#Keşif

İLKHABER-Gazetesi - Keşif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Keşif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kız Kulesi’nden Göbeklitepe’ye: Türk Telekom’dan engelsiz keşif projesi Haber

Kız Kulesi’nden Göbeklitepe’ye: Türk Telekom’dan engelsiz keşif projesi

Türk Telekom’dan yapılan açıklamaya göre, "Türkiye'ye Değer" anlayışıyla engelli bireylerin hayata eşit, bağımsız ve tam katılımını destekleyen kurumsal sosyal sorumluluk projelerini odağına alan Türk Telekom, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında, erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanlarındaki projeleriyle farkındalık sağlıyor. Teknolojiyi "engelleri ortadan kaldıran bir güç" olarak niteleyen şirket, hayatın her alanında daha kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Türk Telekom, geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sadece fiziksel değil, duyusal ve dijital bariyerleri de aşarak teknolojinin gücünü iyilik ve fayda için kullanıyor. Şirket, "Engelsiz Tribün", "Telefon Kütüphanesi", "Kitaplara Ses", "Günışığı", "Sesli Adımlar", "Erişilebilir Tiyatro" gibi projeleriyle engellilerin toplumsal hayata eşit katılımını ve bilgiye erişimini destekliyor. ÖNEMLİ MEKANLAR KEŞFEDİLİYOR Tarihi ve kültürel mirasın herkes için erişilebilir olması hedefiyle "Mekanların Sesi" projesini hayata geçiren şirket, görme engelli bireylerin bilgiye erişimine olanak sağlamak üzere ücretsiz sunulan Telefon Kütüphanesi uygulamasına yeni entegre edilen bölümle Ani Harabeleri, Anıtkabir, Aspendos Antik Kenti, Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Efes Antik Kenti, Ayasofya, Göbeklitepe, Kız Kulesi, Nemrut Dağı, Peri Bacaları ve Sümela Manastırı'nı sesli betimlemelerle erişilebilir kıldı. Sesli Betimleme Derneği (SEBEDER) işbirliğiyle hedef kitlenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan içerikler, kullanıcıların söz konusu mekanları kendi zihinsel imgeleriyle keşfetmesini sağlıyor. Türk Telekom'un AKM'yi ziyaret eden görme ve işitme engellilerin yardıma ihtiyaç duymadan açık ve kapalı alanlarda rahatça yön bulmasına olanak sağlayan Sesli Adımlar uygulamasında, engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak geliştirmeler yapıldı. Söz konusu çalışmalarla uygulamadaki konumlandırma teknolojisi geliştirilirken telefon içerisindeki sensörler kullanılarak daha yüksek hassasiyetli bir deneyim sunulabiliyor. Yeni güncellemelerle görme engelli kullanıcıların yön bulma deneyimi daha kişiselleştirilebilir hale getirilirken yeni yönlendirme komutları da eklendi. Şirketin kültür sanatta engelleri kaldırmak amacıyla uzun süredir yürüttüğü Erişilebilir Tiyatro projesi kapsamında, ana destekçisi olduğu AKM'deki tiyatro oyunları, canlı betimleme, özel sahne turu ve üst yazı uygulamalarıyla görme ve işitme engelli bireyler için engelsiz bir deneyime dönüştürülüyor. Öte yandan, sporun birleştirici gücünü herkese ulaştırmayı hedefleyen Türk Telekom, Engelsiz Tribün projesi ile 5G teknolojisi ve özel ekipmanlar kullanarak engelli bireylerin tribün coşkusunu ve maç heyecanını tüm taraftarlarla aynı anda hissetmelerine olanak tanıyor. "TEKNOLOJİYİ TOPLUMSAL İYİLİĞİ VE FAYDAYI BÜYÜTEN GÜÇ OLARAK GÖRÜYORUZ" Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, erişilebilirliği destekleyen çalışmalara önem verdiklerini vurguladı. Şahin, "Türkiye'ye Değer' anlayışıyla teknolojiyi yalnızca bir araç değil, toplumsal iyiliği ve faydayı büyüten bir güç olarak görüyoruz. Hayatın her alanında teknolojinin gücüyle engelleri birlikte aşıyor, teknolojinin sunduğu imkanları her bir bireyin hayatına dokunacak, fiziksel ve sosyal engelleri ortadan kaldıracak çözümlere dönüştürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Sahip oldukları motivasyonla Sesli Adımlar'dan Telefon Kütüphanesi'ne, Erişilebilir Tiyatro'dan Engelsiz Tribün'e kadar çok geniş bir yelpazede, hayatın kalbine dokunan projeler yürüttüklerine değinen Şahin, şunları kaydetti: "Bu yıl, Sesli Adımlar uygulamamızı en yeni konumlandırma teknolojileriyle güncelleyerek görme engelli kullanıcılarımıza çok daha hassas ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmaya başladık. Aynı zamanda Telefon Kütüphanesi'ne yeni dahil ettiğimiz Mekanların Sesi bölümüyle, ülkemizin sembolleşmiş 11 tarihi ve kültürel mekanını sesli betimlemelerle herkes için keşfedilebilir kıldık. Spordan sanata, kültürden eğitime hayatın her alanında bu engelleri birlikte aşmak için teknoloji birikimimizi seferber etmeye devam edeceğiz."

