ABD özelinde 6,88 milyar dolar olduğunu vurguluyor. İlk yatırım maliyeti düşüldüğünde sosyal getirinin değerinin 5,17 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Spor katılımının artmasıyla toplum sağlığında iyileşme, suç oranlarında azalma ve gençlerin spora yönelmesi gibi kalemlerin organizasyonun bitişinden yıllar sonra bile hissedilecek bir miras bırakması bekleniyor. Ayrıca, 104 maçın yaratacağı küresel medya etkisinin de ev sahibi şehirlerin turizm markalarını güçlendireceği ve turnuva sonrasındaki on yıllık süreçte milyarlarca dolarlık ek turist çekme potansiyeli taşıdığı aktarılıyor.

2026 Dünya Kupası final biletleri 10 bin dolar barajını aştı Haber

2026 Dünya Kupası final biletleri 10 bin dolar barajını aştı

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), 11 Haziran ile 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kuzey Amerika kıtasında düzenlenecek olan dev organizasyon için bilet satışlarında son aşamaya geçti. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada'da 16 farklı şehrin ev sahipliği yapacağı turnuvada, özellikle final müsabakası için belirlenen rakamlar spor dünyasında geniş yankı uyandırdı. New Jersey'deki MetLife Stadyumu'nda oynanacak büyük finalin en üst kategori biletleri 10 bin 990 dolar seviyesine kadar tırmandı. FİNAL KARŞILAŞMASINDA YÜZDE 70'E VARAN ARTIŞ Turnuvanın zirve noktası olan final maçı için açıklanan güncel rakamlar, ilk satış dönemine oranla yaklaşık yüzde 70 artış gösterdi. Kategori 1 koltukların 10 bin 990 dolardan alıcı bulduğu organizasyonda, kategori 2 biletleri 7 bin 380 dolar, kategori 3 biletleri ise 5 bin 785 dolar olarak güncellendi. Sadece final değil, şampiyonluk yolundaki kritik virajlar olan yarı final ve çeyrek final mücadelelerinde de benzer bir ivme gözlendi. Yarı final biletlerinin birinci kategoride 3 bin dolar sınırını geçmesi, futbolseverlerin ekonomik imkanlarını zorlayan bir tablo ortaya çıkardı. AÇILIŞ MAÇLARINDAKİ MALİYETLER REKOR SEVİYEDE Meksika'nın simge mekanlarından Estadio Azteca'da gerçekleştirilecek olan açılış töreni ve ilk maç için belirlenen fiyatlar da tarihi zirveleri zorluyor. Mexico City'deki bu özel randevu için taraftarların 1. kategori biletlere 2 bin 985 dolar ödemesi gerekiyor. ABD etabının açılış maçı Los Angeles yakınlarındaki SoFi Stadyumu'nda daha makul seviyelerde kalsa da genel fiyat ortalaması geçmiş turnuvaların çok üzerinde seyrediyor. "DİNAMİK FİYATLANDIRMA" SİSTEMİ TARTIŞMALARIN ODAĞINDA FIFA'nın 2026 turnuvası için devreye aldığı ve talebe göre rakamların anlık olarak güncellendiği dinamik fiyatlandırma modeli, şeffaflık eleştirilerini beraberinde getirdi. Geçmişteki sabit fiyat uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle taraftarlar, aynı özelliklere sahip koltuklar için farklı zamanlarda çok uçuk fiyat farklarıyla karşılaşıyor. Sosyal medya ve dijital platformlarda örgütlenen futbol tutkunları, hem bu fiyat politikasına hem de biletleme sistemindeki teknik aksaklıklara yoğun tepki gösteriyor. TÜRKİYE'NİN MAÇLARINA OLAN İLGİ MALİYETLERİ KATLIYOR 2026 Dünya Kupası bilet piyasasını etkileyen en önemli unsurlardan biri de Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın turnuvadaki varlığı oldu. Ay-yıldızlı ekibin özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde oynayacağı grup aşaması maçlarına yönelik Türk taraftarların yoğun talebi, bu karşılaşmaların biletlerinin hızla tükenmesine yol açıyor. Yoğun ilgiyle birlikte ikinci el satış platformlarında ve sistem güncellemelerinde Türkiye maçlarının bilet fiyatlarının piyasa ortalamasının üzerine çıktığı saptanıyor. Toplamda 104 maçın oynanacağı ve 78 karşılaşmaya ABD'nin ev sahipliği yapacağı turnuva, şimdiden futbol tarihinin en pahalı organizasyonu olma yolunda ilerliyor.

