#Mansur Yavaş

İLKHABER-Gazetesi - Mansur Yavaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mansur Yavaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mansur Yavaş’a miting soruşturması: Belediye imkânları iddiası gündemde Haber

Mansur Yavaş’a miting soruşturması: Belediye imkânları iddiası gündemde

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik soruşturma taleplerine bir yenisi daha eklendi. Cumhuriyet Başsavcılığı, Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı adaylığı sürecinde Karabük ve Çankırı’da gerçekleştirilen mitinglerde belediyeye ait araç, personel ve teknik ekipmanların kullanıldığı iddiaları üzerine soruşturma izni istedi. Edinilen bilgilere göre, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan dosyada, söz konusu mitinglerin organizasyonunda Ankara Büyükşehir Belediyesi envanterine kayıtlı araçların, teknik donanımın ve belediye personelinin görev aldığı yönündeki iddialar yer aldı. Dosyada, mitinglerde sahne, ses sistemi ve lojistik düzenlemelerin belediye imkânlarıyla sağlandığının ileri sürüldüğü belirtildi. Soruşturma izni talebinin, Yavaş hakkında daha önce gündeme gelen çeşitli iddiaların ardından dördüncü dosya olduğu ifade ediliyor. Daha önce Ekim ayında imar planı değişikliği, Kasım ayında konser harcamaları ve 13 Ocak 2025’te Ankapark ile ilgili soruşturma izin taleplerinin de kamuoyuna yansıdığı hatırlatıldı. İddialar kapsamında, belediye kaynaklarının siyasi propaganda amacıyla kullanılıp kullanılmadığının araştırılması talep edilirken, konuyla ilgili olarak Mülkiye Müfettişleri, Sayıştay ve MASAK raporlarının da incelemeye alındığı öne sürüldü. Mansur Yavaş’ın seçim süreci öncesinde yaptığı açıklamalarda belediye imkânlarını kullanmayacağını ifade ettiği, ancak dosyada yer alan iddiaların bu beyanlarla çeliştiği yönünde değerlendirmelere yer verildiği aktarıldı.

İçişleri Bakanlığı'ndan Mansur Yavaş ve 39 üyeye soruşturma izni Haber

İçişleri Bakanlığı'ndan Mansur Yavaş ve 39 üyeye soruşturma izni

Ankara yerel yönetiminde hareketli saatler yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve belediye meclisindeki 39 üye hakkında yargı yolunu açan idari bir karara imza attı. Bakanlık tarafından 21 Ekim 2025 tarihinde onaylanan yazıya göre, söz konusu isimler hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "imar usulsüzlüğü" iddialarıyla soruşturma yürütülmesine izin verildi. Soruşturma dosyasının merkezinde, başkentin Gölbaşı ilçesine bağlı İncek Mahallesi'ndeki imar faaliyetleri yer alıyor. Yaklaşık 90 hektarlık geniş bir alanı kapsayan imar planı değişiklikleri, daha önceki süreçlerde yargıya taşınmış ve idari mahkemeler tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmişti. Bakanlığın incelemesinde, bu iptal kararlarından sonra izlenen prosedürler mercek altına alındı. Yeni Şafak gazetesinin aktardığı bilgilere göre, bakanlık kararında mahkeme hükümlerinin gereği gibi yerine getirilmediği savunuldu. İddiaya göre, yargı kararlarını uygulamak yerine belediye meclisi tarafından alınan yeni kararlarla bölgede farklı düzenlemelere gidildi. Bu durumun, yargı kararlarının uygulanmasını geciktirdiği ve şikayetçilerin mağduriyetine yol açtığı öne sürüldü. SÜREKLİLİK ARZ EDEN İHMAL İDDİASI Bakanlık gerekçesinde, yaşanan durumun basit bir gecikme olmadığı vurgulandı. Görevi kötüye kullanma suçunun tek seferlik bir eylemden ziyade, süreklilik gösteren bir ihmal ve direnç şeklinde işlenebileceği belirtildi. Bu tespitler ışığında, hem Başkan Mansur Yavaş hem de ilgili kararlarda imzası bulunan 39 meclis üyesi için soruşturma sürecinin önü açılmış oldu.

