#kırmızı et

İLKHABER-Gazetesi - kırmızı et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, kırmızı et haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Barut: İthalata dayalı politikalar hayvancılığı bitiriyor Haber

Barut: İthalata dayalı politikalar hayvancılığı bitiriyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hayvancılık ve kırmızı et sektöründe yaşanan krizin giderek büyüdüğünü belirterek, üreticilerin derinleşen sorunlarla boğuştuğunu, halkın ise et tüketemez hale getirildiğini söyledi. Yüz binlerce hayvan ve tonlarca kırmızı et ithalatı için yurt dışına 13 milyar dolar ödendiğini hatırlatan Barut, “Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne ülkenin hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır” dedi. “ARTAN MALİYETLER KIRMIZI ET TÜKETİMİNİ GERİLETİYOR” Türkiye’de kırmızı et tüketiminin, artan fiyatlar ve derinleşen üretim sorunları nedeniyle sürekli gerilediğini aktaran Barut, "Kırmızı et tüketiminde yaşanan bu kara tablo, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur" diye konuştu. Kırmızı et fiyatlarındaki artışın temel nedenlerine işaret eden Barut, "Hızla artan üretim maliyetleri, yetersiz tarımsal destekler, ithalata dayalı hayvancılık politikaları ve üreticiyi korumayan piyasa düzenlemeleri sorunu büyütüyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli hayvan yetiştiricileri, artan maliyetlere rağmen emeğinin karşılığını alamıyor, eti ve sütü para etmezken dişi hayvanlar dahi kesime gidiyor, çiftçimiz de üretimden çekiliyor" şeklinde konuştu Kamusal açıdan düzenleyici kurum olarak görev yapması gereken Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) mağduriyet yarattığını iddia eden Barut şunları söyledi: "ESK'nin uyguladığı kesim ve alım fiyatları, küçük üreticiler açısından ciddi bir mağduriyet yaratıyor. ESK tarafından açıklanan kesim fiyatları, birçok bölgede üretim maliyetlerinin altında kalmakta, küçük üreticileri zarara zorlayarak ve üretim dışına iterken özellikle büyük işletmeler lehine bir piyasa yapısı oluşmasına neden oluyor. Küçük üretici, hayvanını zararına kestirmek zorunda bırakılıp mağdur olurken hayvancılığı bırakıyor. Yıllardır sürdürülen canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı politikaları da, yerli üretimi baskılıyor. 2010 yılından bu yana Türkiye yaklaşık 11 milyon baş canlı hayvan ve 500 bin tonu aşacak şekilde kırmızı et ithal etmiş, 13 milyar dolar ödenmiştir. Son yıllarda ithalat artmış, 2025 yılı içerisinde 505 bin büyükbaş, 19 bin küçükbaş ithalatı yapılmış, 50 bin tonu aşkın kırmızı et ithalatı yapılmıştır. 2025 yılı için 1.2 milyar dolara yakın paramız dışarıya gitmiştir. Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır. İthalat adımları üretimi, üreticiyi, tüketiciyi ve ülke ekonomisini zarar sokmuştur." “İTHALATA DAYALI POLİTİKALAR HAYVANCILIĞI SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GETİRDİ” Ayhan Barut, "Tarımı ve hayvancılığı bitirmeye yeminliler gibi destek vermeyerek, üstüne ithalat politikalarıyla birlikte ESK’nin düşük alım fiyatları ve yetersiz müdahalesi gözetildiğinde tablo daha da kötüleşiyor. Küçük üretici üretimden kopuyor, hayvan varlığı azalıyor, halkımız ise yüksek fiyatla karşı karşıya kalıyor. Yemden samana tüm maliyetler katlanırken, üreticinin eti ve sütü para etmiyor ama borcu sürekli katlanarak artıyor. Bu yaşananlar ve dayatılanlar hayvancılığı sürdürülemez hale getiriyor, ülke hayvancılığı tümüyle dışa bağımlı hale getiriliyor. Şap salgınında yaşandığı gibi bu iktidar çözüm üretmiyor, aksine büyütüyor. Çözüm için ise derhal ithalata dayalı hayvancılık politikaları son bulmalıdır. ESK’nin kesim ve alım fiyatları, üretim maliyetlerini esas alıp üretici lehine revize edilmeli, küçük ve orta ölçekli üretici korunmalı, yemden veterinerlik hizmetlerine dek diğer tüm girdilerde maliyet düşürücü yapısal önlemler alınmalıdır. Sorunlara çare olmayıp aksine büyüten destekleme politikaları da işlevsel, gerçekçi ve sürdürülebilir hale getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Gürer: Yerli üreticiye destek verilmeli, et fiyatları kontrol altına alınmalı Haber

