#Kardiyoloji

İLKHABER-Gazetesi - Kardiyoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardiyoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Malatyalı Türk doktor, yeni geliştirilen kalp kapakçığını kalbe yerleştirerek bir ilke imza attı Haber

Malatyalı Türk doktor, yeni geliştirilen kalp kapakçığını kalbe yerleştirerek bir ilke imza attı

Malatya'nın Darende ilçesinden göçmen işçi çocuğu olarak Almanya'ya gelen ve tıp eğitimini Hamburg ve Brüksel'de tamamlayan 54 yaşındaki Prof. Dr. Hüseyin İnce, kalp kapakçığı tedavisi ve bu alandaki başarısını anlattı. İnce, eski tür triküspit kapaklarının kalbe yerleştirildiğinde bir daha çıkarma veya müdahale imkanı vermediğini, bu nedenle yanlış müdahalede kalbin açılarak tedavi yapılması gerektiğini belirterek, "Ancak yeni geliştirilen triküspit kapakçıkları kalp içerisinde bize müdahale imkanı veriyor ve bu anlamda güvenli bir müdahale yapmamıza olanak sağlıyor." dedi. Rostock Üniversitesinde profesör olarak görev yapan ve aynı zamanda Berlin'deki Vivantes Am Urban ile Neukölln'deki Vivantes Hastanesinde kardiyoloji bölüm başkanlığını yürüten İnce, minimal invaziv kalp kapakçığı tedavisi alanındaki başarılarıyla dünya çapında öne çıkıyor. Hüseyin İnce, kalpteki triküspit kapağında rahatsızlık bulunan hastaya, ilk kez yeni tip triküspit kapak protezin minimal invaziv yöntemle yerleştirildiğini belirterek, "37 yaşındaki ileri derecede triküspit yetmezliği bulunan bir hastada başarısız bir onarım gerçekleştirilmişti. Sonrasında Triküspit Kapak Replasmanı sistemiyle dünyadaki ilk onarımı başarıyla gerçekleştirdik. Biz bu onarımı geçen 2025 Ağustos'ta yaptık. Bu, Avrupa Kalp Dergisi'nde de yayımlandı. Bu gelişmeden dolayı gururluyuz." diye konuştu. Triküspit kapağın, kasık bölgesinden, yani göğüs kafesini ameliyatla açmadan kalbe yerleştirildiğini ve orada sabitlendiğini anlatan İnce, "Bu yenilik, çok yüksek risk nedeniyle şimdiye kadar ameliyat edilemeyen çok sayıda hasta için yeni bir umut doğuruyor." ifadesini kullandı. Ardından bu yeni yöntemin diğer hastalarda da başarıyla uygulanmaya başlandığını ve dünyada bu yöntemle tedavi edilen hasta sayısının 80 olduğunu kaydeden İnce, "Almanya'da bu araştırma bakımından ilk 3 hasta bizim merkezlerimizde tedavi oldu. Hastalar çok iyi gelişme gösterdi." dedi. ÇOK YÜKSEK RİSK NEDENİYLE AMELİYAT EDİLEMEYEN HASTALAR İÇİN YENİ UMUT Triküspit kapak yetmezliğinin nefes darlığı, halsizlik ve su tutulması gibi nedenlerle yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtladığına, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabildiğine işaret eden İnce, göğüs kafesi ve kalbin açılmasıyla yapılan triküspit kapak cerrahisinin birçok durumda yüksek riskler taşıdığını söyledi. Son yıllarda bu yetmezliğin tedavisine yönelik kateter girişimsel tekniklerin arttığını vurgulayan İnce, yapay kalp kapakçığının kişiye özel olarak uyarlandığını ve kasık damarından sağ kalbe, hastalıklı kapakçığa yerleştirilerek kısa bir müdahaleyle sabitlendiğini ifade etti. "KAPAKÇIĞI YENİDEN KONUMLANDIRABİLMEMİZ BÜYÜK AVANTAJ" Prof. Dr. İnce, yeni teknolojinin avantajlarını şöyle anlattı: "Bu kapakçığın en büyük avantajı, triküspit hastasına taktıktan