#Mehmet Akın Doğan

İLKHABER-Gazetesi - Mehmet Akın Doğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Akın Doğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan: Çiftçilerimizin emeği, ülkemizin geleceğidir Haber

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan: Çiftçilerimizin emeği, ülkemizin geleceğidir

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla ilkhaber-gazetesi.com’a yaptığı açıklamada, üretimin temel taşı olan çiftçilere teşekkür ederek tarımın stratejik önemine dikkat çekti. Başkan Doğan, şu ifadelere yer verdi: “Emeğiyle toprağa hayat veren, alın teriyle üretimi sürdüren, sofralarımıza bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçilik; sadece üretimin değil, aynı zamanda geleceğe duyulan güvenin ve umudun da en güçlü temsilidir. Tarımın güçlü olması; ülkemizin kalkınması, gıda güvenliğinin korunması ve ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanması bakımından büyük önem taşımaktadır. Üreten, çalışan ve ülkemize değer katan tüm çiftçilerimize teşekkür ediyor; bereketli hasatlar diliyorum” Doğan, tarım sektörünün yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda toplumsal refah ve gıda arz güvenliği açısından da vazgeçilmez bir alan olduğunu vurguladı. “GİRDİ MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ TEHDİT EDİYOR” Güncel sorunlara da değinen Mehmet Akın Doğan, özellikle üretim maliyetlerindeki artışın çiftçileri zorladığını ifade etti. Doğan, girdi maliyetlerindeki yükselişin üretimde sürdürülebilirliği olumsuz etkilediğini belirterek, mevcut destek mekanizmalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Tarımın devamlılığı için devlet desteklerinin güncel ekonomik koşullara göre revize edilmesinin önemine dikkat çeken Doğan, üreticinin korunmasının aynı zamanda ülke gıda güvenliğinin korunması anlamına geldiğini kaydetti.

Mehmet Akın Doğan: Çiftçinin nakit akışı tamamen tıkandı Haber

Mehmet Akın Doğan: Çiftçinin nakit akışı tamamen tıkandı

Çukurova bölgesinde tarımsal faaliyet yürüten üreticilerin ekonomik anlamda zor bir süreçten geçtiğini vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, sektörün sürdürülebilirliği için kapsamlı bir finansal destek planının devreye alınması gerektiğini belirtti. Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını ifade eden Doğan, üretim döngüsünün korunması için somut adımlar atılmasını beklediklerini kaydetti. TARIMSAL ÜRETİMDE FİNANSMAN KRİZİ VE NAKİT AKIŞI SORUNU Üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki dengesizliğin çiftçiyi borç sarmalına ittiğine dikkat çeken Doğan, nakit akışındaki tıkanıklığın günlük faaliyetleri bile sekteye uğrattığını belirtti. Başkan Doğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Çiftçilerin nakit akışı tamamen tıkandı. Üreticimiz günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için dahi gerekli finansmana ulaşamıyor. Girdi maliyetlerinde arttı. Mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş çiftçimizin belini bükmüştür. Ürün fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alamamasına neden olmuş, bu dengesizlik, borç yükünü daha da arttırmıştır" ÜRETİCİDEN ACİL DESTEK PAKETİ VE BORÇ ERTELEME TALEBİ Finansman erişiminde yaşanan engellerin sadece üreticiyi değil, gıda güvenliğini de riske attığını hatırlatan Mehmet Akın Doğan, acil bir eylem planının şart olduğunu vurguladı. Mevcut borç yükünün yeni sezon hazırlıklarını engellediğini ifade eden Doğan, taleplerini şu sözlerle dile getirdi: "Çiftçimiz hem borçlarını çeviremiyor hem de yeni üretim sezonu için gerekli kaynağı bulamıyor. Yaşanan süreç yalnızca çiftçileri değil, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Tarımsal üretimde yaşanacak daralma hepimizi etkileyecektir. Acil destek paketi hayata geçirilmeli, üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN TARIM SEKTÖRÜNE POZİTİF AYRIMCILIK ŞART Tarımın stratejik önemine vurgu yapan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, sorunların yapısal çözümlerle aşılması gerektiğini savundu. Yetkililere seslenen Doğan, sektörün desteklenmesi noktasında pozitif bir yaklaşım beklediklerini belirterek şu cümleleri kurdu: "Tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörüne pozitif ayrımcılık yapılarak destek verilmeli, sorunların aşılabilmesi için kalıcı çözümler üretilmelidir"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan: “Acil destek şart, üreticinin dayanacak gücü kalmadı” Haber