Gürer: Yerli üreticiye destek verilmeli, et fiyatları kontrol altına alınmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin büyükbaş hayvan ithalatındaki hızlı artışı ve et fiyatlarındaki yükselişi değerlendirerek hayvancılık politikalarını eleştirdi. Gürer, son 10 yılda milyarlarca dolarlık ithalata rağmen et fiyatlarının hızla arttığını, ithalatın sorunları çözmek yerine derinleştirdiğini belirtti. “10 Yılda 10 milyon büyükbaş hayvan ithal edildi, 12 milyar dolar yurt dışına gitti” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında 373 bin 126 baş sığır ithal edilerek 704 milyon 613 bin dolar ödeme yapıldı. Ancak yalnızca 2025 yılının ilk 8 ayında 505 bin 59 baş sığır ithalatına karşılık 794 milyon 985 bin dolar harcandı. 2025 yılında Türkiye’nin sığır ithalatında en fazla payı Brezilya ve Uruguay aldı. Brezilya’dan 257.179 adet sığır ithal edilerek 402 milyon 171 bin 682 dolar ödeme yapılırken, Uruguay’dan ise 236.608 adet sığır ithal edildi ve bunun karşılığında 365 milyon 664 bin 293 dolar ödendi. 2015-2024 yılları arasında toplam 5 milyon 713 bin 511 büyükbaş hayvan ithal edildi. 2025 yılının ilk 8 ayı da eklendiğinde bu sayı 6 milyonu aşmış durumda ithal hayvan varlığı ilk ithalattan bugüne 10 milyon başı geçti. Son 10 yılda büyükbaş hayvan ithalatına ödenen tutar 7 milyar 131 milyon 516 bin 467 dolar. Bu miktarın hayvancılığın desteklenmesi ve üreticinin maliyet yükünün azaltılması için kullanılabilecekken ithalata aktarılmasının büyük bir yanlış. Tüm zamanlar için et ve hayvan ithalatında yurt dışına 12 milyar dolara ulaşan dövizimiz gitti” şeklinde konuştu. “Yerli üreticiye destek verilmeli, mera ve buzağı ölümleri önlenmeli” Ömer Fethi Gürer, “İthal et ve hayvan son yıllarda bitecek derken artarak devam ediyor. Buna rağmen et fiyatları katlanarak artıyor. İthalata dayalı bu yanlış politikalar üreticiyi desteklemek yerine bitiriyor, tüketiciyi de pahalı ete mahkûm ediyor. Et ve Süt Kurumu ithal et ve hayvan ile piyasa dengeleme yerine piyasa da değişkenliğe müdahale edemiyor. Şap ile durağanlaşan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Yem fiyatları ,ahır giderleri durmuyor .Yem sübvanse edilip yerli üreticiye destek sağlanması, mera hayvancılığının geliştirilmesi, yerli ırkın geliştirilmesi, buzağı ölümleri ve hastalıkla mücadelede gelişmiş ülkeler konumuna erilmesi sağlanmalıdır” diye ifade etti.

