#mhp

İLKHABER-Gazetesi - mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, mhp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı Haber

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında partililerle bir araya geldi. Gündemdeki dış politika gelişmeleri, terörle mücadele ve bölgesel riskler hakkında değerlendirmelerde bulunan Büyükataman, Suriye'nin kuzeyindeki duruma dikkat çekti. FIRAT’IN DOĞUSU İÇİN NET MESAJ Suriye sahasındaki hareketliliğe değinen Büyükataman, terörle mücadeledeki kararlılığı şu sözlerle vurguladı: "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir." İSRAİL BÖLGEYİ SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumunun Türkiye için de tehdit oluşturduğunu belirten Büyükataman, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir." Büyükataman, İsrail'in stratejisi hakkında ise şunları kaydetti: "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir." KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN DİL ZEHİRLİDİR Operasyonlara yönelik eleştirilere de yanıt veren MHP Genel Sekreteri, terör örgütü ile sivil halk ayrımına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir." SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR Büyükataman, terörle mücadelenin kapsamı ve muhalefetin tutumu hakkında ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır." Konuşmasının sonunda bölgesel risklere tekrar değinen Büyükataman, sözlerini şöyle tamamladı: "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir."

Özgür Özel ve Devlet Bahçeli emekli maaşlarında ortak noktada buluştu Haber

Özgür Özel ve Devlet Bahçeli emekli maaşlarında ortak noktada buluştu

Ankara'da siyasetin gündemi meclis grup toplantılarıyla hareketlendi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, farklı siyasi kanatlarda yer almalarına rağmen emekli maaşlarının yetersizliği konusunda hemfikir oldu. Her iki lider de milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısına dikkat çekerek düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizdi. BAHÇELİ'DEN SEFALET ÜCRETİ ÇIKIŞI MHP Lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında yaptığı konuşmada emeklilerin durumuna geniş yer ayırdı. En düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5 milyon vatandaşın durumunu iyileştirmek için gerekirse ellerini değil gövdelerini taşın altına koyacaklarını vurguladı. Bahçeli konuşmasının devamında emeklilerin sefalet ücretine değil insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınması gerektiğini ifade etti. ÖZGÜR ÖZEL'DEN "HODRİ MEYDAN" VE KAYNAK ÖNERİSİ CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Bahçeli'nin bu çıkışını olumlu karşılayarak bir adım ileri taşıdı. Özel yaptığı açıklamada Bahçeli'nin 20 bin liralık emekli maaşına sefalet ücreti dediğini hatırlatarak maaşların asgari ücrete eşitlenmesi teklifinde bulundu. Gerekli kaynağın bütçede var olduğunu savunan Özel, şirketlerden vazgeçilen 768 milyar liralık vergi gelirinin emekliler için kullanılabileceğini belirtti. TERÖRLE MÜCADELE VE ABD ELEŞTİRİSİ Gündemdeki diğer başlıklar arasında terörle mücadele ve dış politika yer aldı. Bahçeli konuşmasında SDG ve YPG'nin yanlış üstüne yanlış yaptığını belirterek PKK'nın örgütsel varlığının feshedildiğini dile getirdi. ABD'ye yönelik sert eleştirilerde bulunan MHP lideri, Osmanlı'ya zamanında hasta adam dendiğini ancak bugünün dünyasında gerçek hasta adamın Amerika Birleşik Devletleri olduğunu savundu. Ayrıca DEM Parti yetkililerinin açıklamalarını üzücü ve sorunlu bir dil olarak nitelendirdi.