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan: “Acil destek şart, üreticinin dayanacak gücü kalmadı”

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova çiftçisinin iki yıldır afetlerle mücadele ettiğini ve acil destek verilmesi gerektiğini söyledi. Adana ve Çukurova genelinde 2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve artan girdi maliyetlerinin ardından 2026 yılında etkili olan aşırı yağışlar, tarımsal üretimi bir kez daha ağır şekilde etkiledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili açıklama yaptı. Doğan, çiftçilerin iki yıl üst üste doğal afetlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, "Çukurova çiftçisi iki yıldır afetlerle mücadele ediyor, acil destek şart. Üreticinin artık dayanma gücü kalmadı" diye konuştu. Başkan Doğan, 2025 yılının üretici açısından son derece zor geçtiğini hatırlatarak, "Kuraklık, don olayları ve yüksek maliyetler nedeniyle çiftçimiz zaten ciddi kayıplar yaşadı. 2026 yılında ise bu kez aşırı yağışlar nedeniyle tarlalar su altında kaldı, ekili alanlar zarar gördü. Birçok üreticimiz ürününü yeniden ekmek zorunda kaldı" dedi. Bu durumun çiftçi üzerindeki mali yükü katladığını vurgulayan Doğan, üreticinin aynı ürüne ikinci kez yatırım yapmak zorunda kaldığını, tohumdan gübreye, mazottan işçiliğe kadar tüm giderlerin yeniden oluştuğunu söyledi. "Tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmeli" Yaşanan bu gelişmelerin yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan toplumun tamamını ilgilendirdiğine dikkat çeken Doğan, "Ekonominin temel taşlarından biri olan tarım sektörünün ülke ekonomisinde kritik bir rolü var. Çukurova gibi verimli bir bölgede yaşanan üretim kayıpları ülke ekonomisine de olumsuz yansıyacaktır. İstihdamdan ihracata kadar birçok alanda belirleyici rol oynayan tarımda yaşanan daralmanın zincirleme etkiler oluşturması kaçınılmaz olacaktır. Tarım, sadece üreticinin geçim kaynağı değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğinin temelidir. Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır. Bugün yaşanan bu kayıplar, yarın gıda arzında ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Yüreğir Ziraat Odası Başkan Doğan, çiftçilerin içinde bulunduğu zor durumdan çıkabilmesi için hükümete acil destek çağrısında bulunarak, zarar gören üreticilere doğrudan destek verilmesi, kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Doğan, ayrıca afetlerden etkilenen bölgeler için özel destek ve teşvik paketlerinin gecikmeden açıklanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğan, "Bugün çiftçimizi kaybedersek yarın üretimi kaybederiz. Bu da sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir kayıp olur. Bu nedenle üreticimizin yanında olunmalı ve sürdürülebilir tarım politikaları acilen hayata geçirilmelidir" diyerek yetkilileri Çukurova çiftçisinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için etkili adımlar atmaya davet etti.

Adana'da sağanak yağış tarım arazilerini vurdu: Ekili alanlar sular altında kaldı Haber

Adana'da sağanak yağış tarım arazilerini vurdu: Ekili alanlar sular altında kaldı

