#Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy

İLKHABER-Gazetesi - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy’dan net mesaj: Kültür artık bir ayrıcalık değil Haber

Bakan Ersoy’dan net mesaj: Kültür artık bir ayrıcalık değil

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Aydın Kültür Yolu Festivali'nin açılışı, yapımı tamamlanan Atilla Koç Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen törenle yapıldı. Ersoy, törende yaptığı konuşmada, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bu yıl itibarıyla 26 şehri kapsayan büyüklüğe ulaştığını söyledi. Festivalin herkese hitap ettiğini aktaran Ersoy, etkinlikte 9 gün boyunca zengin deneyimler, yeni sanatsal değerler, farklı konularda bilgiler, yöresel tatlar ve keyifle hatırlanacak güzel anılar biriktirileceğini belirtti. Belirlenen 10 farklı noktada 43 farklı başlıkta 177 etkinliğin hazırlandığı bilgisini veren Ersoy, festivalde konserler, temsiller, sergiler, atölyeler, söyleşiler, film gösterimleri gibi geniş bir etkinlik yelpazesinin olduğunu kaydetti. Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin önemine değinerek, şunları kaydetti: "Kültür ve sanat etkinliklerinin sınıfsal bir ayrıcalık olduğu anlayışı tamamen yıkılmakta, her kesimden insanımız bir ve beraber bu zengin, eğlenceli, öğretici dünyadan heybesini gönlünce doldurmaktadır. Bundan sonrası için de kazanımlarımızı koruyarak bütün bu değer ve faydaların sürekliliğini tesis edecek, yeni şehirlerimizi Türkiye Kültür Yolu Festivaline dahil ederek bu çok yönlü kazançların ülkemizin geneline mümkün olduğunca yayılmasını sağlayacağız." Aydın gibi medeniyetlerin nakış nakış işlediği bir coğrafyanın zenginliğine festivalde yer verdiklerini vurgulayan Ersoy, buradaki faaliyetler hakkında bilgiler paylaştı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geleneksel değerleri sadece göstermek değil öğretmek ve deneyimlenmesini sağlamak istediklerini belirterek, "9 günlük festival kapsamında her gün 3 ve toplamda 27 kez yapılacak atölye etkinlikleri bu amaca hizmet edecektir. Bir saatlik programlar halinde gerçekleştirilecek atölyelerin kapısı, geleneksel sanatların üretim süreçlerine dahil olmak isteyen herkese açıktır." dedi. "Lezzet Noktası" projesi ile Aydın'ın da yerel mutfak mirasını, güncel gastronomi anlayışıyla birlikte gözler önüne sereceklerini ifade eden Ersoy, şef Ahmet Güzelyağdöken'in yerel ve ev temelli Ege mutfağına dayanan yaklaşımıyla kentin gastronomi mirasını görünür kılacak çalışmalara öncülük edeceklerini anlattı. Ersoy, açılışı yapılan Atilla Koç Kültür Merkezi'nin de hayırlı olması dileyerek, yenilenen kültür-sanat yuvasına, eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un adının verilmesinin son derece isabetli olduğunu ifade etti. Törende Ankara Valiliğine atanan Aydın Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç da birer konuşma yaptı. Bakan Ersoy'un daha sonra Koç'a plaket verdiği programa AK Parti Aydın milletvekilleri Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen ile Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu da katıldı.

