#Kilikya

İLKHABER-Gazetesi - Kilikya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kilikya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın Koza’dan yayınlanan kitaplarla Adana tarihi gözler önüne seriliyor Haber

Altın Koza’dan yayınlanan kitaplarla Adana tarihi gözler önüne seriliyor

Adana ve Türkiye tarihine, ekonomisine yönelik önemli kitaplara imza atan Doç. Dr. İsmail Güneş, Adana’yla ilgili iki önemli kitap daha yazdı. Doç. Dr. İsmail Güneş, Adana Büyükşehir Belediyesi Altın Koza’dan yayınlanan Görsel Bir Tarih: Medeniyetlerin Kavşağı Kilikya ve Görsel Bir Tarih: Adana’da Fotoğrafik Bir Yolculuk adlı kitaplarının yayımlanmasını sağlayan Zeydan Karalar’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. Doç. Dr. İsmail Güneş iki kitapla ilgili şunları söyledi: “Çalışma, fotoğraflar eşliğinde onların öykülerini kent hafızasına kazandırmayı amaçlamaktadır. Arşiv fotoğrafları birincil kaynaklardan alınmış ve kaynak sahiplerinin fotoğraflar üzerindeki notlarına sadık kalınmıştır. Kilikya’nın çok sayıda kültür ve imparatorluğun kesiştiği bir kavşakta yer almasından hareketle, Görsel Bir Tarih: Medeniyetlerin Kavşağı Kilikya adını taşıyan birinci kitap ve devam niteliğinde olan Görsel Bir Tarih: Adana’da Fotoğrafik Bir Yolculuk adlı kitaplar ortaya çıkmıştır. Her iki çalışmada kentin tarihsel ve kültürel belleği, geçmişe ilişkin kolektif düşünceleri anlamak ve geleceğe aktarmak amaçlanmıştır. Birinci kitapta 12 konu bulunmaktadır. Bunlar; John Carne’in seyahatnamesi ve William Bartlett’in gravürleriyle Kilikya, Victor Langlois’in Kilikya seyahatnamesi, bölgede faaliyet gösteren misyoner grupların arşivleri, Gertrude Bell’in özellikle Şar antik kentindeki faaliyetleri, Zsigmond Fejes ve Dr. Bela Lakos’un Küçük Asya inceleme gezisi, Philip Holzmann Arşivi, Belemedik esir kampı, Mary Elizabeth Chomley’in yaşamı, Denis Gazals, Fransa Açık Miras Platformu ve Albert Khan Arşivinde Adana ve işgal dönemi Kilikya konulu Fransız pullarından oluşmaktadır. Bu belgeler, Kilikya bölgesi ve çevresindeki tarihi gelişmeleri farklı kişiler perspektifinden ve görsel kanıtlarla ele almaktadır. Metinlerde, Metodist hareketinin kurucusu John Wesley, arkeolog ve gezgin Gertrude Bell ve bölgeyi ziyaret eden çeşitli eğitimciler ile hayırseverlerin hayatlarından kesitler sunulmaktadır. Özellikle Adana, Tarsus ve Şar gibi yerleşim yerlerindeki yaşam koşulları, mimari yapılar ve Toros Dağları üzerindeki ulaşım zorlukları detaylandırılmaktadır. Kaynaklar aynı zamanda Bağdat Demiryolu inşaatını, Varda Köprüsü’nü ve bölgedeki askeri hareketliliği gösteren nadir fotoğraflar ile postalık pulları bir araya getirmektedir. Bu derleme, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanan süreçte Güney Anadolu’nun sosyal, kültürel ve altyapısal dönüşümünü yansıtan önemli bir arşiv niteliği taşımaktadır. İkinci kitap Görsel Bir Tarih: Adana’da Fotoğrafik Bir Yolculuk ise “Alman Fotoğrafçılar Gözüyle Adana” bölümüyle