#Mehmet Nuri Ersoy

İLKHABER-Gazetesi - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin Kültür Yolu Festivalinde Bakan Ersoy gastronomi turizminin yeni rotasını çizdi Haber

Mersin Kültür Yolu Festivalinde Bakan Ersoy gastronomi turizminin yeni rotasını çizdi

Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasının önemli duraklarından biri olan Mersin'de, kentin mutfak mirası dünya vitrinine çıkıyor. Etkinlikler kapsamında Akdeniz ilçesinde konumlanan bir restorandaki Lezzet Noktası'na ziyarette bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, burada yerel üretim tescili almış özel tatları inceledi. Gastronominin seyahat motivasyonundaki yükselişine dikkat çeken Bakan Ersoy, bu alandaki stratejik dönüşümün altını çizdi. GASTRONOMİ TURİZMİNDE TAMAMLAYICI DEĞİL ESAS UNSUR DÖNEMİ Turizm sektöründe son yıllarda yaşanan paradigma değişimini değerlendiren Bakan Ersoy, mutfak kültürünün artık tatilin ana eksenini oluşturduğunu ifade etti. Ersoy, "Geçen seneden itibaren yeni bir proje başlattık. Bu proje kapsamında Kültür Yolu Festivalini gerçekleştirdiğimiz şehirlerde özellikle gastronomiye ayrı bir parantez açıyoruz. Çünkü gastronomi eskiden turizm potansiyeli açısından bakıldığı zaman tamamlayıcı unsur olarak kabul ediliyordu ama son 8-9 senedir yaptığımız yoğun çalışmalar sayesinde artık esas unsur olarak kabul ediliyor, esas ürün olarak kabul ediliyor" şeklinde konuştu. SADECE LEZZET İÇİN SEYAHAT EDEN YENİ TURİST KİTLELERİ HEDEFLENİYOR Seyahat alışkanlıklarının evrildiğini belirten Bakan Ersoy, modern turistin artık doğrudan damak tadı odaklı rotalar oluşturduğunu kaydetti. Eskiden deniz, kum ve güneş üçlüsünün yanına eklenen yemek kültürünün, bugün başlı başına bir varış noktası kriteri olduğunu söyleyen Ersoy, "Eskiden deniz, kum, güneş tatili seçerken tamamlayıcı unsur olarak gastronomiye de bakıyordunuz. Şimdi sadece gastronomi için rotasını belirleyen turist kitleleri var, onları da hedef kitle olarak belirliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ANADOLU'NUN KADİM REÇETELERİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARILACAK Anadolu coğrafyasının sahip olduğu derin mutfak birikiminin korunması gerektiğini vurgulayan Bakan Ersoy, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yemeklerin güncel restoran menülerine kazandırılması için çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Miras niteliğindeki bu lezzetlerin korunması gerektiğini belirten Ersoy, "Ülkemize baktığınız zaman Anadolu’nun kadim şehirlerinin gastronomisine baktığınız zaman çok kadim reçeteleri var, yöresel yemekleri var. Biz de bu unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerin tekrar yoğun bir şekilde menülere girmesini ve bu menülere girdiği orijinal tadıyla hem günümüzde hem de gelecek kuşaklara aktarılacak şekilde kalmasını hedefliyoruz" dedi. ŞEFLER VE KANAAT ÖNDERLERİNDEN OLUŞAN LEZZET KOMİSYONLARI KURULDU Festival düzenlenen kentlerde en doğru gastronomi duraklarını belirlemek adına profesyonel bir yapı kurduklarını ifade eden Bakan Ersoy, her şehirde özel bir seçici kurulun çalıştığını açıkladı. Ersoy, projeye dair teknik detayı şu sözlerle paylaştı: "Özellikle bu sene her Kültür Yolu Festivalini gerçekleştirdiğimiz her şehirde gastronomi konusunda ünlü yazarlardan, şeflerden ve şehrin kanaat önderlerinden oluşan komisyonlar oluşturuyoruz. Onlarla birlikte lezzet noktalarını oluşturuyoruz."

