#Kültür ve Turizm Bakanlığı

İLKHABER-Gazetesi - Kültür ve Turizm Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür ve Turizm Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HALDUN DORMEN KİMDİR, KAÇ YAŞINDAYDI, NEDEN VEFAT ETTİ? Haber

HALDUN DORMEN KİMDİR, KAÇ YAŞINDAYDI, NEDEN VEFAT ETTİ?

Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Haldun Dormen hayatını kaybetti. Usta sanatçının vefat haberi sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı. Haldun Dormen’in ölüm haberini oğlu Ömer Dormen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ömer Dormen paylaşımında, “Sevgili babam Haldun Dormen’i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun” ifadelerine yer verdi. HALDUN DORMEN ÖLDÜ MÜ, HASTALIĞI NEYDİ? Usta oyuncu, yönetmen, eğitmen ve oyun yazarı Haldun Dormen, İstanbul’da tedavi gördüğü özel bir hastanede hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre Dormen, kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve tedavi altına alınmıştı. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. HALDUN DORMEN KİMDİR, KAÇ YAŞINDAYDI? Haldun Dormen, 5 Nisan 1928 tarihinde Mersin’de dünyaya geldi. Türk tiyatrosuna sayısız katkı sunan usta isim, 97 yaşında hayata veda etti. Babası Kıbrıslı iş insanı Sait Ömer Bey, annesi ise İstanbullu paşa kızı Nimet Rüştü Hanım’dır. Ailesinin soyadı başlangıçta “Önder” iken, babasının tercihiyle “Dormen” olarak değiştirilmiştir. HALDUN DORMEN’İN HAYATI VE KARİYERİ Ortaokul eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlayan Haldun Dormen, lise öğrenimini Robert Kolej’de sürdürdü. Tiyatro eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde, dünyaca ünlü Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparak tamamladı. Eğitim sürecinin ardından iki yıl boyunca ABD’de çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Dormen, Hollywood’da Pasadena Playhouse’da dört farklı oyunda sahne aldı. Türkiye’ye döndükten sonra tiyatro, televizyon ve sahne sanatları alanında sayısız projeye imza atan usta sanatçı, yetiştirdiği öğrencilerle de Türk tiyatrosuna yön veren isimlerden biri oldu. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NDAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI Kültür ve Turizm Bakanlığı da Haldun Dormen’in vefatı sonrası bir taziye mesajı yayımladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Türk tiyatrosuna yön veren, sahne sanatlarımızın gelişiminde unutulmaz katkılar sunan Haldun Dormen’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yetiştirdiği kuşaklarla ve eserleriyle daima yaşayacak” ifadeleri kullanıldı.

Bodrum Uluslararası Film Festivali, 2-7 Haziran'da sinemaseverlerle buluşacak Haber

Bodrum Uluslararası Film Festivali, 2-7 Haziran'da sinemaseverlerle buluşacak

Festival ekibinden yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğünün desteği, Muğla Valiliği, Bodrum Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi ve Kos Belediyesinin katkılarıyla gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları başladı. Açıklamada görüşlerine yer verilen festival direktörü Cenk Sezgin, festivalin sanatsal vizyonuna ilişkin şunları kaydetti: "Bodrum Uluslararası Film Festivali, haziran ayında yine özel film seçkisi ve iki ülke arasındaki ortak film yapımcılarına yönelik proje destekleriyle festival anlayışına özgün bir boyut kazandıracak. Bodrum'a özgü 'yeni nesil festival' modelini bu yıl daha da pekiştireceğiz. BIFF'i, benzerlerini kopyalayarak değil, Bodrum'un kendine has koşullarını festival ruhuyla harmanlayarak en özgün şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bodrum ve sinema izleyicisi sıra dışı bir deneyimi hak ediyor, bunu hem şehrimize hem de sanatseverlere bir borç olarak görüyoruz." Sezgin, festivalin Bodrum'un kültürel ve turistik potansiyeline katkı sağlayacağını belirterek, "Geçen yıl uluslararası ölçekte ilk kez seyircisiyle buluşan festivalimiz, Bodrum'un potansiyeli ve nitelikli içeriğiyle bu organizasyonu ne kadar hak ettiğini bir kez daha kanıtladı. Seyircinin festivali sahiplenerek salonları doldurması, davetli sanatçılarımız için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Şehrin ve katılımcıların dinamiklerine göre şekillenen festivalimiz, bu yıl da Bodrum'a özel detaylar ve yan etkinliklerle sinemaseverlerle buluşacak." ifadelerini kullandı.

