#Maden

İLKHABER-Gazetesi - Maden haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maden haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İliç altın madenindeki heyelana ilişkin davada 13 sanığın cezalandırılması istendi Haber

İliç altın madenindeki heyelana ilişkin davada 13 sanığın cezalandırılması istendi

Çöpler köyündeki maden sahasında 13 Şubat 2024'te meydana gelen toprak kaymasında Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara'nın toprak altında kalarak hayatını kaybettiği, İsa Taşdelen ve İshak Demir'in yaralandığı heyelanla ilgili Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama devam ediyor. Cumhuriyet savcısı, esas hakkında mütalaasını hazırlayarak celse arasında mahkemeye sundu. Mütalaada, olayla ilgili "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak" ve "çevreyi taksirle kirletmek" suçlarından soruşturma başlatıldığı, 43 sanık hakkında iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı belirtildi. Mütalaada, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları, sanık savunmaları, katılan beyanları ve dosya kapsamının değerlendirildiği ifade edildi. Haklarında uzun süredir yakalama kararı bulunan sanıklar ile bilirkişi raporu sonrası suç duyurusunda bulunulan kişilere ilişkin soruşturmaların sonucunun beklenmesinin dosyayı sürüncemede bırakabileceği kaydedilen mütalaada, şahsi sorumluluk ilkesi gereği kusurların her sanık yönünden ayrı ayrı belirlendiği, yakalama infazlarının ve ilgili soruşturmaların ise tefrik edilerek yeni esas üzerinden yürütüleceği bildirildi. FİRARİ SANIKLARIN DOSYALARININ AYRILMASI TALEP EDİLDİ Mütalaada, yakalama kararı bulunan SSR firmasının yöneticisi William Keith M, operasyon direktörü Kenan Ö, tasarım mühendisleri Luis Q. ve Vinh Luu D L, kontrol mühendisi Kevin James G, proje sorumlusu Kevin Joseph R. ve üst düzey yönetici John H. hakkındaki dosyaların ayrılması talep edildi. Şirketin Türkiye'deki en yetkili yöneticisi konumundaki tutuklu sanıklar Iain Ronald Guille ve kıdemli jeoteknik mühendisi Ali Rıza Kalender'in asli kusurlu olduğu ifade edilen mütalaada, mühendis Berkay M, bakım müdürü Abdulkadir C, denetim sorumlusu Osman B, proje başmühendisi Karabey T, yatırım projeleri müdürü Shaun Keady S, yığın liç baş mühendisi Mehmet Alperen T, oksit proses müdür vekili Kaan T, kıdemli proje inşaat mühendisi İshak A. ve denetçi mühendis Bürgehan A'nın alt düzeyden tali kusurlu, maden şirketinin iş güvenliği müdürü tutuklu sanık Selçuk Çiftlik'in tali kusurlu ve mühendis Murat B'nin ise tali düzeyde kusurlu olduğu kaydedildi. Mütalaada, basit taksirin neticenin öngörülememesi, bilinçli taksirin ise sonucun önceden fark edilmesine rağmen istenmemesi olduğu belirtildi. Somut olayda sanıkların görevleri, işin tehlikeli yapısı ve olaydan önce radar cihazının kritik uyarılar vermesi birlikte değerlendirildiğinde, sonucun önceden fark edildiği ancak engellenmediği, bu nedenle bilinçli taksir halinin bulunduğu ifade edildi. Sanıklar Iain Ronald Guille, Ali Rıza Kalender, Selçuk Çiftlik ile Shaun Keady S, Karabey T, İshak A, Berkay M, Abdulkadir C, Murat B, Osman B, Bürgehan A, Mehmet Alperen T. ve Kaan T’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak iş kazasına neden oldukları, 9 kişinin hayatını kaybettiği ve 1 kişinin yaralandığı belirtilen mütalaada, sanıkların eylemlerini bilinçli taksirle işledikleri gerekçesiyle 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapsi isteniyor. CEZANIN ÜST SINIRA YAKIN ŞEKİLDE BELİRLENMESİ İSTENDİ Sanık Iain Ronald Guille'nin ayrıca "çevrenin taksirle kirletilmesi" suçundan para cezası ile 2 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen mütalaada, olayda hayatını kaybedenlerin sayısı ve sanıkların kusur dereceleri dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın şekilde belirlenmesi istendi. Mütalaada, sanıklar Ali Rıza Kalender ve Iain Ronald Guille'nin tutukluluk hallerinin devamı, tutuklu sanık Selçuk Çiftlik hakkında ise tahliye kararının verilmesi talep edildi. Diğer sanıklar İzzet T, Patrick V, Mehmet Yusuf Ç, Alkın Y, Ahmet Furkan E, Emrah E, Hasan A, Sertan Deniz A, Ahmet Y, Hayriye Öntürk G, Talat B, Dindar T, Ramazan K, Ahmet M, Yusuf Y, Ömer A, Aykut A, Ali Erdi S, Funda A, Metahan D, Ümit K, Velat A. ve Cengiz Yalçın D. hakkında ise beraat kararının verilmesi istendi. SANIKLARIN YARGILANMASINA YARIN DEVAM EDİLECEK Heyelana ilişkin 3'ü tutuklu 43 sanığın yargılanmasına yarın devam edilecek. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 69 sayfalık iddianamede, bu kazalar konusunda uzman ve literatüre hakim bilirkişilerden oluşan heyetin 23 Mayıs ve 7 Haziran 2024'te bilirkişi raporlarını sundukları ve bu raporlar incelendiğinde 43 sanığın kusurlu bulunduğu, 12'sinin asli, 31'inin tali kusurlu oldukları belirtilmişti. Tüm sanıkların "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, ayrıca altın madenini o dönem işleten şirketin Kanadalı yöneticisi tutuklu sanık Iain Ronald Guille ile tutuksuz sanık Cengiz Yalçın D. ile Kenan Ö'nün "çevreyi taksirle kirletmek" suçundan da adli para ya da toprak, su veya havada kalıcı etki bırakması halinde ikişer aydan birer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