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Adana'da, son üç gündür aralıksız devam eden sağanak yağışlar hayatı ve üretimi olumsuz etkiliyor. Yüreğir ilçesinde yoğunlaşan yağışlar sonucunda tahliye kanallarının yetersiz kalmasıyla birlikte çok sayıda tarım arazisi suyla kaplandı. Dron ile havadan yapılan incelemelerde; mısır, karpuz, kavun, domates ve biber ekili alanların büyük bir kısmının sular altında kaldığı gözlendi. YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN'DAN HASAR AÇIKLAMASI Bölgedeki son durumu değerlendiren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yağışların periyodik olarak üç aydır sürdüğünü ancak son birkaç gündeki yoğunluğun ekili ürünlere ciddi zarar verdiğini kaydetti. Mart ayının son haftasında olunması nedeniyle tarlalarda yoğun bir ekim faaliyeti olduğunu belirten Doğan, "Adana ilimizde son 3 aydır aralıksız yağan yağışlar var. Özellikle son 3 günde yağan yağmurlar nedeniyle çoğu araziler sular altında kaldı. Şu anda martın son haftalarındayız arazide mısır, karpuz, kavun, domates ve biber ekimi yapıldı. Ekilen mısır tohumları ile karpuz ve kavun fideleri sular altında kalarak bozuldu, çiftçimizin zararı büyük" şeklinde konuştu. ÜRETİCİLER YENİDEN EKİM YAPMAK ZORUNDA KALACAK Yağışların kış döneminden bu yana devam etmesi nedeniyle toprak doyum noktasına ulaşırken, nehir seviyelerindeki yükseliş tahliye sürecini zorlaştırıyor. Şubat ayının ortasından itibaren Ceyhan ve Seyhan nehirlerindeki su seviyesinin arttığını ifade eden Doğan, 2024 ve 2025 yıllarındaki kuraklığın ardından gelen bu aşırı yağışların ekim takvimini altüst ettiğini vurguladı. Mehmet Akın Doğan, "Aralık sonundan bu yana yağışlar sürüyor. Şubat ayının 19'undan sonra Ceyhan ve Seyhan nehirleri yükseldi ve bölgede sıkıntı yeniden arttı. 2024-2025 yılları kurak geçmişti, şu an ise aşırı yağıştan dolayı çiftçilerin çoğu ürününü ekemedi. Ekilen mısır tohumlarının büyük kısmı boşa gitti, çiftçiler yeniden ekim yapmak zorunda kalacak" dedi. DRENAJ KANALLARINDAKİ YETERSİZLİK SORUNU Ovanın genel yapısı itibarıyla kot farkının düşük olması, biriken suyun tahliyesini imkansız hale getiriyor. Özellikle çukurda kalan bölgelerdeki ürünlerin tamamen kaybedildiğine değinen Doğan, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılması gereken temizlik çalışmalarına dikkat çekti. Kanalların kış öncesi yeterince temizlenmediğini savunan Doğan, "Devlet Su İşleri'nin (DSİ) kışa girmeden önce tüm drenaj kanallarını temizlemesi gerekiyordu ancak bu temizlik yeterince yapılmadı. Eğer gerekli temizlik ve tamirat yapılsaydı, sular çekilmiş ve tarlalar kurtulmuş olabilirdi" ifadelerini kullandı. TARSİM VE SİGORTA KAPSAMINDAKİ KRİTİK AYRINTI Zarar gören üreticiler için destek çağrısında bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, tarım sigortası (TARSİM) konusundaki bir mağduriyete de değindi. Mısır ekili alanlarda bitki toprak yüzeyine çıkmadığı sürece sigorta kapsamına girmediğini hatırlatan Doğan, karpuz, kavun, domates ve biber gibi fideli ürünlerin ise hasar tespiti durumunda sigorta kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti. ÇİFTÇİLER DEVLETTEN YARDIM BEKLİYOR Bölgede 300 dönümlük mısır arazisi sular altında kalan çiftçi Cemal Kaya, yağışların beklediklerinden çok daha şiddetli olduğunu dile getirdi. Ürünlerin çürüme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Kaya, "Birinci ürün olarak mısır ektik. Yağmurdan dolayı arazimiz iki gündür sular altında, büyük ihtimalle ürünümüz tamamen çürümüştür. Şu anda ektiğimiz 300 dönüm yer var, henüz ekemediğimiz yerlerimiz de var. Ektiğimiz 300 dönüm ve arkadaşlarımızın ektiği araziler şu an tamamen sular altında, büyük ihtimalle hepsi çürüyecek. Böyle bir yağmur beklemiyorduk. Beklentimizden daha fazla yağmur yağdı ve DSİ'nin drenajı suyu çekmediği için arazilerimiz sular altında kaldı. Devletimizden yardım bekliyoruz" açıklamasında bulundu.