Hatay’ın ritüelleri MCFF’de izleyiciyle buluşuyor Haber

Hatay’ın ritüelleri MCFF’de izleyiciyle buluşuyor

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Hatay belgesellerinin yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci’nin 7. Hatay temalı belgeseli “Antakya’nın Ortodoks Yortuları”, 15-19 Eylül 2026 tarihleri arasında Kanada’nın Windsor-Detroit kentinde düzenlenecek Media City Film Festivali’nin 28. edisyonunda izleyiciyle buluşacak. Prof. Cereci, yeni çalışmasını Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Tülay Atay ve asistanı Melis Sabahoğlu ile birlikte hazırladı. Ortodoks cemaatinden İbrahim Krayt Gülenay’ın danışmanlık yaptığı belgeselde, kurguyu Prof. Cereci’nin asistanı Melis Sabahoğlu üstlendi. Belgeselde, Antakya’da kutlanan Ortodoks bayramları, şehrin tarihsel dokusuyla birlikte ele alındı. Çekimlerde Noel ve Paskalya yortularının yanı sıra Aya Tekla Anma Günü, Aziz Piyer ve Aziz Pavlus’u Anma Günü, Aziz Antonios’u Anma Günü, Aziz Aleksion’u Anma Günü, Aziz Trifon’u Anma Günü, Elçi Yuhanna’yı Anma Günü ve Aziz Georgios’u Anma Günü gibi özel günler de yer aldı. Belgesel, Antakya merkezin yanı sıra Samandağ, Arsuz, İskenderun ve Altınözü ilçelerinde de çekildi. Belgesel, Hristiyanlık açısından büyük öneme sahip olan Antakya’da gerçekleştirilen Ortodoks yortularının ayinlerini, ritüellerini, dualarını ve ilahilerini ekrana taşıyor. Antakya, İsa Peygamber’e inananların ilk kez Hristiyan adını aldığı ve ilk Hristiyan kilisesinin kurulduğu şehir olarak öne çıkıyor. Prof. Cereci’nin çalışması, Türkiye’de yaşayan azınlıkların özgün kültürlerini tanımak açısından da dikkate değer bulunuyor. Prof. Cereci’nin Türkiye’de yaşayan azınlıkların özgün kültürlerini tanımak açısından da dikkate değer bulunan bu çalışması, Media City Film Festivali’nde izleyiciyle buluşacak. Media City Film Festivali (MCFF), Kanada ve dünya genelinden sanatçı sineması, hareketli görüntü kültürü ve çağdaş sanatı destekleyen, küresel ölçekte etkili bir etkinlik olarak biliniyor. Özellikle BIPOC (Siyah, Yerli ve Renkli İnsanlar) ve marjinalleşmiş yaratıcılar için önemli fırsatlar sunan festival, film ve dijital sanatın üretilmesi, sergilenmesi ve yaygınlaştırılmasında uluslararası bir lider olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Sedat Cereci, konuya ilişkin şunları söyledi: "Antakya’nın Ortodoks yortularını kayda geçirmek, sadece dini bir ritüeli belgelemek değil, aynı zamanda Antakya’nın çok katmanlı kültürel dokusunu ve azınlıkların tarih boyunca koruduğu gelenekleri görünür kılmak anlamına geliyor. Bu belgesel, hem Antakya’yı tanıtmak hem de Türkiye’deki farklı kültürlerin değerini vurgulamak için önemli bir adım." PROF. CERECİ’NİN İMZASINI TAŞIYAN ÇALIŞMALAR Prof. Dr. Sedat Cereci, Hatay’ın inanç ve kültür mirasını konu alan önceki belgeselleriyle de tanınıyor. Yönetmen, daha önce “İnsanları İnsanlığa Çağıranlar”, “Tennûrdan Diste Hatay Mutfağı”, “Hatay Çocuk Oyunları”, “Hatay Haahaları” ve 6 Şubat 2023 tarihli depremi konu alan “6 Şubat 4.17” gibi çalışmalarıyla uluslararası festivallerde ödüller aldı. Cereci’nin belgeselleri, 90’dan fazla ülkede gösterildi ve New York Film Festivali, Kosova Sanat Günleri ile Tayland Bangkok Film Festivali’nde onur ödülleriyle taltif edildi. İlk belgeselini 1992 yılında İstanbul’da çeken Prof. Cereci, Hatay belgeselleriyle şehrin kültürel ve tarihi mirasını dünya izleyicisine taşıyor.