Bir şehrin kalbi çocukların sesiyle attı Haber

Bir şehrin kalbi çocukların sesiyle attı

Milli Eğitim Bakanlığı onaylı özel sanat akademisi Fatma Satar Müzik Resim ve Bale Akademisi, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’ın verilen yaşam mücadelesini sanat aracılığıyla görünür kılan anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. Akademinin 110 öğrencisinin yer aldığı “Yine de Buradayız” adlı klip, yıkımın gölgesinde filizlenen umudu güçlü bir görsel ve duygusal anlatımla izleyiciye taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan çalışma, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlerin aziz hatırasına ithaf edildi. Yıkılmış Antakya sokakları ve ağır hasar alan yapıların görüntüleriyle başlayan klip, müzik eşliğinde Hatay’ın simge mekânlarında devam etti. Klipte dünyanın en büyük tek parça taban mozaiğine sahip müze otel ile dünyanın ilk mağara kilisesi olma özelliğini taşıyan St. Pierre Kilisesi’nde gerçekleştirilen dans performansları, depremin şehirde bıraktığı derin izleri gözler önüne sererken, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüyle yeniden ayağa kalkma iradesini vurguladı. Fatma Satar Müzik Resim ve Bale Akademisi öğrencilerinin koro ve solo performanslarının yer aldığı klipte, çocukların yüzlerine yansıyan umut dolu ifadeleri, izleyenlerin kalbine dokunurken, çalışma boyunca verilen “Çocuklarımız için Hatay’dayız, buradayız” mesajı ile güçlü bir duygusal etki oluşturdu. Fatma Satar Müzik Resim ve Bale Akademisi yapımcılığında hazırlanan klibin yönetmenliğini Alper Şener üstlenirken, ses miksajı Onur Buru tarafından gerçekleştirildi. Şarkının söz ve bestesi ise Başak Yeşiloğlu ile Ekin İsmailoğulları’na ait. Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla tamamlandı. “6 ŞUBAT DEPREMLERİNİ UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK İÇİN KARARLIYIZ” Çalışmaya ilişkin ilkhaber-gazetesi.com’a değerlendirmelerde bulunan akademinin kurucusu Fatma Satar, yaşanan büyük felaketin hafızalardan silinmemesi için bu projeye özel bir anlam yüklediklerini ifade etti. Uzun ve yoğun bir emeğin ürünü olan klibin her izlenişte derin duygular uyandırdığını belirten Satar, 6 Şubat depremlerini unutmamak ve unutturmamak konusunda kararlı olduklarını dile getirerek, “Yine de Buradayız isimli klip, depremde yitirilen canların anısını yaşatmanın yanı sıra, Hatay’da çocukların sesiyle geleceğe dair umut vermeyi hedefliyor. Sanatın iyileştirici gücüyle verilen bu anlamlı mesaj, hoşgörünün merkezi medeniyetler kenti Hatay’ımızın kültürü, tarihi ve çocuklarıyla yeniden ayağa kalkmaya çalıştığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu çalışmamıza özveriyle katkı sunan öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve projeye katkı sunan yönetmen Alper Şener’e ve Onur Buru’ya teşekkür ederim” dedi.

Mehmet Nuri Ersoy: 2025’te 180 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi Haber

