#karar

İLKHABER-Gazetesi - karar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, karar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında karar: 30. oturumda 15 sanık tahliye edildi Haber

İBB davasında karar: 30. oturumda 15 sanık tahliye edildi

Davanın ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Fakülte önünde kanlı infaz: Kayseri’deki cinayette karar çıktı Haber

Fakülte önünde kanlı infaz: Kayseri’deki cinayette karar çıktı

23 Ekim 2025'te Erciyes Üniversitesi kampüsünde meydana gelen olayda, Edebiyat Fakültesi Halk Bilimi öğrencisi ve 3 çocuk annesi Meliha Keskin, fakülte önünde eski eşi F.K. ile karşılaştı. Başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda F.K., pompalı tüfekle eski eşine ateş etti. Vurulan kadın ağır yaralanırken, olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ERÜ Tıp Fakültesi'ne kaldırılan Meliha Keskin, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan F.K. ise ekipler tarafından kampüs içinde yakalandı. Kayseri'deki 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık F.K. ve avukatı ile Meliha Keskin'in yakınları ve avukatları, Kayseri Barosu Başkanı Murat Tolga Özsoy, eski Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse, Türk Kadınlar Birliği Şube Başkanı Ayşe Uzunlu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşmada son sözleri sorular sanık F.K., eski eşini tasarlayarak öldürmediğini savunarak, eski eşinin kendisini aldattığını, 3 çocuğu için DNA testi istediğini söyledi. Sanığın avukatı da olayda tasarlamanın söz konusu olmadığını, zamana yayılmış bir tahrikin söz konusu olduğunu belirterek, haksız tahrik ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti hiçbir indirim uygulamayarak, F.K.'yı 'tasarlayarak kadına ve boşanılan eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırdı. Kararın açıklanmasının ardından duruşmayı takip eden avukatlar, sanığın kendilerini tehdit ettiğini belirtti.

Yargıtay’dan organizasyon ücreti kararına “kanun yararına” bozma Haber

Yargıtay’dan organizasyon ücreti kararına “kanun yararına” bozma

Resmi Gazete'de yer alan karara göre, araç almak isteyen S.G, 2023'te bir tasarruf finansman şirketine başvurdu. Anlaşmalarının ardından organizasyon ücreti olarak 38 bin lira yatıran S.G, daha sonra cayma hakkını kullanmak istedi. Şirketten yatırdığı ücretin faiziyle tarafına ödenmesini talep eden S.G, tarafına ödeme yapılmaması üzerine tüketici hakem heyetine başvurdu. S.G, başvurusunun reddi üzerine dava açtı. Dava kapsamında ilgili tasarruf finansman şirketi, S.G'nin anlaşma formlarını okuduğunu ve imzaladığını, ödenen miktarın iadesini cayma süresinden sonra talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istedi. Yargılamayı yapan Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, anlaşmadan cayma hususunda tüketicinin yeteri kadar bilgilendirilmediğini, organizasyon ücretinin geri verilmeyeceğine dair hükmün haksız olduğunu belirterek, orantılılık ilkesi göz önünde bulundurularak 38 bin liranın 36 bin 750 liralık kısmının tüketiciye iadesine kesin olarak karar verdi. Kararın ardından Adalet Bakanlığı, mevcut yasal düzenlemeler uyarınca kararda hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını hatalı bularak, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu. KARARIN GEREKÇESİNDEN Dairenin kararında, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 7 Mart 2021'de yürürlüğe giren 39/A maddesi uyarınca, ilgili şirketlerin, müşterinin fesih hakkını kullanmak istemesi halinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarını iade etmekle yükümlü oldukları bildirildi. Söz konusu düzenleme öncesinde ise cayma durumunda organizasyon ücretlerinin iadesine karar verilebileceği aktarılan kararda, mevcut haliyle yerel mahkemece organizasyon ücretinin iadesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtildi.

