Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan kritik Hürmüz Boğazı uyarısı: Savaş kesinlikle çözüm değil
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doha temasları kapsamında Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelerek bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. İkili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Fidan, askeri hareketliliğin çözüm getirmeyeceğini belirterek, "Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil; sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte." ifadelerini kullandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ BASKISI
Bölgedeki deniz trafiğinin ve enerji yollarının güvenliğine dikkat çeken Bakan Fidan, stratejik su yollarının kapatılmasının maliyetine değindi. Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumun dünya genelinde hissedildiğini ifade eden Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik ve siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya kamuoyunun çabası bir an önce anlaşmaya varılması ve Boğaz'ın açılmasıdır." dedi. Boğazın bir koz olarak kullanılmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Fidan, "İran bu boğazı bir silah olarak kullanmamalıdır. Baskı oluşturmak ve bu tür körfezdeki meselelerle şantaj uygulamak için. Bu bir uluslararası boğazdır ve hep beraber korumalıyız. Seyrüsefer güvenliği ile ilgili maalesef şu an Hürmüz Boğazı'nda meydana gelenler ve mevcut askeri hareketlilik durumu iyileştirmiyor. Bu meseleler tekrar meydana gelmemesi gereken konulardır." uyarısında bulundu.
İSRAİL'İN YAYILMACI POLİTİKALARI VE GÜVENLİK SORUNU
Orta Doğu'daki istikrarsızlığın temel kaynağına ilişkin sert eleştirilerde bulunan Fidan, İsrail'in bölge geneline yayılan askeri faaliyetlerini ana sorun olarak tanımladı. Fidan, "İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da, Suriye'de ortaya konan yayılmacı tavır birçok insanın hayatına mal oluyor. Karşı karşıya olduğumuz şu andaki mevcut Körfez'deki sorun, Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı." açıklamasını yaptı. Diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini savunan Bakan, müttefiklerle birlikte çözüm arayışlarının süreceğini kaydetti.
Müzakere süreçlerinde Pakistan'ın üstlendiği role özel bir parantez açan Bakan Fidan, Katar ile yürütülen koordineli çalışmanın önemine değindi. Fidan, "Net şekilde belirtilmelidir ki, bu boğaz için yapılan müdahaleler, kaynağı hangi ülke olursa olsun tekrar olmamalıdır. Başından beri müzakerelere Katar’la beraber büyük bir destek vermekteyiz. Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde. Müzakerelerin gerçekten zor tarafları var ama diplomasi tek çözüm. Şimdi savaşın tekrar başlamayacağını garanti etmemiz ve diplomatik çabalara odaklanmamız gerekiyor." dedi. Katar Dışişleri Bakanı Al Sani ise Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklediklerini ve ABD ile bu konuda temas halinde olduklarını teyit ederek, Hürmüz Boğazı'nın siyasi baskı aracı yapılmasına karşı olduklarını bildirdi.
TÜRKİYE VE KATAR ARASINDAKİ STRATEJİK KOORDİNASYON
Ankara ve Doha arasındaki ilişkilerin derinliğine vurgu yapan Bakan Fidan, kriz yönetiminde iki ülkenin sergilediği ortak duruşun altını çizdi. Soru-cevap kısmında tarafların niyetine dair analiz paylaşan Fidan, "Aslında her iki taraf da savaşın durmasını ve boğazın açılmasını istiyor. Niyet bazında bir sorun yok; asıl problem, bu niyetin tarafları tatmin edecek bir önceliklendirmeyle nasıl kağıda döküleceğidir. Şu an gidip gelen mesajların doğasında bu uzlaşı arayışı yatıyor." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve Katar'ın arabuluculuk alanındaki tecrübe paylaşımına işaret eden Fidan, "Biz Katar’la özellikle arabuluculuk konularında büyük bir koordinasyon içerisindeyiz. Geçmiş yıllara dayalı önemli tecrübelerimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri’nin ortaya koyduğu irade ve liderlik, bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek niteliktedir." diyerek sözlerini noktaladı.