Mehmet Nuri Ersoy: 2025’te 180 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültür mirasını koruma konusundaki kararlılığını rakamlarla paylaştı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı'nın titiz çalışmaları sonucunda, yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan eserlerin tek tek tespit edildiğini belirtti. Dünyadaki müzeler, müzayede evleri ve özel koleksiyonların yakından izlendiğini vurgulayan Ersoy, uluslararası işbirlikleriyle yürütülen hukuki süreçlerin meyvelerini verdiğini ifade etti. MARCUS AURELIUS HEYKELİ DİKKAT ÇEKTİ Bakan Ersoy, iade süreçlerinin detaylarına ve istatistiklere ilişkin şu bilgileri verdi: "2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı. Uzun soluklu ve kararlı mücadelenin sonucu olarak, 2018-2025 yılları arasında ülkemize iadesi sağlanan kültür varlığı sayısı 9 bin 133'e, 2002-2025 döneminde ise toplam iade edilen eser sayısı 13 bin 448'e ulaştı. Yılın en dikkat çekici iadelerinden biri, Burdur Boubon Antik Kenti kökenli bronz Marcus Aurelius heykelinin ABD’den Türkiye'ye getirilmesi oldu. Bu eser, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde açılan Arkeolojinin Altın Çağı sergisi kapsamında halkımızın ziyaretine sunulmaktadır." İSVİÇRE, BAHREYN VE ABD'DEN DÖNÜŞLER Açıklamada, yıl içinde gerçekleşen diğer önemli iadelere de değinildi. İsviçre ile yapılan işbirliği neticesinde St. Gallen Kantonu'nda ele geçirilen 7 Anadolu kökenli eserin geri alındığı belirtildi. Ayrıca Bahreyn'den gönüllü olarak iade edilen, İbn-i Berrecan'a ait 1268 tarihli 'Kitab Şerhu'l-Esma' adlı yazma eserin 3 Temmuz'da Konya Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesine teslim edildiği hatırlatıldı. New York'ta düzenlenen törenlerle teslim alınan eserler arasında ise Urartu Dönemi'ne ait bronz kemer, boğa başlı miğferler, Lidya gümüş phialesi, Roma İmparatorluk Dönemi zırhlı imparator heykeli ve Anadolu darphanesi kökenli 83 bronz sikkenin yer aldığı aktarıldı. "KÜLTÜREL EGEMENLİĞİN GÖSTERGESİ" Her iadenin sadece fiziki bir geri dönüş değil, aynı zamanda tarihi hafızaya sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Kültür, sanat ve turizmi güçlendiren adımlarla Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa ediyoruz."