Bakan Ersoy açıkladı: Formula 1 İstanbul'a milyarlarca dolar taşıyacak Haber

Bakan Ersoy açıkladı: Formula 1 İstanbul'a milyarlarca dolar taşıyacak

Dünya genelinde milyarlarca izleyiciye ulaşan Formula 1 yarışlarının Türkiye ayağı için beklenen resmi süreç nihayete erdirildi. İstanbul Park pisti, 2027 yılından başlayarak en az beş yıl süreyle küresel yarış takviminde yer alacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Park'ta düzenlenen basın toplantısında dev organizasyonun turizm, ekonomi ve küresel tanıtım üzerindeki stratejik etkilerini detaylandırdı. Bakan Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı'nın da hazır bulunduğu toplantıda, projenin Türkiye'nin uluslararası spor arenasındaki prestijini pekiştireceğini ifade etti. Sürecin tamamlandığını bildiren Bakan Ersoy, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dün Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Formula 1 CEO’su ve FIA Başkanı ile birlikte gerçekleştirdiği lansman etkinliği, bizler için uzun süren bir maratonun bitiş çizgisi niteliğindeydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, Bakanlığımız ile Gençlik ve Spor Bakanlığı eşgüdümünde, TOSFED, Vakıflar Genel Müdürlüğü, TGA ve daha pek çok değerli paydaşın koordineli çalışmaları dün itibarıyla nihai hedefine ulaşmıştır. İstanbul Park, 2027 yılından itibaren en az 5 yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil olmuştur” açıklamasında bulundu. EKONOMİK KATMA DEĞER VE TURİZMDE NİTELİKLİ BÜYÜME HEDEFİ Formula 1 organizasyonunun sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda yüksek gelir grubu ziyaretçileri şehre çeken ekonomik bir kaldıraç olduğunu belirten Bakan Ersoy, Singapur örneğine dikkat çekti. Uluslararası verilere göre yarış haftasında gelen ziyaretçilerin sınırlı bir kesiminin harcamaların büyük kısmını oluşturduğunu dile getiren Ersoy, “Singapur verileri yarış haftasında gelen ziyaretçilerin yalnızca yüzde 30'unu oluşturan varlıklı segmentin, toplam harcamanın yüzde 40'ından fazlasını gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor” dedi. İstanbul'un potansiyelinin bu tür büyük organizasyonlarla maksimize edilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, “Biz Formula 1’in bu kaldıraç etkisini İstanbul’a kanalize etmeli, şehrimizin potansiyelini bu etkiyi en üst seviyeye taşıyacak şekilde kullanmalıyız. F1 nitelikli turisti, varlıklı ziyaretçiyi getirir” ifadelerini kullanarak, organizasyonun kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik model sunduğuna işaret etti. KÜRESEL TANITIM STRATEJİSİ VE İSTANBUL'UN MARKA DEĞERİ Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) sürece öncülük edeceğini belirten Bakan Ersoy, İstanbul'un coğrafi ve kültürel mirasının Formula 1'in erişim gücüyle birleştirileceğini söyledi. Organizasyonun 2025 projeksiyonlarında 827 milyondan fazla televizyon izleyicisi ve milyarlarca sosyal medya etkileşimi hedeflediği bilgisini paylaşan Ersoy, İstanbul'un dünyadaki tek kıtalararası yarış şehri olarak pazarlanacağını bildirdi. İstanbul'un tarihsel dokusunun yarışla bütünleşeceğini ifade eden Bakan Ersoy, “Formula 1’in etkisi yarış öncesinde de sonrasında da devam ediyor. Singapur'un verileri; İstanbul'un Boğaz kıyıları, Tarihi Yarımada, Beyoğlu ve Anadolu Yakası gibi yerler için son derece heyecan vericidir. Kısaca Formula 1 pistten şehrin tamamına etki eden bir organizasyondur. İmparatorlukların başkenti, medeniyetlerin buluşma noktası olan İstanbul; tarihî ve modern, kültürel ve doğal turizm varlıkları ile Formula 1’in kaldıraç etkisini son derece güçlü bir ekonomik katma değere dönüştürmeye adaydır. Formula 1 ile yaptığımız 5 yıllık garantili sözleşme ise bu etkinin tek seferlik değil, sürdürülebilir ve kalıcı olmasına imkân sunmaktadır” dedi. Bakan ayrıca, “Özetle, Avrupa, Asya ve Amerika’daki öncelikli pazarlarımız başta olmak üzere, bugünden itibaren başlayacak kademeli bir iletişim takvimiyle, İstanbul'u dünyanın tek 'iki kıtayı birleştiren F1 şehri' olarak lanse edeceğiz” diyerek stratejik yol haritasını açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Osmaniye'deki Kastabala Antik Kenti'ni inceledi Haber