Mansur Yavaş ve özel kalem müdürü hakkında soruşturma izni verildi Haber

Mansur Yavaş ve özel kalem müdürü hakkında soruşturma izni verildi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş yıllarda düzenlediği konserlere ilişkin yolsuzluk iddialarıyla başlatılan soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine İçişleri Bakanlığı, ABB Başkanı Mansur Yavaş ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında inceleme yapılmasına izin verdi. Başsavcılık, iddianame sonrası iki isim hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “denetim görevini ihmal” suçlamalarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bakanlıktan izin talep etmişti. 32 konserlik alımda 154 milyon lira kamu zararı iddiası Soruşturmanın temelini; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin hazırladığı tevdi raporu, MASAK incelemesi, Sayıştay tespitleri ve bilirkişi raporları oluşturuyor. Bu raporlara göre, ABB’de 2021–2024 yılları arasında yapılan 32 konser hizmet alımında belediyenin 154 milyon 453 bin 221 lira zarara uğratıldığı öne sürülüyor. Soruşturma kapsamında daha önce 14 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 5’i “zimmet” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 14 sanık hakkında 31 yıla kadar hapis istemi Tamamlanan soruşturma sonrası 59 sayfalık iddianamede, 5’i tutuklu 14 sanık hakkında “nitelikli zimmet” suçundan 7 yıl 6 aydan 31 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. İddianame Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuklananlar arasında ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nın eski yöneticileri ile organizasyon şirketi sahipleri bulunuyor: H.A.B (Eski Daire Başkanı) H.E (Eski Şube Müdür Vekili) H.Z (Eski Daire Başkan Vekili) O.E (Evren Teknik Grup sahibi) S.Ç (Festiva-Enfest ortakları) İlk duruşma 6 Ocak 2026'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyada, 2021–2024 yıllarında yapılan konserlerin tümü mercek altına alınmış durumda. Mansur Yavaş ve özel kalem müdürü için verilen soruşturma izni süreci yargıya taşıyacak. Davanın ilk duruşması 6 Ocak 2026 tarihinde görülecek.

Mansur Yavaş’tan “soruşturma izni verildi” iddialarına yalanlama: “Henüz inceleme aşamasındayız” Haber

Mansur Yavaş’tan “soruşturma izni verildi” iddialarına yalanlama: “Henüz inceleme aşamasındayız”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, belediyenin 2021-2024 yılları arasında düzenlediği konserlere ilişkin harcamalarda kamu zararına yol açıldığı iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan süreç hakkında çıkan haberlere yanıt verdi. Yavaş, "soruşturma izni verildiği" yönündeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. YAVAŞ: "MÜFETTİŞ BİR HAFTADIR BURADA, BU BİR İNCELEME" Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz'a konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mansur Yavaş, iddiaların aksine sürecin hala İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişler tarafından yürütülen inceleme aşamasında olduğunu vurguladı. Yavaş, şunları kaydetti: "Zaten bu bir haftalık gelişme. Bizimle ilgili, bir müfettiş gönderilmişti. Bize bazı sorular sordu. Biz de bu soruları yanıtladık. Müfettiş bir haftadır zaten burada, kaldı ki ilk defa da müfettiş geliyor değil." Başkan Yavaş, CİMER üzerinden çeşitli ihbarlar gelmiş olabileceğini, bu nedenle belki birkaç yeni soru daha sorulmuş olabileceğini ve bu sorulara da gereken yanıtları vereceklerini ekledi. Rutinin dışında bir durum olmadığını ifade etti. SAYMAZ DOĞRULADI: SÜREÇ DAHA İNCELEME AŞAMASINDA Gazeteci İsmail Saymaz da, Yavaş'ın açıklamalarını teyit ederek sürecin hukuki işleyişine dikkat çekti. Saymaz, müfettişlerin incelemesi tamamlanıp raporlarını bakanlığa sunmadan ve bakan onay vermeden soruşturma izni verilmesinin mümkün olmadığını belirtti: "Bu süreç tamamlandıktan sonra müfettişler bakanlığa raporunu sunacak. Bakan bu rapora göre soruşturma izni verecek ya da vermeyecek. Yani daha henüz o aşamaya gelinmemiş. Yani soruşturma izni verilmemiş, henüz inceleniyor." YAVAŞ'TAN YERLİKAYA DÖNEMİNE OLUMLU DEĞERLENDİRME Mansur Yavaş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya dönemindeki süreç yönetimini ise önceki Bakan Süleyman Soylu dönemiyle kıyaslayarak olumlu bulduğunu ifade etti. Yavaş, "Süleyman Soylu döneminde müfettişler incelemeye yer olmadığı yönünde görüş bildirirlerdi. Soylu genelde karar vermez, bekletirdi. Ali Bey döneminde ise Ali Bey bu işleri bekletmiyor. Hemen eğer müfettiş soruşturma izni verilmesin diye görüş bildirdiyse hemen bunu onaylıyor” dedi. Başkan Yavaş, "soruşturma izni verildi" şeklindeki yalan bilginin kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğunu da iddia etti.