Turizmde rekor sinyali: Gelirler yüzde 4,2 arttı Haber

Turizmde rekor sinyali: Gelirler yüzde 4,2 arttı

Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen basın toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026'nın ilk çeyrek verilerini, bölgesel gelişmelerin turizme etkilerini, 2026 turizm hedeflerini ve gelecek döneme ilişkin yol haritasını anlattı. Bakan Ersoy, toplantının sektörün mevcut küresel gelişmeler karşısındaki dayanıklılığını, krizlere ve fırsatlara adaptasyon kabiliyetini ortaya koyması bakımından ayrı bir önem taşıdığını söyledi. Küresel ölçekte son derece hassas bir dönemden geçildiğini vurgulayan Ersoy, "Bölgesel gerilimler, jeopolitik gelişmeler, çatışmaların olumsuz etkisi ve buna bağlı olarak uluslararası seyahat hareketliliğinde yaşanan dalgalanmalar, turizm sektörünü doğrudan etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor." dedi. "TÜRKİYE, BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI OLDUĞUNU TESCİL ETMİŞTİR" Türkiye'nin yanı sıra dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarının tamamının, çatışma bölgelerine olan mesafeleri ve bulundukları coğrafya gibi nedenlerle komşularıyla benzer etkilerle karşı karşıya olduğunu dile getiren Ersoy, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek, ateş çemberi içindeki bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha tespit ve tescil etmiştir. Bulunduğumuz bölgede krizler her zaman olabilir ve olacaktır ancak burada belirleyici olan, bu tür dönemlerin nasıl yönetildiğidir. Geçtiğimiz yıl da benzer küresel gelişmelerle ve bölgesel belirsizliklerle karşı karşıya kaldık. Buna rağmen çok şükür ki, 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapattık. Rakamlar Türkiye'nin turizmde yalnızca güçlü bir destinasyon değil aynı zamanda kriz yönetimi konusunda ne kadar yüksek bir kapasiteye sahip olduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Bu yıl da aynı kararlılıkla ve mevcut tecrübelerimizle sektörümüz ve devlet el ele vererek yolumuza devam edeceğiz." Mehmet Nuri Ersoy, 2026'nın ilk çeyreğinde elde edilen verilere göre, küresel zorluklara rağmen Türkiye turizminin yılı artıda karşıladığını vurgulayarak, "Geçen yıl ocak ayını 2 milyon 950 bin ziyaretçiyle kapatmıştık. Bu yılı 3 milyon 131 bin ziyaretçiyle kapattık. Yüzde 6,1'lik bir artış gerçekleşti. Şubat ayını geçen yıl 2 milyon 899 bin ziyaretçiyle kapatmıştık, bu yılı 2 milyon 848 bin ziyaretçiyle yani -1,7 ile kapattık." değerlendirmesini yaptı. Turizmde şubat ve mart aylarında ramazanın ve Amerika-İsrail-İran savaşının etkilerinin görüldüğünü buna rağmen geçen yıl martta 2 milyon 995 bin olan ziyaretçi sayısının bu yıl yüzde 8,2'lik artışla 3 milyon 240 bin olarak gerçekleştiğini aktaran Ersoy, "Eğer savaşın etkisi olmasaydı mart ayında çift taneli ve yukarı yönlü çok ciddi bir büyümeyle karşılaşacaktık." diye konuştu. Bakan Ersoy, toplam ziyaretçi sayılarına göre ilk çeyreği 678 bin ziyaretçiyle kapatan Almanya'yı, 651 bin ziyaretçiyle Rusya, 539 bin ziyaretçiyle Bulgaristan, 527 bin ziyaretçiyle İran ve 314 bin ziyaretçiyle Birleşik Krallık'ın takip ettiğini ifade etti. Ortalama kalış süresi ve kişi başı gecelik harcama verilerine ilişkin bilgiler veren Ersoy, sadece nicelik değil, niteliğin de ön planda olduğu bir stratejiyle ilerlediklerini söyledi. Ersoy, ilk çeyrek raporunda kişi başı gecelik harcamadaki ve ziyaretçi sayısındaki artışın turizm gelirlerine pozitif yansımasının da görüldüğüne dikkati çekerek, "Geçen sene ilk çeyrekte 9 milyar 494 milyon dolar olan turizm gelirinin bu yıl 9 milyar 896 milyon dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Bu da yaklaşık yüzde 4,2'lik bir artışa denk geliyor." ifadelerini kullandı. "TGA İLE BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜ BİR REFLEKS GÖSTERDİK" Bu sonuçların doğru okunması gerektiğinin altını çizen Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü bu tablo, tesadüfen ortaya çıkmış bir tablo değildir, planlı, koordineli ve sahada aktif şekilde yürütülen bir sürecin sonucudur. Öncelikle tanıtım tarafında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte çok güçlü bir refleks gösterdik. Ajansımız, gelişmelerin ilk anından itibaren uluslararası pazarlardaki faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmüş, birçok hedef pazarda tanıtım çalışmalarını 2 katına çıkarmıştır. Yani biz savaş başladı diye durmadık tam tersi tanıtım faaliyetlerini iki katına çıkardık. Dijital mecralardan geleneksel iletişim kanallarına kadar geniş bir yelpazede yürütülen bu çalışmalarla Türkiye'nin güçlü, güvenli ve cazip bir destinasyon olduğu mesajı küresel ölçekte kararlılıkla verildi. Tanıtım kadar önemli bir diğer başlık ise erişilebilirlik ve kapasite yönetimi olmuştur. Bu kapsamda başta Türk Hava Yolları olmak üzere havayolu sektörümüzle çok yakın bir iş birliği içerisinde olduk." Mehmet Nuri Ersoy, mevcut durumu analiz etmenin yanı sıra pazara özel, hızlı ve etkili aksiyonlar geliştirdiklerini, süreci uzaktan izleyen değil, sahada, sektörle birlikte yöneten bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımızın kararlı destekleri ile Türkiye'yi 2026'da Antalya Diplomasi Forumu, NATO Zirvesi, Uluslararası Uzay Kongresi ve COP31 gibi global etkinliklerin merkezi haline getiriyor, Formula 1, UEFA Avrupa Ligi Finali gibi küresel organizasyonlar ve Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Pet Shop Boys gibi dünya yıldızlarının stadyum konserlerine ev sahipliği yapıyoruz." dedi. "FORMULA 1, BİRİNCİ SINIF GÜNDEM BAŞLIĞI HALİNE GELDİ" Formula 1 açıklamasının yapıldığı ilk 4 günde 50'den fazla ülkede 2 bini aşkın haberle küresel medyada yaklaşık 650 milyonluk bir erişime ulaşıldığına işaret eden Ersoy, "44'ten fazla dilde içerik üretilmesi ve milyonlarca izlenmeye ulaşan video içerikleriyle birlikte, Formula 1 Türkiye Grand Prix'si yalnızca spor dünyasında değil, ana akım uluslararası iletişim kanallarında da birinci sınıf bir gündem başlığı haline gelmiştir. Bu da bizlere, turizmi destekleyen her büyük organizasyonun aynı zamanda güçlü bir tanıtım enstrümanı olduğunu bir kez daha net şekilde göstermektedir." şeklinde konuştu. Ersoy, turizmi çok boyutlu perspektifle ele alarak buna göre strateji belirlendiklerini ve süreci yalnızca ilk çeyrek verileriyle sınırlı değerlendirmediklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle zor bir ikinci çeyreğin ve savaşın yarattığı olumsuzlukların da yoğun hissedileceği bir sürecin bizi beklediğini görebiliyoruz. Çatışma sürecindeki belirsizlik, enerji fiyatlarındaki anlık dalgalanmalar ve küresel ekonomiye getirdiği yükler kalıcı ateşkes sağlanana kadarki süreçte turistik seyahatlerde son dakika rezervasyonlarının yoğun yaşanacağı bir dönemi işaret ediyor. Gerçekleşirse kalıcı ateşkes ile birlikte hızlı bir toparlanmanın olacağını öngörüyoruz. Biz, önümüzdeki dönem için de çalışmalarımızı aynı yoğunluk ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Küresel gelişmeleri anlık olarak takip edecek, riskleri proaktif şekilde yönetecek ve gerekli adımları kararlılıkla atacağız."

