#Mehmet Şimşek

İLKHABER-Gazetesi - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kamu taşıt kiralamalarında tasarruf dönemi: Hazine ve Maliye Bakanlığı binlerce talebi geri çevirdi Haber

Kamu taşıt kiralamalarında tasarruf dönemi: Hazine ve Maliye Bakanlığı binlerce talebi geri çevirdi

2024 yılında yürürlüğe giren 'Tasarruf Tedbirleri' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının araç kullanımı ve kiralamalarına yönelik sıkı denetim mekanizmalarını hayata geçirdi. Bu çerçevede kamu idarelerinin gerçekleştireceği her türlü taşıt alımı ve kiralama işlemi için Hazine ve Maliye Bakanlığından uygun görüş alma zorunluluğu getirildi. Bakanlığın 2025 yılı faaliyet raporu verilerine göre, kamu kurumları yeni yılda toplamda 16 bin 200 adet taşıtın ilk defa veya yeniden kiralanması için başvuruda bulundu. BAKANLIK TALEPLERİN YÜZDE 21'İNE ONAY VERMEDİ Ekonomi yönetiminin harcama disiplini hedefleri doğrultusunda titizlikle incelenen kiralama dosyalarında, verimlilik esası gözetildi. Yapılan incelemeler neticesinde Bakanlık, iletilen 16 bin 200 taşıt kiralama talebinin 3 bin 380 adedini uygun bulmayarak reddetti. Bu kısıtlama kararıyla birlikte kamunun taşıt kiralama kaleminde yüzde 21 oranında doğrudan tasarruf sağlandığı kaydedildi. MEHMET ŞİMŞEK'TEN MALİ DİSİPLİN VE YAPISAL DÖNÜŞÜM VURGUSU Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, faaliyet raporunun sunuş kısmında ekonomi politikasının temel taşlarına dikkat çekti. Fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir cari denge ve yapısal dönüşümün öncelikli hedefler olduğunu belirten Bakan Şimşek, uygulanan programın makroekonomik dengesizlikleri azalttığını ifade etti. Şimşek, finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonomik yapının dış şoklara karşı daha dirençli hale getirildiğini vurguladı. "ÖNEMLİ KAZANIMLAR ELDE ETTİK" Bakan Şimşek, ekonomi programının sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Bu hedefler doğrultusunda bugüne kadar önemli kazanımlar elde ettik. Uyguladığımız programla makroekonomik dengesizlikler azaltıldı, makro-finansal istikrar güçlendirildi ve ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artırılarak daha sağlam bir yapıya kavuşması sağlandı. Kamuda tasarrufu ve verimliliği esas alan bir yaklaşımla; harcama disiplini, güçlü borç yönetimi ile vergide adaleti ve etkinliği odağa alan politikalar sayesinde bütçe dengesinde kayda değer bir iyileşme sağladık. Ayrıca, suç gelirleriyle mücadele kapsamında finansal sistemin güvenliğini ve şeffaflığını artırmaya yönelik önemli adımlar attık. Bu bütüncül yaklaşım çerçevesinde; üretken yatırımları, katma değeri yüksek üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyen, yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan reform sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz. Böylece Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü ve dayanıklılığını daha da artıracağız"