Mehmet Akın Doğan'dan limon ithalatı açıklaması: Depoda ürünü olan üretici zorlanabilir Haber

Mehmet Akın Doğan'dan limon ithalatı açıklaması: Depoda ürünü olan üretici zorlanabilir

12 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile limon ithalatında uygulanan gümrük vergisi oranı yüzde 54 seviyesinden yüzde 10’a çekildi. Kararın ardından açıklamalarda bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ithalat ihtimalinin piyasaya girmesiyle birlikte fiyatlarda yaşanabilecek geri çekilmelere dikkat çekti. Doğan, yüksek maliyetlerle ürün alıp depolayan üreticiler ve tüccarların bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini vurguladı. İTHALAT KARARININ PİYASA DENGESİNE ETKİSİ Vergi indiriminin piyasadaki fiyat dengelerini değiştirebileceğini belirten Doğan, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti. Doğan konuyla ilgili olarak, ‘’Piyasaya ithalat ihtimali girdiğinde fiyatlarda bir geri çekilme yaşanabiliyor. Bu nedenle depoda ürünü olan üreticilerimizin ekonomik olarak zor durumda kalmaması için gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir’’ dedi. Son yıllarda meydana gelen zirai don olayları nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını hatırlatan Doğan, maliyet artışlarının yaşandığı bu dönemde yerli üreticinin korunmasının stratejik öneme sahip olduğunu dile getirdi. ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ DENGESİ VURGUSU Başkan Doğan, tarımsal politikalarda hem üreticinin hem de tüketicinin menfaatlerinin eş zamanlı olarak gözetilmesi gerektiğini savundu. Geçmiş yıllarda yaşanan fiyat dalgalanmalarına atıfta bulunan Doğan, "Üretici, tüketici ve piyasa dengelerinin birlikte düşünülmesi gerekir. 2024 yılında limon dalında 30-40 kuruşa kadar düştü. Çiftçi toplama maliyetini bile karşılayamadığı için ağaçlarını sökmek zorunda kaldı. O dönemde üreticiyi korumaya yönelik bir adım atılmadı, ancak fiyatlar yükselince hemen ithalat gündeme geldi. Piyasa düzenlemesi sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de korumalıdır. Fiyat artınca ithalat kapılarının açılma kararı alınırken, limon 30 kuruşa düştüğü zaman da üreticiyi korumaya yönelik önlemler alınmalıydı" şeklinde konuştu. TARIMDA PLANLI ÜRETİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Türkiye için limonun vazgeçilmez bir tarımsal ürün olduğunu ifade eden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, sürdürülebilir bir üretim yapısı için planlı yaklaşımın şart olduğunu belirtti. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve tüketicinin makul fiyatlarla ürüne ulaşabilmesi için dengeli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, ithalat odaklı çözümler yerine üretim maliyetlerini düşürecek ve üreticiyi destekleyecek adımların atılmasının önemine değindi.

Çukurova’da baraj kapakları açıldı, tarım arazileri sular altında kaldı Haber

Çukurova’da baraj kapakları açıldı, tarım arazileri sular altında kaldı

Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da bu sene yaşanan aşırı yağışlar ve ani sıcaklık artışıyla eriyen karlar, Seyhan Barajı'ndaki su seviyesini kritik noktaya taşıdı. Baraj kapaklarının kontrollü olarak açılmasıyla Yüreğir ilçesindeki birçok tarla ve narenciye bahçesi sular altında kalırken, oluşan manzara dron kameralarına yansıdı. Bölgedeki son durumu değerlendiren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yağış miktarının olağanüstü boyutlarda olduğuna dikkat çekerek "2026’nın Ocak ayından bugüne kadar, son bir ayda inanın ki bir yıllık yağış düştü" ifadelerini kullandı. "CEYHAN NEHRİ TEHLİKE SAÇIYOR" Havaların ısınmasıyla dağlardaki kar kütlelerinin eridiğini ve barajların tam kapasiteye ulaştığını belirten Doğan, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı: "Havaların bir sıcak, bir yağmurlu olmasıyla dağlardaki yoğun kar kütleleri eridi. Yedigöze Barajı, altındaki Çatalan Barajı ve onun altındaki Seyhan Barajı tam kapasitenin üzerine çıkınca yetkililer uyarı yaparak kapakları açmak zorunda kaldı. Önce saniyede 500 metreküp, ardından 700-800 metreküp su salındı. Dün itibarıyla Aslantaş Barajı'nın kapakları da açıldı ve şu an Ceyhan Nehri tehlike saçıyor." "DEVASA BİR ZARARIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ" Suların ırmak yataklarındaki setleri aşmamasının büyük bir felaketi önlediğini vurgulayan Başkan Doğan, çiftçinin yağışlar nedeniyle ekim yapamamasının ise şans eseri zararı azalttığını belirtti. Doğan, "Aslında bu sel suları Mart ortası olsaydı buralara karpuz, kavun, domates ve biber ekilmiş olacaktı. Ocak ve Şubat ayları çok yağışlı geçtiği için çiftçimiz tarlaya girip ürün ekemedi. Yağışlar ekimi engellediği için bu ürünlerdeki devasa bir zararın eşiğinden dönülmüş oldu" şeklinde konuştu. "SULAR ÇEKİLMEZSE AĞAÇLAR VERİM VERMEYECEK" Mevcut durumda hasadı yapılmamış ürünlerin risk altında olduğunu hatırlatan Doğan, "Setler yarılıp ovaya su taşsaydı sıkıntımız çok daha büyük olacaktı. Şu an ırmak yatağındaki bahçelerde hasadı yapılmamış greyfurt ve geç hasat edilen portakallar sular altında. Sular uzun süre çekilmezse narenciyenin kökleri hava alamayacağı için bitki gelişimi duracak ve yıl ağaçlar verim vermeyecek" uyarısında bulundu. "BARAJ 10 METRE YÜKSELTİLSEYDİ BU SORUN YAŞANMAZDI" Bölgenin iklim değişikliğinden sert şekilde etkilendiğini ifade eden Mehmet Akın Doğan, kalıcı çözüm için Çatalan Barajı'nı işaret etti. Yetkililere ve devlete çağrıda bulunan Doğan sözlerini şöyle tamamladı: "Bölgemizde aşırı sıcakta kuraklık, soğukta don, yağışta ise sel riski yaşıyoruz. Aslında bunun çok net bir önlemi var. Çatalan Barajı'nın gövdesi 10 metre daha yükseltilmiş olsaydı, bugün yağan bu yağmurları ve kar sularını rahatlıkla depolayabilecek, bu sel felaketini hiç yaşamıyor olacaktık. Zarar gören çiftçilerimizin Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurularını yapmalarını bekliyoruz. Devletimizden de bu zor günlerde çiftçimize yardım eli uzatmasını talep ediyoruz."