sonra konumu iyi değilse yeniden konumlandırabilmeniz, hastaya herhangi bir risk oluşturmadan kapakçığı tamamen çıkarabilmeniz. Ve bu, benim görüşüme göre, bu triküspit kapakçığıyla daha yüksek teknoloji seviyesine atılan bir sonraki adımdır." İnce, Rostock ve Berlin'deki ekip arkadaşlarına ve bu imkanı kendilerine tanıyanlara teşekkür etti. NEFES DARLIĞI VARSA LÜTFEN DOKTORUNUZA GİDİN Hastalara tavsiyelerde de bulunan İnce, "Nefes darlığı yaşayan kişilerin mutlaka bir kardiyoloğa veya doktorlarına başvurmalarını özellikle tavsiye ederim çünkü nefes darlığı her zaman yalnızca kilo ile açıklanabilecek bir durum değildir. Elbette fazla kilonun etkisi olabilir ancak kalp sağlığının da değerlendirilmesi büyük önem taşır. Özellikle 60 yaş sonrasında bazı kalp yetmezlikleri görülebilmektedir. Sevindirici olan ise günümüzde bu durumlar için oldukça etkili tedavi seçeneklerinin mevcut olmasıdır." diye konuştu. Göçmen çocuğu olarak Almanya'da yetiştiğini belirten İnce, "Annem ve babam göçmen olarak bu ülkeye geldiler. Berlin ve Rostock'ta yürüttüğümüz çalışmalar, yalnızca mesleki bir sorumluluk değil, aynı zamanda ilk kuşak göçmen bireylere kapsamlı ve yüksek kaliteli sağlık hizmeti sunma olanağı sağlamakta. Biz, kökeni ne olursa olsun, Almanya'da başarılı olan ve ülkemizin genel başarısına katkıda bulunan her insanla gurur duyuyoruz." dedi. Yeni teknolojinin yakın gelecekte daha geniş kitlelere ulaşmasını beklediğini vurgulayan İnce, araştırmaların sürdüğünü, 3-5 yıl içinde Avrupa'da bu imkanların tüm hastalar için mümkün olabileceğini sözlerine ekledi. "DÜNYADAKİ İLK KAPAK İMPLANTASYONU VAKASIYLA PROF. İNCE, TAMAMEN YENİ YOLLAR AÇIYOR" Avrupa'nın uluslararası alanda en tanınmış kardiyologlarından ve Justus-Liebig Üniversitesi Kardiyoloji ve Anjiyoloji bölümünde görev yapan Prof. Samuel Sossalla da "(Triküspit) Dünyadaki ilk kapak implantasyonu vakasıyla Prof. İnce, tamamen yeni yollar açıyor ve Vdyne kapak implantasyonuyla dünya çapında önemli ve yeni bir kapak teknolojisi için bilimsel zemin hazırlıyor." ifadelerini kullandı. Hüseyin İnce'nin, girişimsel kardiyoloji alanında mükemmeliyetin en çarpıcı örneğini temsil ettiğini belirten Sossalla, "İnce, inovasyonları ileri taşıyor ve aynı zamanda hastalarla ve meslektaşlarla olan ilişkilerinde derin bir empatiyi koruyor. Birden fazla merkezi kapsayan etkileyici ve ekip odaklı liderliğinde, insani bütünlüğü yönetim gücüyle birleştiriyor ve böylece güven, adanmışlık ve somut dayanışma ile şekillenen bir ortam yaratıyor." değerlendirmesinde bulundu. 1000'DEN FAZLA MİTRACLİP İŞLEMİ YAPAN İLK HEKİM Kalp kapağının minimal invaziv tedavisi konusunda dünyanın en deneyimli uzmanlarından biri olan İnce, 1000'den fazla MitraClip işlemi yaparak dünyada bu alanda da ayrıca ilk hekim olarak kayıtlara geçti. Triküspit kapak yetmezliği, sağ atriyum ile sağ ventrikül arasındaki kapağın düzgün kapanmaması sonucu ortaya çıkıyor ve nefes darlığı, halsizlik ile vücutta sıvı birikimine yol açarak yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Göğüs kafesi ve kalbin açılmasıyla yapılan triküspit kapak kalp cerrahisi ise birçok durumda çok yüksek ameliyat risklerini de beraberinde getiriyor.