Mısır'da II. Thutmose'un Mezarı Keşfedildi Haber

Mısır'da II. Thutmose'un Mezarı Keşfedildi

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Antik Mısır'ın 18. Hanedanlığı'na ait önemli bir keşfi duyurdu. Luksor şehrindeki ünlü Krallar Vadisi'nde, MÖ 1550 ile MÖ 1292 yılları arasında hüküm süren II. Thutmose'un mezarı bulundu. Arkeologlar, 1922 yılındaki Kral Tutankhamun'un mezarından bu yana en önemli Mısır kraliyet mezarı keşfini gerçekleştirdi. Mısır ve İngiliz ortak arkeoloji ekibi tarafından yapılan kazılar sonucunda, daha önce C4 numaralı mezar olarak bilinen alanda, II. Thutmose'a ait olduğu belirlenen yeni kanıtlar ortaya çıktı. Mezarda, "Amduat" adlı dini metinlerden sahneler ve sarı yıldızlı mavi boyalı tavan gibi krallara özel semboller bulundu. Ayrıca, mezarın bazı bölümleri sel suları nedeniyle taşınmış ve mezar taşları kırılmıştı, ancak bu, mezarın kime ait olduğunu belirlemede önemli ipuçları sağladı. Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Mohamed Ismail Khaled, mezarın kazı çalışmalarının 2022 yılında başlandığını ve bu süreçte II. Thutmose'un mezarına ait kesin kanıtların bulunduğunu açıkladı. Ayrıca, mezarın ilk olarak Kraliçe Hatshepsut tarafından defin edilmesinin mümkün olduğuna da dikkat çekildi. Sel suları altında kalan mezar taşınmış Litherland, mezardaki kireçtaşını eledikten sonra üzerinde Thutmose II ve Hatshepsut'un isimlerinin yazılı olduğu kaymaktaşı parçalarını bulduklarını söyleyerek, "kralın gömülmesinden birkaç yıl sonra sel suları altında kalan mezarın taşındığını ve muhtemelen kaymaktaşının da mezar taşınırken kırıldığını" belirtti. Litherland, "Ve şükürler olsun ki gerçekten de bir iki şeyi kırmışlardı, çünkü kimin mezarı olduğunu bu şekilde öğrendik" dedi. Litherland, ekibinin ikinci mezarın nerede olduğuna dair kabaca bir fikre sahip olduğunu ve hala hazinelerle dolu olabileceğini söyledi. Yapının girişi ve ana geçidi 2022 yılında keşfedilmiş ve o tarihten bu yana iç kazılar titizlikle sürdürülmüştür. II. Thutmose'un mezarı, 1922 yılında Kral Tutankhamun'un mezarının bulunmasından bu yana keşfedilen ilk Mısır kraliyet mezarıdır.