Kuzeyde dondurucu soğuk, güneyde kavurucu yangın Haber

Kuzeyde dondurucu soğuk, güneyde kavurucu yangın

Kuzey yarım kürenin büyük bir bölümü dondurucu soğukların etkisi altındayken özellikle Sibirya, Kuzey Kanada ve Grönland gibi bölgelerde sıcaklıklar eksi 50 derecenin altına kadar gerileyerek rekor seviyelere ulaştı. Özellikle, kuzey yarım küredeki Kanada, ABD, Rusya, ve Japonya gibi rekor kar yağışlarının görüldüğü ülkelerde ise şiddetli kış mevsimi koşulları hayatı olumsuz etkiliyor. Avustralya, yangınların yıkıcı yüzünün en fazla görüldüğü ülke olurken Arjantin, Şili ve Güney Afrika'da da yangınlar etkisini gösteriyor. Yangınların her yıl yüz binlerce hektarlık alanlara yayıldığı, yüz binlerce kişinin hayatını olumsuz etkilediği Avustralya'da, bu yıl da güneyde Victoria kenti ile Güney Avustralya ve Batı Avustralya eyaletleri yangınlarla mücadele ediyor. Victoria eyaletinde 40-50 dereceleri bulan hava sıcaklıkları, kuru hava koşulları ve rüzgarlar, yılın başında büyük yangınlara yol açtı. Eyalette, 400 bin hektardan fazla ormanlık alan yandı, 900'den fazla yapı hasar gördü, binlerce kişi için tahliye uyarıları yapıldı. Yangınlarda 1 kişi hayatını kaybederken 20 binden fazla çiftlik hayvanının öldüğü tahmin ediliyor. Yangınlar ve şiddetli rüzgarlar nedeniyle yaklaşık 38 bin ev ve iş yerinde elektrik kesintisi yaşandı. Yetkililer, Victoria'da 18 yerel yönetim bölgesinde "afet durumu" ilan edildiğini açıkladı. Eyaletteki Longwood ve Walwa bölgelerinde büyük yangınların kontrol altına alınamadığı, Harcourt ve Ravenswood bölgelerinde alevlerin yerleşim yerlerini tehdit ettiği, Skipton ve Streatham kırsalında ise tarım arazilerinin yoğun risk altında olduğu belirtiliyor. Güney Avustralya eyaletinde ise yangınlarda, Fleurieu Yarımadası'ndaki Deep Creek Ulusal Parkı'nda yaklaşık 4 bin 500 hektar alan yandı. Yetkililer, 12 Şubat itibarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınmasına karşın yangın riskinin sürdüğü eyaletteki Tooperang ve Mount Compass bölgelerinde ise aktif yangın noktaları bulunduğu bilgisini paylaştı. Batı Avustralya'nın Perth kenti yakınlarındaki High Wycombe ve Maida Vale bölgeleri için de yangınlar nedeniyle acil durum seviyesinde uyarılar yayımlandı. ŞİLİ Arjantin ve Şili'nin Patagonya bölgesinde ise ocak ayında başlayan orman yangınları kısmen kontrol altına alınsa da etkisini sürdürüyor. Şili Orman Kurumunun (CONAF) güncel verilerine göre, ülke genelinde hala birkaç noktada yangınla mücadele devam ediyor. Yangınlar ilk olarak ocak başında Arjantin'in Chubut eyaletinde çıkarken ay ortasında ise Şili'nin güneyine sıçradı. Alevler kuzey Patagonya ile Şili'nin orta-güney kesimlerindeki And Dağları eteklerine kadar yayıldı. Şili'de Biobio ve Nuble bölgelerindeki yangınlarda 23 kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi tahliye edildi. Güney Amerika ülkesi Şili'de 60 bin hektar alanda etkili olan yangınlarda 1000'den fazla ev ve yapı kullanılamaz hale geldi. ARJANTİN Arjantin'in güneyinde ise yıldırım düşmesi sonucu başlayan yangınlar Chubut eyaleti, Los Alerces Ulusal Parkı, Epuyen ve El Hoyo gibi bölgelerde devam ediyor. Burada ise 45 bin hektar alan kül olurken yangınlar, turistler ve bölge sakinlerinden oluşan binlerce kişinin tahliyesine yol açtı. Yangınlarda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık ağaçlarıyla bilinen Los Alerces Ulusal Parkı'nın geniş bölümleri de zarar gördü. Yetkililer, durumun kısmen kontrol altına alınmasına rağmen iki ülkede de bazı bölgelerde yangınların halen sürdüğünü belirtiyor. Uzmanlar, aşırı sıcaklık, uzun süren kuraklık ve şiddetli rüzgarların yangınların yayılmasında etkili olduğuna işaret ediyor. GÜNEY AFRİKA Güney Afrika Cumhuriyeti, 2026 itibarıyla son 10 yılın en yıkıcı yangın sezonlarından birini geçiriyor. Ocak ayında başlayan ve henüz tamamen kontrol altına alınamayan orman yangınlarında özellikle Batı Cape ve Doğu Cape eyaletlerinde geniş alanlar zarar gördü, binlerce kişi tahliye edildi. Yetkililer, Batı Cape'deki yangınlarda kül olan toplam alanın 132 bin hektarı aştığını açıkladı. Doğu Cape'deki Oyster Bay ve Zwartenbosch bölgesi çevresinde de alevlerin yerleşim yerlerini tehdit ettiği, bazı bölgelerde "acil tahliye" talimatı verildiği belirtildi. Başkent Cape Town'ın Dunoon bölgesinde çıkan yangında ise yaklaşık 5 bin kişi evsiz kalırken üzüm bağları ve meyve bahçeleri başta olmak üzere, tarım alanlarında ciddi zarar oluştu.