MHP’li Feti Yıldız: YPG/SDG için süre doldu Haber

MHP’li Feti Yıldız: YPG/SDG için süre doldu

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Suriye'nin kuzeydoğusundaki son durumu ve terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG'nin bölgedeki varlığını değerlendirdi. YPG/SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ettiğine dikkati çeken Yıldız, bu bölgelerin ülkenin petrol ve gaz kaynakları ile Fırat ve Dicle nehirleri gibi stratejik unsurları barındırdığını ifade etti. Yıldız, terör örgütünün bu alanları elinde bulundurmasının Suriye’nin toparlanması ve kalkınması önünde ciddi bir engel teşkil ettiğini kaydetti. "İSRAİL BÖLGEYİ İNSANSIZLAŞTIRMAYI HEDEFLİYOR" Açıklamasında Mazlum Abdi’nin başında bulunduğu SDG’nin, 10 Mart’ta Suriye yönetimiyle 8 maddelik bir anlaşma imzaladığını hatırlatan Yıldız, bölgedeki kaos planlarına değindi. Yıldız, "İsrail sürekli kaos üreterek, savaş çıkararak bölgedeki nüfuzunu artırmayı ve bölgeyi insansızlaştırmayı hedefliyor. Bunu bazen doğrudan kendisi, bazen de vekilleri üzerinden, yani terör örgütleri aracılığıyla gerçekleştiriyor. Suriye’de önce PKK’yı destekledi ve örgütün alan kazanmasına hizmet etti. Ardından Dürzileri kışkırtarak Şam yönetimine karşı isyan etmelerini sağladı. Daha da ileri giderek Şam’ı bombaladı hem Cumhurbaşkanlığı sarayını hem Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı binalarını hedef aldı. Gazze’de uyguladığı saldırıların bir benzerini Suriye’de de yapma ihtimali hâlâ mevcut" ifadelerini kullandı. "DAVUT KORİDORU TÜRKİYE'YE UZANMAYA ÇALIŞIYOR" İsrail'in stratejisi hakkında detaylı değerlendirmelerde bulunan Yıldız, "İsrail, Suriye’yi sürekli bombalıyor ve vuruyor; aynı zamanda isyancı grupları destekleyerek, Suveyda’dan kuzeydoğu Suriye’deki PKK bölgelerine bir koridor açmaya çalışıyor. Buna 'Davut Koridoru' deniyor. Hermon Dağı’nı da işgal ederek Güneyden ve doğudan Suriye’yi çevrelemeye ve buradan Türkiye’ye uzanmaya çalışıyor. Bu durum, bölge için ciddi bir tehdit ve tehlike oluşturuyor. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG/SDG'ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre (2025 Aralık ayı sonu) dolmuştur" değerlendirmesinde bulundu. BAKAN GÜLER: DEVLETİMİZİN DURUŞU NETTİR Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in konuyla ilgili sözlerine de yer veren Yıldız, Güler’in YPG/SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğini vurguladığını aktardı. Güler’in, "Devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur" sözlerini hatırlatan Yıldız, Bakan Güler'in şu ifadelerini paylaştı: "Başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldu bitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz. Nihai hedefimiz, 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi ve terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesidir."