KİLİS’E 412 MİLYON LİRALIK KÜLTÜR VE TURİZM YATIRIMI Haber

KİLİS’E 412 MİLYON LİRALIK KÜLTÜR VE TURİZM YATIRIMI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Osmaniye temaslarının ardından geldiği Kilis’te önemli açıklamalarda bulundu. Kentin kültür ve turizm alanındaki yatırımlarını değerlendiren Ersoy, hem geçmiş projeleri hem de deprem sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili dikkat çeken veriler paylaştı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kilis’te gerçekleştirilen toplantıda kentin kültürel mirası ve turizm potansiyeline ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bakan Ersoy, son 24 yılda Kilis’in kültür ve turizmine toplam 412,1 milyon lira yatırım yapıldığını belirterek, yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine de 183 milyon lira destek sağlandığını ifade etti. Kilis’in zengin kültürel mirasına dikkat çeken Ersoy, kentte 534 taşınmaz kültür varlığı ve 68 sit alanı bulunduğunu söyledi. Bu kapsamda kültür varlıklarının korunması, restorasyonu ve çevre düzenlemeleri için son 23 yılda 61 milyon liralık ödenek aktarıldığını kaydetti. DEPREM SONRASI RESTORASYON ÇALIŞMALARI HIZ KAZANDI 6 Şubat depremlerinin ardından Kilis’te yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Ersoy, toplam 197 yapıya destek verilmesi kararı alındığını açıkladı. Bu kapsamda 158 yapıya yapılan ödeme tutarının 238,6 milyon liraya ulaştığını belirtti. Depremde hasar gören Tabakhane, Karakadı ve Merkez Hacı Derviş camilerinin restorasyonlarının tamamlandığını ifade eden Ersoy, ayrıca 24 vakıf kültür varlığından 12’sinin yenilendiğini, kalan 12 eserin de Mayıs ve Haziran aylarında tamamlanacağını söyledi. KİLİS’E DEV KÜLTÜR MERKEZİ YATIRIMI Kentte hayata geçirilen önemli projelerden biri olan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Kültür Merkezi’nin güncel değerle 197,5 milyon liralık yatırım olduğunu belirten Ersoy, merkezin depremi büyük ölçüde hasarsız atlattığını ve gerekli onarımların tamamlandığını aktardı. Ayrıca Kilis Ravanda Kalesi ve Alaeddin Yavaşça Müzesi’nde yürütülen çalışmaların da kısa sürede tamamlanarak yeniden hizmete açıldığını ifade etti. OYLUM HÖYÜK PROJESİNE MİLYONLUK DESTEK Kilis’te devam eden arkeolojik çalışmalar kapsamında Oylum Höyük kazısına 2025 yılında 1 milyon 267 bin lira ödenek sağlandığını açıklayan Ersoy, projeyi “Geleceğe Miras” kapsamına aldıklarını belirtti. Bu doğrultuda 2024 ve 2025 yıllarında toplam 6,3 milyon liralık ek destek verildiğini söyledi. KAÇAK KAZI VE KAÇAKÇILIĞA SIKI TAKİP 2025 yılı içerisinde Kilis’te 14 kaçak kazı ve 10 kültür varlığı kaçakçılığı olayının tespit edildiğini belirten Ersoy, bu olaylarda 89 kültür varlığı ve 31 objenin ele geçirildiğini açıkladı. Ersoy, kültürel mirasa zarar verenlerin adalet önünde hesap vereceğini vurguladı. “TÜRKİYE HUZUR VE GÜVEN LİMANI” Bölgedeki gelişmelere de değinen Bakan Ersoy, Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara rağmen güvenli bir ülke konumunu koruduğunu belirtti. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin uluslararası alanda etkin rol oynadığını ifade eden Ersoy, “Türkiye, ateş çemberinin içinde huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koymuştur” dedi.

