#Merkez Bankası

İLKHABER-Gazetesi - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

200 TL banknotta şoke eden gerçek: 2009'da bir servetti şimdi ise... Haber

200 TL banknotta şoke eden gerçek: 2009'da bir servetti şimdi ise...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri ve enflasyon hesaplamaları, 200 Türk lirası banknotunun piyasaya sürüldüğü tarihten bu yana yaşadığı devasa erimeyi gözler önüne serdi. İlk kez 1 Ocak 2009 tarihinde, arka yüzündeki Yunus Emre portresi ve eflatun tonlarıyla hayatımıza giren bu büyük banknot, geçen 17 yıl içinde satın alma kapasitesinin tam 25'te birini kaybetti. Bu durum, paranın reel kıymetinin yaklaşık yüzde 96'sının zaman içinde buharlaştığını kanıtlıyor. 1 ADET BANKNOTUN YERİNİ 25 TANESİ ALDI Merkez Bankası'nın resmi enflasyon hesaplama araçları kullanıldığında ortaya çıkan tablo ekonomik sarsıntının boyutunu özetliyor. 2009 yılının Ocak ayında cüzdanınızdan çıkardığınız tek bir 200 liralık banknotla alabildiğiniz mal sepetine bugün sahip olabilmek için tam 5 bin lira ödemeniz gerekiyor. Başka bir deyişle, eskiden tek bir 'mor banknot' ile yapılan alışverişin aynısını gerçekleştirebilmek için bugün kasaya en az 25 adet 200 liralık banknot bırakmak zorunlu hale geldi. FATİH KARAHAN İMZALI PARALARDA DURUM NE? Değer kaybı süreci, TCMB Başkanı Fatih Karahan döneminde de hız kesmeden devam ediyor. Nisan 2024'te dolaşıma giren Karahan imzalı yeni banknotlar bile kısa sürede alım gücü sınavında geriye düştü. Yaklaşık iki yıl önceki fiyat seviyeleriyle kıyaslandığında, o dönem tek bir banknotla karşılanabilen ihtiyaçlar için bugün cüzdandan fazladan 165 TL daha çıkması gerekiyor. Bugünün hesaplamalarına göre 2009'un 200 lirası 5 bin TL değerindeyken, 2024'ün başında tedavüle çıkan 200 lira ise bugünün 365 lirasına ancak karşılık geliyor. NADİR GÖRÜLÜYORDU ŞİMDİ CÜZDANLARI DOLDURDU Tedavüle çıktığı ilk dönemlerde piyasada sadece 9 milyon adetten daha az bulunan ve halk arasında oldukça nadir rastlanan 200 TL, paranın pul olmasıyla birlikte piyasayı domine etmeye başladı. Güncel istatistiklere göre tam 4 milyar 130 milyon adet 200 liralık banknot cüzdanlarda taşınıyor. Bu devasa sayısal artış, paranın bir zamanlar 'değerli ve bozdurması zor' bir kupürden, günümüzde adeta bir 'küsürat' seviyesine gerilemesinin en net göstergesi olarak kabul ediliyor. MARKET RAFLARINDA VE DÖVİZ BÜROLARINDAKİ ERİME En büyük banknotun marketteki karşılığı ise hayat pahalılığını somut bir şekilde yansıtıyor. Güncel piyasa etiketlerine göre tek bir 200 lira ile yapılabilecekler listesi oldukça kısıtlı: - Sadece 2 kilo elma veya 2 kilo domates alınabiliyor. - Çilek veya kırmızı biberin kilogram fiyatı 200 liraya ulaşıyor. - En ucuz markalı ayçiçek yağından ancak 2 litre alınabilirken, bir litre zeytinyağı için en az iki adet 200'lük banknot gerekiyor. Paranın döviz karşısındaki serüveni de benzer bir hüsranı barındırıyor. 2009 yılında 133 dolar veya 94 euro eden 200 TL, Nisan 2024'te 6 dolar seviyesine, bugün ise sadece 4 dolar veya 3,70 euro seviyesine kadar geriledi. Mevcut piyasa koşullarında bankalar TL mevduatına yüzde 47 faiz sunarken, yıllık enflasyon verileri yüzde 32 bandında seyretmeye devam ediyor.

Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına Yusuf Emre Akgündüz atandı! Yusuf Emre Akgündüz kimdir ve kaç yaşında? Haber

Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına Yusuf Emre Akgündüz atandı! Yusuf Emre Akgündüz kimdir ve kaç yaşında?

Türkiye'nin para politikalarına yön veren en kritik kurumu olan Merkez Bankası'nda üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan kararname ile birlikte, Yusuf Emre Akgündüz kurumsal yapının tepe yönetiminde yer alan Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturdu. Resmi Gazete bünyesinde ilan edilen bu önemli gelişmenin ardından, kamuoyu Akgündüz'ün hayat hikayesini ve profesyonel birikimini araştırmaya başladı. RESMİ GAZETE'DEKİ KRİTİK İMZANIN DETAYLARI Ekonomi yönetimindeki revizyon süreci kapsamında yayımlanan son atama kararlarıyla beraber, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde yeni bir dönem başlıyor. Liyakat ve akademik donanımıyla öne çıkan Yusuf Emre Akgündüz, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeni sorumluluğunu üstlendi. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Akgündüz'ün bu göreve getirilmesi, piyasalar ve ekonomi çevreleri tarafından yakından takip edilen bir hamle olarak kayıtlara geçti. YUSUF EMRE AKGÜNDÜZ KİMDİR? Yusuf Emre Akgündüz, eğitim hayatını uluslararası alanda saygın bir konuma sahip olan Utrecht Üniversitesi bünyesinde şekillendirdi. 2008 senesinde üniversitenin Ekonomi Bölümünden mezun olan Akgündüz, uzmanlık alanını genişletmek amacıyla aynı eğitim kurumunda Ekonomi ve Sosyal Bilimler üzerine yüksek lisansını 2009 yılında başarıyla tamamladı. Bilimsel çalışmalarını bir adım ileriye taşıyarak, 2014 senesinde Ekonomi dalında doktorasını vererek doktor unvanını elde etti. Meslek hayatına mezun olduğu Utrecht Üniversitesi saflarında araştırmacı olarak başlayan tecrübeli isim, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan dönemde Hollanda Ekonomi Politikası Analizleri Bürosu (CPB) çatısı altında ekonomist sıfatıyla önemli görevler icra etti. Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra 2016 ile 2019 yılları arasında TCMB bünyesinde ekonomist olarak ter döken Akgündüz, sonrasında akademik birikimini Sabancı Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak sürdürdü. Akademik camia ve özel sektör tecrübesinin ardından yeniden Merkez Bankası'na dönen Akgündüz, kurum içerisinde Başdanışmanlık ve Genel Müdürlük gibi üst düzey idari sorumluluklar üstlendi. Özellikle çalışma ekonomisi ve mikroekonometri alanındaki derinlemesine analizleriyle tanınan yeni Başkan Yardımcısı, artık Türk ekonomisinin amiral gemisinde en yetkili isimlerden biri olarak görev yapacak. Yusuf Emre Akgündüz'ün profesyonel özgeçmişinde yer alan bazı önemli dönüm noktaları şunlardır: 2008: Utrecht Üniversitesi Ekonomi Lisans Mezuniyeti 2009: Ekonomi ve Sosyal Bilimler Yüksek Lisansı 2014: Ekonomi Alanında Doktora Programı Tamamlanması 2014: Utrecht Üniversitesi Doktora Sonrası Araştırmacı Görevi 2016 - 2019: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ekonomisti 2025 - 2026: Hollanda Ekonomi Politikası Analizleri Bürosu (CPB) Ekonomisti

Nisan ayı reel efektif döviz kuru verileri açıklandı: TÜFE bazlı endekste yükseliş Haber