Bahçeli: SDG/YPG İsrail’in aparatı olmaktan vazgeçmeli Haber

Bahçeli: SDG/YPG İsrail’in aparatı olmaktan vazgeçmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yıl dolayısıyla mesaj yayımladı. Bahçeli mesajında Suriye’de süregelen belirsizliğin ortadan kaldırılmasının, toplumsal uyumun sağlanmasının ve kalıcı barış ile istikrarın tesis edilmesinin hayati önemde olduğunu vurguladı. SDG/YPG’nin, İsrail’in yönlendirdiği ve dış güçlerce kullanılan bir aparat olmayı sürdürmek yerine, Suriye’nin 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde ülkenin meşru bir unsuru haline gelmesinin herkesin çıkarına olacağını ifade etti. Aksi yönde atılacak adımların ise Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenliğini hedef alan tehlikeli sonuçlar doğuracağını, bu tür girişimlerin arkasındaki aktörler için ağır bedelleri olacağını dile getirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Nice zorluk ve ağır sınamaların yaşandığı, bunun yanında günbegün tahkim edilen huzur ve umut havasıyla sistematik bir plan dahilinde tedavüle sokulan karanlık hesap ve heveslerin karşılıklı olarak mevzilendiği çalkantılı bir yılı geride bırakıyoruz. Bölgesel ve küresel krizlerin yaygınlaşan ve yoğunlaşan anaforunda insanlığın müşterek değer ve mirasının gittikçe kaybolduğuna teessür ve teessüfle şahit oluyoruz. Dünya’nın nevzuhur ve nevrotik bir Ortaçağ mantığının çekim alanına kapıldığını da açıkça görüyor ve değerlendiriyoruz. Elbette iyimserliğimizi muhafaza etmekle birlikte her zahirden ve zaviyeden temkin ve tedbirin elden bırakılmamasını mühim ve müteyakkız bir irade önceliği olarak kabulleniyoruz. 2025 yılı, dünya çapında hem ilklerin tecellisine hem de ilkelliklerin tezahürüne sahne olan 365 günlük bir serüvenin seyir defteridir. Genelleşen çatışma ve cepheleşmeler mucibince huzursuzluğun dibine çakılan, kimi zaman ufuk çizgisini kaybeden beşeriyet gemisi kapsamlı ve kaotik bir belirsizliğin acımasız pençesindedir. Çözülen Neoliberalizm’e eşanlı olarak çatallaşıp çarpıklaşan, müteakiben çürüyüp kokma safhasına geçen Kapitalizm yeni bir uluslararası düzen ve mimarinin doğumunu biteviye geciktirmekte, hatta engellemektedir. Manevi ve moral değerlerin aşınıp zora ve şiddete dayalı paylaşım mücadelelerinin artmasıyla insanlığın anlam ve değer bunalımına düşmesi neredeyse eşzamanlı olarak zuhur etmektedir. Gazze’de süregelen insani felaketlerin soysuz müsebbibi, savaş ve soykırım suçlusu Siyonist terör zihniyetinin sarıldığı Emperyalizmin kundağında daha da azgınlaşması sadece Ortadoğu için değil dünyanın tamamı için sivri ve ileri bir tehdittir. Vicdanın dijitale yüklenmesiyle, küresel vicdan ve merhamet kaynağının kuraklaşması müteessiren söylemeliyim ki, aynı zamana ve döneme isabet etmektedir. Dijitalden vicdan beklemek ne kadar sarsıcı ve sancılı bir durumun özeti olsa da insan ve insanlık vicdanının feraset ve fonksiyonelliğini hala koruduğuna inanmak ve bu inancı müdafaa etmek herkesin, hepimizin ortak mükellefiyetidir. Mazlumların göz pınarlarından süzülen yaşlar, suçsuz ve günahsız masumların vücutlarından akan kanlar, emzikli ve ağzı süt kokan bebeklerden alınan canlar yeryüzü trajedisi olarak karşımızdadır. Bu trajedinin gösterim sahnesi devamlı yaygınlaşmaktadır. 2023 yılından buyana Sudan’ı sarıp sarmalayan vahşetle, yine aynı tarihten beri Gazze’de çıta yükselten soykırım vandallığı ardışık ve çoklu şiddet vektörünün farklı coğrafyalarda birbirini nasıl tamamladığına kanıt ve karine teşkil etmektedir. Fiilen üçe bölünen Yemen’le birlikte Somali’nin içine çekilmek istendiği parçalanma girdabı Ortadoğu ve Afrika’nın Siyonist-Emperyalist türbülansın tesirine kapıldığını da acıklı olarak göstermektedir. Nitekim Somali’nin kuzeybatısında bulunan ve Aden Körfezi’nin güney kıyıları boyunca uzanan Somaliland üzerinde kurulan tezgah, haydut ve hayasız devlet organizasyonu İsrail’in muhasım ve mütecaviz dayatmaları, Somaliland’ı sözde tanıma hamlesi oynanan oyunların nerelere kadar uzandığını aleni olarak belgelemektedir. Somali’nin egemen varlığı, siyasi ve toprak bütünlüğü asla tesadüflerin akış demetine teslim edilmemeli, Türkiye olarak her zaman bu dost ve kardeş ülkenin destekçisi olunmalıdır. Kızışan vekalet savaşları, Gazze’li çocukların parklarda koşup oynaması gerekirken kefenlenip mezara yatırılması bir parça Allah korkusu, biraz insan sevgisi, bir nebze de vicdan kırıntısına haiz olmalarını temenni ettiğim Körfez ülkeleriyle diğer İslam toplumlarının gafletten, dalaletten, dünyevi haz ve hırslardan irkilerek uyanması çağrım ve niyazımdır. Külü savurup ateşi körükleyenler, kızgın maşayı taşeronların eline tutuşturanlar, karda yürüyüp izini belli etmeyenler, Siyonist-Emperyalist tuzağa gönüllü olarak takılanlar, insani ve İslami değerler açısından iki dünyalarını da etkileyecek bir imtihan içindedir. Bu hususta 2026 yılının mübarek ve müessir bir milat olması yegane dileğimdir. Mücavir bölgelerde bulunan ülkelerin istikrarı, devlet ve toplum dengesi Türkiye’mizin hayrına ve çıkarınadır. Çevremizde ateşle ve savaşla ihata edilen fırtınalı bir kuşağın sertleşmesine değil, barış ve huzurla pekişmiş, kaynaşma ve kucaklaşmayla bezenmiş kalıcı yumuşama ve dostane ilişkilerin hakimiyetine ihtiyaç çok fazladır. Bu kapsamda özellikle Suriye’de belirsizliğin koyu sisinin dağıtılarak iç uyum, barış ve istikrarın kökleşmesi hayat memat konusudur. SDG/YPG’nin İsrail’in tetikçisi, uzaktan kumanda edilen, yemlenip imkansız hayallere itilen kuklası olmak yerine Suriye’nin 10 Mart Mutabakatı’na müzahir bir parçası olması herkesin ortak menfaatinedir. Aksi halde Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik damarını tarumar edecek her münafık mülahaza ve müzmin hazırlığın sonu fail ve figüranları için vahim olacaktır. 