Zonguldak Kilimli'de madenden acı haber: 2 işçinin cansız bedenine ulaşıldı Haber

Zonguldak Kilimli'de madenden acı haber: 2 işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde faaliyet gösteren bir maden tesisinde beklenmedik bir toprak kayması yaşandı. Mesai arkadaşlarının durumu fark edip yetkililere acil ihbarda bulunması üzerine, olay mahalline hızla AFAD, TTK Tahlisiye, jandarma ve polis birimleri yönlendirildi. Bölgeye ulaşan arama kurtarma personeli, yeraltında mahsur kaldığı belirlenen üç madenciyi yüzeye çıkarmak amacıyla zamanla yarışarak geniş çaplı bir çalışma başlattı. BİR İŞÇİ SAĞ ÇIKARILDI, İKİ KAYIP Yer altında yürütülen hassas operasyon sırasında ekipler, göçük altından gelen bir sese odaklandı. Sesin geldiği noktaya yoğunlaşan uzman personelin üstün gayretleri sonucunda, bir madenci enkaz altından sağ olarak kurtarılmayı başardı. Ancak arama kurtarma faaliyetleri ilerledikçe bölgedeki acı tablo netleşti. Toprak altında kalan diğer iki işçiye ulaşan görevliler, talihsiz madencilerin olay yerinde yaşamını yitirdiğini tespit etti. ADALET BAKANLIĞINDAN SORUŞTURMA AÇIKLAMASI Yaşanan vahim olayın ardından adli makamlar derhal harekete geçerek hukuki süreci başlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, resmi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yayımladı. Bakan Gürlek, kazanın incelenmesi için başlatılan adli tahkikatın detaylarını şu ifadelerle paylaştı: "Zonguldak ilimizin Kilimli ilçesinde faaliyet gösteren bir maden ocağında meydana gelen göçük sebebiyle Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından soruşturma başlatılmıştır. Olay ile ilgili iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup, teknik incelemeleri yürütmek üzere maden mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirilmiştir. Soruşturma tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir"