Gürer: Et artışı emekli ve dar gelirli için lüks haline geldi Haber

Gürer: Et artışı emekli ve dar gelirli için lüks haline geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, kırmızı et fiyatlarındaki artışın emekli ve dar gelirli vatandaşların sofrasına yansıdığını belirterek, ete erişimin her geçen gün zorlaştığını açıkladı. Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kasap esnafıyla bir araya gelerek fiyat artışları ve besicilerin yaşadığı sorunları yerinde inceledi. “Et artışı emekli ve dar gelirli için lüks haline geldi” Etin temel gıda olmasına rağmen emekli, sabit ve dar gelirli aileler için artık lüks tüketim haline geldiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Yaklaşık dokuz ayda dana etinde 94 lira, kuzu etinde 65 liralık kesimhane fiyat artış yaşandı. Kısa bir süre dana etinde fiyatlarındaki artış engellenmiş olsa da 25 eylül itibariyle dana eti geçen aya göre %2,8, kuzu eti ise %5,4 arttı. Bu artış son satış noktasına kadar zamlanarak vatandaşa ulaşınca Vatandaşın sofrasına et girmesi iyiden iyiye zorlaştı. Ülkemizde et fiyatları yükselmeye devam ederse vatandaş sofrasından tümden çekilecek, gramla ürün almak dahi zorlaşacak. Tarım ve hayvancılık politikaları ithale dayanmayan, yerli üreticiyi destekleyen ve tüketiciyi de koruyarak uygun fiyatla et almasını sağlayacak politikalar oluşmalıdır. Besici, kesimhaneye verdiği hayvanın fiyatı özel marketlerde üç kat artarak tüketiciye ulaşıyorsa burada bir sorun var demektir. Kasapta fiyat artışı giderlerine bağlanarak gerekçelendirilse de marketlerin Et ve Süt Kurumundan temin ettiği et fiyatlarının bölümlere göre 1000 TL’den başlayıp 1500 TL’ye kadar çıkması, sürecin iktidar tarafından doğru yönetilmediğini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “İthalat piyasayı dengelemiyor, çiftçi sahipsiz kaldı” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2010 yılından bu yana 10 milyon baş büyükbaş hayvan ithal edildiğini hatırlatarak, “12 milyar dolar yurt dışına para verildi ama sorun çözülmedi. Çünkü yerli üretim yeterince desteklenmedi, çiftçimize sahip çıkılmadı. Ankara’da özel markete gittim, dana bonfile kilosu 12000 TL. Bu Türkiye’de çoğu yerde satılan fiyatın üstünde. Et ve Süt Kurumu’nun ithal getirdiği ürün de bu fiyatlardan satılıyorsa neden ithalat yapılıyor. İthalat amacı piyasayı dengelemek diye masal anlatanlar et ve süt kurumu ithal et fiyatı açıklamalıdır. Niğde ili Bor ilçesinde Kasapta bonfile 800-900 TL. Pirzola 650 TL, kıyma 650 TL, dana eti kemiksiz 700 TL. Şimdi ithal ürün Ankara’da bonfile 1200 TL’den satılıyorsa bu nasıl olacak” şeklinde konuştu. Bor’da uzun yıllardır babadan oğula kasaplık yapan Cemal Çopur, “Satışlarımız geçen seneye göre %75 düştü. Vatandaşın alım gücü yok. Para pul oldu. Dana karkas kesimde 460-470 TL’ye dayanır. Bizim kasaplık geçmişimiz eskiye dayanır. Dedem kasap, babam kasap, amcalarım kasap, ben kasabım, oğlum kasap. Niğde’nin en eski kasaplarından biriyiz ama kasaplık bitmek üzere. Market fiyatları bizden pahalı. Ankara’da bazı kasaplar eti 1000 liraya satıyor, bizden ise 650-700 TL’ye satılıyor. Hayvancılık da daraldı. Bir çobanın aylığı 50-70 bin lira oldu, çoban bulmak zor. Dört çobanım vardı, hepsi kaçtı. Bir 50 kg torba yem 850 lira. Gelir yok, gider çok. 12 damızlık hayvanım var ama ben yılbaşında bırakacağım, oğlum devam edecek. Bitti, ben bırakacağım” ifadelerini kullandı. “Çiftçiye destek verilmeli, yerli hayvancılık geliştirilmeli” Sorunun çözüm yollarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şunları söyledi: “Bu iş çözümlenebilir. Yemin sübvanse edilmesi, besiciye yeterli desteğin verilmesi, yerli hayvancılığın geliştirilmesi, çiftçinin giderlerinin azaltılması gerekir. Şu an hayvancılık yapan çiftçilik yapmıyorsa ayakta kalamaz. Anadolu’da kasaplarda ortalama fiyat 600-700 TL iken aynı ürün ithal geldiğinde büyük marketlerde 1000-1100 TL aralığında satılıyor. Burada büyük bir yanlışlık var. Hem üretici hem kasap sıkıntıya düşerken büyük market bu işin kaymağını yiyor. Türkiye bu süreci çözmek zorunda çünkü çocuklar et ve sütten mahrum kalıyor, protein alamıyor. Geleceğimizin çocuklarının gelişimi bile bu nedenle sorunlu hale gelir. Emekli ,sabit gelirli ete erişmesi de giderek zorlaşıyor”