Bakan Ersoy açıkladı: Osmaniye turizmde hak ettiği payı alacak Haber

Bakan Ersoy açıkladı: Osmaniye turizmde hak ettiği payı alacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Osmaniye programı kapsamında Kastabala Antik Kenti’ni ziyaret ederek yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Osmaniye’de bir dizi temaslarda bulunan Bakan Ersoy, Kastabala Antik Kenti’nde sütunlu cadde ve tiyatro alanını gezdi. Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Ersoy’a, kazı başkanı Faris Demir tarafından yürütülen kazı faaliyetleri ve elde edilen bulgulara ilişkin sunum yapıldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Ersoy, Osmaniye’nin kültürel mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu değerlerin bilimsel yöntemlerle gelecek nesillere aktarılacağını belirtti. OSMANİYE’YE 678,8 MİLYON LİRALIK YATIRIM Bakan Ersoy, Osmaniye’nin turizmde yükselen bir değer olduğunu ifade ederek, 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 678,8 milyon liralık yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı. Kentte kültür ve sanat altyapısını güçlendirmek amacıyla Cebeli Bereket, Düziçi Karacaoğlan ve Kadirli Aşık Fermani kültür merkezlerinin tamamlanarak hizmete açıldığını belirten Ersoy, bu merkezlerin aynı zamanda üretim ve buluşma alanları olarak konumlandırıldığını söyledi. TURİZMDE BÜYÜK ARTIŞ Konaklama kapasitesine de değinen Ersoy, 2002 yılında Osmaniye’de yalnızca 1 tesis ve 104 yatak kapasitesi bulunduğunu, bugün ise 14 tesis ve 978 yatak kapasitesine ulaşıldığını ifade etti. Bu artışın, Osmaniye’nin turizmde gelişen bir destinasyon olduğunun önemli bir göstergesi olduğu vurgulandı. OSMANİYE’NİN GASTRONOMİ POTANSİYELİ ÖNE ÇIKIYOR Osmaniye mutfağının turizm açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Ersoy, yerel ürünler ve özgün lezzetlerin daha görünür hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Tanıtım faaliyetlerine de değinen Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla yürütülen dijital kampanyalarla Osmaniye’nin uluslararası alanda tanıtıldığını belirtti. 2025 yılında 27 ülkede gerçekleştirilen dijital reklam kampanyalarıyla 4,9 milyon gösterim elde edildiğini ifade eden Ersoy, GoTürkiye platformunda kentin 10 farklı dilde tanıtıldığını kaydetti. SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM VURGUSU Bakan Ersoy, Osmaniye’de turizm tesislerinin yüzde 81,25’inin belgelendirilmiş olduğunu belirterek, bu durumun çevreye duyarlı ve sürdürülebilir turizm anlayışının benimsendiğini gösterdiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, "Melek heykeli"ni Fener Rum Patrikhanesine teslim etti Haber

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, "Melek heykeli"ni Fener Rum Patrikhanesine teslim etti

İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde düzenlenen programda Bakan Ersoy, Türkiye'nin kültürel miras alanındaki çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ersoy, "Bu eser, 2004'te Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği bir operasyonla ele geçirilmiş ve yapılan incelemeler sonucunda İstanbul Heybeliada'daki Aya Yorgi Manastırı'nın bahçesinden çalındığı tespit edilmiştir. Eserin gerçek kökeninin belirlenmesinin ardından adli süreçler titizlikle takip edilmiş, yargı makamlarının verdiği karar doğrultusunda bu kıymetli eser, uzun yıllar güvenli koşullarda muhafaza edilmiştir." dedi. Yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve Fener Rum Patrikhanesi ile sağlanan yapıcı diyalog neticesinde, suç sonucu yerinden edilen bu eserin ait olduğu yere tesliminin memnuniyetini yaşadıklarını dile getiren Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu teslim, bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür. Benzer bir süreci daha önce de yaşamıştık. 2021'de Çanakkale Gökçeada'daki kiliselerden çalınan 12 ikonanın Troya Müzesi'nde düzenlenen törenle İstanbul Fener Rum Patrikliğine teslim edilmesi, söz konusu yaklaşımımızın yine önemli bir örneğidir. Ben, melek figürüne dair 2004'te başlayan sürecin bugüne, bu güzel sonuca ulaşmasında emeği olan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, uzmanlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum." UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ'NDEKİ VARLIKLARIN SAYISI 22'YE YÜKSELDİ Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 219 müze ile 147 ören yerinin, geçen yıl itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladığını söyledi. "Bu güçlü yükseliş, kültürel mirasımıza duyulan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün daha da arttığını açıkça ortaya koymaktadır." diyen Ersoy, şöyle konuştu: "Uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz sergilerle, bu toprakların hafızasını dünyayla da paylaşmaya devam ettik. Özellikle Roma'da, Kolezyum'da düzenlenen Göbeklitepe Sergisi, milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak büyük bir ilgi görmüştür. Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısını Berlin'e de taşıdık ve 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' başlığıyla, Avrupa'nın önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden uluslararası kamuoyuyla buluşturduk. Taş Tepeler temalı yeni sergiler düzenlemek üzere farklı ülkelerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz." Şanlıurfa merkezli olarak Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi önemli yerleşimleri barındıran "Taş Tepeler Kazı Projesi"nin, Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Ersoy, "5 yıl içinde 12 ayrı arkeolojik alanda sürdürülen çalışmalar, 15'i Türk ve 21'i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla uluslararası bilimsel işbirliği ağına dönüşmüş, 2025 yılı itibarıyla 219 bilim insanı ve araştırmacının katkısıyla yürütülmüştür." dedi. Mehmet Nuri Ersoy, geçen yıl Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin de kaydedilmesiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki varlıkların sayısının 22'ye yükseldiğini, Dünya Mirası Geçici Listesi'nde ise bu sayının 79 olduğunu söyledi. "BU YIL ÜLKE ÇAPINDA TOPLAM ARKEOLOJİK FAALİYET SAYISININ 800'E ULAŞACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ" Bakan Ersoy, 2023'te başlattıkları "Geleceğe Miras" Projesi'ne ilişkin, "Bu proje, bütün yabancı kazılara Türk bilim insanlarından birer koordinatör görevlendirdiğimiz, bir millileşme ve arkeoloji tarihimizin en kapsamlı kazı, restorasyon, inşa ve ihya hareketidir." dedi. Ersoy, şunları kaydetti: "2019'da kazı sürelerinin 12 aya çıkarılmasıyla başlayıp yabancı kazıların da bu kapsama alınmasıyla devam ettirdiğimiz süreci, 'Geleceğe Miras' ile zirveye taşıdığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. 60 yılda yapılanlara eş değer işi 4 yılda gerçekleştirme kararlılığıyla yürüttüğümüz bu son derece yoğun, çok başlıklı, çok kapsamlı mesai ile Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık. Bugün geldiğimiz noktada 65 ilde 255 kazı çalışması yürütülmektedir. Kurtarma kazıları, sondajlar ve yüzey araştırmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde ise ülkemiz genelinde 2025 yılında toplam 776 noktada arkeolojik faaliyet sürdürülmüştür. Bu yıl ise ülke çapında toplam arkeolojik faaliyet sayısının 800'e ulaşacağını öngörüyoruz." Geçen yıl itibarıyla 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırıldığını belirten Ersoy, "Geleceğe Miras Projesi, aynı zamanda güçlü bir lojistik ve finansman modeliyle desteklenmektedir. Projenin başlangıcından bugüne kadar toplam destek yaklaşık 7,5 milyar liraya ulaşmıştır. Bu yatırımlar, arkeolojiyi istihdam yaratan, yerel kalkınmayı destekleyen ve turizme doğrudan katkı sağlayan stratejik bir alana dönüştürmüştür." ifadelerini kullandı. Gece müzeciliği uygulamasıyla tarihi mekanların gece de yaşayan alanlara dönüştürüldüğü ve geçen yıl 27 noktada 600 bin ziyaretçiye ulaştıkları bilgisini veren Bakan Ersoy, kazı