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Osmaniye'deki Kastabala Antik Kenti'ni inceledi

Osmaniye'nin tarihi mirasını yerinde görmek amacıyla kente gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik dönemin önemli merkezlerinden biri olan Kastabala sahasında incelemelerde bulundu. Programı kapsamında bölgedeki kültürel envanteri değerlendiren Ersoy, arkeolojik alanın geleceğine yönelik planlamaları kurmaylarıyla birlikte ele aldı. KAZI BAŞKANI DOÇ. DR. FARİS DEMİR YÜRÜTÜLEN FAALİYETLERİ AKTARDI Ziyaretin teknik kısmında Kastabala Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Faris Demir, Bakan Ersoy'a kapsamlı bir bilgilendirme gerçekleştirdi. Devam eden kazıların kronolojik seyri ve son dönemde ulaşılan yeni arkeolojik bulgular hakkında veriler paylaşan Demir, bilimsel çalışmaların bölge turizmine olan muhtemel katkılarını içeren bir sunum sundu. Ersoy, akademik heyetin titizlikle yürüttüğü bu saha çalışmalarının önemine dikkat çekti. SÜTUNLU YOL VE ANTİK TİYATRO SAHASINDAKİ ÇALIŞMALAR DENETLENDİ Kastabala'nın mimari dokusunun en belirgin unsurları arasında yer alan sütunlu caddeyi ve antik tiyatro bölümünü bizzat gezen Bakan Ersoy, yapıların korunma durumuyla ilgili yetkililerden notlar aldı. Tarihi dokunun aslına uygun şekilde ayağa kaldırılması için sürdürülen operasyonel süreçleri gözlemleyen Ersoy, antik kentin turizm potansiyelinin artırılması noktasında atılacak adımların stratejik değerini vurguladı. İncelemeler, sahadaki son teknik detayların değerlendirilmesinin ardından tamamlandı.

Mehmet Nuri Ersoy: 2025’te 180 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi Haber

Mehmet Nuri Ersoy: 2025’te 180 kültür varlığı Türkiye’ye iade edildi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültür mirasını koruma konusundaki kararlılığını rakamlarla paylaştı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı'nın titiz çalışmaları sonucunda, yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan eserlerin tek tek tespit edildiğini belirtti. Dünyadaki müzeler, müzayede evleri ve özel koleksiyonların yakından izlendiğini vurgulayan Ersoy, uluslararası işbirlikleriyle yürütülen hukuki süreçlerin meyvelerini verdiğini ifade etti. MARCUS AURELIUS HEYKELİ DİKKAT ÇEKTİ Bakan Ersoy, iade süreçlerinin detaylarına ve istatistiklere ilişkin şu bilgileri verdi: "2025 yılında toplam 180 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlandı. Uzun soluklu ve kararlı mücadelenin sonucu olarak, 2018-2025 yılları arasında ülkemize iadesi sağlanan kültür varlığı sayısı 9 bin 133'e, 2002-2025 döneminde ise toplam iade edilen eser sayısı 13 bin 448'e ulaştı. Yılın en dikkat çekici iadelerinden biri, Burdur Boubon Antik Kenti kökenli bronz Marcus Aurelius heykelinin ABD’den Türkiye'ye getirilmesi oldu. Bu eser, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde açılan Arkeolojinin Altın Çağı sergisi kapsamında halkımızın ziyaretine sunulmaktadır." İSVİÇRE, BAHREYN VE ABD'DEN DÖNÜŞLER Açıklamada, yıl içinde gerçekleşen diğer önemli iadelere de değinildi. İsviçre ile yapılan işbirliği neticesinde St. Gallen Kantonu'nda ele geçirilen 7 Anadolu kökenli eserin geri alındığı belirtildi. Ayrıca Bahreyn'den gönüllü olarak iade edilen, İbn-i Berrecan'a ait 1268 tarihli 'Kitab Şerhu'l-Esma' adlı yazma eserin 3 Temmuz'da Konya Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphanesine teslim edildiği hatırlatıldı. New York'ta düzenlenen törenlerle teslim alınan eserler arasında ise Urartu Dönemi'ne ait bronz kemer, boğa başlı miğferler, Lidya gümüş phialesi, Roma İmparatorluk Dönemi zırhlı imparator heykeli ve Anadolu darphanesi kökenli 83 bronz sikkenin yer aldığı aktarıldı. "KÜLTÜREL EGEMENLİĞİN GÖSTERGESİ" Her iadenin sadece fiziki bir geri dönüş değil, aynı zamanda tarihi hafızaya sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Kültür, sanat ve turizmi güçlendiren adımlarla Türkiye Yüzyılı'nı birlikte inşa ediyoruz."