Akaryakıt zammına vergi kalkanı: Bakan Şimşek eşel mobil sistemini duyurdu Haber

Akaryakıt zammına vergi kalkanı: Bakan Şimşek eşel mobil sistemini duyurdu

Küresel piyasalarda tırmanan jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetleri üzerindeki baskısı artarken, ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele kapsamında kritik bir hamle yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi frenlemek amacıyla "eşel mobil" sisteminin geçici olarak tekrar başlatıldığını duyurdu. ZAMMIN DÖRTTE ÜÇÜNÜ DEVLET ÜSTLENİYOR Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, jeopolitik gelişmelerin ekonomik dengeler üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmeyi hedeflediklerini belirtti. Şimşek, "Geçici olduğunu değerlendirdiğimiz petrol fiyat şokunun etkisini azaltmak için eşel mobil sistemini geçici olarak devreye alıyor, akaryakıttaki fiyat artışlarının yüzde 75’e kadar olan kısmını vergilerden karşılıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu adım sayesinde, pompa fiyatlarına yansıması beklenen büyük zam dalgasının önemli bir kısmı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden sübvanse edilecek. DEZENFLASYON SÜRECİ ÖNCELİKLİ HEDEF Kamu maliyesinin dezenflasyon sürecini destekleme noktasında kararlı olduğunu vurgulayan Şimşek, atılan bu adımın enflasyonist baskıları sınırlayacağını kaydetti. Bakan, uygulamanın geçici bir önlem olduğunu hatırlatarak, "Mali disiplinden taviz vermeden dezenflasyonun desteklenmeye devam edileceğini" sözlerine ekledi. EŞEL MOBİL SİSTEMİ NASIL ÇALIŞACAK? Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 2 Mart 2026 tarihi baz fiyat olarak kabul edilecek. Bu tarihten itibaren petrol fiyatları veya döviz kuru kaynaklı yaşanacak maliyet artışlarının %75'lik kısmı, devletin alacağı vergiden feragat etmesiyle karşılanacak. Böylece örneğin 10 liralık bir maliyet artışının sadece 2,5 lirası tüketiciye yansıtılırken, kalan 7,5 liralık yükü bütçe üstlenecek. Sistem, fiyatların düşmesi durumunda vergi oranlarının kademeli olarak eski seviyesine getirilmesi esasına dayanıyor.

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti Haber

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı dördüncü çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonominin yılın son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,4 büyüme kaydettiğini bildirdi. Şimşek, 2025 yılı genelinde büyüme oranının yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini belirtti. KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR NE KADAR? Bakan Şimşek, ekonomik büyümenin gelir parametrelerine yansımasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz açısından kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım sektöründe don ve kuraklık etkilerinin sürdüğüne değinen Şimşek, sanayi katma değerinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydettiğini, inşaat sektöründe ise deprem bölgesi konut teslimlerinin etkisiyle güçlü seyrin korunduğunu vurguladı. SANAYİ VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GÜÇLÜ SEYİR Üretim kapasitesindeki gelişmelere dikkat çeken Şimşek, yatırımların yıl genelinde yüzde 7 oranında arttığını ifade ederek, “Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor” dedi. Küresel ticaretteki belirsizliklerin net dış talebe negatif yansıdığını kaydeden Bakan, cari açığın GSYH’ye oranının yüzde 1,6 seviyesinde kalarak sürdürülebilirliğini koruduğunu dile getirdi. MALİ DİSİPLİN VE 2026 PROJEKSİYONU Kamu maliyesindeki görünümü özetleyen Şimşek, “Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendiriyoruz. Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. 2025 bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında kaldığını belirten Şimşek, 2026 yılında küresel ticaret koşullarının iyileşmesiyle büyümenin destekleneceğini öngördüklerini ifade etti. Bakan, fiyat istikrarını önceleyen programın kararlılıkla uygulanacağını yineledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet  Yılmaz ve Bakan Mehmet Şimşek'ten ekonomik istikrar mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Bakan Mehmet Şimşek'ten ekonomik istikrar mesajı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin ardından piyasalara yönelik açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, "Makroekonomik temellerimiz sağlam. Ekonomimiz bundan önce de yaşanan birçok dışsal etkiye karşı dirençli yapısını ispat etti." ifadelerini kullandı. Yılmaz, kurumların jeopolitik gelişmelerden kaynaklanabilecek geçici etkilere karşı ön alıcı tedbirler aldığını ve sürecin yakından takip edildiğini belirtti. FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, bölgesel çatışmaların küresel ve yurt içi piyasalar ile enerji fiyatları üzerindeki muhtemel etkilerini ele aldı. Komite tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin güçlenen makro temeller, artan rezervler ve sıkı politika duruşu sayesinde riskleri yönetebilecek kapasitede olduğu teyit edildi. Piyasaların sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla gerekli tüm tedbirlerin hazır olduğu ve kararlılıkla uygulanacağı vurgulandı. BORSA İSTANBUL'DA İŞLEM KISITLAMASI VE ÖNLEMLER Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), jeopolitik gerginliklerin piyasa üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla Borsa İstanbul'da 6 Mart tarihine kadar açığa satış işlemlerini durdurdu. Ayrıca, kredili işlemlerde öz kaynak oranının esnetilerek uygulanacağı bildirildi. Bakan Şimşek de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Jeopolitik gelişmeleri yakından izliyor, ekonomimize olası etkilerini tüm boyutlarıyla değerlendiriyoruz" diyerek vatandaşların spekülatif haberlere itibar etmemesi gerektiğini hatırlattı. DEZENFORMASYONLA MÜCADELE MERKEZİNDEN YALANLAMA Borsa İstanbul'un işlemlerinin durdurulacağına yönelik sosyal medyada yer alan iddialar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamada, piyasalarda panik oluşturmayı amaçlayan bu tür paylaşımlar hakkında yasal süreç başlatıldığı ve resmi kurumlar dışındaki beyanlara itibar edilmemesi gerektiği ifade edildi.