alanlarının korunması ve ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesi amacıyla Side, Efes, Hierapolis ve Karahantepe başta olmak üzere birçok bölgede restorasyon, çevre düzenleme ve ziyaretçi merkezi çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. TÜRK-İSLAM DÖNEMİNE AİT KAZI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk-İslam dönemine ait kazı, yüzey araştırması ve su altı çalışmalarının da sürdürüldüğüne işaret ederek, "2024'te başlattığımız 'Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi' kapsamında da tespit, belgeleme ve envanter çalışmaları, Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlamıştır. Önümüzdeki süreçte bu çalışmaları ülke geneline yaymayı hedefliyoruz. Atılan bütün bu adımlar, Anadolu'nun hem kadim geçmişine hem yakın tarihine aynı bütüncül bakış açısıyla sahip çıktığımızın açık bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu. Kültür varlıklarının restorasyonunun bilimsel ve titiz bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Rami Kütüphanesi gibi önemli yapıların yanı sıra türbeler, konaklar ve Milli Mücadele'ye ait mekanların restore edilerek müze işlevi kazandırıldığını, İstanbul Arkeoloji Müzeleri başta olmak üzere müzelerde yapılan çalışmalarla da ziyaretçilere dünya standartlarında deneyim sunulduğunu söyledi. Ersoy, Ani Katedrali, Alahan Manastırı ve Diyarbakır Surları gibi anıtsal yapılarda yürütülen restorasyonlarla kültürel mirasın özgünlüğü korunarak geleceğe aktarıldığını ifade ederek, 6 Şubat depremlerinin ardından özellikle Hatay, Gaziantep ve Diyarbakır'da hasar gören varlıkların yeniden ayağa kaldırıldığını, ayrıca sokak sağlıklaştırma, müze dönüşümleri ve Haydarpaşa Garı ile Sirkeci Garı projeleri dahil geniş kapsamlı çalışmalar için 2018'den bu yana 60 milyar lirayı aşan yatırım yaptıklarını bildirdi. "ŞEHİR ŞEHİR BÜTÜN KÜLTÜR VARLIKLARIMIZIN GELECEĞE TAŞINMASI İÇİN MÜCADELE VERİYORUZ" Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve kaçırılan eserleri geri getirme konusunda hem ulusal hem uluslararası ölçekte güçlü mücadele yürütüldüğünün altını çizdi. Kültür varlıklarının korunmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Ersoy, "Selimiye Camii'nden Sümela Manastırı'na, Ayasofya-i Kebir Camii'nden Aziz Nikolaos Kilisesi'ne kadar şehir şehir bütün kültür varlıklarımızın geleceğe taşınması için mücadele veriyoruz." dedi. Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığının en büyük tehditlerden biri olduğuna işaret ederek, bu suçla mücadelede uluslararası işbirliklerinin kritik rol oynadığını söyledi ve "Bu topraklardan koparılan her bir eserin izini sürüyor, onları ait oldukları coğrafyayla yeniden buluşturmak için uluslararası alanda güçlü bir mücadele yürütüyoruz." diye konuştu. Türkiye'nin artık bu alanda sadece kendi mirasını koruyan değil aynı zamanda uluslararası düzeyde yön veren aktör konumuna geldiğine dikkati çeken Bakan Ersoy, 2020'de kurumsal yapının güçlendirilmesiyle mücadelede önemli ilerleme sağlandığını vurguladı. Bakanlık olarak bilimsel analiz, arşiv çalışmaları, hukuk ve diplomasiyi birlikte kullandıklarını kaydeden Ersoy, İnterpol ve UNESCO başta olmak üzere birçok kurumla işbirliği içinde hareket ettiklerini söyledi. Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu: "Güçlü işbirlikleri sayesinde yalnızca geçmişte kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni kaçakçılık faaliyetlerinin önüne geçecek önleyici mekanizmaları da güçlendiriyoruz. Bu kararlı yaklaşımın en somut sonuçlarından biri, ülkemize kazandırdığımız eserlerdir. 2002'den günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası işbirliklerinin ortak sonucudur." Son yıllardaki en dikkat çekici iade süreçlerinden birinin Marcus Aurelius heykeli olduğunu anlatan Ersoy, bu eserin bilimsel ve hukuki süreçler sonucunda Türkiye'ye getirildiğini belirtti. Ersoy, kaçakçılıkla mücadelenin sadece uluslararası alanda değil ülke içinde de sürdüğünü vurgulayarak, 2020-2025 döneminde 1 milyon 300 bini aşkın kültür varlığı ve objenin ele geçirilerek müzelere kazandırıldığını bildirdi. Dijital alanda da etkin mücadele yürütüldüğünü söyleyen Bakan Ersoy, yapay zeka destekli sistemlerle yasa dışı satışların takip edildiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapay zeka destekli 'TraceArt' sistemi ile Türkiye kökenli kültür varlıklarını küresel ölçekte de izlediğimizi vurgulamak isterim. Çevrim içi platformlar, müzayede siteleri ve sosyal medya kanalları düzenli olarak izlenmekte, yasa dışı faaliyetlere anında müdahale edilmektedir. 2023'te başlattığımız 'Tarihi Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi' kapsamında Bakanlığımız envanterinde bulunan 600 binden fazla eser de kimyasal işaretleme yöntemiyle güvence altına alınmıştır. Yapay zeka algoritmalarıyla oluşturulmuş, DNA benzeri izler içeren, kopyalanamayan ve gözle görülemeyen özel bir teknoloji kullanıyoruz. Bu sayede güvenlik ve sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşılmıştır." Konuşmasının ardından Bakan Ersoy, "Melek heykeli"ni Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos adına Episkopos Paisios'a teslim etti.

