#Kırıkhan

İLKHABER-Gazetesi - Kırıkhan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırıkhan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatay'ın 85'lik çınarı: 70 yıldır ağaç dallarını sevgiyle kaşığa dönüştürüyor Haber

Hatay'ın 85'lik çınarı: 70 yıldır ağaç dallarını sevgiyle kaşığa dönüştürüyor

Kırıkhan ilçesi Bektaşlı Mahallesi’nde yaşayan 85 yaşındaki Ahmet Eden, dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 16 yaşından beri yapmaya devam ediyor. Amanos Dağları eteklerinden topladığı farklı ağaç türlerini toplayan Eden, ağaç dallarını keser, bıçak ve eğe yardımıyla oyarak; kaşık, salça kaşığı, bokla, balta ve kazma sapı gibi aletlere dönüştürüyor. Sabahtan akşama kadar uğraşıp kaşıklar yapan Eden, yaptığı kaşıklardan kazanç elde etmeyip sevdiklerine hediye ediyor. Yaşının ilerlemesinin ardından çobanlığı bırakıp hobisine yönelen Eden, 70 yılı aşkındır evinin bahçesinde ağaç dallarına şekil vererek kaşıkları yapmayı sürdürüyor. "Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum, kestiklerimi eve getiriyorum ve yaptığım kaşıkları insanlara hediye ediyorum" Dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 70 yıldan fazladır sürdüren 85 yaşındaki Ahmet Eden, "Ben 16 yaşından beri kaşık yapıyorum kaşık yapmaya dayımdan öğrendim. Çınar ağacı gibi çeşitli farklı ağaç türlerinden yapıyorum. Ağaç dallarından: comca, kaşık, salça küreği, bokla, evreç, kazma ve balta sapı yapıyorum. Benim için zor olmuyor. Sabah saat 10.00'da başlayıp akşama kadar yapıyorum. Bu işi sevmesem yapamazdım. Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum. Kestiklerimi eve getiriyorum. Yaptım kaşıkları insanlara hediye ediyorum. Buradan Adana, Eskişehir, Mardin, Mersin hediye ediyorum. Keserle kaşığı tasarladım. Eğe ile içini oydum ve şimdi ise bıçakla dışını düzeltiyorum. Bu pilav kaşığı olacak" dedi. "Babam 70 yıldır bu işi yapıyor, yarım saatte bir kaşığı yaptı ve makine kullanmadan keserle yapıyor" Dağdan getirdiği ağaç dallarını kaşık yapması babasını teselli ettiğini söyleyen Mehmet Eden, "Benim aklım yetti yeteli babam bu işi yapıyor. Biz kendini elinden tuttuk. Çobancılığa biz gittik. Kendisi de işte bu kaşıkla ve çiftçilikle uğraşıyor. Bundan da mutlu oluyor. Bazen ağacı kendi getiremiyor, ona biz getiriyoruz. Burada bununla teselli olup günleri geçiyor. Bundan da para kazanmıyor. Eşe, dosta kaşıkları hediye ediyor. Bu tahtalardan kaşık cinsleri var. Yalpakaşık, comca kaşık, büyük kaşıklar da var. Onlar yemek karıştırmak ve aş yapmak için var. Babam 70 yıldır bu işi yapıyor. Yarım saatte bir kaşığı yaptı. Makine kullanmadan keserle yapıyor ama biz onu öyle yapamayız. Ben de 61 yaşındayım ve bunu yapamam. Babam bu işi yapınca mutlu oluyor. Bundan başka bir şey de yapmıyor. Bize diyor ki ağaç getirin. Bizde dağdan ağaçları getiriyoruz. Benim işte teselli olacak işim kalmadı diyor. Biz de ona göre getiriyoruz. Burada yapıyor" ifadelerini kullandı.