Barut: Dışarıdan 12 milyar dolarla et ithal ettik, vatandaşın  sofralarında hâlâ et yok Haber

Barut: Dışarıdan 12 milyar dolarla et ithal ettik, vatandaşın sofralarında hâlâ et yok

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, son 6 ayda kırmızı et fiyatlarının en az yüzde 35 zamlandığına dikkat çekerek, üreticilerin zarar ettiğini, tüketicilerin de pahalılıktan alamadığını söyledi. Barut, "Yemden samana tüm maliyetler katlanarak artarken hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimiz büyük zarar nedeniyle ineğini bile kesime gönderiyor. Artan fiyatlar nedeniyle halkımız sofrasına et koyamıyor" dedi. "Yurttaş etin yanına bile yaklaşamıyor” Uluslararası raporlara göre kişi başına kırmızı et tüketimi Avrupa'da 34,5 kilogram, dünya genelinde 18.1 kilogram olduğunu hatırlatan Barut şunları söyledi: "Türkiye'de kırmızı et tüketimi kişi başına sadece 16.6 kilogramdır. Balık ve tavuk eti tüketiminde de daha vahim bir durum var. Yurttaş neden tüketemiyor? Çünkü son 6 ayda kırmızı et fiyatları en az yüzde 35 oranında zamlandı. Fahiş zamlar, yüksek enflasyon ve artan vergiler bir yana halkın geliri eriyor, pahalılıktan kimse kırmızı etin yanına yaklaşamıyor. Sonuç olarak tüketim azalıyor. Yemden samana tüm maliyetleri katlanan üreticiler de kazanamıyor. Sonucunda zarar ettiği için ineğini bile kesime gönderiyor. Bu kriz büyürken AKP iktidarı sadece seyrediyor." “Tarıma, hayvancılığa, çiftçiye, üreticiye destek olun ki tüketici de rahat bir nefes alsın” Ayhan Barut, "Geçmiş dönem Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2018 yılında açıklama yaparak 3 yıl içinde Türkiye'nin et ve hayvan ithalatını tümüyle bitireceğini açıklamıştı. Ama bunlar hiç olmadı. Türkiye, 15 yıldır canlı hayvan ve et ithalatı yapmasına rağmen vatandaşın sofrasına yeterli miktarda et koyamadığı çok açık biçimde görülüyor. 2010 yılından bu yana 12 milyar dolar yurt dışına hayvan ve et ithalatı için aktarıldı. Olan ülke ekonomisi, tarımı ve çiftçisine, dolayısıyla halkımıza oldu. İthalat çözüm olmadı, yanlış hayvan politikaları nedeniyle ithalat lobileri ve rantiyeciler zenginleşirken ülke hayvancılığı bitirildi. Çiftçinin yem fiyatları bir senede neredeyse yüzde 130 artarken, yükselen maliyetler nedeniyle ahırlar boşaldı. Et fiyatları maliyet artışından kaynaklı artınca halkımız da sofrasına et koyamaz oldu, mutfaklarda et yerine dert pişmeye başladı. Temel ilke şu olmadı; Tüketici ucuza tüketmeli, üreticilerimiz de kazanmalı ama bu düzeni AKP iktidarı bozuyor. Daha da büyüyeceği görülen bu krizin çözümü ortada duruyor. Üretmek, desteklemek ve üreticiyi mutlak suretle ithalat belasından kurtarmak şarttır. İthalatın değil üretimin ve üreticinin desteklenmesi zorunludur. Çözüm, üretimi artırmak, üreticiyi desteklemek ve üretimi sürdürülebilir kılmaktan geçiyor. Tarıma, hayvancılığa, çiftçiye, üreticiye destek olun ki tüketici de rahat bir nefes alsın” diye ifade etti.