2025 yılının en önemli gelişmesi hiç kuşkusuz “Terörsüz Türkiye” hedefinin kuvveden fiile geçmesi; soyut, sözde, ayakları yere basmayan düşünce israfı yerine somut adımların birer birer gerçekleşmesidir. “Terörsüz Türkiye” seferberliğinden ürken ve korkuya kapılan muhasım ülkelerin istihbarat aparatı ve cinayet makinesi olan DEAŞ terör örgütünün kanlı provokasyonları, uyuyan hain hücrelerin dürte dürte uyandırılması dikkatle takip edilmeli ve milli güvenliğimizin bütün koruma kalkanlarıyla mücadeleyi gerekli kılmaktadır. Adı, kaynağı, gayesi, ürediği veya üretildiği bataklığı ne olursa olsun terör örgütlerine hayat ve varlık hakkı tanınmayacaktır. Tarihi bir beka meselesi olan bu azim ve kararlılık beyanının sonucu olarak terörizmin ve terör örgütlerinin aziz vatan topraklarında tutunmasına karşı olağanüstü ve acımasız bir eylem planlaması inanıyorum ki yapılacak ve sahaya sürülecektir. Bilhassa Türkiye’ye karşı tertip edilen, meselenin can sıkan yönü olarak da sürdürülebilir şekilde ilerletildiği anlaşılan psikolojik ve stratejik harbin iç yüzünü çok boyutlu okumak, hayatın her alanına sıçrama ve sirayet etme ihtimali bulunan örtülü operasyonlarla istihbarat saldırılarına teyakkuz halinde mukabele etmek mutlak bir mecburiyettir. Gözden Kaçmasın Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni yıl mesajı: Ekonomide olumlu sonuçları görüyoruzHaberi görüntüle Balıkesir, Çankırı ve Kocaali’nde düşen/düşürülen insansız hava araçları, Libya Genelkurmay Başkanı’nı ve Libya heyetini taşıyan özel jetin düşüşü akıllara çok soru getirmektedir. “Terörsüz Türkiye” menziline yaklaştıkça tahrik ve tahribat arayışlarının da artması beklenmelidir. Bu itibarla milli birlik ve kardeşliğimizin çok daha güçlenmesi, Türk ile Kürt arasına ekilmek istenen nifak tohumlarının sabır ve sebatla çürütülmesi ortak kaderimizin ortak kedere dönmemesi için adeta farz-ı kifaye mertebesinde bir ahlaki vazifedir. Muhalefetin sağduyulu ve sorumlu bir dil kullanması, Türkiye ve Türk milleti paydasında buluşup birleşmeleri milli kimliğimizin, milli geleceğimizin, demokrasi onurunun, tarihi müktesebatımızın ve kültürel zenginliğimizin yüklediği bir ödevdir. Bu ödevin ihmal ve inkarı halinde siyasal, toplumsal ve egemen varlık ekseninde zincirleme reaksiyonlar doğacaktır. Türk milletinin hassasiyetlerini kaşıyan, hukukun özü ve amacı olan adalet duygusunu tartışmaya açan, ahlaki ve manevi değerleri yıpratıp yıkıma uğratan gündemdeki soru ve sorunların 2026 yılında köklü çözüme kavuşturulması elzem ve ertelenemez bir hedef olmalıdır. Türkiye bahis çetelerinin, şike kumpasına bel bağlayan alçakların, ünlüsüyle ünsüzüyle uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının altında kıvranacak, buna tahammül edecek, göz yumacak, duyarsız kalacak bir ülke değildir. Temiz insan, temiz toplum, temiz gelecek, temiz hayat milletimiz için var oluş meselesidir. Bu gayeyi perdelemeye veya pert hale getirmeye kim ya da kimler heves ediyorsa bedelini çok katı şekilde ve her yönden ödemelidir. Bohem ve buruşuk hayatların, ahlaksız ve edepsiz ilişki ağlarının, manevi erozyonların, akıl ve vicdan tutulmasının göstergesi olan pis, iğrenç ve kirli münasebetlerin 2026 yılında devasa ahlaki ve insani reformlarla aşılması ve ayıklanması Müslüman Türk milletinin arzusu ve şeref bahsiyle izah edilecek amacıdır. Eskilerin ifadesiyle, eshab-ı namus timsallerinin, yani namuslu insanların sesinin çıkamadığı, bunun yerine devrik, bitik ve yitik bir hayatın şımarık, medyatik, sonradan görme tiplerinin anıldığı ve öne çıkarıldığı bir ülke ve toplum düzeni şüphesiz sağlıklı değildir. Türkiye’nin son zamanlarda maruz kaldığı skandallardan 2026 yılında tamamıyla arınarak yeni yüzyıldaki varlığını daha kuvvetli izhar etmesi için Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın yanında her siyasi parti, sivil toplum kuruluşu, üniversiteler, gönül ve bilim insanları müşterek bir sorumluluğun paydasında tek yürek olmalıdır. Türkiye hepimizindir, Türk milleti hepimizin göz bebeği ve istikbalin mimarıdır. Her insanımız değerli ve saygındır. Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine mugayir ve muhalif tavır, tutum ve davranışların iç enerjimizi tüketeceği, manevi cephemizde gedikler açacağı asla unutulmamalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz vatandaşlarımın, Türk-İslam aleminin, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan kardeşlerimizin ve dahi tüm insanlığın yeni yılını tebrik ediyor, en kalbi hürmet, muhabbet ve selamlarımı paylaşıyorum. 29 Aralık 2025 tarihinde Yalova’da DEAŞ’lı teröristlerin açtıkları ateş sonucu şehit düşen kahraman polislerimize, bilcümle şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum. Yine Yalova’daki saldırıda yaralanan kahraman evlatlarımıza sağlık, sıhhat ve afiyetler temenni ediyorum. Allah bizi korktuklarımızdan emin, umduklarımıza da nail eylesin diyorum. Yeni yıl hayırla gelsin, güzelliklerle geçsin, Türkiye’nin ve Türk milletinin şahlanıp prangalarından tam olarak kurtuluşuna inşallah vesile olsun."