Bakan Ersoy'dan Kartalkaya açıklaması: 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik Haber

Bakan Ersoy'dan Kartalkaya açıklaması: 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da TBMM Başkanlığı'nın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri masaya yatırıldı. Grup Başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, milletvekillerinin sorularını yanıtladı ve eleştirilere açıklık getirdi. KARTALKAYA YANGINI VE YARGI SÜRECİ Bakan Ersoy'un gündemindeki ilk başlık, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınına yönelik eleştiriler oldu. Sürecin takipçisi olduklarını belirten Ersoy, konunun yargıya taşındığını hatırlattı. Ersoy, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bolu yangınıyla ilgili yaptığım bütün konuşmalara üzüntülerimi dile getirerek başladım. Olaydan sonra Bakanlığımız 16 Nisan ve 17 Haziran tarihlerinde teftiş yaptı. İki teftiş raporunun sonucundan sonra da 18 Temmuz’da 3 bürokratımızla ilgili soruşturma iznini verdik. 25 Eylül’de de Danıştay kapsamını genişletti. Mahkeme süreci devam ediyor. Yargılama süreci devam ederken yorum yapmam doğru olmaz." "1982'DEN BERİ BAKANLIKTA" Bakan Ersoy, Yatırım İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık hakkındaki "kendi şirketinde çalıştığı" yönündeki iddialara da yanıt verdi. Çıldık'ın bakanlıktaki geçmişinin eskiye dayandığını vurgulayan Ersoy, liyakat vurgusu yaptı. Ersoy, "Yatırım İşletmeler Genel Müdürümüz hakkında sanki benimle birlikte ilk kez Bakanlık kariyerine başladığı algısı yaratılmaya çalışılıyor. Ben 2018 yılının Temmuz ayında bu göreve atandım. Kendisi ise 1982 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde çalışmaya başlamış ve Genel Müdürlüğün tüm kademelerinde görev aldıktan sonra şu andaki kadrosuna ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. AYASOFYA'DAN 50 MİLYON EURO CİRO Görüşmelerde öne çıkan bir diğer konu ise Ayasofya ve Kariye müzelerinin ihaleleri oldu. Vakıflar tarafından yapılan ihalenin detaylarını paylaşan Bakan Ersoy, Ayasofya geliri ve vergi kesintileri hakkında rakamlar verdi. 2024 yılı verilerini paylaşan Ersoy, tablonun detaylarını şöyle aktardı: "Vakıfların Ayasofya ihalesi aşamalı bir süreçle sonuçlanmış. 2 milyon ziyaretçiye kadar yüzde 12,5, 2,5 milyona kadar yüzde 10, sonrasında da yüzde 5. Ortalaması yüzde 10 bir komisyonla gerçekleşmiş. 2024 yılında ziyaretçilerden elde edilen 50 milyon euro, toplam cirosu. 50 milyon euronun yüzde 20’si KDV olarak direkt Maliye ve Hazine Bakanlığı’na gidiyor. Yüzde 5’i Belediye Vergisi olarak belediyeye ödeniyor. Kalan üzerinden ortalama yüzde 11’i bulduğumuz zaman 4 milyon euroya yakın bir gelir elde ediliyor."

