#Kırıkkale

İLKHABER-Gazetesi - Kırıkkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırıkkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırıkkale’de dehşet: Kadının cesedini nehre atan sanıklara ağırlaştırılmış müebbet Haber

Kırıkkale’de dehşet: Kadının cesedini nehre atan sanıklara ağırlaştırılmış müebbet

Kırıkkale’nin Çelebi ilçesinde bir kadının öldürülerek cesedinin tel örgüye bağlanıp kaldırım taşıyla Kızılırmak Nehri’ne atılmasına ilişkin görülen davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, maktulün kardeşi ile komşusuna ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kırıkkale’nin Çelebi ilçesinde Sevgi Gülden Yalçıner’in öldürülerek cesedinin Kızılırmak Nehri’ne atılmasına ilişkin davada karar açıklandı. 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, maktulün yakınları ile taraf avukatları salonda hazır bulunurken, tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunmalarını yaptı. Maktulün kızı M.C.D., tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti. Son sözleri sorulan sanıklardan maktulün kardeşi Ş.G., suçlamaları reddederek beraatini isterken, komşusu K.U. da olayla ilgisi bulunmadığını savundu. Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, sanık Ş.G.’yi "tasarlayarak kardeşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, ayrıca "konut dokunulmazlığının ihlali" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından toplam 8 yıl 12 ay hapis cezasına mahkum etti. Sanık K.U. hakkında da "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, aynı diğer suçlardan ise toplam 8 yıl 12 ay hapis cezası verildi. Sanıklardan maktulün kardeşi Y.G.’ye "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, D.U., G.F.G. ve H.U. ise beraatine hükmetti. OLAYIN GEÇMİŞİ Sevgi Gülden Yalçıner’in 25 Eylül 2024’te Karaağıl köyünde kaybolduğu ihbarı üzerine jandarma ve AFAD ekiplerince arama çalışmaları başlatılmış, Yalçıner’in cesedi 13 Ekim’de Karakeçili ilçesi yakınlarında Çeşnigir Köprüsü civarında Kızılırmak’ta tel örgü ve 70 kilogramlık kaldırım taşına bağlanmış halde bulunmuştu. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda şüpheli gözaltına alınmış, hazırlanan iddianame mahkemece kabul edilmişti.

Kırıkkale merkezli bahis operasyonunda 25 şüpheli yakalandı,  2.6 milyar liralık bahis çetesi çökertildi Haber

Kırıkkale merkezli bahis operasyonunda 25 şüpheli yakalandı, 2.6 milyar liralık bahis çetesi çökertildi

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Şüphelilere yönelik 18 ay süren teknik ve fiziki takip titizlikle yürütüldü. Yapılan çalışmaların ardından Kırıkkale merkezli İstanbul ve Ankara'da gerçekleştirilen operasyonlarda 25 şüpheli yakalandı. KRİPTO PARAYLA AKLAMIŞLAR Şüphelilere ait banka hesaplarında yapılan incelemelerde yaklaşık "2 milyar 600 milyon liralık" işlem hacmi tespit edildi. Uzman ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde üçüncü kişilere ait banka hesapları ve GSM hatları kullanılarak organize şekilde yasa dışı bahis oynatıldığı belirlendi. Çetenin yasa dışı yollardan elde ettiği gelirlerin ise kripto para platformları üzerinden aklandığı tespit edildi. SERVET DEĞERİNDE ZİYNET EŞYASI ELE GEÇİRİLDİ Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda suç unsuru olabilecek çok sayıda materyale el konuldu. Aramalarda 166 dijital materyal ile 147 banka ve kredi kartı bulunurken 3 ruhsatsız tabanca ve 1 av tüfeği ile 407 fişek ele geçirildi. Operasyonda ayrıca yaklaşık 16 milyon lira değerinde altın ziynet eşyası ile 310 bin lira tutarında döviz ve 3 buçuk milyon lira değerinde 11 kol saati bulundu. Aramaları derinleştiren ekipler 2 kilogram külçe gümüş ile 37 adet yüksek maddi değere sahip tespihe el koyarken 6 adet sentetik uyuşturucu madde de ele geçirdi. Gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Darp, gasp, şantaj: Çıplak görüntüleri için 100 bin lira istediler Haber