Ankara'daki su kesintilerinin nedeni belli oldu! Başkan Mansur Yavaş'tan açıklama geldi Haber

Ankara'daki su kesintilerinin nedeni belli oldu! Başkan Mansur Yavaş'tan açıklama geldi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, başkentte yaşanan su kesintilerinin nedeninin, kuraklığa bağlı olarak Gerede Tüneli'nden su gelmemesi ve aşırı yüklenme nedeniyle Kesikköprü hattındaki iki ana borunun aynı anda patlaması olduğunu açıkladı. Yavaş, onarım çalışmalarının 24 saat aralıksız sürdüğünü ve canlı yayınlandığını belirtti. "GEREDE TÜNELİ'NDEN HİÇ SU GELMİYOR" Tarihi Kentler Birliği toplantısı öncesi ANKA Haber Ajansı'na konuşan Başkan Yavaş, yaşanan kuraklığın vahametine dikkat çekti. Geçen yılın ilk 9 ayında barajlara 233 milyon metreküp su gelirken, bu yıl aynı dönemde sadece 121 milyon metreküp su geldiğini belirten Yavaş, "Ankara’nın su probleminin çözülmesi için yapılan Gerede Projesi de kuraklıktan etkilendiği için şu anda Gerede Tüneli’nden hiç su gelmiyor. Dolayısıyla Kesikköprü’den gelen suya yüklenmek durumunda kaldık" dedi. "İKİ BORU AYNI ANDA PATLADI" Başkan Yavaş, tüm yükün Kesikköprü hattına binmesiyle birlikte, zamanında değiştirilmediğini belirttiği CTP tipi eski borulardan ikisinin aynı anda patladığını ve mevcut kesintinin bu nedenle yaşandığını söyledi. Onarım sürecine ilişkin bilgi veren Yavaş, şunları kaydetti: "Bu yüklenme nedeniyle Kesikköprü’deki CTP tipi borular zamanında değiştirilmediği için sık sık patlıyor. Aynı anda ikisi birden patladığı için geçici bir şekilde su sıkıntısı yaşıyoruz. Ekiplerimiz 24 saat canlı yayında da göstermek suretiyle çalışmakta ve inşallah en kısa zamanda bu tamirat yapıldığı zaman çelik boru döşeniyor artık. Çelik boru yapılıp bağlandığı takdirde su verilmeye başlanacak." VATANDAŞLARDAN ÖZÜR DİLEDİ, TASARRUF ÇAĞRISI YAPTI Yaşanan sıkıntı nedeniyle Ankaralılardan özür dileyen Mansur Yavaş, boru patlamasının kendi kontrolleri dışında bir durum olduğunu vurguladı. Tamiratın bitmesiyle birlikte Ankara'nın en az beş ay yetecek suyunun bulunduğunu belirten Yavaş, "İkinci sıkıntı için özür diliyorum. Elimizde olan bir şey değil. Ancak tamirat yapılır yapılmaz en az beş ay müddetle Ankara halkına su kesintisi olmadan yine su vermeye devam edeceğimizi bildirmek istiyorum" dedi. Yavaş, kuraklığın devam etme riskine karşı tüm vatandaşları suyu israf etmeden kullanmaya davet etti.