başlıyor. Bu bölümde Albert Louis Hugo Grothe, Alvin Emil Reichel, Nowak Ernst, Walter Becke, Müller Fritz, Franz Stoedtner ve Carl Uhlig gibi fotoğrafçılar ile çalışmaları ve kısa öyküleri yer alıyor. Ardından Adana fotoğraf dünyasının duayen ismi Gaston Mizrahi’ye yer verilmiştir. Levanten Arşivinde Adana, Adana Beynelmilel Ziraat Sergisi, Ziraat Bankası Mensucat Fabrikası Albümü, Herman Jansen’in Adana ve Ceyhan planlarının ardından John D. Whiting ve G. Eric Matson’in Kapadokya gezisinin Adana bölümünde yaşananlar, Karatepe kazıları, bölgenin ilk yüksek öğrenim kurumu olan Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin açılış töreni, Güney Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği Adana’nın ilk festivali ve Ali Öz’ün objektifinden pamuk tarlaları ve çalışanların öyküsü ile kitap sona ermektedir. Özellikle “Adana’nın ilk festivali hangisidir?” sorusunun yanıtı tüm detay ve belgeleriyle okuyucuya sunulmuştur. 1963 yılındaki ilk şehir festivali ve köklü geçmişe sahip Altın Koza Film Festivali’nin gelişim süreci detaylandırılmaktadır. Arşiv belgeleri ve gazete kupürleri eşliğinde, yerel etkinliklerin kentin sosyal hafızasındaki yeri ve organizasyonel detayları gün ışığına çıkarılmaktadır. Ayrıca karnavalların özgürlük, direniş ve kültürel kimlik ifade etme biçimi olarak taşıdığı sembolik anlam vurgulanmaktadır. Küresel ve yerel ölçekte şenlik kültürünün toplumsal dinamikleri ve tarihsel sürekliliği analiz edilmiştir. Bu kaynak metinler, arşivcilik, fotoğraf sanatı, kişisel biyografiler ve kurumsal tarih gibi farklı temalar üzerinden toplumsal ve kültürel mirası ele almaktadır. Metinlerde Alwin Reichel ve Jean Weinberg gibi isimlerin hayat hikâyeleri ile onların objektifinden yansıyan tarihi anlar ve mekanlar detaylandırılmaktadır. Özellikle Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin kuruluş süreci ve Türkiye’deki ticari eğitimin gelişimi geniş bir yer tutmaktadır. Coğrafi keşifler, Toroslar ve Anadolu kervan yolları gibi bölgesel unsurlar zengin görsel tasvirlerle desteklenerek sunulmaktadır. Ayrıca uluslararası sergiler, dini bayramların kökenleri ve önemli mimari koleksiyonların tarihsel yolculuğu hakkında bilgiler verilmektedir. Tüm bu içerikler, geçmişle bugün arasında bağ kuran belgelerin ve görsel kayıtların toplumsal hafızadaki kritik rolünü vurgulamaktadır. Çalışmada yazar, gezgin, diplomat, sanatçı, kamu, özel, sivil toplum veya kişilerce üretilen veya edinilen belgelere erişerek Kilikya ve Adana ile ilgili fotoğraflar ve fotoğrafların arka planındaki öyküleri aktarmıştır. Çalışmada Türkiye, Yunanistan, Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika, Lübnan, Polonya, Macaristan gibi ülkelerdeki arşivlerden faydalanılmıştır. Faydalı olmasını ve yeni araştırmalar ile araştırmacılar tarafından geliştirilerek kent belleğine katkı sunmasını diliyorum. Kitapların yayımlanmasını sağlayan Zeydan Karalar ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.”