Hazine Bakanı Mehmet Şimşek'ten enflasyon mesajı: Ocak verisine rağmen beklentilerde iyileşme sürüyor Haber

Hazine Bakanı Mehmet Şimşek'ten enflasyon mesajı: Ocak verisine rağmen beklentilerde iyileşme sürüyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından kamuoyuna sunulan Şubat 2026 dönemine ait sektörel enflasyon beklentileri, piyasa dinamiklerindeki iyileşmeyi gözler önüne serdi. Verilerin ardından sosyal medya üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi yönetiminin kararlılıkla uyguladığı politikaların sonuç vermeye devam ettiğini vurguladı. REEL SEKTÖR VE PİYASADA BEKLENTİLER GERİLEDİ Bakan Şimşek, Ocak ayında gerçekleşen enflasyonun piyasa tahminlerinin üzerinde kalmasına rağmen, gelecek 12 aya ilişkin öngörülerin pozitif yönde evrildiğine dikkat çekti. Şimşek, "12 ay sonrası enflasyon beklentileri bir önceki aya göre reel sektörde 0,9 puan, piyasa katılımcılarında 0,1 puan geriledi" ifadelerini kullanarak sektörel bazdaki iyileşmeyi teyit etti. HANEHALKI ANALİZİNDE YENİ METODOLOJİ DÖNEMİ Ekonomi yönetimi, hanehalkı beklentilerini daha sağlıklı ölçümlemek adına veri setinde güncellemeye gitti. Şimşek, hanehalkı tarafında daha kapsayıcı bir anket modeline geçildiğini belirterek şu detayları paylaştı: "Eski seride ocak ayı için yüzde 52,1 olan 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 48,8’e gerilerken, şubat ayında yatay kaldı." ARZ YÖNLÜ ADIMLARLA DEZENFLASYON VURGUSU Fiyat istikrarını sağlama yolunda geçici unsurların fiyatlama davranışları üzerindeki etkisini minimize etmeye odaklandıklarını belirten Bakan Şimşek, dezenflasyon sürecinin sadece talep değil, arz yönlü politikalarla da güçlendirildiğini ifade etti. Şimşek, "Arz yönlü adımlarla dezenflasyon sürecini desteklemeye devam ediyoruz" diyerek hükümetin stratejik yol haritasına olan bağlılığını yineledi.