Nisan ayı reel efektif döviz kuru verileri açıklandı: TÜFE bazlı endekste yükseliş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), döviz kurlarındaki değişim ile enflasyon oranlarını harmanlayarak hesapladığı Nisan dönemine ait güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Reel efektif döviz kurunda yaşanan değişimler, Türk lirasının uluslararası piyasadaki rekabet gücünü yansıtmaya devam ediyor. REEL EFEKTİF DÖVİZ KURUNDA NİSAN AYI TABLOSU Açıklanan resmi verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) referans alınarak hazırlanan reel efektif döviz kuru endeksi, Nisan ayında bir önceki aya kıyasla 1,59 puanlık bir ivme kazandı. Bu yükselişle birlikte endeks değeri 106,30 olarak kayıtlara geçti. Benzer bir artış eğilimi üretici fiyatları tarafında da gözlemlendi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yi-ÜFE) bazlı hesaplanan endeks, aylık 0,64 puanlık artışla 102,16 seviyesine ulaştı. TÜFE ARTIŞI ENDEKSİ YUKARI TAŞIYAN TEMEL FAKTÖR OLDU Endeksteki hareketliliğin ana kaynağı, Türkiye içindeki fiyat değişimleri olarak öne çıkıyor. Nisan ayı verileri incelendiğinde, yerel Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki %4,18'lik artış, endeks değerinin yükselmesinde belirleyici rol oynadı. Aynı dönemde Yi-ÜFE tarafındaki artış oranı ise %3,17 olarak gerçekleşti. Türkiye'deki enflasyon oranlarındaki bu değişim, endeksin genel seviyesini yukarı yönlü destekleyen en güçlü bileşen oldu. Döviz cephesindeki hareketlilik de hesaplamalara doğrudan yansıdı. Nisan ayı ortalamalarına bakıldığında, Türk lirası karşısında ABD doları %1,31, euro ise %2,20 oranında değer kazandı. Endeksin matematiksel kurgusu içerisinde; Türkiye'deki TÜFE değişimi endeksi artırıcı yönde etkilerken, Dünya TÜFE Sepeti ile Nominal Kur Sepeti'nde meydana gelen değişimler bu artışı sınırlayan veya azaltan unsurlar olarak işlev gördü.

Merkez Bankası 2026 Genel Kurul tarihi açıklandı: TCMB ne zaman toplanacak, gündeminde neler var? Haber

Merkez Bankası 2026 Genel Kurul tarihi açıklandı: TCMB ne zaman toplanacak, gündeminde neler var?

Ekonomi dünyasının merakla beklediği Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Olağan Genel Kurul Toplantısı için geri sayım başladı. Banka yönetimi, 94. Hesap Dönemi faaliyetlerinin ele alınacağı büyük buluşmanın detaylarını resmi bir duyuruyla kamuoyuna paylaştı. TCMB GENEL KURULU NE ZAMAN VE SAAT KAÇTA YAPILACAK? Merkez Bankası tarafından paylaşılan bilgilere göre, Olağan Genel Kurul Toplantısı 27 Nisan 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek. Bankanın idari ve mali süreçlerinin masaya yatırılacağı bu önemli toplantının başlangıç saati ise 14.00 olarak belirlendi. TOPLANTI NEREDE VE HANGİ YÖNTEMLE GERÇEKLEŞTİRİLECEK? Kurumsal takvime göre hazırlıklarını tamamlayan Banka, toplantının hem fiziki hem de dijital katılım imkanıyla yapılacağını duyurdu. Açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 94. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısı, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü saat 14.00'te elektronik ortamda ve fiziki olarak İdare Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek ifadesine yer verildi. 94. HESAP DÖNEMİNDE NELER KONUŞULACAK? Ankara'daki İdare Merkezi'nde yapılacak olan toplantıda, geride kalan döneme ait bilanço verileri, kar dağıtımı ve banka yönetimine dair teknik raporların sunulması bekleniyor. Finans çevrelerinin yakından izleyeceği oturumda, dijital sistemler üzerinden de pay sahiplerinin katılımı sağlanacak.

Merkez Bankası Nisan ayı faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak? Haber

Merkez Bankası Nisan ayı faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak?