Gölbaşı Gölü ve Asi Nehri’ndeki tehlike, kadınların eliyle umuda dönüştü Haber

Gölbaşı Gölü ve Asi Nehri’ndeki tehlike, kadınların eliyle umuda dönüştü

Hatay’da çevre sorununu sosyal kalkınma fırsatına dönüştüren örnek bir proje hayata geçirildi. TÜRSİYEV Vakfı öncülüğünde yürütülen “Hatay’ın Mavi Dönüşümü” projesi kapsamında, Kırıkhan’daki Gölbaşı Gölü ve Asi Nehri ekosistemi tehdit eden istilacı su sümbülleri toplanarak hem doğal yaşamın korunması sağlanıyor hem de kadın istihdamına katkı sunuluyor. TÜRSİYEV Vakfı kurucuları Aylin Uçkunkaya ve Operatör Doktor Evrim Uçkunkaya’nın öncülüğünde geliştirilen proje, yaklaşık 1,5 yıllık hazırlık sürecinin ardından uluslararası fon kuruluşları, yerel yönetimler ve akademik kurumların iş birliğiyle uygulamaya geçirildi. Çevresel rehabilitasyon ile sosyal girişimciliği bir araya getiren çalışma, Hatay’da sürdürülebilir kalkınma adına dikkat çeken modeller arasında gösteriliyor. Projenin en güçlü yönlerinden biri ise kamu, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarını aynı hedef etrafında buluşturan çok paydaşlı yapısı oldu. TÜRSİYEV Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Uçkunkaya, projeyi “birlikte başarma modeli” olarak tanımlayarak, çevre mücadelesinin ancak ortak akıl ve dayanışmayla mümkün olabileceğine dikkat çekti. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ün destekleriyle ivme kazanan projede, HBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ceren Yavuzyılmaz ve ekibinin sahadaki çalışmaları sürecin önemli yapı taşlarından biri oldu. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Vali Yardımcısı Resul Yıldırım, HBB Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Kandemir, Kırıkhan Kaymakamlığı ve Kırıkhan Belediyesi de projeye çeşitli alanlarda katkı sundu. Toplanan su sümbülleri ise kadın emeğiyle ekonomik değere dönüşüyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanlığı ile yapılan iş birliği kapsamında kurulan Su Sümbülü İşleme ve Eğitim Merkezi’nde kadınlara yönelik üretim ve girişimcilik eğitimleri veriliyor. HAKİM Projesi (Hatay Kadın Girişimci Merkezi) çatısı altında yürütülen çalışmalar sayesinde kadınlar, su sümbüllerinden el sanatları ve katma değerli ürünler üretmeye başladı. Tesisin teknik altyapısında Dr. Öğr. Üyesi Aysel Ulus ile Prof. Dr. Mustafa Kemal Sangün’ün akademik destekleri de önemli rol oynadı. Projeye bilimsel katkı sağlayan Mustafa Kemal Üniversitesi yönetimi ve akademisyenler ise su sümbüllerinin farklı alanlarda değerlendirilmesi için çalışmalar yürütüyor. Üniversitenin desteğiyle bitkiden hayvan yemi ve organik gübre üretimine yönelik araştırmalar sürerken, DASİFED ile yapılan yeni iş birliği kapsamında su sümbülü yağından kozmetik ürünler üretilmesi hedefleniyor. Böylece çevreye zarar veren istilacı bitkinin sıfır atık anlayışıyla ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. Hatay’ın doğal yaşamını tehdit eden su sümbüllerinin bugün kadınların emeğiyle ekonomik değere dönüşmesinin önemli bir başarı hikâyesi olduğunu belirten Proje Koordinatörü Halit Karagülle, “Bu proje yalnızca çevre temizliği değil, aynı zamanda sosyal dönüşüm hareketidir. Asi Nehri ve Gölbaşı Gölü’nde yıllardır sorun oluşturan istilacı bitkileri kadınların üretim gücüyle yeniden ekonomiye kazandırıyoruz. Hatay’da doğayı korurken kadınların istihdama katıldığı, üretime dahil olduğu sürdürülebilir bir model oluşturduk. Ortaya çıkan dayanışma ruhu, projenin en değerli çıktılarından biri oldu” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.