Bahçeli: Günümüzün Süleyman’ı Erdoğan, Sinan’ı Murat Kurum Haber

Bahçeli: Günümüzün Süleyman’ı Erdoğan, Sinan’ı Murat Kurum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 6 Şubat depremlerinin en ağır hasarı verdiği Hatay'ın Antakya ilçesinde düzenlenen dev teslim törenine katıldı. 95 bin deprem konutu ve 9 bin 501 iş yerinin anahtar tesliminin yapıldığı, aynı zamanda 455 bininci afet konutunun teslim edildiği törende Devlet Bahçeli, Atatürk Caddesi üzerinde toplanan kalabalığa hitap etti. MEHMET AKİF'İN DİZELERİYLE SESLENDİ Konuşmasında Türk milletinin felaketler karşısındaki metanetine vurgu yapan Bahçeli, asrın felaketinin ardından yürütülen inşa çalışmalarını anlatmak için İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un Süleymaniye ile ilgili meşhur dizelerine atıfta bulundu. Bahçeli, şu dizeleri okudu: "Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, bir Sinan, bir de Süleyman gerek." "GÜNÜMÜZÜN SİNAN'I MURAT KURUM'DUR" Bu dizelerin ardından tarihi bir benzetme yapan MHP Lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum için şu ifadeleri kullandı: "Hamd olsun Türk milletinde ne Süleyman biter ne de Sinan biter. Günümüzün Süleyman’ı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Günümüzün Sinan’ı Murat Kurum beydir." "İSTİSMAR ŞANTİYESİ KURANLAR KAYBETTİ" Konuşmasında deprem üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışanları da sert bir dille eleştiren Bahçeli, devlet ile millet arasına nifak sokulmaya çalışıldığını ancak bunun başarılamadığını belirtti. Bahçeli, eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Felaketleri geçim kapısı haline getirmek için el ovuşturanlar sonuçta ve sonunda mutlaka kaybetmiştir. Acılarımızın ve anılarımızın üzerinde istismar şantiyesi kurmak için devreye girenler en derin hayal kırıklığına uğramışlardır. Yapmak yerine yıkmanın, doğru ve dürüst olmak yerine yalan söyleminin peşine düşenler milletin safında değil, zilletin yanında olduklarını asla gizleyememişledir." "ASRIN İNŞA FAALİYETİ ORTADA" 6 Şubat felaketinden çıkar elde etmek isteyen, devleti ve hükümeti zor durumda bırakmak için ayak oyunlarına başvuranlara karşı vicdanların sessiz kalmadığını vurgulayan Bahçeli, "İftira ve saptırmaların çürütülme ispatı, asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin muhteşem belgesi ortadadır" diye konuştu.

