#Mehmet Şimşek

İLKHABER-Gazetesi - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Temmuz sürprizi kapıda mı? Asgari ücrette yeni senaryo Haber

Temmuz sürprizi kapıda mı? Asgari ücrette yeni senaryo

Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren asgari ücret konusu 2026 yılı ortasına yaklaşılırken yeniden gündemin ilk sıralarına yükseldi. Artan enflasyon ve alım gücündeki düşüş nedeniyle “asgari ücrete ara zam gelecek mi?” sorusu yoğun şekilde araştırılırken, kulislerde dikkat çeken yeni iddialar ortaya atıldı. ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM OLACAK MI? 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin yıl boyunca sabit kalacağı yönündeki politika devam ederken, özellikle son dönemde temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışı çalışan kesimin zam talebini artırdı. Ekonomik göstergelerdeki dalgalanma, ara zam beklentisini yeniden güçlendirdi. %20 EK ZAM İDDİASI KULİSLERİ HAREKETLENDİRDİ Ankara kulislerinde konuşulan iddialara göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek arasında yapılan görüşmede asgari ücret ve emekli maaşlarının ele alındığı öne sürüldü. İddialara göre ekonomi yönetimi, olası bir senaryoda enflasyon farkına ek olarak %20 refah payı zammını değerlendirebilir. Bu durumda mevcut 28.075 TL seviyesindeki net asgari ücretin yaklaşık 37 bin TL bandına yükselmesi gündeme gelebilir. RESMİ AÇIKLAMA GELMEDİ Öte yandan, söz konusu iddialara ilişkin hükümet kanadından herhangi bir resmi açıklama yapılmış değil. Ekonomi çevreleri, mevcut “yılda tek zam” politikasının sürdüğüne dikkat çekerek kısa vadede ara zam ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. ARA ZAM İHTİMALİ HANGİ DURUMLARA BAĞLI? Uzmanlara göre ara zam ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle: Enflasyonda beklenmedik artış, Alım gücünde ciddi gerileme, Sosyal baskının yükselmesi gibi faktörler, hükümetin yıl ortasında yeniden değerlendirme yapmasına neden olabilir. 2026 ASGARİ ÜCRET NE KADAR? 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükte olan asgari ücret rakamları şöyle: Net: 28.075,50 TL Brüt: 33.030,00 TL İşverene maliyet: 39.223,13 TL Bu rakamların mevcut sistemde yıl sonuna kadar geçerli olması planlanıyor. GÖZLER TEMMUZ AYINA ÇEVRİLDİ Haziran ayı enflasyon verileri ve Temmuz ayında oluşacak ekonomik tablo, asgari ücrette olası bir ara zam için belirleyici olacak. Çalışan kesim, hükümetten gelecek resmi açıklamayı beklemeyi sürdürüyor.

Mehmet Şimşek'ten dar gelirli paketi: Aralık ayı için yüzde 20 refah payı iddiası Haber

Mehmet Şimşek'ten dar gelirli paketi: Aralık ayı için yüzde 20 refah payı iddiası

Hükümetin ekonomi kurmayları tarafından hazırlanan ve dar gelirli kesimi ekonomik açıdan rahatlatmayı hedefleyen sosyal destek paketinde takvim güncellemesine gidildiği öne sürülüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmaların, bölgesel jeopolitik risklerin etkisiyle yılın son çeyreğine aktarıldığı belirtiliyor. DAR GELİRLİYE YÖNELİK DÜZENLEMEDE TAKVİM DEĞİŞTİ Kulislerden sızan bilgilere göre, başlangıçta Haziran ayı içerisinde hayata geçirilmesi planlanan refah artırıcı düzenlemeler, İran merkezli yaşanan bölgesel gerilimler ve savaş riski nedeniyle ertelendi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, dar gelirli grupların yaşam standartlarını iyileştirecek bu hamle için Aralık ayını işaret ettiği ifade ediliyor. Düzenlemenin kapsamı ve zamanlaması konusundaki bu değişikliğin, küresel ekonomik belirsizliklerin yönetilmesi amacıyla yapıldığı vurgulanıyor. ENFLASYONA EK OLARAK YÜZDE 20 ARTIŞ İDDİASI Aralık ayında yapılması beklenen maaş ve gelir düzenlemelerine ilişkin rakamlar da telaffuz edilmeye başlandı. Siyasi kanattan gelen iddialara göre, yıl sonundaki artış oranının sadece enflasyon farkı ile sınırlı kalmayacağı, bu orana ek olarak yüzde 20 seviyesinde bir refah payı artışının yapılacağı öngörülüyor. Söz konusu artış planının, seçim öncesi süreçte halkın ekonomik beklentilerini karşılamak adına Cumhurbaşkanlığı nezdinde yapılan değerlendirmelerde de gündeme geldiği belirtiliyor. KÖRFEZ SERMAYESİ İÇİN YENİ YATIRIM STRATEJİSİ Ekonomi yönetiminin bir diğer önemli gündem maddesini ise doğrudan yabancı yatırımlar oluşturuyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan yatırım paketlerinin, özellikle Körfez bölgesindeki sermayeyi Türkiye'ye çekmek üzere kurgulandığı analiz ediliyor. Bölgedeki çatışma ortamı nedeniyle güvenli liman arayan yabancı yatırımcılar için Türkiye'nin cazibe merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Bu stratejiyle eş zamanlı olarak, iç piyasada beklenen vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borç yapılandırmalarının ise seçim sath-ı mailine girildiğinde, bir yıllık sürece yayılarak kademeli olarak ilan edilmesi bekleniyor.