Mehmet Şimşek: Yabancı yatırımcı ilgisi rekor seviyede Haber

Mehmet Şimşek: Yabancı yatırımcı ilgisi rekor seviyede

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında küresel ekonomik durumdan Türkiye'nin makroekonomik hedeflerine kadar geniş yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz yıl yüzde 3,3 oranında büyüyen küresel ekonomideki asıl itici gücün gelişmekte olan ülkeler olduğunu vurgulayan Şimşek, uluslararası finansman koşullarındaki iyileşmeye dikkat çekti. Avrupa Birliği ve Orta Doğu pazarındaki toparlanma sinyallerinin Türkiye açısından olumlu olduğunu belirten Bakan Şimşek, enerji fiyatlarındaki güncel durumu ve İran eksenli jeopolitik riskleri şu sözlerle özetledi: "İRAN'LA İLGİLİ BELİRSİZLİK OLMASAYDI, ÇOK BÜYÜK İHTİMALLE PETROL FİYATLARI 60'LI DOLARLARI AŞMAZDI" "Bu bizim için iyi, olumlu bir gelişme. Diğer bir husus aslında İran'la ilgili belirsizlik olmasaydı, çok büyük ihtimalle petrol fiyatları 60'lı dolarları aşmazdı. Şimdi tabii yapısal olarak enerji fiyatları, emtia fiyatlarından bahsediyorum. Enerji emtiasından bahsediyorum. Yani petrol, doğalgaz normal şartlarda yapısal olarak aşağı yönlüdür. Düşüş trendindedir ve bu yapısaldır. Geçici değil. Yani petrol fiyatlarının reel olarak düştüğünü zaten söyleyebiliriz dünyada. Ama nominal olarak bu 70 dolara dayanması, bugün 70 dolar civarı olması, aslında büyük oranda İran riskinin fiyatlanmasından kaynaklanıyor. Yani geçici bir riskin fiyatlanması. Ama yapısal olarak aslında enerji fiyatlarının yönü aşağı yönlüdür" Enerji maliyetlerindeki olası düşüşlerin ülke ekonomisine yansımalarını da değerlendiren Şimşek, "Küresel finansal şartlarının elverişli hale gelmiş olması bizim için değerli. Ama en önemlisi, eğer bu belirsizlikler ortadan kaldıktan sonra, yani şöyle, İran ile ilgili belirsizliklerden bahsediyorum, ortadan kalktıktan sonra çok büyük ihtimalle yapısal olarak enerji fiyatları aşağı yönlü trendine dönecek. Bu da Türkiye için çok önemli. Çünkü bir taraftan hem cari açımıza olumlu yansıyacak, dezenflasyona olumlu yansıyacak, büyümeye olumlu yansıyacak" ifadelerini kullandı. YABANCI YATIRIMCI VE KÜRESEL PİYASALAR Son dönemde gerçekleştirdiği Londra, New York ve Hong Kong seyahatlerinde yüzlerce yatırımcıyla bir araya geldiğini hatırlatan Şimşek, dış piyasaların Türkiye'ye bakış açısındaki değişimi şu şekilde anlattı: "İlk defa bu kadar yoğun ilgiyi görüyorum. Gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Yani Türkiye'nin yatırım, kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseldiği ve en iyi dönemlerimizin olduğu yıllardan bahsediyorum. Dolayısıyla ilgi çok yoğun. Peki diyeceksiniz ki niye? Birkaç sebebi var. Bir tanesi dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü bir hikayesi olan fazla ülke yok. Yani Türkiye'nin güçlü bir hikayesi var. Bir dezenflasyon var. Büyüme çok dirençli bizde. Yani bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme çok güçlü seyretti. Şimdi reel ekonomi ile ilgili şikayetler çok duyabilirsiniz ama yani bizi dünyayla karşılaştırdığınız zaman hele ticaret ortaklarımızla karşılaştığınız zaman Türkiye'nin büyümesi güçlü o anlamda. Tabii ki daha da potansiyelin yüksek. Zaten dezenflasyon programının da amacı o. Yani bu büyüme potansiyelini harekete geçirmek" Yatırımcı ilgisinin yalnızca ekonomik metriklerle sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin jeostratejik konumunun da belirleyici olduğunu ifade eden Şimşek, "Yani ordu büyüklüğü anlamında NATO'nun en büyük ikinci ordusu ama güç, efektif güç anlamında da her zaman ilk beşte olduk. Dolayısıyla Avrupa'nın güvenliği Türkiye'den bağımsız düşünülemeyeceği gibi aslında bu yeni dünya düzeninde de bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. Sektörel olarak da meselesi savunma sanayine yoğun bir ilgi var" değerlendirmesini yaptı. BÜTÇE DİSİPLİNİ VE DEZENFLASYON VURGUSU Türkiye'nin uyguladığı ekonomi politikalarındaki tutarlılığın güven ortamını pekiştirdiğini aktaran Hazine ve Maliye Bakanı, kamu ve özel sektör borçluluk oranlarının makul seviyelerde seyrettiğini bildirdi. Şimşek, mali disiplin konusundaki kararlılıklarını şu istatistiklerle destekledi: "Türkiye'de borçluluk düşük. Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarı. Bütün özel sektörümüzün borçlarının milli gelire oranı dünyaya göre düşük. Kamunun borcu, devletin borcunun, bürüt iç ve dış borcunun milli gelire oranı yüzde 25 bile değil. Bize benzer ülkelerde bu oranı yüzde 74. Bir diğer konu, yani sorduğunuz için söylüyorum. Biz de bütçe disiplinini çok hızlı bir şekilde sağladık. Yani rüştümüzü ispat ettik. Bakın büyük bir deprem felaketin yaralarını sardık. EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik. Bütün bunlara rağmen bakın bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü. Gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3. Bakın yani borcumuz, gelişmekte olan ülkelerin borcunun üte birinden az. Bizim açığımızın da milli gelire oranı olarak gelişmekte olan ülkelerin yarısından daha az" "TABİİ FAİZ DIŞI AÇIK VERİRSENİZ FAİZ GİDERLERİ ARTAR. FAİZ DIŞI FAZLAYA GEÇEN SENE GEÇTİK. MİLLİ GELİRİN YÜZDE 0,4'Ü KADAR FAİZ DIŞI FAZLA VERDİK" Ocak ayındaki faiz ödemelerine ilişkin kamuoyuna yansıyan eleştirilere de yanıt veren Şimşek, durumun geçmiş yıllara dayanan enflasyon endeksli tahvillerden kaynaklandığını belirterek, "Ocak ayında tabii ki bir yüksek faiz ödemesi oldu. Çünkü 2016'dan itibaren bu dönem dönem yeniden ihraç ediliyor. Ama ilki 2016'da. Enflasyon endeksli bir borç. Yani iç borç senedi ihraç ediyorsunuz. Yani satıyorsunuz. Bu tüfe endeksli kağıtların özelliği şu. Genelde kupon çok anlamlı değildir. Genelde o diyelim ki 10 yıllık bir kağıt, basitleştiriyorum. 10 yıl boyunca yani siz o enflasyon farklarını biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz, biriktiriyorsunuz. Ondan sonra da vadesi gelince ödüyorsunuz. Şimdi bakın çok basit bir rakam söyleyeyim size. Ocak ayı faiz ödemelerinin yüzde 53'ü bir tek kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor. O da ne zaman ihraç edilmiş? 2016'da. Ama yıllarca bu faizi ödememişsiniz. O enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, birikmiş. Ocak ayına denk gelmiş. Şimdi kalkıp buradan bir hikaye üretmek için ya cahil olmak lazım, ya da kötü niyetli olmak lazım" dedi. Yabancı yatırımcıların ağırlıklı olarak enflasyonla mücadele görünümünü merak ettiğini söyleyen Bakan, "Çünkü rutine döndük. Yani tabii bu geçici bir takım jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak, gerçekten sorulan önemli bir kısmı rutine döndük. İlk dönemlerde ‘program devam edecek mi' gibi konular gündeme geliyordu. Onları açtık şu anda. Onlar geride kaldı. Dolayısıyla bu yöndeki söylemlerin de spekülatif olduğuna ilişkin kanı dünyada yerleşti. Bana ilişkin spekülasyonlar, programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar, programın siyasi olarak sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor. Dolayısıyla bir tutarlılık var, öngörülebilirlik var, iyi bir hikaye var. Bize dezenflasyonun görünümünü soruyorlar. En önemli konuların başında o geliyor. Terörsüz Türkiye'yi soruyorlar. Çünkü bunun etkileri, geçmişte de hatırlarsanız bu yönde bir çaba olmuştu. Dönem dönem de tabii ki jeopolitik, yani küresel bu mimariye ilişkin, Türkiye'nin konumu, Türkiye-Batı ilişkileri de dönem dönem gündeme geliyor. Ama genel anlamda daha teknik, daha makro konular ön planda" açıklamalarında bulundu. Enflasyonla mücadelenin para politikasının ötesinde adımlar içerdiğini ve konut arzı gibi yapısal reformlara ağırlık verdiklerini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz. Şimdi 1-2 aylık veriler üzerinden tabii ki değerlendirme yapmak herkesin takdiri. Ocak ayı, Şubat ayı çok iyi gelseydi de bu konudaki kararlı uygulamalarda bir gevşemeye gitmeyecektik. Şimdi Ocak, belki de Şubat ayı bilemiyorum, mevsimsel etkilerle diyelim ki nispeten yüksek geldi. Burada aslında dezenflasyonda bir bozulma yok. Ha bir yavaşlamadan bahsedilebilir. Fakat sebebine inmek lazım. Eğer gerçekten gıda ağırlıklı olarak, gıda kaynaklıysa, yani mevsimsellikten arındırılmış veya bir takım diyelim ki geçen sene kuraklığın veya bu sene, yani Ocak ayı diyelim ki kış şartlarının etkisiyle yüksek bir rakam geldiyse, onu doğru okumak lazım. Birinci konu bu. Yani dezenflasyonda bir bozulma yok. Enflasyonun aşağı yönüne inmesinde bir bozulma yok. Burada geçici bir takım faktörlerle tabii ki bir yavaşlama söz konusu." "Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs'ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz" "Genelde eleştiriler program para politikasından ibaret. Biz arz yönlü ve yapısal dönüşüm kanalından dezenflasyonu çok önemsiyoruz. Biz de para politikasının sınırlı etkiye sahip olduğunu, burada maliye politikasının önemli olduğunu kabul ettik. İlk defa bu sene imkanlar el verdiği için, yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak değil, yani yüzde 19'un altına belirledik. Efendim işte akaryakıt gibi, tütün ürünleri gibi, alkolü içecek bütün bu ürünlerdeki maktu vergileri son, normalde 6 aylık enflasyon kadar arttırmanız lazım, onu yapmadık o boyutta. Çok daha düşük oranda, yüzde 6-7 civarında arttırdık. Maliye politikasının çok güçlü bir şekilde devreye girdiği bir dönemdeyiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım. Deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edildi, 166 bin konut bu senenin ortasında bitecek. 