Pandemi sonrasında kalp krizi görülme sıklığı yüzde 50 arttı , Aşılar artışta etkili mi oldu? Haber

Pandemi sonrasında kalp krizi görülme sıklığı yüzde 50 arttı , Aşılar artışta etkili mi oldu?

Memorial Kayseri Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Karabacak, pandeminin ardından artış gösteren kalp krizlerine ilişkin konuştu. Pandemiden sonra kalp krizi görülme sıklığının dünyada arttığını kaydeden Karabacak, "Pandemi geride kaldı ancak Kovid-19 aşısı ile ilgili soru işaretleri, çelişkiler, etkinlik ve güvenmeye dair sorunlar devam ediyor. Pandemiden sonra kalp krizi görülme sıklığı tüm dünyada arttı. Bunun sebebi olarak korona virüsün kendisi de korona virüs aşısı da suçlanıyor. Bir tarafta aşı karşıtları, bir diğer tarafta sıkı aşı taraftarları 2’ye bölünmüş durumda. Bilimsel literatür tarandığında görülecek ki pandemi sonrası kalp krizi görülme sıklığı tüm dünyada yüzde 50 arttı.  Kalp krizinin görülme yaşı da aşağılara çekildi. Artık daha genç yaşta kalp krizi görülmeye başlandı. Pandeminden sonra 25-44 yaş aralığında kalp krizi görülme sıklığı arttı. Aşılarla ilgili yapılan araştırmalarda MRNA aşılarıyla ilgili daha fazla soru işareti var. Pfizer, BioNTech ve Moderna aşılarının kalp kası iltihaplanması ve kalp krizine sebep olabileceğine dair birtakım kanıtlar ortaya çıktı. Aşıların etkinlik ve güvenilirliğine dair gerçekten henüz net bir veri yok. Aşılara bağlı kalp krizi bildirildi. Hatta ABD’de aşı yapıldıktan saatler sonra gelişen kalp krizi vakaları da bildirilmiş.  Yine Kovid-19 aşısı sonrası kalp kası iltihaplanması görülme sıklığı artmış. İsrail’de yapılan bir araştırmaya göre aşı yapılmayan bireylerde Kovid-19 enfeksiyonu sonrası miyokardit ve perikardit görülme sıklığında anlamlı bir artış yokken aşılama sonrasında kalp kası iltihaplanması anlamına gelen miyokardit görülme sıklığı artıyor. Yine Hindistan’da yapılan bir araştırmaya göre koroner trombüse bağlı kalp krizi geçiren hastaların yüzde 42’sine son 3 ay içerisinde korona virüs aşısı yapılmış. Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre oxford astrazeneca aşısından sonra kalp krizi ve akciğer embolisi görülme sıklığı artmış. Pfizer, BioNTech ve Moderna aşıları sonrası gelişen pıhtılaşma bozuklukları sebebiyle hastaneye yatış ve ölüm kaydedilmiş. Yine Kovid-19 aşıları sonrası tromboembolizm çok sık görülmüştür" ifadelerini kullandı. "Salgın geride kaldı ama Kovid-19 aşılarının etkinliği ve güvenilirliği hakkında çelişkiler, tartışmalar devam ediyor" Dr. Ahmet Karabacak, "Pandemi sonrası kalp krizi görülme sıklığının artmasına yol açan birçok sebep var. Bunlardan bazıları hastanelerde kapasite artışı sebebiyle koruyucu ve girişimsel kardiyoloji hizmetlerinin aksaması, salgının yayılımını önlemek için yapılan ‘evde kal’ çağrılarının sonucu hareketsiz yaşamın benimsenmesi, maske kullanımına bağlı kronik hipoksi, artmış duygusal stres, yeni tip korona virüs enfeksiyonuna bağlı damar iltihaplanması ve Kovid-19 aşılarının yan etkileri, bunlar sayılabilir. Salgın döneminde kalp krizi tanısıyla hastaneye başvurular çok azaldı. Bunun sebebinin hastanede bulaş kaygısının olduğunu düşünüyoruz. Bu durum salgın döneminde kalp hastalarının kalp krizini evde geçirdiği ve etkin tedavi alamadığı şeklinde yorumlanabilir. Salgın geride kaldı ama Kovid-19 aşılarının etkinliği ve güvenilirliği hakkında çelişkiler, tartışmalar devam ediyor. Her ne kadar maliyeti yüksek olsa da aşılama öncesi herkesin antikor düzeyine bakılıp, antikoru negatif olanlara aşı yapılsaydı şimdi aşının koruyuculuğuyla ilgi daha net konuşabilirdik" şeklinde konuştu. "Korona virüs aşısı olan hastaların kan cıvıltıcı ilaçları kullanmamalarını öneriyorum" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Karabacak, korona virüs geçiren ve aşı yaptıran bireylerin kan cıvıltıcı ilaçlar yerine kalp sağlığı tarama muayenesinden geçmesi gerektiğini kaydederek, "Daha öncesinde korona virüs enfeksiyonu geçiren veya korona virüs aşısı olan bireylerin kalp sağlığı tarama muayenesinden geçmesini öneriyoruz. Korona virüs enfeksiyonu ya da korona virüs aşısı sonrası kan cıvıltıcı ilaçları kalp krizi riskini azalttığını gösteren kesin bir kanıt yok. Bununla tam tersi mide kanama riskini artırabiliriz. O yüzden ben korona virüs geçiren ya da korona virüs aşısı olan hastaların kan cıvıltıcı ilaçları kullanmamalarını öneriyorum. Bunun yerine kalp sağlığı tarama muayenelerinden geçmelerini öneriyorum. Enfeksiyonun kendisi de aşının kendisi de kalp krizi riskini artırabiliyor. Biz de yaptığımız tarama muayenelerinden sonra hastanın takibi ve tedavisini düzenliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.