Mehmet Şimşek'ten tarihi vergi reformu: İhracatçıya tek haneli vergi ve 20 yıllık muafiyet dönemi başlıyor Haber

Mehmet Şimşek'ten tarihi vergi reformu: İhracatçıya tek haneli vergi ve 20 yıllık muafiyet dönemi başlıyor

Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında sunum yaptı. 2026'yı reform yılı olarak belirlediklerini ve kapsamlı yapısal adımların gündemlerinde olduğunu vurgulayan Şimşek, bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarının yer aldığını söyledi. Şimşek, geçen hafta açıklanan paketin bunun ilk bölümünü oluşturduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Paket kapsamında daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapmak, daha fazla yetenek, girişimci ve sermaye çekmek, varlıkları ülkeye geri getirmek, yurt dışındaki vatandaşlarımızı faaliyetlerinin merkezi olarak Türkiye'yi kullanmaya daha fazla teşvik etmek ve elbette İstanbul Finans Merkezini bölgenin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmak hedeflerimiz arasında bulunuyor. İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye'nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi 'transit ticaret' merkezi oluşturmaya çalışıyoruz." "TRANSİT TİCARETTE VERGİ İSTİSNASINI YÜZDE 50'DEN YÜZDE 100'E ÇIKARACAĞIZ" Şimşek, Türkiye'nin çok güçlü coğrafi konuma sahip olduğunu, önemli ticaret koridorlarından bazılarının Türkiye'den geçtiğini, Orta Koridor'un da bunlardan biri olduğunu ifade ederek, başarılı olma ihtimalini yüksek gördüklerini anlattı. Yeni koridorlar oluşturmaya çalıştıklarını, Türkiye'nin bundan faydalanmak için çok iyi konumlandığını vurgulayan Şimşek, "Transit ticaret için daha önce de teşvikimiz vardı ancak bunu büyüttük. 2009'da İstanbul Finans Merkezi düzenlemesi yürürlüğe konulduğunda yüzde 50 vergi istisnası sağlamıştık, şimdi bunu yüzde 100'e çıkarıyoruz. Yani bu tamamen yeni bir şey değil, mevcut teşviki ölçeklendirdik." diye konuştu. Benzer şekilde Türkiye'nin de büyük bir enerji merkezi olduğunu, Türk şirketlerinden birinin küresel ölçekte önde gelen emtia ticareti şirketleri arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu tür şirketlerin sayısını artırmak istediklerini dile getirdi. DAHA FAZLA İHRACAT İÇİN VERGİ İNDİRİMİ Şimşek, ikinci desteğin de daha fazla ihracat için verileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14'e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak. Bu adımla Türk ihracatçılarını daha rekabetçi hale getirmeyi ve aynı zamanda imalat sanayisine yönelik doğrudan yabancı yatırımı çekmeyi hedefliyoruz." Bu alanda ciddi bir rekabet olduğunu ifade eden Şimşek, imalat sanayisine doğrudan yabancı yatırım çekmek için radikal adım attıklarını söyledi. Şimşek, kişi başı gelir düzeyine bakıldığında Türkiye'nin imalat sanayisi katma değerinin dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğuna işaret ederek, "Asya Kaplanları" ile aynı seviyede olunduğunu bildirdi. HİZMET İHRACATINA GÜÇLÜ DESTEK Türk imalat sanayisinde hala önemli paya sahip orta-düşük teknolojiyi orta-yüksek ve yüksek teknolojiye dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi: "Bir diğer destek de hizmet ihracatımızı artırmak için olacak. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarıyoruz. Buradaki amaç yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik, tasarım, mimarlık ve benzeri yüksek katma değerli hizmet ihracatını desteklemek. Aslında küresel ticarette korumacılığa karşı daha dayanıklı alanda, daha büyük pazar payı elde etmeye çalışıyoruz. Ticarette korumacılık ve parçalanma şu anda daha çok mallar için geçerli. Hizmetler ise Türkiye'nin güçlü kası. Hizmet ihracatımızda halihazırda 60 milyar doların üzerinde fazla veriyoruz. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Bu tedbir, Türkiye'yi hizmet ihracatında çok daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor." "SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN SAĞLAM TEMELLER İNŞA EDİYORUZ" Doğrudan yabancı yatırımcıların neden Türkiye'yi tercih etmesi gerektiğine de değinen Şimşek, her şeyden önce Türkiye'nin büyük bir pazar olduğunu söyledi. Türkiye'nin GSYH gücüne dikkati çeken Şimşek, "Dış kaynak kullanımı geçmişte daha rekabetçi üretim yani maliyet azaltımı için yapılırdı. Ancak büyük bir pazara sahip olduğunuzda mesele bunun ötesine geçiyor. Bu da nedenlerden biri." ifadelerini kullandı. Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2002'de göreve gelmesinden bu yana ekonomide yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, Türkiye'nin önemli bir reel yakınsama hikayesi ortaya koyduğunu anlattı. Büyüme görünümünde güçlü kalınacağına inandıklarını vurgulayarak, "Dezenflasyon programının etkisiyle geçici bir yavaşlama var ancak bu yavaşlama geçici. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme için sağlam temeller inşa ediyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırım girişleri için güçlü bir destinasyon olmaya devam etmesi muhtemel. Benzer şekilde güçlü bağlantısallık var." değerlendirmesinde bulundu. DAHA FAZLA YETENEK VE GİRİŞİMCİ ÇEKME HEDEFİ Stanford'un bir çalışmasına göre gelecekte Türkiye'nin dijital dönüşüm açısından önemli alanlardaki doktora ve yüksek lisans derecelerinin sayısı bakımından üst sıralarda yer alacağını belirten Şimşek, bir diğer destek için de şu bilgiyi verdi: "Bir diğer destek daha fazla yetenek, sermaye, girişimci, start-up ya da yüksek varlıklı birey çekmek. Burada da eğer bölgesel merkezinizi İstanbul Finans Merkezine taşırsanız 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanıyor. Merkezinizi Türkiye'de İstanbul Finans Merkezi dışında bir yere taşırsanız yüzde 95 kurumlar vergisi istisnası var. Gelir vergisi istisnası da asgari ücretin 4 katına kadar uygulanacak. Şu anda bu yaklaşık 2 bin 900 dolar civarında. Yani neredeyse 3 bin dolara kadar istisna anlamına geliyor. Bunun üzerindeki gelirler için gelir vergisi ödenecek ancak yaklaşık 3 bin dolara kadar olan kısım gelir vergisinden muaf olacak. Kapsama her türlü hizmet dahil edilecek. Yönetim, danışmanlık, denetim, tedarik zinciri, insan kaynakları. Tek kriter, gelirin yüzde 80'inin Türkiye dışından elde edilmesi. Yüzde 20'ye kadarı yerel olabilir. Böylece Türkiye'yi bu alanda Singapur ile aynı lige yerleştiriyoruz. Referanslarımız genellikle Singapur, Hollanda gibi yerler." "YATIRIM SÜREÇLERİNİ BASİTLEŞTİRİYORUZ" Şimşek, son 22 yılda yaklaşık 300 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekildiğini, şu anda Türkiye'de aktif olarak yatırım yapmış yaklaşık 87 bin uluslararası şirket bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti: "Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek. Daha fazla yatırımcı çekmeye yönelik bir başka adım da 20 yıllık yerleşik olmayan kişi düzenlemesi. Bu ne anlama geliyor? Türk vatandaşları dahil olmak üzere, son 3 yılda Türkiye'de vergi mukimi olmayan herkes, Türkiye'ye taşınmaya karar verirse 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirleri üzerinden sıfır vergi ödeyecek. Türkiye'de gelir elde ederlerse bu gelir vergilendirilecek. Türkiye'de yüzde 10 olan veraset vergisini yüzde 1'e indiriyoruz. Uygunluk için tek kriter var, vergi mukimi olmamak. Yani son 3 yılda Türkiye'de 6 aydan fazla yaşamamış olmak. Bu düzenleme sadece küresel vatandaşları çekmeyi değil, aynı zamanda yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarını da hedefliyor. İtalya ve Yunanistan halihazırda bunu 15 yıl süreyle sunuyor." "BÜYÜK BİR BÖLGESEL FİNANS VE TİCARET MERKEZİ OLMAK İSTİYORUZ" Türkiye'ye taşınmak için yeni bir yapısal çerçeve oluşturduklarını belirten Şimşek, halihazırda vatandaşlık programları, ikamet izinleri olduğunu, ayrıca Turkuaz Kart'ın da mevcut bulunduğunu söyledi. Şimşek, yatırım yoluyla vatandaşlıkta eşiklerin genellikle finansal ya da reel yatırım için yaklaşık 500 bin dolar seviyesinde olduğunu ifade ederek, sadece gayrimenkul alımı için eşiğin 400 bin dolar olduğunu, sermayenin en az 3 yıl tutulması gerektiğini dile getirdi. Sermaye harcaması kapsamında imalat tesisleri ya da 50 kişiye istihdam sağlayan hizmet şirketinin de vatandaşlık için uygun olacağını vurgulayan Şimşek, "dijital şirket rejimi" getirdiklerini bildirdi. Şimşek, şirket kuruluşu, faaliyetler ve tüm işlemlerin çevrim içi yapılabileceğine işaret ederek, şöyle konuştu: "Ayrıca çalışanlara hisse opsiyonu planlarını, vergi verimliliğini ve sermaye katılımını geliştireceğiz. Girişim sermayesi dostu finansman araçları sunacağız. Terminal İstanbul kapsamında eski havalimanı terminal binaları bir start-up merkezine dönüştürülecek. Esasen girişimci, sermaye ve yetenek çekmeyi hedefliyoruz. 'Eve getir' dediğimiz başlık ise varlıkların ülkeye geri getirilmesi. Burada Türk vatandaşlarının yurt dışındaki varlıklarını Türkiye'ye çekmeyi hedefliyoruz. Uygun varlıklar arasında yurt dışında tutulan nakit, altın ve menkul kıymetler yer alıyor. Bu adım, Türk finansal piyasalarını derinleştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bunu daha önce başarılı şekilde yaptık. Bölgesel merkez başlığı altında da bölgesel bir finans merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. İstanbul Finans Merkezi açıkça sadece fiziksel bir alandan ibaret değil. Burada yönetişimden, araçlardan ve yetenekten bahsediyoruz. Fiziksel lokasyon için sağlanan teşvikleri 2047'ye kadar uzatıyoruz. Bu ilk paket, İstanbul'un büyük bir finans merkezi olarak desteklenmesine yardımcı olacak. Bu doğrultuda daha fazla adım gelecek. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde olmak istiyoruz. 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Kapsam bakımından mal, hizmet, sermaye, yetenek dahil tüm alanları içeriyor. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek."