Depremde yıkılan Bayrak Sitesi davasında karar Haber

Depremde yıkılan Bayrak Sitesi davasında karar

Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık Yusuf Göktürk, taraf avukatları ile farklı bir dosyadan tutuklu olan sanık Bülent Yeroğlu ile farklı şehirde bulunan tutuksuz sanık Kadir Karaca Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatları, Bayrak Sitesi 1. Blok'ta uygulanan projenin 4 binada daha uygulandığını, binaların depremde neden yıkılıp yıkılmadıklarıyla ilgili bilirkişi raporu alınmasını ve soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Mahkeme heyeti soruşturmanın genişletilmesi ve bilir kişi raporu alınması talebini reddetti. Cumhuriyet savcısı, sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılmasını, hükümle birlikte tutuklanmalarını talep etti. Üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanıklar, beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti karar için duruşmaya ara verdi. Rahatsızlanan sanık Yusuf Göktürk duruşmanın ikinci celsesine katılmadı. Heyet, binanın yapımından sorumlu Bülent Yeroğlu ile Ahmet Turan Üzmez'e 6 yıl, 3 ay; müteahhitler Yusuf Göktürk, Kadir Karaca, Saadettin Çevik ve Mahmut Baran'a 5 yıl 6 ay 20 gün, dönemin belediye görevlileri Mustafa Bingöl ile Mustafa Hakan Büker'e de 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan Kadir Karaca'ya ise 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası hükmedildi.

Menajer Ayşe Barım'ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi Haber

Menajer Ayşe Barım'ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi

Menajer Ayşe Barım'ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme' suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım'ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı'na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım'ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. Duruşmaya karar açıklanması için 14.00'a kadar ara verildi. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım'ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi' isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım'ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım'ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım'ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye'de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye'yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım'ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım'a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi'ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım'ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı'nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım'ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına karşın ilk kez' ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım'ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme' suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Fatih Altaylı ikinci kez hakim karşısında: Karar bugün çıkabilir! Haber

Fatih Altaylı ikinci kez hakim karşısında: Karar bugün çıkabilir!

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri gerekçe gösterilerek tutuklu yargılandığı davada bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Silivri’de görülen duruşmada, 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan Altaylı hakkında mahkemenin karar vermesi bekleniyor. Tutukluluğunun 158. gününde ikinci kez hâkim karşısına çıkan gazeteci Fataylı Altaylı’nın duruşması Silivri’deki mahkeme salonunda görüldü. Davanın ilk duruşması 3 Ekim’de yapılmış, mahkeme tutukluluğun devamına karar vererek yargılamayı bugüne ertelemişti. Altaylı’nın avukatları, duruşma öncesi mütalaaya karşı hazırladıkları yazılı savunmayı mahkemeye sundu. Bugün yapılacak duruşmada mahkemenin hükmü açıklaması bekleniyor. Duruşmayı izlemek için Silivri’ye gelenler arasında Altaylı’nın programlarına konuk olan İlber Ortaylı ve Celal Şengör’ün yanı sıra tarihçi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Murat Bardakçı da yer aldı. CHP milletvekilleri Utku Çakırözer ve Sezgin Tanrıkulu’nun da salonda bulunması dikkat çekti. Saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma yaklaşık 45 dakika gecikmeyle başladı. NE OLMUŞTU? Altaylı, bir YouTube yayını sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ömür boyu görevde kalmasına” yönelik tartışmaları değerlendirirken Osmanlı padişahlarının akıbetlerine ilişkin ifadeler kullanmıştı. Bu sözlerin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya paylaşımıyla Altaylı’yı hedef almış, Altaylı 21 Haziran’da gözaltına alınmış ve ertesi gün tutuklanmıştı. 3 Ekim’deki ilk duruşmada karar çıkmamış, dava 26 Kasım’a ertelenmişti. Bugünkü duruşmada Altaylı hakkında verilecek kararın açıklanması bekleniyor.