650 bin konut tamamlanmış olacak. Deprem bölgesinde kiralarda reel düşüşler var. Nominal olarak da oldukça mütevazi. 250 bin sosyal konut projesi vardı, başlamıştı, 500 bin daha sosyal konut projesini başlattık. 2-3 yıl içinde 750 bin sosyal konut tabi ki vatandaşımıza sunulmuş olacak. Hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz." CARİ AÇIK VE KKM SÜRECİ Türkiye'nin geçmişte en büyük ekonomik zaaflarından biri olan cari açık sorununun kontrol altına alındığını müjdeleyen Şimşek, bu alandaki toparlanmayı rakamlarla ifade etti: "Mayıs 2023'e gidin 12 aylık cari açığımızın milli geliri oranı yüzde 5,5'lar civarına kadar çıkmıştı. Şimdi o oran 2024'te yüzde 0,8'e düştü. Altın hariç fazla verdik. Altın yenilebilir içilebilir bir emtia değil. Portföy tercihi için satın alınan önemli ölçüde. Portföy tercihi nedeniyle ithal ettiğimiz bir ürün. Tabii ki ithal ettiğimiz için açığımızın bir parçası ama o bir birikim. Yani altın bir birikim. Şimdi altın hariç 2024'te Türkiye cari fazla vermiş. 2025'te altın hariç Türkiye 0,3'lük bir cari açık vermiş. Yani sıfıra yakın. O da dahil yüzde 1,6 ve o da yönetilebilir. Yani geçmiş uzun vadeli ortalamaların yani neredeyse yarısından az, yüzde 1'i civarı. Dolayısıyla Türkiye aslında cari açık sorununu da önemli ölçüde kontrol altına aldı önce ve önemli ölçüde de sürdürülebilir bir patikaya oturttu. Cari fazla iddiamız için biraz erken. O yapısal dönüşüm gerektiriyor. Onu da başaracağız" "İlk defa, uzun bir süredir, son 20 yıldan bahsediyorum, yüzde 20'nin altına, yüzde 17-18'ler civarına indi. Şimdi bunu niye söylüyorum? Bir taraftan cari açık azaldı. Bir taraftan dış borcunun milli geliri oranı düşüyor. Bir taraftan bürüt dış finansman ihtiyacının milli geliri oranı düşüyor. Bu arada da rezerv birikimine gittik ve 98 milyar dolarlık bürüt rezervi bugün 200 milyar doların epey üzerine taşıdık. Bu önemli. Bakın, geçen sene yaşadığımız bir sürü çalkantıya rağmen, şu andaki İran'ın belirsizliğe rağmen, şimdi net rezervlerde, yani swap hariç, bütün yükümlülükler hariç, 80 milyar dolar civarı" Döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı oluşturulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin devlete büyük bir yük getirdiğini hatırlatan Bakan Şimşek, bu uygulamanın başarıyla tasfiye edildiğini belirterek, "KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. KKM önemli bir yükümlülüktü. Ve hele bu coğrafyada yaşıyorsanız, dış kırılganlığı arttıran bir yükümlülük. Çünkü herhangi bir şokta kurun gitmesi halinde, kamu ciddi bir yükümlülükle karşı karşıya kalıyor. Dezenflasyonu da zorlaştırıyordu. 2023'ün ortasında, 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Şimdi 100 milyon dolar mı bilmiyorum, en son rakamı takip etmiyoruz artık, çünkü kapattık, programı kapattık. Esas konumuz enflasyon. Dezenflasyon konusunda çok kararlı bir programı uygulamaya devam ediyoruz. Orada da çok güçlü bir ilerleme var, biraz zaman alıyor" şeklinde konuştu. YENİ VERGİ ARTIŞI YOK, YAPAY ZEKA DEVREDE Kamuoyunda sıkça tartışılan vergi artışlarına ilişkin de net mesajlar veren Şimşek, temel vergi kalemlerinde bir yükseliş yapılmayacağının altını çizdi. Kayıt dışı ekonomi ile mücadelede ise teknolojinin gücünden maksimum düzeyde faydalandıklarını şu sözlerle duyurdu: "Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Şunu da net bir şekilde söyleyebilirim. Yani gelir vergisinde, kurumlar vergisinde, KDV'de şu anda bir çalışmamız da yok. Ama dediğim gibi, ekonominin ihtiyaçlarına binaen dönem dönem ufak sektörel bazı şeyler yapabiliyoruz" "Sahte faturaya bizim, yani bizim değil, hiçbir ülkenin toleransı olamaz. Ona ilişkin ciddi bir yapay zeka algoritmalarını devreye aldık. Bundan sonra iki günlük bir firmanın kalkıp milyarlarca fatura falan filan anında, böyle işte bazen anlatıyorlar ya, işte bir minibüs kiralıyorlar, o minibüste fatura basıp ondan sonra kayboluyorlar. Bunu yapamayacaklar. Onu dahi yapamayacaklar. Çünkü çok güçlü bir, tekrar algoritmalarla, buna biz kâşif diyoruz, sahte belge düzenleyene, yani anında inşallah devreye girebileceğiz çok hızlı bir şekilde. Yine bizim başka programlarımız var. Bu Türkiye'deki bütün şehirlerdeki bir anlamda konut değerleme haritası gibi bir takım çalışmalarımız var. Dolayısıyla işlemleri bir şekilde karşılaştırma imkanımızı artıyor. Gözetim programlarımız var. Ama özellikle yüksek gelirli gruplara yönelik, yani kayıt dışı yüksek gelirli gruplardan bahsediyorum. Yani işte ne bileyim, kredi kartından tutun, yat, tekne, konu, yani lüksten bahsediyorum. Buralara ilişkin arkadaşlar malı bir çalışma içerisinde ve tekrar algoritmalar devreye giriyor. Dolayısıyla özetle biz kayıt dışında mücadeleye devam edeceğiz"