Lüks yaşayan ama az vergi verenler için Vergi Denetim Kurulu düğmeye bastı Haber

Lüks yaşayan ama az vergi verenler için Vergi Denetim Kurulu düğmeye bastı

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Vergi Denetim Kurulu (VDK), 2025 yılı projeksiyonu dahilinde mali disiplini korumak için yeni bir hamle başlattı. Yapılan analizler neticesinde, yüksek tutarlı lüks harcamalar yapmasına karşın bu harcamaları karşılayacak düzeyde kazanç bildirmeyen 16 bin 300 mükellef yakın takibe alındı. Risk Analiz Merkezi tarafından belirlenen bu isimler, beyanlarındaki açığı izah etmeleri amacıyla görüşmelere çağrılacak. LÜKS TÜKETİM HARCAMALARI VE BEYAN EDİLEN KAZANÇLAR KIYASLANIYOR Denetim süreçlerinin ilk etabında, büyük ölçekli anonim ve limited şirketlerde ortaklığı bulunan kişilerin mali tabloları mercek altına alınıyor. Şirketlerinden resmi olarak kar payı almamış görünmelerine rağmen lüks bir yaşam süren ve harcama standartları beyan ettikleri gelir düzeyiyle örtüşmeyen ortaklar, mükellefiyet sorumlulukları kapsamında uyarılacak. Kazanç ile tüketim dengesi uyuşmayan bu mükelleflere tebligat gönderilerek beyanlarındaki eksikliklerin giderilmesi talep edilecek. SADECE ŞİRKET ORTAKLARI DEĞİL BİREYSEL HARCAMALAR DA RADARDA Gözetim programı sadece kurumsal ortaklıklarla sınırlı kalmayıp bireysel tüketim verilerini de kapsıyor. Gayrimenkul alımlarından lüks otomobillere, pahalı saat ve takılardan yat, tekne ve yüksek bedelli konser localarına kadar geniş bir tüketim ağı inceleniyor. Yapılan tespitlere göre, gerçekleştirdikleri lüks harcamaların kaynağını yasal yollarla açıklayamayan kişiler, vergi yükümlülükleri konusunda bilgilendirilerek uyum sürecine dahil edilecek. MEHMET ŞİMŞEK: "VERGİ ADALETİ AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYOR" Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede modern teknolojik yöntemlerin kullanıldığını ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, denetimlerin kararlılıkla süreceğini belirtti. Bakan Şimşek, "Yüksek gelirli olmasına rağmen buna uygun beyan ve bildirimde bulunmayan mükelleflerin tespiti ve gözetimi, vergi adaletinin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Bu çalışmalar, vergisini doğru ve zamanında ödeyen mükelleflerin haklarını korumayı ve kayıt dışılıkla etkin mücadeleyi amaçlıyor. Tüm mükelleflerimizi, yükümlülüklerini doğru ve zamanında yerine getirmeye davet ediyoruz" diyerek süreci özetledi. Daha önceki dönemlerde benzer incelemelerden geçen 10 bin mükellefin, yaklaşık 15 milyar liralık matrah artırımı sağladığı bildirildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı uyardı: Gelir vergisi beyanında son 24 saat Haber

Hazine ve Maliye Bakanlığı uyardı: Gelir vergisi beyanında son 24 saat