Bakan Ersoy: Türk dizi ihracatı 1 milyar doları aştı Haber

Bakan Ersoy: Türk dizi ihracatı 1 milyar doları aştı

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı (TGA), işbirliğiyle hayata geçirilen Go Türkiye markasının mini dizilerinin ülke turizmine sağladığı katkılar üzerine bir toplantı düzenlendi. Taksim'de bulunan Atatürk Kültür Merkezi'nde ki toplantıya, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, ünlü oyuncular Ozan Akbaba, Sinem Ünsal ve Eda Ece ile çok sayıda davetli katıldı. Son zamanlarda başta Türkiye olmak üzere Avrupa'nın birçok yerinde sahne alan Türk dizilerinin tanıtıldığı video gösteriminin ardından konuşan Bakan Ersoy, "Bu büyük dönüşümün tanıtım ayağında yer alan ve 6 yıl önce kurduğumuz Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, dinamik yapısı, dijital gücü ve yenilikçi yaklaşımıyla vitrini olmuştur. TGA aracılığıyla 200'e yakın ülkede tanıtım yapıyoruz. Go Türkiye markamız, 10 dilde yayın yapan küresel bir platform haline gelmiştir. İnstagram, YouTube, TikTok başta olmak üzere 9 farklı sosyal medya platformunda 21,3 milyon takipçiye ulaşarak Türkiye'yi dijital tanıtımda zirveye taşıyoruz" ifadelerini kullandı. "143 REKLAM VE 100'DEN FAZLA TANITIM FİLMİ ÜRETTİK, 31,5 MİLYAR GÖSTERİM VE 11 MİLYAR İZLENMEYE ULAŞTIK" Bakan Ersoy konuşmasının devamında, Türkiye'nin dünyada en çok dizi üreten ülkelerin başında geldiğini ve yıllık üretilen dizi bölümü sayısında dünya lideri olduğunu belirterek, "Bugüne kadar TGA aracılığıyla tüm dünyada yakından takip edilen 143 reklam ve 100'den fazla tanıtım filmi ürettik. 31,5 milyar gösterim ve 11 milyar izlenmeye ulaştık. Türkiye'yi, dünyanın en görünür ülkelerinden biri haline getirdik. Ancak biz bir noktada şunu sorduk, Daha fazlasını nasıl yapabiliriz? Tam da bu noktada, çok güçlü bir gerçeğin farkına vardık. Yüzyıllardır bu topraklarda medeniyetler buluştu, aşklar yaşandı, destanlar yazıldı. Ve bugün, bu güçlü anlatı geleneğini, çağın diliyle dünyaya anlatıyoruz. Türkiye bugün, dünyada en çok dizi üreten ülkelerin başında gelmektedir. Yıllık üretilen dizi bölümü sayısında dünya lideridir. Aynı zamanda satış ve ihracat gücü açısından Amerika ve İngiltere ile birlikte dünyanın en büyük üç televizyon endüstrisinden birine sahibiz" şeklinde konuştu. "DİZİ İHRACATINDAN ELDE EDİLEN GELİR 1 MİLYAR DOLAR" Bakan Ersoy, konuşmasının devamında, Türk dizilerinin dünyada 1 milyar kişi tarafından izlendiğini aktararak, dizi ihracatından elde edilen gelirin 1 milyar doları geçtiğine dikkat çekti. Ersoy, " Türk dizileri bugün; Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya, Avrupa'dan Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada izleniyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde Fransa, İspanya, İtalya'da önemli bir izleyici kitlesine sahibiz. Kuzey Avrupa ülkelerinde her geçen gün artan bir seyirci potansiyeli Türk dizileri ile tanışıyor. Kısacası Türk dizileri 170'e yakın ülkede, yaklaşık 1 milyar insan tarafından düzenli olarak takip ediliyor. Dizi sektörümüzün ülke ekonomimize katkısı da yadsınamayacak düzeyde. Son gelen bilgilere göre dizi ihracatından elde edilen gelir 1 milyar doları geçmiş durumda" dedi. "DİZİLERDE OYNAMAK MİLLİ FORMAYI GİYMEK GİBİDİR" Öte yandan Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı'nın bugüne kadar dünyanın her yerinde reklam filmleri ile tanıtım yaptığına dikkat çekerek, "Hatta ABD başkanlık yarışından uluslararası spor organizasyonlarına kadar her noktada milyarlarca kişi Türkiye'yi izledi... Bundan sonra bu reklam filmlerinin yanında mini dizilerle, bugüne kadar ulaşamadığımız yeni turizm pazarlarına da ulaşacağız. Bu dizilerde oynamak, milli formayı giymek gibidir. Bu dizilerin yapımını üstlenen firmalarımız, bu projelerde görev alan sanatçılarımız, senaristlerimiz, müzisyenlerimiz ve kamera arkası ekiplerimiz milli formayı giymiştir. Bugün bu milli formayı ilk giyen kıymetli yapımcı ve sanatçı arkadaşlarımızla birlikteyiz. Yeni tanıtım stratejimizin daha ilk yılında, gösterime girdiği andan itibaren izlenme rekorları kıran 4 mini dizimiz var. Çünkü adeta milli formayı giyerek elini taşın altına koyan starlarımız; dünyanın her yerinde çok bilinen, çok sevilen ve çok takip edilen yıldızlardır. Yani artık dünyaca ünlü şehirlerimizi, dünyaca ünlü starlarımız tanıtıyor. Aynı şekilde Türk dizi sektörünün dünyaya açılımında önde gelen yapım şirketlerinden olan Ay Yapım ve Med Yapım da sahip oldukları son derece güçlü bir uluslararası network ile yeni tanıtım stratejimizde önemli bir rol üstlenmiştir" dedi.

Bakan Ersoy'dan Kartalkaya açıklaması: 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik Haber