Planlı üretime 81 miyar TL destek müjdesi, üreticileri sevindirdi Haber

Planlı üretime 81 miyar TL destek müjdesi, üreticileri sevindirdi

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetin tarım sektörüne sağladığı destekleri kamuoyuyla paylaşmıştı. Erdoğan konuşmasında, “Hükümetlerimiz, üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık” ifadelerini kullanmıştı. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne sağlanan toplam desteğin 706 milyar lirayı bulduğunu belirten Erdoğan, doğrudan destekler, kredi imkanları, yatırım ödenekleri, müdahale alımları ve ihracat teşviklerinin bu rakama dahil olduğunu açıklamıştı. 2026 yılı için ayrılan kaynağın ise 939 milyar liraya ulaştığını vurgulayan Erdoğan, “1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz” demişti. Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Erdoğan, “Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer” sözleriyle son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verildiğini ifade etmiş, tohumculuk alanında Türkiye’nin dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını ve 117 ülkeye tohum ihracatı yapıldığını dile getirmişti. Destek ödemelerine ilişkin takvimi de paylaşan Erdoğan, “6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız” açıklamasında bulunmuştu. Ayrıca son dönemde bazı illerde yaşanan dolu, hortum ve sel felaketlerine değinerek, devletin ilgili birimlerinin sahada üreticilerin yanında olduğunu belirtmişti. 2026 yılı kırsal kalkınma destek bütçesinin 14,5 milyar lira olduğunu kaydeden Erdoğan, bu bütçenin yarısının genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerine ayrılacağını açıklamıştı. ”TARIM SEKTÖRÜ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR MÜJDE” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 81 milyar liralık temel ve planlı üretim desteğinin tarım sektörü açısından önemli bir müjde olduğunu belirtti. Doğan, söz konusu desteğin ödeme takvimine bağlanmasının üreticinin planlama yapabilmesi açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Doğan, desteklerin belirli tarihlerde çiftçilerin hesaplarına yatırılacak olmasının ekimden gübrelemeye, bakım süreçlerinden hasada kadar tüm aşamalarda finansal öngörü sağlayacağını vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu destek paketi, özellikle maliyet baskısı altında üretim yapan çiftçilerimiz için önemli bir rahatlama sağlayacaktır” dedi. Açıklanan bütçenin tarıma verilen önemin somut göstergesi olduğunu kaydeden Doğan, genç ve kadın üreticilere ayrılan payın da kırsal kalkınma ve üretimin sürdürülebilirliği açısından stratejik değer taşıdığını dile getirerek, “Üretimin kesintisiz devam etmesi ülkenin gıda arz güvenliği için hayati öneme sahip. Üreticiler, çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek” diye konuştu. Yüreğir’de çiftçilerin iklim koşulları ve artan girdi maliyetleri nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Doğan, temel ve planlı üretim desteklerinin kısa sürede ödenecek olmasının sahada olumlu karşılandığını ifade etti. Devletin üreticinin yanında olduğunun bir kez daha gösterildiğini belirten Doğan, bu yaklaşımın çiftçilerin motivasyonunu artırdığını sözlerine ekledi.