Hazine Bakanı Mehmet Şimşek: Doğrudan yatırım girişleri 10 yılın zirvesinde Haber

Hazine Bakanı Mehmet Şimşek: Doğrudan yatırım girişleri 10 yılın zirvesinde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileriyle ilgili açıklama yaptı. "2024'TE YÜZDE 0,2 FAZLA VERDİK" Zorlu küresel şartlara rağmen cari dengede sürdürülebilir seviyelerin korunduğuna işaret eden Şimşek, şu ifadelere yer verdi: "2023 ortasında yüzde 5'e ulaşan yıllık cari açığın milli gelire oranı 2024'te yüzde 0,8'e geriledi. 2025'te bu oranın yüzde 1,6 olmasını bekliyoruz. Tasarruf tercihlerinde önemli yeri olan altın hariç tutulduğunda, 2003-23 döneminde milli gelire oranla ortalama yüzde 3 açık gerçekleşirken 2024'te yüzde 0,2 fazla verdik. 2025 yılında ise yüzde 0,3 gibi sınırlı bir açık öngörüyoruz." "YAPISAL ADIMLARI HAYATA GEÇİRMEYE DEVAM EDİYORUZ" Ekonomi programlarına duyulan güvenle dış finansmana erişimin güçlendiğine ve maliyetlerin de gerilediğine dikkati çeken Şimşek, açıklamasına şöyle devam etti: "Reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranları 2025'te sırasıyla yüzde 221 ve yüzde 218 oldu. Finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2026 yılında enerji fiyatlarındaki ılımlı seyrin, ana ticaret ortaklarımızda iyileşen görünümün ve destekleyici avro/dolar paritesinin sürdürülebilir cari denge hedefimize olumlu katkı vermesini öngörüyoruz. Cari dengedeki kazanımlarımızı kalıcı hale getirecek yapısal adımları hayata geçirmeye devam ediyoruz."