16 yaşındaki Kıvanç dövülerek öldürülmüştü: Savcının tutuklanma talebi reddedildi Haber

16 yaşındaki Kıvanç dövülerek öldürülmüştü: Savcının tutuklanma talebi reddedildi

Olay, 15 Mayıs 2022 yılında Kemalpaşa Mahallesi İnönü Caddesi'ndeki parkta meydana geldi. 16 yaşındaki lise öğrencisi Kıvanç Uman ile Y.K. (16) arasında kız meselesi sebebiyle kavga çıktı. Çıkan kavgaya 2 kişi daha müdahil oldu. Şahısların darbeleriyle yere yığılan Kıvanç ağır yaralandı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Kıvanç Uman, olaydan 4 gün sonra hayatını kaybetti. Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri; H.M.K. (18), Y.K. (16), Y.A. (18), Y.S.K. (17) ve A.B.K'yı (18) gözaltına aldı. İfadeleri sonrasında Y.S.K. ve A.B.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 3 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ölüme götüren kavga anı kamerada Kıvanç'ın ölümüne sebep olan kavganın görüntüleri de dosyada yer aldı. Görüntülerde, ilk önce Kıvanç Uman ile Y.K'nin kavga anları yer aldı. Yumrukların havada uçuştuğu kavgada Kıvanç Uman'ın yere düştüğü, Y.K'nin art arda vurmaya devam ettiği görüldü. Ayrıca görüntüleri çeken çocukların ise "Vur lan vur, devam, durma, patlatsana, vursana yüzüne, gücü kalmadı çak artık. Karnına diz at" diyerek şahısları tahrik ettikleri duyuldu. Y.K'den sonra H.M.K'nin de gelerek Kıvanç'a yumruk attığı da görüldü. H.M.K. ile Y.A.'ya 8 yıl, Y.K.'ya ise 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti 24 Nisan 2024 tarihinde davada karar çıkmıştı. Sanıklar Y.K., Y.A. ve H.M.K. hakkında "kasten öldürme"; Y.S.K. ve A.B.K. hakkında ise "azmettirme" suçundan açılan davada; eylemlerinin neticesi sebebiyle "Ağırlaştırılmış yaralama" suçundan sanıklardan H.M.K. ile Y.A.'ya 8 yıl, Y.K.'ya ise 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti. A.B.K. ile Y.S.K. ise "Kasten insan öldürmeye azmettirme" suçundan beraat etmişti. 4 sanık hakkında verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu Kıvanç'ın aile avukatının itirazları sonrası verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu. Bozma sonucu 4 kişinin yargılanacağı duruşma Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Tutuklu sanık H.M.K., SEGBİS ile duruşmaya katılırken, diğer tutuklu sanık Y.A. ile bulunduğu cezaevinden bağlantı sağlanamadı. Tutuksuz sanıklar Y.S.K., A.B.K., taraf avukatları ve maktulün annesi Derya Uman da salonda hazır bulundu. Sanıklar, Yargıtay'ın kararını kabul etmediklerini söyledi. Yargıtay'ın bozma kararına uyuldu Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin verdiği bozma ilamına ilişkin karar, mahkemece yapılan değerlendirilme sonrasında oy çokluğu ile kabul edildi. Anne Uman, tüm sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi. Katılan Vekili Hüseyin Acurman ise, "Biz sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz. Sanıklar her ne kadar öldürme kastıyla hareket etmediklerini belirtmiş iseler de maktulün baş ve boyun bölgesine vurmak suretiyle ölümüne neden olmuşlardır. Ancak, gelinen aşamada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ediyoruz. Ayrıca, tutuklu olmayan sanıkların da tutuklanmalarına karar verilmesini talep ediyoruz" dedi. Mütalaa açıklandı Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, olay günü Kıvanç Uman ile Y.K. arasında eski sevgili nedeniyle başlayan husumetin kavgaya dönüştüğünü, Y.K'nin ardından arkadaşları H.M.K. ve Y.A'nın da Uman'a saldırdığını belirtti. Uman'ın aldığı darbeler sonucu beyin kanaması geçirerek hayatını kaybettiği ifade