Mansur Yavaş: "Gökçek ve ailesi yargılanmadan asla adaletten bahsedemeyiz" Haber

Mansur Yavaş: "Gökçek ve ailesi yargılanmadan asla adaletten bahsedemeyiz"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 29 Ekim konseri soruşturması ve geçmiş döneme ait yolsuzluk dosyalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Yavaş, eski ABB Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin yargılanmadan Türkiye’de adaletten söz edilemeyeceğini belirtti. Ayrıca, soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediğini vurgulayarak gözaltılara ve bilirkişi raporlarına sert eleştiriler yöneltti. ABB Başkanı Yavaş, Ankara'da kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla başlatılan ve 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilen ‘konser' soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Belediye olarak daha önce geçmişe yönelik konser incelemelerinin gerçekleştirildiğini ve herhangi bir zarar saptamadıklarını dile getiren Yavaş, "Mülkiye müfettişleri birtakım bilirkişi heyeti oluşturdular. Ben bunların uzmanlık alanının bu konuyla hiç alakası olmadığını tespit ettim. Medya bilirkişisi, Elmadağ Gençlik ve Spor İlçe Müdür Vekili, Ankara Defterdarlığı muhasebe uzmanları ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli olmak üzere bunlardan bir heyet oluşturmuşlar. Oysa bu bilirkişinin Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bu işi yapan uzman kişilerden olması gerekirdi. Dolayısıyla bunlar bir rapor düzenlemiş, bu bilirkişi raporu üzerine mülkiye müfettişleri dosyayı savcılığa göndermiş. Buna yapılan karşılıklı itirazlar sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bir dosyayı savcıya göndermek suretiyle o da yeni bir inceleme başlatmış. Bir bilirkişi heyeti tespit etmiş. Heyet de bu eski bilirkişinin yaptığı rapor üzerinden kamu zararını açıklıyor. Usulüne uygun yapılmayan bir inceleme üzerine yapılıyor. Savcılığa dilekçe verdik, ‘Eğer kıyaslayacaksanız Mercedes ile Mercedes'i kıyaslayın' dedik" diye konuştu. "Biz adalet istiyoruz" Kamu zararı adı altında bahsedilen 154 milyon liradan fazla tutarın neye göre hesaplandığını anlamadıklarını söyleyen Yavaş, "Örneğin, sahne 3-5 milyona kurulurdu. Sahnedekilerin her biri ayrı bir bedel ve bunlar otomatik robot. Biz şunu istiyoruz; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için yapılmış Türkiye'nin en büyük sahnesi, daha ucuza olabilir miydi? Elbette olabilirdi, o konudaki özeleştirilerin hepsini ben kabul ediyorum. Mesela bize verilen hak edişte 146 kişi çalışmış. 146 kişi, yaklaşık 15-20 gün yevmiye usulü çalışmış. Çok özellikli elemanlar var, günlük 20 bin lira, 100 bin lira civarında para alanlar da var. Bunların tamamı uzmanlık istiyor. Bu ekipmanların tamamı 20 tırda gelmiş. Biz adalet istiyoruz" dedi. "Pahalı yaptılarsa cezalarını çekerler, pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar" "Konserle ilgili benim savunacağım hiçbir şey yok" diyen Yavaş, sözlerine şöyle devam etti: "Pahalı yapmışlarsa cezasını çekerler, eğer pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar ama elbette şunu eleştiriyorum; sabaha karşı evlerinden apar topar alınmak. Bunlar kaç yıldır ABB'de çalışıyorlar. Bir tanesi hariç tamamı bizden önceki dönemin personeli. Kaç yıldır çalışıyorlar. İfadeye, emniyete çağırdınız da gelmediler mi? Artık bu usulün Türkiye'de kalkması lazım. Apar topar alınmalarının hukukta yeri yoktur." "Gökçek ve ailesi yargılanmadan asla adaletten bahsedemeyiz" Eski ABB Başkanı Melih Gökçek'in operasyon öncesinde operasyon olacağına dair sosyal medya hesabından paylaşım yaptığını savunan Yavaş, "Şimdi de tepkiyi görünce 'Ben onu kast etmedim' diyor. Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan, hapse girmeden ve yaptıklarının hesabı sorulmadan asla adaletten bahsedilemez" dedi. Kendisi hakkında son 6 yıl boyunca sürekli şikayetlerin yapıldığını söyleyen Yavaş, "Mülkiye müfettişleri de boş geçmiyor. Yaklaşık 109 tane şikayet yapıldı. Bunların hepsi tahkik edildi, 100 küsür tanesi şu anda ‘suç unsuru yok' diye kapatıldı. Elbette kapatılacak, biz buraya ‘suç işlemeyeceğiz' diye geldik. Kendimize sonuna kadar güveniyoruz, istedikleri kadar şikayet etsinler. Biz böyle yaparken eski döneme ait, yolsuzlukları arşa kadar çıkmış, dünyanın her yanından bilinen bu aile ile ilgili neler yaptık. Gökçek dönemi dosyalarından ‘ihaleye fesat', ‘kamu zararı' iddiasıyla 100'e yakın suç duyurusunda bulunduk. Bu dosyaların sonucuna baktığımızda 55 dosyada bilirkişi raporu alınmak suretiyle takipsizlik kararı verilmişti. 11 dosyada bilirkişi raporu dahi ihtiyaç duyulmadan takipsizlik kararı verilmiş. Bürokratlar hakkında da 11 dosyada iddianame düzenlendi ancak bu 11 dosyada yargılamalar devam ediyor. Bu bürokratların hiçbirisi gece evinden alınmadı, adli yaptırım da yapılmadı. Yargılanıyorlar, doğrusu da budur. Yargılandıktan sonra mahkeme cezayı kesinleştirince biz o insanlara suçlu diyebileceğiz" ifadelerini kullandı. Yavaş, verdikleri 100'e yakın suç duyurusundan ise şu örnekleri verdi: "Oğlan boş geziyor, oğlana bir iş vermesi lazım. Futbol takımı verip onunla oyalanması lazım, çünkü hiçbir iş yapmıyor, elinden hiçbir iş gelmiyor. Babası ona bir tane futbol takımı almış, buna para lazım. Bazı şirketlerden ihale vermek suretiyle bir de hafriyat gelirini, belediyenin oldukça büyük bir gelirini ANFA'ya, ANFA üzerinden de Osmanlıspor'a vermiş. Çok şikayet oldu bu konuda ve Sayın Mustafa Tuna gelir gelmez bunu sonlandırdı ve ne kadar gelir kaybı olduğunu gösterdi. Biz gelir gelmez ‘kamu zararı var' diye hafriyat dosyasını şikayet ettik. Bu dosyada takipsizlik kararı çıktı. Neden? Gökçek'in orada imzası yokmuş. Ancak belgesi var, olur belgesi. Hadi bilirkişi görmedi bunu, savcı da mı görmedi? Takipsizlik verildi. Buradaki zararı tespit etmenin imkanı yok. Bizim ilk aydaki ciromuz 1 milyar 182 milyon. Oğlanın futbol hevesine gitti bu paralar. Bunun hesabı sorulmamalı mı arkadaşlar? Bu kamu zararı değil mi? Kamu zararı kaç para olursa bunları gözaltına alıp tutuklarsınız? Başka bir soruşturma; Ankapark hukuki süreci. Ankapark'ı da şikayet ettik. Savcılık önce soruşturma izni istedi, Süleyman Soylu soruşturmaya ‘zarar yok' diye izni vermedi. Bunun üzerine biz Danıştay 1. Dairesine itiraz ettik. Danıştay itirazımıza ‘Bu dosyadaki bütün iddiaların tek tek incelenmesi lazım. İnceledikten sonra hangisi 4483 sayılı Kanun'a giriyor, Gökçek'i ilgilendiriyor, kaç tanesinde ihaleye fesat karıştırma var, bunları tek tek inceleyin' diye geri gönderdi. Maalesef bir önceki mahkeme bunları yapmadı ve iki tane dosyayı öylesine inceleyerek -halbuki 52 dosya var- takipsizlik kararını verdi ve geçti. Biz, sulh cezaya itiraz ettik, onlar da reddetti. Yapabileceğimiz tek şey var, o da kanun yoluna bozma talebi. Kanun yoluna bozma talebine gittik, dosyamız 2024'ten beri hala adliyede bekliyor. ABB kapsamında yine 52 ayrı suç unsuru bulundu."