Bakan Ersoy'dan Kartalkaya açıklaması: 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da TBMM Başkanlığı'nın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri masaya yatırıldı. Grup Başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milletvekillerinin sorularını yanıtladı ve eleştirilere açıklık getirdi. KARTALKAYA YANGINI VE YARGI SÜRECİ Bakan Ersoy'un gündemindeki ilk başlık, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınına yönelik eleştiriler oldu. Sürecin takipçisi olduklarını belirten Ersoy, konunun yargıya taşındığını hatırlattı. Ersoy, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bolu yangınıyla ilgili yaptığım bütün konuşmalara üzüntülerimi dile getirerek başladım. Olaydan sonra Bakanlığımız 16 Nisan ve 17 Haziran tarihlerinde teftiş yaptı. İki teftiş raporunun sonucundan sonra da 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik. 25 Eylül’de de Danıştay kapsamını genişletti. Mahkeme süreci devam ediyor. Yargılama süreci devam ederken yorum yapmam doğru olmaz." "1982'DEN BERİ BAKANLIKTA" Bakan Ersoy, Yatırım İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık hakkındaki "kendi şirketinde çalıştığı" yönündeki iddialara da yanıt verdi. Çıldık'ın bakanlıktaki geçmişinin eskiye dayandığını vurgulayan Ersoy, liyakat vurgusu yaptı. Ersoy, "Yatırım İşletmeler Genel Müdürümüz hakkında sanki benimle birlikte ilk kez Bakanlık kariyerine başladığı algısı yaratılmaya çalışılıyor. Ben 2018 yılının Temmuz ayında bu göreve atandım. Kendisi ise 1982 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başlamış ve Genel Müdürlüğün tüm kademelerinde görev aldıktan sonra şu andaki kadrosuna ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. AYASOFYA'DAN 50 MİLYON EURO CİRO Görüşmelerde öne çıkan bir diğer konu ise Ayasofya ve Kariye müzelerinin ihaleleri oldu. Vakıflar tarafından yapılan ihalenin detaylarını paylaşan Bakan Ersoy, Ayasofya geliri ve vergi kesintileri hakkında rakamlar verdi. 2024 yılı verilerini paylaşan Ersoy, tablonun detaylarını şöyle aktardı: "Vakıfların Ayasofya ihalesi aşamalı bir süreçle sonuçlanmış. 2 milyon ziyaretçiye kadar yüzde 12,5, 2,5 milyona kadar yüzde 10, sonrasında da yüzde 5. Ortalaması yüzde 10 bir komisyonla gerçekleşmiş. 2024 yılında ziyaretçilerden elde edilen 50 milyon euro, toplam cirosu. 50 milyon euronun yüzde 20’si KDV olarak direkt Maliye ve Hazine Bakanlığı’na gidiyor. Yüzde 5’i Belediye Vergisi olarak belediyeye ödeniyor. Kalan üzerinden ortalama yüzde 11’i bulduğumuz zaman 4 milyon euroya yakın bir gelir elde ediliyor."

Grand Kartal oteli yangını davasında kritik ifadeler: “Yangın güvenliği yetersizliği görmedim” Haber

Grand Kartal oteli yangını davasında kritik ifadeler: “Yangın güvenliği yetersizliği görmedim”

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel'deki yangına ilişkin davada yurt dışı çıkış yasağı getirilen bakanlık personellerinin ifadeleri ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, "Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır" dedi. Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulundan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis, yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken, 3 sanık da beraat etmişti. YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLEN 9 BÜROKRAT İFADE VERDİ Danıştay 1. Dairesi'nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan ve Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz, 28 Kasım ile 1 ve 2 Aralık tarihlerinde ifade verdi. Aynı tarihlerde Bolu 1 ve 2. Sulh Ceza hakimliklerine SEGBİS ile bağlanan 9 şüpheli hakkında, "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol kararı alındı. “GÖZLEMLEYEREK TESPİT EDİLEBİLECEK EKSİKLİK YOKTU” Soruşturma kapsamında ifade veren Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, otelde en son 21 Ocak 2021'de denetim yaptığını belirtti. Denetim raporunda, 88 yataklı personel lojmanının krokiye eklenmesinin uygun olacağının bildirildiğini aktaran Araz, savunmasında şunları kaydetti: "Denetim raporunda 88 yataklı personel lojmanının denetimde temin edilen krokiye eklenerek bildirilmesinin uygun olacağı, Tarım ve Orman Bakanlığından 'uygun' görüş gelmesi halinde işlem yapılması, 8 Mart 2021 tarihli inceleme araştırma raporunda, ana firma olan belge sahibi Kartal Otel San. A.Ş. bünyesindeki 3 yıldızlı otel-oberj turizm işletme belgesi olan tesise belgenin yenilenmesinin uygun olacağını dosya üzerinde inceleyerek inceleme ve araştırma raporu sunulmuştur. Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır. Bu denetim turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında yapılmış denetimdir." "BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIĞIMIZ TESPİTLERİN BİZE SORUMLULUK GETİRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİM" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın başkontrolörinden Barış Başayvaz ise can ve mal güvenliğine ilişkin denetimlerin ilgili bakanlık müfettişlerine ait olduğunu savunarak, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 131'inci maddesinde, can ve mal güvenliğine ilişkin denetiminden sorumlu kişilerin, bakanlıkların müfettişlerin ait olduğu kanaatindeyim. Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim. Yapılan tespitler de zaten ilgili mevzuatımızda bulunmayan aykırı tespitlerdir" ifadelerini kullandı.