Depremde hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı Haber

Depremde hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami'nin, Kadir Gecesi'nde ibadete hazır hale getirildiğini belirterek, "Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş'ımıza hayırlı olsun." ifadesini kullandı. Bakan Ersoy, şunları kaydetti:"Dulkadiroğlu döneminin simge eserlerinden biri olan Ulu Cami'de beden duvarlarından minaresine, mihrap kısmından hünkar mahfilindeki çeşmeye kadar kapsamlı bir ihya süreci yürüttük. Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş'ımıza hayırlı olsun." DEPREMDE AĞIR HASAR GÖRDÜ Dulkadiroğlu Beyi Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yıllarında inşa edilen, 1500'lü yıllarda ise Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından genişletilen Ulu Cami, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Tarihi yapıyı yeniden ayağa kaldırmak için yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı restorasyon süreci yürütüldü. Çalışmalar kapsamında, öncelikle oluşturulan Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulama aşamasına geçilirken, yapı üzerinde jeoradar taramaları başlatıldı. Eserin beden duvarları ve kolonlarında askılama işlemleri yapıldı, özgün kimliği korunarak beden duvarlarında enjeksiyon uygulaması gerçekleştirildi. Statik güçlendirme amacıyla sürekli zıvana, kenet ve gergi sistemleri de devreye alınırken, yapının daha güvenli hale getirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflendi. Restorasyon çalışmalarında, yapının sanat tarihi raporunda yer alan özgün niteliklerine bağlı kalındı. Bu kapsamda caminin mihrap kısmı ile hünkar mahfilindeki çeşme de yeniden ihya edildi. Beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları yapılırken, minare de sürekli zıvana ve kenet uygulamalarıyla aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırıldı. Avlu ve çevre düzenlemesi de tamamlanarak tarihi yapının daha güvenli biçimde geleceğe taşınması sağlandı. KADİR GECESİ'NDE CEMAATİYLE BULUŞACAK Restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Ulu Cami'de bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi'nde yeniden ibadet yapılacak. Böylece Kahramanmaraş'ın simge eserlerinden biri, deprem sonrası yürütülen titiz çalışmaların ardından yeniden şehrin ve cemaatin hizmetine sunulmuş oldu.

Türk dizilerine dev estek: 100 bin dolarlık teşvikle küresel atılım Haber

Türk dizilerine dev estek: 100 bin dolarlık teşvikle küresel atılım

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin turizm tanıtımına katkı sağlayan dizilere yönelik yeni bir destek modelinin hayata geçirileceğini duyurdu. Buna göre, belirlenen kriterleri karşılayan ve Türkiye’de yayınlanan dizilerin her bir bölümü için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından 100 bin dolara kadar destek sağlanacak. Desteklerin verilmesinde, dizilerin Türkiye’nin tanıtımına katkısı, Türkçenin yaygınlaşmasına etkisi, ihracat yapılan ülke sayısı, toplam satış tutarı, reyting ve izlenme verileri gibi kriterler dikkate alınacak. Yeni model kapsamında, Türkiye’nin tarihi, doğal, gastronomik ve arkeolojik değerlerinin ürün yerleştirme yöntemiyle dizi içeriklerine entegre edilmesi ve bu içeriklerin tanıtım amacıyla satın alınması planlanıyor. Bu çerçevede 30 saniyelik tanıtım filmleri ile dijital kısa video (reels) içeriklerinin de TGA tarafından satın alınması öngörülüyor. Ayrıca çekim süreçlerinde bürokratik işlemlerin hızlandırılması ve Bakanlığa bağlı mekânların ücretsiz tahsisi gibi kolaylıklar sağlanacak. "YENİ DESTEK MODELİ HİZMET İHRACATI AÇISINDAN STRATEJİK VE ZAMANINDA ATILMIŞ BİR ADIM" Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, konuya ilişkin değerlendirmesimnde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan ve Türk dizilerinin tanıtımı ile turizm stratejisini merkezine alan yeni destek modelinin hizmet ihracatı açısından stratejik ve zamanında atılmış bir adım olduğunu söyledi. Avdagiç, bölüm başına Bakanlık ve Türkiye Turizm Geliştirme Ajansının (TGA) sağlayacağı 100 bin dolara varan desteğin, Türk dizi ihracatını daha da ileriye taşıyacağına yürekten inandıklarını ifade ederek, şunları aktardı: "Desteklerin, Türkiye’nin tanıtımına yapılan katkı, Türkçenin tanıtımına ve yaygınlaşmasına sağlanan katkı, dizilerin ihraç edildiği ülkelerin Türk turizmindeki hedef ülkeler arasında yer alıp almadığı ile ihraç edilen ülke sayısı, toplam satış tutarı, reyting ve izlenme verileri gibi hususları dikkate alarak verilecek olması sektörümüzde nitelikli ve stratejik üretimi de teşvik edecektir. Bu yaklaşımın hizmet ihracatında çarpan etkisi yaratan entegre bir büyüme modelini beraberinde getireceği de muhakkaktır." Türk dizilerinin Türkiye’nin kültürel hafızasını, yaşam tarzını, tarihini ve değerlerini dünyaya anlatan güçlü birer iletişim aracı haline geldiğini kaydeden Avdagiç, "Dizilerimiz küresel ölçekte bir fenomen oldu. 170’e yakın ülkede neredeyse bir milyar izleyiciye ulaşıyor. Bu etki turizmi, markalaşmayı ve ülke algısını da doğrudan besliyor. Bakanın açıkladığı destek modelinin en önemli katkılarından biri, bu başarıyı sürdürülebilir ve ölçeklenebilir hale getirecek olmasıdır." dedi.