Murat Çalık ameliyata alındı Haber

Murat Çalık ameliyata alındı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ameliyata alındığını açıkladı. Yavaş, Çalık’ın geçmişte iki kez ağır hastalık (akut lösemi ve lenfoma) geçirdiğini hatırlatarak, cezaevi koşullarında yeniden aynı hastalıklarla karşı karşıya kalmasını “kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Yavaş, açıklamasında “Tutuksuz yargılama esastır, tutukluluk istisna olmalıdır. Bu uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.” ifadelerine yer verdi. LENFOMA BULGULARI YENİDEN ORTAYA ÇIKTI Murat Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama yapan avukatı Melih Koçhan, müvekkilinin geçmişte kanser tedavisi gördüğünü belirterek, son patoloji sonuçlarının olumsuz çıktığını söyledi. Koçhan, “Boynunda bir kitle oluştu, bunun başka bir yerde devamı var mı, araştırılacak. O kitleden alınacak parçanın patolojisi de değerlendirilecek.” bilgisini paylaştı. Çalık’ın lenfomatik bulgular nedeniyle İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alındığı kaydedildi. CEZAEVİNDEN HASTANEYE SEVK EDİLMİŞTİ Tutuklu bulunan Murat Çalık, 4 Haziran’da Silivri Cezaevi’nden İzmir Buca F Tipi Cezaevi’ne nakledilmişti. 23 Mart’ta tutuklanan Çalık, cezaevi sürecinde 18 kilo kaybetti. Son olarak İzmir’deki hastanede tedavisine başlanan Çalık’ın sağlık durumunun operasyon sonrasında netleşeceği bildirildi.

Melih Gökçek, belediyeden aldığı lojman dairesini geri devredecek Haber

Melih Gökçek, belediyeden aldığı lojman dairesini geri devredecek

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, görev süresi bittikten sonra oturmaya devam ettiği ve sonrasında eşinin üzerine satın aldığı belediyeye ait lüks lojman dairesiyle ilgili dava sonuçlandı. Mansur Yavaş yönetimine geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yargıya taşınan süreçte, mahkeme Gökçek’in daireyi boşaltmasına karar vermişti. Kararın ardından dosya Yargıtay’a taşınırken, yüksek mahkeme de yerel mahkemenin kararını onadı. GÖKÇEK: "KARARA SAYGI DUYUYORUM, EVİ DEVREDECEĞİM" Melih Gökçek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Yargıtay kararına saygı duyduğunu belirterek, oturduğu evi kısa süre içinde belediyeye devredeceğini söyledi. Gökçek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "7061 sayılı kanunla kamu ve belediye lojmanlarında oturanlara içerisinde oturdukları lojmanların satış hakkı getirildi. Ben de o tarihte bu maddeden yararlanarak içerisinde oturduğum lojmanın satışını belediyeden talep ettim. Ve şu anda içerisinde oturduğum evi eşim satın aldı. Bugün, Mustafa Tuna döneminde satın aldığım bu evimle ilgili görülen davada Yargıtay süreci tamamlandı ve davayı kaybettim. Gerekçe olarak, 2017 yılında satışla ilgili belediye meclisine sevk edilen yazının altında benim de imzamın bulunması gösterildi. Oysa satış kararı, o dönemki Belediye Başkanı Mustafa Tuna tarafından alınmıştı. Ben ise ilgili gayrimenkulü, o günkü rayiç bedelin yaklaşık %10 üzerinde, tamamen yasal çerçevede satın almıştım. Şimdi belediye, bu satış bedelini tarafıma iade edecek ve ben yaşadığım evden çıkacağım. Karar, kuşkusuz benim aleyhime. Fakat buna rağmen, adalet sistemimize olan inancımı ve verilen karara duyduğum saygıyı koruyorum. Bu ülkede hukuk varsa, kararları hoşumuza gitmese bile ona riayet etmek hepimizin sorumluluğudur. Benim durduğum yer belli: Her zaman hukuk, her zaman adalet. Aynı saygıyı, yargı kararlarını kendi lehine olmadığında kabullenmekte zorlanan diğer siyasi partilerden de bekliyoruz. Ayrıca “Melih Gökçek yargılanmıyor” şeklinde sürekli tekrar edilen söylemlerin ne kadar temelsiz ve toplumu yanıltıcı olduğu da bu süreçle birlikte bir kez daha ortaya çıkmıştır. Hukukun işleyişini siyasi malzeme yaparak gerçekleri çarpıtmak, ne adalete ne de millete hizmet eder."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.