Devlet Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık Haber

Devlet Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık

Siyaset gündeminde gözler, DEM Parti öncülüğündeki Demokratik Toplum Platformu tarafından organize edilen etkinliğe çevrildi. Platformun, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük talebi çerçevesinde 4 Ocak 2026 Pazar günü Diyarbakır mitingi düzenleyeceğinin duyurulması üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den dikkat çeken bir açıklama geldi. CNN Türk'te yer alan habere göre, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, siyasi partilerin toplanma hakkına vurgu yaptı. MHP Lideri, hukuki çerçeveye işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Evvela şunu söylemeliyim ki, ifade ve düşünce hürriyetinin meşru sınırları dahilinde, yürürlükteki yasa ve anayasa hükümleri kapsamında herkesin, her siyasi partinin toplanma, gösteri ve açık hava toplantısı yapmaya hakkı vardır. Demokrasinin doğası, genel geçer ilkeleri bu hususta bellidir, bilinmektedir. CHP’nin bugüne kadar 75 miting yaptığı, irili ufaklı diğer partilerin her zemin ve platformda salon veya açık hava toplantıları düzenlediği bir ortamda DEM Parti’nin miting yapması büyütülecek ve mesele yapılacak bir husus değildir." "TÜRKİYE PARTİSİ ADIMLARINI DEĞERLİ BULUYORUM" Bahçeli, açıklamasının devamında mitingin yapılmasına dair herhangi bir itirazı olmadığını belirterek, DEM Parti'nin siyaseten attığı adımları yorumladı: "Kanaatimce DEM Parti’nin 4 Ocak 2026’da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur. Elbette toplanıp beklenti, talep ve düşüncelerini seslendirebilirler. Ne var bunda? DEM Parti’nin Türkiye partisi olma yönündeki kararlı adımlarını görüyor, değerli buluyorum." 27 ŞUBAT ÇAĞRISI HATIRLATMASI Mitingin yapılmasına onay veren bir dil kullanan Bahçeli, mitingin içeriği ve talepleri konusunda ise şerh düştü. Bahçeli, sürecin geçmişine atıfta bulunarak 27 Şubat çağrısı olarak bilinen metne dikkat çekti ve şu uyarıları yaptı: "Ancak şunun da unutulmamasını ümit ediyorum; PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında cezaevinden çıkma ve özgürlüğüne kavuşma talebinin bulunmadığı ortadadır. Bu çağrı bizim için tek bağlayıcıdır. Bundan mülhem DEM Parti’yle bölücü terör örgütünün tüm bileşenlerinin 27 Şubat çağrısının hilafına tavır ve tutum içinde olmalarının 'Terörsüz Türkiye' hedefini sekteye uğratmasa bile yavaşlatacağını değerlendiriyorum." SÜRECİN GÖLGELENMEMESİ İSTEĞİ MHP Lideri, açıklamasını Diyarbakır halkına selam göndererek ve sürecin hassasiyetine vurgu yaparak tamamladı: "4 Ocak 2026’da toplansınlar, taleplerini açıklasınlar, buna diyeceğim bir şey olmaz. Ne var ki 27 Şubat çağrısını hiç kimse gözden uzak tutmasın, bu çağrının gölgelenmesine de hizmet etmesin. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimi hasretle, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Olağan bir gelişmeye olağanüstü bir anlam yüklemenin hiçbir sonucu olmayacağını bilhassa paylaşmayı zaruri addediyorum."