Altın ve kıymetli maden ticaretinde 100 milyar liralık vurgun: 21 şüpheli gözaltında Haber

Altın ve kıymetli maden ticaretinde 100 milyar liralık vurgun: 21 şüpheli gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, altın ve kıymetli maden ticaretinde usulsüzlük yaparak kamuyu devasa zarara uğratan bir suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi. Örgütün, ikinci ve üçüncü şahıslar üzerine kurduğu yeni şirketler aracılığıyla döviz teşviklerini suistimal ettiği belirlendi. DAHİLDE İŞLEME REJİMİ DELİNDİ Soruşturma dosyasına göre, şüphelilerin 9 Ocak 2023 ile 10 Aralık 2024 tarihleri arasında "Dahilde İşleme Rejimi" kapsamında tonlarca altın ve gümüş ithal ettiği saptandı. Ancak mevzuat gereği işlenerek ihraç edilmesi gereken bu kıymetli madenlerin büyük bir kısmının, rejim hükümlerine aykırı olarak yurt dışına çıkarılmadığı tespit edildi. ALTIN YERİNE PİRİNÇ VE İMİTASYON İHRACATI Örgütün izlediği yöntem de deşifre edildi. Şirket yetkililerinin ithalat ve ihracat işlemlerinde sahte ve yanıltıcı belgeler kullandığı ortaya çıktı. Resmi kayıtlarda "altın levha" olarak beyan edilen bazı eşyaların, gerçekte "pirinç levha" veya "imitasyon altın" ile değiştirilerek teslim edildiği belirlendi. Bu yöntemle haksız kazanç sağlayan örgütün, güncel altın kuru üzerinden yaklaşık 100 milyar lira kamu zararına yol açtığı bildirildi. 21 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Elde edilen deliller neticesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kamu kurumları zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'na muhalefet" gibi suçlamalarla 23 şüpheli hakkında karar çıkarıldı. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 21 şüpheli yakalanırken, firari 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü aktarıldı.

Koç Holding, Balıkesir’deki altın madenini 18,5 milyon dolara CVK Maden’e sattı Haber

Koç Holding, Balıkesir’deki altın madenini 18,5 milyon dolara CVK Maden’e sattı

Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren Demir Export A.Ş., portföyündeki önemli maden ruhsatlarından birini devretti. CVK Maden İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamaya göre, Demir Export'a ait Balıkesir ili İvrindi ilçesi sınırları içinde bulunan altın madeni ruhsatı satın alındı. CVK MADEN MEVCUT PROJESİNİ GENİŞLETİYOR KAP açıklamasında, CVK Maden'in hali hazırda yürüttüğü Sarıalan Altın İşletmesi Projesi'nin ruhsat sahasını genişletme hedefi doğrultusunda bu adımı attığı belirtildi. Satın alınan Sicil: 201201393 numaralı IV. Grup İşletme Ruhsatlı maden sahasının, CVK Maden'in mevcut sahasına mücavir (komşu) olduğu ifade edildi. RESMİ DEVİR İŞLEMLERİ BAŞLADI İki şirket arasında varılan anlaşmaya göre, maden sahasının devri için CVK Maden, Demir Export'a toplam 18.500.000 USD ödeme yapacak. Bu bedelin ödeme takvimi ise şu şekilde belirlendi: Sözleşme tarihinde (imza anında): 3.500.000 USD 2026 yılı içinde: 3.000.000 USD 2027 ve 2028 yıllarında iki eşit taksitte: Toplam 6.000.000 USD (Yıllık 3 Milyon USD) Anlaşmada ayrıca, bu sabit ödemelere ek olarak, ilgili ruhsat sahasında üretim faaliyetlerine başlanması durumunda, gerçekleştirilecek üretimden Demir Export A.Ş.'ne %3 oranında NSR (Net Smelter Return - Net İzabe Geliri) Payı ödenmesi maddesi de yer aldı. CVK Maden'in KAP açıklamasında, ruhsat devri için yönetim kurulu kararı alındığı ve resmi işlemlerin başlatıldığı bilgisi de paylaşıldı. CVK MADEN HAKKINDA İnternet sitesinde yer alan bilgilere göre, 40 yıllık madencilik deneyimine sahip olduğu belirtilen Çevik ailesi tarafından kurulan CVK Madencilik, 2006 yılında CVK Krom Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanıyla faaliyete başladı. Şirketin adı 2011 yılında CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirildi.