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı içerisinde elde edilen kazançlara yönelik yıllık gelir vergisi beyanname sürecinde sona yaklaşıldığını bildirdi. Yasal olarak tanınan sürenin 31 Mart Pazartesi günü mesai bitimiyle tamamlanacağını hatırlatan yetkililer, mükelleflerin cezai yaptırımlarla karşılaşmaması adına beyanlarını eksiksiz tamamlamaları gerektiğini vurguladı. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), bu dönemde dijital verileri ve yapay zeka algoritmalarını kullanarak beyan dışı kalan gelirleri mercek altına alıyor. BAKAN ŞİMŞEK: "UYUMSUZLUKLAR HIZLI VE ETKİN ŞEKİLDE TESPİT EDİLİYOR" Vergi beyan süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hatalı veya eksik bildirimlerin ciddi mali yükümlülükler doğurabileceğine işaret etti. Bakan Şimşek, modern teknolojik altyapının denetimlerdeki rolüne değinerek şu ifadeleri kullandı: "Gelişmiş analiz ve karşılaştırma sistemleri sayesinde beyanlar ile gelir arasındaki uyumsuzluklar hızlı ve etkin şekilde tespit edilebiliyor. Mükelleflerimizin, herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için son gün yoğunluğunu beklemeden beyannamelerini gözden geçirmesi ve eksikliklerini tamamlaması önem taşıyor." Şimşek ayrıca, vergi adaletinin tesisi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin temel öncelikleri olduğunu, yapay zeka destekli denetimlerle şeffaf bir sistem inşa ettiklerini belirtti. YAPAY ZEKA VE DİJİTAL VERİLERLE KESİNTİSİZ TAKİP Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından devreye alınan yeni nesil analiz sistemleri; bankalar, finans kurumları ve diğer kamu kuruluşlarından gelen verileri tek bir merkezde harmanlıyor. Mükelleflerin banka hesap hareketleri, POS cihazı verileri ve harcama trafikleri, beyan ettikleri kazançlarla otomatik olarak karşılaştırılıyor. Özellikle sürekli zarar açıklayan işletmeler, sektör ortalamasının çok altında matrah bildirenler ve finansal akışları ile beyanları örtüşmeyen mükellefler riskli kategorisinde değerlendirilerek öncelikli incelemeye alınıyor. GAYRİMENKUL VE KİRA GELİRLERİNE MEKANSAL ANALİZ Gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik, Mekansal Veri Analizi (MEVA) Projesi kapsamında uydu görüntüleri ve tapu kayıtlarıyla takip ediliyor. Taşınmazların konumu, metrekaresi ve bölgedeki emsal değerleri üzerinden yapılan fiyat analizleri, beyan edilen satış bedellerinin gerçekliğini sorguluyor. Kira gelirlerinde ise abonelik verileri ve saha çalışmaları devreye giriyor. Elektrik, su ve doğal gaz kullanım yoğunluğu üzerinden mülkün fiili durumu belirlenirken, kiracı ve mülk sahipleriyle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler çapraz kontrole tabi tutuluyor. Bu yöntemle düşük beyan edilen veya hiç bildirilmeyen kira kazançları kolaylıkla saptanabiliyor. BORSA VE TEMETTÜ KAZANÇLARI YAKIN TAKİPTE Denetimlerin kapsamı sadece taşınmazlarla sınırlı kalmayıp menkul sermaye iratlarını da kapsıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri üzerinden hisse senedi işlemleri, kar payı dağıtımları ve portföy hacimleri detaylıca inceleniyor. Özellikle yüksek gelir grubundaki mükelleflerin yatırım davranışları ve gelir sürekliliği üzerinden risk profilleri oluşturuluyor. 31 Mart tarihine kadar beyannamesini vermeyen veya eksik bildirimde bulunan mükellefler; vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve cezalı tarhiyat gibi ağır mali müeyyidelerle karşı karşıya kalabilecek.