Boubon'un kayıp imparatoru evine dönüyor: ABD’den 28 eserle birlikte iade Haber

Boubon'un kayıp imparatoru evine dönüyor: ABD’den 28 eserle birlikte iade

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu topraklarından yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının iadesi için yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. ABD makamlarıyla yürütülen ortak operasyon ve hukuki süreçler neticesinde, aralarında dünyaca ünlü Boubon imparator heykelinin de bulunduğu çok sayıda eser Türkiye'ye getiriliyor. KOLEKSİYONER TUTUKLAMA KARARIYLA KÖŞEYE SIKIŞTI İade sürecinin arka planında, Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Birimi ile yürütülen sıkı bir iş birliği yatıyor. Soruşturma kapsamında, tarihi eser kaçakçılığı yoluyla elde edilen heykeli satın alan koleksiyoner Aaron Mendelsohn hakkında tutuklama kararı çıkarılması sürecin seyrini değiştirdi. BAKAN ERSOY: "CEZAEVİNE GİRMEKTEN KURTULDU" Konuyla ilgili açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yürütülen stratejinin detaylarını paylaştı. Mehmet Nuri Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Boubon’un kayıp imparatoru ülkemize dönüyor! Burdur’daki Boubon Antik Kenti’nden kaçırılan bronz imparator heykelinin iadesini uluslararası iş birliği ve kararlı bir hukuki takip süreciyle sağladık. Bu süreç, kültürel mirasımızın izinde tüm dünyada yürüttüğümüz etkin mücadelenin ve uluslararası iş birliğinin en iyi göstergelerinden biridir. Heykeli yasa dışı yollarla satın alan ABD’li bir koleksiyoner, heykelin iadesini kabul etmeseydi ABD mahkemesince tutuklanacaktı. İmparator heykelini ülkemize iade etmeyi kabul ederek cezaevine girmekten kurtuldu. Bu durum, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığımızın ve imzalanan mutabakatlarla diğer ülke makamlarınca da haklılığımızın kabul edildiğinin önemli bir sonucudur. İmparator heykeliyle birlikte Demosthenes mermer heykel başı ve Düver kökenli pişmiş toprak tabletler de ülkemize iade edilecek. Bakan Yardımcımız Gökhan YAZGI’nın katılımıyla yapılan iki ayrı törende, daha önce iade anlaşmaları sağlanan eserlerle birlikte birbirinden kıymetli 28 eser ait olduğu topraklara dönüyor. Böylelikle son 7 yılda 9.133 kültür varlığını Anadolu topraklarıyla yeniden buluşturduk. Süreçte birlikte çalıştığımız Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Birimi’ne; ayrıca sürecin ilk gününden bu yana adeta bir dedektif gibi iz sürerek bize ait eserleri adım adım takip eden Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı’na teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımıza sahip çıkmaya, Türkiye’ye ait her eserin izini dünyanın neresine uzanırsa uzansın sürmeye devam ediyoruz.” İSTANBUL'DAN KAÇIRILAN SÜTUN BAŞI DA DÖNÜYOR Bakanlığın iadesini sağladığı eserler sadece imparator heykeli ile sınırlı kalmadı. Yapılan köken araştırmaları sonucunda, İstanbul Samatya’daki Meryem Ana Peribleptos Manastırı’ndan yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen Başmelek Mikail tasvirli mermer sütun başı da Metropolitan Sanat Müzesi’nden alındı. Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından teslim alınan toplam 28 parça eser arasında; Boubon kökenli diğer parçalar, Düver kökenli arkaik dönem pişmiş toprak levhalar ve Roma dönemine ait mermer Demosthenes başı da yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.