Kanada, Suriye ve HTŞ’yi kara listeden çıkardı Haber

Kanada, Suriye ve HTŞ’yi kara listeden çıkardı

Kanada hükümeti, Suriye’ye yönelik 12 yıldır uyguladığı terör bağlantılı yaptırım sınıflandırmalarında önemli bir değişikliğe gitti. Açıklamaya göre Suriye, “terörü destekleyen yabancı devletler” listesinden çıkarıldı. Aynı kararla, Beşar Esad’ı devirmeyi hedefleyen muhalif yapılanmaların öncüsü olan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) da Kanada’nın “terör örgütleri” listesinden çıkarılmış oldu. Kararın, İngiltere ve ABD dahil olmak üzere birçok müttefikin son dönemde attığı adımlarla uyumlu olduğu belirtildi. Kanada hükümetinin duyurusunda, Suriye’nin listeden çıkarılmasının, geçiş hükümetinin ülkenin istikrarını sağlama çabalarını desteklediği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu kararlar, Suriye geçiş hükümetinin ülkenin istikrarını ilerletme, vatandaşları için kapsayıcı bir gelecek inşa etme ve bölgesel güvenliği güçlendirme yönündeki çabalarına uygun olarak alınmıştır.” Ancak Kanada, eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın aile üyeleri ve rejimin eski üst düzey yetkililerinin de aralarında bulunduğu 56 Suriyeli bireye yönelik yaptırımların devam ettiğini açıkladı. Suriye’den Karara Memnuniyet Suriye Dışişleri Bakanlığı, Kanada’nın kararını olumlu karşıladıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada: Kararın Suriye halkı üzerindeki yaptırım etkilerinin fark edildiğini gösterdiği, Kanada ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olduğu, Suriye’nin uluslararası ortaklarla yapıcı diyaloğa hazır olduğu vurgulandı. Bakanlık, “Bu adım, iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerletilmesinde önemli bir dönüm noktasıdır.” açıklamasında bulundu. 2012’den Beri Listede Yer Alıyordu Kanada, Suriye’yi 2012 yılında Esad rejiminin demokrasi yanlısı protestoları sert şekilde bastırması ve ülkenin iç savaşa sürüklenmesi sonrası “terörü destekleyen devletler” listesine eklemişti. Son kararla birlikte bu sınıflandırma 12 yıl sonra kaldırılmış oldu.