Kamu taşıt kiralamalarında tasarruf dönemi: Hazine ve Maliye Bakanlığı binlerce talebi geri çevirdi Haber

Kamu taşıt kiralamalarında tasarruf dönemi: Hazine ve Maliye Bakanlığı binlerce talebi geri çevirdi

2024 yılında yürürlüğe giren 'Tasarruf Tedbirleri' konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının araç kullanımı ve kiralamalarına yönelik sıkı denetim mekanizmalarını hayata geçirdi. Bu çerçevede kamu idarelerinin gerçekleştireceği her türlü taşıt alımı ve kiralama işlemi için Hazine ve Maliye Bakanlığından uygun görüş alma zorunluluğu getirildi. Bakanlığın 2025 yılı faaliyet raporu verilerine göre, kamu kurumları yeni yılda toplamda 16 bin 200 adet taşıtın ilk defa veya yeniden kiralanması için başvuruda bulundu. BAKANLIK TALEPLERİN YÜZDE 21'İNE ONAY VERMEDİ Ekonomi yönetiminin harcama disiplini hedefleri doğrultusunda titizlikle incelenen kiralama dosyalarında, verimlilik esası gözetildi. Yapılan incelemeler neticesinde Bakanlık, iletilen 16 bin 200 taşıt kiralama talebinin 3 bin 380 adedini uygun bulmayarak reddetti. Bu kısıtlama kararıyla birlikte kamunun taşıt kiralama kaleminde yüzde 21 oranında doğrudan tasarruf sağlandığı kaydedildi. MEHMET ŞİMŞEK'TEN MALİ DİSİPLİN VE YAPISAL DÖNÜŞÜM VURGUSU Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, faaliyet raporunun sunuş kısmında ekonomi politikasının temel taşlarına dikkat çekti. Fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir cari denge ve yapısal dönüşümün öncelikli hedefler olduğunu belirten Bakan Şimşek, uygulanan programın makroekonomik dengesizlikleri azalttığını ifade etti. Şimşek, finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonomik yapının dış şoklara karşı daha dirençli hale getirildiğini vurguladı. "ÖNEMLİ KAZANIMLAR ELDE ETTİK" Bakan Şimşek, ekonomi programının sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Bu hedefler doğrultusunda bugüne kadar önemli kazanımlar elde ettik. Uyguladığımız programla makroekonomik dengesizlikler azaltıldı, makro-finansal istikrar güçlendirildi ve ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artırılarak daha sağlam bir yapıya kavuşması sağlandı. Kamuda tasarrufu ve verimliliği esas alan bir yaklaşımla; harcama disiplini, güçlü borç yönetimi ile vergide adaleti ve etkinliği odağa alan politikalar sayesinde bütçe dengesinde kayda değer bir iyileşme sağladık. Ayrıca, suç gelirleriyle mücadele kapsamında finansal sistemin güvenliğini ve şeffaflığını artırmaya yönelik önemli adımlar attık. Bu bütüncül yaklaşım çerçevesinde; üretken yatırımları, katma değeri yüksek üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyen, yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan reform sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz. Böylece Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü ve dayanıklılığını daha da artıracağız"