Piyasalarda nefesler tutuldu, gözler Ankara'dan gelecek son dakika açıklamasına çevrildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), nisan ayı faiz kararını belirlemek üzere bugün bir araya geliyor. MERKEZ BANKASI NİSAN AYI FAİZ KARARI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA AÇIKLANACAK? Orta Doğu'da İran, İsrail ve ABD hattında yaşanan gerilimin küresel petrol fiyatlarını tırmandırması, bankanın 'bekle-gör' stratejisini güçlendirirken, saat 14.00'te duyurulacak karar kartların yeniden karılmasına neden olabilir. TCMB, geride bıraktığımız mart ayında faizleri sabit tutarak piyasalara sıkı duruş mesajı vermişti. Ocak ayındaki toplantıda ise politika faizini %38'den %37 seviyesine çeken bankanın, nisan ayında nasıl bir hamle yapacağı merak konusu. Savaşın yarattığı belirsizlikler ve enflasyonist baskılar, Para Politikası Kurulu'nun elini zorlaştırırken, piyasa uzmanları farklı senaryoları masaya yatırıyor. MEVDUAT VE KREDİ FAİZLERİNDE SERT YÜKSELİŞ Merkez Bankası'nın sıkı para politikası adımları, bankacılık sektöründeki dengeleri de kökten değiştirdi. Nisan sonu itibarıyla mevduat faizleri %46 bandını aşarak yılın ilk aylarındaki %40 altı seviyelerden hızla uzaklaştı. Mevduatın yanı sıra kredi maliyetlerindeki artış da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Konut kredisi faizleri %2,49'dan %3'e doğru tırmanırken, taşıt kredileri %3,50, ihtiyaç kredileri ise %3,50 ile %4,00 aralığında seyrediyor. Peki, bugünkü karardan sonra bu oranlar değişecek mi? HİKMET BAYDAR: "POLİTİKA FAİZİNE DOKUNMADAN REEL FAİZLERİ YÜKSELTTİ" Piyasaların yakından tanıdığı 3. Göz Danışmanlık Kurucusu Hikmet Baydar, Merkez Bankası'nın mevcut stratejisini değerlendirdi. Baydar, bankanın faiz indiriminden ziyade piyasayı dolaylı yoldan sıkılaştırdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "TCMB en son toplantıda politika faizini %38'den %37'ye indirmişti. Ancak İran-ABD/İsrail savaşı nedeniyle haftalık repo ihalelerini durdurarak günlük repo ihaleleri ile likidite yönetimini yapmaya başlamıştı. Burada ise faizler %40 seviyesinde. Böylece politika faizine dokunmadan reel anlamda faizleri %40 seviyesine yükseltmiş oldu." POZİSYONLAR ALINDI: BORSA VE DOLARDA KARAR SONRASI NE OLUR? Ekonomi yönetiminin kararı öncesinde Borsa İstanbul cephesinde 14.500 puan seviyesinin üzerinde bir bekleyiş hakim. Savaş gerilimiyle 13.000 puanın altına sarkan BIST 100 endeksi, toparlanma çabasıyla faiz kararına odaklandı. Hikmet Baydar, olası senaryoların piyasa etkisini şöyle özetledi: "Eğer sürpriz gelmezse piyasa etkilenmez. Yani faizleri değiştirmezse piyasa etkilenmez. Ancak faizleri indirirse özellikle kurlara dikkat etmek gerekecektir. Bu arada tahvil faizlerinde de çok az da olsa sembolik bir düşüş olabilir. Borsa faizlerin düşüşüne olumlu tepki verebilir. Ancak temkinli olmayı sürdürecektir. Çünkü gündemin ana konusu İran-ABD/İsrail savaşı olup, buradaki gelişmeler piyasaları daha fazla etkileyecektir." HAFTALIK REPO PİYASASI AÇILACAK MI? Uzmanlar, nisan ayı enflasyon verilerinin TCMB'nin yol haritasında belirleyici olacağını vurguluyor. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Hatice Karahan'ın verilere dayalı hareket edileceği sinyalini hatırlatan Baydar, faiz artışı ihtimaline dair şunları söyledi: "Şartlar netleşene ve belirsizlik ortadan kalkana kadar faizlerle oynamama ihtimali fazladır. Ancak haftalık repo piyasasının kapalı olduğunu da unutmayalım. Bu piyasayı açmak isterse politika faizini 39-40 seviyelerine kadar yükseltebilir. O zaman tekrar piyasayı çalıştırmaya başlar. Yani haftalık repo piyasasını açma düşüncesi varsa, politika faizini 250 baz puana kadar artırabilir. Eğer piyasayı durum netleşene kadar kapalı tutma düşüncesi varsa, o zaman pas geçer ve oranları değiştirmez."

