#kedi

İLKHABER-Gazetesi - kedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, kedi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ölümcül hastalığı atlatan kedi görenleri şaşkına çeviriyor! Denizde yüzüyor, ata biniyor Haber

Ölümcül hastalığı atlatan kedi görenleri şaşkına çeviriyor! Denizde yüzüyor, ata biniyor

Bursa’da yaşayan Şule Özcan’ın ölümcül FIP hastalığını atlattıktan sonra bir an olsun yanından ayırmadığı “Başkan” isimli kedisi, sıra dışı yaşamıyla dikkat çekiyor. Denizde yüzen, kano yapan, snowboardla kayan, ata binen ve sinemaya giden sosyal kedi, sahibinin hayatının her anına eşlik ederken görenleri şaşkına çeviriyor. Bursa’da yaşayan yüksek elektrik elektronik mühendisi Şule Özcan ile “Başkan” isimli kedisinin hikayesi görenleri şaşkına çeviriyor. İki yaşındayken sahiplendiği kedisinin kısa süre sonra ölümcül feline enfeksiyöz peritonit (FIP) hastalığına yakalandığını öğrenen Özcan, uzun ve zorlu bir tedavi sürecinin ardından kedisini hayatta tutmayı başardı. Veteriner desteğiyle yürütülen süreçte yurt dışından ilaç getirten Özcan, kedisini elleriyle beslediğini, suyunu şırıngayla içirdiğini anlattı. Tedavi sürecinde aralarındaki bağın daha da güçlendiğini belirten Özcan, Başkan’ın artık hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tekneden atladı, açık denizde yüzmeye başladı Hastalığın yeniden ortaya çıkma ihtimalinden dolayı kedisini yanından ayırmak istemeyen Özcan, hayatını Başkan’la birlikte şekillendirdi. İlk olarak yaz aylarında tekneyle denize açılan ikili, burada sıra dışı anlar yaşadı. Başkan, zamanla denizde yüzmeye, dalışlara eşlik etmeye ve açık denizde kulaç atmaya başladı. Üstelik dünya serbest dalış rekortmeni milli sporcu Şahika Ercümen ile de yüzme deneyimi yaşadı. Özcan, kedisinin denizle tanışma sürecini şu sözlerle anlattı: “Tekneden atladı ve açık denizde yüzmeye başladı. Gerçekten çok hızlı bir yüzücü.” Snowboard yapıyor, ata biniyor, sinemaya gidiyor Kış aylarında Uludağ’a giden ikili, burada birlikte snowboard yaptı. Özcan’ın kucağında kayan Başkan, kısa sürede kar ortamına da uyum sağladı. Sadece bununla da sınırlı kalmayan sosyal kedi; kano yapıyor, ata biniyor, yağmurlu günlerde sinema salonunda film izliyor ve sahibinin yurt dışı seyahatlerine eşlik ediyor. Özcan, kedisinin çok sosyal bir yapıya sahip olduğunu belirterek, komşularını bile kendi seçtiğini söyledi. “Kapıyı açıyorum, gitmek istediği komşuyu seçiyor ve direkt ona gidiyor. Başkan’ın benden daha sosyal olduğunu düşünüyorum.” “Kedinizi zorlamayın” Kedisiyle hiçbir aktiviteyi zorla yapmadığını vurgulayan Özcan, hayvan sahiplerine de önemli uyarılarda bulundu. Hayvanların stres altında kaldığında bunu davranışlarıyla gösterdiğini ifade eden Özcan, şu değerlendirmede bulundu: “Kedinizi bir şeyler yaptırmak için zorlamayın. Eğer Başkan benim hayatıma uyum sağlayamasaydı ben onun hayatına uyum sağlardım.” Başkan için özel kıyafetler kullandığını belirten Özcan, dağda su ve rüzgar geçirmez mont, teknede ise veteriner önerisiyle güneş gözlüğü kullandıklarını söyledi. “Önce satın almayın, sahiplenin” Özcan, insanların hayvan satın almak yerine sahiplenmeye yönelmesi gerektiğini de belirterek, Başkan’ın geçmişte güven problemi yaşadığını ancak zamanla bu duvarı aştığını söyledi.