Akaryakıt zammına vergi kalkanı: Bakan Şimşek eşel mobil sistemini duyurdu Haber

Akaryakıt zammına vergi kalkanı: Bakan Şimşek eşel mobil sistemini duyurdu

Küresel piyasalarda tırmanan jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetleri üzerindeki baskısı artarken, ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele kapsamında kritik bir hamle yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi frenlemek amacıyla "eşel mobil" sisteminin geçici olarak tekrar başlatıldığını duyurdu. ZAMMIN DÖRTTE ÜÇÜNÜ DEVLET ÜSTLENİYOR Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, jeopolitik gelişmelerin ekonomik dengeler üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmeyi hedeflediklerini belirtti. Şimşek, "Geçici olduğunu değerlendirdiğimiz petrol fiyat şokunun etkisini azaltmak için eşel mobil sistemini geçici olarak devreye alıyor, akaryakıttaki fiyat artışlarının yüzde 75’e kadar olan kısmını vergilerden karşılıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu adım sayesinde, pompa fiyatlarına yansıması beklenen büyük zam dalgasının önemli bir kısmı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden sübvanse edilecek. DEZENFLASYON SÜRECİ ÖNCELİKLİ HEDEF Kamu maliyesinin dezenflasyon sürecini destekleme noktasında kararlı olduğunu vurgulayan Şimşek, atılan bu adımın enflasyonist baskıları sınırlayacağını kaydetti. Bakan, uygulamanın geçici bir önlem olduğunu hatırlatarak, "Mali disiplinden taviz vermeden dezenflasyonun desteklenmeye devam edileceğini" sözlerine ekledi. EŞEL MOBİL SİSTEMİ NASIL ÇALIŞACAK? Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 2 Mart 2026 tarihi baz fiyat olarak kabul edilecek. Bu tarihten itibaren petrol fiyatları veya döviz kuru kaynaklı yaşanacak maliyet artışlarının %75'lik kısmı, devletin alacağı vergiden feragat etmesiyle karşılanacak. Böylece örneğin 10 liralık bir maliyet artışının sadece 2,5 lirası tüketiciye yansıtılırken, kalan 7,5 liralık yükü bütçe üstlenecek. Sistem, fiyatların düşmesi durumunda vergi oranlarının kademeli olarak eski seviyesine getirilmesi esasına dayanıyor.

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti Haber

Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydetti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan 2025 yılı dördüncü çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonominin yılın son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,4 büyüme kaydettiğini bildirdi. Şimşek, 2025 yılı genelinde büyüme oranının yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini belirtti. KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR NE KADAR? Bakan Şimşek, ekonomik büyümenin gelir parametrelerine yansımasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz açısından kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım sektöründe don ve kuraklık etkilerinin sürdüğüne değinen Şimşek, sanayi katma değerinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydettiğini, inşaat sektöründe ise deprem bölgesi konut teslimlerinin etkisiyle güçlü seyrin korunduğunu vurguladı. SANAYİ VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GÜÇLÜ SEYİR Üretim kapasitesindeki gelişmelere dikkat çeken Şimşek, yatırımların yıl genelinde yüzde 7 oranında arttığını ifade ederek, “Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor” dedi. Küresel ticaretteki belirsizliklerin net dış talebe negatif yansıdığını kaydeden Bakan, cari açığın GSYH’ye oranının yüzde 1,6 seviyesinde kalarak sürdürülebilirliğini koruduğunu dile getirdi. MALİ DİSİPLİN VE 2026 PROJEKSİYONU Kamu maliyesindeki görünümü özetleyen Şimşek, “Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendiriyoruz. Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. 2025 bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında kaldığını belirten Şimşek, 2026 yılında küresel ticaret koşullarının iyileşmesiyle büyümenin destekleneceğini öngördüklerini ifade etti. Bakan, fiyat istikrarını önceleyen programın kararlılıkla uygulanacağını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.