Çalıştığı madende hayatını kaybetti Haber

Çalıştığı madende hayatını kaybetti

TTK'ya ait Karadon Müessese Müdürlüğünde saat 12.00 sıralarında göçük meydana geldi. Yerin 263 metre altında meydana gelen göçükte kalan işçilerden 3'ü kaçarak kurtuldu. Ancak Orhan Maskar (44) ile Giray Turpçu göçük altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibinin yanı sıra jandarma ekipleri de sevk edildi. Göçüğün meydana gelmesinin ardından kurumun tahlisiye ekipleri kurtarma çalışması başlatıldı. Giray Turpçu ekiplerce kurtarılıp yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Ancak yaklaşık 3 saat süren çalışmaların ardından 16 yıllık maden işçisi Orhan Maskar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Maskar'ın cansız bedeni sedyeyle TTK'ya ait Gelik İşletme Müdürlüğünden çıkartılarak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Bu sırada ailesi ve mesai arkadaşları sinir krizleri geçirerek gözyaşı döktü. Yaralı işçiyi ve hayatını kaybeden Maskar'ın ailesini ziyaret ederek taziyelerini bildiren Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hacıbektaşoğlu, "Maalesef bugün saat 12.15 sıralarında Türkiye Taş Kömürü Kurumu Gelik İşletmesinde bir göçük ihbarı aldık. Götüğün olduğu ayakta 5 işçimiz eksiği 260-360 kotu arasında beş işçimiz göçüğe maruz kaldı. Bunlardan üçü ilk göçük anında kaçarak kurtuldu. İki işçimiz göç altında kaldı. İki işçimizden bir işçimiz yaralı olarak şuuru açık, hayati tehlikesi yok. Kendisini ziyaret ettik kurtarıldı. Ama maalesef bir işçimiz hayatını kaybetti, şehit oldu. Büyük geçmiş olsun. ölen Orhan Maskar isimli işçimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Yaralı işçimize acil şifalar diliyoruz. Bütün ailesine, bütün arkadaşlarına, bütün madencilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Şu anda arama kutlarına çalışması tamamlandı. Büyük geçmiş olsun. Başımız sağ olsun" dedi. Orhan Maskar'ın cenazesinin yarın Cuma namazını müteakiben Bartın'ın Ellibaş köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