Vergi Denetim Kurulu, kırmızı et sektöründe 3 milyar liralık kayıt dışı kazancı tespit etti Haber

Vergi Denetim Kurulu, kırmızı et sektöründe 3 milyar liralık kayıt dışı kazancı tespit etti

Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu, kırmızı et sektöründeki kayıt dışılığı yakın takibe alırken, sektörün önde gelen 4 büyük üreticisine yönelik kapsamlı inceleme yapıldı ve 3 milyar liralık kazancın kayıt dışı bırakıldığı saptandı. Bakanlıktan edindiği bilgilere göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK), işlenmemiş gıda, akaryakıt, demir-çelik, tütün ve kuyum sektörlerinin ardından gözünü kırmızı et sektörüne dikti.Kırmızı et sektörüne yönelik risk analizi ve saha çalışmalarını artıran ekipler, ilk aşamada özellikle sektöre yön veren 4 büyük mükellefe ait büyükbaş hayvan üretim yerlerine yönelik fiili sayım gerçekleştirdi. Bu üreticilerin 7 ildeki tesislerinde saha denetimleri yapıldı, sayımlar diğer illere yayılarak devam edecek.Vergi müfettişleri koordinasyonunda gerçekleştirilen fiili sayımlara gelir uzmanları ile Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı veteriner hekimler de katıldı. Sektörün sağlıklı gelişmesi için saha çalışmaları artırıldı Saha denetimlerinde, işletmelerdeki canlı hayvan varlığına ve küpelerine yönelik de kontrol yapıldı.Bu süreçte riskli bulunan mükellefler, vergi incelemesine alındı. Bu mükelleflerin 3 milyar lirayı bulan kazancını kayıt dışı bıraktığı belirlenirken, buna ilişkin cezalı vergi tarhiyatı yapıldı.Bakanlık ekipleri, gelecek haftalarda sektöre yönelik saha çalışmalarını genişletecek. Mehmet Şimşek: “Vergi adaletini sağlamak önceliğimiz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin değerlendirmesinde, vergi adaletini sağlamak ve adil rekabeti korumanın, öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: "İlgili bakanlıklarla koordinasyon ve işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Kayıt dışılıkla etkin mücadele ederek, sektörün sağlıklı şekilde gelişmesini sağlayacağız. Bu denetimlerle kayıt dışı faaliyetleri tespit ederek vergisel yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesini amaçlıyoruz. Böylece, adil rekabet ortamı için piyasa bozucu fiilleri işleyenleri tespit ediyoruz."

Barut: Et ve süt üreticisi zarar ederken, halk pahalılıkla mücadele ediyor Haber

Barut: Et ve süt üreticisi zarar ederken, halk pahalılıkla mücadele ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili,  Ayhan Barut, kırmızı ette büyüyen krizin sona ermesi için üretim, üretici ve tüketici odaklı sürdürülebilir eylem planı uygulanmasını istedi. Kırmızı ette üreticinin kiloda 100 liradan fazla zarar ettiğini belirterek, "Besicilerimiz ne etinden ne sütünden kazanamayıp zarar ederken, ekonomik krizin vurduğu halkımız ise pahalılıktan tüketemiyor. Bu krizin çözümü için üretim odaklı sürdürülebilir eylem planı uygulanması ve destek verilmesi şart" dedi. "İthalat sevdalarına karşın ülkemizin hayvan varlığı azalıyor, yurttaş ise et ve süt tüketemiyor" Yüksek enflasyon, artan yoksulluk, bitmeyen zamlar nedeniyle yurttaşın et tüketemez hale geldiğini ifade eden Ayhan Barut şunları söyledi: "İthalat sevdalarına karşın ülkemizin hayvan varlığı azalıyor, yurttaş ise et ve süt tüketemiyor. Niye? Çünkü üretenler kazanamadığı için, maliyetler katlanarak artıp borçlar büyüdüğü için ahır ve ağıldaki dişi hayvanlar bile kesime gidiyor. Böyle olursa kriz nasıl çözülür?"  “Üretim ve tüketici odaklı destekleme şart" Barut, "Ülkemizde kesim fiyatları bir yılda yüzde 49 oranında artarken, üretim maliyetlerindeki artış yüzde 65'i aştı. Ortalama kesim fiyatları 300-320 lira arasında maliyetler kiloda 430 lirayı aşıyor. Hep zararına üreten nasıl üretime devam edecek, bu iş nasıl sürdürülecek? Zaten sürdürülemez hale geldiği için kırmızı et ve hayvancılık sektöründe kriz büyüyor.  İğneden ipliğe her şey fahiş oranda zamlanırken çiftçinin eti ve sütü niye para etmiyor? Çiftçi bu durumdayken halkımız niye pahalılıktan alamıyor? Tüm bunların sebebi belli, çözümü de ortada. Besicilerimizin can çekiştiği bu dönemde 1 litre sütle 1.5 kilogram yem alınabilmelidir. Yem ve süt paritesine uyulmalı. Geliri eriyen, alım gücü yok edilen halkımızın derdine derman olunmalı. Üretim ve üretici odaklı, tüketicileri gözeten sürdürülebilir destekleme sağlanmalı, acil eylem planı uygulanmalıdır" diye ifade etti. 