edildi. Mütalaada, H.M.K. ve Y.A'nın; "Kendini savunamayacak durumdaki kişiye yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Yaşlarının 18'den küçük olması nedeniyle cezalarında indirim uygulanması istendi. A.B.K. ve Y.S.K'nin ise kavgayı teşvik ettikleri gerekçesiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım etmekten cezalandırılmaları talep edildi. Savcı ayrıca sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını, tutuksuz sanıkların ise tutuklanmasını talep etti. "Tutukluluk taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz" Sanık Y.S.K.'nin avukatı mütalaaya karşı, "Müvekkilim hali hazırda eğitimine devam etmektedir. Tutukluluk talebi yönünden, tutukluluk taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Mahkeme aksi kanaatteyse adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz" dedi. "Müvekkilim, maktulün kendini savunamayacak durumda olmasını bilebilecek durumda değildir" H.M.K.'nin avukatı ise "Müvekkilim uzunca bir süredir tutukludur. Tutukluluğun süresi yaklaşık 2 buçuk seneyi geçmiştir. Müvekkilimizin bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca, iddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz. Müvekkilimin, maktulün kendini savunamayacak durumda olmasını bilebilecek durumda değildir. Bu hususlar göz önünde bulundurulmasını talep ederiz" ifadelerini kullandı. "Üniversite okumak istiyorum" Pişman olduğunu söyleyen tutuklu sanık H.M.K.. "Yaptığım eylemden dolayı çok pişmanım. Uzunca bir süredir tutukluyum. Cezaevinde geçirdiğim süre boyunca eğitimime devam ettim. Üniversite okumak istiyorum. Bu sebeple tahliyeme ve beraatıma karar verilmesini talep ederim" dedi. Diğer sanıklar da önceki savunmalarını tekrar ettiklerini dile getirdi. Tutuklama talebi reddedilerek duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların tutuklanma talebinin bu aşamada ağır bir tedbir olacağı kanaatine varıldığından tutuklama taleplerinin reddine, yurt dışına çıkışlarının yasaklanması şeklinde adli kontrol tedbiri altına alınmalarına karar verildi. Diğer 2 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi. "Oğlum canice katledildi" Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan maktulün babası Orhan Uman, "Mayıs 2023'te oğlum canice katledildi. 15 kişilik bir arkadaş grubu tarafından bir yere çağrıldı ve 3 kişi tarafından canice katledildi. 2 kişi de tezahürat yapıp, 'Orasına vur, burasına vur, kafa at, dirsek at' deyip tezahürat yaptılar ve aynı zamanda kameraya çektiler. Şu an 2 kişi cezaevinde. Bir kişi 3 yıl 9 ay almıştı. O tahliye oldu, çıktı. Şimdi 2 kişi daha eklendi davaya. Hakim onlara denetim verdi. 6 Kasım'da bir mahkememiz daha olacak. Hakim o zaman karar açıklayacak. Onların da tutuklanmasını istiyoruz. İnşallah en ağır ceza yargılanırlar ve ceza alırlar" ifadelerini kullandı. "Gönlümün meyvesini benden aldılar" Anne Uman ise, "Gönlümün meyvesini benden aldılar. Olayı gerçekleştirdiklerinde planlı bir şekilde gelmişlerdi. Tasarlayarak gelmişlerdi. Bunlar çocuk değil. Bunlar içki içen, uyuşturucu kullanan kişiler. Benim çocuğum çok başarılıydı. Onlar okul çocuğu falan değildi. Olay sonrası ambulansı çağırmamışlar. Sanıkların en ağır şekilde yargılanmalarını istiyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek. Ama onların dışarıda olmalarını kabul etmiyorum. Onlara da bu dünyada dar gelsin. Kıvanç'ın naif bir çocuktu. Ama böyle serseri tipler geldi çocuğumu benden kopardı. Gönlümün meyvesini benden kopardılar" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.