Bakan Ersoy: Üç yılda 109 eseri özgün haliyle ayağa kaldırdık Haber

Bakan Ersoy: Üç yılda 109 eseri özgün haliyle ayağa kaldırdık

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, asrın felaketinin 3. yıl dönümü öncesinde çeşitli incelemelerde bulunmak üzere Hatay’a geldi. Bakan Ersoy, Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi binasında yaptığı ziyaret sırasında deprem sonrası kültür varlıklarının korunması ve restorasyonu konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Ziyarette Bakan Ersoy’a Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk eşlik etti. Depremin ardından 11 ilde kültür varlılarının ayağa kaldırılması için çalışmalara başlandığını ifade eden Bakan Ersoy, "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak tarihimizi, kültürümüzü, kimliğimizi muhafaza etmenin ağır sorumluluğu bizlerin omuzlarındadır. Bu milletin binlerce yıllık kültür ve tarih birikimini bünyesinde yaşatan yapı ve eserlerin mesuliyetini taşıyoruz. Asrın felaketi sonrasında bu farkındalıkla doğrudan sahaya inerek 11 ilin tamamında eserlerimize yönelik tespit, tasnif, temizleme ve belgeleme çalışmaları yaptık. Sonuçları bir envanter halinde kayıt altına alırken söz konusu eserleri de Kazı Evi Depoları ve farklı müze müdürlüklerimiz bünyesinde koruma altına aldık. Tescilli yapıların enkazlarının güvenliğini temin ettik ve ağır hasar gören tarihi yapılardaki nitelikli malzemeleri de titizlikle ayıkladık. Bu malzemeler de envantere kaydedilmiş ve restorasyon çalışmalarımız için bir ön hazırlık olmuştur. İlk anda yapılması gereken bütün iş ve uygulamalar yerinde ve zamanında gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ise tamamen yıkılmış ve farklı seviyelerde hasar görmüş kültür varlıklarımızı, vakıf eserlerimizi ayağa kaldırmak için gereken son derece hassas süreci, 11 ilimizde eş zamanlı olarak başlattık" dedi. "BÜTÜN BUNLARI GÖZ ÖNÜNE ALARAK 11 İLİMİZDE BAŞLATTIĞIMIZ TAM 63 İŞİ TAMAMLAMIŞ BULUNUYORUZ" Depremin ardından 5 bin 119 taşınmaz üzerinde hasar tespitinin yapıldığını ve bu eserlerden 364’ünün tamamen yıkıldığını belirten Bakan Ersoy, "6 Şubat’ın hemen ardından yürüttüğümüz çalışmaları rakamlarla özetlemek gerekirse; toplam 5 bin 119 taşınmaz üzerinde hasar tespit çalışmaları yapılmış ve söz konusu yapılardan 364’ünün tamamen yıkıldığı görülmüştür. Yine ağır hasarlı 973, orta hasarlı bin 206 ve hafif hasarlı bin 36 eser tespit edilmiştir. Eserlerin durumunun belgelenmesiyle birlikte yeniden inşa ve restorasyon uygulamaları için projelendirmeler yapılmıştır. Söz konusu olan koruma altındaki tarihi eserler ve kültür varlıkları olduğu için sürecin son derece hassas, bilimsel verilere ve yapıların özgün hallerine bağlı kalınarak yürütülmesi de elbette zorunludur. Bütün bunları göz önüne alarak 11 ilimizde başlattığımız tam 63 işi tamamlamış bulunuyoruz. Uzman ve işçilerimizin sahada ortaya koydukları kararlılık ve elde ettikleri sonuçlar her türlü takdirin ötesindedir. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyetle sürdürülen 21 çalışmamız daha bulunmaktadır ve onları da en kısa sürede inşallah tamamlayacağız. Bu çalışmalarda yaklaşık 7,3 milyar liralık bir ödenek Bakanlığımıza tahsisli yapıların proje ve uygulama işleri için kullanılmıştır. Bunun yanında bin 278 adet yapıya proje yardımı, 278 adet yapıya ise uygulama yardımı olmak üzere özel mülkiyetteki tescilli toplam bin 554 adet yapıya da yaklaşık 2 milyar lira yardım sağladık" dedi. "ÜÇ YIL SONUNDA, 33’Ü HATAY’DA OLMAK ÜZERE ÇOK ŞÜKÜR 109 ESERİMİZİ ÖZGÜN HALİYLE AYAĞA KALDIRMIŞ BULUNUYORUZ" Asrın felaketinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne 15 milyar TL’lik maliyet bıraktığını ifade eden Bakan Ersoy, "Zira 11 ilin tamamında depremden etkilenen toplam 377 vakıf eser tespit edilmiştir. Bunlardan 31’i maalesef tamamen yıkılmıştır. 144 eser ağır, 104 eser orta ve 98 eser hafif hasarlı olarak depremden çıkmıştır. Üç yıl sonunda, 33’ü Hatay’da olmak üzere çok şükür 109 eserimizi özgün haliyle ayağa kaldırmış bulunuyoruz. İnşallah kalan 268 eserin çalışmalarını da önümüzdeki Haziran ayına kadar bitiriyoruz. Böylece gerek tamamen yıkılmış gerek farklı seviyelerde hasar almış olsun 11 ilimizdeki bütün vakıf eserlerimiz aslına döndürülmüş oluyor" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.