Merkez Bankası Nisan ayı anketini yayımladı: Enflasyon beklentisi yüzde 27,53 oldu Haber

Merkez Bankası Nisan ayı anketini yayımladı: Enflasyon beklentisi yüzde 27,53 oldu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal ve reel sektör temsilcilerinden meydana gelen 70 kişilik katılımcı grubunun yanıtlarıyla hazırlanan 2026 yılı Nisan ayı Piyasa Katılımcıları Anketi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Toplulaştırılmış sonuçlara göre, piyasa aktörlerinin makroekonomik verilere dair öngörülerinde yukarı yönlü güncellemeler dikkat çekti. ENFLASYON TAHMİNLERİNDE YUKARI YÖNLÜ REVİZYON Katılımcıların cari yıl sonuna yönelik tüketici fiyat endeksi (TÜFE) artış tahmini, bir önceki rapor döneminde yüzde 25,38 olarak belirlenmişken, Nisan ayı anketinde yüzde 27,53 seviyesine tırmandı. Gelecek dönemlere ilişkin projeksiyonlarda da benzer bir eğilim izlendi. 12 ay sonrası için öngörülen TÜFE oranı yüzde 22,17'den yüzde 23,39'a, 24 ay sonrasına dair beklenti ise yüzde 17,30'dan yüzde 18,02 düzeyine ulaştı. DOLAR KURU VE FAİZ BEKLENTİLERİ NETLEŞTİ Döviz piyasalarına yönelik tahminlerde ABD Doları/TL kuru beklentisi artış kaydetti. Mart ayı anketinde 50,97 TL olan yıl sonu dolar öngörüsü, bu dönemde 51,23 TL olarak güncellendi. 12 ay sonrası kur tahmini ise 52,70 TL seviyesinden 53,62 TL'ye çıktı. Faiz tarafında ise BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’ndaki gecelik faiz oranı beklentisi yüzde 40,00 ile sabit kalırken, TCMB'nin Nisan ayı politika faizi kararına dair beklenti yüzde 37,75 seviyesinde gerçekleşti. 12 VE 24 AY SONRASI İÇİN TÜFE ÖNGÖRÜLERİ Katılımcıların 12 ay sonrasına dair olasılık tahminleri incelendiğinde, TÜFE'nin yüzde 44,95 ihtimalle yüzde 22,00 - 24,99 bandında seyredeceği öngörüldü. Nokta tahminlere bakıldığında ise uzmanların yüzde 57,81'inin beklentisi bu aralıkta yoğunlaştı. 24 aylık zaman dilimi için yapılan tahminlerde ise enflasyonun yüzde 54,69 olasılıkla yüzde 16,00 - 19,99 aralığında gerçekleşeceği tahmin edildi. Katılımcıların yüzde 57,14'ü de nokta tahminlerinde bu aralığı işaret etti. BÜYÜME TAHMİNLERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ GÜNCELLEME Ekonomik büyüme beklentilerinde ise sınırlı bir gerileme görüldü. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılı büyüme tahmini, bir önceki anket dönemindeki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,5'e revize edildi. 2027 yılına yönelik büyüme öngörüsü de katılımcılar tarafından yüzde 4,3'ten yüzde 4,1 seviyesine çekildi. Merkez Bankası, bu sonuçların katılımcıların yanıtlarının toplulaştırılmasıyla elde edildiğini ve bankanın kendi görüşlerini yansıtmadığını bildirdi.

Merkez Bankası şubat ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı: Cari açık 10 ayın zirvesine yükseldi Haber