Çukurova'nın Efes'i 2 bin 700 yıllık tarihe ışık tutuyor Haber

Çukurova'nın Efes'i 2 bin 700 yıllık tarihe ışık tutuyor

Bu yılın sezon kazılarına başlanan Osmaniye'deki Kastabala Antik Kenti, 2 bin 700 yıllık tarihe ışık tutuyor. Doç. Dr. Faris Demir'in başkanlık yaptığı kazı ekibi, Çukurova'nın Efes'i olarak tanımlanan antik kentteki çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Osmaniye’den Cevdetiye, Kesmeburun üzerinden Karatepe-Aslantaş Ören Yeri'ne ulaşan yolun doğusunda bulunan kalenin eteklerinden başlayarak kalıntıları çepeçevre birkaç kilometrelik alanı kapsayan Kastabala Antik Kenti, ilk kez 1875 yılında ziyaret eden İngiliz diplomat E.J. Davis tarafından tanımlandı. Kentin antik devirdeki diğer bir adının Hierapolis olduğu, ancak 1890 yılında İngiliz araştırmacı Th. Bent tarafından burada bulunan antik yazıtlar sayesinde anlaşıldı. Çeşitli uluslara mensup gezgin ve araştırmacılar, Kastabala'nın karanlıkta kalan bazı noktalarını, anıtları, yazıtları ve sikkeleri hakkında 20. Yüzyılda yaptıkları araştırmalar sayesinde aydınlattı. Ceyhan Nehri’nin yakınlarında küçük bir ovaya hâkim konumda olan Kastabala, Kilikya Bölgesi'nden elde edilen yüzey buluntuları ile Roma İmparatorluk-Geç Roma Dönemleri arasında farklı dönemlere tarihlendi. Kentte 2009 yılında ilk kez başlatılan ve halen devam eden kazı çalışmalarından elde edilen sonuçlar, şimdiden kentin bugüne kadar bilinen tarihçesini değiştirdi. Geç Neolitik-Erken Kalkolitik; İÖ 5'inci Yüzyıl, İÖ 1 - İS 1'inci yüzyıllar, İS 2'nci Yüzyıl, İS 4-6'ncı yüzyıllar ve İS 13-15'nci yüzyıllara tarihlenen buluntuların varlığı, Kastabala ve bölge arkeolojisine dair eksik bilgileri tamamlayıcı bulgular vaat etti. Kentte sürdürülen kazı ve araştırmalar, kentin sınırlarının güneyde Ceyhan Nehri, kuzeyde Karatepe, batıda Kırmıtlı Kuş Cenneti arasında genişleyen verimli ovayı kapsadığını ortaya koydu. Sur ile çevrili kent merkezindeki yapılar kale tepesinin hâkim olduğu küçük bir vadinin kuzey, güney ve doğu yamaçlarında tespit edildi. Antik kentin, Roma İmparatorluk Dönemi’nde (İS 2'nci Yüzyıl) sur duvarı ile çevrili olmadığı, ilk savunma sisteminin İS 4'ncü Yüzyıl sonlarında inşa edildiği düşünülüyor. Şehir plancılığı açısından antik kentteki Sütunlu Cadde, yerleşmenin ana aksını belirledi. Duvarlar ve tonozlarla eğimli arazide düz teraslar elde edildi. Yamaca oturtulan ızgara planlı kentte merkezi yapılaşma ile kamu yapılarının arazinin ortasına yerleştirildiği tarihi alanda, tiyatro, hamam, dükkânlar, kuzey ve güney kiliselerin bu plana uygun parsellerde inşa edildiği kayıtlara geçti. Kazı Başkanı Doç. Dr. Faris Demir, kazı çalışmalarına başlanan antik kentle ilgili şu bilgileri verdi: "Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi iş birliğinde yürütülen çalışmalarda önemli sonuçlar elde ettik. Çalışmalarımız ulusal ve dünya basınında oldukça geniş yer buldu. Bu yıl da inşallah bu güzel ivmeyle kazı çalışmalarına devam edeceğiz. Antik Kent, zaten var olan sütunlu caddesi, hamam, tapınak kalıntılarıyla, kalesiyle ihtişamını göstermekte. Geçen yıllarda tespit ettiğimiz kalıntılar da bu güzelliği artırmaktadır. Milattan önce 540’lara tarihlenen tapınağın keşfi bu zenginliği artırdı.”

Kimse, Kilikya Ermeni krallığı düşü görmesin Haber

Kimse, Kilikya Ermeni krallığı düşü görmesin

ADANA(İLKHABER) - Kozan Belediye Başkanı Musa Öztürk dün Almanya Federal Parlamentosunda ezici bir çoğunlukla kabul edilen sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısı hakkında sert açıklamalarda bulundu. Kozan’ın Ermeni ve Fransız işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde Almanya’nın kasıtlı olarak yasa tasarısını kabul ettiğini belirten Başkan Öztürk  yaptığı açıklamada şu ifadelere yer Verdi: “Biz Balkan Harbinde çarpışırken 900 sene birlikte yaşadığımız ve kardeş diye bağrımıza bastığımız Ermeniler, Fransızlarla işbirliği yaparak bizi sırtımızdan vurdu. Güya Çukurova'da Kilikya Krallığı kuracaklar, Kozan'ı da başkent yapacaklardı. Şimdi ilçemizdeki manastırı geri almak için uluslararası mahkemelerde sözde Ermeni soykırımını gerekçe göstererek davalar açıyorlar, parlamentolardan yasalar çıkartmaya çalışıyorlar. Ermeni soykırımı diye bir olay yok, bunların hepsinin açıklaması devlet arşivlerinde var. O dönemde ülkemizde yaşamaya devam eden Ermeni sayısı 464 bin. Nerelerde peki onların çocukları şimdi? Bir kısmı Güneydoğu'da PKK adı altında karşımıza çıkıyor. Askerimize, polisimize kurşun sıkanların çoğu Ermeni soyundan gelmektedir. Kozanımızın Ermeni mezaliminden kurtulduğu 2 Haziran'da, bu gün Almanya 1915 Ermeni Olaylarını ‘soykırım’ olarak niteleyen yasa tasarısını kabul etmiştir. Kozanımızda Kilikya Krallığı kurma rüyasını gören Ermenilere ve tüm dünyaya sesleniyorum, kimseye verecek bir karış toprağımız yok.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.