Darp, gasp, şantaj: Çıplak görüntüleri için 100 bin lira istediler

Kırıkkale'de darbettikleri gencin 12 bin lirasını gasp edip çıplak görüntüleri için 100 bin lira isteyen 2 şüpheli adliyeye sevk edildi.Olay, dün saat 02.45 sıralarında Nene Hatun Caddesi üzerindeki bir market önünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, oto yıkamacıda çalışan D.E.U. (19), araçla olay yerine gelen M.K. (21), Ö.F.Ö. (18) ve kimliği henüz tespit edilemeyen 3 kişi tarafından darbedildi. Şüphelilerin, mağdurun 12 bin lirasını zorla aldığı, olay sonrası ise M.K.'nin mağduru telefonla arayarak kendisine ait olduğu öne sürülen çıplak görüntüler üzerinden 100 bin lira talep ettiği iddia edildi. Hastaneden darp raporu alan mağdurun şikayeti üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince çalışma başlatıldı. Yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda M.K. ile Ö.F.Ö., düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 2 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilirken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz belirlenemeyen 3 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Haklarında "yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama" ve "şantaj" suçlarından adli işlem başlatılan şüphelilerin GBT sorgulamasında daha önce de benzer suçlardan kayıtlarının bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Kırıkkale’de “kız meselesi” silahlı kavgaya dönüştü: 3 yaralı, 5 gözaltı Haber

Kırıkkale’de “kız meselesi” silahlı kavgaya dönüştü: 3 yaralı, 5 gözaltı

Kırıkkale’de iki grup arasında "kız meselesi" nedeniyle çıkan tartışmanın silahlı kavgaya dönüşmesi sonucu 3 kişi yaralanırken, olayla ilgili 5 şüpheli gözaltına alındı. Olayın ardından firar eden 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Olay, Sanayi Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, O.D. (29), Y.K.K. (21), Y.Ö. (19) ile M.D. (19), T.C. (21), Y.K. (21), M.D. (17), M.K. (23), H.M.C. (23), U.K. (18) ve A.A.U. isimli şahıslar arasında "kız meselesi" nedeniyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmanın silahlı kavgaya dönüşmesi üzerine, O.D. tüfekle, Y.Ö. bıçakla, Y.K.K. ise darp edilerek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede tedavileri süren 3 yaralının da hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Saldırının ardından araçla kaçan şüpheliler, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Olayla bağlantılı olduğu belirlenen H.M.C., U.K. ve A.A.U. isimli firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Silahlı kavganın yaşandığı bölgede Olay Yeri İnceleme ekiplerince yapılan çalışmada, bir adet tabanca ile 4 adet kovan ele geçirildi. Şüphelilerin yakalandığı araçta ise bir adet av tüfeği ve sentetik ecza hapı bulundu. Şüpheliler hakkında "kasten yaralama", "mala zarar verme" ve "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" suçlarından adli işlem başlatılırken, her iki tarafın da çeşitli suçlardan sabıkalarının bulunduğu öğrenildi.

Kırıkkale Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur'a irtikap iddianamesi Haber

Kırıkkale Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur'a irtikap iddianamesi