Hantavirüsle mücadelede doğal ekip: Kediler kemirgenlere karşı devrede Haber

Hantavirüsle mücadelede doğal ekip: Kediler kemirgenlere karşı devrede

Atlantik Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde görülen şüpheli hantavirüs vakaları dünya genelinde endişe oluştururken, uzmanlardan peş peşe açıklamalar geliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hantavirüsün bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemlerine ilişkin önemli bilgiler verdi. Virüsün temel taşıyıcısının fare ve sıçan gibi kemirgenler olduğunu ifade eden Özkaya, özellikle kapalı alan temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. “KEMİRGEN DIŞKISI VE İDRARI RİSK OLUŞTURUYOR” Hantavirüsün insanlara genellikle kemirgenlerin dışkısı, idrarı ve yuva kalıntıları aracılığıyla bulaştığını belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, uzun süre kullanılmayan alanlarda riskin arttığını söyledi. Özkaya, “Kapalı kalan kulübe, ahır, garaj, çatı katı ve depolarda kurumuş kemirgen dışkılarının temizliği sırasında havaya yayılan parçacıkların solunması enfeksiyon riskini artırabiliyor” dedi. “İLK BELİRTİLER GRİPLE KARIŞABİLİYOR” Hantavirüsün ilk aşamada grip benzeri belirtilerle ortaya çıktığını ifade eden Özkaya, hastalığın ateş, kas ağrısı, halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerle başlayabileceğini söyledi. Hastalığın ilerleyen süreçte ciddi solunum problemlerine yol açabileceğini belirten Özkaya, “Bazı hastalarda nefes darlığı, öksürük ve akciğerlerde sıvı birikimi görülebilir. Özellikle kemirgen teması sonrası nefes darlığı gelişen kişilerin zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “İNSANDAN İNSANA BULAŞ ÇOK DÜŞÜK” Hantavirüsün çoğu vakada insandan insana bulaşmadığını belirten Özkaya, büyük çaplı salgın riskinin düşük olduğunu söyledi. Türkiye’de şehir yaşamında kemirgenlerle temasın sınırlı olduğuna dikkat çeken Özkaya, kırsal bölgelerde ise sokak hayvanlarının önemli bir denge unsuru olduğunu ifade etti. Özkaya, “Kırsal alanlarda sokak hayvanları fare ve sıçan popülasyonunun kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle hantavirüsün ülkemizde ciddi bir salgın tehdidi oluşturmasını beklemiyoruz” dedi. UZMANINDAN KORUNMA ÖNERİLERİ Uzmanlar, hantavirüsten korunmak için kemirgenlerin yaşam alanlarından uzak tutulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Şevket Özkaya, yiyeceklerin kapalı kaplarda saklanması, çöplerin açık bırakılmaması ve kemirgen giriş noktalarının kapatılması gerektiğini söyledi. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmasını öneren Özkaya, “Kapalı alanlar önce iyice havalandırılmalı. Kurumuş kemirgen dışkıları doğrudan süpürülmemeli” uyarısında bulundu.

İstanbul’da F1 aracını selamlayan kedi dünyada viral oldu Haber

İstanbul’da F1 aracını selamlayan kedi dünyada viral oldu

Formula 1, Türkiye’ye 5 yıllık anlaşma ile resmen geri döndü. Yapılan anlaşma kapsamında Türkiye Grand Prix’sinin 2027 yılından itibaren yarış takviminde yer alacağı ve İstanbul Park’ın 2027-2031 yılları arasında Formula 1’e ev sahipliği yapacağı açıklandı. İSTANBUL PARK 2027-2031 ARASINDA F1’E EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde düzenlenen programda Formula 1 Türkiye GP’nin resmen geri döndüğünü açıklarken "Formula 1, gösterisi, genç taraftar kitlesi ve otomotiv teknolojilerindeki liderliğiyle dünyanın önde gelen spor organizasyonlarından biridir. Ülkemizde de Formula 1, özellikle gençler başta olmak üzere tüm yaş gruplarında geniş bir takipçi kitlesine ve son derece tutkulu bir taraftar topluluğuna sahip “Özellikle 8. virajıyla tanınan ve yarış tutkunlarının favorilerinden olan İstanbul Park, inşallah 2027 ile 2031 arasında yeniden beş sezon boyunca heyecan dolu ve yüksek kalitede yarışlara ev sahipliği yapacak” ifadelerine yer verdi. FORMULA 1 ARACININ ÖNÜNDE DURAN KEDİ, SÜRÜŞÜN DE İLK STARTINI VERDİ Anlaşmanın duyurulmasının ardından İstanbul sokaklarında Red Bull’un yedek pilotu Yuki Tsunoda tarafından gerçekleştirilen gösteri sürüşü büyük ilgi gördü. Formula 1 aracının şehirde çıkardığı sesler heyecan oluştururken, sürüş öncesinde aracın önünde duran bir kedinin görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. İstanbul’un kedileriyle özdeşleşen görüntü, “Formula 1 aracına ilk startı İstanbul’un kedisi verdi” yorumlarıyla paylaşıldı. Gösteri sürüşü, Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünü simgeleyen renkli anlardan biri olarak dikkat çekti.