Mehmet Şimşek: Enflasyon beklentilerinde düşüş sürüyor Haber

Mehmet Şimşek: Enflasyon beklentilerinde düşüş sürüyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Ocak ayı "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerini mercek altına alan Bakan Şimşek, piyasalardaki ve hanehalkındaki beklentilerin geçen yıla kıyasla olumlu bir seyir izlediğini belirtti. BEKLENTİLERDE DİKKAT ÇEKEN GERİLEME Verileri detaylandıran Bakan Şimşek, 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinde geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir düşüş yaşandığını ifade etti. Şimşek, hanehalkı beklentilerinde 6,7 puan, reel sektörde 10,9 puan ve piyasa katılımcılarında ise 3,2 puanlık bir gerileme kaydedildiğini aktardı. Hanehalkı enflasyon beklentilerinin, gerçekleşen enflasyon ve genel eğilimlerin üzerinde seyretmesinin sadece Türkiye’ye özgü bir durum olmadığını belirten Şimşek, bu tablonun tüm dünyada benzerlik gösterdiğinin altını çizdi. Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 23,2 seviyesinde şekillendiğini hatırlatan Şimşek, bu oranın hedeflerin üzerinde olsa da mevcut enflasyon düzeyine kıyasla belirgin bir iyileşmeye işaret ettiğini dile getirdi. Ocak ayında dönemsel etkiler nedeniyle aylık enflasyonda bir artış gözlenebileceğine değinen Bakan Şimşek, yıl genelinde dezenflasyon sürecinde sağlanacak ilerleme ile birlikte beklentilerin daha da iyileşeceğini öngördüklerini belirtti. Bu iyileşmenin fiyatlama davranışlarındaki katılıkları azaltması ve enflasyondaki düşüşe daha güçlü katkı sağlaması hedefleniyor. YAPISAL ADIMLARLA KARARLILIK VURGUSU Açıklamasının son bölümünde ekonomi politikalarına dair net mesajlar veren Mehmet Şimşek, enflasyonla mücadelenin tavizsiz süreceğini kaydetti. Yapısal adımlarla desteklenen dezenflasyon odaklı politikaların kararlılıkla uygulanmaya devam edileceği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.