Merkez Bankası şubat ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı: Cari açık 10 ayın zirvesine yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılı şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Güncel verilere göre şubat döneminde cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon dolar düzeyinde açık kaydetti. Bu rakam, son 10 aylık periyodun en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Yıllıklandırılmış bazda bakıldığında ise cari işlemler açığı yaklaşık 35,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. DIŞ TİCARET VE HİZMETLER DENGESİNDEKİ SON DURUM Ekonomide altın ve enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında cari işlemler hesabında 1 milyar 462 milyon dolarlık bir açık izlendi. Ödemeler dengesi tanımıyla belirlenen dış ticaret açığı ise şubat ayında 7 milyar 478 milyon dolar oldu. Yıllık bazda bu açık 73,2 milyar dolara ulaşırken, hizmetler dengesi aynı dönemde 62,6 milyar dolar tutarında fazla verdi. Şubat ayında hizmetler kaleminden sağlanan net girişler 2 milyar 14 milyon dolar olurken; seyahat gelirleri 1 milyar 841 milyon dolar, taşımacılık gelirleri ise 1 milyar 215 milyon dolar olarak hesaplandı. PORTFÖY YATIRIMLARINDAKİ HAREKETLİLİK VE HİSSE SENEDİ ALIMLARI Finansman tarafında şubat ayında portföy yatırımları 780 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin piyasa hareketleri incelendiğinde, hisse senedi piyasasında 932 milyon dolarlık, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) tarafında ise 366 milyon dolarlık net alım yapıldığı görüldü. Doğrudan yatırımlarda ise şubat döneminde 138 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Bu süreçte yabancıların Türkiye'deki doğrudan yatırımları 780 milyon dolar artarken, yerli yatırımcıların yurt dışındaki doğrudan yatırımları 918 milyon dolar seviyesinde yükseliş gösterdi. MERKEZ BANKASI REZERVLERİNDE YAŞANAN KAYDA DEĞER DÜŞÜŞ Ödemeler dengesi verilerine göre şubat ayında resmi rezervlerde 10 milyar 630 milyon dolarlık net bir gerileme yaşandı. Yıllıklandırılmış verilere göre Merkez Bankası'nın döviz cinsinden net rezervlerindeki azalış 24,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Diğer yatırımlar başlığı altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları incelendiğinde; Türk lirası cinsinden 882 milyon dolarlık artışa rağmen, yabancı para birimlerinde 2 milyar 390 milyon dolarlık azalış yaşandı. Gayrimenkul tarafında ise yabancıların Türkiye'den 230 milyon dolarlık alımına karşılık, Türk vatandaşlarının yurt dışından 225 milyon dolarlık taşınmaz edindiği belirlendi.

2026 Nisan Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? || PPK toplantısı ne zaman, faizler değişecek mi? Haber

2026 Nisan Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? || PPK toplantısı ne zaman, faizler değişecek mi?

Piyasaların rotasını çizecek olan dev randevu için takvimler hızla işlemeye başladı. Döviz kurları, borsa ve altın piyasasını doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı, Nisan ayının en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Ekonomi çevreleri ve tasarruf sahipleri, "Nisan ayı PPK toplantısı ne zaman yapılacak?" sorusuna yanıt ararken, bankanın faiz koridorundaki hamleleri büyük bir dikkatle takip ediliyor. Peki, TCMB'nin bu ayki duruşu piyasaları nasıl etkileyecek? MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI NE ZAMAN VE SAAT KAÇTA? Nisan ayının ilk dilimi geride kalırken para politikalarındaki yön tayini için resmi takvim netleşti. Banka meclisinin bir araya geleceği tarih olan 22 Nisan 2026 Çarşamba günü, küresel ve yerel piyasalarda hareketliliğin artması bekleniyor. Yatırımcıların ve finansal analizcilerin kilitlendiği faiz duyurusu, her zaman olduğu gibi saat 14.00 itibarıyla bankanın resmi kanalları üzerinden kamuoyuna ilan edilecek. MART AYI KARARI HATIRLATMASI: "POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 37'DE SABİT TUTULDU" Peki, Merkez Bankası geçtiğimiz ay nasıl bir yol izlemişti? Mart 2026 döneminde gerçekleştirilen toplantıda, piyasa öngörüleriyle paralel bir duruş sergileyen kurul, oranlarda değişikliğe gitmeme kararı almıştı. Bankadan yapılan resmi duyuruda tam olarak şu ifadeler kullanılmıştı: "Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur." NİSAN 2026 FAİZ BEKLENTİLERİ: FAİZLER NE OLUR? Ekonomi yönetimi ve piyasa aktörleri şimdi bu oranların korunup korunmayacağını veya yeni bir sıkılaşma adımının gelip gelmeyeceğini tartışıyor. Enflasyon verileri ve küresel ekonomik konjonktürün etkisiyle şekillenecek olan Nisan kararı, mevduat faiz getirilerinden kredi maliyetlerine kadar geniş bir yelpazeyi doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, açıklanacak metindeki satır arası mesajların, yılın geri kalanı için kritik ipuçları barındıracağını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.