Isparta'da yeni bir mantar türü keşfedildi Haber

Isparta'da yeni bir mantar türü keşfedildi

Isparta'da ilk olarak Şarkikaraağaç ilçesindeki Kızıldağ Milli Parkı'nda rastlanılan yeni mantar türü, yapılan çalışmayla dünya literatürüne kazandırıldı. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Atabey Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Kaygusuz, saha çalışmaları kapsamında yeni bir mantar türü tanımladı. Kızıldağ Milli Parkı'nda görülen ve 2018-2023 döneminde farklı habitatlardan toplanan örneklerle bu yeni mantar türü, "Melanogaster Anatolicus" ismiyle bilim dünyasına tanıtıldı. Mantar türüne ilişkin çalışma, Hollanda'da mantarla ilgili yayın yapan "Persoonia" isimli dergide yayımlandı. Kaygusuz, AA muhabirine, Isparta'nın farklı iliklim tipleri ve jeolojik yapısı dolayısıyla farklı habitat özelliklerine sahip olduğunu söyledi. İl genelinde mantar çeşitliliğin fazla olduğunu belirten Kaygusuz, "Yaptığımız çalışmalarda özellikle sedir ağaçlarının altında mikorizal (bazı bitkilerin kökleriyle ortak yaşam) özellik taşıyan bir mantar türü belirledik. Toros sediri olarak bildiğimiz ağaçların altında yetişen bu mantarın ilk örneklerini Kızıldağ Milli Parkı'ndan topladık. Bunları inceledik, farklı olduklarını düşündük. Sonra dağılımını araştırdık ve üniversite kampüsümüzün içinde de bu mantarın çokça yetiştiğinin farkına vardık." dedi. Kaygusuz, mantarın halkın sıklıkla kullandığı alanlarda yetiştiğini, İslamköy'den de mantar örneklerini topladıklarını kaydetti. Mikroskobik incelemelerde bu mantar türünün, dünyadaki türlerinden farklılık gösterdiğini belirlediklerini aktaran Kaygusuz, "DNA'larını izole ettik. Mevcut veri tabanındaki diğer DNA'larıyla kıyasladık. Çalışma kapsamımızı genişlettik. İspanya Madrid Alcala Üniversitesinden (UAH) Prof. Dr. Gabriel Moreno ile yaptığımız incelemeler neticesinde dünyada sadece Isparta bölgesinde yetiştiğini tespit ettik." diye konuştu. "Bu mantar türü sadece Isparta'da biliniyor" Kaygusuz, literatüre kazandırdıkları mantar türünün sedir ağaçlarının altında sıkça görüldüğünü vurgulayarak şöyle devam etti: "Mantarın 1000 ve 1700 rakımdaki alanlarda dağılım gösterdiğini tespit ettik. Ayrıca bu mantarın, diğer yakınlık gösteren mantarlardan renk olarak bariz farklılıkları var. Sonuçlarımızı rapor haline getirdik. Mantarımız, Anadolu'da önemli bir yer olan Isparta'da yetiştiği için ismini vererek mantarımızı tescillendirdik. Bu mantar türü sadece Isparta'da biliniyor. Isparta yöresinden daha önce başka mantar türleri de literatüre kazandırmıştık. Isparta'nın, ilginç mantarlara ev sahipliği yapması açısından da oldukça önemli bir bölge olduğunu düşünüyoruz." Kaygusuz, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesinin Türkiye'deki mantar çeşitliliğinin dünyaya tanıtılması açısından çok önemli çalışmalar yaptığını sözlerine ekledi.

Uzaydaki garip bir cisim 1988'den beri kabaca her yarım saatte bir yanıp sönüyor Haber

Uzaydaki garip bir cisim 1988'den beri kabaca her yarım saatte bir yanıp sönüyor

Gökbilimciler sürekli olarak kozmosla ilgili mevcut anlayışımızın sınırlarını zorlayan keşifler yapıyorlar. Bununla birlikte, bazen tüm açıklamalara meydan okuyan nesnelerle karşılaşırlar, örneğin bir pulsara benzeyen ancak bilinen tüm örneklerden önemli şekillerde farklı olan ve belki de tamamen başka bir şey olan bir radyo sinyali gibi. Yakın zamanda yayınlanan bir çalışma, Dünya'dan en az 35 yıldır gözlemlenebilen garip bir yarı düzenli radyo sinyalini tanımlıyor. Özellikleri bilinen evrendeki en uç nesnelerden bazılarına benziyor, ancak hiçbiriyle mükemmel bir şekilde eşleşmiyor. Bilim insanları GPM J1839-10 olarak adlandırılan bu nesneyi galaktik düzlemde geçici sinyalleri (kısa süreliğine belirip kaybolan radyo kaynakları) gözlemlerken fark ettiler. En yaygın olarak bilinen türlerden biri, bilimin bildiği en şiddetli ölü yıldızlardan biri olan pulsar adı verilen bir tür nötron yıldızıdır. Bir nötron yıldızı, son derece büyük bir yıldızın merkezinde füzyon reaksiyonları durduğunda, kendi ağırlığı altında çökerek kabaca bir şehir büyüklüğünde ancak bir gezegenden milyonlarca kat daha ağır bir nesneye dönüşmesine neden olur ve yoğunluğu bir kara deliğe dönüşme sınırında yer alır. Manyetik kutuplarından son derece güçlü radyo dalgası ışınları yayma eğilimindedirler ve yıldızın son derece hızlı dönüşü nedeniyle Dünya'dan bakıldığında hızla yanıp sönüyor veya "nabız atıyor" gibi görünürler, bu nedenle pulsar kelimesi kullanılır. Ancak GPM J1839-10'un ritmi çok daha yavaştır. Sinyali kabaca her 22 dakikada bir tekrar ediyor gibi görünüyor ve her bir patlama 30 saniye ile beş dakika arasında sürüyor. Normal pulsarlar saniyede yüzlerce kez dönebilir. Ayrıca bu kaynağın örüntüsünün en azından 1988'e kadar uzanan radyo arşivlerinde tutarlı bir şekilde ortaya çıkması ve o zamandan beri çoğunlukla analizden kaçması da dikkat çekicidir. 2020'de ve bu yılın Ocak ayında GPM J1839-10'dan bahseden makaleler, bunun ultra uzun bir darbe periyoduna sahip son derece nadir bir mangetar türü olabileceğini öne sürüyor. Magnetarlar, evrendeki en güçlü manyetik alanı yayan bir başka nötron yıldızı türüdür - tipik bir nötron yıldızından 1.000 kat ve Dünya'nın manyetik alanından bir trilyon kat daha güçlüdür. Bu nesne her ne ise, yıldızların yaşam döngülerinin son aşamalarına ilişkin mevcut anlayışımızı önemli ölçüde etkileyebilir.