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Yahşihan Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu eski belediye başkanı Ahmet Sungur ile birlikte 4 şüpheli hakkında "icbar suretiyle irtikap" suçlamasıyla hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. İddianamede, iskan ve imar süreçlerinde yetki kullanılarak müteahhitten 35 milyon lirayı aşan ödemelerin alındığı ve kararların bu talepler doğrultusunda şekillendirildiği öne sürüldü. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yahşihan Belediyesine yönelik yürütülen "icbar suretiyle irtikap" soruşturması kapsamında, tutuklanan eski belediye başkanı Ahmet Sungur ile eski belediye başkan yardımcıları C.Y. ve O.U., eski imar müdürü S.A., iş adamı U.B. ve tutuksuz sanık itirafçı Y.N.Y. hakkında suçlamasıyla hazırlanan iddianame Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. İddianamede, Yahşihan ilçesinde yürütülen "Ay Yıldız" isimli inşaat projesinin iskan ve imar süreçlerinde müteahhitten haksız menfaat temin edildiği öne sürüldü. Müşteki müteahhit C.S.'nin beyanları, banka hareketleri, MASAK raporları, HTS kayıtları ve mesajlaşma içeriklerinin delil olarak yer aldığının belirtildiği iddianamede, 2024 yılı içerisinde iskan iptali, ruhsat işlemleri ve yüksek tutarlı idari para cezası tehdidiyle baskı kurulduğu ifade edildi. Müşteki müteahhit C.S.'nin ifadesinde, daire satışlarının tamamlanabilmesi için bazı daireleri devrettiği, ancak arsa sahibi S.O.İ.'nin vekili A.İ. ile gizli ortağı olduğu ileri sürülen F.M.'nin bu durumu "mal kaçırma" olarak değerlendirerek iskan iptali davası açtıkları ve 64 dairenin tapusuna tedbir koydurdukları aktarıldı. Tedbirlerin kaldırılması ve davadan vazgeçilmesi karşılığında 15 milyon TL ile 3 milyon TL avukatlık ücreti talep edildiği iddiasına yer verildi. RESMİ SIFATI OLMAYANLAR BELEDİYEDE KARAR VERİCİ KONUMUNDA HAREKET ETMİŞ Resmi sıfatları bulunmadığı öne sürülen bazı isimlerin belediyede fiili olarak karar verici konumda hareket ettiğinin belirtildiği iddianamede, U.B., C.Y., O.U. ve S.A.'nın projeye ilişkin süreçlerde etkili oldukları iddia edildi. Bu kişiler tarafından binanın "kaçak yapı" konumuna düşürülebileceği belirtilerek 120-130 milyon TL'ye varan idari para cezası uygulanabileceğinin dile getirildiği öne sürüldü. İddianamede, 2024 yılı Eylül ve Ekim aylarında farklı tarihlerde milyonlarca liralık yeni ödemeler yapıldığı, yapı tadilat ruhsatının verildiği ancak projelerin teslim edilmediği, ödeme yapılmaması halinde ruhsatın iptal edileceği yönünde baskı kurulduğu iddialarına yer verildi. C.S.'nin yer alan ifadelerinde, tapulardaki tedbirlerin kaldırılması için A.İ.'ya toplam 12 milyon 500 bin TL ödendiğini ve bu ödemenin ardından mahkeme tedbirlerinin kaldırıldığını ifade ettiği belirtildi. 35 MİLYONA ANLAŞILDIĞI İDDİASI İddianamede, Ahmet Sungur'un kendisine ait villada müşteki müteahhit C.S. ile yaptığı gizli görüşmenin ayrıntılarına da yer verildi. Sungur'un, müşteki müteahhit ile yaptığı görüşmede, "Hakkımda yok 200 milyon istedi, yok bunu talep etti diye konuşuyormuşsun, yok bana mafya gönderiyormuşsun, ben burada kaç mafyandan şırıngayla kan aldım, biliyor musun" sözlerine de iddianamede yer verildi. Görüşmelerde çözüm olarak bir arsanın satın alınıp belediyeye hibe edilmesi ve bu arsanın emsal hakkının 1878 ada 5 parselde kullanılması teklifinin sunulduğu, maliyetin önce 200 milyon TL olarak ifade edildiği, daha sonra bu tutarın 45 milyon TL'ye, ardından 35 milyon TL'ye düşürüldüğü iddia edildi. MESAJ KAYITLARI: "BAŞKAN ARADI, HALLET ŞU İŞİ" Müşteki müteahhit C.S.'nin talimatıyla para transferlerini gerçekleştirdiği belirtilen Ö.B.'nin ifadesinde, Y.N.Y. tarafından yönlendirilen farklı hesaplara banka yoluyla ve elden toplam 35 milyon TL gönderildiği, A.