Doğa savaşçısı avukat, sağlık engelini aşamadı Haber

Doğa savaşçısı avukat, sağlık engelini aşamadı

Doğa savaşçısı Atal, “Erzincan İliç’te sahadaki faaliyetlerimiz sonrasında KOAH'a evrilen sağlık sorunlarım nedeniyle Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkanlığı’ndan ayrılmak zorunda kaldım. Bundan sonraki görevime Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak devam edeceğim” ifadelerini kullandı. Maden ruhsatlarının iptali için çok sayıda dava açtı Adana Barosu avukatlarından İsmail Hakkı Atal, bugüne dek Türkiye'nin birçok bölgesinde çevre tahribatına karşı açtığı davalarla kamuoyunun takdirini kazanmıştı. Erzincan’dan Adana’ya, Muğla’dan İstanbul’a kadar birçok ilde, doğaya zarar verdiği gerekçesiyle çok sayıda maden ruhsatının iptali için hukuki mücadele yürüttü. Özellikle Erzincan İliç’te altın madenine karşı açılan davalarda aktif rol üstlenen Atal, bölgede yaşanan siyanür sızıntıları sonrası çevresel felaket riskine dikkat çekmiş, bölge halkının sesi olmuştu. Akbelen direnişine manevi ve hukuki destek Atal, 17 Temmuz 2021’de Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’nde 700 dönümlük Akbelen Ormanı'nda kömür madeni açılması amacıyla başlatılan ağaç kesimine karşı çıkan köylülerle birlikte yer almış, çevreci eylemlere hem sahada hem hukuk önünde destek vermişti. Sürecin başından bu yana köylülerin yanında yer alan Atal, Akbelen Ormanı’nın korunması için hukuki girişimlerde bulunarak dikkat çekmişti. Termik santral ve su kaynakları tehdidine karşı uyardı Muğla’da faaliyet gösteren termik santrallerin Bodrum ve Milas’ın önemli su kaynaklarını tehdit ettiğine dair yaptığı açıklamalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Atal, bu santrallerin çevresel etkilerine ilişkin somut belgelerle basınla paylaşımlarda bulunmuş, doğa tahribatının geri dönülemez boyutlara ulaşabileceği yönünde kamuoyunu uyarmıştı. İstanbul Beykoz’da ormanlık alanın korunması için mücadele verdi İsmail Hakkı Atal, İstanbul Beykoz’da 188 dönüm ormanlık alanın orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik girişimlere de hukuki açıdan itiraz etmiş, bu kararın iptali için dava açarak doğal alanların yapılaşmaya açılmasına karşı çıkmıştı. Bu girişim, kent ormanlarının korunması konusunda hukuk yoluyla verilen mücadelenin simgesi haline gelmişti. Barış ve adalet çağrılarıyla da gündemdeydi Yalnızca çevre mücadelesiyle değil, aynı zamanda insan hakları ve bölgesel barış konularındaki açıklamalarıyla da dikkat çeken Atal, Orta Doğu’da yaşanan çatışmalara karşı barış ve diyalog çağrıları yaparak uluslararası düzeyde de duyarlılık oluşturmayı hedeflemişti. İsmail Hakkı Atal’ın Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’ndeki yeni görevi olan “Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı” kapsamında çevre ve hukuk mücadelelerine daha odaklı bir biçimde devam etmesi bekleniyor. Atal’ın sağlık sorunlarına rağmen doğa ve adalet için verdiği mücadeleyi sürdürme kararlılığı, çevre hareketleri açısından önemli bir motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.

CVK Maden’den Harmancık yangını açıklaması: Üç kuyu hasar gördü, faaliyetlere ara verildi Haber

CVK Maden’den Harmancık yangını açıklaması: Üç kuyu hasar gördü, faaliyetlere ara verildi

CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., Bursa’nın Harmancık ilçesinde etkili olan orman yangınlarının şirketin operasyonları üzerindeki etkileri hakkında bugün KAP'a bir bilgilendirme yaptı. KAP'A BİLDİRİLDİ: ÜRETİME GEÇİCİ OLARAK ARA VERİLDİ Şirket tarafından yapılan açıklamada, yangın felaketi nedeniyle önemli bir karar alındığı belirtildi. CVK Maden'in bağlı ortağı konumundaki Hayri Ögelman Madencilik A.Ş.’ye ait Harmancık Krom İşletmesi’ndeki tüm madencilik faaliyetlerine, güvenlik gerekçesiyle geçici olarak ara verildiği kamuoyuna duyuruldu. İLK TESPİT: 3 KUYU HASAR GÖRDÜ Açıklamada, Harmancık'taki orman yangınının, şirketin işletme sahasına fiziki olarak zarar verdiği ifade edildi. Yapılan ilk incelemelerde maden sahası içerisindeki üç adet kuyunun alevlerden hasar aldığı teyit edildi. Yangının sahada yol açtığı toplam hasarın boyutunun ise yangının tamamen kontrol altına alınmasının ardından yapılacak detaylı tespit çalışmalarıyla netleşeceği ve sonucun yine kamuoyu ile paylaşılacağı vurgulandı. TÜM EKİPMANLAR YANGINLA MÜCADELEYE TAHSİS EDİLDİ CVK Maden, yangınla mücadele kapsamında tüm imkanlarını seferber ettiğini de bildirdi. Şirketin maden sahasında bulunan tüm çalışanları, iş makineleri ve diğer ekipmanları, söndürme çalışmalarını yürüten idarenin emir ve koordinasyonuna tahsis edildi. Açıklamada, Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleriyle tam bir iş birliği içinde hareket edildiği kaydedildi. ŞİRKETTEN "MİNNETTARIZ" MESAJI Şirket, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Son günlerde ülkemizde artış gösteren yangın afetlerinin son bulmasını temenni eder; yangınların söndürülmesinde kendi hayatları pahasına görev alan kahraman itfaiye ekiplerimize, Orman Bölge Müdürlüklerimize, yerel halkımıza ve tüm İdare'ye minnet ve şükranlarımızı sunarız.”