MHP 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair 120 sayfalık raporunu Meclis Başkanlığı'na sundu Haber

MHP 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair 120 sayfalık raporunu Meclis Başkanlığı'na sundu

Siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olan terörle mücadele ve çözüm arayışları kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), parti kurmayları tarafından hazırlanan 120 sayfalık MHP Terörsüz Türkiye raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na teslim etti. Konuyla ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtlayan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sürecin işleyişine ve partisinin kırmızı çizgilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "DEVLET KURUMLARI TEYİT ETMEDEN YASA ÇIKMAZ" MHP'li Yıldız, herhangi bir yasal düzenlemenin yapılabilmesi için öncelikle sahadaki durumun netleşmesi gerektiğine dikkat çekti. Örgütün dağıtılması şartını net bir dille ortaya koyan Yıldız, sürecin güvenlik bürokrasisi tarafından doğrulanması gerektiğini belirtti. Yıldız, şu ifadeleri kullandı: “Hukuken yapılacak şeyler şarta bağlı. Örgütün tamamen dağıtılması silahların teslimi hususun da güvenlik güçleri tarafından tespit edilmesine bağlı. Tüm partilerle birlikte mutlaka raporu ortaklaştıracağız. CHP, AK Parti, DEM ve diğer partiler hatta grubu olmayan rapor hazırlayan arkadaşların da görüşlerinden faydalanacağız. Ortak rapor çıkacak ancak dediğim gibi; kanuni düzenleme için örgütün tüm kuruluşlarıyla birlikte PYD de dahil buna tabi dağıtılması bunun da devletin yetkili organları tarafından ilan edilmesi. Bu kimdir; mesela MİT, TSK’dır. Emniyet birimleridir. Bu birimler açıkladıktan sonra kanun yapmak kolay.” PİŞMANLIK YASASI VE DENETİMLİ SERBESTLİK VURGUSU Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) etkin pişmanlığı düzenleyen 221. maddesine atıfta bulunan Feti Yıldız, suça karışmamış örgüt üyelerinin durumuna da açıklık getirdi. Bu kişilerin teslim olmaları durumunda sürecin nasıl işleyeceğini anlatan Yıldız, bunun tam bir serbestlik anlamına gelmediğini vurguladı. Yıldız, “Suça karışmamış olanların teslim olmaları halinde ceza görmeyecekleri ancak herhangi bir cezaya muhatap olmama manasında değil bu. Tamamen beraat şeklinde anlaşılmaması lazım. Denetimli serbestliğe de tabi olacaklar” dedi. "İNFAZ KANUNU YAMALI BOHÇAYA DÖNDÜ" Açıklamalarında Türkiye'deki mevcut infaz sistemine de değinen Yıldız, kapsamlı bir infaz düzenlemesi yapılması gerektiğinin altını çizdi. Bu düzenlemenin genel bir af olarak algılanmaması gerektiğini belirten Yıldız, sistemin yenilenmesi ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: “Ceza indirimini af şeklinde anlamayın. Zaten bizim infaz kanunumuz yeni baştan ele alınmalıdır. Yamalı bohçaya dönmüştür. İnfaz kanunu, anayasa, siyasi partiler kanunun ele alınıp yazılması lazım.”

Mersin'de yatırım ve 2B arazileri zirvesi: Levent Uysal ve Mustafa Kara projeleri açıkladı Haber

Mersin'de yatırım ve 2B arazileri zirvesi: Levent Uysal ve Mustafa Kara projeleri açıkladı