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı Haber

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistiklerinden derlenen verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında Türkiye genelinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Aralık ayı ortalama sıcaklığı, 1991-2020 dönemine göre 1,5 derece artarak 6,3 dereceye yükseldi. Bu değerle 2025 Aralık ayı, son 55 yılın en sıcak 12. Aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın Aralık ayında ekstrem sıcaklıklar da dikkat çekti. En düşük sıcaklık -25,7 derece ile Van’ın Özalp ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 25,6 derece ile Hatay’ın İskenderun ilçesinde ölçüldü. Ortalama sıcaklıklar Edirne, Kadıköy, Gökçeada, Bodrum, Akdeniz Bölgesi kıyıları, Çankırı, Kırıkkale, Cihanbeyli, Bartın, Kastamonu, Karabük, Çorum, Boyabat, Tosya, Nallıhan, Beypazarı, Erzurum, Ağrı, Arapgir ve Çemişgezek çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, diğer bölgelerde normaller civarında seyretti. YAĞIŞLAR NORMALİN ALTINDA KALDI Türkiye genelinde Aralık ayında metrekareye ortalama 60,1 milimetre yağış düştü. Bu miktar, Aralık ayı normali olan 75,7 milimetrenin yüzde 21, önceki yıl Aralık yağışının ise yüzde 18 altında kaldı. Yağışlar Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, Çorum, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde yüzde 60’tan fazla azalırken, Düzce, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Bölgesel dağılımda Karadeniz ve Doğu Anadolu normallerin üzerinde yağış alırken, diğer bölgelerde yağışlar normallerin altında kaldı. Normaline göre en fazla azalma yüzde 45 ile Marmara Bölgesi’nde görüldü. Marmara’da Aralık yağışları son 10 yılın en düşük seviyesine indi. İL BAZINDA ÖNE ÇIKAN VERİLER Aralık ayında en fazla yağış metrekareye 177,2 milimetre ile Zonguldak’ta kaydedildi. Normale göre en fazla artış yüzde 61 ile Düzce’de gerçekleşti. En az yağışı ise 20,1 milimetre ile Edirne aldı. Edirne aynı zamanda yüzde 75 azalma ile normaline göre en fazla düşüş gösteren il oldu. Bartın, Düzce ve Zonguldak’ta Aralık yağışları son 24 yılın, Kastamonu’da ise son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Balıkesir’de ise son 10 yılın en düşük yağış seviyesi görüldü. YAĞIŞLI GÜN SAYISI ARTTI Türkiye genelinde Aralık ayında ortalama 12,4 gün yağış görüldü. Bu değer, 1991-2020 yılları normali olan 11,8 günün üzerinde gerçekleşti. Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop ve Samsun çevrelerinde yağışlı gün sayısı 25’in üzerine çıkarken, Adana, Edirne, Afyonkarahisar, Denizli, Antalya, Gaziantep ve Erzurum çevrelerinde yer yer 5 günün altına düştü. 2026 SU YILI YAĞIŞLARI DA DÜŞÜK 1 Ekim-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 3 aylık 2026 su yılı yağışları da normalin ve geçen yılın altında kaldı. Adana, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde azalma görülürken, İzmir ve Balıkesir’in batısı ile Çanakkale, Balıkesir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Sivas, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yer yer yüzde 40’ın üzerinde artış kaydedildi. Bu dönemde en fazla yağış 407,6 milimetre ile Zonguldak’ta ölçüldü. Normale göre en fazla artış yüzde 38 ile Düzce’de görülürken, en az yağış 62,2 milimetre ile Kırıkkale’de gerçekleşti. Normale göre en fazla azalma ise yüzde 59 ile Gaziantep’te kaydedildi. Gaziantep ve Kilis’te 2026 su yılı yağışları son 12 yılın en düşük seviyesine indi. TARIMSAL ÜRETİMDE YAĞIŞLARIN ÖNEMİ Akdeniz Bölgesi’nde yağışlar mevsim normallerinin altında seyrederken, bölgede çıkışların büyük ölçüde tamamlandığı, kardeşlenme ve 2-3 yaprak dönemine geçildiği bildirildi. Adana’da yağışlar genel olarak yetersiz kalmasına rağmen Aladağ, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yüreğir ilçelerinde yeterli yağış alındı. Hatay’da ise yağışların yeterli olduğu ve kışlık ekilişlerde çıkışların iyi seyrettiği gözlendi. Uzmanlar, yağışların bitki gelişimi için genel olarak yeterli olsa da izleyen dönemde yağışların zamanlaması ve miktarının özellikle kıraç alanlarda belirleyici olacağını vurguladı. Toprak neminin korunması ve sağlıklı gelişim için önümüzdeki dönemde alınacak yağış ve sıcaklıkların kritik önemde olduğu belirtildi. “SON YAĞIŞLAR ÇİFTÇİMİZ İÇİN UMUT VERİCİ” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Yağışlar özellikle kışlık ekim yapılan buğday, arpa ve diğer tarla bitkileri için can suyu niteliğinde. Toprak neminin artması, ürünlerin sağlıklı gelişimi ve verimlilik açısından son derece değerli. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının beslenmesi ve kuraklık riskinin azalması açısından da bu yağmurlar çiftçimiz için umut verici” dedi. Doğan, yağışların düzenli devam etmesinin hem rekolteyi hem de üreticinin yüzünü güldüreceğini sözlerine ekledi.