İ.'ya 12 milyon 500 bin TL ödendiği belirtildi. Dosyada, para transferlerine ilişkin IBAN paylaşımlarının mesaj kayıtlarıyla örtüştüğü, "başkan aradı, hallet şu işi diye" şeklindeki ifadelerin iddiaları güçlendirdiği değerlendirmesi yapıldı. Soruşturma evrakında, yapılan araştırmada iş adamı U.B.'nin şirketi adına kayıtlı 2022 model Audi A8 marka bir aracının bulunduğu, bu aracın Ahmet Sungur tarafından kullanıldığına dair 4 Eylül 2025 tarihli tespit tutanağının dosyada yer aldığı, PTS ve trafik kontrollerindeki kayıtların bu durumu desteklediği ifade edildi. YAPILAN TRANSFERLERLE PARA TRAFİĞİNİN GİZLENDİĞİ ORTAYA ÇIKTI İddianamede yer alan MASAK raporlarında ise paranın ağırlıklı olarak Y.N.Y.'ın hesaplarında toplandığı, dağıtımın ise U.B.'nin yönlendirmesiyle yapıldığı, banka hesapları, elden para teslimleri, kredi kartı kullanımları ve üçüncü kişiler üzerinden yapılan transferlerle para trafiğinin gizlendiği ortaya çıktı. İddianamede, belediye başkanı Ahmet Sungur'un kamu gücünü kullanarak sürecin nihai karar vericisi olduğu, C.Y., S.A. ve O.U.'nun idari işlemlerle sürece aktif katılım sağladığı, U.B.'nin ise resmi sıfatı bulunmamasına rağmen organizasyonu yöneten ve talimat veren kişi konumunda olduğu kanaatine varıldığı belirtildi. "ŞİKAYETÇİ OLMASIN" İDDİASI S.G.Ç.'nin Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ifadesinde, Ahmet Sungur ile yaklaşık 5 yıldır gönül ilişkisi yaşadığını, bu süreçte maddi olarak destek gördüğünü ve kira ile geçim giderlerinin farklı kişiler aracılığıyla karşılandığını söylediği öğrenildi. S.G.Ç., Ahmet Sungur'un kendisine önce Opel marka, ardından Volkswagen marka araç aldığını, Volkswagen bedelinin Ahmet tarafından ödendiğini ve aracı güzellik merkezi açmak amacıyla elden çıkardığını beyan ettiği kaydedildi. İfadesinde, 31 Mayıs 2024 tarihinde Ahmet Sungur'un bahçesinde darp edildiğini belirten S.G.Ç., korktuğu için 155'i aradığını ve "beni öldürüyor" dediğini, ancak o gün şikayetçi olmadığını aktardı. Olayın ardından bazı kişilerin kendisinden şikayetçi olmamasını istediğini söyleyen S.G.Ç., bu kapsamda 10 milyon TL teklif edildiğini, 1 milyon TL'yi elden aldığını, kalan 9 milyon TL için teminat olarak ev verildiğini ve söz konusu paranın U.B.'nin hesabından kendisine gönderildiğini iddia etti. S.G.Ç, parayı aldıktan sonra teminat olarak verilen evi geri verdiğini, toplamda 10 milyon TL aldığını ve yaklaşık 6 ay sonra Ahmet Sungur ile barıştıklarını ifade ettiği öğrenildi. 17 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelilerin eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 250/1 maddesi kapsamında "icbar suretiyle irtikap" suçunu oluşturduğu, suçun zincirleme şekilde işlendiği gerekçesiyle TCK 43/1 maddesinin uygulanması gerektiği belirtildi. Kamu görevlisi olmayan bazı şüpheliler yönünden ise eylemlerin "yardım eden" sıfatıyla değerlendirilmesi talep edildi. İddianamede talep edilen maddeler dikkate alındığında, suçun temel hali için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması halinde yaklaşık 6 yıl 3 ay ile 17 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezası istemi yer aldı.