Dr. Şevkin: Ağaçları çocuğu gibi koruyan kadınlarla empati kurun Haber

Dr. Şevkin: Ağaçları çocuğu gibi koruyan kadınlarla empati kurun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Genel Kurulu'nda zeytinliklerin madenciliğe açılmasını içeren torba yasa teklifi üzerine parti grubu adına konuştu. Genel kurulda bulunan AKP ve MHP’li milletvekillerine seslenen Dr. Şevkin, “Bir gün dışarıya çıkıp da 15 gündür ağacını çocuğu gibi koruyan, onun için bir geçim kaynağı olma dışında bir yaşam biçimi olan kadınlarla bir empati kurdunuz mu? Ne diyor bu kadınlar, ne söylemek istiyorlar, hiç dinlediniz mi? Ya, bir gün çıkın, dinleyin; Allah aşkına dinleyin. Ülkemiz ne yazık ki bu konuda sınıfta kalmıştır. Bugün İliç'te, Ermenek'te, Soma'da, Kazdağları'nda, Bergama'da bu örnekleri vermemiz mümkündür” diye ifade etti. “Zeytinlik ve ormanlar süper izinle tehdit altında” Tarım ve orman alanlarının tahsisini kolaylaştıran; zeytinlik, mera ve sit alanlarını madene açacak şirketlere süper izin getiren teklifine değinen Dr. Müzeyyen Şevkin, şunları söyledi: “Bakın, Çevre Mühendisleri Odası 1,2 milyon hektarlık tarım alanı ve 28 milyon hektar orman alanının tehdit altında olacağını söylüyor. Kamu yararı kisvesi adı altında madenciliğe açılacak olan zeytin, orman, sit alanlarının istisnai olarak kullanılması yol olacaktır sevgili AKP milletvekilleri, kırsal kalkınmaya darbe olacaktır, bir ekosistem kırımı yaratacaksınız oysa 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu gibi düzenlemeler bu alanların mutlak korunmasını öngörür. Şimdi her şeyi paraya tahvil ediyorsunuz ya, hadi gelin, karşılaştıralım: En pahalı kömürün 2025 fiyatıyla ton fiyatı 9 bin 400 TL'ye geliyor. En ucuz zeytinin tonu 200 bin TL. Yine, en ucuz zeytinden elde edilen zeytinyağının tonu 284 bin lira. Yani hem istihdam sağlayacaksınız hem yeşili koruyacaksınız hem üretim yapacaksınız hem de İspanya gibi, İtalya gibi bizim üzerimizden Orta Doğu'ya ve diğer ülkelere ihracat yapan ülkelerin önüne geçeceksiniz. Yani siz zannediyorsunuz ki bir ağacı söktüğünüz zaman, başka bir yere taşıdığınız zaman çok iyi bir şey yapıyoruz. Peki, onun üzerindeki kuş, onun altındaki börtü böcek, o ekosistem, bunu nasıl düzenleyeceksiniz?” “Doğamıza ve mülkiyet haklarımıza sahip çıkmalıyız” Dr. Şevkin, “Kurumlardan 3 ay içerisinde ÇED için bir yanıt gelmez ise olumlu kabul ediliyor Bu suistimallere yol açmaz mı ? Sanki karneniz çok iyiymiş gibi. İliç'te 9 insanımızı gömdük, Soma'da insanlarımızı gömdük, Bergama'da insanlarımızı gömdük. Bu kadar uzun süreçler diye bahsettiğiniz ÇED'de sınıfta kalmışken hangisinden bahsediyorsunuz? Maden Kanunu'nda bir kurul tanımı getiriliyor. Yani jeoloji mühendisleri tanımlamış, 4'üncü grup madenler diye bir maden grubu var, bilimsel tanımı var. Nedir bu stratejik ve kritik maden tanımı? Yeniden bir tanım getiriliyor. Komisyondaki, Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ndeki (MAPEG) arkadaşlara soruyorum: Neden bu ihtiyaç? Niye 4 kuruma bırakıyorsunuz? Jeoloji mühendisleri bilimsel verilerle bu stratejik madenleri zaten tanımlamış. Neye varmaya çalışıyorsunuz? Niye özel ayrıcalık alıyor MAPEG burada? Bir yerleri peşkeş çekmeye mi çalışıyorsunuz? Yani yeter artık, gerçekten yeter! Yasa teklifi, acele kamulaştırmayla açık olarak mülkiyet hakkına müdahaleyi barındırıyor. Orman izni ve ÇED kararı aranmayacak, stratejik ve kritik maden tanımında söz konusu madenler için acele kamulaştırma getirilecek. Madenlerin listesi yasal olarak değil, bakanlık kararıyla yapılacak. Esas milliyetçilik nedir biliyor musunuz? İnsanını, canlısını, toprağını, suyunu, gelecek nesillerden ödünç aldığımız doğasını korumaktır. Lütfen, doğamıza, insanımıza, ağacımıza, meralarımıza, zeytinliklerimize ve ormanlarımıza sahip çıkalım; sadece kâr etmeyi düşünmeyelim” şeklinde konuştu.