Ünlü oyuncu James McAvoy'un Toronto Film Festivali sırasında bir barda saldırıya uğradığı iddia edildi Haber

Ünlü oyuncu James McAvoy'un Toronto Film Festivali sırasında bir barda saldırıya uğradığı iddia edildi

"Split", "X-Men" ve "Atonement" gibi filmlerin yıldızı, İskoç aktör James McAvoy'un, 4-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Toronto Uluslararası Film Festivali (TIFF) için bulunduğu Kanada'da tatsız bir olay yaşadığı öne sürüldü. "SARHOŞ BİR ADAM SIRTI DÖNÜKKEN YUMRUK ATTI" People dergisinin bir kaynağa dayandırdığı habere göre, olay 8 Eylül Pazartesi gecesi yarısından hemen önce Toronto'daki "Charlotte's Room" isimli barda meydana geldi. İddiaya göre, filminin yapımcılarıyla sakin bir toplantı halinde olan McAvoy, o sırada mekandan dışarı çıkarılan aşırı alkollü bir adamın hedefi oldu. Kaynak, "James'in sırtı ona dönüktü ve adam ona yumruk attı" diyerek olayın tamamen sebepsiz ve rastgele olduğunu belirtti. MCAVOY'UN TEPKİSİ: SAKİNLEŞTİRİP OLAYI GÜLEREK GEÇİŞTİRDİ Saldırının ardından ünlü oyuncunun olayı büyütmediği, tam tersine durumu sakinleştirmeye çalıştığı ve diğerlerinin saldırganı uzaklaştırmasına yardımcı olduğu öğrenildi. McAvoy'un, saldırıdan sonra mekanda kalmaya devam ettiği ve olayı arkadaşlarıyla birlikte gülerek geçiştirdiği de gelen bilgiler arasında. YÖNETMENLİK KOLTUĞUNDAKİ İLK FİLMİYLE FESTİVALDE James McAvoy, yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk filmi olan "California Schemin'"in 7 Eylül'deki galası için Toronto'da bulunuyordu. Film, kendilerini Amerikalı gibi tanıtarak Londra'da bir plak anlaşması imzalayan İskoç rap ikilisi Silibil N' Brains'in gerçek hikayesini anlatıyor. McAvoy, filmde ikiliyi kandıran bir müzik yapımcısını canlandırıyor.

Kanada, BM Genel Kurulu’nda Filistin Devleti’ni tanıyacağını açıkladı Haber

Kanada, BM Genel Kurulu’nda Filistin Devleti’ni tanıyacağını açıkladı

Kanada Başbakanı Mark Carney, eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 80’inci oturumunda Filistin Devleti'ni tanıyacaklarını açıkladı. İsrail’in Gazze’deki katliamlarına ve neden olduğu insani krize tepkiler sürerken, Filistin’e bir destek de Kanada’dan geldi. Kanada Başbakanı Mark Carney, yaptığı yazılı açıklamada ülkesinin uzun süredir iki devletli çözüm fikrine bağlılığını sürdürdüğünü belirterek, "Sivillerin giderek artan acıları, barış, güvenlik ve insan hayatının onurunu desteklemeyi hedefleyen koordineli uluslararası eylemde gecikmeye yer bırakmamaktadır" ifadelerini kullandı. "İki devletli çözümü korumak, şiddet veya terörizm yerine barışı seçen tüm insanlarla birlikte durmak ve İsrail ile Filistin devletlerinin barış içinde bir arada yaşama konusundaki doğal arzularını güvenli ve müreffeh bir gelecek için tek yol haritası olarak onurlandırmak anlamına gelir" diyen Karney, "Bu nedenlerle Kanada, 2025 yılının eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 80’inci oturumunda Filistin Devleti'ni tanıma niyetindedir" ifadelerine yer verdi. "İSRAİL İÇİN BARIŞA GİDEN YOL, FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ DE GEREKTİRMEKTEDİR" Kanada’nın güçlü ve demokratik bir Filistin yönetiminin yanında, İsrail’in varlığını da desteklediğini hatırlatan Carney, "Kanada, Orta Doğu'da barış ve güvenlik içinde yaşayan bağımsız bir devlet olarak İsrail'in varlığını her zaman kararlılıkla destekleyecektir. İsrail için kalıcı barışa giden yol, aynı zamanda İsrail'in güvenlik ve barışa ilişkin vazgeçilmez haklarını tanıyan, yaşayabilir ve istikrarlı bir Filistin Devleti’ni de gerektirmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "KANADA YAPICI BİR ORTAK OLACAKTIR" Uluslararası ortaklarıyla birlikte Filistin için yönetişim ve güvenlik düzenlemelerini belirleyen ve Gazze'ye gerekli ölçekte insani yardımın ulaştırılmasını sağlayan bir barış planı için çalışacaklarını vurgulayan Carney, "Kanada, bölgede adil, anlamlı ve kalıcı bir barışın ve tüm Filistinlilerle İsraillilerin onuruna, güvenliğine ve özlemlerine saygı duyan bir geleceğin inşasında yapıcı bir ortak olacaktır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.