İzmit çarşısının maskotu 10 kiloluk prens'i Haber

İzmit çarşısının maskotu 10 kiloluk prens'i

Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit'te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu'nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman 'P' harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O SESLENİŞ, O SESLENİŞ OLDU" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens'e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından 'Prens' diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens'e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "SABAH KEPENGİ AÇTIKTAN SONRA BİZİMLE BERABER MESAİYE BAŞLIYOR" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens'in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "ESNAF İLE DOSTANE İLİŞKİLER KURDU" Uslu, Prens'in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens'e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens'i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "SABAHLARI KEPENGİN ALTINDAN ÇIKMASINI BEKLİYORUM" Sabahları Prens'i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, 'acaba başına bir şey mi geldi' diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "MAĞAZAMIZA ENERJİ VE BEREKET VERDİ" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens'e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "OTOBÜSE BİNECEKKEN ONU GÖRMEYE GELEN VAR" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. 'Prens senin dükkana gelince ne yapıyor' diyorum. 'Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor' yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, 'otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim' demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Adana'da Veteriner kafası delik kediyi hayata tutundurdu Haber

Adana'da Veteriner kafası delik kediyi hayata tutundurdu

Adana’da veteriner teknikeri tarafından sokakta fark edilerek kliniğe götürülen ağır yaralı kedi, başarılı bir operasyonla yaşama tutundu. Kafatasında delik tespit edilen ve bir gözü enfeksiyon nedeniyle kapanan kediye titanyum ağ ve deri nakli uygulandı. Adana’nın Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi’nde işe giderken yaralı kediyi fark eden veteriner teknikeri Selin Akdemir, durumu mesai arkadaşlarıyla birlikte değerlendirerek hayvanı çalıştıkları kliniğe götürdü. Veteriner hekim İsmail Serdar Sayar tarafından yapılan incelemede kedinin kafatasında travmaya bağlı olduğu düşünülen bir delik ve sinüs boşluğunda açılma tespit edildi. Ayrıca bir gözünde ciddi enfeksiyon bulunduğu belirlendi. Gerçekleştirilen operasyonda kafatasındaki açıklık titanyum ağ ile kapatılırken, çevre dokudan alınan deri ile nakil yapıldı. Aynı zamanda gözdeki enfeksiyon da tedavi edildi. Yaklaşık bir haftalık yoğun bakım sürecinin ardından kedinin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Veteriner hekim Sayar da tedaviye ilişkin şu bilgileri verdi: "Kafatasının muhtemelen bir çarpma veya travma nedeniyle delik olduğunu düşündük. Sinüs boşluğu açılmıştı. Yarayı temizledikten sonra titanyum ağla deliği kapattık. Üzerine de yakın bölgeden deri dokusu alarak naklettik ve yara kapandı. Gözüne de müdahale ettik ve iyileşti. Şu an hiç olumsuz bir durum yok. Yara yeri çok iyi, iltihaplanma yok. Gayet sağlıklı." Sayar, tedaviyi klinik olarak üstlendiklerini belirterek, "Tek ricamız kedi için bir yuva bulunması. Bir sahip arıyoruz." ifadesini kullandı.

36 kedi itirafı sonrası stüdyoda gerilim: Seda Sayan’dan Ömür Gedik’e olay sözler Haber

36 kedi itirafı sonrası stüdyoda gerilim: Seda Sayan’dan Ömür Gedik’e olay sözler

“Seda ile Her Şey Masada” programında yaşanan diyalog magazin gündemine damga vurdu. Hayvansever kimliğiyle bilinen Ömür Gedik’in evinde 36 kedi beslediğini açıklaması üzerine Seda Sayan’ın verdiği tepki dikkat çekti. “36 KEDİYLE YAŞIYORUM” DEDİ, TARTIŞMA BAŞLADI Program sırasında Ömür Gedik, evinde 36 kediyle birlikte yaşadığını söyledi. Bu açıklama stüdyoda şaşkınlık yaratırken, Seda Sayan’dan gelen yorum tartışmayı başlattı. SEDA SAYAN: “EVİN ÇİŞ KOKUYORDUR, GELEMEM” Sayan, Gedik’in açıklamasına karşılık, “Senin evin çiş kokuyordur, ben o eve gelemem” ifadelerini kullandı. Bu sözler kısa sürede programın en çok konuşulan anlarından biri oldu. ÖMÜR GEDİK’TEN SERT YANIT: “GELME O ZAMAN” Sayan’ın sözlerine anında karşılık veren Ömür Gedik, “Gelme o zaman” diyerek tepki gösterdi. İkili arasındaki diyalog stüdyoda kısa süreli gerginliğe neden oldu. SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Program sonrası açıklama yapan Gedik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Hayvanlarım travmalı, onlara kızamam. Gider temizlerim. Evim böyle. Çişli evime gelmek isteyenleri beklerim.” Bu açıklama sonrası sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim hayvan sevgisine vurgu yaparken, diğer kesim Seda Sayan’ın sözlerini destekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.