Et Fiyatlarına Yüzde 15 Zam! Yıl Sonunda Kıyma Fiyatları Ne Kadar Olacak? Haber

Et Fiyatlarına Yüzde 15 Zam! Yıl Sonunda Kıyma Fiyatları Ne Kadar Olacak?

Türkiye genelinde kırmızı et fiyatlarında son dönemde ciddi artışlar yaşanıyor. Kasım ayında başlayan fiyat yükselişi, kasaplar ve marketlerde kıyma ile kuşbaşı et fiyatlarının yüzde 10 ila 15 oranında zamlanmasına neden oldu. Sektör temsilcileri, yıl sonunda kıyma fiyatlarının kilogram başına 700 lirayı aşacağını belirtiyor. Et Fiyatlarındaki Artışın Sebepleri: Hayvan Sayısındaki Düşüş ve Yem Fiyatları Kırmızı et fiyatlarındaki artışın başlıca sebepleri arasında hayvan sayısının azalması ve yem fiyatlarındaki büyük artışlar yer alıyor. Ulusal Et Konseyi'ne göre, yetersiz süt fiyatları nedeniyle süt ineklerinin erken kesime gönderilmesi, et arzında ciddi bir düşüşe yol açtı. Ayrıca, yem fiyatlarındaki yüzde 70'lik artış, hayvancılık maliyetlerini ciddi şekilde yükseltiyor. Kış aylarının gelmesiyle birlikte hayvanların ahırlara çekilmesi, yem tüketimini artırırken, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışlar da sektörü olumsuz etkiliyor. Kasap ve Market Fiyatlarında Farklılık Son bir ayda kasaplarda kıymanın kilogram fiyatı 600 liradan 650-680 liraya, yerli dana kuşbaşı ise 600 liradan 700 liraya yükseldi. Marketlerde ise fiyatlar daha düşük seviyelerdeydi ancak son dönemde kıyma fiyatı 350 liradan 420-450 lira aralığına, ithal dana kuşbaşı ise 490 liradan 550 liraya çıktı. Bu durum, et fiyatlarındaki yükselmenin kasaplar ve marketler arasında farklı fiyat seviyelerine yol açtığını gösteriyor. Fiyat Artışları Geçici Değil, Kalıcı Olacak Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, et fiyatlarındaki artışın geçici bir durum olmadığını ve tarımsal politikaların yanlış yönlendirildiğini belirtti. Yalçındağ, “Ülkemiz et üretiminde kendine yetebilir durumdayken, ithalata bağlı kalmak sorunlara yol açıyor. Fiyat dalgalanmaları kasapların iş yapma kabiliyetini olumsuz etkiliyor” dedi. Ayrıca, ithal etlerin kalitesinin yerli etler kadar iyi olmadığını vurgulayarak, kasapların 'yerli ürün' ve marketlerin ise 'ithal et' ibaresiyle satış yapmasının önemine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.