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı Haber

Adana çiftçisi, don riskini zararsız atlattı

Meteoroloji verilerine göre Adana’da 19, 20 ve 21 Ocak 2026 tarihlerini kapsayan gecelerde hava sıcaklığı yer yer eksi 2 dereceye kadar düştü. Kent genelinde zirai don riski nedeniyle üreticiler için kritik olarak değerlendirilen bu süreçte çiftçiler, özellikle narenciye bahçeleri başta olmak üzere tarım alanlarında gece saatlerine yönelik tedbirlerini artırdı. Bahçe ve tarlalarda don tehlikesine karşı hazırlık yapan üreticiler, olası ürün kayıplarının önüne geçmek için gece boyunca nöbet tuttu. Don riskinin etkili olduğu gecelerde birçok üretici, bahçelerinde bulunan don pervanelerini akşam saatlerinden sabaha kadar aralıksız çalıştırdı. Devreye alınan pervanelerle hava sirkülasyonu sağlanarak sıcaklığın kritik seviyelerin altına düşmesi engellendi. Pervane bulunmayan alanlarda ise bazı üreticiler geleneksel yöntem olan lastik ve saman yakarak sınırlı da olsa ürünlerini koruma yoluna gitti. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre özellikle açık alanlarda ve yüksek kesimlerde sıcaklık sıfırın altına inerken, ovada yer alan bahçelerde donun daha hafif seyrettiği gözlendi. Üreticiler, üç gün süren bu kritik dönemi büyük ölçüde kayıpsız geride bırakmanın rahatlığını yaşadı. Adana’nın yüksek kesimlerindeki bahçelerde ise ovaya kıyasla daha tedirgin bir bekleyiş hâkim oldu. Soğuğun buralarda daha sert hissedilmesi nedeniyle üreticiler gece boyunca bahçelerini kontrol etti. Buna karşın, kent genelinde 3-4 dereceyi aşan kuvvetli bir don yaşanmadığı ve resmi mercilere de ciddi bir zarar bildiriminin ulaşmadığı öğrenildi. "ÇOK ŞÜKÜR BAHÇELERDE VE TARLALARDA ÖNEMLİ ZARARLA KARŞILAŞMADIK" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Bu don olayında Yüreğir ovasında çok şükür bahçelerde ve tarlalarda önemli zararla karşılaşmadık. Ovada şu ana kadar zarar bildirimi de olmadı. Narenciye tarla bitkilerine göre daha dayanıklı olduğu için Adana çiftçisi üç günlük bu kritik süreci zararsız atlattı. Yüreğir Ovası dışındaki alanlarla ilgili de zarar olduğu yönünde bir bilgi de bize ulaşmadı. Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim yerlerinden biri Adana’da inşallah bundan sonraki süreçte de üreticilerimiz için benzer bir risk yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.