MHP Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli’nin talimatı doğrultusunda 'Hayırlı Günler Komşum' ziyaretleri ve 'Derdin Derdimizdir' isimli çalışmalar yapan parti yönetimi, Erdemli ilçesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, MHP MYK Üyesi Hüsnü Doğan, Erdemli İlçe Başkanı Erol Erdoğan ve yönetiminin yer aldığı istişare toplantısında 'Terörsüz Türkiye' başta olmak üzere Mersin’e ve Erdemli'ye yapılan yatırımlar, 2B arazileri, ilçede yapılan ve yapılması planlanan projeler hakkında bilgiler verildi. Göreve geldiği günden bu yana basın mensupları ile koordineli bir çalışma yürüttüğünü anlatan Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, Merkez mahallesindeki kaldırımları düzelttiklerini 2026 yılında ise ilçe ve büyükşehir caddesi fark etmeksizin tüm kaldırımları yenileyeceklerini söyledi. LİMONATA FABRİKASI VE BİLİM MERKEZİ YAPILACAK Erdemli markalı limonata fabrikasını bir dahaki seçim döneminden önce hayata geçireceklerine dikkat çeken Başkan Kara," Fizibilite çalışmaları tamamlandı, yerimiz hazır ve uygun zamanda temel atacağız. Vekilimizle birlikte Teknoloji bakanımızla görüşme sonrası Erdemlimize Bilim Merkezi yapılacak ve şuanda yeri hazır. Öğrencilerimize ikinci bir Ödev Evini 2026 yılında kazandıracağız. Merkez ve Alata mahallemizi birbirine bağlayan yeni bir köprümüzün kazısına başladık. Erdemlimize hayırlı uğurlu olsun. 600 yatak kapasiteli hastanemizi uygun arazi bulunduğunda Erdemlimize kazandırmış olacağız" diye konuştu. Sorgun Barajı'nın irsaliye boru hatlarının döşenmesi için girişimlerin sonuç verdiğini de aktaran Kara," Kısa zamanda irsaliye boru hatları döşenecek. Şu zamana kadar tarımla uğraşan çiftçilerimize 32 kilometrelik sulama borusu verdik ve vermeye de devam edeceğiz. Kapalı spor salonunun ve şehir stadının kaldırılması, başka bir yere taşınması ile ilgili girişimlerimiz devam ediyor. En kısa sürede gençlik merkezini üniversitenin arka kısmına yapacağız" şeklinde konuştu. MİLLETVEKİLİ UYSAL "BAŞKANIMIZ O KADAR İYİ BİR BELEDİYECİLİK YAPIYOR Kİ GURUR DUYUYORUZ" Basının toplumu bilgilendirmede çok önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekerek sözlerine başlayan MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, " 2B arazileri ile ilgili Türkiye genelinde bir kamuoyu oluşturduk ve Çevre bakanımızın açıklamaları sonrası 5 milyon insanımızın problemini çözeceğiz. Geçen yıl don afeti sonrası yaptığımız çalışmalar sonucunda devletimiz 50 milyar bütçe ayırdı ve zarar gören çiftçilerimize ödemeler yapıldı. Yeni bütçe dönemi için belediye başkanımızla birlikte projelerimiz için bakanlıklarımıza gideceğiz. Belediye başkanımız o kadar iyi bir belediyecilik yapıyor ki gurur duyuyoruz, kalpten seviyoruz. Geziler yapıyoruz Erdemli ’de vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Geçen sanayiye gittik, sanayinin en büyük problemi orada çalışanların sabah kahvaltısı ve öğle yemeği. 30 TL’ye çorba 80 TL’ye yemek veriyor. 3 bin, 5 bin insan faydalanıyor. Başkanımızın Teknoyörük projesi kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanımızla görüştük, bilim merkezi sözünü aldık. Bunun yanında Erdemli ’deki 60 okula teknoloji kütüphanesi sözü aldık. bunlar çok önemli. 2024 yılında Mersin’e 37 milyar lira bütçeden pay ayrılmıştı. Hep beraber çalıştık 2025 yılında 155 milyar pay ayırttık. Bunun 110 milyar lirasının ödemesini yaptırdık" ifadelerini kullandı. MHP MYK ÜYESİ DOĞAN:" VATANDAŞLARIMIZIN SÜRECE VERDİĞİ DESTEK BİZLERİ MUTLU EDİYOR" MHP MYK üyesi Hüsnü Doğan ise " Terörsüz Türkiye kapsamında genel merkezimizin verdiği görev neticesinde ziyaretlerimizi sürdürüyoruz. Terörsüz Türkiye için sürecin nasıl işlediğini ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Vatandaşlarımızın sürece verdiği destek bizleri mutlu ediyor. Biz bu terörü bitireceğiz inşallah" diye konuştu. Terörsüz Türkiye konusunda sahada ziyaretler yaptıklarını anlatan MHP Erdemli İlçe Başkanı Erol Erdoğan'da , " Erdemlimizin aynası olan doğru haberle kamuoyunu aydınlatan, bilgilendiren bir basınımız var. Terörsüz Türkiye sürecinde de bizi hiç yalnız bırakmadılar, her zaman bizimle beraberler. Her birine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.