Kırıkkale Valisi Makas’tan fabrika yangınıyla ilgili açıklama: "Tamamen kontrol altına aldık" Haber

Kırıkkale Valisi Makas’tan fabrika yangınıyla ilgili açıklama: "Tamamen kontrol altına aldık"

Kırıkkale’de kimya fabrikasında çıkan büyük yangın, 10 saat süren yüksek riskli müdahalenin ardından tamamen kontrol altına alındı. Vali Mehmet Makas, termal kameralı dronlarında kullanıldığını belirterek, fabrika yangının da 462 personelin görev yaptığını söyledi. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Bahadır Kimya Fabrikası’nda öğle saatlerinde başlayan yangın, yaklaşık 10 saatlik müdahalenin ardından tamamen kontrol altına alındı. Ekiplerin su ve köpükle yapılan soğutma çalışmalarının sabaha kadar devam edeceği belirtildi. Yangın süresince olay yerinde bulunan Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, müdahalenin yüksek risk altında gerçekleştirildiğini belirtti. "Üst düzey bir çalışma yürütüldü" Vali Makas, kimyasal üretim yapılan bir tesiste çıkan yangının ciddi bir tehlike oluşturduğunu vurgulayarak, "Öğle saatleri itibarıyla Kırıkkale OSB’de başlayan ve an itibarıyla tamamen kontrol altına aldığımız, soğutma çalışmalarının sürdüğü fabrikamızdaki yangın mahallinin tam önündeyiz. Önce şunu belirtmek istiyorum: Çok yüksek riskli bir müdahaleydi. Çünkü kimya sektörü üzerine çalışan bir fabrika olduğu için gerek araç gerekse personel noktasında üst düzey bir çalışma yürütüldü. Yangın tamamen söndürüldü, soğutma çalışmaları ise sabaha kadar sürecek" dedi. "Çevre vilayetlerimizin büyük katkısı oldu bize" AFAD Başkanlığı Acil Durum Yönetim Merkezi koordinasyonunda yürütülen çalışmalara çok sayıda kurum ve çevre illerden ekiplerin destek verdiğini belirten Makas, "Çevre vilayetlerimizin büyük katkısı oldu bize. Koordinasyon, AFAD Başkanlığı Acil Durum Yönetim Merkezi tarafından sağlandı. Sayın İçişleri Bakanımızın talimatları doğrultusunda, Sayın AFAD Başkanımızın koordinasyonunda ekipçe bir çalışma gerçekleştirdik" diye konuştu. "462 personelle müdahale ettik." Yalnızca yangın söndürme faaliyetlerinde görev alan 262 personelin 52 araçla sahada olduğunu ifade eden Makas, "An itibarıyla sabahtan bu yana 262 personel ve 52 araçla müdahale ettik. Özellikle belirtiyorum; bu verdiğim rakamlar yalnızca yangın söndürme üzerine görevli itfaiye söndürme personeline aittir. Bunun dışında sağlık personelimiz, UMKE, Kızılay, emniyetimiz, jandarmamız ve diğer paydaş kurumlarımızdan toplamda yaklaşık 200 personel daha görev yaptı. Böylece 462 personelle müdahale etmiş olduk" şeklinde konuştu. "Termal dronlar kullandık" Açıklamasında çevre illerden gelen desteklere de dikkat çeken Makas, Ankara başta olmak üzere Çankırı, Kırşehir, Yozgat, Çorum, Sivas, Samsun, Kayseri ve Kayseri OSB’den itfaiye ve AFAD ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini belirtti. Makas, yangına müdahalede ilk kez termal dronlar ve kule sistemiyle sıcaklık tespiti yapıldığını, bu yöntemle müdahalenin daha etkin şekilde gerçekleştirildiğini aktardı. "Ekiplerimize teşekkür ediyorum" Vali Makas, "Sayın İçişleri Bakanımızın şahsında, AFAD Başkanımıza, ilgili bakan yardımcımıza, AFAD başkan yardımcımıza teşekkür ediyorum. Çevre illerden gelen tüm itfaiye ve AFAD teşkilatlarına teşekkür ediyorum. Millî Savunma Bakanlığına da teşekkür ediyorum; burada hem MKE itfaiye teşkilatını hem de Mühimmat Garnizon Komutanlığının şoförlerini kullanmış olduk, büyük destek verdiler. Çok riskli, çok tehlikeli bir yangını sıfır zayiatla tamamladık. Alın teriyle rızık peşinde koşan 70 işçi kardeşimizin birinin bile burnu kanamadan tahliyesi bizim için en büyük tesellidir. Devletimizin tüm kurumlarıyla gösterdiği güçlü dayanışma, yangının büyümeden kontrol altına alınmasında etkili olmuştur" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.