Barut: Telafisi mümkün olmayan zararlar için yasa teklifi geri çekilsin Haber

Barut: Telafisi mümkün olmayan zararlar için yasa teklifi geri çekilsin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Danıştay tarafından daha önce iptal edilen ancak madencilik gerekçesiyle yeniden Meclis'e sunulan yasa teklifine tepki gösterdi. Barut, mera, ormanlar, yaylak ve kışlaklar ile yeraltı ve yerüstü varlıklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bu teklifin tümüyle geri çekilmesini istedi. Meclis'teki konuşmasında, “Telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkmaması için bu teklif tümüyle geri çekilmelidir” dedi. “Zeytinlik, mera ve ormanları yok etmeye çalışan yasa teklifini reddediyoruz” Ayhan Barut, "Meclis'e sunulan, zeytinlik, mera, ormanlar, yaylak ve kışlaklar ile yeraltı ve yerüstü varlıklarımızı ortadan kaldırmayı amaçlayan teklifi reddediyoruz. Anayasaya ve yasalara aykırılıklar taşıyan, daha önce madencilik gerekçesiyle Danıştay tarafından defalarca reddedilen hususlar bu torba yasa teklifiyle tekrar dayatılıyor. Bunu kabul etmiyor, ısrardan vazgeçilmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. “Enerji ve madencilik düzenlemeleri bilimsel ve ortak akılla yapılmalı” Sunulan yasa teklifini eleştiren Barut şunları söyledi: "Enerji ve madencilik alanındaki tüm yeni düzenlemeler bilimsel yöntemlerle hazırlanmalı, ortak akılda buluşulmalıdır. Hassas ekosistemler koruma altına alınmalı ve burada madencilik faaliyetlerine izin verilmemelidir. ÇED süreci, bağımsız, bilimsel ve bağlayıcı yapıda olmalıdır. Plansız ve hukuka aykırı yapılaşmalara ve imar affı gibi düzenlemelere son verilmelidir. Telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkmaması için bu teklif tümüyle geri çekilmelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.