Boubon'un kayıp imparatoru evine dönüyor: ABD’den 28 eserle birlikte iade Haber

Boubon'un kayıp imparatoru evine dönüyor: ABD’den 28 eserle birlikte iade

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu topraklarından yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının iadesi için yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. ABD makamlarıyla yürütülen ortak operasyon ve hukuki süreçler neticesinde, aralarında dünyaca ünlü Boubon imparator heykelinin de bulunduğu çok sayıda eser Türkiye'ye getiriliyor. KOLEKSİYONER TUTUKLAMA KARARIYLA KÖŞEYE SIKIŞTI İade sürecinin arka planında, Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Birimi ile yürütülen sıkı bir iş birliği yatıyor. Soruşturma kapsamında, tarihi eser kaçakçılığı yoluyla elde edilen heykeli satın alan koleksiyoner Aaron Mendelsohn hakkında tutuklama kararı çıkarılması sürecin seyrini değiştirdi. BAKAN ERSOY: "CEZAEVİNE GİRMEKTEN KURTULDU" Konuyla ilgili açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yürütülen stratejinin detaylarını paylaştı. Mehmet Nuri Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Boubon’un kayıp imparatoru ülkemize dönüyor! Burdur’daki Boubon Antik Kenti’nden kaçırılan bronz imparator heykelinin iadesini uluslararası iş birliği ve kararlı bir hukuki takip süreciyle sağladık. Bu süreç, kültürel mirasımızın izinde tüm dünyada yürüttüğümüz etkin mücadelenin ve uluslararası iş birliğinin en iyi göstergelerinden biridir. Heykeli yasa dışı yollarla satın alan ABD’li bir koleksiyoner, heykelin iadesini kabul etmeseydi ABD mahkemesince tutuklanacaktı. İmparator heykelini ülkemize iade etmeyi kabul ederek cezaevine girmekten kurtuldu. Bu durum, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığımızın ve imzalanan mutabakatlarla diğer ülke makamlarınca da haklılığımızın kabul edildiğinin önemli bir sonucudur. İmparator heykeliyle birlikte Demosthenes mermer heykel başı ve Düver kökenli pişmiş toprak tabletler de ülkemize iade edilecek. Bakan Yardımcımız Gökhan YAZGI’nın katılımıyla yapılan iki ayrı törende, daha önce iade anlaşmaları sağlanan eserlerle birlikte birbirinden kıymetli 28 eser ait olduğu topraklara dönüyor. Böylelikle son 7 yılda 9.133 kültür varlığını Anadolu topraklarıyla yeniden buluşturduk. Süreçte birlikte çalıştığımız Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Birimi’ne; ayrıca sürecin ilk gününden bu yana adeta bir dedektif gibi iz sürerek bize ait eserleri adım adım takip eden Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı’na teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımıza sahip çıkmaya, Türkiye’ye ait her eserin izini dünyanın neresine uzanırsa uzansın sürmeye devam ediyoruz.” İSTANBUL'DAN KAÇIRILAN SÜTUN BAŞI DA DÖNÜYOR Bakanlığın iadesini sağladığı eserler sadece imparator heykeli ile sınırlı kalmadı. Yapılan köken araştırmaları sonucunda, İstanbul Samatya’daki Meryem Ana Peribleptos Manastırı’ndan yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen Başmelek Mikail tasvirli mermer sütun başı da Metropolitan Sanat Müzesi’nden alındı. Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından teslim alınan toplam 28 parça eser arasında; Boubon kökenli diğer parçalar, Düver kökenli arkaik dönem pişmiş toprak levhalar ve Roma dönemine ait mermer Demosthenes başı da yer alıyor.