Doğa Koruma ve Milli Parklar, yeni tabiat parkları için tescil çalışması yürütüyor Haber

Doğa Koruma ve Milli Parklar, yeni tabiat parkları için tescil çalışması yürütüyor

BURDUR (AA) - BİLAL ALTIOK - Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Burdur, Antalya ve Isparta'da turizme kazandırmak için yeni tabiat ve milli park alanlarını belirlemeye yönelik çalışma yürütüyor.Burdur, Antalya ve Isparta'daki sorumluluk alanlarında birçok doğal alanı bir süredir inceleyen ekipler, tespit ettikleri yerleri doğal güzellik, işletme ve yatırım maliyetleri, aktivite, turist yoğunluğu, cazibe merkezlerine yakınlık gibi birçok kriter açısından değerlendiriliyor.Bu kapsamda ekipler, Burdur'un Bucak ilçesinde bir doğa fotoğrafçısının sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerden yola çıkarak Toros Dağları'ndaki bir kanyonda inceleme yaptı.Çalışmaya katılan AA ekibi, çevresindeki birkaç köy halkınca bilinen, Aksu Çayı'nın yakınında içinde göletlerin oluştuğu yaklaşık 800 metre uzunluğundaki kanyonu görüntüledi.Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürü Mahmut Temel, AA muhabirine, Kovid-19 salgınındaki eve kapanma sürecinin ardından Türkiye'de yerli ve yabancı turistlerin doğaya ve doğal alanlara ilgisinin arttığını söyledi.Bu ilgiyi tabiat ve milli park alanlarında ciddi miktarda artan ziyaretçi sayılarından gördüklerini belirten Temel, talebi karşılamak için Doğa Koruma ve Milli Parklar olarak mevcut alanların sayısını ve kapasitesini artırmaya çalıştıklarını anlattı.Temel, Antalya, Isparta ve Burdur'un doğal alanlar bakımından zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu, insanların doğayla buluşabileceği yeni yerlerin tabiat ve milli park olarak tescili için yoğun çaba harcadıklarını kaydetti.- "Tescil edilirse turizme kazandırılacak"Arazinin potansiyeline göre doğal alanlara statü ve fonksiyon verdiklerini vurgulayan Temel, "Bugünkü gezimizde de Bucak ilçesindeki bir kanyonu incelemeye geldik. 700-800 metre uzunluğunda, kanyon yürüyüşü için uygun olduğunu düşündüğümüz bir alan. Şu anda bir ön etüt yapıyoruz. Bu ön etüt sonucunda alanın tabiat parkı olarak değerlendirilmesi uygun görülürse tescille ilgili çalışmalara başlayacağız." ifadelerini kullandı.Temel, ön etüt çalışmalarında alanın kaynak değerlerine baktıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:"Kanyondaki ilk izlenimimiz çok güzel, gerçekten doğa olarak harika bir alan. Ancak bu alan 'kanyoning' için uygun mudur? Daha sonraki süreçte bunları araştıracağız. Eğer alan kriterlere ve tabiat parkı vasıflarına uygunsa tescilini teklif edeceğiz. Tescil edilirse turizme kazandırılması söz konusu olacak."- "Kanyon büyük bir sürpriz oldu"Ekiplere eşlik eden doğa fotoğrafçısı Nazım Özdemir de bilinmeyen alanları gezip görüp keşfetmeye çalıştığını, buraların fotoğraflarını sosyal medyayla insanlara ulaştırdığını anlattı.Kanyonun şu an bilinen bir isminin olmadığını belirten Özdemir, "Yerel halktan böyle bir yer olduğunu duydum, merak ettim. Daha önce çekilmiş fotoğrafları yoktu. İlk geldiğimde Sarıdere köyünden çayın içinden yaklaşık 45 dakika yürüyerek şelaleye ulaştım. Suyu takip edince kanyona ulaştım. Kanyon büyük bir sürpriz oldu. Çektiğim görüntü ve fotoğraflar fazlasıyla ilgi gördü, binlerce insana ve yetkililere ulaştı." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.