Bakan Ersoy: Türkiye turizmde ilk 9 ayda 50 milyar dolar gelirle rekor kırdı Haber

Bakan Ersoy: Türkiye turizmde ilk 9 ayda 50 milyar dolar gelirle rekor kırdı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 yılı üçüncü çeyrek turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Ersoy, yılın ilk 9 ayında 50 milyar dolar turizm geliri rakamının yakalandığını ifade etti. Türkiye'nin bu rakamla ilk 9 ayda rekor gelir elde etmiş olduğunu belirten Ersoy, "Yılsonu 64 milyar hedefimizi tutturacağız" şeklinde konuştu. ZİYARETÇİ SAYISI 49,9 MİLYON OLDU Ziyaretçi sayıları hakkında da bilgi paylaşan Ersoy, ilk 9 ayda ziyaretçi sayısının 49 milyon 993 bin olduğunu kaydetti. 2024 yılının ilk 9 ayında 49 milyon 181 bin ziyaretçi geldiğini belirten Ersoy, geçen yılın aynı dönemine göre artışın yüzde 1,6 olduğunu söyledi. Rusya Federasyonu 5,53 milyon ziyaretçi ile ilk sırada yer alırken, Almanya 5,22 milyon ve Birleşik Krallık 3,54 milyon ziyaretçi ile sırasıyla ikinci ve üçüncü oldu. ORTALAMA KALIŞ SÜRESİ 10,3 GECE Ortalama kalış sürelerine ilişkin de bilgi paylaşan Bakan Ersoy, yılın ilk 9 ayında ortalama kalış süresinin 10,3 gece olarak gerçekleştiğini belirtti. Ersoy, "Yılın ilk 9 ayında tüm ziyaretçilere baktığımızda 103 dolar ortalama gelir elde edildiğini gördük" ifadelerini kullandı. "DEPREM VE BÖLGESEL SAVAŞLAR ETKİLEDİ" Bakan Ersoy, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde ziyaretçi sayılarını etkileyen faktörleri de sıraladı. 23 Nisan'da Paskalya tatiline denk gelen İstanbul depreminin rezervasyon kayıplarına sebebiyet verdiğini ifade etti. Ersoy, ikinci önemli etken olarak bölgesel savaşları gösterdi. Deprem sonrası Hindistan-Pakistan savaşı ve Haziran ayındaki 12 günlük İsrail-İran savaşının (nükleer serpinti endişesiyle) rezervasyonları etkilediğini sözlerine ekledi.

Taş Tepeler'de tarihi keşif: 12 bin yıllık T biçimli dikilitaşta ilk kez insan yüzü bulundu Haber

Taş Tepeler'de tarihi keşif: 12 bin yıllık T biçimli dikilitaşta ilk kez insan yüzü bulundu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Taş Tepeler Projesi'nde insanlık tarihine ışık tutacak yeni bir keşfe imza atıldığını duyurdu. Bakan Ersoy, Karahantepe'deki 2025 yılı kazı çalışmalarında, ilk kez insan yüzü betimli bir T biçimli dikilitaşın gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. 12 BİN YILLIK BAKIŞ: DİKİLİTAŞIN ÖZELLİKLERİ Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda keşfin önemine dikkat çekti. Bulunan dikilitaşın üzerindeki yüz betimlemesini "Keskin yüz hatları, derin göz çukurları ve belirgin burnuyla bu yüz, 12 bin yıl öncesinden bugüne uzanan bir bakışı taşıyor" sözleriyle anlatan Ersoy, bu eserin Neolitik çağ insanının kendini T biçimli sütuna işlediği ilk örnek olduğunu bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yüz betiminin üslup olarak Karahantepe'de daha önce bulunan insan heykelleriyle benzerlik taşıdığı kaydedildi. NEOLİTİK DÖNEM ARAŞTIRMALARINDA YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI Göbeklitepe ve çevresindeki T biçimli dikilitaşlarda daha önce bulunan kol ve el kabartmaları, bu taşların insanı sembolize ettiği düşüncesini güçlendiriyordu. Ancak Karahantepe'de ortaya çıkarılan bu yeni buluntu, bir T biçimli dikilitaş üzerinde ilk kez bir insan yüzünün işlenmiş olmasıyla Neolitik dönem araştırmalarında yeni bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Uzmanlara göre bu keşif, dikilitaşların sadece çatı taşıyıcısı olmadığını, aynı zamanda doğrudan insanı betimleyen sembolik anlatımlar olduğunu kesinleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.